<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!--RSS generated by Flaimo.com RSS Builder [2009-12-25 03:38:59]-->
<rss version="2.0"><channel><docs>http://felekmest.mylivepage.com</docs><link>http://felekmest.mylivepage.com</link><description>haydar :: MyLivePage</description><title>haydar</title><image><title>haydar</title><url>http://avatar014.mylivepage.com/chunk14/319926/11.gif</url><link>http://felekmest.mylivepage.com</link><description>haydar :: MyLivePage</description></image><category>Communications</category><ttl>60</ttl><item><title>Türkiye’yi yok etme planı!</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/768/1320/T%C3%BCrkiye%E2%80%99yi%20yok%20etme%20plan%C4%B1%21</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;Türkiye’yi yok etme planı!&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Türkiye’nin gündemini üç haftadan beri meşgul eden “AKP ve Fethullah Gülen Hareketi’ni Bitirme Planı”na ilişkin ortaya çıkan belge ve üzerinde çıkan tartışmalar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un “Bu bir belge değil, kağıt parçasıdır” sözleriyle yeni bir boyut kazandı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Demokrasi ve hukuka olan bağlılığını bir kez daha yineleyen Başbuğ, nedense “hukuki ve demokratik olmayan” akreditasyon uygulamasıyla başında bulunduğu kurumun belirlediği gazetecilere konuştu. Konuşmasında belgeyle ilgili daha çok mazruf yerine zarfa vurgu yapması kamuoyunu tatmin etmedi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;TSK’nın uyguladığı akreditasyon bir tarafa, biz “bir kağıt parçasından oluşan belgeyle” ilgili olarak düşüncelerimizi belirtelim. Geçtiğimiz hafta habervaktim’de belgenin sahte ya da gerçek olmasının hiçbir öneminin olmadığını, Türkiye’de millete karşı zaten adım adım “psikolojik bir bitirme harekatı” uygulandığını belirtmiştik. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Orgeneral Başbuğ, “kağıt parçası”nın ‘sahte’ olduğunu söylüyor ancak, o kağıt parçasında yer alan ‘sahte’ notlar, nedense gözümüzün önünde uygulanmaya çalışılıyor. Halkın iktidara getirdiği AK Parti Hükümeti’ni devirmek ve Gülen Cemati’ni bitirmek için ille de kağıt parçalarının hazırlanması gerekmiyor. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AK Parti’yi iktidara getiren millete karşı verilen “asimetrik ve psikolojik harekat” zaten AK Parti’yi bitirmeye yönelik değil mi? “Beyaz Türkler ile Türk olmayan Beyazların” zorbalığı nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarında uygulanan örtü yasağı, İmam Hatip liselerine uygulanan kat sayı adaletsizliği, Kur’an kurslarına getirilen yaş uygulaması; halka karşı verilen “asimetrik ve psikolojik harekatın” örnekleri değil mi? Bütün bu haksızlıklar, bir “bitirme ve yok etme” anlamına gelmiyor mu?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kaldı ki; daha yakın geçmişte, iki yıl öncesinde, Genelkurmay Başkanlığı sitesinden hükümete verilen muhtıra, Ergenekon davasıyla birlikte ortaya çıkan darbe planları, 28 Şubat darbesi sürecindeki andıçlar hafızamızdaki tazeliğini korurken, ortaya çıkan bu son belgenin sahteliğinden şüphelenilmesi için birçok neden bulunuyor. Belge ‘sahte’ ya da ‘gerçek’ olsun, milletin inancına karşı yürütülen savaşa son verilmedikçe, Sayın Başbuğ’un söylediklerinin hiçbir değeri bulunmuyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İnşallah, bu ülkenin varlık sebebi olan yüce dinimize karşı verilen “asimetrik ve psikolojik harekat”ın, Türkiye’nin varlığını ortadan kaldırmakla eşdeğer olduğunu kavradığımız zaman, çok geç olmaz. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hayırlı bir hafta dileğiyle…&#13;
habervaktim editör den  alıntıdır&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>türkiye’yi yok etme planı, siyaset, andıç, tsk, islama karşı savaş, irticaya karşı savaş, islam, tek yol, akp, fethullah gülen, demokrasiye darbe belgesi</category><pubDate>29 Jun 09 15:41:32 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/768/1320/T%C3%BCrkiye%E2%80%99yi%20yok%20etme%20plan%C4%B1%21</guid></item><item><title>AK PARTİ VE MHP TABANI NASIL ETKİLENİR?</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/768/1231/AK%20PART%C4%B0%20VE%20MHP%20TABANI%20NASIL%20ETK%C4%B0LEN%C4%B0R%3F</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://www.samanyoluhaber.com/images/yazar/blok/30080.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
AK PARTİ VE MHP TABANI NASIL ETKİLENİR?&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bazen "2+2=5"yaptığı gibi, bazen "2+2=3" edebiliyor. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Seçim takvimi yaklaştıkça, tıpkı 22 Temmuz seçimleri öncesi olduğu gibi "solda ittifak" arayışları hız kazandı. "Taşıyıcı annelik" gibi siyasetteki bu yapay oluşumların, matematiksel doğrulara göre şekillenmediğini hepimiz çok iyi biliyoruz. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bazen "2+2=5"yaptığı gibi, bazen "2+2=3" edebiliyor. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Örnek vermek gerekirse; 1991 yılında Necmettin Erbakan, Alpaslan Türkeş ve Aykut Edibali'nin üçlü ittifakı sinerji oluşturmuştu. Ne var ki, 1995'de aynı yolu deneyen ANAP ve BBP'nin partideki hesabı sandığa uymadı. En azından ANAP açısından... &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Görüyoruz ki, 29 Mart öncesi pilot bölge olarak Ankara seçildi. Murat Karayalçın'ın adaylığı karşısında CHP, SHP ve DSP bir araya geldi. Muhtemelen CHP, Eskişehir'de güçlü olan DSP'nin adayını destekleyecek. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Her ne kadar 2004 seçim sonuçlarına baktığımızda Melih Gökçek'i favori olarak görsek de Karayalçın'la birlikte sol ittifakın seçimlere ayrı heyecan katacağı bir gerçektir. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
5 yıl önce 899 bin 412 oy alarak (yüzde 55.35) seçimi kazanan Gökçek'in karşısında SHP'li Karayalçın 341 bin 149 oyda (yüzde 20.99) kalmıştı. CHP'nin adayı Yılmaz Ateş ise 206 bin 603 oy (yüzde 12.71) oy almıştı. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Karayalçın ve Ateş'in oylarını hiç dağıtmadan toplarsak, 547 bin 752 oluyor. Yine de Gökçek ile aralarında 351 bin 600 oyluk fark kalıyor. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bu farkın kapatılabilmesi için sol ittifaka ek olarak, Gökçek'in oy kaybetmesi, diğer sağ partilerin şaha kalkması, sol oyların firesiz bütünleşmesi gibi birden fazla faktöre ihtiyaç vardır. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Mümkün müdür? Bir seçimden diğerine kısa vadeli kitlesel oy kaymalarına cevaz vermeyen sosyolojik kuramlara göre mümkün değildir. Ancak Türkiye'nin kendine özgü sosyolojik şartları tüm bilimsel kuramları ters yüz edebilecek özellikler göstermektedir. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Sol ittifak sağı kamçılar &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bir başka gerçek ise şudur: Bu tür yapay siyasi bloklar, partiler arasında olmasa bile tabanda karşı blokları oluşturur. Yani, sol ittifak, sağ ittifakı kamçılar. Siyaset iki kutuplu hale dönüşür. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Anayasa, Siyasi Partiler ve Seçim Yasalarının demokratik hak ve özgürlükler çerçevesinde düzenlenmediği, lider sultasının hüküm sürdüğü, parti teşkilatlarının mafya tipi kurumsallaştığı bu coğrafyada iki kutuplu siyaset, demokratik rejimi mevcut durumundan daha geriye götürür. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Uzlaşma kültürünü baltalar. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bundan en çok zararı da Devlet Bahçeli, Zeki Sezer, Numan Kurtulmuş, Muhsin Yazıcıoğlu gibi tırnaklarıyla siyaset duvarına tutunmaya çalışan liderler ve bu ara partilerin başkan adayları görür. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Sol siyaset ise kötürüm olur. Bugün yüzde 20'lere sıkışmış, lider ve vizyon sorunu yaşayan genel solun, yapay ittifaklarla sandıktan aldığı payı arttırma çabası fanteziden öte anlam taşımaz. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ankara Modeli &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Melih Gökçek'in Ankara'daki başarısının gerisinde yatan sebeplerden biri, sağ ittifakı tabanda gerçekleştirmiş olmasıdır. Bunu seçim sonuçlarında çok açık görürsünüz. Mesela 2004'de MHP'li adayın Gökçek karşısında aldığı oy (yüzde 3.99) sadece 64 bin 767'dir. DYP'li aday 33 bin 351 (yüzde 2.01), SP'li aday 11 bin 194 (yüzde 0.69), BBP'li aday 8 bin 372 (0.52), ANAP'lı aday 5 bin 936 (yüzde 0.37) oy alabildi. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
O nedenle Ankara'da yerel siyaset, Gökçek ve CHP'nin çıkaracağı aday arasına sıkışıp kalmıştır. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Gökçek'in Ankara'da başarıyla uyguladığı bu politika, Türkiye geneline yayılmaya çalışılan "sol ittifak" girişimiyle tahrik edilirse, AK Parti ve MHP arasında zımni mutabakatları zorunlu kılabilir. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Sözgelimi Mersin'de MHP lehine desteğin önü açılabilir. 2004'deki Büyükşehir belediye başkanlığı seçiminde CHP yüzde 34.06 (78 bin 792), SHP yüzde 22.54 (52 bin 138), AK Parti yüzde 19.96 (46 bin 174), MHP yüzde 18.58 (42 bin 980) oy aldı. 22 Temmuz seçim sonuçlarına göre, Mersin genelinde ise MHP birinci parti konumundadır. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Malum, SHP oylarının neredeyse tamamı DTP'ye aittir. 29 Mart'ta CHP'ye kanalize olma ihtimali sıfıra yakındır. MHP'ye küçük bir omuz verilebilirse burada rahatlıkla seçimi kazanabilir. MHP ise kazanma ihtimalinin bulunmadığı birçok bölgede AK Parti lehine jestler yapabilir. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Parti liderleri veya yöneticileri bu varsayımlara şiddetle karşı çıkacaklardır. Ancak "solda ittifak" rüzgarı, liderleri ve yöneticileri aşan "karşı ittifak" çabalarına zemin oluşturur, "Ankara Modeli" tüm Türkiye'ye yayılırsa kimse için sürpriz olmasın. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Kararı millet versin &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Böyle bir tablo, hiçbir siyasi partinin gerçek gücünü ortaya koymayacaktır. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Eğer bölünmüşlüklerin "yapay" olduğunu düşünüyorsanız, o zaman seçimden seçime hatırlamak yerine aynı çatı altında bütünleşmek daha doğru bir yol değil midir? &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Kişisel ikballerine gem vuramayanların seçime doğru aynı aile albümünde pişmiş kelle gibi sırıtarak poz vermeleri ve seçim sonrası birbirlerine veryansın etmeleri halkı aldatmak değil de nedir? &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Süleyman Demirel'in Türk siyasetine armağanı (!) olan, Deniz Baykal'ın da siyasi ömrünün sonunda can havliyle sarıldığı ödünç oylarla siyaset yapma tekniğinin artık çöpe atılma zamanı gelmedi mi? &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bırakın su kendi mecrasında aksın. Unutmayın, vatandaşın kendini en özgür hissettiği alan, sandık başıdır. Orada gerekeni yapar. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Siz millete güvenirseniz, o da size güvenir. Siz bir adım yaklaşırsanız, o size iki adım gelir. Hele güvenini suistimal ederseniz tokatı yersiniz. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Unutmayasınız...&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
15.Aralık.2008 08:34:13
&lt;/p&gt;</description><category>seçim, yerel seçimler, solda ittifak, sağda ittifak, akp, mhp, chp, dsp, dtp, siyaset</category><pubDate>15 Dec 08 17:33:14 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/768/1231/AK%20PART%C4%B0%20VE%20MHP%20TABANI%20NASIL%20ETK%C4%B0LEN%C4%B0R%3F</guid></item><item><title>ÇYDD'den skandal !</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/1378/1221/%C3%87YDD%27den%20skandal%20%21</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;document.write('&lt;a href="ht'+'tp://partners.mylivepage.net/affiliate_click?id=77&amp;mlp_user=319926"&gt;')Плати.Руdocument.write('&lt;/a&gt;')ÇYDD, İLKÖĞRETİM OKULLARINA 'PORNO' İÇERİKTE KİTAPLAR GÖNDERDİ&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
ÇYDD'den skandal !&lt;br /&gt;&#13;
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, ilköğretim okullarına müstehcen içerikli kitaplar gönderdi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin (ÇYDD), Osmaniye'nin Sumbas ilçesine bağlı köylerdeki ilköğretim okullarına gönderdiği kitaplar, müstehcen içerikleriyle tepki topladı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
SKANDAL KİTAPLARIN İÇERİKLERİNİ "İLKELERİMİZ GEREĞİ" YAYINLAMIYORUZ&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Osmaniye'nin Sumbas ilçesine bağlı köy ilköğretim okullarına dernek tarafından gönderilen kitaplardaki müstehcen içerikli ifadeler velilerin tepkisine neden oldu. Kitaplarda müstehcen sahnelerin ayrıntılı bir biçimde anlatılması, öğrenci velileri tarafından tepki ile karşılandı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Kitapların çocuklarının psikolojilerini bozacağını söyleyen öğrenci velilerinden Adil Doğrul, "Milli Eğitim'in müfredatında bu tür kitaplar var mı ki dernek bunları gönderiyor. İlköğretim okullarına kitap gönderilirken dikkat edilmesi lazım. Böyle rezalet olmaz." dedi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Köylüler, bu türlü kitapların kim tarafından niçin dağıtıldığını öğrenmek istediklerini belirterek, derneğin kimden izin aldığının açıklanması gerektiğini kaydediyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İsminin açıklanmasını istemeyen Milli Eğitim Müdürlüğü'nün bir yetkilisi ise, "Biz okullara Milli Eğitim Talim Terbiye Kurulu'ndan geçmiş olan kitapları alıyoruz. Farklı kanallardan okullarımıza gönderilen kitaplar olmuştur, bunları fark eden arkadaşlarımız kitapları toplatmıştır. Bu tür ahlak dışı yayınların okullarımızda okutulmasına müsaade etmeyeceğiz." diye konuştu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
CİHAN&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
06.Aralık.2008 12:39:24&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>çydd den skandal, skandál, siyaset, Çağdaşlık, çağdaş yaşam</category><pubDate>06 Dec 08 10:58:12 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/1378/1221/%C3%87YDD%27den%20skandal%20%21</guid></item><item><title>Kılıçdaroğlu fena çuvalladı !</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1378/53463/K%C4%B1l%C4%B1%C3%A7daro%C4%9Flu%20fena%20%C3%A7uvallad%C4%B1%20%21</link><description>&lt;p&gt;Kılıçdaroğlu fena çuvalladı !&#13;
Kılıçdaroğlu, Melih Gökçek hakkında ağır bir yolsuzluk iddiasında bulundu ama çok büyük bir hata yaptı ve Gökçek'in eline fena düştü.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Gökçek'le ilgili ağır bir iddiada bulundu ve hemen Gökçek’i düelloya çağırdı. “Bu konularda sayın Gökçek’le tartışabiliriz. Hiçbir sorunum yok” dedi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ANKARALILAR’IN SAYAÇ PROBLEMİ&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Uğur Dündar’ın Arena programına katılan Kılıçdaroğlu Ankaralılar’ın en büyük tartışma konusu olan “doğalgaz sayaçları”nın üzerine gideceklerini söyledi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ANKARA’DA 168 EURO, İSTANBUL’DA 23 EURO&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kılıçdaroğlu’na göre bu sayaçların alımında büyük dümenler dönüyor. Aynı firma aynı sayaçları Ankara'ya 168 Euro'ya verirken, İstanbul'a 23 Euro'ya veriyor. Yani iki şehir arasında 1 dogalgaz sayacında 145 Euro’luk fark var.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;12,5 MİLYON EUROLUK YOLSUZLUK&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kılıçdaroğlu, 1994-2003 yılları arasında 835 bin sayaç alındığını söyledikten sonra akıl almaz bir yolsuzluk rakamı ortaya koydu: “Rakama vurduğunuz zaman 1994-2003 arası, 12.525 milyon Euro'luk bir fark çıkıyor. Elimizi vicdanımıza koyalım. Aradaki fark 12,5 milyon Euro. Bu para nereye gitti? Nasıl olur da 12,5 milyon Euro'luk bir yolsuzluk olayı İçişleri Bakanı tarafından görülmez.”&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;GÖKÇEK’İN RAHATLIĞININ SEBEBİ&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu konunun kimse tarafından teftiş edilmediğini söyleyen Kılıçdaroğlu iddialı bir açıklama yaptı: “ Ankara Büyükşehir Belediyesi de İstanbul Büyükşehir Belediyesi de hükümetin kontrolü altındadır” dedi ve “Zaten Sayın Melih Gökçek ile Sayın Kadir Topbaş'ın bu kadar rahat davranmalarının sebebi de bu” diye konuştu.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;GÖKÇEK’E DÜELLO ÇAĞRISI&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;CHP’li siyasetçi tüm bunları Gökçek’e soracaklarını söyledi. Son olarak Kılıçdaroğlu aynı Dengir Mir Mehmet Fırat’la yaptğı gibi Gökçek’i düelloya çağırdı. “Bu konularda Sayın Melih Gökçek ile tartışabiliriz. Hiç bir sorunum yok” dedi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;KILIÇDAROĞLU'NUN BÜYÜK HATASI&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kılıçdaroğlu'nun bu iddasında önemli bir çelişki var. Çünkü Ankara ve İstanbul'daki doğalgaz sayaçları arasında "gözle görülebilir" bir fark var.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ankara'daki sayaçlar "kart okumalı"... Yani Ankara'da önce doğalgaz satış bürolarına gidip elinizdeki karta doğalgaz yükleyip daha sonra bu kartı doğalgaz sayacına takıyorsunuz. Sayaç tamamen dijital. Karttaki doğalgaz kontörlerini tıpkı cep telefonu gibi düşüyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ancak, İstanbul'daki sayaçlarda Ankara'daki gibi ön ödemeli, kartlı sistem yok. Bu nedenle de dijital değil ve analog sistem. İçinde su sayacı gibi bir düzenek var. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AKTİF HABER
&lt;/p&gt;</description><category>kılıçdaroğlu fena çuvalladı, kemal kılıçdaroğlu, siyaset, akp, chp, parti, yolsuzluk, yerel seçim, melih gökçek</category><pubDate>02 Dec 08 18:03:33 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1378/53463/K%C4%B1l%C4%B1%C3%A7daro%C4%9Flu%20fena%20%C3%A7uvallad%C4%B1%20%21</guid></item><item><title>ADANA'DAKİ İSTİFAYI VE PARTİSİNE YAPILAN SALDIRIYI DEĞERLENDİRDİ</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1378/53293/ADANA%27DAK%C4%B0%20%C4%B0ST%C4%B0FAYI%20VE%20PART%C4%B0S%C4%B0NE%20YAPILAN%20SALDIRIYI%20DE%C4%9EERLEND%C4%B0RD%C4%B0</link><description>&lt;p&gt;ADANA'DAKİ İSTİFAYI VE PARTİSİNE YAPILAN SALDIRIYI DEĞERLENDİRDİ&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Erdoğan'dan 'bomba' cevabı !&#13;
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da partisinin il teşkilatına yapılan saldırıyı esef ve lanetle karşıladığını belirtti.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Erdoğan &lt;i&gt;Demokrasi içinde mücadeleyi eli bombalı olarak, terörist olarak, temin etmek, kazanmak mümkün değildir&lt;/i&gt; dedi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Başbakan Erdoğan ve Türkiye'ye resmi bir ziyaret gerçekleştiren Güney Kore Başbakanı Han Seung-Soo yaptıkları görüşmelerin ardından Başbakanlık Merkez Bina'da ortak bir basın toplantısı düzenlediler, gazetecilerin sorularını yanıtladılar.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İstanbul'da Şişli ilçesi Sütlüce Mahallesindeki parti binasına yapılan saldırı ile ilgili ayrıntıların sorulması üzerine Başbakan Erdoğan, şunları söyledi: &lt;i&gt;Partimizin İstanbul İl teşkilatına yapılan bu bombalı saldırıyı esefle, lanetle karşılıyorum. Demokrasi içinde, özgürlük arama yollarını ve yahut da demokrasi içinde mücadeleyi eli bombalı olarak, terörist olarak, temin etmek, kazanmak mümkün değildir.&#13;&lt;/i&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Şu anda partimize yapılan bu saldırı ile orada 9 insanın yaralanmasına ve 2'sinin şu anda ağır olduğu yönünde bilgi geldi. 2'si emniyet görevlisi kardeşimiz, diğer 7'si ağırlıklı olarak parti personeli arkadaşlarımız. Nihai sonucu henüz alamadım, çünkü toplantıdaydım. Şu anda emniyet teşkilatımız araştırıyor. kİmdir, nedir, bombanın cinsi vs... Bu konuda detaylı bilgi henüz bizlere verilmiş değil. Verilirse bunu da açıklarız.&lt;i&gt;&#13;&lt;/i&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-DURAK'IN İSTİFASI-&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak'ın AK Parti'den istifasını da bir soru üzerine değerlediren Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;i&gt;Sayın Durak, bu yola çıkarken bize şunu söyledi; Yani ben artık son dönem artık sizlerle bir belediye başkanlığı yapmak isterim. Eğer uygun görürseniz, ben partinizden belediye başkanı adayı olmak istiyorum. 2004 yılı seçimleri öncesinde... Biz de Sayın Durak'ın Adana'da geçmiş tecrübelerini de bildiğimiz için böyle bir talebin gelmesi üzerine, bizim de partimizin ilk yerel seçimlere girişi idi. Kendilerinin bu talebini arkadaşlarımızla da müzakere ettik ve müzakereden sonra, kabul ettik. Ve kendisini adayımız yaptık.&#13;&lt;/i&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Tabii şimdi böyle bir seçimin öncesinde kendisinin istifa gerekçesini bilemiyorum. Yani istifasında dilekçesinde böyle bir gerekçe ifade etmiyor. Sadece bu kullandığım ifadeleri kullanıyor. Kendi takdiridir. Bu konu üzerinde daha fazla konuşmama gerek yok. Hayırlı olsun diyeceğim. Bizler yolumuza zaten biliyorsunuz Çarşamba günü bütün AK Parti'li büyükşehir belediyelerinin olduğu yerlerde bir temayül yoklaması yapacağız.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ama Sayın Durak'ın şunu bilmesini istiyorum: Biz bu temayül yoklamalarını sadece teşkilatımızla değil, aynı zamanda kamuoyuyla da yapıyoruz. Kamuoyunun da kanaatlerini aldıktan sonra bizler nihai kararımızı vereceğiz. Tabii ki sonunda 29 Mart'ta partinin belirlediği ismi o zaman halk seçecektir.&lt;i&gt;&#13;&lt;/i&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;01.Aralık.2008 18:26:18
&lt;/p&gt;</description><category>akp, aytaç durak, adalet ve kalkınma partisi, recep tayyip erdoğan, aytaç durak ın istifası, akp ye bomba atılması, yerel seçimler, siyaset, siyasi haberler</category><pubDate>01 Dec 08 17:11:51 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1378/53293/ADANA%27DAK%C4%B0%20%C4%B0ST%C4%B0FAYI%20VE%20PART%C4%B0S%C4%B0NE%20YAPILAN%20SALDIRIYI%20DE%C4%9EERLEND%C4%B0RD%C4%B0</guid></item><item><title>TÜRKİYE'YE BİR 11 EYLÜL LAZIM</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/47888/T%C3%9CRK%C4%B0YE%27YE%20B%C4%B0R%2011%20EYL%C3%9CL%20LAZIM</link><description>&lt;p&gt;TÜRKİYE'YE BİR 11 EYLÜL LAZIM&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;23 Ekim 2008 09:54&#13;
Çok sıkıştılar ve tek çıkış yolunu "Türkiye'ye bir 11 Eylül" yaşatmakta görüyorlar.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Aktifhaber Yazarı Yusuf Gezgin'in yazısının satırbaşları: &#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; Türkiye’de de birilerinin elinden 100 yıllık aristokratik ayrıcalıkları kayıp gitmektedir. &#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; Memleketin beynini işgal etmiş, kanını emen, iliklerini sömüren bu yarasa kabiliyetli vampirler, son zamanlarda tedirginler ve bir şeyler yapma derdindeler. &#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; Zemin giderek altlarından kayıyor ve bunlar dişe dokunur bir şey yapamıyorlar. Ergenekon davası geldi çattı. Eğer bu işi sadece Veli Küçük’le kurtaramazlarsa, başlarında büyük bela var demektir. Ne yapıp edip Ergenekon üzerine odaklanan ilgiyi dağıtmalılar, Ergenekon’un hayali olduğuna ve “ülkenin gerçek gündemi olmadığına” kamuoyunu ikna etmeliler. &#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; Medyaya yansıyan görüntülerden ve ortaya çıkan ihanetlerden anlıyoruz ki; saatlerce süren çatışmalar sonucu onlarca vatan evladının şehit verildiği ve sorumluların kılının kıpırdamadığı baskınlar bunların, bu cendereden çıkmak için planladıkları işler. &#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; “Şahin” rehberlerle, “taze kan”la bu cendereden çıkabileceklerine, Ergenekon’u örtbas edilebileceklerine inanmaya başladılar. &#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; Yeniden güç toplayarak hâkimiyetlerini devam ettirebilmek için bu maskeli yüzsüzlerin, Türkiye’de gündemi değiştirecek, kendilerine hareket alanları açacak bir 11 Eylül planladıkları duyumlarını alıyorum. &#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; Mesela, Cumhuriyetin, laikliğin sembolü bir kuruma, kişiye, yapıya saldırı planlayabilirler… &#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; Mesela, önemli bir devlet adamını, üst düzey bir komutanı öldürtebilirler… &#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; Mesela, yüzlerce masumun ölümüne neden olacak ve infial yaratacak terör saldırısı planlayabilirler… &#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; Mesela olağanüstü hal, askeri yönetim taleplerini depreştirecek şekilde askeri bir birime, Genelkurmaya, bir kuvvet komutanlığına veya önemli bir garnizona saldırı olabilir. Yine vatan evladı, onlarca yüzlerce asker öldürülebilir. Medyanın da desteği ile sivil yönetimler acze düşürülerek, kamuoyu “asker işe vaziyet etsin!” taleplerine hazırlanabilir. &#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Belki de hiç düşünmediğimiz ihtimaller üzerine kuruyorlar planlarını… &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bunu ne zaman yapabilirler? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Çok sıkıştılar, en yakın ve uygun zamanda…&#13;
Yusuf Gezgin /aktifhaber
&lt;/p&gt;</description><category>yusuf gezgin, aktifhaber, 11 eylül, türkiye, derin çete, ergenekon, demokrasi, yeniden özgürlük, milli egemenlik, siyaset, komutan</category><pubDate>23 Oct 08 16:44:55 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/47888/T%C3%9CRK%C4%B0YE%27YE%20B%C4%B0R%2011%20EYL%C3%9CL%20LAZIM</guid></item><item><title>FLAŞ: Ergenekon davasında FLAŞ Gelişme!</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/47418/FLA%C5%9E%3A%20Ergenekon%20davas%C4%B1nda%20FLA%C5%9E%20Geli%C5%9Fme%21</link><description>&lt;p&gt;FLAŞ: Ergenekon davasında FLAŞ Gelişme!İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde bugün görülmesine başlanan &lt;i&gt;Ergenekon&lt;/i&gt; davasının duruşması, 23 Ekim Perşembe gününe ertelendi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
 &lt;img src="http://www.habervaktim.com/resim/resim38487_2.jpg" border="0" alt="" /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesindeki adliyede gerçekleştirilen duruşmada mahkeme heyeti, sanıklar ve avukatlarının, üye hakim ve mahkemenin tamamının reddedilmesiyle ilgili taleplerinin incelenmesini, diğer taleplerin de bu inceleme tamamlandıktan sonra değerlendirilmesini kararlaştırarak, duruşmanın 23 Ekim Perşembe gününe ertelenmesine karar ver&#13;
 ajanslar
&lt;/p&gt;</description><category>ergenekon davası, Çete, darbe, demokrasi, hak, dava, darbeci askerler, derin devlet, siyaset, chp, avukat</category><pubDate>20 Oct 08 17:08:07 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/47418/FLA%C5%9E%3A%20Ergenekon%20davas%C4%B1nda%20FLA%C5%9E%20Geli%C5%9Fme%21</guid></item><item><title>KUAFÖRE GİDİP SAÇLARINI BOYATMIŞ  Bomba kuaförden çıktı !</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1381/46220/KUAF%C3%96RE%20G%C4%B0D%C4%B0P%20SA%C3%87LARINI%20BOYATMI%C5%9E%20%20Bomba%20kuaf%C3%B6rden%20%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1%20%21</link><description>&lt;p&gt;KUAFÖRE GİDİP SAÇLARINI BOYATMIŞ&#13;
Bomba kuaförden çıktı !&#13;
Terör örgütü PKK'nın İstanbul'da Güngören benzeri kanlı bir eylem gerçekleştirmesi önlendi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/2/0/6/5/120654.jpg" border="0" alt="" /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İstanbul'un en kalabalık yerlerinden Şişli'yi hedef seçen kadın canlı bomba harekete geçtiği anda polis tarafından 9 kilo bombayla kıskıvrak yakalandı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, terör örgütü PKK'nın Doğu ve Güneydoğu'daki kanlı saldırılarının ardından İstanbul'da bombalı eylem hazırlığı yaptığı bilgisini aldı. Yapılan çalışmalardan sonra örgütün bir kadın bombacıyı İstanbul'a gönderdiği belirlendi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kandil’de eğitim almış&#13;
Kandil'de bomba eğitimi alan kadın bombacı geçen hafta İstanbul'a geldi. Hücre evinde kalan 30 yaşlarındaki militan, istihbarat birimi tarafından 24 saat takibe aldı. Dün hamile kıyafetiyle elinde çantayla hücre evden çıkan militanı takip eden Terörle Mücadele ekipleri, Okmeydanı Halide Edip Adıvar Köprü'sü üzerinde teröristi etkisiz hale getirdi. Uzman ekipler tarafından yapılan incelemede ise çantada patlayama hazır 8 kilo 800 gram plastik patlayıcı, 15 adet fünye ve buton buldu.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;“Başka gözaltılar da olacak”&#13;
Operasyonun ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne giderek Celalettin Cerrahla görüşen İstanbul Valisi Muammer Güler, burada basın mensuplarına açıklamada bulundu. Güler, kadın teröristin amacının Güngören benzeri bir eylem gerçekleştirmek olduğunu açıkladı. Yakalanan şahsın takip edildiğini belirten Vali Güler, 'Bu konuyla ilgili arkadaşlarımızın tespitleri ve takipleri vardır. Zaten böyle bir tespit ve takip olmasa böyle bir yakalama söz konusu olmazdı&lt;i&gt; dedi. Güler, yakalanan şahsın bir eylem hazırlığı içerisinde olduğunu belirterek, "Bu olayla ilgili başka gözaltılar da olacaktır" dedi.&#13;&lt;/i&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;KUAFÖRE GİTTİ SAÇLARINI BOYATTI&#13;
İstanbul Şişli'de yakalanan canlı bombayla ilgili ilginç bir ayrıntı ortaya çıktı. Canlı bomba kuaföre giderek saç rengini değiştirdi. Daha önce Adana'da yakalanan kadın canlı bombanın eylem öncesi kamufle olmak için kuaföre gitmesi tecrübesinden hareketle polis, bunun üzerine bölgedeki ekip sayısını artırdı. Olay gününde evden makyajlı çıkan canlı bomba polisin son hamlesiyle kıskıvrak yakalandı. Geçtiğimiz yıl Adana'da yakalanan PKK'lı kadın canlı bombada harekete geçmeden ön ve kuaföre gitmiş tırnaklarına oje sürmüş saçına röfle yaptırmıştı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ÇANTADAN PATLAMAYA HAZIR BOMBA ÇIKTI&#13;
Bölgede geniş güvenlik önlemleri alan İstanbul polisi, sırt çantasında yapılan aramada düzenekleri hazırlanmış ve tek hareketle patlamaya hazır bomba buldu. Bir gözcünün de bulunup bombayı uzaktan kumanda ile patlatması ihtimali üzerine bölgede sinyal kesici araç çalışır durumda bekletilip frekanslar kesildi&#13;
samanyoluhaber.com&#13;
&lt;a href="http://videogaleri.samanyoluhaber.com/izle/4054"&gt;videogaleri.samanyoluhaber.com/izle/4054&lt;/a&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>pkk, canlı bomba, derin devlet, ergenekon, ittihat ve terakkiciler, istanbul, terörle mücadele, siyaset, roj tv</category><pubDate>12 Oct 08 07:20:40 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1381/46220/KUAF%C3%96RE%20G%C4%B0D%C4%B0P%20SA%C3%87LARINI%20BOYATMI%C5%9E%20%20Bomba%20kuaf%C3%B6rden%20%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1%20%21</guid></item><item><title>TÜM DETAYLARIYLA AKTÜTÜN SALDIRISI</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/46203/T%C3%9CM%20DETAYLARIYLA%20AKT%C3%9CT%C3%9CN%20SALDIRISI%20</link><description>&lt;p&gt;BBG EVİ YALANLANDI&#13;
Paşa'dan şok itiraf&#13;
Genelkurmay 2. Başkanı Org. Iğsız, BBG evi gibi gözetlendiği iddia edilen teröristlerin teknik olarak her adımının izlenmesinin mümkün olmadığını söyledi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;1 yıl önce alınan karar uyarınca Ak tütün de dahil 5 karakolun yerleri değiştirilecek. Aktütün Karakolu’na yapılan hain saldırının ardından Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Iğsız şok ifadeler kullandı. Sınırdaki 5 karakolun yerinin yanlış olduğunu söyleyen Hasan Paşa, “mali yetersizlik” nedeniyle taşımanın yapılamadığını söyledi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hakkari’nin Şemdinli İlçesi’nde bulunan Aktütün Jandarma Karakolu’na gerçekleştirilen hain saldırı Türkiye’yi ayağa kaldırdı. Her kesimden insanın büyük nefretini çeken hain saldırıyla ilgili gerek Genelkurmay Başkanlığı’dan yapılan ilk açıklamada ve gerekse bölgeden gelen haberler akılları karıştırdı. Dün basın karşısına geçen Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Hasan Iğsız, son terör olaylarına ilişkin bilgi verdi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yerleri değiştirilecek&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Iğsız’ın açıklamalarının en çarpıcı bölümünü, Şemdinli’deki çatışma sonrası karakolların taşınması kararı oluşturdu. Iğsız, Aktütün’ün de aralarında bulunduğu bölgedeki 5 karakolun yerinin değiştirileceğini açıkladı. Aktütün Sınır Karakolu’nda meydana gelen çatışmada en ufak bir zafiyet ortaya çıkmadığını, şehitlerin kahramanca mücadele ettiğini söyleyen Iğsız, başta karakolun yerinin yanlış olduğu üzerinde durdu.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Karar 1 yıl önce alındı&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Karakolların taşınma kararının 1 yıl öncesinden kararlaştırıldığını aktaran Org. Iğsız, mali yetersizliklerden dolayı bu kararın uygulamaya geçirilemediğini dile getirdi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Genelkurmay’ın merkezi bütçeden en yüksek payı alan kamu kurumlarından biri olması nedeniyle Iğsız’ın bu açıklaması çok manidar bulundu. Başta Aktütün olmak üzere bölgede bulunan 5 karakolun taşınacağını açıklayan Org. Iğsız, Aktütün Sınır Karakolu’nun, Berçar tepeye taşınmasına ilişkin çalışmanın geçen yıl başlatıldığını, karakolun 2009 yılı yazına kadar buraya alınmasının planlandığını kaydetti. Org. Iğsız, Derecik üçgeninde Aktütün karakolunun yanı sıra Umurlu, Yeşilova ve Samanlı karakolları ile İran sınırındaki Alan karakolunun araziye hakim noktalara taşınacağını bildirdi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Benzer saldırılar çok oldu&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Aktütün bölgesinin çok önemli geçiş noktası olduğunu ifade ederek, terör örgütünün bir yerde sıkıntı hissettiği zaman orayı rahatsız ettiğini, Aktütün bölgesinin de çok rahatsız edilen bir yer olduğunu ve bölgeye yönelik irili ufaklı 1992’den bugüne kadar 38 terör saldırısı olduğunu kaydetti. Org. Iğsız, 1992’den bu yana Aktütün gibi sınır bölgesindeki Üzümlü’de 68, Alan’da 30, Uzundere’de 127, Samanlı’da 20, Eruh’ta ise 371 terör olayı yaşandığını bildirdi. Genelkurmay 2. Başkanı Iğsız, bir soru üzerine, geçmişte bazı sınır karakollarının kaçakçılık olayları düşünülerek tabanlara yerleştirildiğini, terörle mücadelede bu karakollardan yararlanmak istenildiğinde yüksek yerlerin emniyete alınması ihtiyacının hissedildiğini söyledi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;BBG evini yalanladı&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Org. Iğsız, ‘’Ama Aktütün bu kapsamda değil. Kalkıp o karakolu tepenin üstüne kurarsanız, ikmalini bile yapamazsınız’’ dedi. İstihbarat zafiyetinin yaşanmadığını ifade eden Iğsız, BBG evi gibi gözetlendiği iddia edilen teröristlerin teknik olarak her adımının izlenmesinin mümkün olmadığını söyledi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İŞTE HATALI 4 KARAKOL&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Genelkurmay Başkanlığı’nın taşınmasına karar verdiği Aktütün dışındaki diğer 4 karakol daha önce PKK’nın hain saldırılarının hedefi olmuştu. Hakkari-Şemdinli de bulunan bu karakollar konumları itibariyle ‘Şeytan üçgeni’ olarak nitelendiriliyor. İşte o karakollar ve yaşanan saldırılar:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;SAMANLI KARAKOLU: 1/118 Sınır Tabur Komutanlığı bağlı ve Hakkari’nin Şemdinli ilçesi sınırları içinde yer alan Samanlı Karakolu’na 4 Ağustos 1991’de 04.00 sularında baskın düzenlendi. 150-200 kişilik bir PKK’lı grubun yaptığı baskında, karakolda görevli Jandarma Onbaşı Bekir Özaydın, Er Sedai Özer, Er Hasan Tarım, Er Yüksel Karaca, Er Mustafa Hiçyılmaz, Er Mustafa Gedik, Er Durak Açıkgöz, Er Sait Ahmet Apak, Er Erdal Çoban, GKK Baki Yalçın’ı şehit edildi. Yine 7 erin kaçırıldığı baskında aralarında subay, astsubay ve erlerin bulunduğu 9 asker yaralanmıştı. Terör örgütü PKK’nın tek tük olan karakol baskınları 4 Ağustos 1991’de Samanlı Karakolu’na yaptığı saldırı ile tırmanışa geçti.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ALAN KARAKOLU: Şemdinli’de bulunan Alan Karakolu’na 30 Ağustos 1992’de yapılan baskında 18 er şehit edilmişti. Emekli Albay Erdal Sarızeybek, o zamanlar karakolun bağlı olduğu Şemdinli Hudut Jandarma taburunun komutanlığını yapıyordu.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;YEŞİLOVA KARAKOLU: 21 Ekim 2007’de Hakkari’nin Yüksekova İlçesi’ne bağlı Dağlıca Köyü yakınlarındaki askeri birliğe saldırarak 12 askeri şehit eden, 16 askeri yaralayan ve 8 askeri kaçıran PKK’lı teröristler, kaçarken Şemdinli’deki Yeşilova Jandarma Karakolu’na saldırmaya kalkışmıştı. Türkiye-Irak sınırı üzerinde konuşlu bulunan Yeşilova Hudut Karakolu’na saldırmaya kalkan 100 PKK’lı püskürtülmüştü. n&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;UMURLU KARAKOLU: Emekli Albay Erdal Sarızeybek, kaleme aldığı anılarında Hakkari Şemdinli’de görev yaptığı sırada Umurlu Karakolu’na da birkaç kez baskın yapıldığını dile getirmişti.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
HAİN SALDIRININ DETAYLARI BELLİ OLMAYA BAŞLADI&#13;
Süper Kobraları da düşürmek istemişler &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/1/9/8/1/119812.jpg" border="0" alt="" /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Aktütün Jandarma Sınır Bölüğü'ne uçaksavar ve roketlerle düzenlenen saldırının detayları da ortaya çıkmaya başladı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Teröristlerin saldırısının hemen ardından Hakkari Dağ ve Komando Tugayı'ndan bölgeye Süper Kobra helikopterler gönderildi. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ancak değişik bölgelerde 350 kadar olduğu tahmin edilen teröristlerin hava harekatını da hedef aldığı ortaya çıktı. Teröristlerin bölgeye intikal eden Süper Kobra helikopterlerini de yoğun ateş altına aldığı öğrenildi. Teröristlerin açtığı ateş Süper Kobralara isabet etmedi. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Saldırının hemen ardından Şemdinli ve Yüksekova'da görevli polis özel harekat timlerinin çatışma bölgesine gitmek istedikleri öğrenildi. Hakkari Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şubesi'ndeki polislerin müdürlerine, "Aktütün'e gidelim, hainlerle çarpışalım" dedikleri, bunun üzerine bölgedeki komutanlarla görüşülerek 'ihtiyaç varsa özel tim emrinizde' mesajının iletildiği belirtildi. Ancak ilgili komuta kademesinin operasyona katılan asker özel timcilerin sayısını yeterli görerek polisin talebini beklemeye aldıkları belirtildi. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Önceki gün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan terör zirvesinin ardından Emniyet Genel Müdürlüğü de bölgeye özel harekat takviyesi yapma kararı aldı. 18. dönem özel harekat temel eğitim kursuna katılan 550 özel harekatçı, eğitimlerini tamamladı. 550 özel timcinin bugün düzenlenecek mezuniyet töreninin ardından Doğu ve Güneydoğu illerine gönderilmesi planlandı. Mezuniyet törenine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile tüm bakanlar davet edildi. İçişleri Bakanı Beşir Atalay ile Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kağan Köksal'ın hazır bulunacağı törende 550 özel harekatçı devlet erkanına yenilenen eğitim alanında helikopter eşliğinde özel bir gösteri yapacak. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yaralı asker anlatıyor: Teröristler dört yandan ateş ediyorlardı &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Aktütün Jandarma Karakolu'na yönelik saldırıda askerin canı pahasına mücadele ettiği ortaya çıktı. Nöbet istirahatindeki çok sayıda Mehmetçik'in, silah seslerini duyar duymaz siperlere koştuğu öğrenildi. Bu erlerden biri de Vahdettin Karacadağ'dı. Çatışmada karnından vurulan Karacadağ, o anı şöyle anlatıyor: "Çok kalabalıklardı. Dört tarafımızdan ateş açılıyordu. Mevziye giderken vurulmuşum, sonradan fark ettim." &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Edinilen bilgilere göre, teröristler Aktütün Karakolu'nu yukarıdan gören Bezele ve Bayraktepe mevkilerinden saldırdı. Mehmetçik'in kayıpların önemli bir bölümünü ilk anda verdiği öğrenildi. Çatışmada yaralanan askerlerin ifadeleri de teröristlerin dört koldan saldırdığını ortaya koyuyor. Yaralı askerlerden Diyarbakırlı Vahdettin Karacadağ'ın ifadeleri çatışma anında neler yaşandığını da ortaya koyuyor. GATA'da tedavi altında bulunan 7 aylık asker Karacadağ, kendisini ziyarete gelen akrabası Ferit Şeyhan'a o anı şöyle anlatıyor: "Nöbetimi bitirdim, istirahatteydim. Saat 12.00 gibiydi. Silah sesleri duydum. Hemen mevziye koştum. Yanıma 9 el bombası aldım. Dört tarafımızdan ateş açılıyordu. Bayağı kalabalıktılar. El bombalarım bitince MG3'ü aldım. Bir süre onunla ateş açtım. Mermim bitince komutanımdan izin alarak karakola gittim. Mevziye geri dönerken vurulmuşum." &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ayaşin'de PKK kampları vuruldu &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu arada Genelkurmay Başkanlığı, Türk Hava Kuvvetleri'ne ait uçaklarının Irak'ın kuzeyindeki Avaşin Basyan bölgesinde bulunan PKK kamplarını vurduğunu duyurdu. Açıklamada sivil halk ve yerel unsurların gözetildiğine dikkat çekildi&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;CİHAN&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/1/9/8/1/119811.jpg" border="0" alt="" /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;TERÖRİSTLER ESAS HEDEFLERİNE ULAŞAMAMIŞ&#13;
Hedef karakolu ele geçirmekti&#13;
Aktütün Karakolu'na önceki gün kalabalık bir terörist grubun saldırısı sonucu şehit olan askerlerin büyük kısmını karakolun güvenliğini sağlayan Bayraktepe'deki askerler oluşturuyor. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Teröristlerin hedeflerinin karakolu ele geçirmek olduğu belirtildi. Aktütün Karakolu aslında bir bölük komutanlığı. Bölükte 300 ile 400 arasında asker kalıyor. Bölüğü ele geçirmek isteyen terör örgütünün ilk hedefi Bayraktepe'deki koruma mevzileri oldu. Burada askerlerimizi şehit eden teröristler, daha sonra ağır silahlarla Aktütün'e saldırdı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Baskında kafa karıştıran sorular &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Aktütün Jandarma Sınır Karakolu neden derme çatma barakalar ve çadırlardan oluşuyor? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Aktütün Karakolu daha önceki saldırılardan sonra niye taşınmadı? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Karakolda gerekli uzman asker sayısı yeterli miydi? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Mayıs ayında 6 şehit verilen baskında 6 saat karakola yardım ulaşmamıştı. Bu saldırıda da benzer şeyler yaşandı mı? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ağır silahlarla saldıran teröristler silahları nasıl geri götürdü? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Saldırı öncesi ABD'den istihbarat bilgisi ulaştı mı? Eğer bilgi akışı sağlandıysa müdahalede neden aksaklık yaşandı?
&lt;/p&gt;</description><category>aktütün saldırısı, aktütün karakolu, Şehitler, hain pkk, ergenekon, paşalar, güneydoğu, doğu, karakollar, siyaset</category><pubDate>06 Oct 08 08:12:09 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/46203/T%C3%9CM%20DETAYLARIYLA%20AKT%C3%9CT%C3%9CN%20SALDIRISI%20</guid></item><item><title>ÖKK'dan ilginç eğitim: Başbakan nasıl öldürülür?</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/46168/%C3%96KK%27dan%20ilgin%C3%A7%20e%C4%9Fitim%3A%20Ba%C5%9Fbakan%20nas%C4%B1l%20%C3%B6ld%C3%BCr%C3%BCl%C3%BCr%3F</link><description>&lt;p&gt;ÖKK'dan ilginç eğitim: Başbakan nasıl öldürülür?Türkiye gündemini alt üst eden ve darbe çığırtkanlarını deşifre eden Ergenekon çetesinin kirli bağlantıları bir bir ortaya çıkarken, çetenin içindeki muvazzaf subaylar bir türlü deşifre edilemiyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Suikast krokilerinin sırrı&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bunun en güzel örneği ise Atabeyler operasyonunda ele geçirilen Genelkurmay bünyesindeki Özel Kuvvetler Komutanlığı'na ait belgeler. Ankara Eryaman'da 4 ayrı eve düzenlenen eş zamanlı baskınlarda ortaya çıkartılan “Atabeyler” çetesine ait suikast krokilerinin sırrı halen bilinmezliğini koruyor. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Atabeyler-Ergenekon ilişkisi&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ankara'da ilk kez bazı muvazzaf ve emekli askerlerin kapalı kapılar ardında darbe planları yaptığı gerçeğini ortaya çıkartan Atabeyler operasyonunun hemen ardından bazı gazetelere de servis edilen ve Başbakan'a yönelik suikast planlarının krokileri olduğu ortaya çıkan ajanda notları Atabeyler çetesi ile Ergenekon örgütü arasındaki ilişkiyi ilk kez deşifre etmişti. İçerisinde Başbakanın evinin ve kullandığı yolların ayrıntılı kroki ve bilgilerinin bulunduğu ajandanın Genel Kurmay'a bağlı Özel Kuvvetler Komutanlığı bünyesinde düzenlenen kurslara ait karalama notları olduğunun ortaya çıkmasına rağmen, notların kim tarafından hazırlandığı ve bu özel eğitimlerin kimler tarafından verildiği sorusuna halen yanıt bulunamadı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İfadeler kimleri ve nereleri işaret ediyor?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ergenekon operasyonları sonrasında gözaltına alınan zanlıların ifadeleri doğrultusunda Atabeyler ile Ergenekon arasındaki bağlantı deşifre edilirken, Başbakan'a karşı hazırlanan suikast planlarının kimler tarafından hazırlandığı ve bu kozmik eğitimin kaç askere verildiği halen bilinmezliğini koruyor. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ÖKK'dan ilginç eğitim: Başbakan nasıl öldürülür?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Atabeyler operasyonu sonrasında gözaltına alınan Genel Kurmay'a bağlı Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda (ÖKK) muharebe uzmanı olarak görev yapan Deniz Telsiz Astsubay Üstçavuş Yasin Yaman, ev aramalarında ele geçirilen ‘Irak Türkmen Cephesi 2003' yazılı ajanda da yer alan krokilerin Özel Kuvvetler Komutanlığı bünyesinde gördüğü kurslara ait notlar olduğunu ifade etti. Operasyon kapsamında ele geçirilen kozmik bilgi ve belgelerle suikast planları bu nasıl eğitim dedirtirken, Yaman Cumhuriyet Savcısı Şemsettin Özcan'a verdiği ifadesinde, “Ajandanın belirli sayfalarında yer alan adres ve krokilerde eğitim amaçlı tamamen hayali adres ve dokümanlardır. Bu çalışmaların esasen imha edilmesi gerekir. Asıllarını imha ettik, bunlar ajandada kalan karalama notlarıdır” bilgisini verdi. Yaman'ın savcılığa verdiği bilgiler kursları veren üst düzey komutanların bu kurslarda verilen bilgi, belge ve notların hemen imha edilmesi emrini gün yüzüne çıkartırken ÖKK kurslarında kimlere hangi suikast planlarının ders olarak verildiği sorusu akılları kurcalamaya devam ediyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;“Ergenekon'u bana değil birliğime sorun”&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Genel Kurmay`a bağlı Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda (ÖKK) muharebe uzmanı olarak görev alan Deniz Telsiz Astsubay Üstçavuş Yasin Yaman ifadesinde "Atabeyler Operasyonu" kapsamında ele geçirilen şifreli talimatlar ve belgeler konusunda ise ifade vermeyerek üstlerini koruma yolunu tercih etti. Savcının şifreli dokümanlarla ilgili sorusuna Yaman, “Ayrıca bir kısım bilgilerin gizli kalması gerekebilir, bu nedenle birliğimden bir bilirkişiye sorulması halinde daha tatmin edici cevaplar alınacaktır. Bazı hareket tarzları ve işaretler kursa yönelik çalışmalarda, buluşmalarda birbirimizi tanımamıza yönelik kurs faaliyetleridir. Bunların açıklanmasının askeri yönden mahsuru olup olmadığını bilmiyorum bu nedenle de ayrıntılı bilgi vermek istemiyorum” dedi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Engin Kaşdaş-habervaktim.com
&lt;/p&gt;</description><category>ökk dan ilginç eğitim başbakan nasıl öldürülür, Çete, atabaeyler, ergenekon, sauna, katiller, suikast, siyaset, okk, eğitim, recep tayyip erdoğan</category><pubDate>18 Sep 08 14:51:55 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/46168/%C3%96KK%27dan%20ilgin%C3%A7%20e%C4%9Fitim%3A%20Ba%C5%9Fbakan%20nas%C4%B1l%20%C3%B6ld%C3%BCr%C3%BCl%C3%BCr%3F</guid></item><item><title>AK Parti'den CHP'ye yanıt</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/46164/AK%20Parti%27den%20CHP%27ye%20yan%C4%B1t</link><description>&lt;p&gt;&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/1/7/1/8/117182.jpg" border="0" alt="" /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
AK Parti Grup Başkanvekili Nihat Ergün, 'Türkiye'de kayıt dışı geliri ve kayıt dışı harcaması olmayan belki de tek siyasi parti AK Parti'dir&lt;i&gt; dedi.&#13;&lt;/i&gt;
AK Parti Grup Başkanvekili Nihat Ergün, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın Almanya'daki Deniz Feneri Derneğinin AK Parti'nin finansmanına kaynak aktardığı yönündeki iddiasına ilişkin olarak, &lt;i&gt;Türkiye'de kayıt dışı geliri ve kayıt dışı harcaması olmayan belki de tek siyasi parti AK Parti'dir&lt;/i&gt; dedi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ergün, TBMM'de gazetecilerle yaptığı sohbet toplantısında, Baykal'ın, Almanya'da devam eden Deniz Feneri Derneği davasıyla ilgili açıklamalarına cevap verdi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Baykal'ın &lt;i&gt;Yeni bir şey söylemediğini, eski iddialarını süsleyerek politikasını devam ettirme yoluna gittiğini&lt;/i&gt; ifade eden Ergün, &lt;i&gt;Karalamayı, iftirayı politika haline getirdiğini son açıklamasıyla da görmüş olduk&lt;/i&gt; dedi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hiçbir insanın suç işleme imtiyazı olmadığını vurgulayan Ergün, şöyle konuştu:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;i&gt;Ne Türkiye'de ne dünyada hiçbir insanın suç işleme imtiyazı yoktur. Hele hele suç işleyenler insanların hamiyet duygularını, yardımseverlik duygularını suistimal ederek bir suç işlemişlerse ibreti alem için herkesin aldığı cezadan belki fazla almalıdırlar. Bugüne kadar olaya hep bu gözle baktık. Almanya'daki olayda belli ki sona gelen davada buna benzer olaydır. Şüpheliler gerçekten suç işlemişlerse hak ettikleri cezayı alacaklardır.&lt;/i&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Nihat Ergün, yapılan yardımları amaçları dışında kullanmak için Türkiye'deki bazı insanların Almanya'daki bazı kişilerle işbirliğine girmiş olmaları halinde bunun İçişleri Bakanlığı araştırmaları ve savcıların yapacağı soruşturmalarla ortaya çıkarılabileceğine işaret etti.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Almanya'daki davayla ilgili Hükümetin Alman yetkililere baskı yaptığı ve Başbakanlığa para transferi edildiği şeklindeki iddiaların Alman makamlarınca açıklığa kavuşturulduğunu belirten Ergün, şöyle devam etti:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;i&gt;Eğer Türkiye'de insanlar aynı çerçevede suç işlemişlerse onların da suç işleme imtiyazı yoktur. Hak ettikleri cezayı almalıdırlar. Konuya başından beri yaklaşımımız budur. Ancak Sayın Baykal, bu vesileyle açıkça konuyu çok farklı yere çekmekte, suçun şahsiliği prensibini unutmakta... Eğer bir suç varsa bu suçu başkalarına bulaştırarak siyasi çıkar elde etmeye çalışmaktadır. İşte bizim kabul edemediğimiz şey budur.&#13;&lt;/i&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Baykal'ın bugün üzerinde durduğu yalan ve iftira 'Almanya'daki bazı yanlış yapan insanlar, kaynakları Türkiye'de AK Parti siyasetinin finansmanı için kullanıldığı&lt;i&gt; iddiasıdır. AK Parti siyasetinin nasıl finanse edildiği herkes tarafından bilinmektedir. Türkiye'de kayıt dışı geliri ve kayıt dışı harcaması olmayan belki de tek siyasi parti AK Parti'dir. Bütün kaynakları, gelirleri ve harcamaları kayıt altındadır. Ne başkalarının kaynaklarına ihtiyaç hissetmektedir ne de kaynaklarını başka siyaset için kullandırmaktadır. Bunu, partimize yönelik büyük bir iftira sayıyoruz. Elbette, bu iftirayı yapanlar, bunun altında kalacaklardır. Bunun hangi amaçlarla yapıldığını açıkçası önümüzdeki günlerde görmüş olacağız.&lt;/i&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>chp, akp, siyaset, mahalle baskısı, nihat ergün</category><pubDate>16 Sep 08 19:54:04 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/46164/AK%20Parti%27den%20CHP%27ye%20yan%C4%B1t</guid></item><item><title>Başbakan Erdoğan'dan muhalefet çıkışı</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1378/46155/Ba%C5%9Fbakan%20Erdo%C4%9Fan%27dan%20muhalefet%20%C3%A7%C4%B1k%C4%B1%C5%9F%C4%B1</link><description>&lt;p&gt;ERDOĞAN: &lt;i&gt;KENDİ ÜLKESİNE ZARAR VERME PAHASINA YAPILAN MUHALEFETİ KABUL EDEMEYİZ&lt;/i&gt;&#13;
Başbakan Erdoğan'dan muhalefet çıkışı&#13;
Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin uluslararası alanda ulaştığı yeni konumu kavrayamayanların muhalefet adına yaptıklarının Türkiye'ye zarar verdiğini söyledi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Erdoğan, kendi ülkesine ve kurumlarına zarar verme pahasına yapılan muhalefeti kabul etmelerinin mümkün olmadığını kaydetti. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sedef Gemi Tersanesi'nde yapımı tamamlanan ve Türkiye'de inşa edilen en büyük konteyner gemisi olma özelliğini taşıyan İbrahim Dede gemisi düzenlenen törenle suya indirildi. Törene Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yanı sıra Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve tersane yetkilileri katıldı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Törende konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, son 5 yılda gemi sanayi sektörünün gösterdiği büyümeden bahsetti. Dünyada gemi ile yük taşımacılığının her geçen gün daha çok tercih edildiğini belirten Erdoğan, bunun sürekli gemi ihtiyacını artırdığını ve mevcut yaş ortalaması yüksek olan gemilerin de gençleştirilme ihtiyacının sektörde büyük canlılık oluşturduğunu ifade etti. Türkiye'nin bu süreçten fayda sağlayan ülkelerin başında geldiğini belirten Erdoğan, "Dünyada son 3 yılda yeni gemi siparişlerinde yüzde 100'lük artış yaşanırken ülkemizde yüzde 400'lük büyümeyi gerçekleştiğini görüyoruz. 1998 -2002 yıları arasında 142 gemi yaparak teslim eden sektör, 2003 ten bu tarafa 368 gemi inşa etmiştir. Böylece yeni gemi siparişlerinde Türkiye, Çin, Güney Kore, Japonya ve Vietnam'ın arkasından 5. sıraya yerleşti." şeklinde konuştu. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gemi siparişlerinde büyük artışın tersane sayısını da hızla çoğalttığını belirten Erdoğan, 2002 yılında 37 olan tersane sayısının 84'e yükseldiğini anlatarak, 64 yeni tersanenin de inşasına devam ettiğini aktardı. Büyümenin bir başka etkisinin de istihdamda yaşandığını belirten Erdoğan, 2002 yılı itibariyle 5 bin kişinin çalıştığı sektörde şu anda 35 bin işçinin çalıştığını aktardı. Bu hızlı büyümenin istenmeyen iş kazalarını da beraberinde getirdiğini belirten Erdoğan, Denizcilik Müsteşarlığı, Çalışma ve Soysal Güvenlik Bakanlığı ve sektör temsilcilerinin kazaları ortadan kaldırmak için çalışmalarına devam ettiğini aktardı. Erdoğan, şöyle devam etti: "Atalarımızın güzel bir sözü var; 'Benim abdestimden şüphem yok ki namazından şüphem olsun.' Yaptığım işi inanarak yapıyorsam doğru yapıyorsam yola emin adımlarla devam edeceğiz. Bu sektör büyüyor mu, buna ihtiyacı var mı bu ülkenin, bu kadar işsiz insan var mı, var. 5 binden 35 bine çıkıyor. Bir taraftan 'işsizlik işsizlik' diyeceksin öbür taraftan iş temin edildiğinde de niçin bu yanlışlar. Eksikler hatalar vardır ama bunları beraber düzeltmenin gayreti içinde olmalıyız. Hemen kelle istemenin gayreti içine girmek yanlış bir şey. Bunları söyledik ya şimdi medya beni topa tutar. Son zamanlarda benle araları çok iyi, burdan da top tutarlar. 'Başbakan tersanecileri savundu' diye. Hayır ben sektörü savunuyorum ve bu sektörün faydasına inanıyorum." &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Üretimde olduğu kadar denetim ve düzenlemede bir çok adımın da el birliği ile atılacağını belirten Erdoğan, "Üretimde olduğu kadar denetimde de uzmanlaşmaya önem veriyoruz. Önümüzdeki yıllarda hem iş güvenliğinin ileri bir düzeye ulaştığı hem de üretimin teşvik edildiği bir ortamın oluşturulmasını ben de, büyüklerimizle odamızla temenni ediyoruz. Ulaştırma Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı aynı şekilde el ele vereceğiz, bu işin eğitim altyapısını çok daha ileri noktalara götüreceğiz." şeklinde konuştu. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türkiye'nin sadece gemi inşasında değil bir çok alanda gelişimini sürdürdüğünü vurgulayan Erdoğan, dünyada pek çok küresel çalkantı olmasına rağmen, dünyadaki önemli küresel oyuncuların Türkiye'deki faaliyetlerini sürdürdüğünü aktardı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türkiye'yi yalnızlığa mahkum edecek tavır ve ifadelerden kaçınılması gerektiğinin altını çizen Erdoğan, şunları söyledi: "Türkiye'yi uluslararası alanda ulaştığı yeni konumu kavrayamayanlar muhalefet adına yaptıkları işlerde aslında ülkemize zarar vermekteler. Kendi ülkesinin kurumlarına kendi vatandaşlarına zarar verme pahasına bir muhalefet anlayışını kabul etmiyoruz. Kafaları 1940-1960'larda kalanları Türkiye görüyor. Değerlendirme kafası yarım yüzyıl geride değil, ileride olan, bu derinlikte vizyon ortaya koyan sivil toplum önderlerinin ön plana çıkması gerekiyor. Bunu başarmamız şart." &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Konuşmaların ardından Erdoğan ve beraberindekiler yapımı tamamlanan İbrahim Dede gemisini suya indirdi. Törenin ardından bir süre tersanede incelemelerde bulunan Erdoğan, daha sonra işçilerle iftar yaptı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;CİHAN&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
14.Eylül.2008 20:50:20
&lt;/p&gt;</description><category>muhalefet, akp, recep tayyip erdoğan, chp, mhp, deniz baykal, siyaset</category><pubDate>14 Sep 08 19:55:53 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1378/46155/Ba%C5%9Fbakan%20Erdo%C4%9Fan%27dan%20muhalefet%20%C3%A7%C4%B1k%C4%B1%C5%9F%C4%B1</guid></item><item><title>BAŞBAKAN: ''HALKA HİZMET ETMEK İSTEYENLER, HER ZAMAN ENGELLERLE KARŞI KARŞIYADIR''</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1378/46147/BA%C5%9EBAKAN%3A%20%27%27HALKA%20H%C4%B0ZMET%20ETMEK%20%C4%B0STEYENLER%2C%20HER%20ZAMAN%20ENGELLERLE%20KAR%C5%9EI%20KAR%C5%9EIYADIR%27%27</link><description>&lt;p&gt;BAŞBAKAN: &lt;i&gt;HALKA HİZMET ETMEK İSTEYENLER, HER ZAMAN ENGELLERLE KARŞI KARŞIYADIR&lt;/i&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Erdoğan: Bir gün olsun keyif çatmadık&#13;
Başbakan Erdoğan, &lt;i&gt;halka hizmet etmek isteyenlerin, önceliği halka hizmet olanların her zaman ve her yerde engellerle karşı karşıya olduklarını&lt;/i&gt; söyledi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlenen iftar yemeğine, eşi Emine Erdoğan ile katıldı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yemeğin sonunda bir konuşma yapan Erdoğan, sözlerine, &lt;i&gt;Eyüp'ten Pendik'e, Küçükköy'den Kadıköy'e her semti, her insanı, her sokağı, her mahallesiyle İstanbul'u ve İstanbulluları sevgiyle selamlıyorum&lt;/i&gt; diyerek başladı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İstanbul'u sevmek ve bunun gereği olarak ona emek vermek ve hizmet etmenin kendileri için en büyük bahtiyarlık olduğunu vurgulayan Erdoğan, gözlerinin ve gönüllerinin her zaman İstanbul'un üzerinde olduğunu ifade etti.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;i&gt;Çünkü İstanbul, vatanımızın, tarihimizin, kültürümüzün, irfanımızın, kısaca medeniyet birikimimizin özüdür, özetidir. Hamdolsun, aldığımız kültür sayesinde toprağımız ve tarihimizle barışık bir siyaset çizgisi üzerinde yürüyoruz. Buradan, İstanbul'dan aldığımız ilham sayesinde yeri geliyor hem Sivaslıyız, hem Siirtliyiz, Halis Ağa'yı gördüm, hem Diyarbakırlıyız, hem Rizeliyiz, hem Vanlıyız, Yozgatlıyız, Manisalıyız, Edirneliyiz vesselam.&lt;/i&gt;&#13;
Burada bütün renklerin çeşitli ahenkler içerisinde, bütün desenlerin uyum içerisinde olduğunu dile getiren Erdoğan, yine buradan, İstanbul'dan aldıkları ilhamla bugün Türkiye'nin her köşesini, her şehrini mamur hale getirmeye, Türkiye'nin temel meselelerini çözmeye çalıştıklarını anlattı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İSTANBUL, MUHTEŞEM BİR ÖĞRETENDİR&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Erdoğan, Türkiye'nin her şehrinin, her insanının, en az İstanbul kadar barış ve hoşgörü içerisinde yaşamasını istediklerine dikkati çekerek, şöyle devam etti:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;i&gt;Zira İstanbul, yüreği açık olanlar için, öğrenme kabiliyeti olanlar için esasen muhteşem bir öğretendir. Burada farklı medeniyetlerin sentezini bulur, ötekiyle çatışmadan, kimseye 'öteki' demeden bir arada yaşarsınız. Burada kelimenin tam anlamıyla çokluk içinde birliğin iklimini yaşarsınız. Zira burada hem sizin hukukunuz korunur, hem de siz başkalarının hukukunu korumak zorundasınız. Boğazın iki yakası nasıl aynı beden ve ruh olarak bütünleşmişse, ortasından deniz akan bu şehirden beslenen birlik ruhu nasıl kıtalara yüzyıllar boyu adalet taşımışsa, bugün de, yarın da İstanbul, sevginin, adaletin şehri olmaya devam ediyor, devam edecek. Burada ne Harbiye Fatih ile karşı karşıya gelir, ne Üsküdar yanı başındaki Kadıköy ile. Yüz yıllar değil bin yıllar burada muazzam bir ahenge ulaşmıştır. Salacak Sarayburnu'na nasıl sevgiyle bakarsa, İstanbul aynı sevgi ve muhabbet dersini verir. Bütün şehirlere, bütün insanlara verir.&lt;/i&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Başbakan Erdoğan, bu büyük şehre hizmet eden, burayı güzelleştiren, ebedi güzelliklerini koruyan yöneticilere de hizmetlerinden dolayı teşekkür etti.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;i&gt;Biz, ilk derslerimizi burada aldık. Diplomalarımızı da burada aldık. Burada, İstanbul'da yoğrulduk. Burada yandık, burada piştik. Burada olduk, hamdolsun. Halka hizmet etmek isteyenler, önceliği halka hizmet olanlar her zaman ve her yerde engellerle karşı karşıyadır. Bu gerçek bir anlamda eşyanın tabiatıdır. Böyle olması da esasen normaldir. Dolayısıyla milletin hukukunu gözetmeye, milletin hakkını korumaya çalışan yöneticilerin, kişisel çıkar kavgası verenlerin ayağına basma ihtimali az da olsa vardır. Kişisel çıkar kavgası verenlerin en çok haz etmeyeceği kişiler ise haksız çıkarlarına engel olan yöneticilerdir. Bizler, feleğin çemberinden geçerek buralara geldik. Bunu ifade etmek durumundayım. Hangi bedelleri ödediğimizi, hangi haksızlıklara maruz kaldığımızı bu millet çok ama çok iyi biliyor.&lt;/i&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;BİR GÜN OLSUN KEYİF ÇATMADIK&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Başbakan Erdoğan, milletin rızasını alarak, millete layık olmak için kılı kırk yararak, hak ve hakkaniyet ölçülerine azami gayret göstererek geldiklerini ifade ederek, geldikleri yerde de öyle bir gün olsun keyif çatmadıklarını, çatamadıklarını kaydetti.&#13;
Erdoğan, şöyle devam etti:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;i&gt;Bir gün olsun arkamıza yaslanıp, koltuğun rehavetine, Ankara'nın rehavetine, makam ve mevkinin rehavetine kendimizi bırakmadık. Sağ olsun zaten bırakmadılar da. O fırsatı vermediler bile. Zaten kameralar, fotoğraf makineleri, onlar sürekli çalışıyor. Sizin zaten böyle bir hakkınız yok. Hak onların. Aylarca onlar, orada, rehavet koltuklarında rahatlıkla yatlarıyla her şeyiyle kalabilirler, ama sen kalamazsın. Senin böyle bir hakkın yok. Biz de 'varsın olsun' dedik. 'Olmasın' dedik. 'Yeter ki bu vatan sağ olsun' dedik. 'Her şey Türkiye için' dedik ve yola devam ettik.&lt;/i&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bulundukları noktada tek dertlerinin Türkiye olduğunu dile getiren Erdoğan, Türkiye'nin muhteşem bir yükseliş trendinde olduğunu söyledi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Lütfi Kırdar'ın hemen yanında büyük bir çalışma yapıldığını, şu anda gece gündüz demeden orada bütün iş makinelerinin çalıştığını ve iftihar edilecek dev bir kongre merkezine sahip olunacağını anlatan Erdoğan, 2009 yılında burada Dünya Uluslararası IMF Toplantısının yapılacağını belirtti.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türkiye'nin artık uluslararası bütün organizasyonların ev sahipliğini yapacak hale geldiğini ifade eden Erdoğan, bu hazırlığın da bunun için yapılmakta olduğunu kaydetti.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Aynı anda bini aşan odada ikili görüşmelerin yapılabileceği bir organizasyonun hazırlandığını anlatan Erdoğan, böylece 2010 Avrupa Kültür Başkenti altyapısının da güç ve kuvvet bulmuş olacağını ifade etti.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hazırlıkların sessiz ve derinden yürütüldüğünü, ramazan davulu çalarak bunu yapmadıklarını dile getiren Erdoğan, işi bitirdikten sonra 'işte yaptık' diyeceklerini söyledi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Başbakan Erdoğan, dünya üzerinde bölgesinde aleyhine işleyen onca meseleye rağmen Türkiye'nin her anlamda gücüne güç katmakta olduğunu kaydetti.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, siyaset üretemeyenlerin &lt;i&gt;dedikodu&lt;/i&gt;, doğru haber üretemeyenlerin de &lt;i&gt;vicdanları yaralayacak iftiralar&lt;/i&gt; ürettiklerini ifade ederek, &lt;i&gt;Güneşe çamur atanlar, bize kötülük yaparak bu ülkenin imkan ve kaynaklarını heba etmek isteyenler arzularına eremeyeceklerdir&lt;/i&gt; dedi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin iftar yemeğindeki konuşmasında, şu anda İstanbul'un yanı sıra tüm Türkiye'nin şantiye halinde olduğunu, İstanbul'da toplu taşımaya yönelik çalışmaların süratle sürdürüldüğünü kaydetti.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Marmaray'ın 2010-2011'de bitirilmesi için çalışmaların hızla devam ettiğini, ayrıca Marmaray'ın güneyinden lastik tekerlekli araçlar için ikinci tüp geçit ihalesinin yapıldığını ve sahibinin belli olduğunu belirten Erdoğan, şimdi yer tesliminin yapılacağını ve böylece yer altından lastik tekerlekli araçların geçişine de imkan sağlanmış olacağını söyledi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;3. KÖPRÜ ÇALIŞMASINI YÜRÜTÜYORUZ&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Erdoğan, &lt;i&gt;Yeni bir adım olarak 3. köprü çalışmasını da yürütüyoruz. Aksi takdirde İstanbul ulaşımını geleceğe taşıma noktasında İstanbul'u rahatlatmamız mümkün değil&lt;/i&gt; dedi.&#13;
3. köprüye karşı çıkılmasını eleştiren Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;i&gt;Bazıları çıkıp televizyonlarda konuşuyor. Konuşuyor da peki şu anda bu sıkıntıyı nasıl aşacağız? Bu noktada verebilecek bir aklın var mı? Onu söyle. Yok. Söylediği tek şey var; '3. köprüye ihtiyaç yok'. Ya bu kafa '1. köprüye de ihtiyaç yok' diyordu. Bunlar '2. köprüye de ihtiyaç yok' diyor. E bunlarla bir yere gidemezsiniz ki. Yapılacak bir şey var mı? Çözümün var mı onu söyle. Söyledikleri hiçbir şey yok. Ve olmaz da. Sadece bunlar 'istemezük' yapı bu. Ama biz mecburuz, sorumluluk mevkisindeyiz, bunları aşacağız. Büyük zorlukların içinden çıkarak zorlukları fırsata dönüştürebilen bir ülke olduğumuzu ispat edeceğiz. Türkiye'nin demokrasiyle, hukukla, kalkınma ile payidar olmasından başka bir muradımız yoktur. Türkiye'nin zaaflarından beslenenler, demokrasinin kırılganlığından yararlanıp milletin emeğini, gücünü, alın terini hortumlayanların yıldızı bizimle barışmadı, ama bu millet bizi hizmetlerimizden dolayı sevdi, takdir etti.&lt;/i&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;GÜNEŞE ÇAMUR ATANLAR&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;i&gt;Siyaset üretemeyenlerin 'dedikodu', doğru haber üretemeyenlerin de 'vicdanları yaralayacak iftiralar' ürettiklerini&lt;/i&gt; söyleyen Erdoğan, &lt;i&gt;Ama güneşe çamur atanlar, bize kötülük yaparak bu ülkenin imkan ve kaynaklarını heba etmek isteyenler arzularına eremeyeceklerdir. Bizler milletimizin bize gösterdiği bu sevgiyi, bu muhabbeti bugüne kadar karşılıksız bırakmadık, bundan sonra da karşılıksız bırakmayacağız&lt;/i&gt; dedi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bugün Türkiye'nin Kafkasya krizinden, Orta Doğu krizinden, medeniyetler arası krizden en az etkilenerek, bölgesel barışa, adalete maksimum fayda sağlayan, itibarı bütün dünya nezdinde en yüksek noktaya çıkan bir ülke olduğunu dile getiren Erdoğan, Fransa'nın dönem başkanlığında &lt;i&gt;acaba fasıllar müzakere edilir mi? Hiçbir fasıl görüşülmez&lt;/i&gt; diyenlerin, şimdi masanın üzerine 2, 3, 4, 5, 6 tane faslın müzakere için gelebileceğini konuşmaya başlayınca şaşırdıklarını kaydetti.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ANA MUHALEFET ANLAYIŞI&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:&#13;
&lt;i&gt;Nasıl oluyor bu? İşte bu ikili diyaloglarla oluyor. Bu münasebetlerin her geçen gün artırılmasıyla oluyor. Biz ötelemiyoruz. Biz dışlamadık, kaçmadık. Tam aksine masada hep oturduk, bulunduk. Bugün Tiflis'te Türkiye'nin sesi yankılanıyor. Bugün Filistin'de, Erivan'da Türkiye'nin barış ve adalet mesajı yankılanıyor. Cumhurbaşkanımız Erivan'a gidiyor. Ana Muhalefet Lideri çıkıp diyor ki 'git bir de orada soykırım anıtına çelenk koy'. Bu ülkenin evladı olup da bu ülkede Ana Muhalefet Lideri olup da kendi Cumhurbaşkanı'na bu denli hakaret edecek seviyeye bir siyasetçi düşebilir mi? Benim de bundan önceki Cumhurbaşkanımızla anlaşamadığım birçok konu vardı, ama bir tek gün çıkıp da Cumhurbaşkanımızın aleyhinde bir ifade kullanmadım. Hele böyle milli bir meselede. Kullanamazdım. Çünkü biz tepede tek görünmek durumundaydık. Bir görünmek durumundaydık, ama bu ne hazımsızlık, anlamak mümkün değil. Böyle bir ana muhalefet anlayışı olur mu? Dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde böyle bir ana muhalefet anlayışı göremezsiniz. Bu ancak ilkel toplumların siyaset anlayışı içerisinde olur. Bizde de bunun temsilcisi bellidir.&lt;/i&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;GERİLİM VE KAVGADAN BESLENEN SİYASET POLİTİK GELENEK&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Erdoğan, Bakü'de Türkiye'nin sesi, dostluğu ve kardeşliğinin yankılandığını, Orta Doğu'nun en çözümsüz sorunu karşısında bütün dünya acz içinde iken Türkiye'nin uzanan barış elini herkesin tutmak istediğini ve bütün dünyanın bu siyaseti takdir ettiğini kaydetti.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bakü'de Aliyev'in, &lt;i&gt;Bizim muhalefet hiçbir zaman bize bu tür ifadelerle yaklaşmadı. Biz anlamakta zorlanıyoruz&lt;/i&gt; dediğini dile getiren Erdoğan, Paris, Londra, Washington ve Moskova'nın dünyanın kriz bölgelerinde bulamadığı çözümü Türkiye'den yükselen yüksek iradeyle çözüme kavuşturmanın umudunu taşıdığını ifade etti.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;i&gt;Ne yazık ki Türkiye'nin sevincine ortak olamayan bir muhalefet var. Ne yazık ki bu muhalefetle bizler çekiyoruz. Çekmeye de devam edeceğiz. Sürekli gerilim ve kavgadan beslenen, siyaseti çatışma alanına çekerek milletin birikimini çalıp çırpan bir politik gelenek var Türkiye'de. Büyük zorlukları aştık. İnşallah bu zorlukları da aşacağız. Bu itibarı kimse kendi kişisel çıkarları için gölgeleyemez. Kimse Türkiye'nin siyasi istikrar ve saygınlığına leke süremez. 30-40 yıllık kirli düğümleri çözdüğümüz gibi, asırlık yaralara da neşter atıyoruz. İstiyoruz ki bu milletin başı dik olsun, istiyoruz ki bu devletin başı dik olsun.&lt;/i&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ideolojik kampanyanın arkasındaki çıkar şebekelerinin bir bir deşifre olduğunu belirterek, &lt;i&gt;Türkiye'nin gücünü kırarak kendi emellerini gerçekleştirmek isteyenlerin çirkin maskeleri artık toplumun tamamı tarafından görülecek duruma geldi&lt;/i&gt; dedi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İstanbul Büyükşehir Belediyesinin iftar yemeğinde konuşan Erdoğan, Türkiye'de çıkar şebekelerinin, mafyasıyla, çeteleriyle bir bir deşifre olduğunu söyledi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Erdoğan, &lt;i&gt;Daha da olacak. Türkiye'nin gücünü kırarak kendi emellerini gerçekleştirmek isteyenlerin çirkin maskeleri artık toplumun tamamı tarafından görülecek duruma geldi. Türkiye'yi gerilim alanlarına çekmek isteyenlere asla fırsat vermeyeceğiz. Yeter ki el ele olalım. Yeter ki birlik beraberlik içinde olalım&lt;/i&gt; dedi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;i&gt;Sesleri çok çıkabilir. Çok gürültü yapabilirler. Türkiye'nin mahallelerini karşı karşıya getirmek isteyebilirler. Türkiye'nin vicdanında ağır yaralar açmak isteyebilirler, ama Türkiye artık manipülasyonla yolundan dönecek, dezenformasyonla istikrardan vazgeçecek bir ülke değildir. Bize düşen, her fırsatta bütün gücümüzü milletin hizmetine sunmaktır. Gelin, bu güzel geleceği hep birlikte hepimizin ortak katkılarıyla inşa edelim. Gelin, bu milletin yüzünü güldürecek adımları hep birlikte atalım. Gelin, hep birlikte birbirimizin gücünü eksiltmek yerine, birbirimize güç verelim ki bu topraklar ilelebet adaletin, hukukun hüküm sürdüğü topraklar olsun.&lt;/i&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Erdoğan, Türk siyasetinin yapıcı anlayışlara ihtiyacı olduğunu, milletin çözümü imkansızlaştıran değil, çözümü samimiyetle arayan anlayışları görmek istediğini kaydetti.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Cumhuriyetin 100. kuruluş yıl dönümüne adım adım yaklaşılan bu süreçte, Türkiye'nin her gününü bir öncekinden daha ileride tamamlayan bir ülke olarak ilerleyeceğine samimiyetle inandığını ifade eden Erdoğan, &lt;i&gt;Milletimizin gösterdiği istikamet, Türkiye Cumhuriyeti'ni muasır medeniyet seviyesinin ötelerine taşıyacak en doğru istikamettir. Herkes yüzünü samimiyetle o yöne çevirmelidir&lt;/i&gt; dedi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİN YATIRIMLARI&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Başbakan Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin kentte 4.5 yılda toplam 22.5 milyar YTL yatırım yaptığını ve yatırım bütçesinin yüzde 55'ini de ulaşıma ayırdığını belirtti.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Erdoğan, 4,5 yılda 11,5 milyar YTL'lik yatırımın ulaşıma ayrıldığını ifade ederek, 2004 yılından beri 22 kilometre raylı sistemin tamamlandığını, 62 kilometrelik raylı sistem inşaatının devam ettiğini, hedefin raylı sistem uzunluğunu 2010 yılında 196 kilometreye, taşınan yolcu sayısını da 4 milyona çıkarmak olduğunu söyledi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Büyükşehir Belediyesinin 2012 yılında raylı sistemin ulaşımdaki payını yüzde 45'e, yolcu sayısını da 7 milyona çıkarmayı hedeflediğini belirten Erdoğan, metrobüs hattının ikinci etabının hizmete alındığını, ancak henüz eksikler bulunduğunu kaydetti.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Erdoğan, metrobüsün İstanbul'un trafik sorununa önemli açılımlar getiren bir sistem olduğunu, daha süratli yapıldığını söyledi. Metronun hem maliyetinin yüksek olduğunu hem de daha fazla zaman aldığını dile getiren Erdoğan, bu metodun farklı bir çıkış yöntemi olduğunu ve İstanbul'a da farklı bir hava getirdiğini söyledi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Başbakan Erdoğan, Avcılar-Zincirlikuyu arasında günde yaklaşık 430 bin yolcu taşındığını, toplam 142 kilometre uzunluğunda 33 adet tünel yol inşa edildiğini, 4.5 yıldaki İSKİ yatırımlarının 4.1 milyar YTL olduğunu, spora da 425 milyon YTL'lik yatırım yapıldığını kaydetti.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İstanbul'un, bütün iller gibi, dönemlerinde tarihte görülmemiş yatırımlarla, hizmetlerle tanıştığını ifade eden Erdoğan, &lt;i&gt;Bugün dünden daha iyi, inşallah yarın bugünden daha iyi olacak. Durmak yok, yola devam. Bütün mesele İstanbul'u şanına yakışır hale getirmek. Bütün meselemiz, Türkiye'yi arzuladığımız aydınlık yarınlara taşımaktır&lt;/i&gt; dedi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;TOPBAŞ: &lt;i&gt;RAMAZAN SEVGİ, HOŞGÖRÜ AYI&#13;&lt;/i&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da ramazanın sevgi, hoşgörü ve paylaşma ayı olduğunu, insani duyguların bu ayda ön plana çıktığını belirterek, herkesin ramazanını kutladı.&#13;
Büyükşehir Belediyesinin sosyal devlet anlayışıyla her gün 50 bin İstanbulluya iftar verdiğini, kimsesizlerin kimi olduklarını ifade eden Topbaş, amaçlarının İstanbul'u kentler arası rekabette de öne geçirmek olduğunu söyledi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İftar yemeğine, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı, İstanbul Valisi Muammer Güler, Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, İstanbul Müftüsü Mustafa Çağrıcı, AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu, AK Parti İstanbul milletvekilleri, ilçe ve belde belediye başkanları, belediye bürokratları ve iş adamları katıldı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
12.Eylül.2008 22:43:26
&lt;/p&gt;</description><category>akp, siyaset, haberler, recep tayyip erdoğan</category><pubDate>12 Sep 08 20:36:08 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1378/46147/BA%C5%9EBAKAN%3A%20%27%27HALKA%20H%C4%B0ZMET%20ETMEK%20%C4%B0STEYENLER%2C%20HER%20ZAMAN%20ENGELLERLE%20KAR%C5%9EI%20KAR%C5%9EIYADIR%27%27</guid></item><item><title>KANAL7 DEN BASIN AÇIKLAMASI (Zekeriya Karaman'dan yazılı açıklama )</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/1378/1165/KANAL7%20DEN%20BASIN%20A%C3%87IKLAMASI%20%28Zekeriya%20Karaman%27dan%20yaz%C4%B1l%C4%B1%20a%C3%A7%C4%B1klama%20%29</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;KARAMAN: GERÇEKLER MAHKEME SAFHASINDA ORTAYA ÇIKACAK&lt;br /&gt;&#13;
Zekeriya Karaman'dan yazılı açıklama &lt;br /&gt;&#13;
Bugün bazı gazetelerde yer alan iddialarla ilgili Kanal 7 yönetim kurulu Başkanı Zekeriya Karaman yazılı bir açıklama yaptı. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Haberlerin iftiralara dayandığını söyleyen Karaman 'Almanya’da devam eden bu yasal süreçle ilgili gerçekler, kısa süre sonra ortaya çıkacaktır' dedi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İŞTE KANAL 7 YÖNETİM KURULU BAŞKANI ZEKERİYA KARAMAN’IN BASIN AÇIKLAMASININ TAM METNİ :&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bugün bazı basın organlarında şahsımı doğrudan hedef alan iddialar yer aldı. Hiçbir kanıta dayanmayan bu iddialar, şahsım ve başında bulunduğum kurumu doğrudan kamuoyu önünde karalamaya yöneliktir.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Almanya’da görülen Deniz Feneri e.V. davasının dünkü duruşmasında başkomiser Alexander Böhm, sunumunda “Paralar Zekeriya Karaman’a verilmiş” bilgisine yer verdi. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Sanık avukatları, “Bunu neye dayanarak söylüyorsunuz? Elinizde buna ilişkin bir delil var mı?” diye sorduğunda, Böhm şu karşılığı verdi:&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
“Hayır. Elimizde herhangi bir delil yok. Bunu sadece Firdevsi Ermiş’in itiraflarına dayanarak söylüyorum” diye yanıtladı…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bunu neden anlattım? &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Çünkü, işbirlikçi bir sanığın belgesiz iddialarına dayanan böyle ifadeleri mahkeme kararı gibi sunan medya, bugün tam bir linç politikası uyguluyor. Medyanın, hukukla, gazetecilik ilkeleriyle hatta en önemlisi temel insan haklarıyla bağdaşmayan bu tutumunu kınıyorum ve tüm kamuoyunun vicdanına sunuyorum.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İddialarda yer aldığı gibi şahsıma verilen böyle bir para hiçbir zaman olmamıştır. Başkomiser Böhm’ün şirketlere para aktarıldığı iddialarının tek dayanağı da yine işbirlikçi sanık Firdevsi Ermiş’in iftiralarıdır. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Yine basında yer alan “Deniz Feneri e.V.’ye ait muhasebe kayıtları Kanal 7’de çıktı” suçlamaları tamamen gerçek dışıdır. İddia edildiği gibi Kanal 7’de böyle bir muhasebe kaydı ve herhangi bir ek bellek bulunmamaktadır. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bir başka dayanaksız iddia da Deniz Feneri e.V.’ye ait paraların şahsım ve yönetim kurulu üyeleri tarafından Almanya dışına çıkarıldığı suçlamasıdır. Kanal 7 yönetimi, iddia edildiği gibi hiçbir zaman, böyle bir para transferinin içinde yer almamıştır.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Frankfurt’ta bulunan Kanal 7 İnt. binasında kaçak işçilerin barındırıldığı, ranzalı odaların olduğu yönündeki iddialar, iftiralar zincirinin bir halkasından ibarettir. Polisin yaptığı baskında binanın bütün bölümleri araştırılıp incelenmiş, böyle bir durumun bulunmadığı görülmüştür.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Almanya’da devam eden bu yasal süreçle ilgili gerçekler, kısa süre sonra ortaya çıkacaktır. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Zekeriya KARAMAN&lt;br /&gt;&#13;
Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
10.Eylül.2008 17:27:06&lt;br /&gt;&#13;
samanuoluhaber
&lt;/p&gt;</description><category>kanal7, zekeriya karaman, deniz feneri, iftira, sahtekarlık, dava, siyaset</category><pubDate>10 Sep 08 15:25:23 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/1378/1165/KANAL7%20DEN%20BASIN%20A%C3%87IKLAMASI%20%28Zekeriya%20Karaman%27dan%20yaz%C4%B1l%C4%B1%20a%C3%A7%C4%B1klama%20%29</guid></item><item><title>Erçetin: Başbakan'a şarkı söylemem !</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/1378/1135/Er%C3%A7etin%3A%20Ba%C5%9Fbakan%27a%20%C5%9Fark%C4%B1%20s%C3%B6ylemem%20%21</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;CANDAN ERÇETİN'DEN İLGİNÇ GEREKÇE...&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Erçetin: Başbakan'a şarkı söylemem !&lt;br /&gt;&#13;
AK Partilileri hayal kırıklığına uğratan cevap... Aykut Işıklar yazdı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Olay yeni değil. Mayıs ayından kalma. Kusura bakmayın yeni duydum. İzmir'deki Balkan Göçmenleri Derneği bir gece düzenler. Geceye Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da davet edilir. Sahne için de sevdikleri Candan Erçetin'e teklif gider. Belki parada indirim yapar diye de 'Çok görkemli bir gece olacak, Başbakanımız da gelecek' denir. İşte o saniye iş bozulur.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
'Ben Başbakan'ın olduğu yerde şarkı söylemem Atatürkçüyüm. AKP benim ilkelerime terstir' yanıtı gelir. Balkan göçmenlerinin gecesine Başbakan geliyor diye gitmeyen bir şarkıcı...&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
BUGÜN&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>candan erçetin, sanatçı, atatürkçü, mahalle baskısı, siyaset, akp, başbakab, recep tayyip erdoğan</category><pubDate>28 Aug 08 06:57:04 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/1378/1135/Er%C3%A7etin%3A%20Ba%C5%9Fbakan%27a%20%C5%9Fark%C4%B1%20s%C3%B6ylemem%20%21</guid></item><item><title>TURHAN ÇÖMEZ'LE YÜKSEK MAHKEME ÜYESİ VE EŞİ KAPATMAYI CEPTEN KONUŞMUŞ</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/1378/1134/TURHAN%20%C3%87%C3%96MEZ%27LE%20Y%C3%9CKSEK%20MAHKEME%20%C3%9CYES%C4%B0%20VE%20E%C5%9E%C4%B0%20KAPATMAYI%20CEPTEN%20KONU%C5%9EMU%C5%9E</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;TURHAN ÇÖMEZ'LE YÜKSEK MAHKEME ÜYESİ VE EŞİ KAPATMAYI CEPTEN KONUŞMUŞ&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Çömez'le bir üyenin derin sohbeti cepte&lt;br /&gt;&#13;
Turhan Çömez'in mahkeme kararıyla yapılan telefon dinlemesinde, Anayasa Mahkemesi'nin bir üyesi ve eşiyle samimi sohbetleri kayda geçti.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Çömez'in mahkeme kararıyla dinlenen telefon görüşmesinde Anayasa Mahkemesi üyesi Bay X ve eşi Bayan X ile AK Parti'nin kapatma davasına yönelik birbirlerine bilgi aktardığı ortaya çıktı. Bay X, mahkeme üyeleri ve davanın seyrine dair Çömez'e bilgi verirken, Çömez de parti içinde bölünmeler olacağı yönünde görüş aktarıyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ergenekon operasyonu kapsamında aranırken İngiltere'ye kaçtığı tespit edilen eski milletvekili Turhan Çömez'in mahkeme kararıyla yapılan telefon dinlemesinde, Anayasa Mahkemesi'nin bir üyesi ve eşiyle samimi sohbetleri kayda geçti. AK Parti hakkındaki kapatma davası Yüksek Mahkeme'de görüşüldüğü bir dönemde gerçekleşen telefon görüşmesinde, mahkeme üyesi Bay X'in, diğer mahkeme üyeleri hakkında, "Yok yani biliyorum da şey işte onlara tabi bir grup artık kanka yani anca beraber kanca beraber" dediği ortaya çıktı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Telefon görüşmesine katılan mahkeme üyesi X'in eşi Bayan X'in ise Turhan Çömez'e, "Alo haberin olsun gitmeden şeyi kilitleyip gitmiş, savunmayı" diye 'İçeriden' bilgi verdiği tespit edildi. Bay ve Bayan X ile Turhan Çömez'in AK Parti hakkındaki kapatma davası, Anayasa Mahkemesi ve AK Parti içindeki kulisleri birbirlerine aktarıp, ortak değerlendirme yaptıkları ortaya çıktı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Anayasa Mahkemesi üyesi Bay X, Bayan X ve eski milletvekili Turhan Çömez'in Ankara Kavaklıdere Tenis Kulübü'ndeki buluşmaları, "Dinleme" iddialarının gölgesinde kalmıştı. Olayın patlak vermesinden birkaç saat sonra eski milletvekili Turhan Çömez'in CHP Genel Merkezi'ne giderek Deniz Baykal'ı ziyaret etmesi dikkat çekmişti. Öte yandan Bay X'in kapatma davasının açılmasından sonra Kara Kuvvetleri Komutanı Org. İlker Başbuğ ile karargahta kameraların kapatıldığı ve makam katının boşaltıldığı bir görüşme yapmasıyla gündeme gelmişti.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ergenekon operasyonunu yürüten İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi'ne baskın yapılmasına kadar büyüyen dinleme iddiaları nedeniyle, AK Parti hakkındaki kapatma davasının açıldığı bir sırada Bay X ile Çömez'in ne görüştükleri yeterince sorgulanmamıştı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Mahkeme içinden tüyo&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bayan X, kapatılma davasına ilişkin mahkemenin içinden tüyo veriyor:&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bayan X: Alo haberin olsun gitmen şeyi kitleyip gitmiş savunmayı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Turan Çömez: Öyle mi?&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bayan X: Evet, kimseye dağıtılmadı AKP savunması.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Turan Çömez: Enteresan enteresan.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bayan X: Çok enteresan.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
BU HAFTA PATLAKLAR OLACAK&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ankara Kavaklıdere Tenis Kulübü'nde Bay ve Bayan X ile Turhan Çömez'in buluştukları sırada gündeme gelen dinleme iddialarının patlak verdiği sırada orada bulunan gazetecilerden birisi de F. Ç.'ydi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bayan X: M. G. şeyi çağırmış. Yarın F. Ç. ile görüşecekmiş. Sen hiç benden duymuş olma. Dün F. ile beraberdim. M. G. özellikle telefon açmış. F'ye Pazar günü buluşalım demiş. Yani parti parçalanmaya başladı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Turan Çömez: parçalanmaya başladı öyle görünüyor ne kadar toparlayabilir onun derdinde.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bayan X: Bu niye kilitleyip gitti. Ama bu hafta çok patlaklar olacak. Neyse buluşuruz. Turancığım tamam mı? Eşinden de özür dilerim. Sen bizi gece iki - üçte arayabilirsin yani.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
KULÜPTE BULUŞALIM&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bir başka görüşmede ise Bayan X'le Çömez, Ergenekon'u değerlendirdikten sonra randevulaşıyorlar.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bayan X: Alo.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Turhan Çömez: Merhaba Turhan ben.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bayan X: Ha Turhancığım günaydın nasılsın.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Turhan Çömez: Ya ben seni benim yanımdaki telefondan aradım gizli numara diye kabul etmedin.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bayan X: Ne yapıyorsun. Buna pislik atıyorlar Ergenekon'la ilgili ya.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Turhan Çömez: Yani adamlar kendileri gibi davranıyorlar aşağılık herifler.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bayan X: Tamam kaçta geliyorsun kulübe gelebilirsin.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Turhan Çömez: Kaçta istersen gelirim ben.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bayan X: Ya ben seni esasında bir anayasa mahkemesi üyesi var. Emekli Aysel hanım onunla da tanıştırmak isterim.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Turhan Çömez: Memnuniyetle.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bay X: Onlar kanka&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bay X ile eşi Bayan X ve eski milletvekili Turhan Çömez arasındaki görüşmenin Anayasa Mahkemesi üyelerinin bir kısmının çıktığı yurtdışı gezisiyle ilgili olduğu anlaşılıyor:&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bayan X: Alo Turhan sen misin?&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Turhan Çömez: Benim ben.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bayan X: Kusura bakma şimdi gördüm mesajını da.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Turhan Çömez: Kusura bakma bu saatte seni ben rahatsız ettim.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bayan X: Yok ya. Niye öyle dedin ne bakımdan ilginç.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Turhan Çömez: Yani giden isimlere baktım da bana enteresan geldi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bayan X: Ve bunların gitmemesi gereken insanlardı biliyor musun? Yani esasında normalde mahkemede sıra var. Sıra var ve o sırada biz vardık. Mesela biz gitmeyeceğimizi bildirdik.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Turhan Çömez: Başka bağlantı şüpheleniyorum onun için.... Diye düşünüyorum.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Konuşmanın bu bölümünde Bay X telefonu alıyor ve üstü kapalı olarak bazı üyelere ilişkin düşüncelerini aktarıyor:&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bayan X: Bir dakika.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bay X: İyi akşamlar rahatsız ettik kusura bakma Turhan.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Turhan Çömez: Mesaj atayım istedim konuya küçük de olsa dikkat çekmek için.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bay X: Yok yani biliyorum da şey işte onlara tabi bir grup artık kanka yani anca beraber kanca beraber.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Turhan Çömez: Evet.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bay X: Ama başka bir boyutu olabilir tabi bilemiyorum.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Turhan Çömez: Benim az çok hissetiğim şeyler var. Bir ara uğrarım ben.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bay X: Oldu ben bütün hafta mahkemedeyim her zamanki yerimdeyim.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Turhan Çömez: Gelsem de eve felan gelirim.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bay X: Fazla bir işimiz de yok aslında. Ha tabi eskiden olsa çok rahattı da şimdi kimliğinde belki şey olabilir. Bir şekilde haberleşiriz. Ben tekrar veriyorum Bayan X'i, iyi geceler.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Turhan Çömez: Tamam abi sağol çok teşekkürler.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Yeni parti beklentisi&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Kapatılma davası ile AK Parti'de bölünme beklentisine girdiği anlaşılan Turhan Çömez, "C. ağabey" diye söz ettiği kişi ile T Bey'in yeni parti kuracağından söz ediyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Turhan Çömez: C. Ağabeylerden haberin oldu mu?&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bayan X: Neden?&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Çömez: Onlar her halde kolları sıvamışlar. T. Bey falan yeni parti kuruyorlarmış.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
YENİŞAFAK&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
 &lt;br /&gt;&#13;
 &lt;br /&gt;&#13;
 &lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>turhan çömez, ferda paksüt, osman paksüt, siyaset, ergenekon, Çete, mahkeme, anayasa mahkemesei</category><pubDate>28 Aug 08 06:49:51 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/1378/1134/TURHAN%20%C3%87%C3%96MEZ%27LE%20Y%C3%9CKSEK%20MAHKEME%20%C3%9CYES%C4%B0%20VE%20E%C5%9E%C4%B0%20KAPATMAYI%20CEPTEN%20KONU%C5%9EMU%C5%9E</guid></item><item><title>Keçiören’de “dayak” tartışması ve CHP’nin misyonu!.</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/1378/1131/Ke%C3%A7i%C3%B6ren%E2%80%99de%20%E2%80%9Cdayak%E2%80%9D%20tart%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1%20ve%20CHP%E2%80%99nin%20misyonu%21.</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;Keçiören’de “dayak” tartışması ve CHP’nin misyonu!..&lt;br /&gt;&#13;
 &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;SERDAR ARSEVEN&lt;br /&gt;&#13;
Bu partiye uzak değilim...&lt;br /&gt;&#13;
Birçok Arseven’in CHP’ye aşırı muhabbeti vardır...&lt;br /&gt;&#13;
Ben de; bu Arseven’leri “CHP’den kopartma” çabamda başarılı olamadığımdan; “hiç olmazsa CHP’yi biraz düzelteyim” diye uğraşıyorum yıllardır!..&lt;br /&gt;&#13;
Beyhude gayret;&lt;br /&gt;&#13;
“Genetik bilimi”nin ilgi alanına giren bir mevzu mudur, nedir... Ne yapsan “yola” gelmiyorlar!..&lt;br /&gt;&#13;
•&lt;br /&gt;&#13;
Yazılarımızı, haberlerimizi takip edenler “mensuplarının müthiş yolsuzluklarını” gözler önüne sermek suretiyle, bu partiye ne büyük yardımlarda bulunduğumuzu çok iyi bilirler...&lt;br /&gt;&#13;
Son olarak da; “önder Sav” vakasında üzerimize düşeni yapmıştık, malûm!..&lt;br /&gt;&#13;
•&lt;br /&gt;&#13;
Neyse, eski yaraları deşmeyelim de... Bugünkü meseleye gelelim...&lt;br /&gt;&#13;
Dikkatinizi çekti mi bilmem; CHP, resmen “mezhep çatışması” çıkartmaya çalışıyor!.. Hem de, Ankara’nın en hassas ilçelerinden Keçiören’de!..&lt;br /&gt;&#13;
Bir CHP yöneticisi, almış yanına Keçiören’de alkollü içki satışı yapan bir adamı... Akla ziyan iddialarda bulunuyor...&lt;br /&gt;&#13;
Keçiören Belediyesi zabıtaları, adamı iki sebepten dolayı dövmüşler, CHP’nin iddiasına göre...&lt;br /&gt;&#13;
Bu iki sebepten biri; “İçki satıyor olması”ymış!..&lt;br /&gt;&#13;
İkincisi ise...&lt;br /&gt;&#13;
Amma tehlikeli; “Alevi olduğu için” darp edilmiş!..&lt;br /&gt;&#13;
CHP’nin yanında da, her zamanki gibi “kartel”, pardon “alkol” medyası!..&lt;br /&gt;&#13;
Haberin, daha doğrusu “iftira”nın bütün unsurları tamam: Keçiören Belediyesi AK Partili...&lt;br /&gt;&#13;
Başında da “A Takımı” ile ünlü Turgut Altınok var...&lt;br /&gt;&#13;
“Dayak yediğini” iddia eden de içki satıcısı bir Alevi!..&lt;br /&gt;&#13;
Ohhh, ne malzeme!..&lt;br /&gt;&#13;
Altınok, içkiden hoşlanmaz...&lt;br /&gt;&#13;
Da...&lt;br /&gt;&#13;
İçki satanları dövdürür mü?..&lt;br /&gt;&#13;
“Alkol medyası”na göre yapar!..&lt;br /&gt;&#13;
Ya da...&lt;br /&gt;&#13;
En azından; böyle bir “dayak” olayı vuku bulmuşsa, failleri himaye eder!..&lt;br /&gt;&#13;
Demek oluyor ki; Keçiören’de ne kadar “içki satıcısı” varsa “Altınok dayağı”ndan geçmiş!..&lt;br /&gt;&#13;
Ayyaşlara hizmet sunanların alayı zabıtalarca ya da A Takımı mensuplarınca marizlenmiş!..&lt;br /&gt;&#13;
CHP ile “Alkol medyası” da bunun saçma sapan bir iddia olacağını akıl etmiş olmalı ki...&lt;br /&gt;&#13;
“Alkol satma”nın yanına “Adamın Aleviliğini” eklemiş!..&lt;br /&gt;&#13;
Hem alkol satıcısı hem de Alevi!..&lt;br /&gt;&#13;
Niçin dayak yemesin ki?!..&lt;br /&gt;&#13;
•&lt;br /&gt;&#13;
Aynen böyle!..&lt;br /&gt;&#13;
CHP yönetimi, adamın bu “iki sebepten dolayı” darp edildiği iddiasında...&lt;br /&gt;&#13;
“Hükümet bizi dinletip dinci gazeteye servis yapıyor” iddiası kadar değilse de... Komik bir suçlama!..&lt;br /&gt;&#13;
Neden mi?..&lt;br /&gt;&#13;
Basit:&lt;br /&gt;&#13;
-Keçiören’de sürüyle içki satıcısı var ve bugüne kadar hiçbirinin burnu kanamış değil, bu bir...&lt;br /&gt;&#13;
-Altınok’un dünya kadar Alevi dostu var, daha birkaç gün önce Hacı Bektaş-ı Veli’yi anma gecesi gerçekleştirdi, semah izledi, bu iki...&lt;br /&gt;&#13;
-Keçiören’deki belli başlı Alevi grupları, mahalli seçimlerde Turgut Altınok’u desteklemişti, üç...&lt;br /&gt;&#13;
•&lt;br /&gt;&#13;
Böyle başladık ya; bir, iki, üç, saymaya...&lt;br /&gt;&#13;
Devamını getirelim bari:&lt;br /&gt;&#13;
-Altınok’un, bugüne kadar CHP tekelinde olan Hacı Bektaş-ı Veli’yi anma etkinlikleri düzenlemesi, CHP’yi fena halde rahatsız etmişti ve ilçe yöneticileri bu rahatsızlığı açıkça dile getirmişti, dört.&lt;br /&gt;&#13;
-Keçiören zabıtasından Alevi olduğu ve içki sattığı için dayak yediği iddia edilen zatın babası bir dönem CHP ilçe yönetiminde yer almıştı, beş!..&lt;br /&gt;&#13;
Altı adet okları vardı değil mi?..&lt;br /&gt;&#13;
Tamamlayalım o zaman;&lt;br /&gt;&#13;
-CHP yine zırvalıyor, altı!..&lt;br /&gt;&#13;
DAYAK YEDİ Mİ, YEMEDİ Mİ?&lt;br /&gt;&#13;
Şimdi diyeceksiniz ki; “Sebebi ne olursa olsun, adam zabıtadan dayak yedi mi yemedi mi?”&lt;br /&gt;&#13;
Hemen cevap vereyim: Yedi!..&lt;br /&gt;&#13;
Efendim; zabıtalar oralarda devriye durumlarındayken... Dükkanın önündeki kaldırımda içki içen bir grup, gecenin bir vaktinde taşkınlık yapıyor...&lt;br /&gt;&#13;
Bunu gören zabıta da, içki satışı yapan mezkur dükkan sahibine “kapatma saatinin geldiğini” hatırlatınca... Ayyaşlar saldırıya geçiyor!..&lt;br /&gt;&#13;
Lakin; zabıtalar sert çıkınca, ayyaşlar kaçıyor...&lt;br /&gt;&#13;
Dükkan sahibi de, müşterilerinin kaçırtılmış olmasının öfkesiyle, acayip laflar ediyor..&lt;br /&gt;&#13;
Bunlardan biri de; “Allah’ınız gelse kapatamazsınız!” şeklinde!..&lt;br /&gt;&#13;
Evet, mevzu anlaşıldı sanırım..&lt;br /&gt;&#13;
Zabıtalar, ayyaşlar ve dükkan sahibi...&lt;br /&gt;&#13;
Ve sonrasında da... CHP, tabiî!..&lt;br /&gt;&#13;
ABD-CHP EL ELE!..&lt;br /&gt;&#13;
Sözde Ulusalcı CHP’nin yöneticilerinin ABD ile işbirliği üzerinde de durmak lazım...&lt;br /&gt;&#13;
Bizim CHP’liler (Ters ters bakmayın, lafın gelişi ‘bizim’ dedim) ABD Büyükelçiliği’nin dikkatini “İşte desteklediğiniz AKP, Ankara’nın göbeğinde içki satan bir Aleviye dayak atıyorlar!.. Bizi dinlemiyorlar, bari siz el koyun!” kışkırtmalarıyla çekince...&lt;br /&gt;&#13;
Büyükelçilik harekete geçmiş!..&lt;br /&gt;&#13;
Başkatipleri Jeff Colins bu iş için görevlendirilmiş...&lt;br /&gt;&#13;
Amerikalı diplomat, CHP yöneticileriyle görüşüp konu hakkında ayrıntılı bilgi toplamış!..&lt;br /&gt;&#13;
Bu bilgiler ışığında bir rapor hazırlayacakmış!..&lt;br /&gt;&#13;
Ve... Bu raporu da, hem ABD hem de AB yetkililerine sunacakmış!..&lt;br /&gt;&#13;
Şu Amerikalılara bak; bizim Emniyet’e, Yargı’ya filan zerre itibar etmiyorlar!..&lt;br /&gt;&#13;
ABD Büyükelçiliği, kendilerine müracaat eden CHP’lilere; “Şikayeti olan yargıya başvursun, oradan şikâyetin haklı olduğu yönünde bir karar çıkarsa, ona göre hareket ederiz” karşılığını verebilirdi.&lt;br /&gt;&#13;
Bunu yapmayıp “soruşturma”ya başlamaları...&lt;br /&gt;&#13;
Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile O’nun kurumlarını zerre takmadıklarını...&lt;br /&gt;&#13;
Bunun yerine...&lt;br /&gt;&#13;
CHP denilen parti ile işbirliğini tercih ettiklerini göstermekte!..&lt;br /&gt;&#13;
Soruyla bitireyim mi: Yok mu, Coni-CHP işbirliğine karşı çıkacak bir Ulusalcı CHP’li?!..&lt;br /&gt;&#13;
Ergenekoncu da olur, ona bile razıyım!..
&lt;/p&gt;</description><category>Çete, chp, ergenekon, keçiören, dayak olayı, abd, içki, alkol, siyaset, mahalle baskısı</category><pubDate>27 Aug 08 18:59:49 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/1378/1131/Ke%C3%A7i%C3%B6ren%E2%80%99de%20%E2%80%9Cdayak%E2%80%9D%20tart%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1%20ve%20CHP%E2%80%99nin%20misyonu%21.</guid></item><item><title>Ergenekon iddianamesi mahkemede</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/942/Ergenekon%20iddianamesi%20mahkemede%20</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;"Ergenekon&lt;i&gt; soruşturması kapsamında tutuklanan ATO Başkanı Sinan Aygün ile Barbaros Altıntaş'ın serbest bırakılmasına karar verildi.&lt;br /&gt;&#13;&lt;/i&gt;
  &lt;br /&gt;&#13;
Bazı şüphelilerle ilgili soruşturmanın halen devam ettiği belirtildi &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bu arada, Aygün ve Altıntaş'a yurtdışına çıkış yasağı getirildi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Öte yandan, soruşturma kapsamında tutuklu olan emekli Orgeneral Hurşit Tolon ile Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı emekli Orgeneral Şener Eruygur'un da aralarında bulunduğu 8 kişinin tutukluluk hallerine yapılan itirazlar ise mahkemece reddedildi. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İddianameye ilişkin açıklama&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İstanbul'un Ümraniye semtinde geçen yıl bir gecekonduda otuza yakın el bombası bulunmasının ardından, on üç ay önce başlatılan "Ergenekon Soruşturması"na ilişkin iddianame hakkında açıklama yapıldı. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, &lt;i&gt;Ergenekon Soruşturması&lt;/i&gt;na ilişkin iddianamenin tamamlanarak mahkemeye sunulduğunu bildirdi. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Başsavcı Engin, Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'nde yaptığı basın açıklamasında, &lt;i&gt;Ergenekon Soruşturması&lt;/i&gt;na ilişkin soruşturmanın önemli bir bölümünün tamamlandığını ve iddianamenin hazırlanarak İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildiğini kaydetti. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Soruşturmanın üç cumhuriyet savcısı tarafından yapıldığını belirten Başsavcı, &lt;i&gt;Ergenekon Soruşturması&lt;/i&gt;na ilişkin iddianamenin 48'i tutuklu 38'i tutuksuz toplam 86 şüpheliyi içerdiğini bildirdi. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Başsavcı Engin, 1 Temmuz 2008 tarihinde yapılan operasyonda göz altına alınan Hurşit Tolon, Şener Eruygur ve Sinan Aygün'ün de aralarında olduğu şüphelilerle ilgili soruşturmanın halen devam ettiğini ve soruşturma tamamlandığında bununla ilgili ek bir iddianame verileceğini belirtti. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İddianamenin soruşturmanın kapsamı, şüphelilerin sayısının fazlalığı, teknik ve fiziki takipler ve aramalarda elde edilen yüz binlerce sayfa belge ve dökümanın yeni operasyonları gerektirmesi, bunların incelenmesi ve tasnifi, belgelerle ilgili yazışma yapılan kurumlardan cevap beklenmesi gibi nedenlerle hazırlanmasının çok uzun zaman aldığını belirten Engin, "441 klasör ekleri bulunan ve 2455 sayfadan oluşan bir iddianamenin tanzimi ve yazılması gibi zorunlu sebeplerle dava açılması bugüne kadar uzadı." dedi. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Suçlamalar&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Başsavcı Engin, 48'i tutuklu 38'i tutuksuz 86 şüpheli hakkında, &lt;i&gt;silahlı terör örgütüne üye olmak&lt;/i&gt;, &lt;i&gt;silahlı terör örgütüne yardım etmek&lt;/i&gt;, &lt;i&gt;cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmak veya görev yapmasını engellemeye teşebbüs&lt;/i&gt;, &lt;i&gt;Türkiye Cumhuriyeti hükümetine karşı halkı silahlı isyana tahrik&lt;/i&gt;, &lt;i&gt;patlayıcı madde bulundurmak, atmak ve bu suçları azmettirmek&lt;/i&gt;, &lt;i&gt;Danıştay saldırısına ve Cumhuriyet gazetesine patlayıcı madde atmak suçlarına azmettirmek&lt;/i&gt;, &lt;i&gt;devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etmek, kişisel verileri kaydetmek&lt;/i&gt;, &lt;i&gt;askeri itaatsizliğe teşvik&lt;/i&gt;, &lt;i&gt;halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik&lt;/i&gt; ve benzeri suçlardan iddianame düzenlendiğini kaydetti. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Başsavcı, haklarında dava açılan şüphelilerden her birine bu suçların tümünün isnat edilmediğinin de altını çizdi; ancak örgütte yönetici olarak nitelendirilen şüphelilerin, tüm bu suçlardan fail olarak yargılanmaları ve cezalandırılmalarının talep edildiğini belirtti. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Başsavcı Engin, 1 Temmuz 2008'de yapılan operasyonun yanısıra, geçtiğimiz yıl Nokta Dergisi'nde eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek'e ait olduğu belirtilen ve "Darbe Günlükleri" adı altında yayımlanan yazıların da iddianamenin kapsamı dışında olduğunu belirtti. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Tepkiler&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ergenekon iddianamesine ana muhalefetteki Cumhuriyet Halk Partisi'nden tepki geldi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay, &lt;i&gt;birilerinin, 'Ergenekon' soruşturmasıyla ilgili bilgi servisi yaparak, soruşturmayı yönlendirdiğini ve baskı oluşturduğunu&lt;/i&gt; öne sürdü. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Danıştay saldırısıyla ilgili Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin verdiği bir karar bulunduğunu, ancak iddianamede bu olayla ilgili ayrı bir bölüm açıldığını söyleyen Okay, &lt;i&gt;Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde yargılama sürecinde bir şeyler mi saklandı? Yoksa 13 aydır süren bu iddianame çerçevesinde Danıştay saldırısıyla ilgili olarak savcılık elinde bazı bilgiler vardı da onu mu gizledi?" diye sordu. &lt;br /&gt;&#13;&lt;/i&gt;
&lt;br /&gt;&#13;
Ergenekon iddianamesini değerlendiren AKP Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ ise, hükümetin soruşturma sürecine müdahalesinin söz konusu olmadığını savundu. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bozdağ, &lt;i&gt;Hükümet, soruşturmayı yönlendiremez. Böyle bir yetkisi yoktur. Yargı bağımsızdır. Tamamıyla Cumhuriyet savcılarının yönettiği bir süreçtir. Bunu söyleyenler, süreci mecrasından saptırmak isteyenlerdir.&lt;/i&gt; dedi. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>ergenekon, siyaset</category><pubDate>16 Jul 08 14:11:30 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/942/Ergenekon%20iddianamesi%20mahkemede%20</guid></item><item><title>YASAKÇI MÜDÜR GAZETECİYE KIZDI</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/1378/822/YASAK%C3%87I%20M%C3%9CD%C3%9CR%20GAZETEC%C4%B0YE%20KIZDI</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;YASAKÇI MÜDÜR GAZETECİYE KIZDI&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/0/5/6/7/105674.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Sil o görüntüleri !&lt;br /&gt;&#13;
Uludağ Üniversitesi (UÜ) Devlet Konservatuarı'nın mezuniyet töreninde başörtülü öğrenci yakınları kampüse alınmadı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bir başörtülü öğrenci yakınıyla tartışan Korservatuar Müdürü Prof. Dr. İsmail M. Göğüş, olayı görüntüleyen gazeteciye 'O görüntüleri sil, ben bu konularla ilgili gündeme gelmek istemiyorum' dedi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
UÜ Devlet Konservatuarı'nın merkez Yıldırım ilçesi 152 Evler Mahallesi Eski Eğitim Kampüsü'ndeki mezuniyet töreninde yine bildik görüntüler yaşandı. Yakınlarının mezuniyet sevinçlerine ortak olmak isteyen aileler okulun bahçesindeki törene büyük ilgi gösterdi. Konuklarını bahçe girişinde karşılayan UÜ Konservatuar Müdürü Prof. Dr. İsmail M. Göğüş, okul ikincisi olan yeğeninin mutlu gününde yalnız bırakmayan başörtülü bayanı bahçeden girişine izin vermedi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu söyleyen ve isminin açıklahnmasını istemeyen başörütülü bayan, okul ikincsi olan yeğeninin mutluluğuna şahit olmak için geldiğini, ancak törene alınmadığını kaydetti.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Başörtülü bayan ailesiyle birlikte geri dönerken Konservatuvar Müdürü Prof. Dr. Göğüş, olayı görüntüleyen CİHAN muhabirine "O görüntüleri sil, ben bu konuyla ilgili gündeme gelmek istemiyorum. Bayanı öğrenci zannettim, sonradan öğrendim öğrenci yakınıymış. Başörtüsünü çene altından bağlamasını izah ettim" diyerek kendini savundu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
CİHAN muhabiriyle uzun süre konuşan ve gergin olduğu gözlenilen Prof. Dr. Göğüş, muhabirden görüntüleri silmesini istedi. Muhabirin; 'Hocam ben sizin işinize saygı duyuyorsam siz de benim işime saygı duymalı ve işime müdahale edemezsiniz' demesiyle iyice gerilen Prof. Dr. Göğüş, tören boyunca gerginliğini gizleyemedi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
10 yıl önce konservatuara 36 kişi olarak başlayan ancak sadece 5 kişinin mezun oldğunu anlatan Prof. Dr. Göğüş; "Ben onların sadece bir hocası değil, adeta babaları gibiyim. 30 yıldır devlet adamıyım. Onların her türlü derdiyle ingileniyorum. Büyük sanatçılar yetiştirme gayretindeyiz" dedi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan tören, mezun öğrencilerin yaş kütüğüne anı plaketi çakmasıyla son buldu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
18.Haziran.2008 10:15:41
&lt;/p&gt;</description><category>yasakçılar, başörtüsü yasağı, başörtüsü zulmü, uludağ üniversitesi, mezuniyet töreni, siyaset, din, islam</category><pubDate>18 Jun 08 16:27:28 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/1378/822/YASAK%C3%87I%20M%C3%9CD%C3%9CR%20GAZETEC%C4%B0YE%20KIZDI</guid></item><item><title>Edip Akbayram'dan PKK'ya evet AK Parti'ye hayır !</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/1378/793/Edip%20Akbayram%27dan%20PKK%27ya%20evet%20AK%20Parti%27ye%20hay%C4%B1r%20%21</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;BELEDİYENİN AK PARTİLİ OLDUĞUNU ÖĞRENDİ, KONSERİ İPTAL ETTİ&lt;br /&gt;&#13;
PKK'ya evet AK Parti'ye hayır !&lt;br /&gt;&#13;
Edip Akbayram, Zonguldak'ın Ereğli ilçesinde sahne alacağı açıklanan konserini belediye AK Partili diye iptal etti.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Zonguldak'ın Ereğli İlçesi'nde, 18 Haziran'da düzenlenecek Çilek Festivali'nde sahne alacağı daha önce açıklanan Edip Akbayram'ın, belediyenin AK Partili olduğu gerekçesiyle konserini iptal ettiği öğrenildi. AK Partili Ereğli Belediye Başkanı Murat Sesli, "Sanatçının partisi olmaz. Bunu kendisine yakıştıramadık" dedi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ereğli Belediyesi, Ereğli'nin kurtuluşunun yıldönümü olan 18 Haziran'daki 'Çilek Festivali' için Gülşen ve Edip Akbayram ile anlaştı. Menaceriyle yapılan görüşme sonunda Edip Akbayram, festivalde sahneye çıkmayı kabul etti. Ancak ünlü sanatçının bugün konseri iptal ettiği öğrenildi. Edip Akbayram, yerel gazetelere yaptığı açıklamada; "Yüreği Atatürk sevgisiyle çarpan, aydınlık Ereğli halkını kucaklıyorum. AKP'li hiçbir etkinliğe katılmadığım için gelemiyorum. Beni hoşgörsünler" dedi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bir hafta önce Edip Akbayram'ın menajeriyle yapılan görüşme sonucunda anlaşma sağlandığını belirten Başkan Sesli, sanatçının AK Partili hiçbir belediyenin etkinliğine katılmadığını bilmediğini söyledi. Sanatçının bu davranışına anlam veremediğini söyleyen Sesli şöyle konuştu;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
"Sevgi, dostluk, evrensellik, kadeşlikten bahsediyoruz. Ancak şu duruma bakın. Sanatçının partisi olmaz. Nasıl belediye başkanının partisi yoksa, sanatçının da partisi yoktur. AK Parti, Ereğli'de yüzde 41 oy almıştır. Ereğli'nin tamamı AK Partili değildir. Burada sadece AK Partililer yaşamıyor. Konseri bütün Ereğli halkı izleyecek. Bunu yadırgıyorum. Böyle birşey olmaması lazımdı."&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
18 Haziran'ın ayrıca Ereğli'nin kurtuluş günü olduğunu da vurgulayan Başkan Sesli şöyle devam etti;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
"Ereğli'de, Kurtuluş Savaşı'nın ilk deniz savaşı yapıldı. Kurtuluş Savaşı'nda burada insanlar mücadele ettiler. Böyle bir günde sahneye çıkmak istememesini yadırgadık. Böyle bir şey olabilir mi? Ben AK Partiliyim. Ben partimden gurur duyuyorum. Ben Başbakanımdan gurur duyuyorum. Bu insanları, ülkeyi bölmek gibi bir şeydir. Biz Sezen Aksu'yu getirtiyoruz, İbrahim Tatlıses'i getirtiyoruz. Ama Edip Akbayram gelmiyor. Biz üzülmüyoruz. Ereğli'de sahneye çıkmak isteyen yüzlerce sanatçı var."&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Belediye AK Partili olduğu için konserini iptal eden Edip Akbayram'ın geçtiğimiz yıl verdiği bir konserde "Biji Serok Apo, Biji Öcalan" (Apo Çok Yaşa) sloganları atan kitleler, ellerinde bölücü örgüt PKK'nın sözde bayrakları ile coşmuştu. Ayrıca konserde teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın posterleri de elden ele dolaşmıştı.&lt;br /&gt;&#13;
12.Haziran.2008 17:57:20&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>edip akbayram, sahte sanatçılar, sanatçının gerçek yüzü, din düşmanlığı, siyaset, akp</category><pubDate>12 Jun 08 15:33:55 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/1378/793/Edip%20Akbayram%27dan%20PKK%27ya%20evet%20AK%20Parti%27ye%20hay%C4%B1r%20%21</guid></item><item><title>NE OLACAK ŞİMDİ ?</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/768/780/%20NE%20OLACAK%20%C5%9E%C4%B0MD%C4%B0%20%3F</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;  Sayın Başbakan bugünkü konuşmasıyla maalesef giderek eski siyaset esnafına benzemeye başladı.Ne yapardı demirel ve benzerleri çok konuşurlar,&lt;br /&gt;&#13;
güzel konuşurlar.Fakat gerçekte fiiliyatta hiçbir şey yapmazlardı.&lt;br /&gt;&#13;
 Recep Tayyip Erdoğan çok güzel konuşuyor.Ancak, sağ kesimin klasik&lt;br /&gt;&#13;
devlet ( derin ) ten marazi bir şekilde merhamet bekleme ; hiç bir zaman&lt;br /&gt;&#13;
kendi lehinde çıkmamış kararların kesin çıkacağını bekleme şeklindeki&lt;br /&gt;&#13;
düşünsel hastalığıyla konuşuyor.&lt;br /&gt;&#13;
  Ak parti anayasa değişikliğini yapmayacak .Anayasa mahkemesi, Ak Parti'yi tam olarak kapatacak.Recep Tayyip Erdoğan,bir şekilde tekrar bağımsız milletvekili adayı olacak.Fakat halkın hukunu korumayıp, mazlum&lt;br /&gt;&#13;
mağdur oyununa girdikleri için seçilmeye yeter oyu alamayacak.Ak Parti&lt;br /&gt;&#13;
devamındaki partinin de bu şekilde halk desteğinin kalmadığı ortaya çıkacak.Bu durumun ortaya çıkmasıyla eskiden kendisini candan destekleyen&lt;br /&gt;&#13;
medyanın  desteğini gerçekte zaten kaybetmiş olduğu gibi Aydın Doğan&lt;br /&gt;&#13;
ve diğer derin medyanın yoğun bir saldırısıyla hükümet ( Akp devamı olan )&lt;br /&gt;&#13;
erken seçime gitmek zorunda kalacak.Yapılacak seçimde de meclis dışı kalacaktır.Siyasi partilerin önümüzdeki birkaç yıllık durumu bu olacak.&lt;br /&gt;&#13;
  Şimdi gelelim sosyal ve genel siyasi geleceğe.Müslümanlar  siyasi ve demokratik haklarının demokratik yollarla verilmediğini gördükten sonra radikal eğilimler güç kazanacak ; demokratik eğilimler güç kaybedecektir.&lt;br /&gt;&#13;
Bu radikal eğilimler bu sefer Akp ,Sp gibi partilerin tabanlarınca da &lt;br /&gt;&#13;
makul çizgiye çekilemeyecektir.Hatta bu ve benzeri tabanlardan radikalizme &lt;br /&gt;&#13;
doğru artan bir ivmeyle kayış başlayacaktır.Bu durum karşısında akil &lt;br /&gt;&#13;
adamların sorunun çözümü yönünde hareket edeceklerini zannedenler ,&lt;br /&gt;&#13;
çıkacaktır.Fakat bunlar yanılacaktır.Ne o akil adamlar ne de ABD ve AB&lt;br /&gt;&#13;
bu sorunun çözümü yönünde adım atmayacaklardır.Tam tersine bunları &lt;br /&gt;&#13;
önlemek için yeni yeni gayri nizami harp merkezleri kuracak .Silah zoruyla &lt;br /&gt;&#13;
bu olayları önleyebileceklerini zannedeceklerdir.Ancak, bu yöndeki olaylar&lt;br /&gt;&#13;
günden güne artarak ülkeyi tam bir bilinmezliğe sürükleycektir.&lt;br /&gt;&#13;
 Ayrılıkçı bölücü hareketlere gelirsek.Doğu ve güneydoğuda &lt;i&gt;kahramanlık&lt;/i&gt;ından dolayı AKP  ye verilen destek yok olacak.Bu insanların&lt;br /&gt;&#13;
bir kısmı radikalizme bir kısmı da bölücü teröre destek olmaya yönelecektir.Doğu ve güneydoğudan hergün bir feryat bir ah işitilmeye başlayacaktır.&lt;br /&gt;&#13;
 Ülke bu halde devam ederken bazı eksik kafalar ancak askeri bir darbenin&lt;br /&gt;&#13;
ülkeyi bu kargaşa ortamından kurtarabileceğini ileri süreceklerdir.Bu durum karşısında askeri bürokrasinin en tepesinde bulunanlar, aşırı radikal&lt;br /&gt;&#13;
laikçi eğilimlere sahiplerse darbe yapmaya çalışacaklardır.Fakat bu darbe&lt;br /&gt;&#13;
teşebbüsü ordu içinde savaşa ve doğu güneydoğuda çok kanlı olaylara isyanlara sebebiyet verecektir.Eğer o tarihte ordunun başında bulunan laik&lt;br /&gt;&#13;
generaller aşırı radikal laikçi eğilimlere sahip değillerse , halkın darbeyi istemediği yerde biz darbe yapmayız ve yapamayız diyerek perde &lt;br /&gt;&#13;
gerisinden laikçi kesime destek vermeye devam edeceklerdir.&lt;br /&gt;&#13;
  Final: Sonuçta ne olacak.Onu da bu bahsettiğim olayların olduğunu görün&lt;br /&gt;&#13;
ondan sonra yazacağım.&lt;br /&gt;&#13;
      Felekmest&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
   &lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>ne olacak şimdi, siyaset, gelecek, siyasi geleceğimiz, akp, ak parti, adalet ve kalkınma partisi, demokrasi, radikalizm</category><pubDate>10 Jun 08 10:41:00 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/768/780/%20NE%20OLACAK%20%C5%9E%C4%B0MD%C4%B0%20%3F</guid></item><item><title>AK Parti'de YENİ EĞİLİM  Ek Savunma Verilmemesi</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/761/%20AK%20Parti%27de%20YEN%C4%B0%20E%C4%9E%C4%B0L%C4%B0M%20%20Ek%20Savunma%20Verilmemesi</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;  KAPATMA DAVASI İLE İLGİLİ SON GELİŞME&lt;br /&gt;&#13;
AK Parti'de YENİ EĞİLİM&lt;br /&gt;&#13;
AK Parti'de kapatma davası ile ilgili ek savunma verilmemesi yönünde eğilim olduğu bildirildi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra gözlerin çevrildiği AK Parti MYK toplantısı başladı. AK Parti MYK, Anayasa Mahkemesi'nin dünkü kararının ardından AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının ardından AK Parti alarma geçti. Parti yönetimi sonucu "kapatmanın işareti" olarak yorumlanırken, ek savunma verilmemesi yönünde eğilim oluştuğu bildirildi.&lt;br /&gt;&#13;
06.Haziran.2008 17:07:07&lt;br /&gt;&#13;
samanyoluhaber
&lt;/p&gt;</description><category>ak parti, akp, adalet ve kalkınma partisi, siyaset, haberler, recep tayyip erdoğan</category><pubDate>06 Jun 08 15:43:51 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/761/%20AK%20Parti%27de%20YEN%C4%B0%20E%C4%9E%C4%B0L%C4%B0M%20%20Ek%20Savunma%20Verilmemesi</guid></item><item><title>Yasak Kararına sevinenlere bir hatırlatma!</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/758/%20Yasak%20Karar%C4%B1na%20sevinenlere%20bir%20hat%C4%B1rlatma%21</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt; FİNALİ GÖRMEDEN KİMSE PAÇALARI SIVAMASIN!&lt;br /&gt;&#13;
Karara sevinenlere bir hatırlatma!&lt;br /&gt;&#13;
Üniversitelerde başörtüsü yasağını kaldıran düzenlemenin dün Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi sonrası zil takıp oynayanlara kritik uyarı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bu hadise burada bitmez; finali görmeden kimse paçaları sıvamasın!&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Anayasa Mahkemesi, başörtüsünün üniversitelerde serbest bırakılmasına ilişkin anayasa değişikliğini iptal etti ve yürürlüğünü durdurdu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Mahkemenin açıklamasında “Anayasa'nın 2, 4. ve 148. maddeleri gözetilerek” iptal yönünde karar verildiği vurgulanıyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bu ifadeler, her şeyden önce Anayasa Mahkemesi'nin yetkilerini aştığını gösteriyor!&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Anayasa'nın 148. maddesi diyor ki:&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
“Anayasa Mahkemesi kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve TBMM İçtüzüğü'nün Anayasa'ya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler. Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler.”&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Anayasa Mahkemesi Raportörü de raporunda mahkemenin “esasa giremeyeceğinin” altını çizmişti…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ne var ki, Anayasa Mahkemesi dünkü kararıyla şekil denetimiyle yetinmedi ve “esasa girerek” anayasa değişikliği düzenlemesini reddetti:&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Böyle bir “içtihat” Anayasa'ya aykırıdır!&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Mahkeme, bir yandan yetkilerini aşarken; diğer taraftan da Anayasa'nın “laik devlet ilkesi ile ilgili” 2. maddesine ve 4. maddedeki “değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez maddeler” hükmüne gönderme yaparak 10. ve 42. maddeler kapsamındaki anayasa değişikliği arasında fevkalade zorlama bir bağ kurdu!&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ezcümle, Anayasa Mahkemesi'nin üniversitelerde türbana geçit vermeyen kararı hukuka aykırıdır…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Dahası, bu kesinlikle siyasi bir karardır.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; * *&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;br /&gt;&#13;
“Mahkemenin türbana hayır” diyen kararı, sözünü ettiğim özellikler açısından 1 Mayıs 2007'deki 367 kararının tıpkıbasımıdır…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Anayasa Mahkemesi, “367 Hurafesi”ni 9-2'lik oylamayla “şart haline getirmiş”ti…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Dikkat buyurunuz, bu siyasi karar Gül'ün Çankaya'ya çıkması sürecini geciktirmiş, ancak engelleyememişti!&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ayrıca, Anayasa Mahkemesi 367 lehindeki kararından sadece iki ay sonra anayasa değişikliği paketi hakkındaki başvuruyu reddederken paketin içindeki 367'nin “aleyhine” bir karar vermişti!&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; * *&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;br /&gt;&#13;
Dünkü netice hakkında derinlemesine ve daha sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için elbette Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararını görmek gerekiyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Yine de mahkemeden yapılan kısa açıklama gerekçe hakkında kabaca bir çerçeve çizmiş bulunuyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Türban aleyhindeki karardan yola çıkarak Anayasa Mahkemesi'nin AK Parti hakkında da kapatma kararı vereceğini öngörenlerin sayısı dün itibarıyla biraz daha arttı…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bununla birlikte bir kez daha hiç kimseye “garanti kapatılacak” gibi yorumları tavsiye etmiyorum!&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Anayasa Mahkemesi üyelerinin “Kaybeden Statüko”ya nefes aldırmayı amaçlayan siyasi kararları, 367 örneğinde alasını yaşadığımız üzere sürpriz değil…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Unutmayınız, bu sürecin bir de finali var!&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bu sütunda daha önce “Eğer Türkiye'nin yeni gidişatını tersine çevirmekte ısrar ederlerse Bir Millet Uyanıyor adlı yerli film gösterime girer” demiştim. Bugün bu cümlemi daha da kuvvetli bir vurguyla hatırlatıyorum.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Son türban kararına imza atanların gücü Türkiye'yi geriye döndürmeye yetmez…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Filmin sonunu bekleyin, ne dediğimi göreceksiniz!&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
TAMER KORKMAZ/YENİ ŞAFAK&lt;br /&gt;&#13;
06.Haziran.2008 11:44:49
&lt;/p&gt;</description><category>başörtüsü kararı, anayasa mahkemesi, türban yasağı, Üniversitelerde başörtüsü yasa, haddi aşma, yetki aşımı, anayasa değişiklikleri, siyaset, yasama, yargı, hak, yetki</category><pubDate>06 Jun 08 15:33:12 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/758/%20Yasak%20Karar%C4%B1na%20sevinenlere%20bir%20hat%C4%B1rlatma%21</guid></item><item><title>Yargıtay bildirisine 'Kezban' yorumu</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/768/692/%20%20Yarg%C4%B1tay%20bildirisine%20%27Kezban%27%20yorumu</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;Yargıtay bildirisine 'Kezban' yorumu&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/0/3/2/1/103211.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bir zamanlar vicdanlı olabilmiş insanların bu gün yaptıklarına bakıp hemen kızmamalı, anlamaya çalışmalı. Kim bilir neler yaşıyorlar!...&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bulanık havanın dostları gözden kaçırılmamalı. O âlemde yaşananlar Tek Türkiye dizisinin Kezban tipinde saklı. Çünkü Kezban her yerde Kezban’dır. Sırtına yüklendiği yalan dolan argümanlarla gelip, hakikatin, doğrunun yamacına geçince çarpılır.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Yargıtay muhtırası, hükümet muhtırası derken, Danıştay’ın da gerilime dâhil olduğu bir zamanda nereden çıktı bu dost muhabbeti demeyin. Dost uyarısı yapanlar artmaya başladı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Allah dostun eksikliğini göstermesin. Dost gibisi var mı?&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Dost kılığına bürünerek gelenleri de sezme basireti versin. Beyaz taşları pirinç zannedip, dişleri kırma gafletinden esirgesin…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bulanık havanın dostları tamı tamına beyaz taş örneğine uyuyor. Geçmişi bilinmezse nereye gitmek istediğini kestirmek zor olur. Hele bir de “Ben ne dediğine değil, ne demek istediğine bakarım. Satırların arasında gizli manaları takip ederim. Yüz hatlarını, bakışların arkasını görerek hareket ederim.” ciddiyetinde bu tür konulara kendini kaptırmışlar varsa…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bir de bunların türlü türlü renge bürünmüş, girdiği her ortamın davulunu çalmış olanları vardır. Onların “dost uyarısı” kabilinden üstüne basa basa söylediği şeylerin maksadı hemen anlaşılır. Şahsı itibariyle güven vermekten uzak olduğu için, akıllara ilk anda “sırtında kimin davulunu taşıyor?” sorusu gelir. Tokmağı iki kere indirdiği zaman, sorunun cevabı da kendiliğinden çıkar ortaya. Fazla uğraşmaya gerek kalmaz.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Belli zamanlarda ihtiyaç duyulur bu tiplere ve işte o zaman meydanı doldururlar. İhtiyaç kalmayınca da kimse dönüp yüzlerine bakmaz bunların.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Yani STV’nin Tek Türkiye dizisindeki muhtar ile kızı Kezban’ın hikâyesini oynarlar.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Muhtarın aklı ve hilesi büyük, Kezban’ınsa çenesi düşük dili büyüktür. Birilerine mesaj ulaştırmak isteyen ya da oralarda neler olup bittiğini merak edenler hemen Kezban’ı çağırır yanına; işi bitince de azarlayıp uzaklaştırır.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Kezban için çağrıldığı zamanlar önemlidir; azarları saymaz. Lafı yetiştirmenin zevki yeter ona, gerisine bakmaz. Fitne çıkmış, ortalığı fesat kaplamış, insanlar birbirine girmiş, ne ehemmiyeti var! Hatta bir de şaşırıp “Allah Allah!.. Ne oldu ki?” diyerek sütten çıkmış ak kaşık rolü oynayabilir Kezban’lar…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bu da bir insan tipi işte…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ve havayı bulandıranlar Kezban’ları bir düdükle toplayıverirler. Sonra kulaklarına bir laf üfleyip, salarlar ortalığa…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Durmak, düşünmek, değerlendirip ona göre hareket etmek Kezban’ın hayatında hiç denemediği bir şey olduğu için başlar kendisine üfleneni ballandıra ballandıra anlatmaya…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İkiyi dört yapar, dördü on altı…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Kalağına üflenen bir cümle ile öyle şişer öyle şişer ki bir iğne ile gümleyeceğini hesap edemez hale gelir.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ağzı kulaklarında, şımarıklığın her türlüsü çizgi çizgi suratında belirirken bir de akıl oyunları yapmaya kalkar Kezban:&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
“Bak bilirsiniz ki, ben sizi severim. Başınıza bir şey gelmesin istemem.” diyerek son numarasını da gösterir.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bir zamanlar Ebu Süfyan, ne kadar Kezban tipinde adam varsa salmış hepsini Medine’ye… Zaman Hendek Savaşı öncesini gösteriyormuş. Medine’ye ulaşan, gözlerini parlatıp, yanakları al al olmuş vaziyette ağzından tükürükler saçarak veriyormuş dehşet haberini:&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Mekke öyle bir ordu kurdu ki, sormayın. Bütün kabileleri topladı. Her taraftan üzerinize gelecekler. Kaçın! Kendinizi kurtarın!...&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İşin ilginç tarafı, bu dehşet saçan adamların beklediği bir türlü olmamış. Aksine müminlerde, imanın tezahürleri ortaya çıkıyor ve olgunluk içinde şöyle diyorlarmış:&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
“Bize Allah yeter. O ne güzel vekildir.”&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Aynı durum Uhud Savaşı sonrasında da çıkmış ortaya. Savaşın nihayetinde elde ettikleri başarının müminlerde nasıl bir çöküntüye sebebiyet verdiğini öğrenmek isteyen Mekke çağırmış Kezban’larını ve salmış Medine istikametine…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Kırıta kırıta Medine’ye gelince bir de ne görsünler, sanki o şehitler bu evlerden çıkmamış. O acıyı bu insanlar yaşamamış. Herkes işinde, gücünde…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Belki de bu fotoğraf Mekke’nin hevesini kursağında bıraktı. Küçük Bedir’e gelemediler.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Küçük Bedir’in esprisi şu:&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
“Bedir’de siz yendiniz, Uhud’da biz… Bedir’de bir kere daha buluşalım. Son raund orası olsun.” denilmişti.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Hz. Peygamber ashabını alıp, Bedir’e gittiğinde Mekkelilerden eser yoktu!&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İşte böyle…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Kezban’ların nasıl geldiği değil, nasıl döndüğü daha önemli olur bazen…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Çünkü Kezban her yerde Kezban’dır.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Sırtına yüklendiği yalan, dolan, saptırma türünden argümanlarla gelip, hakikatin, doğrunun yamacına geçince çarpılırlar.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Yeter ki müminler mümin olsun. İmanına zulüm karıştırmasın. İhlasının ayarını korumayı başarsın…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;br /&gt;&#13;
Bulanık havanın cilveleri sadece Kezban vakalarıyla sınırlı kalmaz. Vicdanının sesini dinleyen, yeri geldiğinde güzellikleri alkışlamayı insanlığın gereği bilenlere de bire bir ilgi başlar bu zamanlarda…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Şerif Mardin Hoca’nın meşhur “mahalle baskısı” bu ilginin sonuçlarından birisiydi mesela ve o zaman kendimce bir değerlendirme yapmıştım. Mardin Hoca ilimin sınırlarını biraz zorlayarak maruz kaldığı aforozdan kurtulmak istemişti bana göre. Süreç ona da hatırlatılmıştı muhtemelen ve Hocanın ince anlayışına havale edilmişti. O da bir parça mümaşaat gösterince konu Kezban’ların marifetine havale edilmiş ve bir anda ortalık “mahalle baskısından” geçilmez hâle gelmişti.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Hocaya yapılan ne baskısıydı ki “patates baskısı mı?” Aşiret mi, klan mı, site baskısı mı?...&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Sadece Mardin Hoca değil, medya ve üniversite camialarından olup, linç dönemlerinde objektif davranmak üzere bir kere olsun linç edilmek istenenlerin görüşüne başvuranlar da baskıyla karşı karşıya olmalı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Olmalı diyorum çünkü sonuç ortada ama sebebi tahmin etme durumunda kalıyorum. Kendileriyle konuşma imkânı bulamadım.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Kendi hâllerine kalınca vicdanlarının sesini dinleyen bu insanlar son günlerde tam tersine işler yapmaya başladı. Havayı bulandırmak isteyenlerin bir kesimin üzerine boca edip, maksatlarına ulaşabilmek için ürettiği ne kadar iftira varsa hepsini tek tek sayarak bir nevi “pişmanlık bildirisi” yayınlıyorlar.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Özellikle Aydın Doğan Bey’i -muhtemelen yapmak istemediği bir işe yönlendirebilmek için- presleyen yazılar kaleme alıyor, olayları çarpıtıyorlar.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bazı meslektaşlar bu durumu “Doğan grubunun Yeniçağ’laşması” olarak adlandırdılar. Bence bu isimlendirme yanlış. Ben olsam gazete olarak “Cumhuriyet’leşmesi” derdim. Çünkü bu süreç Hasan Cemal Bey’in yazdığı Cumhuriyet kitabının akabinde yaşanan tartışmalar ve mektuplaşmalarla başlayarak bu güne geldi. Nereye varmak istediği de belli. Muhtemelen Aydın Doğan Bey bu tür militanca tavır ve davranışları hazmedemiyor ve direniyor. Kendi grubu içinden, bir zamanlar objektif tavırlar ortaya koymuş kişilere yazdırılan yazılarla direnci kırılmaya çalışılıyor. “Bak bir zamanlar onları destekleyenler bile fark etti, neler yazıyorlar” diyerekten yapılıyor bunlar.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
O yüzden diyorum ki, dikkat lazımdır. Bir zamanlar vicdanlı olabilmiş insanların bu gün yaptıklarına bakıp hemen kızmamalı, anlamaya çalışmalı. Kim bilir neler yaşıyorlar!...&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
HAMDİ YILMAZER - AKSİYON
&lt;/p&gt;</description><category>siyaset, bulanık hava, kurt, kezban, ebu sufyan, yargitay, demokrasi, Özgürlük, baskı</category><pubDate>28 May 08 11:18:33 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/768/692/%20%20Yarg%C4%B1tay%20bildirisine%20%27Kezban%27%20yorumu</guid></item><item><title>TANRILIK KOMPLEKSİ</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/768/684/%20TANRILIK%20KOMPLEKS%C4%B0</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;TANRILIK KOMPLEKSİ&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bir çeşit ruh deformasyonudur Tanrılık kompleksi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
"Kendini bilen Rabb'ini bilir" gerçeğinden uzaklaştıkça kendinden uzaklaşır insan; sonra kendini bilmeyen Rabbini bilmez hakikatiyle yüz yüze gelir. Haddini aşar beşer; aczini, fakrını unutuverir. &lt;br /&gt;&#13;
Sadece unutsa neyse; tevehhümlere kapılır ve kendinde olmayan güçlerin varlığıyla övünür. Gurur tekebbüre dönüştükçe "vahid-i kıyasi hükmünde" kendine bahşedilen ego, vehimle gerçeği birbirine karıştırır ve insan kendine bahşedilen nimetlerin altında ezilir. Kendisine tevdi edilen emanetlerin aslî sahibi gibi bir zaman sonra dizginlenemeyen bir arzuyla hükmetme şehvetine kapılır. Megalomaninin tavan yaptığı bir hezeyan noktasıdır bu. Aşırı benlik duygusu öyle belirleyici bir hal almıştır ki, her şeyi ve herkesi kontrol etme arzusu içinde debelenir durur insanoğlu. Kendini Tanrı gibi hisseder ve bu vehmi güçlendirecek her türlü telkin ve tedbire başvurur. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Yeni bir hastalık değil Tanrılık kompleksi. Kökü çok eskilere dayanıyor. Mitoloji, Tanrı özentilerinin ve efsanelerin gurur savaşlarıyla doludur. Meselenin özünde fani bir varlığın kendini baki sanması olduğu için dinî kitaplarda uzun uzun anlatılır bu kompleks. Mesela Nemrut'la Hz. İbrahim karşılaştığında İbrahim Peygamber, Allah'ın Yuhyî ve Yumît ismine dikkat çeker; yani hayatı veren de ölümü veren de Allah'tır. Nemrut, bu gerçeği kabul etme yerine iki köleyi çağırtır ve birini öldürüp diğerini bağışlayarak "Ben de hayatı ve ölümü verenim" der. İbrahim Peygamber, misalini Nemrut'un vehimlerinin yetişemeyeceği bir ufka taşıyarak, "Benim Rabb'im güneşin doğudan doğmasına, batıdan batmasına hükmediyor; sen de batıdan doğur" der. Nemrut'un söyleyeceği bir şey kalmamıştır; ancak Tanrılık kompleksinden yakasını kurtaramaz ve "kazanma kuşağında kaybeder". &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Kompleksin çağdaş yansımaları &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Firavun başka bir tiptir Tanrılık sendromu açısından. Hükmetmek onu çılgına çevirmiş, hayatın aslî gerçeklerinden koparmıştır. Musa Peygamber'in anlattığı hakikatleri dinleme yerine kendi dar mantığıyla diyalektik geliştirir. Kur'an bu tüyler ürpertici manzarada Firavun'un söylediklerini Kasas Sûresi'nde şöyle naklediyor: "Ey Haman! Benim için bir ateş yakıp tuğla pişir de bana bir kule yap. Belki Musa'nın ilahına çıkarım." Tanrılık kompleksi Firavun'un bütün dengelerini bozmuştur. Kalbini hükmetmenin azgınlığına o kadar kaptırmış ki Allah, Musa Peygamber'e, "Firavun'a git! Çünkü o çok azdı. De ki nasıl, arınmaya gönlün var mı?" Öyle yaptı Musa Aleyhisselam. Adamlarını etrafına toplayan diktatör şöyle haykırıyordu: "Ben sizin en yüce Rabb'inizim" (Naziat Sûresi / 24 ) &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Tanrılık kompleksinin Mukaddes kitabımızdaki örnekleri sadece siyasî iktidar çerçevesinde verilmiyor. İnsanı çığırından çıkaran bütün zaaflar (tuhaftır ki o zaaflar üzerine kurgulanıyor kibir ve enaniyet) misaller yoluyla temellendiriliyor. Mesela Karun. Zenginlik onun ruhunu fakirleştirmişti. Kendisine bahşedilen onca nimetin aslî sahibiymiş gibi ve o paha biçilmeyen mülke sonsuza kadar malikmiş gibi davrandı. "Ben kendi ilmimle kazandım" (Kasas/78) derken sadece kendi zenginliğinin altını çizmiyor, kendi iktisat bilgisini de vurgulayarak başka bir tekebbür karinesi buluyordu kendine... &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Aslında Tanrılık kompleksinin çağdaş yansımaları üzerinde ayrıca durmak gerekiyor. Çünkü bahsi geçen kompleksin her boğumuna günümüzde kolayca rastlamak mümkün. Hatta bazı meslekler için bu riskin daha yüksek olduğunu düşünenler var. Yaptığı işlerle aşırı övünen; sonra bununla yetinmeyip daha öte övgüler peşinde koşan insanoğlu, kendini beğenmekle başlayıp kendine tapınmaya kadar uzayan dikenli bir yolda yürüyor çoğu kez. Mesela bazı sanatçılarda bu sendromun görüldüğünü, "Bir adam yaratmak"la başlayan tehlikeli maceranın bir zaman sonra pek çok şey yaratma vehmine kadar uzanabileceğini ileri sürmek zor değil. Hatta ruh terbiyesine dair tekâmül seyrinin ihmal edilmesi oranında kendini yaratıcı gibi görmekle başlayan bir ruh bozukluğuna hükmetme hezeyanları da eklenebilir. Bu öngörüyü destekleyecek misaller azımsanmayacak kadar tutuyor çünkü. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Doktorlar için de aynı şey geçerli. İyi bir benlik analizi yapılmamışsa, varlığın gayesine dair ciddi bir tefekkür sancısı çekilmemişse vs., bir zaman sonra insan gerçek manasıyla kendini "hayatı devam ettiren" ya da "hayatı sona erdiren" gibi görebilir. Doğum ve ölüm arasında kurulmuş bir salıncakta med-cezir yaşayan hekim, şifanın kaynağına, hayatın manasına, ölümün sonrasına dair mütevazı bir yol bulamazsa vehimle gerçek, asılla gölgeyi birbirine karıştırabilir. Tanrılık kompleksinin en yoğun yaşandığı kişiler arasında seri katillerin yer alması boşuna değildir. Aklî dengesi bozuk bir adam kaç cinayet işlerse işlesin ona seri katil denemez; çünkü bu menfur suçu işleyen seri katilin kendine mahsus metotları, törenleri, teknikleri vardır. Aniden öfkesine mağlup olup ölüm saçan bir insan da katildir ama seri katil değildir; çünkü seri katil kendine bir misyon belirler. Can alırken hissettiği gücün Tanrı'ya özenme olduğunu düşündüren ipuçları bırakır bu caniler. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Maskeli ego savaşçıları &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Daha saymaya gerek yok. Pek çok meslek grubu Tanrılık kompleksine uygundur. Ölçü bir kere kaçmaya görsün; hükmetme güdüsü akla hayale gelmedik bahaneler kullanarak cinnete dönüşür. Siyasî arena bu işe çok yatkındır mesela. Diktatörlüğün aslî mazereti hükmetme şehvetinin dur-durak bilmeyen vehimleridir. İki dudak arasından çıkan bir kelimeyle insanların hayatına hükmedenlerin dengeyi korumaları sadece kalbî derinlikle temin edilemeyebilir. İnsanî ve vicdanî telkinlerin yanında sistematik kontrollerin yapılması, iktidarı paylaşmanın bir sisteme bağlanması gerekir. Demokrasi bu yüzden inandırıcıdır. Yetki paylaşımını ve denetlenme ihtiyacını giderecek yollar aradığı için demokrasinin gerekliliğine inanmıştır insanlar. O özellik kaybolunca sorunlar başka noktalara kayabilir. Toplumu derinden etkileyebilecek her meslek bir şekilde denetlenebilir ve şeffaf bir yapıya kavuşturulmalıdır. Yargı da öyle. Çünkü asıl hükmetmenin meşru kaynağı kanunlar çerçevesinde belli insanlara emanet edilmiştir. Emanet diyorum; çünkü bütün kararlar meşruiyetini kanunlardan alır. Bazen kanuna uygun olan, hukuka uygun sayılmayabilir. Kamu vicdanı bambaşka bir mecrada kendine yol bulur. Ma'şeri vicdan hadiseye kitabî bakmaz; halk, ne kanunlardan haberdardır; ne içtihatlardan. Düz bir mantıkla (aslında bir sezgiyle) hadiseleri kare kare inceler ve hükme varır; o hüküm bir zorlamaya ya da propagandaya teslim olmaz, kendine has bir sezgi vardır karşımızda. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bunalımlı dönemlerde kitle iletişim araçları önemli bir rol üstlenmiştir. Medya bu kadar sorumluluğu taşıyabilir mi? Hem evet hem hayır! Evet; çünkü kanunların kendine tanıdığı çerçeveye razı olur ve bağımsızlığını kimseye ipotek etmezse evet! Hayır; çünkü medya kendi işleyiş tarzı itibarıyla Tanrı kompleksine boyun eğmeye müsaittir. "Bir manşet attım..." diye başlayan övünme çizgisinden "Biz istemeden bu memlekette hiçbir şey yapılamaz" iddiasına kadar uzanan bir tekebbür silsilesinin izlerini bulmak mümkün bu meslekte. "Vaktiyle her başbakanın telefonuna çıkmazdım" diyen bir medya patronunun iktidar oyunu (power game) üzerine söyleyeceği çok şey olmalı. Bir medya sahibinin kendini Tanrı gibi görmesine şaşmamak lazım mesela. İktidarları alaşağı etme etkisini ve iktidarlar ihdas etme yetkisini kendinde bulan bir meslekte Tanrılık sendromu her an yaşanabilir. "Ben bu mevzuyu daha önce yazmıştım" diye başlayan basit atıflar, bir zaman sonra "Ben ne diyorsam o!" cümlesine dönüşebilir... &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Biliyorum; bu yorucu yazıyı okurken "Nereden çıktı bu Tanrılık kompleksi" diye soruyorsunuz. İtiraf etmem gerekiyor ki Türkiye'de bugün egolar çarpışıyor. Bu çatışma maskelerle yapılıyor. Kimi zaman kutsanmış ideolojilerle; kimi zaman dokunulmaz kavramlarla icra ediliyor bu amansız ve anlamsız savaş. Bazen kişisel bir kavgaymış havası veriliyor, bazen de kurumsal kimliklerin arkasına saklanılıyor. İyi niyetli yaklaşımlara, kendini aşan açılımlara ihtiyaç duyuldukça pohpohlanmış eneler devreye giriyor ve hükmetme ihtirasıyla adeta Tanrıcılık oynanıyor. Ve maalesef bazı meslekler bu işe çok müsait. Siyasetçinin sınavı da, askerin imtihanı da, yargının kaderi de, medyanın geleceği de bu zor günleri başarıyla aşmasına bağlı. Tanrılık kompleksini bir kenara bırakarak asgari müşterekler bulmak, hayatı paylaşarak zenginleştirmek, farklılığı yükselme vesilesi yapmak varken; "Hükmeden benim!" diye dayatma yapmak bu ülkeyi uçurumun kenarına getirdi. Bu kritik noktada kavgayı körükleyen herkes ama herkes, tarihe kendi hakkında kötü bir not düşecek ve kamu vicdanında derin bir yara açacak yaralayacak. Temel hak ve özgürlükler zemininde şeffaf bir yapı ve denetlenebilir bir çerçeve yakalamak, krizi her fırsatta dönüştürmenin biricik yolu. Bunu yapacak güç var bu ülkede; yeter ki kişisel ya da kurumsal kibir ve gururlar bir kenara bırakılabilsin... &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
26.Mayıs.2008 07:17:28
&lt;/p&gt;</description><category>tanrılık kompleksi, ekrem dumanlı, siyaset, demokrasi, gurur, tekebbür</category><pubDate>26 May 08 18:27:43 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/768/684/%20TANRILIK%20KOMPLEKS%C4%B0</guid></item></channel></rss>
