<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!--RSS generated by Flaimo.com RSS Builder [2009-12-25 03:55:21]-->
<rss version="2.0"><channel><docs>http://felekmest.mylivepage.com</docs><link>http://felekmest.mylivepage.com</link><description>haydar :: MyLivePage</description><title>haydar</title><image><title>haydar</title><url>http://avatar014.mylivepage.com/chunk14/319926/11.gif</url><link>http://felekmest.mylivepage.com</link><description>haydar :: MyLivePage</description></image><category>Communications</category><ttl>60</ttl><item><title>YILIN KAYBEDENİ! İSTİFA ET!!</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/1378/1008/YILIN%20KAYBEDEN%C4%B0%21%20%C4%B0ST%C4%B0FA%20ET%21%21%20</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;YILIN KAYBEDENİ! İSTİFA ET!! &lt;br /&gt;&#13;
    &lt;br /&gt;&#13;
 Anayasa Mahkemesi verdiği kararla İDDİANAME'ni yeterli bulmadı! Sana Google Savcısı dediler! Adaletin onuruyla oynadın! Kaybettin! İstifa Et! &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Yılın kaybedeni Yargıtay Başsavcısı! &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Anayasa Mahkemesi'nin AK Parti hakkkında açılan kapatma davasını 6'ya 5 oyla reddetti. Kapatma için en az 7'ye 4 oy çoğunluğu gerektiği için AK Parti kapatılmadı. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;i&gt;DERRHAL İSTİFA ET' SESLERİNİ DUYAR GİBİYİZ &lt;br /&gt;&#13;&lt;/i&gt;
&lt;br /&gt;&#13;
Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya hazırladığı iddianamede AK Parti'nin 'laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğu için' kapatılmasını istemişti.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ancak Anayasa Mahkemesi'nin verdiği karar Başsavcı Yalçınkaya'nın iddianamesinin yeterli bulunmadığı şeklinde yorumlanıyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Yalçınkaya'nın bu karardan sonra çeşitli çevrelerce istifaya davet edilebileceği şimdiden tahmin ediliyor. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
 &lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>başsavcı, istifa, akp, kapatma, anayasa mahkemesi</category><pubDate>31 Jul 08 06:13:22 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/1378/1008/YILIN%20KAYBEDEN%C4%B0%21%20%C4%B0ST%C4%B0FA%20ET%21%21%20</guid></item><item><title>'NEREDE KALMIŞTIK' DİYEREK DEMOKRASİ VE GELİŞME HEDEFİNE DÖNÜK YOLUMUZA DEVAM</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/768/1007/%27NEREDE%20KALMI%C5%9ETIK%27%20D%C4%B0YEREK%20DEMOKRAS%C4%B0%20VE%20GEL%C4%B0%C5%9EME%20HEDEF%C4%B0NE%20D%C3%96N%C3%9CK%20YOLUMUZA%20DEVAM</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;'NEREDE KALMIŞTIK' DİYEREK DEMOKRASİ VE GELİŞME HEDEFİNE DÖNÜK YOLUMUZA DEVAM&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Türkiye bugün daha güçlü, daha istikrarlı&lt;br /&gt;&#13;
Türkiye'nin istikrarından ve gelişmesinden yana olan hem içerideki hem dışarıdaki herkes bir nefes almıştır&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Anayasa Mahkemesi'nin önündeki kapatma kararı istemine adeta "oldu-bitti" diye bakanların duyduğu hayal kırıklığının çapını da, bu arada tabii unutmamak gerekiyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ancak özellikle AK Parti'ye bir "uyarı" niteliği taşıyan Hazine yardımı kesilmesi kararının, başta Başbakan Erdoğan olmak üzere, tüm iktidar kadroları tarafından ciddiye alınması gerekiyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
AK Parti'yi kapatmayan yargıçlar, bu kararla, AK Parti'nin bundan sonraki görüntüsü konusunda da bir çeşit "ihtar" vermişlerdir.&lt;br /&gt;&#13;
Dileriz bu gerçeklerin ışığında, Türkiye'deki kamplaşmanın nedenleri arasındaki AK Parti'nin sorumluluğuna düşen alanlarda, daha özenli ve bilinçli davranılır.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Anayasa Mahkemesi'nin kararı, bu yüksek yargı organının da toplumdaki güvenilirliğine katkı sağlamış olmaktadır.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bazı iddiaların aksine, bu kararla yüksek yargıçların önyargılı ve saplantılı olmadığı da böylece kanıtlanmıştır. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Şimdi artık "Nerede kalmıştık" diyerek demokrasi ve gelişme hedefine dönük yolumuza devam edebiliriz.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bu yolda refahın yaygınlaştırılması, AB'ye uyum çalışmalarının tamamlanması, iç ve dış barışın kalıcı hale getirilmesi var.&lt;br /&gt;&#13;
Özetle bugünün Türkiye'si, dünün Türkiye'sine göre "Öngörülebilir" ve "İstikrarına güvenilir", demokratik ve laik bir ülke konumundadır.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Şimdi Başbakan Erdoğan'ın, 22 Temmuz seçim gecesi söylediği gibi "Tüm toplumun Başbakanı" olmasını bekliyoruz.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
MEHMET BARLAS- SABAH&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>akp, kapatma, kapatılamama, zafer, demokrasininn zaferi</category><pubDate>31 Jul 08 06:08:33 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/768/1007/%27NEREDE%20KALMI%C5%9ETIK%27%20D%C4%B0YEREK%20DEMOKRAS%C4%B0%20VE%20GEL%C4%B0%C5%9EME%20HEDEF%C4%B0NE%20D%C3%96N%C3%9CK%20YOLUMUZA%20DEVAM</guid></item><item><title>Türkiye'de Yaşananlar Bir Pentagon Darbesidir</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/768/811/T%C3%BCrkiye%27de%20Ya%C5%9Fananlar%20Bir%20Pentagon%20Darbesidir%20%20</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;Türkiye'de Yaşananlar Bir Pentagon Darbesidir  &lt;br /&gt;&#13;
  &lt;br /&gt;&#13;
  &lt;br /&gt;&#13;
Yeni Şafak Dış Politika Yazarı İbrahim Karagül, Türkiye'de yaşanan siyasal gelişme ve krizlerin arkasında ABD'nin bulunduğunu....  &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
17/06/2008 &lt;br /&gt;&#13;
 &lt;br /&gt;&#13;
 &lt;br /&gt;&#13;
 &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Yeni Şafak Dış Politika Yazarı İbrahim Karagül, Türkiye'de yaşanan siyasal gelişme ve krizlerin arkasında ABD'nin bulunduğunu belirterek, büyük bir senaryonun olduğunu ve Türkiye'de çok şeylerin değişeceğini yazdı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İbrahim Karagül'ün Ankara'da Pentagon darbesi! başlıklı yazısı&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Cümleler ne kadar tanıdık! İsimler, yöntemler, kullanılan araçlar ne kadar da aynı.. Bölgemizde her büyük operasyondan önce Türkiye'de derin bir iç dizayn çalışması yapılır. Bu yapılırken çoğunlukla aynı kurumlar, aynı kişiler kullanılır, aynı yöntemler tekrar denenir. Yıllardır bilmemize rağmen, defalarca tecrübe etmemize rağmen inanırız, etkileniriz, gaza geliriz, oyuna geliriz ve bu ülkeyi, kendi ülkemizi kendi ellerimizle mahvetmekten çekinmeyiz. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
ABD'nin İran gündemiyle Türkiye'deki iç siyasi kriz birbirine ne kadar bağımlı, fark etmiyor muyuz? İran'a saldırı kampanyasını yürütenlerle Türkiye'de sert ya da yumuşak askeri müdahaleyi provoke edenler aynı güçler. Türkiye ve İran için birbirine paralel, birbirini tamamlayan bir strateji izliyorlar. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Türkiye'de çokça tanınan RAND Corporation, ABD Savunma Bakanlığı'na (Pentagon) bir rapor hazırlamış: “Türkiye'de Siyasal İslam'ın yükselişi…” Doğrudan Türkiye'nin bugünkü iç siyasi krizini içeren, geleceğine ilişkin öngörülerde bulunan 135 sayfalık bir rapor. Türkiye için on yıl içinde gerçekleşebilecek dört senaryo çiziyor: AK Parti'nin AB eğilimli bir yol izlemesi, sinsi İslamlaşma, partinin yargı tarafından kapatılması veya askeri darbe… &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
“Darbe” öncelikle yumuşak enstrümanlarla yapılacak, bütün kartlar tüketildiğinde ise doğrudan müdahaleye sıra gelecek. Şu anki krizin laik-İslamcı çatışması olmaktan ziyade merkez ile çevre arasındaki iktidar mücadelesi olduğunu vurgulayan raporda, yine de bütün iddialar “İslam tehdidi” üzerine kurgulanmış. Aynı kuruluşun daha önce hazırladığı raporlar, yakın çevremizde yüz binlerce insanın ölümüne yol açtı. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Mesela yine RAND tarafından hazırlanan ve bu tarz araştırmalara yılda 100 milyon dolar ayıran muhafazakar Smith Richardson Vakfı'nın finanse ettiği “Sivil Demokratik İslam: Ortaklar, kaynaklar ve stratejiler” 2003 tarihli çalışmaya bakalım: &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
“Anti-emperyalist ve sosyalist düşüncelerinden dolayı laiklere güvenilmez. Fundamentalistlere ve geleneksel Müslümanlara da. Fundamentalist ve gelenekseller arasında oluşabilecek bir yakınlık kesinlikle engellenmeli. Hatta birbirleriyle savaşmaları teşvik edilmeli. ABD ve Avrupa için güven telkin edilenler sadece, kitleleri yönlendirmede Kur'an'ı sınırlandıran modernist Müslümanlardır. Bu grup desteklenmelidir. “ &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bu cümleler o rapordan… Bir iç çatışma senaryosu olarak hazırlanmış. Belli oranda da uygulandı. RAND, çalışmayı hazırlamadan önce Pentagon'a aynı konuda bir brifing vermişti. Müslümanlar kategorilere ayrılıyor derin ve uzun süreli bir iç çatışmalar zinciri öngörülüyordu. Senaryo şöyleydi: &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
1- Önce modernist ve laik Müslümanları destekle. 2- Geleneksel Müslümanları fundamentalistlere karşı destekle. 3- Fundamentalistlerle savaş. 4- Seçici bir şekilde laikleri destekle. 5- Batılı İslam tezini destekle. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Aynı kuruluş, 15 Aralık 2004'te “U.S.Strategy in the Muslim World After 9/11” başlıklı 567 sayfalık başka bir rapor hazırladı. Bir önceki çalışmayı hazırlayan isimlerin imzasıyla. ABD Hava Kuvvetleri tarafından sipariş edilen çalışma tam bir kaos senaryosuydu. Bu sefer tez Müslüman entelektüeller, akademisyenler, kanaat önderleri ve sivil toplum örgütleri üzerine kurulmuştu. İki ana tez vardı: 1- Şii-Sünni ayrımı, 2- Arap-Arap olmayan ayrımı. İslam dünyası için derin bir çözülme, ayrıştırma, fraklılaştırma ve çatıştırma öngörüyor/du. Belli oranda uygulandı, uygulanıyor. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Çalışmalar, büyük oranda Pentagon, Dışişleri ve CIA'nın ihtiyaçları için hazırlanıyor, bu kurumlar tarafından finanse ediliyor. Bu son derece normal bir şey. Ama nasıl uygulandıklarını hiç izlemiyoruz. Dikkatle izlendiğinde birçok şeyin söz konusu senaryolara göre şekillendiği fark edilecektir. Yine dikkatle izlendiğinde, sadece tartışmakla yetindiğimiz bu “proje”lerin bizlere ne ağır bedeller ödettiğini anlamaktan yoksunuz. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İran'a saldırı için ABD'yi tahrik eden İsrail adına kamuoyu oluşturan isimlere bakın. Gazetelerde ve televizyonlarda İsrail aşırı sağı adına inanılmaz iddialarla gündemde yerlerini koruyorlar. Middle East Forum adlı taşeron kuruluş üzerinden Batı'yı ve dünyayı “bir büyük tehdit”e karşı harekete geçiriyorlar. Daniel Pipes gibi hayatını İslam'la savaşa adamış, entelektüel pazarda at koşturan bir Mossad mensubu, Michael Rubin gibi yine İsrail istihbaratına çalışan bir neocon ırkçı ve daha onlarca isim, bu coğrafyayı kana bulayacak senaryoların tetikçileri olarak çalışıyor. Onlara kalsa Türkiye dahil her Müslüman ülkeyi iç savaşlara sürükleyecekler. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İran'a karşı kampanyayı yürüten güçler ve tetikçileriyle AK Parti'nin tasfiyesi için üç yıldır kampanya yürüten güçler ve tetikçilerinin aynı olması size bir şey ifade etmiyor mu? Aynı güçlerin bugünlerde “uzman müsveddeleri”ni gece gündüz çalıştırmaları sizde bir endişeye neden olmuyor mu? Üç ihtimal var ortada: &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
1- Tasfiye edilmekle tehdit edilen AK Parti'yi hem İslam'la arasına mesafe koymaya zorlamak hem de İran ihalesine razı etmek. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
2- “Siyasal İslam tırmanışta” paranoyası ile merkez iktidarı ellerinde tutanları AK Parti üze-rine saldırtıp çıkacak iç çatışmada onları yanlarına çekmek. Böylece hem iktidar değişimi hem de İran'a karşı etkin bir müttefik bulmak. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
3- “İslamcı tehdit” paranoyası yayarak, bu çevrelerin İran'la ittifak yapacağı hezeyanlarını ortaya atarak kamuoyunu İran korkusuna karşı hizaya sokmak… &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bir büyük senaryo var önümüzde ve bu Türkiye'de çok şey değiştirecek…Neden “Ankara'da Pentagon Darbesi” dediğim ortada!&lt;br /&gt;&#13;
 &lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>pentagon, abd, darbe, dış güçler, kuklalar, akp, kapatma, anayasa mahkemesi</category><pubDate>17 Jun 08 19:32:32 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/768/811/T%C3%BCrkiye%27de%20Ya%C5%9Fananlar%20Bir%20Pentagon%20Darbesidir%20%20</guid></item><item><title>Cumhurbaşkanımız Abdullah  Gül'den Mahkeme'ye veto gibi tavır</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/36551/%20%20%20%20%20Cumhurba%C5%9Fkan%C4%B1m%C4%B1z%20Abdullah%20%20G%C3%BCl%27den%20Mahkeme%27ye%20veto%20gibi%20tav%C4%B1r</link><description>&lt;p&gt;CUMHURBAŞKANIMIZ GÜL YARGILANMAYI REDDETTİ&#13;
Gül'den Mahkeme'ye veto gibi tavır&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/0/5/5/5/105551.jpg" border="0" alt="" /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
AK Parti aleyhindeki davaya dahil edilmesini ve hakkındaki parti yasağı talebini Anayasa'ya aykırı bulan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül savunma yapmayacak.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Taraf Gazetesi'nin haberine göre Cumhurbaşkanı'nın "vatana ihanet" dışında bir iddiayla suçlanamayacağı kuralından hareket eden Gül, Anayasa Mahkemesi'nde savunma yapmamaya karar verdi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu karar, öncelikle Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın AK Parti aleyhindeki davasına Cumhurbaşkanı Gül'ü dahil etmesinin, ardından da Anayasa Mahkemesi'nin davayı Gül yönünden de kabul etmesinin "Anayasa'nın ihlali" anlamına geldiği görüşüne dayanıyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Çankaya Köşkü yetkililerine göre, "Cumhurbaşkanı Gül, kapatma davasıyla yaratılan bu hukuksuzluğun parçası olmamak için savunma yapmayı reddediyor."&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Cumhurbaşkanı'nın savunma yapmama kararını ve gerekçelerini Tarafa anlatan iki Çankaya Köşkü yetkilisi de, Gül'ün yargılanmasına ilişkin kararın "Anayasa'ya aykırı" olduğunu, Gül'ün savunma yaparak "Cumhurbaşkanlığı makamını Anayasa'ya ayları bir süreç içine sokmak istemediğini" vurguladılar.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gül'ün hukukçu kurmaylarıyla geçen hafta sonu Çankaya'da bir toplantı yapıp savunmasına ilişkin yönlendirici bilgi ve belgeleri AK Parti'ye gönderdiği yönündeki haberler de bu kaynaklarca yalanlandı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Köşk'ün hukuk işlerinden sorumlu bir yetkilisi, "Cumhurbaşkanı'ndan partiye talimat gitmedi" dedi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Aynı kaynak, Gül'ün dışişleri bakanlığı dönemindeki hak ve özgürlüklerin genişletilmesinden yana bir konuşmasını suç unsuru sayan iddianamenin "hukuki bir zemin üzerine oturmadığını" ve bu durumun Cumhurbaşkanı'nın savunma yapmaktan imtina etmesinin diğer bir gerekçesi olduğunu açıkladı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AK Parti'nin üç ana klasörde topladığı savunma metninde Cumhurbaşkanı Gül'le ilgili bir bölüm yok.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Böylece, dava sürecinde, Gül aleyhindeki iddiaların yanıtlandığı tek yer, AK Parti'nin 30 Nisan 20Û8'de, Yargıtay Başsavcısı'nın iddianamesine karşı Anayasa Mahkemesi'ne sunduğu ön cevaplarla sınırlı kalacak.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Söz konusu metnin 68 ile 74. sayfalan arasındaki "Tarafsız Cumhurbaşkanı siyasi parti davasına dahil edilemez" başlıklı bölümde, iddianamenin Gül hakkındaki kısmının Anayasa'ya aykırılığı üzerinde durulmuş; ayrıca Cumhurbaşkanı'mn dışişleri bakanlığı görevi sırasındaki beyan ve genelgeleri nedeniyle suçlanmasının yasalara uygun olmadığı vurgulanmıştı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AK Parti aleyhindeki davanın Abdullah Gül yönünden kabulü Anayasa Mahkemesi'ni bölmüş; karar Haşim Kılıç, Sacit Adalı, Serdar Özgüldür ve Serruh Kaleli'nin karşı oylarına rağmen dörde karşı yedi oyla alınmıştı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Karara katılmayan üyelerin tezi, "Anayasa'nın 105. maddesine göre, Cumhurbaşkanı'nın resen imzaladığı kararlar ve emirler aleyhine Anayasa Mahkemesi dahil yargıya başvurulamayacağı, Cumhurbaşkanı'nın daha önceki sözlerinden dolayı bir partinin sorumlu tutulmasının da Anayasa'nın 104. ve 105. maddelerine aykırı olduğu" yönündeydi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Karara muhalif üyeler, "Devletin başı olan bir kişinin sözleriyle bir partinin kapatılmasına neden olduğunu söylemek Cumhurbaşkanının sorumsuzluk ilkesine uymaz" diyerek iddianamedeki sorumluluk kabulünün Anayasa'nın 101. maddesine aykırı olduğuna da işaret etmişlerdi. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
17.Haziran.2008 11:12:08&#13;
 samanyoluhaber.com
&lt;/p&gt;</description><category>cumhurbaşkanı, abdullah gül, dava, kapatma, veto, onur, gurur, Şeref, akp, adalet ve kalkınma partisi</category><pubDate>17 Jun 08 18:32:17 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/36551/%20%20%20%20%20Cumhurba%C5%9Fkan%C4%B1m%C4%B1z%20Abdullah%20%20G%C3%BCl%27den%20Mahkeme%27ye%20veto%20gibi%20tav%C4%B1r</guid></item><item><title>AKP'den Sürpriz Öneri   09/06/2008 ( 16:03 )</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/1378/772/%20AKP%27den%20S%C3%BCrpriz%20%C3%96neri%20%20%2009%2F06%2F2008%20%28%2016%3A03%20%29</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;Anayasa Mahkemesi'nin üniversitelerde türban serbestisinin yürütmesini durdurmasına AK Parti'den sürpriz bir öneri geldi. TBMM Adalet Komisyonu Başkanı AKP'li Ahmet İyimaya, Anayasa Mahkemesi'nin türban konusunda verdiği kararla yetkilerini aştığını ve Anayasa'yı ihlal ettiğini belirterek radikal bir teklif sundu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İyimaya, Anayasa Mahkemesi kararlarının askıya alınması önerisinde bulundu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
CHP ise bu teklife yanıt vererek teklifi sert bir dille eleştirdi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İşte İyimaya'nın öneri taslağı:&lt;br /&gt;&#13;
Taslağa göre, TBMM, üye tam sayısının en az üçte birinin yazılı teklifi ve beşte üçünün gizli oyu ile Anayasa Mahkemesinin iptal ve itiraz davalarına ilişkin kararları ile yürürlüğü durdurma kararlarını askıya alabilecek.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Askıya almak için, Anayasa Mahkemesi kararının Anayasaya açıkça aykırı olması, dürüst yorum ilkeleri ile bağdaştırılamaması, temel normun birden fazla anlam içermesi yahut kararda kanun yada Anayasa koyucu gibi davranılmış olması hallerinden birinin gerçekleşmesi şart olacak.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Milletvekillerinin özlük hakları ile Anayasanın ikinci kısmının ikinci ve dördüncü bölümlerinde ve usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalarda yer alan temel hak ve hürriyetlerin geliştirilmesine ilişkin Anayasa Mahkemesi kararları askıya alınamayacak.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Askıya alma teklifinin, Anayasa Mahkemesi kararının yayımını izleyen 10 gün içinde TBMM'ye verilmiş olması ve en geç 3 ay içinde sonuçlandırılması gerekecek.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Askıya alma teklifinin sonuçlandırılmasına ilişkin TBMM kararları, Resmi Gazetede yayınlanacak.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Askıya alma kararı, Anayasa Mahkemesi kararını bütün hüküm ve sonuçları ile ortadan kaldıracak.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Mahkeme kararında denetlenmiş olan kanun ve kanun hükmünde kararname, hiçbir işlem gerekmeksizin, yürürlüğünü sürdürecek.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Askıya alma kararının üzerinden 5 yıl geçmedikçe, Anayasa Mahkemesi aynı kuralı yeniden denetleyemeyecek.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Anayasa Mahkemesi kararları, Resmi Gazetede yayımından itibaren 10 gün geçmedikçe yürürlüğe giremeyecek. Süresinde verilen askıya alma teklifinin 3 ay içinde sonuçlandırılmaması yahut reddi halinde Anayasa Mahkemesi kararı derhal yürürlüğe girecek.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Anayasa Mahkemesi kararları yasama ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacak.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
AK Parti'li İyimaya, konuyla ilgili yazılı açıklamasında da Anayasa Mahkemesinin anayasa değişikliklerini esastan iptal etmesi kararının, Türkiye'de var olan Anayasa Mahkemesi krizini bütün boyutları ile somut şeklide görünür kıldığını savundu. Anayasanın TBMM'ye tanıdığı, “Tali kurucu iktidar yetkisi”nin, Yüksek Mahkemenin bu kararı ile pratik olarak sona erdiğini ileri süren Ahmet İyimaya, şunları kaydetti:&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
“Krizin asli muhatabı, iktidarı ve muhalefeti ile siyaset kurumudur. Siyaset kurumunun ortak bir refleks geliştirmesi, suçlayıcı demeçlerle yetinmemesi; demokratik ve anayasal sorumluluğunun kaçınılmaz gereğidir.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Tanımlanan görev tarifleri içinde egemenlik (yasama-yargı) çatışması, kabul edilebilir ve makul bir durum olarak nitelenemez.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Aynı anayasa ve adalet vatanında yaşayan sorumlu bir kişi olarak, çözüm yolunda geliştirdiğim bir öneriyi, 'Askıya alıcı veto'yu kamuoyu ile paylaşıyorum.”&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; * *&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;br /&gt;&#13;
CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay, AK Parti Ankara Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya'nın, Anayasa Mahkemesi kararlarının askıya alınması önerisini, "İyimaya, sağ eliyle sol kulağını, başının üzerinden göstereceğine, doğrudan 'Anayasa Mahkemesi kuralları uygulanmaz, mahkeme lağvedilmiştir' diye bir teklifte bulunursa, belki sorunu çok daha kolay aşar" diye değerlendirdi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Parlamentoda gazeteciler ile sohbet toplantısında Okay, AK Parti Ankara Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya'nın, Anayasa Mahkemesinin kararlarının askıya alınması önerisine ilişkin değerlendirmede bulundu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Türkiye gündemini yeniden karıştıracak, yeni tartışmalar açacak, gerilim yaratacak bu tür önermelerle Türkiye'nin meşgul edildiğini savunan Okay, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ya bu Anayasayı içimize sindireceğiz ya sindirmeyeceğiz. Herkes bu Anayasaya sadakat yemini ettiğine göre, bu Anayasa içinde çözüm önerisinde bulunması lazım. Türkiye'de, yoğun bir şekilde böylesine ham projelerle gündem dolduruluyor ve bunlar tartışılıyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bu öneri, hukuk devletini, kuvvetler ayrılığını ortadan kaldırmaya yönelik, yargı üzerinde, yasamanın tahakkümünü oluşturacak bir öneridir. AKP'li değerli siyaset adamları, ülke gündemini böylesine altı boş, kimi tartışmalarla doldurmak istiyorlar. Türkiye'nin gerçek gündeminin konuşulmasını önlüyorlar." şeklinde konuştu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
HABERALEMİ
&lt;/p&gt;</description><category>akp, başörtüsü, kapatma, anayasa mahkemesi, yetki aşımı, demokrasi, siyasete saldiri, işgal, Ülkenin işgali</category><pubDate>09 Jun 08 14:01:42 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/1378/772/%20AKP%27den%20S%C3%BCrpriz%20%C3%96neri%20%20%2009%2F06%2F2008%20%28%2016%3A03%20%29</guid></item><item><title>AK PARTİ'NİN MASASINDAKİ 6 SEÇENEK</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/769/%20AK%20PART%C4%B0%27N%C4%B0N%20MASASINDAK%C4%B0%206%20SE%C3%87ENEK</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;AK PARTİ'NİN MASASINDAKİ 6 SEÇENEK&lt;br /&gt;&#13;
İşte AK Parti'nin yeni stratejileri&lt;br /&gt;&#13;
AK Parti'de son günlerde yaşananlardan sonra tedavülden kaldırılan anayasa değişikliği ve erken seçim gibi seçenekler yeniden gündeme gelmeye başladı. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
AK Parti'de baskın seçimden genel, yerel ve refarandum sandığının yer aldığı üç sandığa, Anayasa değişikliğinden kapatma davası sürecinin uzatılmasına dek birçok seçenek tartışılıyor. Anayasa Mahkemesi'nden çıkan başörtüsü kararı son dönemde partinin kapatılmayacağına inanmaya başlayan AK Partili milletvekilleri arasında hayal kırıklığına neden oldu. AK Parti'de kapatma davasının açılmasından sonra gündeme gelen ancak uzun tartışmaların ardından tedavülden kaldırılan anayasa değişikliği ve erken seçim gibi seçenekler yeniden gündeme gelmeye başladı. İşte AK Parti kulislerinde konuşulan senaryolar:&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
BASKIN SEÇİME GİDELİM&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
AK Parti'de, kapatma davasının açıldığı günden beri ‘hemen seçim' seçeneğini savunanlar, seslerini daha da yükseltmeye başladı. Bu görüşü dile getirenler, "367 krizinde olduğu gibi bu açmazı sandık çözer. Hemen sine-i millete dönelim" önerisini dile getiriyorlar.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
ŞİPŞAK SAVUNMA&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
AK Parti'de, esasa ilişkin savunmanın ağırdan alınması görüşünü dile getirenler de çıkmaya başladı. “Koşar adım intihara gitmenin ne anlamı var" şeklinde fikirlerini dile getiren milletvekilleri, “şipşak savunmadan” vazgeçilmesi, gerekirse ek süre talep edilmesi, böylece kapatma kararının sonbahara bırakılmasını sağlayarak ‘çıkış yolunun' bulunmasını talep ediyorlar.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
GEREKÇEYİ BEKLEYELİM&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
AK Parti'de esasa ilişkin savunmanın ağırdan alınmasını farklı bir gerekçeyle isteyenler de yok değil. Anayasa Mahkemesi'nin başörtüsüne ilişkin gerekçeli kararının mutlaka beklenmesi gerektiğini dile getiren bazı hukukçu milletvekilleri ise en azından gerekçeli karara kadar esasa ilişkin savunmanın beklenmesinden yana tavır koyuyorlar.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bazı AK Partililer parti kapatılmasını zorlaştıracak anayasa değişikliği için zaman kaybetmeden düğmeye basılmasını savunuyorlar. Bahçeli'nin başörtüsü kararının ardından yaptığı açıklamanın anayasa değişikliği için uzlaşma zemini yaratabileceğine dikkat çekiyorlar.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
3 SANDIK KOYALIM&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Anayasa değişikliğini savunanlar, referandumun göze alınması, hatta bunun için AK Parti'nin bilim kuruluna hazırlattığı sivil anayasa paketinin raftan indirilerek gündeme alınması ve gerekirse sonbaharda genel, yerel ve referandum sandığından oluşan üç sandığın halkın önüne konulmasını talep ediyorlar.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
YENİ PARTİ KURALIM&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
AK Parti'de yukarıda yer alan tüm senaryolara karşı çıkanlar da bulunuyor. "Anayasa değişikliği için artık çok geç", "Seçime gitmek ise kapatma davasına çözüm olmaz" görüşünü dile getiren bu milletvekilleri ise normal sürecin devam ettirilmesinden yana tavır koyuyorlar. Bu görüşü dile getirenler, kapatma davası sonuçlanana kadar normal sürecin sürdürülmesi, kararın ardından, yeni bir partiyle baskın seçim dahil tüm seçeneklerin gündeme alınmasını tercih ediyorlar. BUGÜN&lt;br /&gt;&#13;
07.Haziran.2008 00:52:08
&lt;/p&gt;</description><category>ak parti, kapatma, Çikiş yollari, seçenekler, demokrasiyi kurtarmak</category><pubDate>07 Jun 08 06:45:42 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/769/%20AK%20PART%C4%B0%27N%C4%B0N%20MASASINDAK%C4%B0%206%20SE%C3%87ENEK</guid></item><item><title>2 no'lu MHP'liden dehşet senaryosu</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/768/683/%20%202%20no%27lu%20MHP%27liden%20deh%C5%9Fet%20senaryosu</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;MHP LİDERİ BAHÇELİ'NİN KONUŞMA METİNLERİNİ O YAZIYOR&lt;br /&gt;&#13;
2 no'lu MHP'liden dehşet senaryosu&lt;br /&gt;&#13;
Bölükbaşı’nın sözleri, 5 kelimeden oluşan tek soru cümlesinden ibaret değildi. İddia o ki Deniz Bey, soruya cevabı da vermiş... Şamil Tayyar yazdı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Hatırlarsanız bir süre önce Balçiçek Pamir, Habertürk’teki köşesinde ‘Kapatma davasının arkasındaki isim Deniz Bölükbaşı mı?’ diye sordu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Sonra Bölükbaşı’na atfen şu sözleri aktardı: ‘MHP’nin türban çıkışı tamamen benim fikrim. Olaylar güzel gelişti. Parti kapanacak. Zaten amacım partinin kapatılmasıydı.’&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Cümledeki şifreleri çözdüğünüzde, MHP’nin türban düzenlemesine destek vererek AK Parti’ye ‘tuzak’ kurduğu ortaya çıkıyordu!&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bölükbaşı, bu iddiayı yalanladı ve Pamir’in kendisinden özür dilediğini söyledi. Pamir ise aksine iddiasının arkasında durdu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Siyasi kulisleri yakından takip edenler, Bölükbaşı’nın tekzibini pek inandırıcı bulmadı. Çünkü tanık oldukları özel sohbetlerde o sözlere rahmet okutacak daha vahim iddiaları Bölükbaşı’nın ağzından dinlemişlerdi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Nitekim Pamir de yazının yayınlanmasından sonra çok sayıda kişinin kendisini arayarak iddianın doğruluğunu teyit ettiğini aktardı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Kısa süre sonra Fehmi Koru, Yeni Şafak’taki köşesinde yazdı. Bölükbaşı, ‘Durun bakalım daha neler olacak?’ demiş. Bu söz, benim de kulağıma geldi. Ama Bölükbaşı’nın sözleri, 5 kelimeden oluşan tek soru cümlesinden ibaret değildi. İddia o ki Deniz Bey, soruya cevabı da vermiş.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bu mevzuu biraz daha açacağım ama önce şu tespiti yapmalıyım; Bazı ulusalcı gazetelerde kaleme alınan derin senaryoların büyük bölümünde dolaylı da olsa Deniz Bey’in payı olduğunu söyleyebilirim. Hatta AK Parti dahil tüm siyasi partilerin Deniz Bey’in senaryolarından etkilendiğini iddia edebilirim.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Buradaki arıza şu; Deniz Bey’in ciddi bir alkol sorunu var. Tabi, alkol kullanımı onun kişisel tercihi, sözüm yok. Bir gün beni davet ederse onunla ben de kadeh kaldırabilirim. Hadisenin üzerinde durduğum tarafı başka. Maalesef Deniz Bey, içki masasında promili tutturamadığı zaman açıldıkça açılıyor, dehşet senaryoları da o esnada dile geliyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Haliyle söyledikleri gazetelere yansıyınca ‘Ben söylemedim’ diyebiliyor. Sanıyorum Pamir’le yaşadığı ‘tekzip’ sorunu da buradan kaynaklanıyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Meğer neler biliyor!&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Şimdi gelelim Deniz Bey’in kendi sorusuna verdiği cevaba... Başkent kulislerinde dalga dalga yayılıyor. Deniz Bey’e atfedilen bu sözler, AK Parti kapatma davasıyla ilgili milletvekili sohbetlerinin de siyasi içerikli bürokrat sohbetlerinin ana gündem maddesini oluşturuyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bir iddiaya göre Deniz Bölükbaşı, çok sayıda konuğun bulunduğu yemekli bir toplantıda şöyle diyor:&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
-AKP kesinlikle kapatılacak. Bundan sonra AKP diye bir parti olmayacak.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
-Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi hayatı bitti. Siyasi yasak gelecek. Onunla kurtarsa iyi. Ömrünün kalan kısmını cezaevinde geçirecek.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
-Yakında çok önemli yolsuzluk dosyalarını patlatacağız. Tayyip Yüce Divan’da yargılanacak, kesin hapis cezası alacak.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
-Abdullah Gül de kendini kurtaramayacak. Siyasi yasaklı olacak. Çankaya’da artık oturamayacak.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
-AKP’nin devamı bir parti kurulacak, ama içinde devlete düşman olan kadrolar bulunmayacak, milli bir kadro yönetecek. Tabi eskisi kadar güçlü olmayacak. Küçük bir siyasi parti olarak hayatına devam edecek.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
-AKP’nin yeni lideri kesinlikle milli bir isim olacak. (Bu arada bir bakanın ismine dikkat çekiyor)&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Deniz Bey bu kadar iddialı konuşunca masadaki biri dayanamayıp soruyor: ‘Devlet de mi sizin gibi düşünüyor?’&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Sorudaki ‘Devlet’, Devlet Bahçeli değil. Bir nevi derin devletten söz ediliyor. Bölükbaşı gülümsüyor: ‘Öyle olmasa bu kadar rahat konuşabilir miyim?’&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Söz Bölükbaşı’nda&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
MHP’li Deniz Bölükbaşı, çok önemli bir diplomat. 1 Mart tezkeresiyle ilgili müzakerelerde çok önemli görev üstlenmiş ve Amerikalılarla kıran kırana pazarlık yapmış birisidir. ‘1 Mart Vakası - Irak Tezkeresi ve Sonrası’ isimli kitabını okuyunca, o süreçte ne kadar önemli işler yaptığını bir kez daha teyit etme imkanım oldu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Kendisine bu görevi veren de dönemin Başbakanı Abdullah Gül’dür. Gül, böylesine kritik bir görev için Bölükbaşı’na güvenmiştir.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Aradan geçen bu sürede ne değişti de Bölükbaşı, başkent gecelerinde iktidar partisine karşı yürütülen psikolojik harekatın parçası haline getirilmek isteniyor? Birileri onu da mı uyardı? Veya durumdan vazife mi çıkardı? Yoksa içki masasında fantezi mi yapıyor? Geceyi renklendirmek için espri yapmış olabilir mi? Ya da promil ayarı bozulunca ne söylediğini bilmiyor mu?&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bölükbaşı, zihinleri kurcalayan ve kulislerde konuşulan bu sorulara mutlaka cevap vermelidir. Merkezinde kendisinin yer aldığı bu senaryolara açıklık getirmelidir. Evet Deniz Bey, buyurun söz sizin. Lütfen, cevap verirken masadakilerin yüzlerini de hatırlayın.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bahçeli’ye uyarı&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Son sözüm Devlet Bahçeli’ye...&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Sayın Bahçeli, toplumsal istikrarın korunmasında çok önemli görevler üstlendiniz. Ülkücü gençliğin tahrik edilmesine yönelik girişimlerin karşısına set çektiniz, sokağa dökmediniz. Eğer bugün 12 Eylül öncesi gibi iç çatışma ortamı yaşanmıyorsa, bunda büyük rol size ait. Bu büyük sorumluluğunuzu, tarih yazacaktır.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Aynı duyarlılığı, milletvekili aday listelerinde de gösterdiniz. Yeraltı dünyasında cirit atan, çete faaliyetlerine bulaşan ve kendisini derin devletin adamı pozlarına sokan kimi işgüzarları partinin kapısından içeri sokmadınız.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Görüyorum ki; MHP’nin kapısına diktiğiniz x-ray cihazından sızmalar olmuş. Tedbirleri arttırmazsanız tüm emekleriniz boşa çıkabilir ve MHP’yi bir anda hiç arzu etmediğiniz derin senaryoların parçası haline getirebilirler.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Tabi bu yeni oyunda yoksanız... &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
ŞAMİL TAYYAR/STAR
&lt;/p&gt;</description><category>mhp, bölükbaşı, bahçeli, derin senaryo, akp, kapatma, dempkrasi</category><pubDate>26 May 08 18:13:37 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/768/683/%20%202%20no%27lu%20MHP%27liden%20deh%C5%9Fet%20senaryosu</guid></item><item><title>YARGIDA REFORMDAN RAHATSIZ OLDULAR</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/32220/%20YARGIDA%20REFORMDAN%20RAHATSIZ%20OLDULAR</link><description>&lt;p&gt;YARGIDA REFORMDAN RAHATSIZ OLDULAR&#13;
YARGITAY'DAN  BİLDİRİ&#13;
Yargıtay Başkanlar Kurulu bir bildiri yayınladı. Bildiride Ak Parti hakkında açılan kapatma davası için görüş bildirenlere sert tepki gösterildi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yargıtay'dan 'yargı reformuna' direneceğiz bildirisi &#13;
Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun bildirisinde, son günlerde yaşanan gelişmelerin, &lt;i&gt;ısrarlı bir biçimde ve sistemli olarak yargı erkinin bağımsızlığının hazmedilemediğinin, tarafsızlığı sağlama adı ve aldatmasıyla yürütmeye yandaş, onu koruyup kollayan ve onun tarafından denetlenen bir yargının oluşturulmasını amaçlandığını belgelemeye yettiği&lt;/i&gt; ifade edilerek, &lt;i&gt;Hedeflenen budur, ancak asla unutulmamalıdır ki, insanlık tarihi böylesi güdümlü yargı ile varlığını sürdürebilen, bireyini güvenli ve mutlu edebilen ve uygarlık yarışında başarılı olabilen hiçbir millet ve devlete tanıklık etmemiştir&lt;/i&gt; denildi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bildiride, &lt;i&gt;bir yıla yakın süreçte ve özellikle son zamanlarda, giderek artan bir biçimde yargı erkine yönelik ve hukuk devleti olma ilkesiyle bağdaşmayan sistemli saldırıların Cumhuriyetin temel ilkelerini zedeler hal aldığı&lt;/i&gt; değerlendirmesinde bulunuldu. Bildiride, &lt;i&gt;Süreklilik gösteren bu davranışlar, toplumun, çözüm bekleyen sorunlarının ve gerçek gündeminin ötelenmesine, gelişimine harcanması gereken zamanın gereksiz biçimde yitirilmesine neden olur hale dönüşmüştür&lt;/i&gt; ifadesine yer verildi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yargıtay Başkanlar Kurulu bildirisinde, &lt;i&gt;Anayasa'nın kimi hükümlerinin yenilenmesi konusunda oluşan genel kabulden yararlanılmak suretiyle bir siyasi görüşün istek ve direktifi doğrultusunda bütünü değiştiren bir taslak hazırlattırılarak 'en doğru ve en çağdaş Anayasa' tanımlamasıyla kamuoyuna sunulduğu&lt;/i&gt; ifade edildi. Anayasaların en geniş toplumsal mutabakatla, tartışma ve uzlaşma ve sahiplenmelerle hazırlanması gerekeceğinin &lt;i&gt;göz ardı edildiği&lt;/i&gt; görüşüne yer verilen bildiride, &lt;i&gt;Böylece ilk ciddi gerilim, beklenmedik bir zamanda ve hiç de gerekli olmayan yöntemle gündeme yerleştirilmiştir&lt;/i&gt; denildi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-&lt;i&gt;BİR SİYASİ PARTİ HAKKINDA İDDİANAME...&lt;/i&gt;-&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bildiride, Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun 28 Eylül 2007 tarihli konuya ilişkin bildirisine yer verilerek, şunlar kaydedildi:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;i&gt;Toplumun yoğun ve isabetli refleksi, anılan taslağın yasalaşması girişiminde duraksama yaşatmış, ancak Anayasa'nın 10. ve 42. maddeleriyle ilgili değişiklik engellenemeyen bir hızla yasalaştırılmıştır.&#13;&lt;/i&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Tüm gelişmeleri izleyip, değerlendiren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı anayasanın ve yasaların kendisine yüklediği sorumluluğun gereği ve tezahürü olarak yasal yöntemle topladığı kanıtlara dayanmak suretiyle bir siyasi parti hakkında iddianame düzenleyerek Anayasa Mahkemesi nezdinde yargılama ve müeyyide talebinde bulunmuş; ne var ki talebin muhatapları ve onların yandaşları iddianamenin kurumsal olduğu gerçeğini gözardı ederek, akla, mantığa ve hukuka aykırı tavır, söylem ve yazılarla ve hatta çoğu suç teşkil eden davranışlarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nı toplumun tepki ve husumetini muhatap kılmaya yönelmişlerdir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu türden davranışların kişisel tatmin duyguları ötesinde, yargılanan siyasi kuruluşa hukuken hiç bir siyasi yarar sağlamayacağı, yargılamanın sonucunu da etkilemeyeceği gözetilmemiş, zaman zaman şiddetini kaybetse de bütünüyle sona erdirilmediği, belki de bilinçli tarzda sona erdirilmek istenmediği gözlenir olmuştur.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Süreçte, çelişki ve yanlışlıklar sürdürülmüş, açılan davayı Anayasal ve yasal sorumluluk ve yetkinliğiyle hukuka uygun olarak değerlendirilip, sonuçlandıracağında hiçbir kuşku bulunmayan Anayasa Mahkemesinin, her tür etkiden uzak biçimde, yargı yetkisiyle baş başa bırakılması ve sonucun saygıyla karşılanacağı kanısının yaratılması yerine Anayasa'nın 138. maddesi hükmünü göz ardı eder bir sorumsuzlukla, yargıyı etkilemeye yönelik tavır, davranış ve görüş açıklamaları artan bir hızla sergilenmiştir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yargı huzurunda kendini ve siyasi teşekkülünü hukuka uygunluk içinde savunmak, ithamların asılsızlığı inancına sahip olunuyorsa kendi karşı kanıtları ve gerekçeleriyle iddiaları çürütmek yerine 'dilediği her şeyi yapabilme yetkisini halktan aldığı' gibi şaşırtıcı bir inançla yargıyı ve mensuplarını halka şikayet ederek, hedef göstererek, hatta yabancı kişi ve kuruluşların yardım ve katkılarını sağlayarak Türk yargısını etkileme niyet ve gayretine girmek suretiyle açılan kapatma davasında lehe sonuç alma heves ve yöntemleri sıklıkla denenir olmuştur.&lt;i&gt;&#13;&lt;/i&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Avrupa Birliği Genişlemeden Sorumlu Komiserine, &lt;i&gt;Yargı Reformu Strateji Taslağı&lt;/i&gt;nın verilmesinin de eleştirildiği bildiride, şu ifadelere yer verildi:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;i&gt;Tüm bu gelişmeler, ısrarlı bir biçimde ve sistemli olarak yargı erkinin bağımsızlığının hazmedilemediğinin, tarafsızlığı sağlama adı ve aldatmasıyla yürütmeye yandaş, onu koruyup kollayan ve onun tarafından denetlenen bir yargının oluşturulmasının amaçlandığını belgelemeye yetmektedir.&#13;&lt;/i&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hedeflenen budur, ancak asla unutulmamalıdır ki, insanlık tarihi böylesi güdümlü yargı ile varlığını sürdürebilen, bireyini güvenli ve mutlu edebilen ve uygarlık yarışında başarılı olabilen hiçbir millet ve devlete tanıklık etmemiştir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yüce Türk ulusu ise bağımsızlığı ve etkinliği eksiksiz bir yargı erkine her zaman layık olmuştur. Yüce ulus adına yargı yetkisini bu görüş ve sorumlulukla kullanmayı sürdüreceğimizi, yargı bağımsızlığının takipçisi olacağımızı saygıyla duyururuz.&lt;i&gt;&#13;&lt;/i&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;YARGITAY, YARGI REFORMU'NA AB'NİN DESTEĞİNE KIZDI&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yargıtay Başkanlar Kurulu bildirisinde, Yargı Reformu Strateji Taslağı'nın &lt;i&gt;Yargıtay'a sunulmadan, görüş, düşünce ve deneyimlerinden yararlanmadan, diğer yüksek mahkemelerin ve yargı erkinin sair üst organ ve kuruluşlarının ve mensuplarının görüş ve önerilerinden de yararlanma gereksinimi duymadan AB yetkilisine verilmesinin devlet sorumluluğuyla bağdaşmayacağı, hiçbir gerekçeye de sığınılarak açıklanamayacağının ortada olduğu&lt;/i&gt; bildirildi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bildiride, Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun, &lt;i&gt;kuruluşunun 85. yılında Cumhuriyetin temel niteliklerinin tartışmalara ve yeni tanımlamalara konu edilmesinden ve yargı erkine yönelik sistemli saldırıların ivme kazanmasından duyduğu kaygıyla görüş ve önerilerini, adına yargı yetkisi kullanmaktan onur duyduğu Yüce Milletiyle paylaşmak gereğini duyduğu&lt;/i&gt; ifade edildi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;i&gt;Demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti&lt;/i&gt; idealinin yüceltmeyeceği kişi ve kurum bulunmadığına işaret edilen bildiride, &lt;i&gt;Cumhuriyetin temel niteliklerini benimseme, sahiplenme ve koruyup yüceltme işlevinde, devletin temel organları olarak yasama, yürütme ve yargı, Anayasa gereği, uygar bir iş bölümü ve işbirliğiyle yetki ve sorumluluk üstlenmiş, erkler arasında üstünlük sıralaması olmadığı, üstünlüğün sadece Anayasa'da bulunduğu ilkesi getirilmiş, yargının bağımsızlığına özellikle vurgu yapılmıştır&lt;/i&gt; denildi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;i&gt;Yargı Reformu Strateji Taslağı&lt;/i&gt;nın Avrupa Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi'ne sunulmasının eleştirildiği bildiride, &lt;i&gt;Bu konuya ilişkin Yargıtay'ca yapılan düzeyli ve hukuki uyarıya hiç de icaplı olmayan biçimde karşılık verildiği, zamanlaması, biçimi ve içeriği itibariyle kabulü mümkün olmayan taslakla, yürütme erkinin nasıl bir yargı erki yaratmak istediğinin gün ışığına çıktığı&lt;/i&gt; kaydedildi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bildiride, &lt;i&gt;Yargı erkinin geleceğini şekillendirecek böylesine ciddi bir taahhüdün (Yargı Reformu Strateji Taslağı) Yargıtay'a sunulmadan, görüş, düşünce ve deneyimlerinden yararlanmadan diğer yüksek mahkemelerin ve yargı erkinin sair üst organ ve kuruluşlarının ve mensuplarının görüş ve önerilerinden de yararlanma gereksinimi duymadan AB yetkilisine verilmesinin devlet sorumluluğuyla bağdaşmayacağı, hiçbir gerekçeye de sığınılarak açıklanamayacağı ortadadır&lt;/i&gt; ifadelerine yer verildi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Başkanlar Kurulu bildirisinde, &lt;i&gt;Kaldı ki yayımlanmış içeriği itibarıyla reform gibi gösterilen ve gerçekleştirileceği Devletçe taahhüt edilen birçok önerinin, yargı bağımsızlığı adına asla kabul görmeyeceği, yoğunluğunun Avrupa Birliği'nin önceki istişare ve ilerleme raporlarıyla ve keza kabul görmüş uluslararası yargı bağımsızlığı kavramlarıyla büyük ölçüde çeliştiği gözlemlenmiştir&lt;/i&gt; denildi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-&lt;i&gt;TÜRK YARGI ERKİNİN BAĞIMSIZLIĞINI ZEDELER DÜZEYDE...&lt;/i&gt;-&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AB ilerleme raporlarında, Yargıtay'ın da görüşlerine uygun olarak yer alan; &lt;i&gt;Türk yargı erkinin bağımsızlığını zedeler düzeyde, yürütme erki kaynaklı müdahalelerin giderilmesi gereğine ilişkin tavsiyelerin dışlandığı&lt;/i&gt; görüşüne yer verilen bildiride, şunlar kaydedildi:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;i&gt;Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun oluşumunda bakan ve müsteşarın yer alışının, 'milli hakimiyet ilkesine yönelik önemli bir adım' olduğu gerekçesiyle savunulup korunduğu, bununla da kalınmayarak, geçmişte sakıncaları görülerek uygulanmasından vazgeçildiği gözetilmeden, 'yargının yasama organına karşı sorumluluğunu temin' adı altında yasamanın Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na üye seçmesinin gerekliliği ve bu doğrultuda düzenlemeler yapılacağının ifade edildiği, böylece yasama erkindeki etkinliğini kullanarak, yargıç ve Cumhuriyet savcıları üzerinde yürütme erkinin baskı ve denetiminin geliştirilmek istendiği,&#13;&lt;/i&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yargı mensuplarının yürütme erki güdümünde bir sivil örgütlenme oluşturabilmelerinin öngörüldüğü, bağımsız ve özgür bir kuruluşa izin verilemeyeceği görüşünün öne çıkarıldığı,&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Tüm olumsuz koşullara karşın, yargı işlev ve yetkisini özveriyle yürüten yargıç ve Cumhuriyet savcılarının, her türden engele rağmen ulaştıkları başarı düzeyini takdirle değerlendirmek, özlenen yargı hizmetinin sunulamamasının nedenlerini isabetle saptamak ve diğer erklerin sorumluluğu kapsamındaki eksikleri gidermek yerine, karşılaşılan olumsuzlukların yegane sorumlusu yargı mensuplarıymış gibi bir ön yargıyla etik değerlere atıfta bulunulduğu, 'yargıya güvenin tartışılması' başlığı altında 'asıl sorumluluk öncelikle yargının kendisine düşmektedir', 'bu çerçevede hakimlik makamına, bütün kişi ve kuruluşların yanı sıra ve bunlardan da önce olmak üzere bu makamı temsil eden kişilerin saygı göstermesi ve bu makamda bulunmanın onurunu hissedip bu onura uygun tavır ve davranışlar içerisinde bulunmaları vazgeçilmez bir sorumluluktur' sözleri seçilerek, hiç de yerinde olmayan ifadelerle, ulusal yargının ve mensuplarının yabancılara şikayet edilebildiği esefle gözlemlenmiştir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu düşünce, niyet ve tasarrufların, yargı erki adına ve adli yargının en üst kurumu olan Yargıtay tarafından asla kabul edilemeyeceği, 'bağımsız yargı hedefiyle' bağdaştırılamayacağı, dahil olmayı amaçladığımız Avrupa Birliği müktesebatıyla da uyum sağlamayacağı açıktır.&lt;i&gt;&#13;&lt;/i&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt; AJANSLAR
&lt;/p&gt;</description><category>yargitay, bildiri, kapatma, reform, avrupa birliği, siyasete müdahele, ak parti</category><pubDate>21 May 08 19:41:46 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/32220/%20YARGIDA%20REFORMDAN%20RAHATSIZ%20OLDULAR</guid></item><item><title>İŞTE KAPATMA SONRASI SENARYOLARA IŞIK TUTAN AÇIKLAMA</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/31333/%20%C4%B0%C5%9ETE%20KAPATMA%20SONRASI%20SENARYOLARA%20I%C5%9EIK%20TUTAN%20A%C3%87IKLAMA%20</link><description>&lt;p&gt;İŞTE KAPATMA SONRASI SENARYOLARA IŞIK TUTAN AÇIKLAMA &#13;
Erdoğan seçilir, Gül Kalır&#13;
Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Muammer Aydın Star Gazetesi Ankara Temsilcisi Şamil Tayyar'a önemli açıklamalarda bulundu. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AK Parti hakkındaki kapatma davasına bağlı olarak oluşacak siyasi senaryolara yönelik önemli açıklamalarda bulunan Aydın Başbakan Erdoğan dahil yasak kapsamındaki tüm AK Partili milletvekillerinin bağımsız milletvekili adayı olmaları önünde hiçbir hukuki engelin bulunmadığını söyledi. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İşte Şamil Tayyar'ın köşesinin tamamı:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AK Parti hakkındaki kapatma davasına bağlı olarak oluşacak siyasi senaryoları yazmıştım. Aynı gün Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Muammer Aydın aradı. Kamuoyunun tartıştığı seçimle ilgili tüm soruları yönelttim, kendisi içtenlikle cevapladı, çok önemli mesajlar verdi. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Telefondaki bu kısa süreli sohbet sırasında gördüm ki, bazı tespitlerimiz birbiriyle örtüşüyor. Geleceğe ilişkin projeksiyon hazırlayanların bu sohbetten çıkaracağı çok önemli ayrıntılar olduğunu düşünüyorum. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Geylani ve Sobacı modeli &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;YSK Başkanı Aydın, AK Parti’nin kapatılması ve siyaset yasağı konması halinde Başbakan Erdoğan dahil yasak kapsamındaki tüm AK Partili milletvekillerinin bağımsız milletvekili adayı olmaları önünde hiçbir hukuki engelin bulunmadığını söyledi. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu konuda anayasanın 69. maddesini hatırlatan Aydın, Anayasa Mahkemesi kapatma kararı verse bile özünde siyaset yasağı getirmediğini sadece sınırlama öngördüğünü belirtirken, kapatma kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak beş yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve deneticisi olunamayacağını ifade etti. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Aydın, örnek olarak Hakkari’den bağımsız seçilen eski HADEP’li Hamit Geylani ve eski FP’li Bekir Sobacı’yı gösterdi. HADEP kapatılınca siyasi yasaklı olan Geylani, son seçimde Hakkari’den bağımsız milletvekili seçilmişti. FP’nin kapatılmasından sonra aynı yasağa maruz kalan Sobacı da 22 Temmuz’da YSK’dan bağımsız adaylık vizesi almış ancak aday olmamıştı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yerel seçim öne alınır mı? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu açıklama çok net. Siyaset yasağı halinde Başbakan Erdoğan ve arkadaşlarının bağımsız olarak parlamentoya girmeleri hukuken mümkün. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Aydın şöyle devam etti: ‘Eğer 28 ve daha üzerinde milletvekili için bir siyasi partide kurucu, üye, yönetici ve denetici olarak görev yapamayacağı kararı verilirse, 90 gün içinde ara seçim zorunlu.’ &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Biliyorsunuz, önümüzde bir de yerel seçim var. Tarihi bile belli; 29 Mart 2009. Aydın, anayasanın 127. maddesine göre, ara seçim şartlarının doğması halinde iki seçimin birleştirileceğini söyledi. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Birleştirme nasıl olur? Ara seçim, yerel seçimle mi birleştirilir yoksa yerel seçim, ara seçimle mi? Aydın: ‘Anayasanın 127. maddesi ortada. Ara seçimlerden bir yıl önce veya sonra yapılacak yerel seçimler, ara seçimle birleştirilir.’ &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Aydın, son yazımızda yaptığımız yoruma aynen katıldı. Eğer, Anayasa Mahkemesi erken karar verir ve 29 Mart’tan önce ara seçim zorunlu hale gelirse, yerel seçimler ara seçimle birlikte daha erken tarihte yapılacak. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sözgelimi; 15 Temmuz’da AK Parti’nin kapatılması yönünde karar çıktı. 15 Ekim’e kadar ara seçime gidilmesi zorunlu. Bu takvimdeki son pazar 12 Ekim olduğuna göre, bu tarihte hem ara hem yerel seçimler yapılır. Özetle, Anayasa Mahkemesi’nin kararına göre, yeni yerel seçim tarihi ortaya çıkar. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gül, Çankaya’dan iner mi? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;YSK başkanına şu soruyu da sordum: Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de siyaset yasağı kapsamına alınırsa, görevi bırakması gerekir mi? ‘Kişisel olarak kanaatimi söyleyebilirim’ diyen başkan Aydın ekledi: ‘Hukuken bir engel yok. Görevine devam eder. Sözkonusu hal, görevini tamamlamasından sonra uygulanır.’ &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Çünkü; Aydın’ın bağımsız adaylık yorumunda olduğu gibi, yasak kararı sadece bir siyasi parti çatısı altına girilmesini engelliyor. Cumhurbaşkanı için böyle bir durum sözkonusu olmadığı için hakkında olumsuz karar çıksa bile Çankaya’daki görevini sonlandırma gibi bir sonucu doğurmayacak. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hukukçular arasındaki ağırlıklı görüş de öyle. Ancak muhalefet cephesinde ısrarla ‘Yasaklı birinin etik olarak görevde kalması doğru olmaz’ tezi işleniyor. Cumhurbaşkanı Gül’ün ise bu konuda çok kararlı olduğunu biliyorum. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bir özel dost sohbetinde Gül’e atfen şu cümleyi duydum: ‘Anayasa ve kanunlar neyi emrediyorsa ona uyarım. Görevime son güne kadar devam ederim. Çekilmeyi asla düşünmedim, düşünmem de...’ &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Görev süresi kaç yıl? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu arada bir tartışma konusu, Cumhurbaşkanı Gül’ün Çankaya’daki görev süresi ve genel seçim tarihi. Geçen yıl referandumla kabul edilen yeni anayasa hükmüne göre, milletvekilliği süresi 4 yıla, cumhurbaşkanlığı süresi ise 5 yıla indirildi. Bu yeni durum, ne zaman için geçerli? Gül Çankaya’da 7 yıl mı 5 yıl mı kalacak? 4 yıl olan milletvekilliği süresi, bir sonraki seçimden sonra mı sözkonusu? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Eski ancak yeniden alevlenen bu tartışma için YSK Başkanı, şöyle dedi: ‘Bu konuda tartışmalar var. Sebebi, yasada açık hüküm yok. Keşke, referanduma sunulan anayasa metnine bir ek madde konsaydı, bugün bu tartışma olmazdı. Fransa’daki benzer bir tartışmayı örnek gösterenler var. Orada da 7 yıl olan görev süresi 5 yıla indirilmiş ama orada uygulama 7 yıllık sürenin bitiminde başlamış.’ &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Çözüm nedir? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Aydın topu meclise attı: ‘Meclis bir karar verecek. Tartışmaya açıklık getirecek bir kanuni düzenleme yapacak.’ &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ya yapmazsa? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Başkan, ‘O zaman günah bizden gider’ der gibi konuştu: ‘Zamanı geldiğinde YSK olarak oturur bir karar veririz. Şu an bir şey söylemek için çok erken.’ Evet, YSK cephesinden fotoğrafın okunuşu böyle. Herkes hesabını ona göre yapsın.
&lt;/p&gt;</description><category>akp, kapatma, recep tayyip erdoğan, abdullah gül, milletvekilliği, seçim, ysk, yüksek seçim kurulu</category><pubDate>16 May 08 15:49:44 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/31333/%20%C4%B0%C5%9ETE%20KAPATMA%20SONRASI%20SENARYOLARA%20I%C5%9EIK%20TUTAN%20A%C3%87IKLAMA%20</guid></item><item><title>AKP'yi temizleme operasyonu!!</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/30935/%20AKP%27yi%20temizleme%20operasyonu%21%21</link><description>&lt;p&gt;AKP'yi temizleme operasyonu!!&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;	Ulusalcı-milliyetçi cephenin kalemlerinden Sebahattin Önkibar, Kapatma Davasıyla başlayan ve "DARBE" yle biteceğini iddia ettiği süreci madde madde yazdı..&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sebahattin Önkibar/Yeniçağ &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kapatılma davası sonunda olacaklar ve olmayacaklar?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;1) AKP’ye açılan kapatılma davası siyasidir.&#13;
2) Yüzde 47 oy ile iktidar olan bir partiye dava açılması bireysel bir teşebbüs olamaz.&#13;
3) Açılan dava, bir büyük siyaset mühendisliği projenin eylemli ilk adımıdır.&#13;
4) Bu proje her hal ve şartta başarıya ulaştırılacaktır.&#13;
5) Davanın ardında AKP’nin etki alanının dışında olan devletin tamamı vardır.&#13;
6) AKP’ye kapatılma davasının açılacağı ya da operasyon yapılacağı Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilmesi ile kesinleşmiştir.&#13;
7) Cumhurbaşkanlığı makamı cumhuriyeti kuran irade için bayrak gibi önemlidir.&#13;
8) Cumhurbaşkanlığına Abdullah Gül’ün seçilmesinin dışında, devlette yapılan ideolojik kadrolaşmalardan yeni İslamcı zengin bir zümrenin yaratılmasına, medyanın ele geçirilmesinden polisin askere karşı alternatif bir silahlı devlet gücü şekline dönüştürülmek istenmesine, Kerkük’ün statüsünün AKP hükümetince önemsenmemesinden ABD’nin dayatması ile K. Irak’da bağımsız bir Kürt devletine razı olunmasına ve de Kıbrıs’taki teslimiyete kadar pek çok neden kapatılma davasının gerçek gerekçeleridir.&#13;
9) Türban, laikliği sabote anlamında önemlidir, ancak gerçek fonksiyonu açılan davaya ambalaj olmasıdır.&#13;
10) AKP mutlak şekilde kapatılacaktır. Kapatılmama ihtimali binde bir bile değildir.&#13;
11) Tayyip Erdoğan dahil 40 kişinin tamamına yakınına siyaset yapma yasağı getirilecektir.&#13;
12) Cumhurbaşkanı Abdullah Gül için de yasak kararı çıkacaktır.&#13;
13) Çıkacak yasak kararı sonrasında Abdullah Gül’ün Çankaya’da kalıp kalamayacağı tartışmaya açılıp Gül’ün istifa etmesi istenecektir.&#13;
14) Kapatılma kararı ile beraber sümen altında tutulan yolsuzluk bombaları bir bir patlatılıp AKP cenahında panik yaratılacaktır.&#13;
15) Somut yolsuzluk dosyalarının ifşası ile beraber yargı Tayyip Erdoğan için ardı ardına davalar açacaktır.&#13;
16) İşe tam bu süreçte dalgalanacak olan AKP grubundan kopmalar olacak ve yeni siyasi oluşumlar AKP’den kopanların ekseninde şekillendirilecektir.&#13;
17) Yasaklar ya da istifalarla Anayasa gereği zorunluluk haline gelecek olan ara seçime işte böylesine dalgalı ve parçalı tablolarla gidilecektir.&#13;
18) Bazılarının ileri sürdüğü gibi Tayyip Erdoğan bağımsız milletvekili adayı olamayacaktır. Anayasa Mahkemesi buna set çekecektir. Erdoğan’ın bağımsız adaylığına izin verilmesi kapatılma projesinin ters yüz edilmesi olacağından böyle bir şeyin olma ihtimali yüzde bir bile değildir.&#13;
19) AKP’den ilk etapta ANAP ve liberal patentliler ayrılacaktır. Bunu Abdullatif Şener’le irtibatı olan az sayıdaki Milli Görüşçüler izleyecektir. Ardından ılımlılar da bir bir kopacaktır. Erdoğan’ın etrafında Güneydoğu kökenlilerle yakın çevresi kalacaktır.&#13;
20) AKP içinden yeni oluşuma doğum için Abdüllatif Şener ve Köksal Toptan’ın dışında Cemil Çiçek, Abdülkadir Aksu ve Ali Çoşkun üçlüsü de ortak olarak zemin yokluyor. Bu üçlüye yine çok ünlü bir AKP’li isim perde gerisinde destek oluyor ve hatta taktik veriyor.&#13;
21) Erdoğan’ın muhtemel emanetçisi Ali Babacan ya da Mehmet Ali Şahin olacak.&#13;
22) Mahalli seçim sürecinde İstanbul belediyesindeki yolsuzluklar için yayın sağanacağı başlayacak ve bu şekilde Tayyip Erdoğan’ın en büyük kalesi düşürülmeye çalışılacak. Dahası,Tayyip Bey’in emanetçiye teslim edeceği yeni partinin oyları da düşürülmeye çalışılacak.&#13;
23) Tayyip Erdoğan efsanesinin tamamen sönmesi için açılacak davalar bağlamında yargı kararı beklenecek. Bu şekilde bir mahkumiyet durumunda Erdoğan tarih olacak.&#13;
24) Bir aksilik olur da ters bir süreç şekillenirse (Hiç arzu etmesek de) demokrasi perdesi bir süreliğine inecektir..&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;NOT: Bunlar temenni değil, bilgiye dayalı analizimizdir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
   Çok güzelce temennilerini ve tabii ki planlarını da ortaya koymuş.Fakat en önemli noktayı unutmuş.HALKI VE halkın bu alçakça taarruza vereceği tepkiyi..&#13;
   Bir eski askerin dediği gibi hiçbir zaman ordu halka karşı darbe yapmaz,  yapamaz... Yapabilseydi 12 eylülden önceki cinayetleri işletmezlerdi.Direkt yönetime el koyarlardı.Halkın bu rezaletegünbegün tepkisinin arttığı bu zaman ve zeminde darbe hiçbir şekilde gerçekleşmeyecektir.&#13;
  Rezil çetenin parti içindeki uzantıları da  geçmiştekileri olduğu gibi  halk onları da siyaset çöplüğüne atacaktır.&#13;
  İttihat ve Terakki artıklarının kırk oyununun kırkını da biliyor&#13;
bu millet .&#13;
  Baskı ve kötülükten zevk alanların bir hesabı varsa elbette Allah&#13;
ın da bir hesabı var.&#13;
     Felekmest&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>akp, kapatma, demokrasi, ittihat ve terakki, baskı, kötülük, recep tayyip erdoğan, adalet ve kalkınma partisi</category><pubDate>13 May 08 13:35:55 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/30935/%20AKP%27yi%20temizleme%20operasyonu%21%21</guid></item><item><title>AKP SAVUNMA METNİ.doc</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/file/1727/4979/AKP%20SAVUNMA%20METN%C4%B0.doc</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;a href="http://felekmest.mylivepage.com/file/1727/4979/AKP%20SAVUNMA%20METN%C4%B0.doc"&gt;AKP SAVUNMA METNİ.doc&lt;/a&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;p&gt; AKP SAVUNMA METNİ
&lt;/p&gt;</description><category>akp savunma metni, akp, kapatma, savunma, anayasa mahkemesi</category><pubDate>07 May 08 16:20:50 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/file/1727/4979/AKP%20SAVUNMA%20METN%C4%B0.doc</guid></item><item><title>AKP NEYE HAKİM?</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1020/30373/%20%20%20AKP%20NEYE%20HAK%C4%B0M%3F</link><description>&lt;p&gt;  AKP NEYE HAKİM?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Başbakan Erdoğan'ın "Ak Parti'nin kapatılacağını düşünmüyorum" sözü acaba bir bilgiye mi dayanıyor, yoksa bir temenniyi mi yansıtıyor? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Şu süreçte iş gelip "Bilmek" mastarında odaklaşıyor. Acaba Başbakan Erdoğan neleri biliyor? "Satranç kralların oyunudur" denir. Satranç oynayan kişi, rakibinin birkaç hamlesini sezebilmeli ve birkaç hamlelik oyun kurabilmeli. Acaba Başbakan ve Ak Partililer, kapatma davası ile ilgili olarak neleri biliyorlar? Bazı sorular sormak istiyorum: &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-En başta bu davayı kim açtı? Bir tek Cumhuriyet Başsavcısı'nın iradesi ile mi açıldı yoksa süreci başlatan o olsa bile, olay, büyük bir operasyonun uzantısı mı ve o operasyonun arkasında kimler var? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Operasyon bir siyasi planın parçası ise, bu planı kurgulayanlar Anayasa Mahkemesi'ni de etkileyecek durumda mı? -Operasyonla Asker'in ilişkisi var mı? Şayet Asker'in ilişkisi yoksa, Türkiye'de hem siyasi iktidarı, hem Asker'i aşan ve ülkenin tüm dengeleri ile oynayabilen bir "Yapı"dan mı söz etmek gerekiyor? -Böyle bir yapı varsa, siyasi iktidar bunun farkında mıydı, şu anda hangi ölçüde farkına varabildi? -Böyle bir yapı varsa siyasi iktidar o yapının legal - illegal boyutlarının demokratik sistem içinde nereye oturduğunu düşünmektedir? Geçen 6 yıl içinde siyasi iktidar, ülkedeki illegal yapılanmalar karşısında ne yaptı? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-İktidar, Ak Parti'ye açılan davanın, Türkiye'ye bir bedel ödettiğini düşünmekte midir, eğer bunu düşünmekte ise, bu bedeli ödeten yapıya karşı ülke yönetiminden sorumlu kadrolar olarak yeterli tepkiyi verebildiğini düşünmekte midir? -Devletin, Başbakan'a karşı sorumlu olan istihbarat birimleri böyle bir sürecin başlatılacağını bilmekte miydi, biliyor idiyseler bunu Başbakan'la, Cumhurbaşkanı ile ya da mesela İçişleri Bakanı ile paylaştılar mı? -Bu operasyonun kapsamı nedir? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Operasyon, sadece Tayyip Erdoğan'ı biçmeyi mi amaçlamaktadır, yoksa bütünüyle Ak Parti'nin defterini dürmeyi mi? -Bu operasyonun, kapatmadan sonraki hedefi nedir? Her şey, Ak Parti'nin bir başka isimle yeniden ve belki daha da güçlü geleceğini gösterirken, Tayyip Erdoğan'ın siyasi yasak söz konusu olsa bile "Bağımsız" aday olarak yeniden Meclis'e girmesi mümkün olduğuna göre, operasyon, "Aslanı yaralı bırakma" anlamına gelecek bir plan yapar mı? Yoksa Tayyip Erdoğan'ı tamamen bitirmek amacıyla adım adım başka şeyler mi devreye sokulacaktır? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Operasyonun, kapatmadan sonra Ak Parti'nin parçalanması noktasında bir hesabı var mıdır? -Kapatma davası açılalı (14 Mart) aşağı - yukarı iki ay oluyor. Bu süre içinde operasyona karşı iktidar olarak sergilenen tavır sağlıklı mı? İktidar son iki ay içinde güç mü kazandı, güç mü kaybetti? -Ekonomide gözlenen negatif görüntüler, bu operasyonun parçası mı? -Ergenekon davasındaki belirsizlik, 1 Mayıs gerilimi, Gençay Gürsoy'un gözaltısı, Ahmet Türk'ün elini sıkmamak, Sabah - ATV olayı... Hükümetin negatifini mi besledi, pozitifini mi? Bir imaj yaralanması endişesi yersiz midir? -Operasyonun başlamasından bu yana ortaya konan tavır, Ak Parti'ye oy veren kitlelerin duygularını tatmin etti mi? Bir "Çaresizlik" izlenimi verilmiyor mu? -"Kendine demokrat" iddiasının belli kesimlerde kalıcı bir yargıya dönüşmesi sağlıklı mıdır? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-"Etkili bir bakan"a atfen medyaya yansıyan "güven kazanma jestleri", gerçekte kimin güvenini kazanmaya yönelik olarak dillendirilmiştir? Ak Parti kime güven verirse bu davadan kurtulması mümkündür? Böyle bir güven talebinin muhatabı yoksa, ortada sadece gardı düşmüş bir aktör görüntüsü kalmıyor mu? Bütün bu sorular, aslında Türkiye'de iktidar olmanın ne kadar zor olduğunu ortaya koyuyor. Başlıktaki "Ak Parti neye hakim?" sorusu bu açıdan anlamlı. Bir Başbakan ve iki bakan asılmış, Cumhurbaşkanları cezaevine yollanmış, bir başbakan şapkasını alıp gitmiş... Çaresiz kalmışlar... &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Şimdi bir tek fark var. Sözünü ettiğim isimler askeri müdahale ile karşılaşmışlar ve iktidardan uzaklaşmışlardı. Şimdi Ak Parti, hem kapatma davası ile karşı karşıya hem de iktidara devam ediyor. Hani insan, bunun birtakım komploları ortaya çıkarma imkanı vereceğini düşünüyor. Şu sıralar, "Kuzu kuzu başını giyotine uzatma" ihtimali de kamuoyunun söz dağarcığını besliyor. Toplum, hâlâ hükümet etmekte olan bir kadrodan, operasyonları boşa çıkarmasını ve millet iradesini savunmanın bir yolunu bulmasını bekliyor. &#13;
07.Mayıs.2008 09:00:42&#13;
 AHMET TAŞGETİREN 
&lt;/p&gt;</description><category>akp, santranç, kapatma, kuzuluk, başbakan, savunma</category><pubDate>07 May 08 16:12:53 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1020/30373/%20%20%20AKP%20NEYE%20HAK%C4%B0M%3F</guid></item><item><title>İşte Ergenekon'un son marifeti !</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/30363/%20%C4%B0%C5%9Fte%20Ergenekon%27un%20son%20marifeti%20%21</link><description>&lt;p&gt;  HER TAŞIN ALTINDAN ÇIKIYOR&#13;
İşte Ergenekon'un son marifeti !&#13;
Ergenekon terör örgütünün bir ahtapot gibi Türkiye'yi sarıp sarmaladığı her geçen gün daha iyi anlaşıyor.Ergenekon örgütünün son marifeti! bakın ne?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;GATA'daki sahte çürük raporu operasyonundan Ergenekon çıktı &#13;
Gülhane Askeri Tıp Fakültesi'nde (GATA) para karşılığı düzenlenen sahte çürük raporlarıyla bazı kişilerin 'askerlikten kurtulmalarına' olanak sağladıkları gerekçesiyle başçavuştan albaya tam 138 sanık hakkında 2 ila 982 yıl arasında hapis istemiyde dava açıldı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İddianamede, çetenin rüşvet paralarını doktorlar ve personelle paylaştığı, verilen raporlarda 'Avize takarken düştüm'den, 'Kavgada elim kırıldı'ya kadar birçok bahanenin yer aldığı belirtiliyor. Davanın sanıklarından Salih Zeki Balaban'ın Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Derneği'nin üyesi ve Ergenekon soruşturmasının ilk ayağı Girdap Operasyonu'nun tutuklu sanığı olduğu belirlendi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hürriyet gazetesinin haberine göre GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi'nde son yılların en büyük sahte çürük raporu operasyonuyla ilgili, aralarında 4 albay, 5 yarbay, 2 binbaşı, 1 yüzbaşı, 5 teğmen ve 5 başçavuşun bulunduğu 5'i tutuklu 138 sanık hakkında dava açıldı. Kara Kuvvetleri Komutanı 1. Ordu Komutanlığı Askeri Savcısı Erhan Ermişoğlu'nun hazırladığı iddianamede, 2004-2005-2006 yıllarında rüşvet alıp vermek, zincirleme askerlikten kurtulmak için hile yapmak, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, örgüt adına suç işlemek ve görevi ihmalle suçlanan sanıklar için, 2 ile 982 yıl arasında hapis isteniyor. Ayrıca alınan rüşvetlerle, sahte rapor düzenleten er ve erbaşların TSK'dan aldığı hava değişimi paralarının tahsili ve 1 albay, 1 yarbay, 2 binbaşı, 1 yüzbaşı ve 5 başçavuşun ordudan çıkarılması isteniyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Askeri Savcı Erhan Ermişoğlu'nun, GATA'da görevli 138 sanık hakkında hazırladığı iddianame 279 sayfa tutuyor. Savcı, sanıkların belirli bir hiyerarşik yapı içinde, süreklilik arz eder şekilde ve dayanışma halinde, birlikte hareket ettiklerini, bu çerçevede makam ve memuriyetlerini kötüye kullanarak askerlik hizmetinden kurtulmak isteyenler için maddi menfaat karşılığında sahte rapor düzenleyip temin ettiklerini iddia ediyor. Çürükçü sanıklar arasında Ergenekon'un ilk ayağı 'Girdap operasyonunun' tutuklu sanığı, VKGB üyesi Salih Zeki Balaban da var. Balaban, bir emekli albayın oğluna sahte rapor almakla suçlanıyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Banka hesapları üzerinden izlenen para trafiğine de yer verilen iddianamede, GATA'da görevli Uğur T. ile Hakan D.'nin, askerlikten kurtulmak isteyen er ve erbaşla rütbeli personel arasında menfaat karşılığı ilişki kurduğu, sahte rapor işlemlerini doktor imzalarını taklit ederek, başkalarına ait röntgenleri kullanarak gerçekleştirdiği öne sürülüyor. İddianamede, şu suçlamalar yer alıyor: "Hastaların pek çoğunu görmedikleri, hastaların sadece bilgisayar üzerinden servise girişlerinin yapıldığı, doktorlarca muayene edilmediği, röntgen çektirilmediği, rapor suretlerinin iş yoğunluğundan da istifade ile büyük çoğunlukla doktorlara imzalatılarak, bazen de doktorlar yerine imza atılarak düzenlendiği, sahte raporların askerlik şubesi ve birlik komutanlarına gönderilerek, adı geçen kişilerin askerlik hizmetlerinden kısmen de olsa uzak kalmalarına imkán sağlandığı..." İddianamade, erbaş ve erlerin hava değişimi raporu almak için başvurdukları sanıklardan Bçvş. Esen Ç.'nin şu sözleri de yer alıyor: "2000'i doktor alıyor, 2000'i personele veriyorum, 1500 de bize kalıyor, bu paralar paylaşılırken merkez komutanlığına da gidiyor."&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İddianamede fazla kiloları nedeniyle askerlikten muaf tutulma hakları bulunan bazı kişilere de para karşılığı rapor düzenlendiği de ortaya çıktı. Sanık Serkan G., ifadesinde, B. Binbaşı'ya, "Komutanım, bu kişilerin fazla kiloları nedeniyle zaten hakları var. Rapor alabilirler" dediğini, binbaşının, "Bu çocukları doğrudan sana göndereyim, ancak onlar bu tür hakları olduğunu bilmesinler, hastaneden de bir kişi onlara yardımcı olsun" diye cevap verdiğini öne sürüyor, para ve hediye önerildiğini iddia ediyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;'Çürük' bahaneler&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Askeri Savcılık iddianamasine göre, hava değişimi için 7 ayı bulan, çoğunlukla askerliğin bitimine birkaç ay kala verilip terhis sağlanan sahte raporlarda, en çok merdivenden düşme gerekçe gösterilmiş (25 kişi). Onu, maç yaparken düşenler takip ediyor. Tamamının uydurma olduğu ileri sürülen diğer gerekçeler şöyle:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sinirlenip sol kolumu duvara vurdum, elim kırıldı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Abajuru düzeltirken dengemi kaybedip düştüm.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İzin dönüşü can kurtaranlık yaparken gözetleme kulesinden düştüm.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kaldırımda yürürken dengemi kaybedip düştüm, elim kırıldı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Eşya taşırken dolap üzerime düştü.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Eşya yüklerken kamyondan düştüm.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hasta annemi ziyaret ederken sedye koluma çarptı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kavgada dayak yedim.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Şakalaşırken düşüp elimi kırdım. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ZAMAN&#13;
06.Mayıs.2008 15:34:08
&lt;/p&gt;</description><category>ergenekon, Çete, darbe, kapatma, demokrasi, Özgürlük</category><pubDate>06 May 08 15:13:20 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/30363/%20%C4%B0%C5%9Fte%20Ergenekon%27un%20son%20marifeti%20%21</guid></item><item><title>Er Ryan'ı Kurtarmak filminin en etkili sahnesi</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/30305/%20Er%20Ryan%27%C4%B1%20Kurtarmak%20filminin%20en%20etkili%20sahnesi</link><description>&lt;p&gt; Er Ryan'ı Kurtarmak filminin en etkili sahnesi&#13;
5/5/2008    &#13;
	Gülay Göktürk&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Geçenlerde bir okurum kapatma davasıyla ilgili bir mektup yazmış, Ak Parti'ye "Aman gerginlik çıkarma, savunma hakkını kullan, başka bir şey de yapma" diye telkinde bulunanlarla ilgili bir benzetme yapmış. Tüyler ürpertici bir benzetme: "Er Ryan'ı Kurtarmak filminin beni en çok etkileyen sahnesi nedir, biliyor musunuz" diyor; sonra o sahneyi hatırlatıyor okurum; "Hani bombalanmış bir binada Amerikalı bir askerin bir Alman askerini öldürüş sahnesi vardır; bıçağı Alman'ın karnına gömülmüşken neredeyse şefkatli bir ses tonuyla şuna benzer şeyler söyler kulağına:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;"Hadi direnmeyi bırak, kendini serbest bırak, göreceksin daha kolay olacak; zaten bu boktan hayatta yaşanmaya değer ne var ki..." Şu anda Ak Partililer dahil, siyasetin içinde olan herkesin ortak tahmini Anayasa Mahkemesi'nin kararının kapatma yönünde olacağı. Bu durumdayken Ak Parti'ye yalnızca hukuki savunmayla sınırlı bir mücadele tarzı önerenler filmdeki Amerikalı askere çok benziyor gerçekten de. "Direnmeyi bırak, göreceksin daha kolay olacak; zaten bu boktan sistemde siyaset yapmanın ne anlamı var ki..."&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dikkat ediyorum, kapatmanın sonuçları daha çok, hatta sadece Ak Parti ya da Erdoğan açısından konuşuluyor. Parti kapatılırsa, yenisi nasıl, ne zaman kurulur; yeni parti 2009 Mart'ındaki yerel seçimlere yetişebilir mi; savunma için ek süre istenirse yeni parti için kalan zaman yeter mi, yetmez mi... Erdoğan'ın yasaklılığı delmesinin yolları yöntemleri nelerdir? Başbakanı bağımsız milletvekili sıfatıyla tekrar parlamentoya sokmanın en iyi yolu hangisidir; Parlamento'daki sandalye sayısının yüzde 5'ini boşaltmak mı daha kolaydır; yoksa bir seçim bölgesinin milletvekillerinin tamamen boşaltılması mı? Bugün sadece Ak Parti camiasında değil, bütün siyaset çevrelerinde dönüp dolaşan konular bunlar...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Eğer mesele sadece, Ak Parti'lilerin ya da Erdoğan'ın geleceği olsaydı, açıkçası benim de içimden "Boşverin Allahaşkına, bu kaçıncı yasaklanışınız; bu kaçıncı kuşatma, kaçıncı barikat; size de yazık; gidin evinize ayaklarınızı uzatıp oturun biraz; torunlarınızla oynayın, ya da danışmanlık yapın; eğer hareketi çok seviyorsanız şehir şehir ülke ülke dolaşın" demek gelirdi. Ama yaşanan olay bu mudur?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Şimdiye kadar defalarca yaşanan yok yere parti kapatma olaylarına yeni bir halka daha eklenmesi midir yalnızca yaşadığımız şey? Yoksa, bundan çok daha öte; Türkiye'de son 7-8 yıldır yaşanan transformasyonu durdurma ve geri döndürme hamlesi midir? Demokrasinin derinleşmesi yolunda atılan adımların geri püskürtülmesi ve yeni bir otoriterleşme sürecinin başlangıcı mıdır?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Besbelli ki, karşımızda basit bir parti kapatma davası yok; karşımızda hepimize umut veren bir dönemi kapatma davası var. Ak Parti'nin kapatılması teşebbüsü, son yıllarda güç kaybeden bürokratik iktidarın kaybettiği gücü geri almak için giriştiği en pervasız hamledir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hamlenin görünen hedefi Ak Parti'yi ya yok etmek ya da yok etme tehdidiyle ehlileştirmek, teslim almaktır. Ama eğer başarırlarsa yok edilen ya da teslim alınan sadece Ak Parti değil, son yılların bütün kazanımları olacaktır. Kendilerini Cumhuriyetin yegane ve ebedi sahibi gören kesimler bu operasyonla, Türkiye'de dokunulmaz devlet politikalarını değiştirmeye kimsenin gücünün yetmeyeceğini dosta düşmana göstermek istiyorlar. Bu, bütün topluma karşı bir meydan okumadır. Öyleyle cevabı da toplumun bütün demokratik güçleri tarafından topyekun bir şekilde verilmelidir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Evet, hükümetin ve Ak Parti'nin bu meydan okuma karşısında bocaladığı, zaman zaman sindiği, bazen kaş yapayım derken göz çıkardığı, kendi içindeki uzlaşma eğilimlerinin arttığı, köklü bir demokrasi geleneğine sahip olamamaktan gelen vahim hatalar yaptığı doğrudur. Bütün bu zaafları ortaya döküp Ak Parti'yi eleştirmek ve hatta asıl sorumlu göstermek de kolaydır.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Zor olan ise, rejimin karşı karşıya olduğu tehlikeyi göğüsleme görevinin tek başına Ak Parti'nin taşıyamayacağı kadar ağır olduğunu görmek ve bu tarihi saldırının püskürtülmesinde sorumluluk almaktır.
&lt;/p&gt;</description><category>er ryanı kurtarmak, demokrasi, hak, hukuk, kapatma, direnis, parlamento, anayasa mahkemesi, zalimler, sorumluluk</category><pubDate>05 May 08 16:08:46 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/30305/%20Er%20Ryan%27%C4%B1%20Kurtarmak%20filminin%20en%20etkili%20sahnesi</guid></item><item><title>AYRIK OTLARI</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/30246/%20AYRIK%20OTLARI</link><description>&lt;p&gt; AYRIK OTLARI&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Ak Parti'deki ayrık otları Cumhurbaşkanlığı seçiminde meclisi boykot edenlere göre biraz daha ileri görüşlüymüş.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Toprakla uğraşanlar bilir. Ekinlerin arasında ayrık otları biter. Öyle çaktırmadan çıkar ki bunlar, ne zaman büyüdüğünü anlamazsınız. İşte o yabani otlar sökülüp atılmazsa bütün mahsulün verimi düşer. Çünkü ayrık otları mahsule verilen sudan, atılan gübreden beslenir, iyi de palazlanırlar. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Millet, Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde önemli miktarda ayrık otunu aktif siyasetin dışında bıraktı. Bitti mi ? Hayır. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İşte şu yaşadığımız belirsiz süreç aynı zamanda siyasette arta kalan ve kendini iyi gizleyebilmiş ayrık otlarının da sökülüp atılacağı önemli bir dönem olacak. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türkiye çok önemli bir virajda. Ak Parti kapatılırsa yeni bir 28 Şubat sürecinin yaşanması kesin gibi gözüküyor. Gidişata bakılırsa Ak Parti’yi kapatmak için de ‘gözünün üstünde kaşı olması’ yeterli. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Her ne olursa olsun hükümetin şu anki duruşu çok önemli. Zira partide kafa karışıklığı oluşturmak isteyenler iş başında. Öyle ki bunlar arasında kabinede olanlar bile var. Başbakan’ın savunma için ek süre talep etmemesi, kapatma davasının bir an önce sonuçlanması yönündeki isteğini gösteriyor. Çünkü bu süreç uzadıkça hem ülke sıkıntılı günlere doğru yol alacak, hem de partideki birlik beraberlik bozulacak. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ak Parti içinde ‘biz de şu hatayı yaptık’ tarzında cümleler kurarak kapatılmanın faturasını parti yönetimine kesme oyununa düşenlerin sayısı maalesef artıyor. Zaten istenen de bu. Abdullatif Şener, Vahit Erdem, Turan Çömez, Çemil Çiçek gibi isimlerin söylemleri bu manada partide dejenerasyon oluşturuyor. Varsa yapılmış birkaç hata onlar da böylece kronikleştiriliyor ve ‘kendi kendini yok eden bir parti’ psikolojisi hakim olmaya başlıyor. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Meclis kulislerinde kendi partisini eleştiren Ak Partili milletvekili sayısı öyle &#13;
3-5 falan değil. Bugün diğer partilerin desteği olmadan bir anayasa değişikliği için Ak Parti grubu işi referanduma götürecek kadar milletvekilini bile kendi içinden çıkaramayabilir. Üstelik fire bizzat kabineden başlar. Başbakan bu gerçeği çok iyi biliyor. Maalesef ayrık otlarının yürüttüğü güya ‘dost acı söyler’ stratejisi başarılı oluyor. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türkiye dünyayı içine alan ekonomik krizin rotasından kaydı. Farklı bir belirsizlik sürecine doğru yol alıyor. Bu rotasız gidişin bir an önce durması gerekiyor. Bu süreçte Türkiye’yi bu noktaya getirenler kadar yıllardır içinde yol aldıkları geminin altını delmeye çalışanların da büyük sorumluluğu var. ‘Buraya kadarmış’ deyip kendini kurtarma çabası içine girenleri millet çok iyi görüyor. Yolun sonuna yaklaşılırken ak mı kara mı daha bir netleşiyor. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ak Parti’deki ayrık otları Cumhurbaşkanlığı seçiminde meclisi boykot edenlere göre biraz daha ileri görüşlüymüş. En azından bu aşamaya kadar gelebildiler. Ama sonuçta güverteye çıkıp sağa sola beyaz bayrak sallayanlar kaybedecek. Çünkü ne bu milletin, ne de ülke siyasetinin artık ayrık otu besleyecek tahammülü kalmadı.
&lt;/p&gt;</description><category>akp, ayrik otlari, kapatma, hıyanet, recep tayyip erdoğan</category><pubDate>03 May 08 15:38:20 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/30246/%20AYRIK%20OTLARI</guid></item><item><title>Cemil Çiçek'e ağır suçlama</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/30164/%20%20Cemil%20%C3%87i%C3%A7ek%27e%20a%C4%9F%C4%B1r%20su%C3%A7lama</link><description>&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
CEMİL ÇİÇEK ARA DÖNEM SİYASETÇİSİ; AKP'YE YAPTIĞINI FP'YE DE YAPMIŞTI&#13;
Cemil Çiçek'e ağır suçlama&#13;
Herkes hem AK Parti'nin sonu konusunda bir fikir sahibi, hem de "yarın ne olacağı" konusunda merak içinde.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AK Parti milletvekilleri ise, bu durumdan ister istemez en çok etkilenen kesim. Son günlere bakınca, arka arkaya gelen açıklamalar da "AK Parti dağılıyor mu" sorusunu sorduruyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bir yanda dini motifleri kullandığı için mahkemeye verilen bir AK Parti, bir yanda da son kongresinde din ile ilgili mesajlar içeren afişler ile her yeri süsleyen bir CHP. AK Parti'yi özellikle türban konusunda tuzağa düşüren ve suç ortağı olduğu ileri sürülen MHP ise, en masum haliyle siyasetine devam ediyor. Tüm bu gelişmeleri, hem de böyle durumlardaki siyasetçi psikolojini konuştuk Fazilet Partisi'nin kapatma sürecindeki psikiyatrı profesörü olan genel başkan yardımcısı Mehmet Bekaroğlu ile.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kapatılan Fazilet Partisi'nde genel başkan yardımcısıydınız aynı zamanda psikiyatri profesörüsünüz. Siyasette böyle durumlarda kişilerin psikiyatrik durumları nasıl olur? Gemiyi terk etmek mi ister? Bu çerçevede Vahit Erdem ve Cemil Çiçek'in tavırları ne anlam ifade ediyor?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kapatılmak üzere olan, kapatılma tehdidi altında olan siyasetçilerin ruh halleri bir özellik arz etse gerek. Özelliklede geçmişte iki partisi kapatılmış insanlarsa bunlar, aynı psikolojiyi üçüncü kere yaşamanın verdiği ayrıca bir baskı altındadırlar. Fazilet Partisi'nde baştan sona vardım. Her gün parti kapatıldı, kapatılıyor ve kapatmak sürecini hazırlayacak bir olayla karşı karşıyasınız. İşte kısmen baştan beri bir komplo kurulduğu psikolojisi var. "Kapatıldı, eyvah" filan, yine küçük bir olayla büyük umutlara kapılıyorsunuz. Türkiye'de borsa şöyle oldu, işte yağmur yağdı, yağmadı gibi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Vahit Erdem'in açıklamasını, gazeteci Fikret Bila'ya Cemil Çiçek'in yaptığı iddia edilen açıklamalarının, Abdüllatif Şener'in durumunun, bu atmosferden etkilenerek mi bu boyuta geldiğini ve bundan sonra neler olabileceğini değerlendirmenizi rica ediyorum. AK Parti çatırdıyor mu?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hem toplumda, hem siyaset arenasında birçok olay, psikolojiyle izah edilmeye çalışılır. Siyasi bir olayın da psikolojiyle izah edilmeye çalışılıyor olması ne kadar doğru bilmiyorum. Benim kanaatim, Erdem'le ilgili, hem Çiçek'le, hem de Şener'le ilgili gelişmeleri tamamen siyasi olarak değerlendirmek gerekir. Siyasi etikle olaya yaklaşmak gerekir. Belki de Türk siyasetinin yapısı siyasetçi üzerinden psikolojiye bakınca Cemil Çiçek bu anlamda bir pozitiftir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Nasıl yani pozitiftir biraz açabilir miyiz?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türk siyasetinde her dönem var olan adamlar vardır. Bunlar güçlü isimlerdir, belki de hiçbir yer ile ilişkileri yoktur. Ama kendilerini öyle satarlar. Bence Çiçek'in, AK Parti davasında, iddianamesinde isminin olmaması, şimdi ismini vermeyerek ya da yarım vererek, bir takım parti yönetimi ile ilgili demeçler vermesine falan şaşmadım. Siz de çok iyi hatırlarsınız, Fazilet Partisi döneminde bütün bunları Cemil Çiçek yapmıştır.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Aynı filmimi seyrediyoruz?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Aynı filmi Cemil Çiçek üzerinden seyrediyoruz. Fazilet Partisi davasında sözlü savunmaya parti adına Cemil Çiçek gitmiştir. Aynı gün Yavuz Donat'a vermiş olduğu mülakatta, "Araba haşat, farlar dökülüyor, kaporta şöyle" filan diye Fazilet Partisi'yle ilgili demeç vermiştir. Hem içeriye hem dışarıya, sağa sola sürekli şekilde mesaj veren tipler, her dönem ayakta kalmıştır. Ve AK Parti'ye de Cemil Çiçek'in en son geçtiğini biliyorsunuz. Cemil Çiçek gibi siyasetçiler çok var.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ayakta kaldığına göre, onlar başarılı ya da devletin özenle seçtiği ya da sevdiği siyasetçiler mi?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Buradaki ilişkinin sevgi üzerine kurulduğunu sanmıyorum. Burada hizmetle ölçülüyor bu ilişkiler diye düşünüyorum. Çok başarılı bu tip, her dönem ayakta kalabilmek, hiç bir ilkeyi tanımamak. Birlikte hareket ettiğimiz insanları, iş zora binince terk etmek. İşte sizi siyasette bir yerlere taşıyan insanlara sırtını dönmek, bunlar başarı ise; evet bunu son yıllarda yapan insan Sayın Cemil Çiçek'tir. Ben hiç şaşırmadım, tipik aynen oynanıyor. Fazilet döneminde ne olduysa, AK Parti döneminde de bundan sonra ne olacağını bilmiyoruz ama çok açık ve net bir Cemil Çiçek klasiği yaşıyoruz. Aslında çizgileri olmayan insanlar bunlar. Çok rahat bir şekilde ortama göre esen, rüzgârlara göre pozisyon alan insanlar bunlar. Bana sorarsanız başarı değil, Türk siyasetinin en önemli sıkıntılarının probleminden biri de bu tür siyasetçi tipidir bana göre.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Kapatma davasına ilişkin ne görüyorsunuz? Savunmayı da zannediyorum yine Cemil Bey'inde içinde olduğu tıpkı öncekiler gibi bir ekip götürüyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Fazilet Partisi'nde Çiçek'in bir yetkisi filan olmamıştı. Güya Fazilet Partisi yöneticileri Çiçek'i bir takım çevrelere daha olumlu mesajlar vereceğini düşünerek göndermişlerdi. Bir makam söz konusu, "aman bu adamı getirelim", "asker bürokrasi bir şey demez", "Avrupa da böyle bakar" böyle düşünüldüğü için bu tipler vardır. AK Parti'de de şu anda böyle tipler vardır, birkaç tanesinin ismini bile söyleye bilirim.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Kimdir onlar?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Vahit Erdem, Meclis Başkanı Köksal Toptan, Cemil Çiçek bunlar. "Ara dönem nöbetçileri" diyorum ben bunlara. Ara dönemlerde önemli insanlar, Vecdi Gönül örneğin. Hep önemli görevlerde ismi geçer. Milli görüş çizgisinde, çok çizgiyle de bedel ödemez aslında, fazla bir ilişkisi de yoktur ama her dönem meclis başkan vekilliğine, meclis başkanlığına, işte bakanlığa bunlar adaydırlar, niye? Çünkü bunlar net olmamışlar, hiç bir zaman açık olmamışlar, düşüncelerini açıklamamışlar, "aşırı" olmamışlar, ılımlı olmuşlar. Bu tipler ara dönem nöbetçileridir. Bunlara ara dönemde iş düşer, ara dönemde hemen, "biz varız" diye kalkarlar. Maalesef bunlar Türk siyasetinin çok ciddi bir çıkmazı...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Yeni bir ara dönemde miyiz?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yeni bir ara dönemle karşı karşıyayız bir kere. 27 Nisan e-muhtırasıyla ağrılar başlamıştır. Seçim olması bunu uzatmıştır ama hiçbir şekilde durdurmamıştır. Şimdi kapatma davası. Artık ok yaydan çıkmıştır. Bu bir tehdit değil, eylem. Bu da ara dönem. AK Parti milletvekileri de kapatılmış yani işlem bitmiş psikolojisi içinde. Önce panik yaşadılar, şimdi yavaş yavaş kabullenmeye ve ara dönem nöbetçileri de pozisyon almaya başladılar. Ama herkes kabullenmiş durumda. Çünkü geçmişte Refah'a dava açıldı, kapatıldı, Fazilet'e dava açıldı, kapatıldı. İşte laikliğe aykırı eylemlere odaktan dava açılırsa, kapatılır. Bu şekilde görülüyor bana göre. Post modern darbe, 28 şubat'ta bu kavram girmiştir. Şimdi nasıl bir ad takılacak bilmiyorum, yargı darbesi falan deniliyor. Ondan sonra ara dönemde, daha çok nöbetçi siyasetçilerin önde olduğu bir geçiş süreci yaşanır. 28 Şubat'ı hatırlayın. Mesut Yılmaz biliyorsunuz. Erbakan'a gitmiş, "demokrasiye sahip çıkalım filan" diye çağrı yapmış. O, "siz duvara çarptınız, beni ilgilendirmez" demiş ve görev almıştı. Mesut Bey'le beraber hem Doğru Yol Partisi'nde, birkaç tane de Refah Partisi'nde bulunan bu ara dönem nöbetçileri, tipik ara dönem siyasetçileri görev almışlar. 28 Şubat'la işbirliği yapanların hiç biri ayakta değil şimdi. Hepsi 3 Kasım seçimlerinde tasfiye oldu. Şimdi bu fonksiyonu, şemsiye partisi görevi, hiç kimseye hakaret iftira amacıyla söylemiyorum ama Abdüllatif Şener'e hiç mi yok görev bilmiyorum, kendisiyle konuşmadım fakat Şener sanki bir şemsiye partisi kuracak. Bir miktar, elli altmış milletvekili güya böyle bir kurulacak yada mevcut partilerin birinde toplanıp oraya geçilecek. Bir geçiş süreci yaşanacak, seçim kararı gibi senaryolar bunlar. Ama bir ara dönem başlıyor. Siyasetin normal şekilde yolu kesilmiş maalesef bir kere daha ara dönem başlıyor. Türk siyaseti, hem de Türkiye için geçmişte olduğu gibi ciddi kayıplar yaşayacak.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Bazılarının AK Parti ile ilgili itirazları var. Vahit Erdem¸Cemil Çiçek, Ertuğrul Yaçınbayır gibi. Bunlar da bir süre sonra partilerinden ayrılacak mı? Ne görüyorsunuz itirazlar ayrılma öncesinde mi olur hep?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Niye bugüne kadar itiraz etmediler? Bunlar samimi değiller ki. Ara dönemde görev almak için, grup başkanına yada sınıf öğretmenine, "ben buradayım" diye öne çıkıyorlar. Cemil Çiçek, efendim Köksal Toptan, Vahit Erdem bir şeyler söylüyorlar. Neredeydiler bugüne kadar? Abdüllatif Şener beş yıldır neredeydi? Erkan Mumcu 3 yıldır neredeydi? Ne zaman işler karışır, siyaset psikolojiyle ilgili değil, ahlakla ilgili iş karışır, batan gemiyi ilk terk edenler. Türkiye siyasetinin çok ciddi problemleri var bana göre ama en temel problemi bu siyaset tipidir. Akbaba bunlar. Akbaba siyaseti diyorum ben buna. Akbabalar ortada dolaşıyor. Fazilet Partisi zamanında da öyle idi. Tayyip Erdoğan ve ekibinin Cemil Çiçek'le işbirliği yaparak, Fazilet Partisi'nin kapatılması için kulis yapan insanlar bunlar. Fazilet kapatılmasaydı, AK Parti'nin kurulması çok zordu.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Yani tarih tekerrürden mi ibaret&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bunu kısa zamanda gördük, böyle bir problemle karşı karşıyayız. Birisi işte demokrasi dışı yöntemlerle, üslup kural dışı yöntemlerle devletçi bırakılacak. O zaman Fazilet Partisi, şimdi AK Parti ve biz ekmek yiyeceğiz, tipik akbaba. Hani bir süre önce Afrika'da çekilmiş bir fotoğraf vardı. İşte açlıktan ölen bir çocuk, arkada akbaba bekliyor aynı tipik bunlar.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Tayyip Erdoğan'ı nerede konumlandırıyorsunuz?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Burada maalesef açlıktan ölen çocuk pozisyonunda. Siyasetten, demokrasiden yana olanların güçlü bir Tayyip Erdoğan'dan ve AK Parti'den bağımsız olarak, güçlü bir şekilde bu yapılanlara müdahaleye, kapatma davasına karşı çıkmaları gerekir. Hem de bu akbaba siyasetini teyit etmeleri gerekiyor. Müdahalelerin bir sebebi de akbaba tipi bu ara dönemlerin tipik siyasetçileridir. Bakın 1960'da, 71'de, 80'de, 28 Şubat'ta, askeri yani siyaset dışı çevrelerin müdahaleye muktedil olan, gücü yeten çevreleri teşvik eden, provaka eden, hep bu tip siyasetçiler olmuşlardır. Bunlar normalde halktan bir destek alamayacak, halkın oyuyla iktidara gelemeyecek insanlar. Tayyip Erdoğan'ı bu haliyle durdurmaları mümkün müydü? Açık ve net görülüyordu yüzde 55-60 belediye seçimlerini alacaktı. Erdoğan bu darbeyle durdurulacak, partisi kapatılacak, kendisi yasak hale getirilecek. Halk aciz olanın yanında olmuyor, mağdur olanın yanında yer alıyor. Fazilet Partisinde biz bunu çok net gördük.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;REFERANS
&lt;/p&gt;</description><category>akp, cemil çiçek, kapatma, döneklik, alçaklık, rezillik, her dönemin adamlığı, fikret bila, recep tayyip erdoğan</category><pubDate>02 May 08 14:21:07 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/30164/%20%20Cemil%20%C3%87i%C3%A7ek%27e%20a%C4%9F%C4%B1r%20su%C3%A7lama</guid></item><item><title>İşte AK Parti'nin ön savunması</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/30092/%C4%B0%C5%9Fte%20AK%20Parti%27nin%20%C3%B6n%20savunmas%C4%B1</link><description>&lt;p&gt; AK Parti'nin, kapatma davasına karşı Anayasa Mahkemesi'ne verdiği ön savunmayı 'laiklik' temeline dayandırdığı öğrenildi. Savunmada AK Parti'nin laikliği zedeleyen bir parti değil, tam tersine güçlendiren ve laikliğin güvencesi olan bir parti olduğu vurgulanarak, Başbakan Erdoğan'ın zaman zaman laiklikle ilgili yaptığı açıklamalara yer verildiği kaydedildi. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;GAZETE KUPÜRLERİNE KARŞI TEKZİP METNİ &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AK Parti, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın hakkında açtığı kapatma davasına karşı Anayasa Mahkemesi'ne kapsamlı bir ön savunma verdi. Alınan bilgiye göre, 'Laikliğin güvencesiyiz' vurgusunun yapıldığı savunma, iddianamedeki gazete haberlerine ait tekzipler ve mahkeme kararlarını da kapsıyor. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yasada yer almasına rağmen iddianamede adı geçen 71 kişiden hiçbirini uyarmadığı iddiasının yer aldığı öne sürülen savunmada, "Uyarılmadan kapatma davası açılması hukuki değil" görüşünün dile getirildiği bildirildi. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Haklarında siyasi yasak istenen kişilerin beyanlarının ifade özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilen savunmada, bu ifadelerin hiçbirinin suç niteliği taşımadığı bildirildi. Savunma dosyasında, 71 kişi hakkında iddianamede yer alan suçlamalar nedeniyle haklarında verilmiş bir mahkeme kararı olmadığının da dile getirildi öğrenildi. İddiaya göre AK Parti, 'Beraatla sonuçlanmış mahkeme kararlarına bile iddianameden yer &#13;
verilmiş. Milletvekillerinin teklife imza atmış olması dava konusu yapılamaz' diyerek Başsavcının iddialarını çürütmeye çalıştı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;"VENEDİK KRİTERLERİ ÜSTÜNDÜR" &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anayasanın 90. maddesinde 2004 yılında yapılan değişiklikle getirilen 'Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır' hükmünün savunmanın ana eksenini oluşturduğu bildirildi. AK Parti'nin, Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile birlikte siyasi partilerin kapatılmasıyla ilgili olarak Venedik Kriterleri'ni de benimsediğini, Venedik Kriterleri'nde ancak şiddet ve teröre bulaşmış ya da şiddet ve terörü doğrudan veya dolaylı olarak destekleyen partilerin kapatılmasının öngörüldüğü vurgulandı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Savunmada Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin, "Herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, kanaat özgürlüğü ile kamu otoritelerinin müdahalesi ve ülke sınırları söz konusu olmaksızın haber veya fikir almak ve vermek özgürlüğünü de içerir. Bu madde, devletlerin radyo, televizyon ve sinema işletmelerini bir izin rejimine bağlı tutmalarına engel değildir. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kullanılması görev ve sorumluluk yükleyen bu özgürlükler, demokratik bir toplumda, zorunlu tedbirler niteliğinde olarak, ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu emniyetinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması veya yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması için yasayla öngörülen bazı biçim koşullarına, sınırlamalara ve yaptırımlara bağlanabilir" hükmünü düzenleyen 10. maddesi ile "Herkes asayişi bozmayan toplantılar yapmak, demek kurmak, ayrıca çıkarlarını korumak için başkalarıyla birlikte sendikalar kurmak ve sendikalara katılmak haklarına sahiptir. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu hakların kullanılması, demokratik bir toplumda, zorunlu tedbirler niteliğinde olarak, ulusal güvenliğin, kamu emniyetinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amaçlarıyla ve ancak yasayla sınırlanabilir. Bu madde, bu hakların kullanılmasında silahlı kuvvetler, kolluk mensupları veya devletin idare mekanizmasında görevli olanlar hakkında meşru sınırlamalar konmasına engel değildir" düzenlemesini içeren 11. maddesi de hatırlatıldı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;"LAİKLİĞİN GÜVENCESİYİZ" &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Savunmada AK Parti'nin laikliği zedeleyen bir parti değil tam tersine güçlendiren ve güvencesi olan bir parti olduğu vurgulandı. Bu bağlamda Başbakan Erdoğan'ın zaman zaman laiklikle ilgili yaptığı açıklamalara yer verildi. İddiaya göre, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal başta olmak üzere eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e kadar bütün siyasetçilerin türban sorununun çözümüne yönelik açıklamalarına yer verildi. İmam-hatip liseleriyle ilgili olarak ise AK Parti hükümeti döneminde imam-hatip lisesi açılmadığı, en çok Süleyman Demirel döneminde açıldığına vurgusunun yapıldığı kaydedildi. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İddianamedeki ana suçlama konusu olan anayasanın 10 ve 42. madde değişikliklerinin ise türban için değil, özgürlükleri genişletmek amacıyla yapıldığı ifade edildi. Türbanla ilgili anayasa değişikliği konusunda Yüksek Mahkeme'nin henüz karar vermediği de hatırlatıldı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;"GÜL DE EVREN GİBİ YARGILANAMAZ" &#13;
İddiaya göre, AK Parti'nin savunma dosyasında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün yargılanamayacağı belirtilerek, Kenan Evren örneği verildi ve savunma dosyasına, 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in yargılanamayacağına ilişkin Yargıtay hükmü de eklendi. Savunmada, "Yüksek Mahkeme üyelerini Cumhurbaşkanı atıyor. Kendi atadığı mahkeme heyetine karşı savunma yapamaz" ifadesinin yer aldığı öğrenildi. Yürütmenin işlemlerinden partinin sorumlu tutulamayacağına da dikkat çekilen savunma metninde, eski Meclis Başkanı Bülent Arınç'a atfedilen iddialar konusunda da 'Meclis Başkanlığı dönemine ait suçlamalar AK Parti'yi bağlamaz" ifadelerinin yer aldığı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 1994 ve 1995 yıllarındaki açıklamalarının iddianamede yer almasının da zaman aşımı bakımından eleştirildiği iddia edildi. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İHA
&lt;/p&gt;</description><category>ak parti nin ön savunması, kapatma, anayasa mahkemesi, haksızlık, zulüm, zorbalık, akp, adalet ve kalkınma partisi</category><pubDate>01 May 08 05:50:05 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/30092/%C4%B0%C5%9Fte%20AK%20Parti%27nin%20%C3%B6n%20savunmas%C4%B1</guid></item><item><title>CHP Dosyası haber çıktığı gün gönderilmiş</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/29335/%20CHP%20Dosyas%C4%B1%20haber%20%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20g%C3%BCn%20g%C3%B6nderilmi%C5%9F</link><description>&lt;p&gt;CHP DOSYASI BİR AYDIR BAŞSAVCILIKTA BEKLETİLİYORMUŞ&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dosya haber çıktığı gün gönderilmiş&#13;
Yargıtay, CHP'nin bir TV kanalına yasadışı yollardan aktardığı 3 milyon YTL ile ilgili belgeleri doğrulayarak Anayasa Mahkemesi'ne gönderdi. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Başsavcılıkta bir aydır bekleyen dosyanın medyada haberlerinin çıktığı gün mahkemeye gönderilmesi dikkat çekti.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın CHP'nin Kanaltürk'e yasadışı yollardan aktardığı 3 milyon YTL ile ilgili dosyayı suç duyurusunda bulunmadan Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'na göndermesi hukukçular arasında yeni bir tartışma başlattı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kapatılan Refah Partisi (RP) hakkındaki 'kayıp trilyon davası'nın başsavcılığın talebi üzerine açıldığına dikkat çeken hukukçular, siyasî partiler arasında çifte standart uygulanmasının tarafsızlık ilkesi ile bağdaşmadığını vurguluyor. Bu arada Yargıtay tarafından önceki gün internet sitesinden yapılan açıklama da yeni soru işaretlerinin doğmasına yol açtı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Maliye, CHP'nin Kanaltürk'e aktardığı paralarla ilgili dosyayı 20 Mart 2008'de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi. 1 aydır başsavcılıkta bekleyen dosyanın haberin basında yer aldığı pazartesi günü saat 16.00 sularında teslim edildiği öğrenildi. Belgelerle ilgili süreç, dosya Anayasa Mahkemesi Kararlar Müdürlüğü'nden geçtikten sonra başlayacak.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Mustafa Kamalak, Başsavcı'nın dosyayı haberlerden sonra mahkemeye göndermesini basının gücü olarak yorumluyor. Kamalak, "Eski Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş, DSP'ye beş kez ihtar verilmesi için Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. Dava açmadı. Kendisi de emekli olduktan sonra DSP'den milletvekili adayı olmuştu. Başsavcı, CHP'ye sempatik yaklaşım içerisinde bulunmuş olabilir." şeklinde konuşuyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt; &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;RP'ye farklı, CHP'ye farklı uygulama&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yüksek Mahkeme'ye belgeleri gönderen Yargıtay Başsavcısı'nın CHP hakkında suç duyurusunda bulunmaması ise tartışma konusu. RP'ye açılan 'kayıp trilyon' davasında süreç farklı işlemişti. RP kapatıldıktan sonra Maliye Bakanlığı'nın raporu üzerine dönemin Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunmuştu. Savaş'ın suç duyurusu üzerine RP Genel Başkanı Necmettin Erbakan başta olmak üzere parti yöneticileri hakkında 'kayıp trilyon' davası açılmıştı. Bu davada Anayasa Mahkemesi süreci işletilmemişti. Prof. Dr. Mustafa Kamalak, "Anayasa Mahkemesi kararına ihtiyaç duyulmadan dava açıldı. RP davasındaki uygulama doğruysa CHP konusunda da aynı mekanizma işletilmeli." diye konuştu. Eski Yargıtay Savcısı Ahmet Gündel ise CHP'nin aktardığı parayla ilgili olayın bir ceza soruşturması konusu olduğuna dikkat çekti. Savcılıkların Anayasa Mahkemesi ya da başka bir kurumun kararını beklemesine gerek olmadığına işaret eden Gündel, "Ceza hukukunda suç tespiti yapılırsa soruşturma süreci için herhangi bir izin süreci bulunmuyor. Dokunulmazlık engeli ortaya çıkarsa o süreçte bunun değerlendirilmesi gerekir. Erbakan olayında da böyle oldu. Siyasi partinin merkezi, hesapların tutulduğu yer yani suç yeri Ankara olduğu için buradaki başsavcılık görevli." dedi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;CHP'nin Kanaltürk'e aktardığı paralarla ilgili Anayasa Mahkemesi'nde izlenecek süreç de belli oldu. Mahkeme, CHP'nin incelenmeyen 2004, 2005, 2006 ve 2007 yıllarına ait hesaplarını mercek altına aldı. Raportörler, Kanaltürk'e aktarılan parayla ilgili CHP'nin faturalarını tek tek kontrol edecek. Kanaltürk'e havale edilen ancak belgelendirilmeyen ya da havale edilen tutar kadar sahte belge düzenlendiyse bunlar rapora yansıtılacak. Gönderilen paraların faturası gösterilemezse CHP için sıkıntılı günler başlayacak. Raporun Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'a sunulmasının ardından belirlenecek bir toplantı gününde üyeler, faturalandırılmayan 3 milyon YTL'nin hibe ya da bağış olup olmadığını inceleyecek. Hazine'ye irat (alacak) kayıt edilip edilmemesine karar verilecek. Havale edilen parayla ilgili başka faturalar düzenlendiyse sahtecilik suçu söz konusu olacak. Anayasa Mahkemesi gerekirse ceza davası açılması için savcılıklara suç duyurusunda bulunacak. Ceza davası açılırsa, CHP lideri Baykal ve parti yöneticilerinin dokunulmazlığının kaldırılması için Meclis'e fezleke gönderilmesi gerekecek.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt; &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ceza davası süreci de başlayabilir: &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anayasa Mahkemesi, dosyayı CHP'nin 2004-2005 muhasebe kayıtlarıyla birlikte incelenmek üzere raportöre teslim etti. Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, CHP ile Kanaltürk arasındaki yasadışı ilişkiyi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na da bildirdi. Başsavcılığın, siyaset yasağıyla sonuçlanabilecek bir ceza davası açması söz konusu. Konuyla ilgili detaylı belgelerin yer aldığı dosya 20 Mart 2008 itibarıyla da siyasi partilere kapatma davası açan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın önünde. Yalçınkaya, dosyayı Anayasa Mahkemesi'ne ilettiğini açıkladı. RP'yle ilgili 'kayıp trilyon' davasında ise Yargıtay Başsavcılığı devreye girerek dava sürecini başlatmıştı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt; &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;3 trilyonluk havalenin faturası yok: &#13;
CHP'nin Kanaltürk'e aktardığı 4 trilyonun tam 2 trilyon 922 milyar 109 milyon 86 liralık kısmının faturası yok. Bu para, Kanaltürk'ün hesaplarında başka kişi veya kurumlardan alınmış gibi gösterilmiş. Kayıtlara göre, Alınan Avanslar Hesabı'nda yer alan borç halen devam ediyor. Belgelendirilen 1 trilyon 180 milyarın fatura tarihi ise 31 Mayıs 2005. '020199' No'lu faturadaki hizmetler şöyle sıralanmış: "Atatürk'ün kurduğu partinin öyküsü belgeseli. Araştırma, planlama koordinasyon. Röportaj, bilgi, belge."&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Maliye Bakanı Kemal Unakıtan: Tespitler, ilgili makamlara gönderildi&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, CHP'nin Kanaltürk'e aktardığı parayla ilgili hukuki sürecin sürdüğünü söyledi. Endonezya Parlamentosu Vergi Komitesi'ni kabul eden Unakıtan, gazetecilerin CHP'yle ilgili sorularına muhatap oldu. Unakıtan, CHP'nin Kanaltürk Televizyonu'na aktardığı 4,1 milyon YTL'nin 3 milyon YTL'lik kısmına ait faturanın olmadığının hatırlatılması üzerine, "Gelirler Dairesi Başkanlığı başvuruyu gerçekleştirdi. Tespitlere yer verilen raporunda inceleme neticeleri var. Partiyle ilgili konu Anayasa Mahkemesi'ne ulaştı." diye konuştu. Bakan, "Bir usulsüzlük var mı?" şeklindeki soruya ise şu karşılığı verdi: "Herhalde. Tespite dair bir rapor var ki ilgili mercilere gönderildi."&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ZAMAN&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>chp, komünizm, sosyalizm, faşizm, dinsizlik, devrimcilik, ismet inönü, atatürk, cumhuriyet, anayasa mahkemesi, kapatma, yolsuzluk, kanaltürk, tuncay özkan</category><pubDate>23 Apr 08 06:44:26 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/29335/%20CHP%20Dosyas%C4%B1%20haber%20%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20g%C3%BCn%20g%C3%B6nderilmi%C5%9F</guid></item><item><title>İŞTE AKP'nin SAVUNMA METNİ</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/29333/%C4%B0%C5%9ETE%20AKP%27nin%20SAVUNMA%20METN%C4%B0</link><description>&lt;p&gt;İŞTE AKP'nin SAVUNMA METNİ&#13;
4/23/2008  50% 75% 100% 125% 150% 175% 200% &#13;
 Cemil Çiçek, partisinin dünkü grup toplantısında kapatılma davasında Anayasa Mahkemesi’ne vereceği savunma metnini zarfından çıkarıp okumaya başladı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AKP'nin merak edilen SAVUNMA METNİ&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;"Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’na" diyerek başlayan yazının konu bölümünde "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 14.3.2008 günkü iddianamesine karşı cevaplarımız" yer alıyor. Yazının başlığı ise "Genel olarak iddianamenin yaklaşım yanlışlıkları" olurken, birinci sayfasında şu değerlendirmeler bulunuyor: &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ÖZENSİZ &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;"İddianame baştan sona okunduğunda ilk göze çarpan husus çok özensiz ve düzensiz bir şekilde kaleme alınmış olmasıdır. Gerçekten yüzde 70’i Cumhuriyet Gazetesi esas alınarak, kalan bölümleri de yine değişik gazete küpürlerine dayanılarak hazırlanmıştır. Yapılan tekzipler, açılan davalar, mahkeme kararları hiç dikkate alınmadan, televizyon programlarında yapılan tartışmaların CD’lerine doğrudan bakma zahmetine katlanmadan günlük bir gazetede çoğu kez çarpıtılarak verilmiş haberlerin ve köşe yazarlarının kasıtlı yazılarını "makaslama" ve "cımbızlama" yöntemleriyle delil hanesine koyup, "klasörleri dolduran deliller" görüntüsünü vererek iddianame kaleme alınmıştır." &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AKP’nin savunma metnini, partinin önemli isimlerinden ve hukukçu kimlikleriyle öne çıkan Cemil Çiçek, Bülent Arınç, Burhan Kuzu, Ahmet İyimaya, Dengir Mir Mehmet Fırat ve Sadullah Ergin hazırladı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;HABERVAKTİ
&lt;/p&gt;</description><category>akp, açıklama, kapatma, a planı, b planı, recep tayyip erdoğan, cemil çiçek, mir dengir fırat, anayasa mahkemesi</category><pubDate>23 Apr 08 06:23:36 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/29333/%C4%B0%C5%9ETE%20AKP%27nin%20SAVUNMA%20METN%C4%B0</guid></item><item><title>AK Parti'nin kapatmaya karşı planı</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/29166/AK%20Parti%27nin%20kapatmaya%20kar%C5%9F%C4%B1%20plan%C4%B1</link><description>&lt;p&gt;AK Parti'nin kapatmaya karşı planı&#13;
4/21/2008  50% 75% 100% 125% 150% 175% 200% &#13;
 AK Parti, partiye açılan kapatma davasına karşı savunma stratejisi belirledi. Bir bilgi havuzu oluşturuldu. Başbakan'la doğrudan irtibatlı Sekiz kişilik A takımı kuruldu.  &#13;
Sabah gazetesi yazarı Yavuz Donat'ın AK Parti'nin savunma planı ile ilgili aktardıkları...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AK Parti 'havuz' oluşturdu &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Parti kapatma davası ile ilgili "süreç" işliyor. Süreç "çok yönlü." "Çok boyutlu." &#13;
Olayın "Anayasa değişikliği ile kapatma davasını düşürme" boyutu da var. "Lobiler... Bildiriler... Kamuoyu oluşturma" boyutları da.&#13;
Ama bu arada partide de "dava ile ilgili" çok ciddi bir çalışma sürüyor.&#13;
Bu çalışma da "çok yönlü, çok boyutlu." &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Partide bir "havuz" oluşturuldu. &#13;
"Hukuki görüşler, Anayasa Mahkemesi' ndeki savunmayı destekleyecek belge ve bilgiler" bu havuzda toplanıyor. &#13;
"Havuz dolunca" ne olacak? &#13;
"Her şey" avukata verilecek.&#13;
Partiyi, Anayasa Mahkemesi'nde savunacak kişiye. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Savunmayı "parti dışından biri" de yapabilir. "Partiden biri" de.&#13;
Şu anda "ağırlıklı görüş" partiden biri olması yönünde. "Kim olmalı" &#13;
konusunda ağırlıklı görüş ise "Cemil Çiçek." Bu konu "tepede" görüşülecek ama... "Son kararı" Recep Tayyip Erdoğan verecek. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;A Takımı &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İktidar partisinde bir "takım" oluşturuldu. Buna "A takımı" da diyebiliriz. Takımı "Başbakan belirledi." &#13;
Ve takım "doğrudan Başbakan'la irtibatlı." &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Takım "8 kişiden" oluşuyor. &#13;
6'sı "hakkında 5 yıl siyaset yasağı" istenenlerden: &#13;
Bülent Arınç, Zafer Üskül, Burhan Kuzu, Sadullah Ergin, Bekir Bozdağ, Dengir Mir Mehmet Fırat. &#13;
2'si ise "yasak dışındaki" isimlerden: Cemil Çiçek ile Ahmet İyimaya. &#13;
Takımdaki 8 kişinin hepsi de "statü" sahibi.&#13;
Biri bakan: Cemil Çiçek. &#13;
Biri Genel Başkan Yardımcısı: Dengir Mir Mehmet Fırat. &#13;
2'si Grup Başkanvekili: Bekir Bozdağ ile Sadullah Ergin. &#13;
3'ü komisyon başkanı: Burhan Kuzu, Zafer Üskül, Ahmet İyimaya. &#13;
Ve 1'i de "ağabey" statüsünde: Bülent Arınç. &#13;
Kapatma davası konusunda AK Parti'de "savunma çalışması" yapan bu "en üst kurulun" 8 üyesinden 4'ü "Ankara Hukuk" tan mezun: Bülent Arınç, Dengir Mir Mehmet Fırat, Ahmet İyimaya, Sadullah Ergin. &#13;
(Ahmet İyimaya, birincilikle mezun) &#13;
2'si İstanbul Hukuk'tan. &#13;
Bunlardan "biri" bakan: &#13;
Cemil Çiçek. &#13;
Diğeri Anayasa profesörü: &#13;
Burhan Kuzu. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bireysel durum analizi &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kapatma davası konusunda sadece "A takımı" çalışmıyor. &#13;
Başka "çalışmalar" da var. &#13;
Örneğin: Hakkında "5 yıl siyaset yasağı" istenenler, kendi durumları ile ilgili çalışma yapıyorlar. Bunlar: &#13;
"Bireysel durum analizleri." &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;71 kişilik "siyaset yasağı" listesinde "hukukçular" az değil.&#13;
Örneğin İstanbul Milletvekili "Güldal Akşit. Örneğin eski milletvekili, avukat, Mehmet Elkatmış. &#13;
Onların "bireysel durum analizleri" daha kapsamlı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Parti ile ilgili "genel savunma" ile, 71 kişinin "tek tek savunmaları" havuzda toplanacak. Ancak...&#13;
Havuza "başka kaynaklardan da" belge, bilgi, savunma notu akacak.&#13;
Örneğin: &#13;
Havuz "havuz bütün AK Parti milletvekillerinin katkısına açık." &#13;
"Adını burada yazmayacağımız" bazı bilim adamları var.&#13;
Değişik üniversitelerin hocaları. "Havuza" onlar da katkı sağlayacak.&#13;
Partili olsun veya olmasın, "bazı hukukçular" da. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Havuz "zengin bir havuz." &#13;
Böylesine "dolu" bir havuzda biriken "malzeme" hangi sürede değerlendirilir? &#13;
Soruyu "daha net" soralım: &#13;
- AK Parti, Anayasa Mahkemesi'nden "ek süre" ister mi, istemez mi? &#13;
"Tepede" yapılan görüşmeden ortaya çıkan sonuç: &#13;
"A takımının çoğunluğu" ek süre istenmesinden yana... Cemil Çiçek ise "tam aksi görüşte." "Bu iş uzamasın" tezini savunuyor. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Tabii bütün bu çalışmalar hep "kapalı devre." "Kapalı kapıların ardında." Ve "tam gün." &#13;
Başbakan Erdoğan için "günde 3 vardiya çalışıyor" denilse yeridir. &#13;
Sabah&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt; &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>akp, açıklama, kapatma, a planı, b planı, recep tayyip erdoğan, cemil çiçek, mir dengir fırat, anayasa mahkemesi</category><pubDate>21 Apr 08 19:36:34 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/29166/AK%20Parti%27nin%20kapatmaya%20kar%C5%9F%C4%B1%20plan%C4%B1</guid></item><item><title>AK Parti'yi kapattıracak 6 delil (!) daha...</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/28726/AK%20Parti%27yi%20kapatt%C4%B1racak%206%20delil%20%28%21%29%20daha...</link><description>&lt;p&gt;MÜMKÜNSE BUNLAR DA KAYITLARA ALINSIN...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AK Parti'yi kapattıracak 6 delil (!) daha...&#13;
Hasan Kaçan kendine has üslubuyla Ak Parti hakkında açılan kapatma davasında kullanılmak üzere 6 delil daha gösterdi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Azınlık raporu &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Orijinal adı ‘Minority Report’ olan sinema filmini hatırlar mısınız?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Memleketimizde ‘Azınlık Raporu’ adıyla gösterilmişti...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hani başrolünde Tom Cruise’un oynadığı, meşhur Steven Spielberg filmi...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İkibiniki’nin mühim filmlerinden biriydi...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu bilim-kurgu filmin konusu aşağı yukarı şöyle birşeydi...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yıl ikibinelliler falan...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İnsanoğlu (Tabii ki Amerikalılar) öyle bir teknoloji geliştiriyorlar ki, bir suç işlenmeden o suç tespit ediliyor ve suçu işleyecek olan ‘potansiyel suçlu’ enselenip kodese tıkılıyor...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bunun için ‘Pre-Crime’ diye bir birim kurmuşlar...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu ‘suç öncesi’ biriminde bulunan özel algılayıcılar, alengirli aletler alarm vermeye başladığı vakit, güvenlik görevlileri hemen harekete geçiyor...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Adamımız John Anderton (Tom Cruise) bu birimin en başarılı elemanlarından biri...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gene bir gün, başarılı memurumuz bir potansiyel suçluyu, suçu işlemeden yakalayıp ‘merkeze’ teslim ettiğinde masasındaki alarm çalmaya başlıyor...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;‘Ulan daha terimiz soğumadan gene yeni bir iş mi?’ diye düşünerekten bilgisayar ekranını açıyor...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;‘Kimmiş acaba bu suç işleyecek lavuk?’ derken... ‘Vay anaaam!’ bir de bakıyor ki ekranda kendisi...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Tabii anında fıyıyor ve olaylar bunun üzerine gelişiyor... &#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; * * &#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AK Parti’nin kapatılma davasına kadar geçen süreç bana hep bu filmi hatırlattı...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;‘Şöyle yapacaklarmış’&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;‘Böyle edeceklermiş’&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;‘Geriye götüreceklermiş’&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;‘Şeriat getireceklermiş’&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;‘Laikliği yıkacaklarmış’&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;‘Cumhuriyet kadınını kapatacaklarmış’&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hooop!..&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu ‘mış’ ve ‘miş’ler üzerine film başlıyor...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kapatma davası...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hadi filmde anladık...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Teknoloji öyle bir gelişmiş ki (nasıl oluyorsa) özel algılayıcılar ve binlerce bilgisayar yardımıyla adamın yapacağı eylemi önceden görebiliyorsunuz...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;‘Pre-Crime’ bölümü bunun üzerine harekete geçiyor...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Pekii, bizde ‘Pre-Crime’, yani ‘Suç Öncesi’ birimi var mı?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yook...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Pekii nasıl oluyor da oluyor, ileride ‘olası’ bir hadiseyi ‘olmuş’ varsayabiliyoruz?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Daha ikibinelli’lere de gelmedik üstelik...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hemmen söyleyeyim kardeşlerim...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İkibinelli’lere gelmedik amma bizde daha ileri bir teknoloji mevcut...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bizim ‘Pre-Crime’ bölümümüz ‘medya’...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İkibinelli’de gelecek olan teknolojiye kıç attırır...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Seçimler sonrası bu güzide birimimiz hemen çalışmaya başladı...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İleriye matuf bütün malzemeleri bir bir ortaya koydular sağolsunlar...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;‘Taksiden başı açık kadın atma’lar... Yani, ‘düşünün bundan sonrasını’&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;‘Ortaokul öğrencisi kızların bacaklarına asit olması kuvvetle muhtemel sıvı sıkma’lar... Yani, ‘düşünün bundan sonrasını’&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;‘Sergi salonunda abdest alma’lar... Yani, ‘düşünün bundan sonrasını’&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;‘Otobüs durdurup namaz kılma’lar... Yani, ‘düşünün bundan sonrasını’&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;‘Mayolu afiş kaldırma’lar... Yani, ‘düşünün bundan sonrasını’&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;‘Uçaklarda Türk musikisi çalma’lar... Yani, ‘düşünün bundan sonrasını’&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;‘Bidon kafalı adam’lar... Yani, ‘düşünün bundan sonrasını’&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;‘Göbeğini kaşıyan’lar... Yani, ‘düşünün bundan sonrasını’ &#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; * * &#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İşte size ‘Minority Report’...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yani ‘Azınlık Raporu’...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İkibiniki’den bu yana çok zaman geçti amma olsun...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bizde bu film ‘yine-yeni-yeniden’ başladı...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Üstelik biz, yabancı filmlerden esinlenmeyi (yoksa ‘intihal’ mi demeliydim) pek severiz...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ne diyelim...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Haydin bakalım iyi seyirler...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Benden de minik bir Minority Report&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Ne var yani?...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AK Parti’nin kapatılma davasında benim de bir parça katkım olmasın mı?..&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Olsun anasına satayım...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ne olur ne olmaz...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Böylece belki ileride hiç olmazsa kendi paçamı kurtarmış olurum...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;En azından ‘azınlık raporu’nda yer almam... (Andıç mı, ardıç mı her ne naneyse, işte onda)&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Biraz safça mı düşünüyorum?..&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kardeşim ben üzerime düşen vazifeyi yapayım, kendi raporumu oluşturayım da...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gerisi büyüklerimize kalmış...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Efendim, arzediyorum...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Biiir: Geçen gün bizim evin alt katındaki berbere indim...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bir de ne göreyim!&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Duvarda Arapça harflerle yazılı bir levha, altında da Türkçe açıklaması ‘Allahın dediği olur’...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Burası bir cami değil bir berber salonu... Lütfen kayıtlara geçmesini reca ediyorum... &#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; * * &#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İkiii: Gene geçtiğimiz haftalarda annemlere köftelik kıyma almak için bizim eski mahalledeki ‘Kasap Muharrem’e gitim...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dükkan kapalı. Kapıda bir tabela...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;‘Cumaya gittim gelicem’...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ne demek kardeşim... Eskiden var mıydı böyle bişey... Lütfen bunun da dosyaya girmesini istirham ediyorum... &#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; * * &#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Üüüçç: Pekii size daha vahim bir hadise...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hani o çocukluğumuzun mis kokan simitleri var ya...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Geçmiş olsun onları da kaybettik...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kandil günü bir de gördüm ki, bu geleneksel simitimizin adı ‘Kandil simidi’ olmuş...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Üstelik de gramajını falan da tırtıklamışlar... Minicik, bit kadar bişey olmuş...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Allahaşkına bunu da kayıtlara düşünüz... (Nee az önce ‘Allahaşkına’ mı dedim? Aman diyeyim, dilim sürçmüş... Bu kayıtlardan çıksın.)&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; * *&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dööörrt: ‘Lik TV’ seyrediyorum... Hani şu Şansallı-Ermanlı programı...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Futbolcularla röportaj yapılıyor... Yabancı futbolcular bile, ki buna ‘siyahi’ olanlar dahil... Türkçemizi ezberlememişler amma, her laflarında ‘İnşallah’ sözünü ağızlarından düşürmüyorlar... Reca ediyorum kayıtlara geçsin... &#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; * * &#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Beeşş: Saat altı suları işyeriden çıktım... Kadıköy’e doğru yürüyorum... Bir kadın kucağında bir bebekle kesti önümü... ‘Aabbiii Allah ne muradın varsa versin, şu sabiye bi ilaç parası’... Bu ne bi kardeşim... Arabistan’da mıyız?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Mümkünse bu da kayıtlara alınsın... &#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; * * &#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Altıı: Eski semtim olan ‘Dolapdere’ye gittim geçen gün... Arkadaşın arabasını boyatıcaz... Bir evin önünden geçiyorum... Duvarda kocca kocca harflerle ne yazıyordu biliyor musunuz?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;‘Allahını seven buraya çöp tökmesin!’&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu da kayıtlara geçsin...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bir kere daha gördüm ki neredeen nereye gelmişiz...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Allah sonumuzu hayır etsin....&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;(Aman bu da kayıtlara geçmesin lütfen. Gene dilim sürçtü.) &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;HASAN KAÇAN/STAR
&lt;/p&gt;</description><category>akp, açıklama, kapatma, delil, hasan kaçan, parti</category><pubDate>17 Apr 08 18:36:44 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/28726/AK%20Parti%27yi%20kapatt%C4%B1racak%206%20delil%20%28%21%29%20daha...</guid></item><item><title>Bildiri haberlerine AK Parti'den tepki</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/28725/Bildiri%20haberlerine%20AK%20Parti%27den%20tepki%20</link><description>&lt;p&gt;Bildiri haberlerine AK Parti'den tepki &#13;
AKPM Türkiye heyeti başkanı Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu: Şahsıma ve partime iftira ediliyor &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Türk heyeti başkanı AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, AK Parti hakkında Anayasa Mahkemesinde görülen kapatma davasına ilişkin AKPM'den bir çalışma başlatılması yolunda talepte bulunulduğu yolundaki iddiaların doğru olmadığını söyledi. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Çavuşoğlu, Türkiye'de gündeme gelen tartışmaya ilişkin düzenlediği basın toplantısında, &lt;i&gt;Türkiye'de CHP ve MHP yöneticileri, partim ve şahsıma yönelik çirkin, haksız ve doğru olmayan iftiralarda bulunmuştur&lt;/i&gt; diye konuştu. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;i&gt;Şahsım ve hiçbir AK Parti üyesi, AKPM'den bir çalışma yapması talebinde bulunmamıştır&lt;/i&gt; diyen Çavuşoğlu, &lt;i&gt;AKPM Başkanı, ben daha Strasbourg'a gelmeden Başkanlık Divanında bir bildiri hazırlanması ve Türkiye'ye ziyarette bulunması yolunda karar almış ve bunu bana daha sonra söyledi. AKPM Başkanına, Türkiye'yi ziyaret talebini TBMM Başkanına ileteceğimi söyledim. Hazırladıkları ortak bildiri taslağını da ben Salı günü görebildim&lt;/i&gt; dedi. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;TBMM'deki muhalefet partilerinin kendisine ve partisine haksızlık ettiğini ve konuyu saptırarak avantaj elde etmeye çalıştıklarını ifade eden Çavuşoğlu, &lt;i&gt;Avrupa Konseyi, insan hakları ve hukukun üstünlüğünü ön plana çıkartan bir kurum, muhalefet partilerinin bu kurumu hazmedemedikleri görülüyor&lt;/i&gt; diye konuştu. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anayasa Mahkemesinde AK Parti aleyhine kapatma davası açılmasında sonra, Avrupalı meslektaşlarının kendilerinden bilgi almak istediğini belirten Çavuşoğlu, &lt;i&gt;Biz de partimiz hakkında yapılan haksızlığı anlattık, gelişmelerle ilgili bilgi vermek ayrı, AKPM'den bu konuda bir tavır sergilemesini istemek ayrı bir konu. Biz hiçbir zaman şikayetçi durumuna düşmedik&lt;/i&gt; dedi. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>akp, açıklama, kapatma, avrupa parlamentosu, parti, bildiri</category><pubDate>17 Apr 08 18:33:02 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/28725/Bildiri%20haberlerine%20AK%20Parti%27den%20tepki%20</guid></item><item><title>AK Parti ağzı ile kuş tutsa kapatılacak</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/28330/AK%20Parti%20a%C4%9Fz%C4%B1%20ile%20ku%C5%9F%20tutsa%20kapat%C4%B1lacak</link><description>&lt;p&gt;ŞAHİN ALPAY'DAN SIRADIŞI TESPİTLER&#13;
AK Parti ağzı ile kuş tutsa kapatılacak&#13;
"AK Parti ya kapatılacak ya kapatılacak... Ağzıyla kuş tutsa bile kapatılacak.. Ama onun yerine kurulacak parti...." Şahin Alpay'dan sıradışı tespitler...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Şahin Alpay'ın senaryosuna göre AKP ya kapatılacak ya kapatılacak. Ancak süreçten karlı çıkacak; zira bir dahaki seçimden oylarını artırarak çıkacak, AİHM'de parti kapatmanın örgütlenme özgürlüğüne aykırı olduğunu tescil ettirecek ve Erdoğan da bağımsız olarak zaten Meclis'e girecek..&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Akşam Gazetesi'nden Nagehan Alçı'nın Şahin Alpay'la yaptığı röportaj:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türkiye karmaşık günler yaşıyor ama siz yazılarınızda iyimserliği elden bırakmıyorsunuz. İçinde bulunduğumuz krizden fırsat çıkabilir diyorsunuz. Krizi fırsata nasıl çevireceğiz?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Esas ümidim Anayasa Mahkemesi'nin bu haksız davayı reddetmesiydi. Ama AKP ağzıyla kuş tutsa da kapatılacak ve mal varlığına el konacak. Yerine kurulacak partinin kuracağı hükümet, reformları savsaklamayacak ve seçimlerde daha fazla oy ile iktidarını pekiştirecek. AKP, AİHM'e başvuracak. Hakkında açılan kapatma davasının örgütlenme özgürlüğünün ihlali olduğu tescil edilecek. Böylece parti yeniden açılacak. Türkiye de krizden güçlenmiş olarak çıkacak.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ERDOĞAN BAĞIMSIZ GİRER&#13;
&lt;ol&gt;&lt;li&gt; O zaman AKP, askeri bir müdahale olmazsa tabii, bu işten karlı mı çıkacak?&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ol&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Evet. Askeri darbe zaten uzak ihtimaldir. Eğer Türkiye, bırakın AB'yi, Avrupa Konseyi dışına itilmeyecekse... AKP kapatılsa bile yerine yeni bir parti kurulacak. 40 milletvekili yasaklansa da Meclis'ten güvenoyu alabilir. Hatta siyaseten yasaklanması istenen Erdoğan ve diğerleri bağımsız olarak seçimlere girebilir.&#13;
&lt;ol&gt;&lt;li&gt; Bu nasıl olacak?&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ol&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anayasa Mahkemesi'nin siyasetten yasakladığı kişiler partilere üye, partilerden aday olamıyorlar. Ama yasaklı olduğu halde 22 Temmuz seçimlerinde milletvekili seçilen Hamit Geylani örneğinde olduğu gibi, bağımsız olarak milletvekili seçilebiliyorlar.&#13;
&lt;ol&gt;&lt;li&gt; Bugünlere gelinmesinde AKP'nin ikinci döneminde AB reformlarını arka plana itmesi mi önemli rol oynadı? Bu yüzden mi Birlik bizi hatırladı ve bir numaralı adamını Türkiye'ye gönderdi sizce?&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ol&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AB Komisyon Başkanı Barroso'nun ziyaretinin zamanlaması çok yerinde oldu. Türkiye'de AB'yi model alma eğilimi zayıfladı. Bunda AB'nin 1999'da 'Türkiye diğer adaylarla eşit koşullarda aday olacak' dedikten sonra 2005'te 'Kalıcı kısıtlamalar getirilebilir' demesi, imtiyazlı ortaklıktan söz edilmeye başlamasının rolü oldu.&#13;
&lt;ol&gt;&lt;li&gt; İlişkilerin düşüşe geçmesi salt AB'nin tavrından mı kaynaklandı?&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ol&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Tabii birkaç neden var. AB'nin yaklaşımı çok olumsuz etkiledi. CHP'den, MHP'den AB'ye muhalif sesler yükseldi. PKK da saldırılarını tırmandırdı. Bütün bunlar AKP hükümetinde kurulu düzenle anlaşma, reformları una serme eğilimini güçlendirdi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AKP İÇİNDE AB MUHALEFETİ VAR&#13;
&lt;ol&gt;&lt;li&gt; Yoksa AKP'nin işine mi gelmedi artık AB politikası?&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ol&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İşine gelmediğini düşünmüyorum. Türkiye AB'ye ne kadar yaklaşırsa siyasi ve iktisadi istikrarını koruması o kadar kolaylaşır. Bu da AKP'nin iktidarını güçlendirmesine yarar. Ama bence AB reformlarının duraksamasında AKP'nin kendi saflarındaki muhalefetin de rolü oldu. Tüm partinin AB üyeliğini destekleyen kişilerden oluştuğunu söyleyemeyiz.&#13;
&lt;ol&gt;&lt;li&gt; Şimdi kriz vesilesiyle hükümet tekrar AB politikasına mı asıldı?&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ol&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bence AB de Türkiye'ye sırt çevirmenin yanlış olduğunu görmeye başladı. Barroso'nun ziyaretini demokrasiye ve reformlara desteğin bir ifadesi olarak görüyorum.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;'O zihniyet' hâlâ orduda var&#13;
&lt;ol&gt;&lt;li&gt; Taraf gazetesinin ortaya çıkardığı andıçta sizin de adınız geçiyordu. Genelkurmay'ın bir takım insanları andıçlama fikrine nasıl bakıyorsunuz?&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ol&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu Genelkurmay olayı gibi görünmüyor. Anladığım kadarıyla 2006'da bir subay tarafından hazırlanan ve Genelkurmay 2. Başkanlığı'na verilen bir rapor söz konusu. Yani 1999'da ortaya çıkan andıça benzemiyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;O Genelkurmay tarafından hazırlanmıştı ve ağır suçlamalar içeriyordu. Burada istihbarat notu gibi bir rapor var. Genelkurmay böyle bir raporun varlığını inkar etmedi, ama buna istinaden eyleme geçildiğini de görmedik. Türkiye'nin dünya ile bütünleşme sürecini kavrayamayan bir zihniyet, maalesef ordu içinde hâlâ var. Ve bu da o zihniyetin ürünü.&#13;
&lt;ol&gt;&lt;li&gt; Böyle bir andıçta yer almak nasıl bir his? 'Büyük Birader' bizi izliyor mu?&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ol&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ben bunu ciddiye almıyorum. Hâlâ ordunun içinde böyle bir zihniyet olmasını üzülerek karşıladım, ama bence bu zihniyet gittikçe marjinalleşiyor. Bu listede Türkiye'nin dünyaya entegre olmasını, AB'ye üye olmasını, Kıbrıs sorununun çözülmesini isteyen insanlar adeta vatan haini olarak gösteriliyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Atatürk'ün istediği buydu&#13;
&lt;ol&gt;&lt;li&gt; Yılmaz Özdil, Barroso'nun TBMM'deki konuşması üzerine yazdığı yazıda Atatürk'ün 1922'deki bir konuşmasından alıntı yaptı. Avrupa'nın bize demokrasi ve medeniyet getirme vaadi ile sömürge politikası güdeceğinden bahsediyordu Mustafa Kemal. 1922 terminolojisi ile bugünü yargılamak mı yanlış, AB'yi savunan aydınlar mı yanılgı içinde yoksa Atatürk mü yanılıyordu?&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ol&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Mustafa Kemal Türkiye'yi Avrupalı bir ülke yapmak istiyordu. Ve bunun için de o gün geçerli olan modernlik anlayışı çerçevesinde bazı politikalara önayak oldu. Ancak şimdi çok farklı bir dünyada ve Türkiye'de yaşıyoruz. Bugünün modernlik anlayışını AB temsil ediyor. Bugün Türkiye ve Avrupa arasındaki ilşki tamamen eşitler arasındaki ilişkidir. Kimse bizi AB'ye girmeye zorlamıyor. Hiçbir AB ülkesinin bugüne kadar demokratik ya da ekonomik olarak geri gittiği görülmedi. Aksine örneğin İspanya, Portekiz ve Yunanistan gibi ülkeler büyük ölçüde kalkındılar, demokrasilerini sağlamlaştırdılar.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Demokratik laiklik nedir&#13;
&lt;ol&gt;&lt;li&gt; Barroso 'demokratik laiklik' kavramından bahsetti. Nedir demokratik laiklik?&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ol&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Demokratik bir rejim kaçınılmaz olarak laikliği içerir. Çünkü demokratik rejimin en temel prensiplerinden biri ifade özgürlüğüdür: Fikir ve inançları serbestçe ifade özgürlüğü. Dolayısıyla demokrasi ve laiklik arasında bir çelişki yoktur. Fakat maalesef Türkiye'de ikisi çelişirmiş, laiklik öncelikliymiş gibi bir hava yaratılıyor.&#13;
&lt;ol&gt;&lt;li&gt; İngiltere, Norveç gibi bazı Avrupa ülkelerinde kilise ve yönetim iç içe. Bunlardan laik olarak bahsetmiyoruz. Bu ülkeler demokratik mi değil, yoksa farklı laiklik tanımları mı var?&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ol&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Fark şurada: AB üyesi ülkelerde vazgeçilmez olan, bütün dini inançlara özgürlüktür. Dinsel inançların ifadesi laikliğe aykırı görülmez.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;YEREL SEÇİMLE ERKEN SEÇİM&#13;
&lt;ol&gt;&lt;li&gt; Erken seçim AKP'nin işine yaramıştı. 'Mağdur' durumuna düşmesi oylarını artırmıştı. Kapatma davasının mağduriyeti partiye tekrar erken seçim kararı aldırabilir mi?&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ol&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Tabii. Yerel seçimlerle birlikte 2009'da erken seçim yapabilir. Öyle olursa AKP'nin yerine kurulan parti büyük ihtimalle AKP'den de fazla oy alacaktır ve maruz kaldığı müdahaleler yüzünden belki artık Türkiye'nin yeni ve demokratik bir anayasaya kavuşması yolunda çok daha kararlı adımlar atacaktır.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Entelektüel Bakış&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ŞAHİN ALPAY 1944 Ayvalık doğumlu. Robert Kolej ve Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu. Stockholm Üniversitesi'nde doktora yaptıktan sonra 1982'de Cumhuriyet'te editör ve yazarlığa başladı. Bir dönem Sabah'ta çalıştı. 1994-2001 yıllarında Milliyet'te yazdı ve 'Entellektüel Bakış' sayfasını yönetti. CNN Türk'te de aynı adlı programı yaptı. '2020 Yılında Türkiye' adlı bir kitabı bulunan Alpay, 2001'den beri Bahçeşehir Üniversitesi'nde ders veriyor, Zaman gazetesinde köşe yazıyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Geçen hafta Taraf gazetesi Genelkurmay için 2006'da hazırlanan ikinci bir andıç listesi olduğunu ortaya çıkardı. Bu listede kimler yoktu ki... Rahmi Koç'tan Oktay Ekşi'ye, TESEV'den Robert Kolej'e kadar yurtdışı bağlantılı birçok kurum, vakıf ve kişi aralarındaki ilişkileri gösteren şemalarla resmedilmişti. Andıçta yer alan isimlerden biri de Bahçeşehir Üniversitesi'nde siyaset bilimi ve Türk Siyasi Hayatı dersleri veren Zaman gazetesi köşe yazarı Dr. Şahin Alpay'dı.&#13;
14.Nisan.2008 09:05:18
&lt;/p&gt;</description><category>akp, kapatma, Şahin alpay, ab, aihm</category><pubDate>14 Apr 08 14:00:45 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/28330/AK%20Parti%20a%C4%9Fz%C4%B1%20ile%20ku%C5%9F%20tutsa%20kapat%C4%B1lacak</guid></item><item><title>AKP DEN KAPATMAYA İKİNCİ REST</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/558/%20%20AKP%20DEN%20KAPATMAYA%20%C4%B0K%C4%B0NC%C4%B0%20REST</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;Partiye açılan kapatma davasının yaşattığı gerginliğin ardından sağduyulu tavra giren ve başta 301 olmak üzere bir dizi demokratikleşmeye yönelik yasa çalışması başlatan AKP'den bir girişim daha geliyor. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
AKP, 22. Dönemde gündeme getirdiği ama yasalaştıramadığı “TBMM'de siyasi etik komisyonu kurulması, mal bildiriminde gizliliğin kaldırılması ve mal bildiriminde bulunması zorunlu kişilerin kapsamının genişletilmesi, siyasette şeffaflık gibi” düzenlemeleri içeren yasa teklifini yeniden Meclis gündemine taşıyor. Teklifte, milletvekilleri ve Bakanlar Kurulu üyelerinin yapamayacağı işler yeniden düzenlenerek Anayasa'nın 82. maddesinde sayılan koşullar daha da genişletiliyor. Teklifle gazeteciler de kapsama alınıyor. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
AKP iktidarı bir taraftan AB'ye uyum çerçevesinde reform paketlerini tek tek Meclis gündemine taşırken, bir taraftan da bu kapsamda hazırlanarak Meclis'in gündemine getirilmesine rağmen yasalaşamayan yasa tekliflerini yenileme kararı aldı. Geçen Dönem AKP Sakarya Milletvekili Ayhan Sefer Üstün tarafından hazırlanan "Siyasi Etik Komisyonu Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi" yeniden düzenlenerek Meclis gündemine taşınacak. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
-SİYASETÇİ HESAP VERECEK, SİYASİ ETİK KOMİSYONU KURULACAK- &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
ANKA Muhabirinin edindiği bilgiye göre geçen dönem hazırlanan teklifi hızla TBMM gündemine getirecek olan AKP kurmayları hem demokratikleşmede önemli bir adım atarak yurt içinde ve dışında olumlu izlenim almayı hem de muhalefetin yolsuzluklara ilişkin getirdiği eleştirilerin önününü kesmeyi hedefliyor. &lt;br /&gt;&#13;
Partinin hukukçu kurmaylarının da katkıda bulunduğu teklifle getirilmesi istenen düzenlemeler şöyle: &lt;br /&gt;&#13;
"Siyasi Etik Komisyonu Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması &lt;br /&gt;&#13;
Hakkında Kanun Teklifi'nde, açıklık, saydamlık, hesap verilebilirlik, tarafsızlık, dürüstlük ve objektiflik ilkelerini etkili bir biçimde uygulamak suretiyle siyaset kurumuna duyulan güveni artırmak amacıyla TBMM'de 'Siyasi Etik Komisyonu' kurulması öngörülüyor. &lt;br /&gt;&#13;
Komisyonun üye sayısı, Danışma Kurulunun teklifi üzerine Genel Kurul tarafından işaret oyuyla belirlenecek. Siyasi parti grupları, sandalye sayısı oranında Komisyonda temsil edilecek. Plan ve Bütçe, Dilekçe Komisyonu üyeleri ile Başkanlık Divanı ve Bakanlar Kurulu üyeleri, Komisyonda görev alamayacak. Komisyon, resen veya başvuru üzerine, milletvekilleri ve dışarıdan atanmış Bakanlar Kurulu üyelerinin, siyasi etik kuralları ve diğer kanunlarda yer alan ilkelere riayet edip etmediğinin incelenmesi, araştırılması ve değerlendirilmesiyle görevli olacak. &lt;br /&gt;&#13;
Komisyon, milletvekilleri ve dışarıdan atanan Bakanlar Kurulu üyelerinden, kamu kurum ve kuruluşlarından, gerçek ve tüzel kişilerden her türlü bilgi ve belgeyi isteyecek; ilgili kişi ve uzmanların görüşüne başvuracak; gerektiğinde Ankara dışında ve yurtdışında çalışma ve incelemelerde bulunabilecek. Komisyon toplantıları gizli olacak, çalışmalar hakkında açıklamada bulunulmayacak. TBMM Başkanlığı'na sunulan rapor ve kararlarla ilgili açıklamalar Meclis Başkanı veya görevlendireceği vekili tarafından yapılacak. &lt;br /&gt;&#13;
Yasalara aykırı hareket ettiği tespit edilen milletvekilleri ve dışarıdan atanan bakanlar hakkında anayasa, yasa ve içtüzük hükümleri uyarınca işlem uygulanacak. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
-İŞ TAKİPÇİLİĞİ YAPAMAYACAKLAR- &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Teklifte, milletvekilleri ve Bakanlar Kurulu üyelerinin yaptıkları işlerle bağdaşmayan işler de düzenleniyor. Buna göre milletvekilleri ve bakanlar, devlet ve diğer kamu tüzel kişileri ve bunlara bağlı kuruluşlarda, kamu yararına çalışan dernekler, devletten yardım sağlayan ve vergi muafiyeti olan vakıflar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, sendikalarda görev alamayacak; herhangi bir taahhüt işini doğrudan veya dolaylı olarak kabul edemeyecek; temsilcilik, hakemlik, ücret karşılığı iş takipçiliği, komisyonculuk ve müşavirlik yapamayacak; genel sekreter, sekreter veya benzeri herhangi bir nam altında hiçbir yönetim görevi alamayacak. Milletvekilleri ve Bakanlar Kurulu üyeleri, yürütme organının teklif, inha (atama, görev verme yazısı), atama veya onamasına bağlı resmi veya özel herhangi bir işle görevlendirilemeyecek. Bir üyenin belli konuda ve 6 ayı aşmamak üzere Bakanlar Kurulunca verilecek geçici bir görevi kabul etmesi, TBMM kararına bağlı olacak. &lt;br /&gt;&#13;
Yabancı bir devlet veya milletlerarası bir kuruluş tarafından verilen idari ve siyasi, ücretli herhangi bir işi veya görevi, TBMM kararı olmadıkça kabul edemeyecek. &lt;br /&gt;&#13;
Milletvekilleri ve bakanlar, TBMM üyesi olmaktan kaynaklanan konum ve yetkilerini kendilerine menfaat sağlamak amacıyla, mesleklerini icrada ve işletmeleri yönetmekte sıfat veya kimliklerini öne sürerek kullanamayacak. &lt;br /&gt;&#13;
Bu kişiler devletten özel teşvik, sübvansiyon veya maddi destek alan; kamuya ait ve iştirakı bulunan bankalardan milletvekilliği brüt maaşının 50 katından fazla kredi kullanan; kamu kurum ve kuruluşlarına, yerel yönetimlere ve bunlara bağlı işletmelere mal veya hizmet sunan, bunlarla kazanç sağlamaya yönelik taahhüt veya müteahhitlik ilişkisine giren firma, işletme veya şirketlerde yönetim ve denetim kurulu üyeliği, yöneticilik yapamayacak. Banka, finans ve sigorta kurumları, menkul değer aracı kuruluşlar veya bunların iştiraklerinde ücretli veya ücretsiz görev üstelenemeyecek, arazi alım satımı yapan veya toplu konut işleriyle uğraşan kuruluşlarla menfaat ilişkisine giremeyecek. Kooperatiflerde yöneticilik ve deneticilik yapamayacak, kamu kesimiyle hiçbir ihale ve taahhüt ilişkisine giremeyecek, özelleştirme kapsamında hiçbir işleme taraf olamayacak, kamuya açık olmayan devlet bilgilerini özel çıkarı için kullanamayacak. Görevlerini yerine getirirken sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını her türlü davranışla göstermekle yükümlü olan milletvekilleri ve bakanlar, bina, araç, gereç, personel ve benzeri kamu imkanlarını seçim işlerinde kullanamayacak; dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep, yaş, bedensel engeller ve benzeri sebeplerle ayrım yapamayacak; bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun hareket etmek zorunda olacak. Milletvekilleri ve bakanlara gönderilecek her türlü hediye ve hibe niteliğindeki eşya, Komisyonun izni olmadan dağıtılamayacak. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
-MAL BİLDİRİMİNDE AÇIKLIK ESAS ALINIYOR, GAZETECİLER DE KAPSAMA GİRİYOR - &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzlukla Mücadele Kanunu'nda önemli değişiklikler öngören teklifte, mal bildiriminde bulunması zorunlu kişilerin kapsamı genişletiliyor. &lt;br /&gt;&#13;
Mahkemelerce usulüne göre atanmış bilirkişiler, siyasi parti genel merkez yönetim ve denetim kurulu üyeleri, gazete, radyo, televizyon ve benzeri kitle iletişim araçlarının pay sahibi gerçek kişiler ile tüzel kişilerin yönetim ve denetim kurulu üyeleri, başyazarları ile sorumlu müdürler de kapsama alınıyor. Ayrıca, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarının başkanları, yönetim ve denetim kurulu üyeleri, federasyon ve konfederasyonlar dahil sendika ve sendika şubelerinin başkanları, yönetim ve denetim kurulu üyeleri yasa kapsamına giriyor. Kanunla belirtilen sınırlar dışındaki her türlü edinim, değeri tutarında haksız mal edinmiş sayılacak. Milletvekilleri, menfaat sağlayarak başka bir siyasi partiye geçmeleri halinde, menfaat tutarı kadar haksız mal edinmiş olacak. Mal bildiriminde gizlilik ilkesi kaldırılarak, açıklık esas alınıyor. Haksız mal edinen kişi, fiili daha ağır bir cezayı gerektiren suç oluşturmadığı takdirde, 3 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezasına çarptırılacak. Haksız edinmiş mallar, TCK'nın ilgili hükümlerine göre müsadere edilecek. Düzenleme kapsamına giren suçlardan dolayı verilen hapis cezası, seçenek yaptırımlara çevrilemeyecek ve ertelenemeyecek. (ANKA) &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>akp, açıklama, kapatma, rest, siyasi etik</category><pubDate>12 Apr 08 15:27:57 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/558/%20%20AKP%20DEN%20KAPATMAYA%20%C4%B0K%C4%B0NC%C4%B0%20REST</guid></item><item><title>AK Parti'de ilk açıklama Fırat'tan</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/27561/AK%20Parti%27de%20ilk%20a%C3%A7%C4%B1klama%20F%C4%B1rat%27tan%20</link><description>&amp;nbsp; &lt;table border="0" cellspacing="0" cellpadding="5" width="490"&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;h2 style="font: 16px Arial"&gt;AK Parti MYK toplantısı sonrasında alınan kararlarla ilgili Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mehmet Fırat a&amp;ccedil;ıklama yaptı: Kriz fırsata d&amp;ouml;n&amp;uuml;şecek. T&amp;uuml;rkiye kazanacak.&lt;/h2&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td height="10" align="right"&gt;07 Nisan 2008&amp;nbsp;22:30&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td align="right"&gt;&amp;nbsp;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td id="objectContent" style="font-size: 14px"&gt;&lt;img src="http://image.haber7.com/haber/110814.jpg" alt="AK Parti'de ilk a&amp;ccedil;ıklama Fırat'tan  " /&gt; &lt;img style="width: 0px; height: 0px" src="http://ads-rouge.haber7.com/adlog.php?bannerid=311&amp;amp;clientid=227&amp;amp;zoneid=5&amp;amp;source=&amp;amp;block=0&amp;amp;capping=0&amp;amp;cb=19bc9732785d001e389734560a8b7aa2" alt="" width="0" height="0" /&gt;Merkez Karar Y&amp;ouml;netim Kurulu Bakanlar Kurulu'nun ardından saat 15.00'te toplandı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saat 22.00 sularında biten toplantıdan demokratikleşme paketinin g&amp;uuml;ndeme getirilmesi kararı &amp;ccedil;ıktı. Alınan karara g&amp;ouml;re &amp;ouml;nce demokratikleşme paketi g&amp;uuml;ndeme getirilecek, hemen ardından ise parti kapatılmasının zorlaştırılmasıyla ilgili d&amp;uuml;zenlemeler yapılacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplantıdan sonra kameraların karşısına ge&amp;ccedil;erek a&amp;ccedil;ıklama yapan AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, AK Parti'ye karşı a&amp;ccedil;ılan kapatma davası ile ilgili s&amp;uuml;recin kendi i&amp;ccedil;erisinde y&amp;uuml;r&amp;uuml;yeceğini s&amp;ouml;yledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fırat, MKYK toplantısında, Genel Başkan ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın tayin edeceği &amp;ccedil;alışma grupları tarafından mahkeme s&amp;uuml;recinin kendi mecrasında y&amp;uuml;r&amp;uuml;t&amp;uuml;lmesinin kararlaştırıldığını a&amp;ccedil;ıkladı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;quot;S&amp;uuml;recin siyasi ve ekonomik sonu&amp;ccedil;ları da oluşacak&amp;quot; diyen Fırat, kamuyonda sivil toplum kuruluşlarının yaptığı &amp;ccedil;ağrılarda sorunun &amp;ccedil;&amp;ouml;z&amp;uuml;m yerinin siyaset kurumu ve TBMM olduğunun vurgulandığını hatırlattı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fırat, &amp;quot;Siyasi ve ekonomik istikrarın bozulması ile sonu&amp;ccedil;lanacak b&amp;ouml;yle bir s&amp;uuml;cece siyaset kurumunun kayıtsız kalması beklenemez. Hukuk ve demokratik sistemimiz bu sınavdan başarıyla &amp;ccedil;ıkacaktır. Mutabakat arayışımız s&amp;uuml;recektir&amp;quot; dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortak payda olan laiklik ilkesinin etrafında birleşmek zorunda olduklarını kaydeden Fırat, &amp;quot;İnanıyoruz ki siyaset kurumunun g&amp;ouml;revini yerine getirmesi durumunda kapatma davasıyla ilgili olumsuz sonu&amp;ccedil;lardan kurtulacağız&amp;quot; diye konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;quot;Kazanan hukuk anlayışımız olacaktır. Kazanan siyasi ve ekonomik istikrarımız olacaktır&amp;quot; diyen Dengir Mir Mehmet Fırat, bundan sonraki s&amp;uuml;re&amp;ccedil;te de kayık&amp;ccedil;ı kavgalarının tarafı olmayacaklarını belirterek, &amp;quot;Umarız diğer siyasi partiler de hassasiyet g&amp;ouml;sterecektir&amp;quot; dedi. &lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/table&gt;</description><category>akp, açıklama, kapatma</category><pubDate>07 Apr 08 20:32:55 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/27561/AK%20Parti%27de%20ilk%20a%C3%A7%C4%B1klama%20F%C4%B1rat%27tan%20</guid></item></channel></rss>
