<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!--RSS generated by Flaimo.com RSS Builder [2009-12-25 04:21:13]-->
<rss version="2.0"><channel><docs>http://felekmest.mylivepage.com</docs><link>http://felekmest.mylivepage.com</link><description>haydar :: MyLivePage</description><title>haydar</title><image><title>haydar</title><url>http://avatar014.mylivepage.com/chunk14/319926/11.gif</url><link>http://felekmest.mylivepage.com</link><description>haydar :: MyLivePage</description></image><category>Communications</category><ttl>60</ttl><item><title>Ergenekon'u Nereye Bağladılar...</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/51182/Ergenekon%27u%20Nereye%20Ba%C4%9Flad%C4%B1lar...</link><description>&lt;p&gt;Ergenekon'u Nereye Bağladılar...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;16 Kasım 2008 16:12&#13;
Milliyet gazetesi yayınladığı bir karikatürde Ergenekon terör örgütü sanıklarıyla, İstiklal Savaşı'nın son gazisinin bir tuttu.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Milliyet Gazetesi karikatüristi Ercan Akyol dün son yolculuğuna uğurlanan Son gazi Albay Mustafa Şekip Birgöl'ün cenaze törenini vurgulayan çiziminde 'Son Çılgın Türk' uğurlandı başlığını kullandı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ergenekon tutuklularının son gazi ile bir tutulduğu karikatürde "Eskileri uğurladılar yenileri tutukladılar" ifadesi kullanılıyor. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Şaşırtan karikatüre göre Kurtuluş Savaşı'nın son gazisi ile Terör örgütü kurmak ve yönetmek, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmak veya görev yapmasını engellemeye teşebbüs gibi suçlardan yargılananlar aynı görülüyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
    &lt;img src="http://www.aktifhaber.com/images/news/84579.jpg" border="0" alt="" /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>ergenekon, Çete, darbe, yalancı, milliyet, basında rezalet</category><pubDate>16 Nov 08 17:16:06 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/51182/Ergenekon%27u%20Nereye%20Ba%C4%9Flad%C4%B1lar...</guid></item><item><title>FLAŞ: Ergenekon davasında FLAŞ Gelişme!</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/47418/FLA%C5%9E%3A%20Ergenekon%20davas%C4%B1nda%20FLA%C5%9E%20Geli%C5%9Fme%21</link><description>&lt;p&gt;FLAŞ: Ergenekon davasında FLAŞ Gelişme!İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde bugün görülmesine başlanan &lt;i&gt;Ergenekon&lt;/i&gt; davasının duruşması, 23 Ekim Perşembe gününe ertelendi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
 &lt;img src="http://www.habervaktim.com/resim/resim38487_2.jpg" border="0" alt="" /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesindeki adliyede gerçekleştirilen duruşmada mahkeme heyeti, sanıklar ve avukatlarının, üye hakim ve mahkemenin tamamının reddedilmesiyle ilgili taleplerinin incelenmesini, diğer taleplerin de bu inceleme tamamlandıktan sonra değerlendirilmesini kararlaştırarak, duruşmanın 23 Ekim Perşembe gününe ertelenmesine karar ver&#13;
 ajanslar
&lt;/p&gt;</description><category>ergenekon davası, Çete, darbe, demokrasi, hak, dava, darbeci askerler, derin devlet, siyaset, chp, avukat</category><pubDate>20 Oct 08 17:08:07 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/47418/FLA%C5%9E%3A%20Ergenekon%20davas%C4%B1nda%20FLA%C5%9E%20Geli%C5%9Fme%21</guid></item><item><title>28 ŞUBAT'IN "SİSİ"SİNİN SIRLARI</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/46170/28%20%C5%9EUBAT%27IN%20%22S%C4%B0S%C4%B0%22S%C4%B0N%C4%B0N%20SIRLARI</link><description>&lt;p&gt;28 ŞUBAT'IN "SİSİ"SİNİN SIRLARI&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;19 Eylül 2008 08:29&#13;
Ergenekon kapsamında gözaltına alınan Sisi çevirdiği derin işleri böyle itiraf etmişti.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türkiye'de üçüncü cinsin en çarpıcı temsilcisi olarak bilinen, 90'lı yıllar boyunca 'Travestiler Kraliçesi' olarak anılan, 2000'lerde organizatör sıfatıyla ülke gündemine ilginç olaylar taşımaya devam eden Seyhan Soylu'nun (Sisi) 28 Şubat sürecinde etkin bir rol üstlendiği ortaya çıktı. Soylu, "irticanın belinin kırılması" operasyonlarına yaptığı katkıyı "verilebilecek azami detayla" Nuriye Akman'a anlatmıştı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Seyhan Soylu, JİTEM'in yayın organı olduğunu iddia ettiği Strateji Dergisi bünyesinde, 8 ay boyunca istihbarat çalışmaları yaptığını, tesettüre girerek Kalkancı tarikatını incelemeye aldığını, yaptığı hizmetler nedeniyle "alnından öpüldüğünü", bu nedenle alnına bir yıldız dövmesi yaptırdığını söyledi. "Aşk, nefret, intikam, ihtiras ve ihanet" sarmalında dini kavram ve temalarla yoğrulmuş, Emire Kalkancı ve Fadime Şahin'in gözyaşlarıyla sulanan "irtica" haberlerinin, kâh bir melodram, kâh bir gerilim filmi gibi izlendiği yıllarda kendi kendine Türkiye'yi "yobazların elinden kurtarma" misyonu yüklediğini anlatan Soylu, "Ben 28 Şubat'ın gizli kahramanıyım." demişti. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Seyhan, kendini zaman zaman polis gibi düşünüyor musun? "Atılmasaydım ben de emniyet müdürüydüm" diye iç geçiriyor musun? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Yok, onun yerine daha güzel şeyler yaptım. Mesela Jandarma İstihbarat Teşkilatı'nın yayınlarında genel koordinatörlük yaptım. Bundan altı yıl önce, sekiz ay kadar bir dönemdi. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Neden böyle bir görevi sana verdiler? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Çünkü ben çok çalışkandım, çok milliyetçiydim. Yani polisimizin algılayamadığını askerlerimiz algılıyor. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Ama askerlerin katı kuralları vardır, polislere göre. Cinsel kimliğin göz önüne alınırsa, nasıl oldu da sana böyle bir görev verdiler? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Ben askerlerin daha ılımlı, daha sevecen olduklarını, insanların kişiliklerine önem verdiklerini düşünüyorum. Emniyet teşkilatındaysa, atamalar dahil, insanların kendi menfaatlerini düşünerek hareket etmesinden dolayı, "Acaba?" denecek duygular var. Ama askeriyede böyle değil. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Tam anlayamadım. Şimdi, tam olarak ne yaptın jandarma için? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Ali Kalkancı tarikatı için tesettüre girdim. Adı Strateji, JİTEM kaynaklı bir dergi bu. O yüzden de istihbaratçılarla, emniyetçiler vardı içinde. Askeriyeden emekli olan insanlar vardı. Böyle bir çalışma içine girdik ki o tarihte Refah Partisi'nin oyu yüzde 38'di. Ali Kalkancı ve Emire Kalkancı olayını yakaladık. Aczimendi liderinin yakalanmasını, Fadime Şahin ile Emire Kalkancı'nın ekrana çıkarılmasını sağladık. Tarikat içerisinde yaşanan çarpık ilişkileri deşifre etmek, dini insanları sömürme aracı olarak kullananların maskelerini düşürmek için böyle bir şey hazırladık. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Askerler mi istedi senden bunu? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Kimse benden istemedi, ben buldum. Dosyayı ben hazırladım, ben sundum. Onun harici bir sürü dosyalar var. İşte MİT'in sahte dolar bastığını, Afganistan Başbakanı'nın buradaki mevcut bir başbakanımızla buluştuğunu vs. Yani dosyalardan biriydi bu da. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Tesettüre girdiğinde ne hissettin? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Tesettüre girmem maksatlıydı. Olayın maksadı boyutunu aştı. Tesettür insanın vicdanındadır. Zaten imanı çok yüksek bir insanım. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Tesettürlü insanların içinde kendini ne olarak tanıttın? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Ben onları kandırmak için böyle yapmadım. Böyle bir hayatı da bir müddet denemiş oldum. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Kendini gizlemeyi kandırma sınıfına sokmuyor musun? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Hayır yani açık açık böyle bir şeyin yapıldığını düşünür isek, öyle bir şeye kucak açılmazdı. Ben radikal kesimde cinsel kimliğe, kadına bakışı incelemek için girdim aralarına. Çünkü toplumda çok fazla bir oy patlamasına sebep olmuşlardı. Gerçekten takiyye var mı, yoksa doğru mu diye bir araştırmaya girdim? Herhangi bir insan yönlendirmedi. Dergide bu tarz birçok haber peşindeydik. Salt olarak böyle bir şeyin araştırması değil. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Dergiye ne oldu sonra? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Daha sonra finansman kaynağı bulamadık, devam edemedik. Benimle başladı benimle bitti. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Bu çok özel görevin bitince ayrıldın yani. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Görev değildi. Beni derin devletle özdeşleştiriyorsun. Ben MİT elemanıyım demedim ki. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Ama yaptığını söylediğin şeyler gazetecilik değil, istihbarat çalışması. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Ama ben gazeteci olarak da istihbarat yapabilirim. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Emire ve Fadime sonradan açıldılar. Onlar da yoksa senin gibi bir görev uğruna mı örtünmüşlerdi? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Hayır, hayır. Öyle bir şey olabilir mi? Ne münasebet!" &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-JİTEM'le işbirliği yapmanın getirisi ne oldu? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Bir şey söyleyeyim mi, ben o çalışma günlerimde hayatımın ekonomik olarak en kötü günlerini yaşadım. Çok da memnunum ama bu kadar artık yeter dedim ve kendime yön çizmek zorunda kaldım. Bana ekonomik olarak getirileri hesapladım ve halkla ilişkiler alanına geçtim. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-"Devlet töreniyle defnedilmek hayatımın en büyük ödülü olurdu" demişsin bir röportajında? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Ne kadar güzel bir duygu değil mi? Benim savaşımı, mücadelelerimi, siz de yaşamış olsaydınız siz de arzu ederdiniz bunu. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Seyhan, yaşarken yüzde yüz onaylanmadın ama hiç değilse ölürken en üst düzeyde onaylanmak mı istiyorsun? Çok büyük bir sevilme ihtiyacı mı bu? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Bravo Nuriye Hanım. Zaman zaman geçmeye başladınız. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Sizin zekanızı geçemem ben Seyhan Hanım. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Estağfirullah, ne münasebet. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Peki ama, devlet töreniyle gömülmek pek az faniye nasip olur. Bunun için ne bedel ödeyeceğini düşünüyorsun? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Şu anda dingin bir hayat sürüyorum. Kendimi yetiştiriyorum. İyi bir iş kadını olma yolundayım. İki yıl sonra elliyle yüz arası televizyon programım dönecek. Yanımda herhalde iki yüz kişi çalışacak. Türkiye'de yüz elli-iki yüz sanatçının patronu olacağım. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Bunlar mı seni devlet töreniyle gömdürecek? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Hayır. Daha sonra siyasilerimizin düşünceleri biraz daha modernleşince benim istediğim bir parti içerisinde kendime bir yer bulurum. Meclis'te var olmam gerektiğini düşünüyorum. Hizmetlerim devam ederken ölürsem milletvekili olarak da gömülürüm. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Sana Asena diyorlar doğru mu? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Dostlarım tarafından öyle bir sembolik ismim var, ama... &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Bir dönem MHP'ye üye miydin? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Hayır. Bana bir sürü MHP ilçe teşkilatından teklif geldi ama ben partiye zarar vermemek için kabul etmedim. Çünkü benim cinsel kimliğimi hemen kabul edebilecek potansiyeli yok. Milliyetçilik adına her MHP sempatizanı gibi ben de bir şeyler yapmaya çalıştım. Abdullah Öcalan yakalanmadan önce ben bangır bangır televizyonlardan Apo'nun kellesini getirebilecek kadar zekaya sahibim diyordum.. Eğer bana böyle bir görev verilmiş olsaydı bunu yapabilirdim. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Herhalde şöyle düşündüler: Kalkancı olayıyla ispatladın kendini. Yeter bu kadar kahramanlık! &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Hayır, benim eğer bir projem varsa kendimi o ortamın içine adapte edebilirim. Cemalettin Kaplan, Atatürk büstünü yerlerde sürüklerken Almanya'da, ben de onun fotoğrafını Taksim Meydanı'nda süründürdüm. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Emire ve Fadime neredeler? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Emire'nin Kadıköy civarında bir pastanesi var. Fadime, Akdeniz Bölgesi'nde bir yerde yaşıyor. Ali Kalkancı ise cezaevinden çıktıktan sonra yine aranmaya başlandı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Emire ile Fadime neden açıldılar sonra? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Kapanmalarının sebebi imandan değildi ki. O an kapılmışlardı, sel gibi gidiyorlardı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Onlar da senin gibi belki bir çeşit istihbarat yapıyorlardı... &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Hayır ne münasebet. Emire Kalkancı Ali Kalkancı'yla birlikte olmuş. Ali Kalkancı aslında pazarda limon satan bir adamdı. Kur'an okumayı dahi bilmiyordu. Kur'an okumayı bilmeyen bir insan beş yılda on milyon dolarlık bir servete sahip oldu. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Onlarla birlikte yattın, kalktın, yedin içtin. Seni ne olarak tanıyorlar? Ev kadını kimliğiyle mi? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Evet, adımı da kanuni olarak değiştirdim, Kezban yaptım. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-İçinde mikrofon falan mı taşıyordun, nasıl yapıyordun? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Teyple yapıyordum hanımefendi. Daha sonra gizli kamerayla yapmaya başladım. Devlet bana ilerde görev versin, beni ciddi anlamda maaşa bağlasın, yine devlete hizmet eder, bütün işlerimi bırakırım. Seviyorum ben ülkemi, yemin ediyorum. Bunların hiçbirini ne menfaat için, ne de bravo desinler diye yaptım. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Koskoca Türkiye'de bir tek sen bunu fark ediyorsun... &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Ne münasebet, birçok insan fark ediyordu, ne yapacağını bilmiyordu. Ben yalnızca fitili ateşledim, uyanışa geçirdim. Yani bu kadınlar devlet tarafından kullanılmadı ama bu kadınlar radikal dincilerin oyuncağı olup kullanıldılar. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Dost musun onlarla şimdi? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Hayır görüşmüyorum. Çünkü ben özür dilerim ama ben prensesim. Onlara cadı tarafından elma yedirilmişti. Prenses olarak onları ben öptüm, uyandırdım. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Âlemsin! Yok böyle bir şey! Ama sen onlara ihanet ettin. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Ben onlara ihanet etmedim ne münasebet ya. Gerçek Müslümanlara ihanet etmedim. İmanlarını kullanan insanları, ortaya çıkardım. 28 Şubat sürecini başlattım. Çok ciddi söylüyorum, Kur'an çarpsın ya. Ben ihanetçi değilim, milliyetçiyim. Daha sonra Refahlı milletvekillerinin de takdirini kazandım. Necmettin Erbakan'ı da uyandırdım, kendine getirdim. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-O kadınların düşmanlıkları var mı peki sana? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Bana kimse bir şey yapamaz, alnımın ortasına bir tane yıldız yaptırdım. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kim bana bir şey yapmak istiyorsa oradan bana ateş etmesi lazım, eğer sektirirse hesabını sorarım. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Yani "Beni arkamdan vurmayın, mertçe buradan vurun" mu diyorsun? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Bravo, algılamışsın. Kafayı sıyırmış bir deli değilim. Sinirlerime hakim olabilirim. Karşımdaki insanın psikolojisiyle istediğim zaman oynayabilirim. Kafama koyduğum her şeyi yaparım. Mesela Bayan Mitterrand'la bir ortamda bir araya gelirsem onu yerden yere tekmeleyeceğim. Zamanında Kürtleri Türklere karşı kışkırtan odur. Ben iki kardeş ırkı ayırmak isteyen herkesi paramparça ederim. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Şekerim her şeyin abartılı senin. Milliyetçiliğinin altını çiziş biçimin de. Seyhan, acaba bunun altında korunma içgüdün mü var? "Cinsel kimliğimden dolayı yeterince ceza çektim. Artık yeter" deyip bu milliyetçi söylemi mi yakaladın acaba? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Yok benim umurumda bile değil onlar ya! Meclis'tekilerinin hepsinden çok daha milliyetçiyim. Saldırılan bir kimliğim var. Benim kimseyi ciddiye almadığımdan kaynaklanıyor bu. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Ne zaman evlendin? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-1997. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Bu Strateji Dergisi işi bittikten sonra mı yani? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Tabii tabii. Yani ben derin devletin bir insanı olup da formaliteden evlendirilen biri değilim. Herkesin yapması gereken şeyler bunlar, milliyetçiler olarak. Birçok insandan şerefliyim ben. Bu ülkede Leyla Zana'ları Meclis'e aldılar. Ben 28 Şubat'ın gizli kahramanıyım. 28 Şubat süreci benim yaptığım olaylarla başladı.. Bir travestinin de bu ülke için savaştığını gösterdim ben insanlara. Uyanışa geçirdim ben herkesi, Milli Güvenlik Teşkilatı'nı uyandırdım. Devletin üst kademesindeki bürokratları, milliyetçileri uyandırdım. Bu görevi üstlendiğim için de çok mutluyum. Bir sürü üst düzey bürokrattan, emniyet teşkilatından, askeriyeden, hiçbirinden bana toplum içinde bravo almadım ama hepsi alnımı öptüler. Onun için de alnıma bir tane yıldız yaptırdım. Alnımdaki yıldızın sebebi de bu. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Sana hizmetlerin için bir madalya vermediler mi? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Hayır bana herhangi bir madalya verecek kadar yürekli herhangi bir insan yok. Ama herkesin gönlünde olduğumu biliyorum. Hiç olmazsa Küba'ya gidip ülkücü selamı vermiyorum. Kafamda da Che şapkası yok. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Seni "gayrimeşru âlemde" de çok seviyorlar. Alaaddin'inden, Nuriş'inden, Sedat Peker'ine kadar herkes senin dostun... &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-Doğru ama artık değişime uğradık toplum olarak. Onların aklı başına geldi, devletin ne kadar büyük olduğunu insanlar gördü. Devlet bunu karşı taraftaki insanların bilincine enjekte edemezdi. Zaman içerisinde insanlarımız olgunlaşmaya başladılar. Bakın gayrimeşru âlemdeki herkes işadamı olmaya bakıyor farkında mısınız? Demek ki değişim sürecindeydi, onların da hırçınlıkları aynı benimki gibi bitti. Ben de olgunlaştım, işkadını oldum. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Seyhan Soylu kimdir? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kısaca Sisi olarak tanınan ve 90'lı yıllar boyunca 'Travestiler Kraliçesi' olarak anılan Seyhan Soylu, 2000'li yıllarda Türkiye'nin gündemine organizatör olarak girdi. Çanakkale Hapishanesi'nde yatan müteahhit Bedrettin Ekdi'nin oğluna düzenlediği bir milyon dolarlık sünnet düğünü ile aylarca kendinden söz ettirdi. Elçilik görevlisi bir baba ve CHP kadın kolları üyesi öğretmen bir annenin üç çocuğundan biri olarak Samatya'da başladığı hayata, otoparkçılık, kuyumculuk dahil pek çok iş yaparak devam etti. Seyhan Soylu, hayatında ilk resmî dayağı, 14 yaşındayken, onu sıkıştırmak isteyen bir bekçiden yedi. Daha sonra polis olmak istedi. Polis Akademisi'ne birincilikle girdi ancak kendi ifadesiyle "cinsel tercihinden dolayı şutlandı". Ancak suçunun "cinsel" değil "ruhsal tahrik" olduğuna inandı. 12 Eylül sonrası referandum günlerinde, Amerikalı eşcinsellerin sembolü turuncu "No No" tişörtü giyen Güneş Taner'i protesto için Turgut Özal'ın önünde soyundu. Bu nedenle içeriye alındı, onbeş gün öldüresiye dövüldü. Sonrasını şöyle anlattı: "Beni dövdüren emniyet müdürünü kendime âşık edip, sonra da onu bir dergiye kapak yapıp görevinden aldırdım. Böylece o onbeş günün intikamını aldım. Daha sonra rahmetli Turgut Özal'la da tanıştım. Yaptığımdan çok utandım, çocuksu bir duyguymuş o protesto." Bakü'de radyo televizyon eğitimi alan Seyhan Soylu'nun yaşamı Karanlıklar Prensesi adlı kitaba konu oldu ancak kitap toplatıldı. Sisi daha sonra çeşitli radyolarda DJ'lik ve yöneticilik yaptı, ETV'nin genel koordinatörü oldu. Tv programlarına imza attı. Altı ay önce menajerliğe karar verdi. Şu anda sahne dünyasının en ünlü 38 sanatçısı ile kontratı var. Altı yıldır evli. Yakın zamana kadar kendini "Ben anarşistim. Ruhumdaki terör her zaman fırtınalar koparır." diye tanımlardı. Bugün "İçimdeki fırtınalar dindi. Duruldum. Başarı grafiğimi yükseltip, yeni bir hayat kurmak istiyorum." diyor.&#13;
AKTİFHABER
&lt;/p&gt;</description><category>28, şubat in, sisi, sinin, sirlari, ergenekon, engerek yilani, darbe, Çete</category><pubDate>19 Sep 08 06:11:22 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/46170/28%20%C5%9EUBAT%27IN%20%22S%C4%B0S%C4%B0%22S%C4%B0N%C4%B0N%20SIRLARI</guid></item><item><title>12 EYLÜL'ÜN ÖNCESİ DE VAR, SONRASI DA</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1378/46156/12%20EYL%C3%9CL%27%C3%9CN%20%C3%96NCES%C4%B0%20DE%20VAR%2C%20SONRASI%20DA</link><description>&lt;p&gt;12 EYLÜL'ÜN ÖNCESİ DE VAR, SONRASI DA&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Murat Belge "Hepimiz göz göre göre 12 Eylül'ü hazırladık" derken çok haklıydı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Açın, 12 Eylül'ün öncesindeki birkaç yılın gazete koleksiyonlarını da şöyle bir göz gezdirin. Aklı başında birkaç yazıya rastlayabilecek misiniz acaba?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Başbakanlık makamında oturan Süleyman Demirel "gittiği yere kadar gider, yapılacak bir şey yok" diyor, anamuhalefetin lideri Bülent Ecevit, "Ne yapalım, Allah'ın dediği olur!" sözüyle yanındakileri şaşırtıyordu. Aradan 28 yıl geçmiş. Bize sanki dün gibi geliyor. O günleri bugün 40 yaşından küçük olanlar bilemez. Hatta anlatmakla da anlayamaz. Evimizin karşısında bir bakkal dükkânı vardı. Sabahleyin bir şeyler almak için uğradım. Tam birkaç kelime konuşmaya başlamışken, çocuk görünümlü bir genç kız kapıdan başını uzattı ve "Yarım saat içinde kapatacaksın!" dedi. Arkasından baktım, Kaleş'li eşkıya ilerideki sokağın köşesinde onu bekliyordu. Bakkalın eli ayağı titremeye başladı. Yarım saat sonra gelip kontrol edecekler! Kimseye şikâyet falan edemez, çarklar işlemiyor. Şartlar böyleydi. Eşkıya ile burun buruna yaşıyorduk. Bankaları soyanlar, dükkânları kapatanlar, açıktan silah göstererek sokaklarda gezenler kimlerdi? Ünlü 1 Mayıs'ın Aksaray Bulvarı'ndaki yürüyüşünü uzaktan görseydiniz korkardınız. Dehşet vericiydiler. Uğultuları, sopaları, çehreleri ürkütücüydü. Tesadüfen görenler gidip evlerine kapanıyordu. Bayram yapmaya giden işçiler, emekçiler miydiler onlar?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;1960'tan 1980'e, 20 yıl; sol, saldırı halindeydi. Bu gerçek örtülemez. Türkiye'nin sol bir devrimle kurtulabileceğine inanan geniş bir aydın kitlesi vardı. Şiddetin lüzumunu değil, sadece biçimini ve metodunu tartışıyorlardı. Seçimle demokrasiyle bir sonuç alamayacaklarını biliyorlar, ılımlı ve ütopik sol heveslileriyle birlikte olmaya ve görünmeye çalışarak, sadece "kullanılacak aşama" hesabının gereği olarak sandıkla da biraz ilgileniyorlardı. "Bu yolla olmaz ama denemiş olalım!" havasındaydılar. "Tepeden devrim" takımı ise "sonradan dönüştürürüz" umudundaydı. Kavga solun teorik ve metodik duruşu ve tavrı olarak geldi. Kavga çıkmadı. Kavga getirildi, benimsendi, uygulandı. Hukuk ve iktisat fakültelerinin duvarları komünist liderlerin dev posterleriyle kaplanmıştı. Bu bir kavga tahriki ve icbarı idi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sokaklar öyle, fakülteler böyle. Özündeki mesele ne? Türkiye seçimini yapmış, iktidarını getirmiş, ekonomik gelişmesini ve kalkınmasını doğru biçimde sürdürüyor. 1965-1971 rakamları ve göstergeleri oldukça iyidir. Peki, bu hal ne?Sol, mesele çözmek için gelmedi. Kendisi mesele olarak geldi. Bizatihi meselenin ta kendisiydi. Terör, ülkenin kaynaklarını ve hamle enerjisini vampir gibi emmeye başladı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Terörün dış tahrik odakları vardı, ama kaynağı içerideydi. Terörün asli kaynağı 27 Mayıs'ı yaptıran zihniyetti, öven alkışlayan entelektüel varlığımızdı. Solu evrensel niteliğiyle hiç alakası olmayan bir basitlik içinde modalaştıranlar da onlardı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sorunuz, ne düşünüyorlarmış o günün Türkiye'si için? Söyleyebilecekleri hiçbir şey yoktu. Devrim yapıp Ahmet'ten alıp Mehmet'e verecekler! Fakültedekiler bu seviyedeydi. Her şeyi devletleştireceklerini söyleyenler de onlardan farklı değildi. En keskin tavırları ise, Amerika'yı kovup bağımsızlığımızı kazanmaktı! Hepsi gülünç, sığ, çocukça şeylerdi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yakın tarih analizlerinde alışılmamış doğrular vardı, falan. Bu sağın onay alma kompleksleriyle ilgilidir. Bilinen bir şey olması yetmez, onu ille bir solcunun söylemesi önemli! İdris Küçükömer demiş ki DP iktidara sola CHP'den daha yakın. Aman ne önemli bir şey söylemiş!&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;27 Mayıs öncesinde başka kılıkla başlayan ve 12 Eylül'le noktalanan "sol aydın yanılgısı" olmasaydı, Türkiye bugünkünün en az üç katı bir milli gelir seviyesine erişmiş olurdu ve bölücülük diye bir meselesi de olmazdı. Fatura işte budur.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Onyıllar, "boşluk kavgacılığı" ile "tepkici kısırlık" kıskacı arasında harcandı gitti.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ve en kötüsü, en kalıcısı, en tahripkârı şu ki; demokrasiyi geliştirecek olan kültür birikimini ve ruh dengesini oluşturamadık. 28 yıl değil, 28 asır da geçse bu gerçek örtülemez, saklanamaz.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ahmet selim/ zaman&#13;
14.Eylül.2008 12:00:15
&lt;/p&gt;</description><category>ahmet selim, 12 eylül, sol, kavga, zorbalık, çatişma, darbe, sol şiddet</category><pubDate>14 Sep 08 19:59:35 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1378/46156/12%20EYL%C3%9CL%27%C3%9CN%20%C3%96NCES%C4%B0%20DE%20VAR%2C%20SONRASI%20DA</guid></item><item><title>Polisten Aygün'e Atatürk cevabı</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/913/Polisten%20Ayg%C3%BCn%27e%20Atat%C3%BCrk%20cevab%C4%B1</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;ATATÜRK'Ü SEVDİĞİNİ SÖYLÜYORSUN AMA...&lt;br /&gt;&#13;
Polisten Aygün'e Atatürk cevabı&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/0/7/4/6/107464.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ergenekon'dan gözaltına alınan Sinan Aygün, "Atatürk'ü sevdiği için gözaltına alınıyorum" demişti. Otoya bindirilen Aygün'e polisin cevabı ise hayli ilginçti.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ergenekon soruşturması çerçevesinde Ankara'da gözaltına alınan ATO Başkanı Sinan Aygün'ün gözaltına alınması sırasında polis ile Aygün arasında ilginç bir diyalog yaşandı. Evinden çıkışta basın mensuplarına "Atatürk'ü sevdiğim için gözaltına alınıyorum" sözleriyle eleştirisini dile getiren Aygün'e, evindeki kasasından çıkan 3 milyon Euro'yu hatırlatan bir polis "Sayın başkan Atatürk'ü sevdiğini söylüyorsun ama, kasandaki paraların üzerinde Atatürk yok" diyerek takı
&lt;/p&gt;</description><category>sinan aygün, darbe, darbeci, derin devlet, atatürk, sahte atatürkçüler, demokrasi düşmanları, Özgürlük, operasyon</category><pubDate>02 Jul 08 17:00:29 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/913/Polisten%20Ayg%C3%BCn%27e%20Atat%C3%BCrk%20cevab%C4%B1</guid></item><item><title>ÇOK KRİTİK BELGEDE ''DARBE EYLEM PLANI''   Şener Eruygur'un ofisinde ŞOK BELGE</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/911/%C3%87OK%20KR%C4%B0T%C4%B0K%20BELGEDE%20%27%27DARBE%20EYLEM%20PLANI%27%27%20%20%20%C5%9Eener%20Eruygur%27un%20ofisinde%20%C5%9EOK%20BELGE</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;ÇOK KRİTİK BELGEDE &lt;i&gt;DARBE EYLEM PLANI&lt;/i&gt; &lt;br /&gt;&#13;
Şener Eruygur'un ofisinde ŞOK BELGE&lt;br /&gt;&#13;
Eski Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur'un, İstanbul'da Fenerbahçe Orduevi'ndeki ofisinde arama yapan polis şok belgelerle karşılaştı. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Burada ele geçirilen bilgi ve belgelerin, Ergenekon soruşturması kapsamında bugüne kadar toplanan bütün dökümanlardan daha önemli olduğu belirtiliyor. Ergenekon Terör Örgütünün adeta suçüstü yakalandığı Eruygur'un ofisinde bulunan en kritik belgelerden biri de 'darbe eylem planı'. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ'NDE ŞOK BELGE&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bu plana göre, ekonominin kötüye gittiğine dair ardarda anketler yaptırılıp sonuçları kamuoyuna duyurulacaktı. Temmuz 2008'in başında ise siyasi cinayetler işlenecekti. Bu cinayetler için aralarında JİTEM'den ayrılan kişilerin de bulunduğu 30 kişilik bir tim kuruldu. Bu tetikçilerin özellikle de yargı mensuplarını hedef almaları öngörülüyordu. Zira, cinayetlerden sonra 6 Temmuz'da 20 ilde eş zamanlı "yargıya sahip çık" mitingleri düzenlenecekti. Gaziantep'teki mitinge ise Hurşit Tolon ve ulusalcıların önde gelen isimleri katılacaktı. Yasadışı olarak tertip edilen mitinglerde polisle çatışma hedefleniyordu. Bu şekilde ülkede bir iç çatışma ortamı oluşturup darbeye davetiye çıkartılacaktı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ele geçirilen darbe eylem planında, askeri müdahale sonrası kimin cumhurbaşkanı ve başbakan yapılacağının dahi açıkça ifade edildiği iddia ediliyor.&lt;br /&gt;&#13;
samanyoluhaber
&lt;/p&gt;</description><category>operasyon, darbe, ergenekon, şener eruygur, suikast, vatan hainliği, Çete, demokrasi düşmanlığı</category><pubDate>02 Jul 08 16:54:31 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/911/%C3%87OK%20KR%C4%B0T%C4%B0K%20BELGEDE%20%27%27DARBE%20EYLEM%20PLANI%27%27%20%20%20%C5%9Eener%20Eruygur%27un%20ofisinde%20%C5%9EOK%20BELGE</guid></item><item><title>İMZALAR TAMAMLANDI; SARIKIZ VE AYIŞIĞI MECLİS'E GELİYOR</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/905/%C4%B0MZALAR%20TAMAMLANDI%3B%20SARIKIZ%20VE%20AYI%C5%9EI%C4%9EI%20MECL%C4%B0S%27E%20GEL%C4%B0YOR</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;İMZALAR TAMAMLANDI; SARIKIZ VE AYIŞIĞI MECLİS'E GELİYOR&lt;br /&gt;&#13;
MECLİS TARİHİNDE BİR İLK&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/0/7/2/4/107242.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
'Sarıkız ve Ayışığı' isimli girişimlerin araştırılması için önerge hazırlayan ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras, yeterli imzaya ulaştı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Meclis, tarihinde ilk kez darbe girişimlerini araştırmaya hazırlanıyor. Önerge, gelecek hafta Meclis Başkanlığı'na sunulacak.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Demokratik yapıyı kesintiye uğratmayı amaçlayan darbe girişimleri, yasadışı olmasına rağmen farklı dönemlerde Türkiye gündemine oturuyor. Bunun son örneği Nokta Dergisi'nin eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek'in günlüklerine dayanarak ortaya çıkardığı 'Sarıkız' ve 'Ayışığı'. Soruşturma izni verilmediği için mahkemede ele alınamayan teşebbüsler, Parlamento gündemine geliyor. Konuyla ilgili araştırma önergesi hazırlayan ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras, uzun çabaların ardından yeterli imzaya ulaştı. Önergeyi gelecek hafta Meclis Başkanlığı'na sunacak. Meclis'teki bütün partilerden destek isteyen Uras'a sadece DTP'li 20 milletvekili ve Bağımsız Hamit Geylani (Hakkari) 'evet' dedi. AK Parti, CHP, MHP ve DSP yöneticilerinin 'konjonktür' gerekçesiyle imza vermediğini anlatan Uras, bu duruma tepkili: "Ben isterdim ki, milletvekillerinin tamamı önergeye katılsın, Meclis ortak duruş sergilesin. Ayışığı ve Sarıkız'ın araştırılmasını savunmak Parlamento'nun kendi hakkını savunmasıdır. Halı altına süpüremeyiz. Aksi durum vekillerin bindiği dalı kesmesidir. Faydacı davranamayız, ilkeli olmalıyız."&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Uras'ın, 'Sarıkız' ve Ayışığı'nı Meclis'e taşıması kamuoyundan destek gördü. ÖDP liderine tam destek veren sivil toplum kuruluşları, darbe planlarının ayrıntılarıyla ortaya çıkarılmasını istedi. Hukukçular da, halkın iradesini yok sayan girişimleri ortaya çıkarma görevinin Meclis'e ait olduğunu vurguladı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
ÖDP lideri Ufuk Uras, "Ben isterdim ki, 549 milletvekilimizin tamamı imza versin. Meclis, ortak duruş sergilesin. Ayışığı ve Sarıkız'ın araştırılmasını savunmak Parlamento'nun kendi hakkını, hukukunu savunmasıdır. Bunları halı altına süpüremeyiz. Aksi durum milletvekillerinin bindiği dalı kesmesidir." ifadelerini kullandı. Daha önce görüştüğü AKP, CHP, MHP ve DSP yöneticilerinin muhtemelen 'konjonktür' gerekçesiyle imza vermediklerini hatırlatan Uras, şöyle devam etti: "Şu anda faydacı davranamayız. İlkeli olmalıyız. Yunanistan'da, İspanya'da bu işi yapan adamlar 20 yıldır hapiste yatıyor." ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras, Nokta Dergisi'nin eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Özden Örnek'in günlüklerine dayanarak ortaya çıkardığı Sarıkız ve Ayışığı kodlu darbe girişimlerinin araştırılması için bir süredir çaba gösteriyor. Uras, nihayet amacına ulaştı. AK Parti, CHP, MHP ve DSP yöneticileriyle görüşerek araştırma önergesine destek isteyen Uras, başarılı olamamıştı. Uras'a destek 22 Temmuz seçimlerinde listesinden aday olduğu DTP'den geldi. DTP'li 20 milletvekili ve Hakkari Bağımsız Milletvekili Hamit Geylani, Uras'ın araştırma önergesine imza sözü verdi. İmzaların hafta sonuna kadar tamamlanması bekleniyor. Uras, araştırma önergesini Meclis Başkanlığı'na gelecek hafta sunacağını açıkladı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
'Meclis'e getirmeyin, demokrasi bildirisi yayımlayalım'&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Meclis formülü, 'post-modern darbe' olarak nitelendirilen 28 Şubat sürecinde de gündeme geldi. DYP lideri Tansu Çiller, içinde 'yaptırım' kelimesinin geçtiği 28 Şubat kararlarını Meclis'e taşımak istedi ve Başbakan Necmettin Erbakan'a 'kararları imzalama' teklifinde bulundu. Erbakan, imzayı attı ancak Meclis teklifini gündemine aldı. Bunun üzerine TBMM Başkanı Mustafa Kalemli, sert bir çıkış yaptı: "Muhtıra, Meclis ile muhatap edilmemeli." Hükümet, Meclis'te kararların değil son günlerdeki gelişmelerin görüşüleceğini savundu. Ancak Erbakan, Meclis Başkanı Kalemli ile yaptığı görüşmeden sonra MGK kararlarının muhatabının Meclis değil, Bakanlar Kurulu olduğunu söyledi. Gazeteci-yazar Yavuz Gökmen'in 'Sarışın Güzel Kadın' adlı kitabına göre, bu olayın iç yüzü şöyleydi: "Her şeyden anında haberdar olan Genelkurmay, bu kararı öğrendi. Yapılacak tek şey, diplomatik yolla buna engel olmaktı. Karadayı, Erbakan ve Demirel'e, 'Bu kararların Meclis'e gelmesi, ordu ile milleti karşı karşıya getirir. Eğer bu kararlar Meclis'e gelmezse bir açıklama yaparak 28 Şubat kararlarındaki 'yaptırım' kelimesinin bu anlama gelmediğini ve ordunun demokrasiye bağlılığını açıklarız.' dedi. Erbakan, bu öneriyi kabul etti ve kararları Meclis'e getirmekten vazgeçti."&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
SİVİL TOPLUMDAN TAM DESTEK&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Gültekin Avcı (Eski Cumhuriyet Savcısı)&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Meclis'in araştırması, adlî soruşturmanın önünü açar&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Meclis bünyesinde araştırma komisyonlarının oluşturulması Susurluk ve Uğur Mumcu olayında olduğu gibi hayati önem arz ediyor. Cumhuriyet savcıları, birtakım çevrelerin adlî mekanizmaya takınacağı tavırdan dolayı darbe girişimlerinin üzerine gidemiyor. Ama Ayışığı ve Sarıkız darbe planları ortada. TCK'ya göre, ciddi bir suç işlenmiş. Darbe, vatana ihanetle eşdeğer bir suç. Ciddiyetle soruşturulması gerekir. Meclis'in böyle bir komisyon kurması, cumhuriyet savcılarına şümullü bir destek verilmesi açısından çok isabetli olacaktır. Siyaset bunu sahiplenmezse adlî mekanizma niye sahiplensin ki? Zira adlî mekanizma böyle bir işe girdiğinde savcıların başına neler geldiğini Şemdinli olayında gördük.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Sinan Kılıçkaya (Hukukçular Bir. Vakfı Bşk.)&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Hukuku çiğneyen kim olursa olsun üstüne gitmeliyiz&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
ÖDP lideri Uras'ın yaptığı cesurca ve yerinde bir girişim. Bugüne kadar siyasîler ve Parlamento, gerek TSK'yı yıpratmamak adına gerekse geçmişte yaşanan olumsuz darbe tecrübeleri sebebiyle çekingen durmayı tercih etti. Hukuk devleti ilkesi gereği hukuku çiğneyen kim olursa olsun konunun üzerine gidilmeli. Hukuka aykırı durumun tespiti halinde gerekli yasal soruşturma açılarak yargılama yapılmalı. Konunun araştırılarak yargıya gönderilmesi halinde Türkiye'nin demokratikleşmesi ve hukukun üstünlüğü anlamında önemli bir adım atılmış olacaktır.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ümit Kardaş (Emekli Askerî Hakim)&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bütün partiler destek vermeli&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Meclis'in bu darbe girişimine el koyması gerekiyor. Gerçek bir demokrasiye geçilmesi, vesayet rejimine son verilmesi isteniyorsa bu işin sahibi Parlamento. CHP, MHP, AK Parti hep birlikte sorumluları ortaya çıkaracak şekilde soruşturma açmalı. Çünkü rejime karşı suç işlendi. Ufuk Uras'ın girişimi çok doğru, çok önemli buluyorum. Parlamento'nun buna sahip çıkması gerekiyor. Ama maalesef Şemdinli'de çıkmadı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Latif Selvi (Konya STK Platformu Başkanı)&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Kimse milletten üstün değil&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Darbeler hiçbir sorunu çözmedi. Türkiye'yi hep geri götürdü. Kimse kendini millet iradesinin üzerinde göremez. Siyasetin yoluna devam edebilmesi için darbe girişimlerinin önlenmesi gerekir. Meclis, darbe girişimleriyle ilgili gerekeni yapmalıdır. Türk milleti adına görev yapanlar, yetkilerini millete baskı amacıyla kullanamaz.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Halil Doğan (Demokrat Hukukçular Drn. Bşk.)&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Siyasîler artık 'dur' demeli&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Kim yaparsa yapsın darbe girişimleri soruşturulmalı ve sorumluları cezalandırılmalı. 1960'tan bu yana darbecilere ses çıkartılmadı. Darbeye ses çıkarmak bir yana, medya ve yargı tarafından ve hatta bazı siyasetçilerce desteklenmesi, demokrasi ve hukukun yerleşmesine engel oldu. İktidarıyla muhalefetiyle tüm siyasetçilerin artık buna 'dur' demesi gerekiyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Yusuf Başer (Eski Yozgat Barosu Başkanı)&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Mumışığı, ayışığı ne varsa ortaya çıkarılmalı&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bir hukukçu olarak darbelere karşı çıkmayı görev bilirim. Darbeler ve darbe girişimleri gibi gizli kapaklı yapılan her şey gün yüzüne çıkarılmalı. Mumışığı, ayışığı ne varsa ortaya çıkarılmalıdır. Hukuk devletinde darbelerden ve gizli oluşumlardan söz edilemez. Kimin ne mücadelesi varsa hukukî zeminde sürdürmeli. Ufuk Uras'ın bu girişimini sonuna kadar destekliyorum.Zaman&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
01.Temmuz.2008 02:13:15
&lt;/p&gt;</description><category>darbe, darbeye hayir, demokrasi, Özgürlük, hak, hukuk, cesaret, hürriyet, sarıkız, ayışığı</category><pubDate>01 Jul 08 05:35:12 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/905/%C4%B0MZALAR%20TAMAMLANDI%3B%20SARIKIZ%20VE%20AYI%C5%9EI%C4%9EI%20MECL%C4%B0S%27E%20GEL%C4%B0YOR</guid></item><item><title>ARTIK DARBELERE GEÇİT YOK</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/898/%20%20ARTIK%20DARBELERE%20GE%C3%87%C4%B0T%20YOK</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;MALATYA'DA ONBİNLER 'DARBEYE HAYIR' DEDİ&lt;br /&gt;&#13;
ARTIK DARBELERE GEÇİT YOK&lt;br /&gt;&#13;
Ortak Akıl Hareketi'nin ilk mitinginde, Malatya'da Kernek meydanında toplanan onbinler "Darbeye Hayır" diyerek, daha demokratik bir Türkiye istedi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/0/6/9/9/106992.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Mitingin düzenlendiği Kernek Meydanı 24 ilden gelen katılımcıları almazken, vatandaşlar Fuzuli, Kanal boyu, Cengiz Topel caddelerine doğru uzanmak zorunda kaldı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
 &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Vatandaşların ellerindeki Türk bayrakları ile "Ortak akılla çıktık yola demokrasi yolunda vermeyeceğiz mola. Egemenlik ne yargının ne de darbelerindir egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" şeklindeki pankartlar ile "Dur de dur de darbelere dur de, Hemen şimdi kesintisiz adalet, Darbeye hayır" şeklindeki sloganlar dikkat çekti.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
"Kayıt Yok Şart Yok Egemenlik Milletindir" mitinginde konuşan Memur Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, milletçe sarsıntılı bir süreçten geçildiğini, millete ait makamlardan millete yakıcı bakışlar atıldığını söyledi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Miting alanında toplanan onbinlere konuşan Gündoğdu, milletin geleceğine yine milletin karar vereceğini belirterek, laikliğin Fransa'daki tanımıyla Türkiye'de uygulanmasını istediklerini ifade etti. "Laiklik, inananları dövmenin sopası olmamalı" diyen Gündoğdu, "Kim iktidar olursa olsun ülkeyi biz yönetiriz diyenler var. Millet olarak bu yapıya dur diyoruz. Oluşturulmaya çalışılan demokrasi krizine ve darbeli yönetime müsaade etmeyeceğiz" şeklinde konuştu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Daha sonra kürsüye gelen Hak İş Genel Başkanı Salim Uslu, Türkiye'nin ihtiyacının olmadığı tek şeyin gerilim olduğunu kaydetti. Türkiye için barış ve dayanışma içerisinde olunması gerektiğini vurgulayan Uslu, "Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde Türkiye bıçak sırtında bir dönem yaşadı. Bu günlerde demokrasinin tehdit, milli egemenliğinin tahkir edildiği için buradayız. Bugün tanıdık ve bildik senaryolar yeniden sahneleniyor. Yönetmeden hükmetmek isteyenler var. Anayasanın sınırları zorlanarak nöbetleşe bildiriler yayınlanıyor. Gazeteciler, siyasiler ve halk hizaya sokulmak isteniyor. Bu girişimlerin parlamentonun meşruiyetini tartışmaya yönelik olduğunu hayretle izliyorum. Hukukun üstünlüğü ve demokratik teamüller yerine ülke, yargıçlar rejimi haline getirilmeye çalışılıyor ve rejim demokratik olmaktan çıkarılmak isteniyor. Bu süreç demokratik diyemeyeceğimiz kapalı bir sisteme doğru ilerliyor. Bu çağda bu miting alanında bizim hala demokrasi ve özgürlükleri arıyor olmamıydık" diye konuştu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Sosyolog Nurhayat Kızılkan da mitinge katılanları sivil itaatsizliğe çağırdı. Kazılkan, bu sözcüğün manasını ise şu ifadelerle anlattı: "Annem bana 'kızım Türkiye'yi sen mi kurtaracaksın ne işin var orada' dediği için kalktım ve geldim. Annemi dinledim, ona saygısızlık yapmadım ama ben kendi kararımı kendim verdim. İşte sivil itaatsizlik bu."&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Genç Siviller adına konuşan Yıldıray Oğul ise bugüne kadar yapılan darbelerde milletin hep sessiz kaldığını dile getirerek, bu yapılan miting ve diğer faaliyetlerin bundan sonra sessiz kalınmayacağının bir göstergesi olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Eğitim Birsen Şube Başkanı ve Malatya Komitesi Başkanı Şahin Kayaduman ile Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı adına avukat Necati Ceylan da birer konuşma yaparak, ülkenin artık darbe istemediğini ve demokrasiden ödün verilemeyeceğini dile getirdiler.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ortak Akıl Hareketi, önce yeni anayasa ve demokrasi platformunun oluşturulması ile başladı. Bu oluşumun içerisinde yüzlerce sivil toplum örgütü, yüzlerce akademisyen, yazar ve gazateci bulunuyordu. Platform, Türkiye'nin daha katılımcı, sivil ve özgürlükçü bir anayasaya sahip olması için ülke yönetiminde oluşturulmaya çalışılan "Egemenlikte meşruiyet krizini" aşma yolunda ortak akıl hareketi kampanyasını uygulamaya koydu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ortak Akıl Hareketinin amacı ise; "Ülkemizde yaşanan demokrasi ve özgürlük mücadelesine aktif katılım sağlamak, temel hak ve özgürlüklerin alanını genişletmek, millet iradesini her tür vesayet ve ipotekten arındırmak, toplumdaki her tür inanç, yaşam tarzı ve eğilimleri eşit olarak hukuk güvencesine alacak yeni bir anayasa talebini diri ve canlı tutmak."&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Hareket dünya veya siyasi görüşü ne olursa olsun demokrasiden yana herkesi birlikte hareket etmeye çağırıyor. Hareket darbe dönemlerinde ülkenin kaybettiğine vurgu yaparak, 70 milyonun kazandığı saygın bir ülke olma isteğini dile getiriyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İlki Malatya'da gerçekleştirilecek mitingler Türkiye'nin 7 farklı bölgesinde gerçekleştirilecek. Malatya mitingine Adıyaman, K.Maraş, Elazığ, Diyarbakır, Sivas, Ş.Urfa, Bingöl, Gaziantep, Batman, Yozgat, Nevşehir, Niğde, Adana, Mardin, Kayseri, Erzincan, Osmaniye, Erzurum, Hatay, Mersin, Tokat, Siirt ve Ağrı illerinden katılım oldu. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
28.Haziran.2008 19:22:38
&lt;/p&gt;</description><category>darbeye karşi çik, darbe, Özgürlük, ortak akıl, hürriyet, gerçek demokrasi, özürsüz demokrasi, ortak akıl hareketi, oratk akıl, sivil toplum, özgür tolum</category><pubDate>28 Jun 08 17:03:45 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/898/%20%20ARTIK%20DARBELERE%20GE%C3%87%C4%B0T%20YOK</guid></item><item><title>Tayyar'dan Org. Büyükanıt'a soru!</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/768/873/Tayyar%27dan%20Org.%20B%C3%BCy%C3%BCkan%C4%B1t%27a%20soru%21</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;KUSURA BAKMAYIN SAYIN PAŞAM!&lt;br /&gt;&#13;
Tayyar'dan Org. Büyükanıt'a soru!&lt;br /&gt;&#13;
‘Dünyada bu kadar saldırıya uğrayan başka bir silahlı kuvvetler var mı?’diye soran Genelkurmay Başkanı Org.Yaşar Büyükanıt'a Şamil Tayyar'ın bir sorusu var.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Kusura bakmayın Sayın Paşam&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Fatih Terim’e rağmen desteklediğim ve başarılarından gurur duyduğum milli takımımızın estirdiği futbol fırtınası esnasında objektiflere takılan veya gazete sütunlarına hapsolan önemli detaylar vardı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Mesela, Semih Şentürk gol sevincini kelimelere dökerken ‘Allah’ın verdiği tüm gücümle topa vurdum’ dedi. Gerçi, Hürriyet başta olmak üzere bazı gazeteler ‘Allah’ ifadesini habere yansıtmadılar ama olsun. Belki Semih’in hayrınadır. Yarın bir gün hakkında dava açılırsa google’dan bu gazete haberleri çıkar savcıların karşısına. Uyarayım, Youtube’a başvurulursa işi zorlaşabilir.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Arda ne diyordu, Çek maçından sonra: ‘Şimdi Allah’a şükretme zamanı.’ Aynı tehlike Arda için de geçerli. Fatih Terim’e SMS ile mesaj gönderen Deniz Baykal’ın aksine Başbakan Erdoğan’ın soyunma odasına inerek ‘Bu alın teri öpülür’ coşkusuyla kaleci Rüştü Rençber’i terli yanaklarından öpmesi milli heyecanın tezahürüdür.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Milli maçın düşündürdükleri&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Aynı şekilde Genelkurmay Başkanı Büyükanıt’ın Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan’ı Hırvatistan maçı öncesi arayarak, ‘Gazilerle beraber milli formamı giydim, maçı izleyeceğim’ demesi, aynı tutkudur, sevgidir, coşkudur.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Yeşil sahalardaki bu başarı bizlere ihtiyaç duyduğumuz ama birkaç yıldır derin dondurucuya koyduğumuz ‘milli birlik ve beraberlik’ hasletini hatırlattı. Ne de çok ihtiyacımız varmış ona. Aynı 90 dakikaya kalp atışlarımızı ayarlarken birlikte zıplamak, birlikte bağırmak, birlikte konuşmak, koşmak, yürümek...&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Toprak parçasını vatan yapan değer de bu değil midir? Sevincimizi, kederimizi, öfkemizi, acımızı hülasa tüm duyguları birlikte yaşamak ve paylaşmak...&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Hakkari’de ocaklara ateş düştüğünde Edirne’deki vatandaşımızın bağrı yanıyorsa, Muğla’da deprem olduğunda Samsun’daki insanımız ağıt yakıyorsa, Batman’da petrol bulunduğunda Antalya’daki yurttaşımız sevince boğuluyorsa, Viyana’dan gelen fetih haberi karşısında tüm Türkiye ayağa kalkıyorsa, bu milleti kimse bölemez, başka mecralara sürükleyemez.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Cuntacılar jilet atıyor&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ne var ki; Milletin bu kutsal değerleriyle oynayan, inanç ve etnik gruplar arasına nifak sokan, farklılıkları zenginlik değil bölücülük olarak gören, milliyetçiliği rekabetçi ve sosyolojik bütünlük olarak değil kafatasçılık olarak gören, aynı düşünce elbisesine girmeyen herkesi hain ilan eden bir zümre var Türkiye’de.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Onlar Türkiye’nin ayak bağıdır, milletin asıl düşmanlarıdır. Samimi olanları tenzih ederek söylüyorum, ‘bölücülük’ veya ‘irtica’ ambalajına sardıkları tehdidi kendileri yaratıp kendileri oynuyorlar. Ve maalesef, bu kesim TSK içindeki bazı unsurlardan ideolojik, istihbari ve operasyonel güç alıyorlar.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Taraf Gazetesi’nin açığa çıkardığı ‘toplumu yeniden yapılandırma’ projesiyle ilgili Genelkurmay’ın açıklaması da kanımca TSK içinde bu unsurların varlığını teyit anlamına gelecek ifadelerle dolu. Nitekim, 27 Nisan Bildirisi’nden sonra da benzer kaygılar gündeme gelmiş, bildirinin kaleme alınması ve yayınlanmasında bazı unsurların Büyükanıt’ı güç durumda bıraktığı iddia edilmişti.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Sayın Paşam önce çuvaldız&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bu durum, başta TSK’ni yıpratıyor ama en büyük zararı Türkiye’ye veriyor. Türkiye’nin birleşme yerlerine jilet atılmaktadır.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
‘Dünyada bu kadar saldırıya uğrayan başka bir silahlı kuvvetler var mı?’ diye soran Büyükanıt, şekil bakımdan haklıdır ama esas itibariyle buna katılmam mümkün değil. Çünkü o zaman şunu sorarlar: Dünyada (muz cumhuriyetleri hariç) başbakan- bakan asan, 10 yılda bir darbe yapan, yönetime el koyamayınca tankları yürüterek demokrasiye balans ayarı gerçekleştiren, Genelkurmay karargahında milletvekili borsası kuran, başbakana alenen küfreden, siyasete-yargıya müdahale eden, toplumu biçimlendirme projesi geliştiren ve herkesi fişleyen başka bir silahlı kuvvetler var mı?&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Kusura bakmayın Sayın Paşam. İğneyi başkasına batırırken çuvaldızı kendimize batırmazsak kimse bizi samimi bulmaz. O nedenle ‘yıpratma’ iddiasını bir bahaneye dönüştürmeksizin sepetteki çürük elmaları atarsak bütünü koruyabilir ve ‘saldırı’ diye tanımladığınız hak-hukuk mücadelesinden alnınızın akıyla çıkarız.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ayrıca, siyasetçilerin açmaza düştüklerinde başvurduğu ‘Bakın o gazeteye, kim finanse ediyor’ kolaycılığı da kurtarmaz.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Dörtlü anti-cunta zirvesi&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
O açıdan ağustostaki Yüksek Askeri Şura, tarihi niteliktedir. Cumhurbaşkanı, başbakan, genelkurmay başkanı, gerekirse kara kuvvetleri komutanı şuradan önce bir araya gelmeli ve TSK içindeki cuntacı artıkları temizleme konusunda ortak irade geliştirmelidir.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Taraf’ın yayınladığı bu son plan, 27 Nisan Bildirisi ve Ergenekon soruşturması gibi güneşin kaybolmaya başladığı anlarda gölgeleri büyüyenleri herkes biliyor; Gül de, Erdoğan da, Büyükanıt da, Başbuğ da...&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Artık herkes gölge oyunundan vazgeçsin. Türkiye’yi kaosa sürüklemek ve kardeşi kardeşe kırdırmak isteyen cuntacılara karşı iş birliği yapsın. Daha şeffaf bir yönetim, daha güçlü bir demokrasi ve daha saygın bir TSK için buna ihtiyacımız var.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Fatih Terim ‘Mucizeler zaman alır’ demişti ya biz katlanırız, yeter ki mucizeyi gerçekleştirin... &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
ŞAMİL TAYYAR/STAR&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
23.Haziran.2008 12:08:59
&lt;/p&gt;</description><category>milli maç, zafer, sevinc, darbe, büyükanıt genelkurmay, demokrasi, milli birlik ve beraberlik</category><pubDate>23 Jun 08 10:40:15 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/768/873/Tayyar%27dan%20Org.%20B%C3%BCy%C3%BCkan%C4%B1t%27a%20soru%21</guid></item><item><title>DARBEYE KARŞI YÜRÜYÜŞ</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/872/DARBEYE%20KAR%C5%9EI%20Y%C3%9CR%C3%9CY%C3%9C%C5%9E</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;DARBEYE KARŞI YÜRÜYÜŞÜ KİM NASIL GÖRDÜ?&lt;br /&gt;&#13;
TÜRKİYE TARİHİ'NDE BİR İLK&lt;br /&gt;&#13;
Farklı kesimlerden oluşan binlerce insan dün İstanbul'da bir araya gelip Tünel'den Taksim'e yürüyerek özgürlük çağrısında bulundu. &lt;br /&gt;&#13;
  İŞTE MUHTEŞEM EYLEMİM DİRENİŞİN GÖRÜNTÜLERİ&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/0/6/1/5/106159.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_1.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_2.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_3.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_4.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_5.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_6.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_7.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_8.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_9.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_10.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_11.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_12.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_13.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_14.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_15.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_16.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Fotoğraflar: Şebnem Köken - Mehtap TV&lt;br /&gt;&#13;
Darbeye Karşı 70 Milyon Adım' sloganıyla yola çıkan insanlar demokrasi talebiyle yürüdü. Adalet Ağaoğlu, Lale Mansur, Nazlı Ilıcak, Yücel Sayman gibi isimlerin de katıldığı yürüyüş büyük bir coşkuyla geçti. 'Hukukun Darbesi Olmaz-Darbenin Hukuku Olmaz' pankartı taşıyan binlerce kişi tek yürek halinde yürüdü. 70 yaşındaki insanların, çocuğunu alan ailelerin katıldığı yürüyüş olaysız bitti.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
GAZETELER NASIL GÖRDÜ?&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Sabah 24. sayfadan 'Demokrasi Çağrısı' başlığı ile verdiği heberin spotunda 'Beyoğlu'nda toplanan biçok sivil toplum kuruluşu üyesi 3 bin kişi demokrasi çağrısı yaptı. 'Darbeye karşı omuz omuza' sloganlarının atıldığı yürüyüşe çok sayıda sanatçı ve akademisyen de destek verdi.'&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Yenişafak 1. sayfadan 'Faşizme karşı omuz omuza' başlığı ile verdiği haberin spotunda 'Darbeye karşı 70 milyon Adım' eylemine katılan onbinlerce demokrat 'Darbelerin her biçimine sessiz kalmayacağız' sözü verdi."&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bugün 1. sayfadan 'Darbeye sivil muhtıra' başlığı ile verdiği haberin spotunda ' Türkiye'de bir ilk yaşandı. Binlerce vatandaş bembeyaz kıyafetlerle darbeye karşı yürüdü. İstanbul'dan başlayan demokrasi, adalet ve özgürlük hareketi bir çok ilde tekrarlanacak' şeklinde verdi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Vakit manşetten 'Ne postal ne cübbe sivil irade' başlığıyla veridiği haberin spotunda: 'Aralarında genç siviller, TGTV, Küresel Bak, Mazlum-Der ve DSİP'in de bulunduğu onlarca sivil toplum kuruluşu, dün Taksim Tünel'de bir araya gelerek darbelere karşı ses çıkardı. Darbeye karşı tek yürek olan binlerce kişi Tünel'den Taksim Meydanı'na kadar yürüdü. Çok sayıda akademisyen, yazar ve vatandaşın da destek verdiği eylemde milli iradeye yapıyan demokrasi dışı müdahaleler protesto edildi.' şeklinde verdi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Milliyet haberi 27. sayfadan 'Taksim'de darbeye hayır yürüyüşü' başlığıyla verdiği haberde kısa bir metin kullandı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Vatan haberi 16. sayfadan 'Taksim'de 3 bin kişi darbeye karşı yürüdü' başlığıyla küçük bir şekilde verdi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Hürriyet, Radikal, Tercüman, Akşam ve Cumhuriyet Gazeteleri ise sayfalarında 'Darbeye Karşı 70 Milyon Adım Yürüyüş'ü haberlerine yer vermedi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
22.Haziran.2008 16:49:54&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
 SAMANYOLUHABER.COM&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>darbeye hayir, darbe, darbe karşitlari, darbeye ses çikar, Özgürlük, hürriyet, haklar, hukuk</category><pubDate>22 Jun 08 14:12:35 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/872/DARBEYE%20KAR%C5%9EI%20Y%C3%9CR%C3%9CY%C3%9C%C5%9E</guid></item><item><title>Aydın Doğan, darbecilerle böyle anlaştı</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/821/Ayd%C4%B1n%20Do%C4%9Fan%2C%20darbecilerle%20b%C3%B6yle%20anla%C5%9Ft%C4%B1</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;İŞTE MADDE MADDE YAPILAN ANLAŞMALAR&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Emre Aköz, Doğan Grubu'nun darbecilerle masaya oturmasını, anlaşmalarını, yaptıklarını ve yapacaklarını tarih de vererek madde madde yazdı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
'Radikal' nasıl 'Hürriyet'leşti? &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Alper Görmüş, 28 Şubat (1997) sürecinden örnekler vererek, Radikal gazetesinin darbe dönemlerinde demokrat-özgürlükçü çizgiden nasıl döndüğünü anlattığı yazısını şu cümleyle bitiriyordu:&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
"Radikal 'darbeli günler'de Hürriyetleşiyor, bundan eminim ama nedenlerini tam olarak bilmiyorum." (Taraf, 17 Haziran)&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Görmüş'ün bu sözüne eskiler "tacahü-li arif " derdi: Bilmezden gelme. Anlamamış gibi yapma.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Biz açık konuşalım:&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Susurluk Kazası'ndan (3 Kasım 1996) sonra Radikal, çete haberlerine ağırlık verdi. Okur gazeteyi merakla alıyor, satışlar hızla artıyordu. Yanlış hatırlamıyorsam 60-70 binden, 120 bine çıkmıştı. Bu arada askerler Refahyol hükümetini düşürmeye karar vermişti. Yaramaz çocuk havasındaki Radikal'in yöneticilerini kulaklarını çekmek üzere Ankara'ya çağırdılar.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
GK İkinci Başkanı Org. Çevik Bir, hükümeti düşürmek istediklerini, medyanın yardım etmesi gerektiğini, tehditkâr bir üslupla anlattı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Sonuç: Radikal, bugünden yarına döndü! Susurluk haberlerini önce arka sayfalara attı, sonra hepten unuttu. Onların yerine çoğu uydurma, yaygaracı antihükümet haberleri birinci sayfaya dayadı. (Satış da kısa sürede eski rakamlara döndü.)&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Gelelim bugüne. Soru şu: Nasıl oluyor da, Yayın Yönetmeni İsmet Berkan'ın köşe yazıları ile Radikal'in birinci sayfası ayrı telden çalıyor?&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bence tepe yönetim şöyle demiştir:&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
"Yazarlara dokunmayın ama manşet mutlaka 'kapatmadan yana' ve 'hükümet karşıtı' olsun. Okur gazeteyi eline aldığında önce bu tavrı görsün. Aklında o kalsın."&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Mekanizma şöyle işlemiştir:&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
1) Doğan Grubu yöneticileri, Ocak 2004'te yaptıkları gibi, darbe yapmaya hazırlananlarla masaya oturdu. O zaman anlaşamamışlardı. Bu kez mutabık kaldılar. (Medya desteği karşılığı ne alacaklarını bilmiyorum.)&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
2) Pazarlık 2006 sonbaharında yapılmış olabilir. Ancak 22 Temmuz 2007 seçimlerinden sonra tazelendiğini sanıyorum.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
3) İşbölümüne göre, Doğan Grubu öncelikle Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanlığını engelleyecekti. Çok uğraştılar. " Şövalyelik yap, aday olma " bile dediler. Eşine terbiyesizlikler ettiler.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
4) Başaramayınca yeni bir strateji belirlendi: Kutuplaşma atmosferi hazırlanacaktı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
' Ilımlı İslam geliyor', ' Malezya mı olacağız', ' Mahalle baskısı var', ' Başımı zorla örtmelerinden korkuyorum' türü kampanyalar düzenlediler.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Gerçekte karşılığı olmayan bu konuları, kavramları, incir çekirdeğini doldurmayacak sorunları TV'de ( Kanal D, Star, CNN Türk ) tartıştırdılar.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
( Kıyaslayın: Ergenekon çetesine ise değinmediler. Her konuda bir ton lafı olan Hürriyet yazarları, Ergenekon'u kelime olarak dahi yazılarında niye geçirmedi?)&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
5) Çamur atma, kişiliğe saldırma gibi pis işlerini ise zaten dirsek temasında oldukları, daha sonra da satın aldıkları Vatan gazetesine yaptırdılar.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
6) Başsavcı kapatma davasını açtıktan sonra da, "Kadehle rakı satmak yasaklanıyor " türü gülünç ötesi haberlerle gaz vermeyi sürdürdüler.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
7) Bu süreçte Hürriyet, Milliyet ve Vatan arasında sadece derece farkı vardı. Aslında hepsi birer ' Pop Cumhuriyet' haline gelmişti.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
8) Radikal ise kararsızdı. Kah darbeye omuz veriyor, kah Ergenekon'dan ya da demokrasiden söz ederek darbecileri köstekliyordu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ama belli ki net bir uyarıyla Radikal'i de hizaya soktular. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Manşetlerdeki savrulmayı engellediler.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
9) Böylece darbeci medya cephesi tahkim edilmiş, aynı anda ateş eder hale getirilmiş oldu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Velhasıl: Darbe süreçlerinde Hürriyet, Cumhuriyetleşirken; Radikal de Hürriyetleşiyor. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
EMRE AKÖZ - SABAH
&lt;/p&gt;</description><category>aydın doğan, darbeci, darbe, darbecilerin işbirlikçileri, darbecilerle anlaşma, radikal gazetesi, radikal</category><pubDate>18 Jun 08 16:24:03 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/821/Ayd%C4%B1n%20Do%C4%9Fan%2C%20darbecilerle%20b%C3%B6yle%20anla%C5%9Ft%C4%B1</guid></item><item><title>Türkiye'de Yaşananlar Bir Pentagon Darbesidir</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/768/811/T%C3%BCrkiye%27de%20Ya%C5%9Fananlar%20Bir%20Pentagon%20Darbesidir%20%20</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;Türkiye'de Yaşananlar Bir Pentagon Darbesidir  &lt;br /&gt;&#13;
  &lt;br /&gt;&#13;
  &lt;br /&gt;&#13;
Yeni Şafak Dış Politika Yazarı İbrahim Karagül, Türkiye'de yaşanan siyasal gelişme ve krizlerin arkasında ABD'nin bulunduğunu....  &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
17/06/2008 &lt;br /&gt;&#13;
 &lt;br /&gt;&#13;
 &lt;br /&gt;&#13;
 &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Yeni Şafak Dış Politika Yazarı İbrahim Karagül, Türkiye'de yaşanan siyasal gelişme ve krizlerin arkasında ABD'nin bulunduğunu belirterek, büyük bir senaryonun olduğunu ve Türkiye'de çok şeylerin değişeceğini yazdı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İbrahim Karagül'ün Ankara'da Pentagon darbesi! başlıklı yazısı&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Cümleler ne kadar tanıdık! İsimler, yöntemler, kullanılan araçlar ne kadar da aynı.. Bölgemizde her büyük operasyondan önce Türkiye'de derin bir iç dizayn çalışması yapılır. Bu yapılırken çoğunlukla aynı kurumlar, aynı kişiler kullanılır, aynı yöntemler tekrar denenir. Yıllardır bilmemize rağmen, defalarca tecrübe etmemize rağmen inanırız, etkileniriz, gaza geliriz, oyuna geliriz ve bu ülkeyi, kendi ülkemizi kendi ellerimizle mahvetmekten çekinmeyiz. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
ABD'nin İran gündemiyle Türkiye'deki iç siyasi kriz birbirine ne kadar bağımlı, fark etmiyor muyuz? İran'a saldırı kampanyasını yürütenlerle Türkiye'de sert ya da yumuşak askeri müdahaleyi provoke edenler aynı güçler. Türkiye ve İran için birbirine paralel, birbirini tamamlayan bir strateji izliyorlar. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Türkiye'de çokça tanınan RAND Corporation, ABD Savunma Bakanlığı'na (Pentagon) bir rapor hazırlamış: “Türkiye'de Siyasal İslam'ın yükselişi…” Doğrudan Türkiye'nin bugünkü iç siyasi krizini içeren, geleceğine ilişkin öngörülerde bulunan 135 sayfalık bir rapor. Türkiye için on yıl içinde gerçekleşebilecek dört senaryo çiziyor: AK Parti'nin AB eğilimli bir yol izlemesi, sinsi İslamlaşma, partinin yargı tarafından kapatılması veya askeri darbe… &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
“Darbe” öncelikle yumuşak enstrümanlarla yapılacak, bütün kartlar tüketildiğinde ise doğrudan müdahaleye sıra gelecek. Şu anki krizin laik-İslamcı çatışması olmaktan ziyade merkez ile çevre arasındaki iktidar mücadelesi olduğunu vurgulayan raporda, yine de bütün iddialar “İslam tehdidi” üzerine kurgulanmış. Aynı kuruluşun daha önce hazırladığı raporlar, yakın çevremizde yüz binlerce insanın ölümüne yol açtı. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Mesela yine RAND tarafından hazırlanan ve bu tarz araştırmalara yılda 100 milyon dolar ayıran muhafazakar Smith Richardson Vakfı'nın finanse ettiği “Sivil Demokratik İslam: Ortaklar, kaynaklar ve stratejiler” 2003 tarihli çalışmaya bakalım: &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
“Anti-emperyalist ve sosyalist düşüncelerinden dolayı laiklere güvenilmez. Fundamentalistlere ve geleneksel Müslümanlara da. Fundamentalist ve gelenekseller arasında oluşabilecek bir yakınlık kesinlikle engellenmeli. Hatta birbirleriyle savaşmaları teşvik edilmeli. ABD ve Avrupa için güven telkin edilenler sadece, kitleleri yönlendirmede Kur'an'ı sınırlandıran modernist Müslümanlardır. Bu grup desteklenmelidir. “ &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bu cümleler o rapordan… Bir iç çatışma senaryosu olarak hazırlanmış. Belli oranda da uygulandı. RAND, çalışmayı hazırlamadan önce Pentagon'a aynı konuda bir brifing vermişti. Müslümanlar kategorilere ayrılıyor derin ve uzun süreli bir iç çatışmalar zinciri öngörülüyordu. Senaryo şöyleydi: &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
1- Önce modernist ve laik Müslümanları destekle. 2- Geleneksel Müslümanları fundamentalistlere karşı destekle. 3- Fundamentalistlerle savaş. 4- Seçici bir şekilde laikleri destekle. 5- Batılı İslam tezini destekle. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Aynı kuruluş, 15 Aralık 2004'te “U.S.Strategy in the Muslim World After 9/11” başlıklı 567 sayfalık başka bir rapor hazırladı. Bir önceki çalışmayı hazırlayan isimlerin imzasıyla. ABD Hava Kuvvetleri tarafından sipariş edilen çalışma tam bir kaos senaryosuydu. Bu sefer tez Müslüman entelektüeller, akademisyenler, kanaat önderleri ve sivil toplum örgütleri üzerine kurulmuştu. İki ana tez vardı: 1- Şii-Sünni ayrımı, 2- Arap-Arap olmayan ayrımı. İslam dünyası için derin bir çözülme, ayrıştırma, fraklılaştırma ve çatıştırma öngörüyor/du. Belli oranda uygulandı, uygulanıyor. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Çalışmalar, büyük oranda Pentagon, Dışişleri ve CIA'nın ihtiyaçları için hazırlanıyor, bu kurumlar tarafından finanse ediliyor. Bu son derece normal bir şey. Ama nasıl uygulandıklarını hiç izlemiyoruz. Dikkatle izlendiğinde birçok şeyin söz konusu senaryolara göre şekillendiği fark edilecektir. Yine dikkatle izlendiğinde, sadece tartışmakla yetindiğimiz bu “proje”lerin bizlere ne ağır bedeller ödettiğini anlamaktan yoksunuz. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İran'a saldırı için ABD'yi tahrik eden İsrail adına kamuoyu oluşturan isimlere bakın. Gazetelerde ve televizyonlarda İsrail aşırı sağı adına inanılmaz iddialarla gündemde yerlerini koruyorlar. Middle East Forum adlı taşeron kuruluş üzerinden Batı'yı ve dünyayı “bir büyük tehdit”e karşı harekete geçiriyorlar. Daniel Pipes gibi hayatını İslam'la savaşa adamış, entelektüel pazarda at koşturan bir Mossad mensubu, Michael Rubin gibi yine İsrail istihbaratına çalışan bir neocon ırkçı ve daha onlarca isim, bu coğrafyayı kana bulayacak senaryoların tetikçileri olarak çalışıyor. Onlara kalsa Türkiye dahil her Müslüman ülkeyi iç savaşlara sürükleyecekler. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İran'a karşı kampanyayı yürüten güçler ve tetikçileriyle AK Parti'nin tasfiyesi için üç yıldır kampanya yürüten güçler ve tetikçilerinin aynı olması size bir şey ifade etmiyor mu? Aynı güçlerin bugünlerde “uzman müsveddeleri”ni gece gündüz çalıştırmaları sizde bir endişeye neden olmuyor mu? Üç ihtimal var ortada: &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
1- Tasfiye edilmekle tehdit edilen AK Parti'yi hem İslam'la arasına mesafe koymaya zorlamak hem de İran ihalesine razı etmek. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
2- “Siyasal İslam tırmanışta” paranoyası ile merkez iktidarı ellerinde tutanları AK Parti üze-rine saldırtıp çıkacak iç çatışmada onları yanlarına çekmek. Böylece hem iktidar değişimi hem de İran'a karşı etkin bir müttefik bulmak. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
3- “İslamcı tehdit” paranoyası yayarak, bu çevrelerin İran'la ittifak yapacağı hezeyanlarını ortaya atarak kamuoyunu İran korkusuna karşı hizaya sokmak… &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bir büyük senaryo var önümüzde ve bu Türkiye'de çok şey değiştirecek…Neden “Ankara'da Pentagon Darbesi” dediğim ortada!&lt;br /&gt;&#13;
 &lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>pentagon, abd, darbe, dış güçler, kuklalar, akp, kapatma, anayasa mahkemesi</category><pubDate>17 Jun 08 19:32:32 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/768/811/T%C3%BCrkiye%27de%20Ya%C5%9Fananlar%20Bir%20Pentagon%20Darbesidir%20%20</guid></item><item><title>YENİ BİR DARBE GÜNLÜĞÜ</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/768/YEN%C4%B0%20B%C4%B0R%20DARBE%20G%C3%9CNL%C3%9C%C4%9E%C3%9C</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt; Yeni bir darbe günlüğü daha!&lt;br /&gt;&#13;
   &lt;br /&gt;&#13;
	Generalin oğlunun bilgisayarındaki şok belge!&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
         &lt;img src="http://www.habervakti.com/resimler/darbe/postal.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
ERGENEKON operasyonu kapsamında önceki gün gözaltına alınan ’Açık İstihbarat’ adlı internet sitesinin sahibi ve kurucusu Behiç Gürcihan’ın bilgisayarında daha önce gündeme gelen ’Sarıkız’ ve ’Ayışığı’ adı verilen darbe günlüklerinin benzeri yeni bir darbe günlüğü çıktı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Hürriyet'ten Toygun Atilla'nın haberine göre ’Kod’ ismi verilen darbe plan ve hazırlıklarını içerdiği belirtilen yazılarda, emekli generallerin de katkısının bulunduğu öne sürüldü. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Soruşturmayı yürüten Savcı Zekeriya Öz, dün İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne geldi. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Belgeleri incelediği bildirilen Öz’ün, sorgulamaya da katıldığı belirtildi. Soruşturma kapsamında Ergenekon çetesi ile bağlantılı olduğu öne sürülen Ankara’da görevli bir başkomiser de açığa alındı. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bilgisayardan msn ile yazışmaları tespit edilen ve suç içerikli görüşmeleri bulunduğu öne sürülen başkomiserin evindeki ve görev yerindeki bilgisayarın hard disklerine mahkeme tarafından el konuldu. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Öte yandan Behiç Gürcihan'ın babası Ali İhsan Gürcihan'ın Türk Silahlı Kuvvetleri'nde Tümgeneral olarak görev yaptığı belirtildi...
&lt;/p&gt;</description><category>ergenekon, operasyonu, Çete provokasyonu, açik istihbarat sitesi, darbe, darbeciler, darbe günlükleri, darbe günlüğü</category><pubDate>07 Jun 08 06:30:28 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/768/YEN%C4%B0%20B%C4%B0R%20DARBE%20G%C3%9CNL%C3%9C%C4%9E%C3%9C</guid></item><item><title>ERGENEKON ZANLISI İLE DANIŞTAY ÜYELERİ AYNI TOPLANTIDA MI?</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/822/685/%20%20%20ERGENEKON%20ZANLISI%20%C4%B0LE%20DANI%C5%9ETAY%20%C3%9CYELER%C4%B0%20AYNI%20TOPLANTIDA%20MI%3F</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;  ERGENEKON ZANLISI İLE DANIŞTAY ÜYELERİ AYNI TOPLANTIDA MI?&lt;br /&gt;&#13;
O toplantıda neler konuşmuşlar neler!&lt;br /&gt;&#13;
Ergenekon terör örgütü üyelerinin Danıştay, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi üyeleriyle toplantı yaptığı ortaya çıktı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
ERGENEKON ZANLISI, DANIŞTAY VE YARGITAY ÜYELERİYLE TOPLANTI YAPMIŞ&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ergenekon terör örgütü soruşturması kapsamında gözaltına alınan ve yaşı gerekçe gösterilerek tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Başyazarı İlhan Selçuk, 1. Ordu Eski Komutanı Orgeneral Hurşit Tolon, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkanı emekli Orgeneral Şener Eruygur, Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, Danıştay ve Yargıtay üyeleri ile üniversitelerden öğretim üyelerinin de aralarında bulunduğu 70 kişinin toplantı yaptığı öğrenildi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
DOĞU PERİNÇEK TOPLANTIYI DOĞRULUYOR&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ergenekon terör örgütü üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklanan İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, söz konusu görüşmeyi doğruladı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Doğu Perinçek, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde kendisine sorulan, “7 Mart 2008 günü saat 10.35’de, Bedri … ile yaptığınız görüşmede; (…) “Ya şimdi aslında çok, benim beklemediğim bir katılımdı, herkes vardı orda” “İlhan Selçuk, Hurşit Tolon, Şener Eruygur, YARSAV Başkanı, bu Danıştay, Yargıtay, üniversitelerden bayağı seçkin bir topluluktu, 70 kişi vardı. Şener Eruygur... Bayağı da uzun sürdü, yedide başladı, onbirde bitti, dört saat süren toplantı oldu”. “Şener Eruygur, yani bir araya gelmek gerekir. Ulusalcıların birleşmesi gerekir diye özeti bu olan, biraz da halkı suçlayan, bu cumhuriyet mitinglerinde toplandı bu kadar kalabalıklar, ne oldu, bir şey çıkmadı.. Öyle bir konuşma yaptı” dediği, sizin “Keşke şeyi esas söyleseydin, o gün indirmek ve milli bir hükümet kurmak mümkündü, ona yanaşmadı Şener Eruygurlar, Cumhurbaşkanını istifaya davet etseydin ...” dediğiniz tespit edilmiştir. Telefon görüşmesini açıklayınız” sorusuna, “Bu konuşma doğrudur. Aynen bu şekilde cereyan etmiştir” demiş.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
MERDAN ASLAN, YAPTIĞI GÖRÜŞMELERİ PERİNÇEK’E ANLATMIŞ&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul İl Başkanı Erkan Önsel, 13 Şubat 2008 tarihinde İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’i aramış ve 68’liler Birliği Vakfı’nın Genel Sekreteri Merdan Aslan’ın, Danıştay Başkanı, Yargıtay Başsavcısı, Yargıtay Başkanı ve Anayasa Mahkemesi’nin bir üyesi ile görüştüğünü söylemiş.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Merdan Aslan da, Doğu Perinçek’e, “Şimdi biz bu sivil toplum kuruluşları temsilcisi olarak 5 kişilik-6 kişilik bir heyetle dün Ankara’da bu Erkan beyin saydığı isim.. şahsiyetlerle görüştük” demiş.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Merdan Aslan, söz konusu görüşmeleri hakkında Doğu Perinçek’e şu bilgileri vermiş:&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
“Son derece emin, son derece kararlı konuştular ve ıı… Merak etmeyin bu iş, yani Cumhuriyet kazanımları, biz de görüşlerimizi konuş.. görüştük yani, her biri için 3-4 dakika da biz konuştuk, yani düşüncelerimizi belirttik. Son derece olumlu yanıtlar verdiler ve ‘Hukuk olarak, hukuk çerçevesinde, yargı olarak sonuna kadar direneceğiz ve kimse merak etmesin’ dedi. Bu işleri çözeceğiz. Anayasa Mahkemesi’nde Selma Hanım’la konuştuk. Ondan sonra Yargıtay Başsavcısı’yla, Yargıtay Başkanı’yla görüştük, bu Hasan Gerçeker, geçen de seçildi falan. Son derece kararlılar yani Cumhuriyet meselesinde, hiç de tavizleri yok. Bir şey istediler. Orası çok önemli. Siz dediler bizim her şeyimizle, kitle desteğini, halk desteğini toplum desteğini oluşturmanız gerekiyor”&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İLHAN SELÇUK YARGININ HAREKETE GEÇECEĞİNİ AÇIKLAMIŞ!&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ergenekon terör örgütü üyesi İlhan Selçuk da, AK Parti Hükümeti’ne karşı askerin yerine yargının tepki göstereceğini 7 Şubat 2008 tarihinde söylemiş.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Yıldız, İlhan Selçuk’la 7 Şubat 2008 tarihinde şu görüşmeyi yapmış:&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İ. YILDIZ: Evet yani yargıyla siyaset, siyaset demeyeyim de yargı ile AKP arasında bir kavga önümüzdeki günlerde söz konusu, dikkat ederseniz asker artık burda şey yapmış, sesini çıkarmıyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İ. SELÇUK: Evet&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İ. YILDIZ: Bence akıllı davranıyor, sesini çıkarmasın şimdi. Böyle bir şey var.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İ.SELÇUK: Yargıya saldırıyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İ. YILDIZ: Evet.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İLHAN: Aslında başlık bile olabilir.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İ. YILDIZ: Evet.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İ. SELÇUK: Siyaset.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İ. YILDIZ: Yargıya saldırıyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İ. SELÇUK: Saldırıyor, efendim politika da denebilir, politika yargıya saldırıyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İ. YILDIZ: Politika yargıya saldırıyor, not aldım şuraya..&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İ. SELÇUK: Şey olabilir, AKP.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İ. YILDIZ: AKP olabilir, AKP olabilir..&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İlhan Selçuk, 8 Şubat 2008 tarihindeki görüşmesinde de şunları söylüyor:&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İ. SELÇUK: İyidir, iyidir. Zannediyorum yargı da yürüyecek.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İ. YILDIZ: Evet.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İ. SELÇUK: Bunlar da yürüyecek, yargı da yürüyecek. Bir yerde bir hesaplaşma olacak heralde. Yani şöyle bir şey aklıma geliyor; YARGI KAPATMA KARARINA DOĞRU GİDİYOR, HABERİNİ DE VERDİLER. Kapatma kararını verdiği anda bunlar da diyecekler ki; biz milli iradeyiz, şey başlıyacak, ben milli iradeyim diyecek, bir takım şeyler yapmaya çalışacak, çünkü göğsünde KAPATILMIŞTIR levhası dururken, AKP bir şey yapamaz. Bir şey yapabilir, isim değiştirir.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
ORHAN TUNÇ: TSK; DANIŞTAY, YARGITAY VE SAYIŞTAY ARACILIĞIYLA MESAJ VERECEK&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ergenekon terör örgütü üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklanan Orhan Tunç ise, TSK’nın artık muhtıra vermeden darbe yapacağını, Danıştay, Sayıştay ve Yargıtay aracılığıyla mesaj vereceğini söylemiş.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Orhan Tunç, 18 Ocak 2008 tarihinde Ergenekon terör örgütü üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklanan Doç.Dr. Ümit Sayın’a, durumların çok gergin olduğunu, askerin aslında uyumadığını, ülkenin elden gitmeden askerin bir şeyler yapacağını, üst rütbelilerden bir şeyler beklediklerini, Yargıtay Başkanı’nın Genelkurmay’da Harekat Başkanı ile görüştüğünü, TSK’nın artık muhtıra vermeden darbe yapacağını, Danıştay, Sayıştay ve Yargıtay aracılığıyla mesaj vereceğini anlatmış&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Orhan Tunç, bir korgeneralle görüştüğünü, görüşmenin içeriğini kaydettiğini sözlerine eklemiş. Ergenekon zanlıları Doç.Dr. Ümit Sayın ve Orhan Tunç, görüşmeyi doğruladı.&lt;br /&gt;&#13;
Ergenekon terör örgütü üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklanan Hayrettin Ertekin de, YÖK’ün gittiğini, bir tek Yargıtay ve Danıştay’ın kaldığını söylemiş. VAKİT
&lt;/p&gt;</description><category>ergenekon, danıştay, doğu perinçek, yargitay, darbe, ulusalclık</category><pubDate>26 May 08 18:33:52 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/822/685/%20%20%20ERGENEKON%20ZANLISI%20%C4%B0LE%20DANI%C5%9ETAY%20%C3%9CYELER%C4%B0%20AYNI%20TOPLANTIDA%20MI%3F</guid></item><item><title>"Abdullah Öcalan da Ergenekon üyesidir</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/31519/%20%20%22Abdullah%20%C3%96calan%20da%20Ergenekon%20%C3%BCyesidir</link><description>&lt;p&gt;  5/17/2008   &#13;
	Eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu'ndan şok açıklamalar!&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
"Abdullah Öcalan da Ergenekon üyesidir"&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu, yabancı güçlerin Türkiye'deki ajanları ve Ergenekon olayındaki hassas noktalara dikkat çekerek, PKK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'ın da 'Ergenekon' üyesi olduğunu iddia etti.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İlkadım Belediyesi tarafından Atatürk Kültür Merkezi'nde 16-17 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen 'Osmanlı'dan Günümüze Eşkıyalık Ayrılıkçı Hareketler ve Terör' sempozyumu sürüyor. 20 üniversiteden yaklaşık 40 bilim adamının katıldığı 2. İlkadım Sempozyumu'nda Eski İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu, 'Yakın Tarihimizde Terör Olayları ve Türkiye' konulu konferans verdi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türkiye'de iç ve dış tehditlere, ülke içinde dış güçler için çalışan ajanlara dikkat çeken Orakoğlu, her kurum içerisinde hata yapan insanların olduğunu vurguladı. Orakoğlu, Türkiye'de şu an 32 ülkenin psikolojik harekatı olduğunu ve ülke üzerinde kültür, ekonomi, güvenlik, sosyal olgu gibi birçok konu üzerinde yıpratıcı çalışmaların yapıldığını belirtti. Psikolojik harekatlar sonucu ülkenin kutuplaşmalara itildiğini ve çeşitli kurumlar içerisindeki ajanların bulunduğunu ileri süren Orakoğlu, "32 ülke bizim ülkemizde çeşitli şekillerde ajanlar temin ediyorsa, 'devletin güçleri ne yapıyor?' sorusu akla geliyor. Görev MİT'e düşmektedir. MİT'te İstihbarata Karşı Koyma (İKK) birimi vardır ama şu an daire başkanlığı seviyesinde kalmıştır. Bu birim mutlaka takviye edilmelidir, güçlendirilmelidir. Dünyada Siyonizm derin ABD'nin, derin İngiltere'nin toplam 4-5 milyon ajanından bahsediliyor. Türkiye ciddi anlamda hedef olduğu düşünüldüğünde, Türkiye'de 1 tane mi ajan vardır? Türkiye'de sadece Kıbrıs harekatı sırasında, Türkiye'yle ilgili Kıbrıs planlarını ABD'ye verirken bir albay yine MİT tarafından yakalandı. Bunun dışında Türkiye Cumhuriyeti kurumları içerisine sızmış hiçbir ajan yakalanamamıştır. Bu Türkiye'nin en önemli zafiyetlerinden biridir. Kendi kırmızı çizgilerimizi çizmeliyiz. Bizim eleştirilerimiz kesinlik Türkiye Cumhuriyeti kurumlarının kendileri için değildir. Bu kurumlar içerisine sızmış yabancı ülke ajanlarıyla ilgilidir. Türkiye bunları bulup çıkarmak zorundadır" diye konuştu
&lt;/p&gt;</description><category>apo, ergenekon, Çete, darbe, türkiye, teror, bülent orakoğlu</category><pubDate>18 May 08 07:13:33 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/31519/%20%20%22Abdullah%20%C3%96calan%20da%20Ergenekon%20%C3%BCyesidir</guid></item><item><title>Kanaltürk'ün ve Ergenekoncuların Satılışı</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/31111/%20Kanalt%C3%BCrk%27%C3%BCn%20ve%20Ergenekoncular%C4%B1n%20Sat%C4%B1l%C4%B1%C5%9F%C4%B1</link><description>&lt;p&gt; Ergenekonculara son darbe T.Ö'den&#13;
5/14/2008&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;  &#13;
	Kanaltürk'ü satarak herkesi şaşkına çeviren Tuncay Özkan'ın en büyük darbeyi cezaevindeki ergenekonculara vurduğu ortaya çıktı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://www.habervakti.com/resimler/gecici/ergolar.jpg" border="0" alt="" /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Ergenekon terör örgütünün tutuklu sanıkları cezaevi yönetiminden Kanaltürk ve Ulusal Kanal’ı izlemek için izin istedi. İzin çıktı ama Kanaltürk satılınca keyifler kaçtı&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ERGENEKON terör örgütü soruşturması kapsamında tutuklanarak Tekirdağ F Tipi Cezaevi’ne konulan zanlıların, cezaevi yönetiminden ‘özel isteklerde’ bulundukları öğrenildi. Aralarında Emekli general Veli Küçük, emekli Yüzbaşı Muzzafer Tekin, Emekli Binbaşı Mehmet Zekeriya Öztürk ve İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in de bulunduğu 13 kişi, yazılı başvuruda bulunarak koğuşlarında ‘Ulusal Kanal’ ve ‘Kanaltürk TV’yi izlemek istediklerini bildirdiler.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İKİ TELEVİZYONU İSTEDİLER&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;TEKİRDAĞ F Tipi Cezaevi’nde 2 şer kişilik odalarda kalan Küçük, Perinçek, Tekin ve Öztürk’ün koğuşlarının her türlü konfora sahip olduğu belirtildi. Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunan İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in de aralarında bulunduğu Ergenekon zanlıları Tekirdağ F Tipi Cezaevi yönetimine başvurarak, ‘Ulusal Kanal Televizyonu’ ile ‘Kanaltürk Televizyonu’nun’ yayınlarını da izlemek istediklerini bildirdi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;TV İZLEYİP YORUMLUYORLAR&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;CEZAEVİ yönetimi de Ergenekon zanlılarından taleplerini yazılı olarak istedi. Yazılı talep üzerine cezaevi yönetimi zanlıların odalarında bulunan televizyonlardan Ulusal Kanal ve Kanaltürk’ü izlemelerine izin verildi. Ergenekon zanlıların bu televizyonları izledikten sonra, kendi aralarında değerlendirmeler yaptıkları öğrenildi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;KOĞUŞUN KEYFİ KAÇTI&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ZANLILARIN koğuştaki Ulusal Kanal ve Kanaltürk keyfi, önceki gün gerçekleşen medya dünyasının en sansasyonel satışıyla bozuldu. Tuncay Özkan’ın tabiriyle ‘Ulusalcıların son kalesi Kanaltürk’ün ulusalcı grubun hiç haz etmediği bir gruba satılması üzerine, Küçük, Perinçek gibi Ergenekon zanlılarının televizyon keyfi de bozuldu. Ergenekon zanlılarının, cezaevinde izleyecekleri iki kanaldan birinin satılmasının ardından İşçi Partisi’nin Ulusal Kanal ile yetinmek zorunda kaldıkları ifade ediliyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kederimden içiyorum&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
TUNCAY Özkan’ın ‘ulusalcıların son kalesi’ dediği Kanaltürk’ü Koza-İpek grubuna satması, Ulusalcı görüşleri savunanların biraraya geldiği www.bizkackisiyiz.com üyeleri arasında büyük hayal kırıklığı yarattı. Siteye gönderilen mesajlarda ilginç sitemler var. İşte onlardan bazıları: &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yazık oldu sevgili kardeşim Tuncay. Hakikaten yazık oldu. Şu anda sabahın onbiri ama ben kederimden içiyorum. (n-semerci)...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;KAÇ PARAYA SATILDIK &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İlk ve son defa yorum yazıyorum. Çevremde ben ve diğer ulusalcılar alay konusu olduk. Dünden beri başım ağırıyor. Çevremde sürekli tartışıyorum. Kaça satıldığımız soruluyor. Eğer istenilseydi BKK üyelerinden yardım toplanasilirdi. Bu utanç içinde yaşamak istemiyorum. Aşk olsun sana Tuncay Özkan aşk olsun (Onsan)... &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anlaşılan Tuncay Bey kolay paranın kokusunu aldı. Halkın cebinden topladığını halka verecek mi?...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ALDATILMIŞ GİBİ İSTİYORUM &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu ülkede artık kimseye güvenilmeyecekmi bütün türkiyeyi özkanın arkasında gezdik ona güvendik.artık ben yokum günüm bitsin aidat ödemiycem güvenim kalmadı. bu bütün gazeteler neler yazıyor kendimi aldalmış hissediyorum. insanları resmen kandırdınız. (vildan çelikkol)...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
STAR
&lt;/p&gt;</description><category>ergenekon, darbe, tuncay özkan, kanaltürk, satış, satılış</category><pubDate>14 May 08 19:16:11 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/31111/%20Kanalt%C3%BCrk%27%C3%BCn%20ve%20Ergenekoncular%C4%B1n%20Sat%C4%B1l%C4%B1%C5%9F%C4%B1</guid></item><item><title>CUNTA YÖNETİMİ İŞTE BÖYLE BİR ŞEY DEMEK Kİ...</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/30369/%20CUNTA%20Y%C3%96NET%C4%B0M%C4%B0%20%C4%B0%C5%9ETE%20B%C3%96YLE%20B%C4%B0R%20%C5%9EEY%20DEMEK%20K%C4%B0...</link><description>&lt;p&gt;CUNTA YÖNETİMİ İŞTE BÖYLE BİR ŞEY DEMEK Kİ...&#13;
Cunta yönetiminden çirkin pazarlık&#13;
Myanmar'daki cunta yönetimi, 30 bin kişinin ölümüne sebep olan kasırganın ardından ülkeyi tarihin en dramatik felaketlerinden birine sürüklüyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Nargis kasırgasında ölenlerin sayısı 30 bini aştığı, 41 bin kişinin de kayıp olduğu Myanmar'da 46 yıldır yönetimde bulunan cunta yardım için harekete geçen BM'ye vize vermekte direniyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Myanmar'ı vuran Nargis Kasırgası, ülkenin en büyük kenti Yangon ve İrravadi bölgesini yerle bir etti. 24 milyon nüfuslu 5 bölgede, afetten yüz binlerce kişi etkilendi. Bazı köyler, haritadan silindi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Felaketin boyutunun her geçen dakika daha da ağırlaştığı bölgelerde elektrik ve su yok, ulaşım güçlükle sağlanıyor. Halk temiz içme suyu bulmakta zorlanırken, salgın hastalık tehdidi ile karşı karşıya.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ülkeyi 46 yıldır yöneten cunta, felaketin ardından uluslararası kamuoyundan yardım talebinde bulunmadığı gibi, bu yönde yapılan girişimleri de iki gün boyunca engellemişti. Önceki gün yardım getirilmesine izin veren askerî diktatörlüğün bu kez de BM'nin çalışma ekiplerini vize için beklettiği öğrenildi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;CUNTA PAZARLIK YAPIYOR&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu korkunç tablonun yanında asıl tartışılan ise ülkeyi 46 yıldır yöneten cuntanın dış yardımlara karşı takındığı tavır.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Felaketlere ilgili yerel basında çıkan haberlere sansür koyan askeri yönetim yapılan yardımların da yalnızca kendileri tarafından gerçekleştirildiğine dair bir imaj çizmeye çalışmakla eleştiriliyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Uluslararası yardımlara ancak koşullu bir şekilde izin verileceğini belirten Myanmar yetkilileri insanlık dramının yaşandığı bu ortamda bile kendi propagandasını yaparak, "Kimseye ihtiyacımız yok" mesajı vermeye çalışmakla eleştiriliyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Cunta yetkilileri BM yetkilileri ile yapılacak yardımlar öncesi de görüşülmesi şartı koşuyor. Sürgündeki muhalifler "Neredeyse yardım edenle pazarlık yapacaklar" diyerek tepki gösteriyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Felaketzedeler, geçtiğimiz aylarda rahip ayaklanmasında oldukça hızlı hareket eden yönetimin bu felakette yavaş müdahalede ettiğinden yakınıyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;HALKI UMURSAMIYORLAR&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Cunta rejiminden kaçan sürgündeki muhalifler ise Tayland'da çıkardıkları gazetelerde Myanmar'daki cuntaya öfke kusuyor. New York Times gazetesine isim vermeden konuşan Batılı bir diplomat, "Ülkeyi generaller yönetiyor. Yardımlar konusunda bile uzlaşmaz bir tavır içindeler. Hiçbir şey umurlarında değil. Biz askeri hükümetin bu felaket ile ilgili çözümleri daha etkili bir şekilde çözebileceğini düşünmüştük. Sanırım düşündüğümüz gibi olmadı" dediler.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Felaketin en çok vurduğu bölgelerden Yangon'da yaşayan halkta da cunta rejimine öfke hâkim. Bir Myanmarlı, "Askeri yönetim kendisini halka sevdirmek için altın bir fırsatı kaçırdı. Ordu yalnızca kendi üyelerinin oturduğu sokakları temizliyor. Halk umurlarında değil" diyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Uluslararası yardım kuruluşu World Vision, sınırlı yardımların ulaştırılmasındaki zorluklar nedeniyle felaketin sonuçlarının tsunamininkinden daha büyük olabileceğini belirtti.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ülkede faaliyet göstermesine izin verilen ender kuruluşlardan biri olan World Vision'a ait helikopterlerin kasırganın vurduğu bölgeler üzerinde uçtuğu ve bu yükseklikten bile cesetlerin ve yıkımın büyüklüğünün görülebildiği bildirildi. &#13;
07.Mayıs.2008 16:51:58&#13;
  samanyoluhaber
&lt;/p&gt;</description><category>cunta, darbe, Çete, myanmar, felaket, ergenekon, askeri yönetim, askeri darbe</category><pubDate>07 May 08 15:56:29 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/30369/%20CUNTA%20Y%C3%96NET%C4%B0M%C4%B0%20%C4%B0%C5%9ETE%20B%C3%96YLE%20B%C4%B0R%20%C5%9EEY%20DEMEK%20K%C4%B0...</guid></item><item><title>Peynir vurgununa polis el koydu</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/30364/%20Peynir%20vurgununa%20polis%20el%20koydu</link><description>&lt;p&gt; Dinçer GÖKÇE'nin haberi&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İstanbul'da bir soğuk hava deposuna bırakılan emanet peynirlerin satılması olayı gündemi sarstı. Depoda 30'a yakın firmaya ait yaklaşık 18 trilyon liralık peynirin satıldığı sanılıyor. Olayın ortaya çıkması üzerine Mali Polis şirkettte inceleme başlattı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ekoyol.com'un bu sabah ortaya çıkardığı peynir vurgunu gündeme bomba gibi düştü. 30'a yakın firmaya ait peynirlerin Arsal Soğuk Hava Deposu'ndan sahiplerinin haberi olmadan piyasaya satılması gıda sektöründe şok etkisi yarattı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ekoyol.com'un haberi ortaya çıkarmasından sonra Mali Polisin şirkkette inceleme başlattığı öğrenildi. Öte yandan Arsal Soğuk Hava Deposu Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kuşçulu adına bir de basın açıklaması yapıldı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kotil: 10 liralık peyniri 4 liraya almışlar &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Emanet olarak Topkapı'daki Arsal Soğuk Hava Deposuna bırakılan peynirler, başkalarına satılmıştı. Rami Gıda Dernekleri Başkanı Günay Kotil, Ekoyol.com'a yaptığı açıklamada emanet peynirlerin ucuz fiyata elden çıkarıldığını söyledi. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Özellikle Rami ve Mega Center'da kurulu gıda firmalarını sarsan vurgunda satılan peynir miktarı 18 trilyon liraya yakın. Günay Kotil, malı satılan firmalardan 20'ye yakınının Rami'de olduğunu söyledi. Kotil, söz konusu malları alan firmaların, elden çıkarılan peynirleri piyasa fiytanın çok altında bir fiyata aldığını söyledi. Kotil, yaşanan olayın üyelerinde infial yarattığını vurgularken şu bilgileri aktardı: &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;"Bu peynirlerin firma eli ile satılmış olması kadar, bu peynirleri alan firmalar da önemli. 10 liralık peyniri 4 liraya almışlar. Bunların peşine düşmek lazım. Bu rantı kim yiyecek?" &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Günay Kotil'in verdiği ve bizim de bir kaç kaynaktan teyid ettiğimiz firma Türkiye'nin en büyük peynir firmalarından biri ve televizyon gazete reklamlarında da sıkça karşılaştığımız bir firma. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kaan: Bu peynirleri kimler aldı? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yine sektörden bir isim olan Kaanlar Gıda sahiplerinden Zekeriya Kaan firma sahibi Ahmet Kuşçulu ile uzun süredir irtibatlarının olmadığını ancak olayın çok büyük olduğunu söyledi. Kaan, satılan mallarının bir kısmının firma eli ile bir kısmının ise personel eli ile satıldığı duyumunu aldıklarını kaydetti. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Zekeriya Kaan ayrıca, depodan satılan malların sektörden birilerine satıldığını bunun da Mali Polis incelemesi sonrası ortaya çıkacağını söyleyerek şu vurguyu yaptı: &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;"Bu mallar denize dökülmedi ya birileri almıştır. Bunların kim olduğunu Mali Polis takip edecek sanıyorum." &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Vurgun 18 trilyona yakın &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Rakam kesinleşmemiş olmakla birlikte 15-18 trilyon dolayında bir malın satıldığı bilgisi veriliyor. Malları satılan firmalardan birinin 600 bin YTL değerinde kaşar peyniri satıldı. Edin Peynir ve Kopuzlar Peynircilik'in de ciddi rakamlarda malının satıldığı öğrenildi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Şirketten yapılan açıklamada ne dendi?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Öte yandan Ekoyol'un olayı ortaya çıkarmasından sonra firmadan da açıklama geldi. Arsal Soğuk Hava Deposu Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kuşçulu adına yapılan kısa açıklamada, olayın sorumlularının şirkette çalışan bir kaç personel olduğu ve bu durumun şirket murakıplarınca incelemeye alındığı bildirildi. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Şirket açıklamasında ayrıca bu kişiler ile ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu bilgisi verildi. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Olayın yaşandığı deponun sahiplerinin Namsal adlı 30 yıla yakın bir zamandan beri faaliyette olan bir gıda şirketleri de var. Firma İTO Eski Başkanlarından Nuh Kuşçulu'nun kardeşi Ahmet Kuşçulu'ya ait. Ahmet Kuşçulu bir önceki dönemde İTO Yönetim Kurulu Üyesiydi. Şirketi çocukları ile birlikte yönetiyor. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Not: Ekoyol, gelişmeleri takip ediyor ve okurlarına detaylı bilgileri sunmaya devam edecek. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;www.ekoyol.com
&lt;/p&gt;</description><category>darbe, Çete, ergenekon, peynir vurgunu, fiyat artışı, karaborsa, ekonomik kriz</category><pubDate>06 May 08 17:25:57 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/30364/%20Peynir%20vurgununa%20polis%20el%20koydu</guid></item><item><title>İşte Ergenekon'un son marifeti !</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/30363/%20%C4%B0%C5%9Fte%20Ergenekon%27un%20son%20marifeti%20%21</link><description>&lt;p&gt;  HER TAŞIN ALTINDAN ÇIKIYOR&#13;
İşte Ergenekon'un son marifeti !&#13;
Ergenekon terör örgütünün bir ahtapot gibi Türkiye'yi sarıp sarmaladığı her geçen gün daha iyi anlaşıyor.Ergenekon örgütünün son marifeti! bakın ne?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;GATA'daki sahte çürük raporu operasyonundan Ergenekon çıktı &#13;
Gülhane Askeri Tıp Fakültesi'nde (GATA) para karşılığı düzenlenen sahte çürük raporlarıyla bazı kişilerin 'askerlikten kurtulmalarına' olanak sağladıkları gerekçesiyle başçavuştan albaya tam 138 sanık hakkında 2 ila 982 yıl arasında hapis istemiyde dava açıldı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İddianamede, çetenin rüşvet paralarını doktorlar ve personelle paylaştığı, verilen raporlarda 'Avize takarken düştüm'den, 'Kavgada elim kırıldı'ya kadar birçok bahanenin yer aldığı belirtiliyor. Davanın sanıklarından Salih Zeki Balaban'ın Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Derneği'nin üyesi ve Ergenekon soruşturmasının ilk ayağı Girdap Operasyonu'nun tutuklu sanığı olduğu belirlendi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hürriyet gazetesinin haberine göre GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi'nde son yılların en büyük sahte çürük raporu operasyonuyla ilgili, aralarında 4 albay, 5 yarbay, 2 binbaşı, 1 yüzbaşı, 5 teğmen ve 5 başçavuşun bulunduğu 5'i tutuklu 138 sanık hakkında dava açıldı. Kara Kuvvetleri Komutanı 1. Ordu Komutanlığı Askeri Savcısı Erhan Ermişoğlu'nun hazırladığı iddianamede, 2004-2005-2006 yıllarında rüşvet alıp vermek, zincirleme askerlikten kurtulmak için hile yapmak, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, örgüt adına suç işlemek ve görevi ihmalle suçlanan sanıklar için, 2 ile 982 yıl arasında hapis isteniyor. Ayrıca alınan rüşvetlerle, sahte rapor düzenleten er ve erbaşların TSK'dan aldığı hava değişimi paralarının tahsili ve 1 albay, 1 yarbay, 2 binbaşı, 1 yüzbaşı ve 5 başçavuşun ordudan çıkarılması isteniyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Askeri Savcı Erhan Ermişoğlu'nun, GATA'da görevli 138 sanık hakkında hazırladığı iddianame 279 sayfa tutuyor. Savcı, sanıkların belirli bir hiyerarşik yapı içinde, süreklilik arz eder şekilde ve dayanışma halinde, birlikte hareket ettiklerini, bu çerçevede makam ve memuriyetlerini kötüye kullanarak askerlik hizmetinden kurtulmak isteyenler için maddi menfaat karşılığında sahte rapor düzenleyip temin ettiklerini iddia ediyor. Çürükçü sanıklar arasında Ergenekon'un ilk ayağı 'Girdap operasyonunun' tutuklu sanığı, VKGB üyesi Salih Zeki Balaban da var. Balaban, bir emekli albayın oğluna sahte rapor almakla suçlanıyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Banka hesapları üzerinden izlenen para trafiğine de yer verilen iddianamede, GATA'da görevli Uğur T. ile Hakan D.'nin, askerlikten kurtulmak isteyen er ve erbaşla rütbeli personel arasında menfaat karşılığı ilişki kurduğu, sahte rapor işlemlerini doktor imzalarını taklit ederek, başkalarına ait röntgenleri kullanarak gerçekleştirdiği öne sürülüyor. İddianamede, şu suçlamalar yer alıyor: "Hastaların pek çoğunu görmedikleri, hastaların sadece bilgisayar üzerinden servise girişlerinin yapıldığı, doktorlarca muayene edilmediği, röntgen çektirilmediği, rapor suretlerinin iş yoğunluğundan da istifade ile büyük çoğunlukla doktorlara imzalatılarak, bazen de doktorlar yerine imza atılarak düzenlendiği, sahte raporların askerlik şubesi ve birlik komutanlarına gönderilerek, adı geçen kişilerin askerlik hizmetlerinden kısmen de olsa uzak kalmalarına imkán sağlandığı..." İddianamade, erbaş ve erlerin hava değişimi raporu almak için başvurdukları sanıklardan Bçvş. Esen Ç.'nin şu sözleri de yer alıyor: "2000'i doktor alıyor, 2000'i personele veriyorum, 1500 de bize kalıyor, bu paralar paylaşılırken merkez komutanlığına da gidiyor."&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İddianamede fazla kiloları nedeniyle askerlikten muaf tutulma hakları bulunan bazı kişilere de para karşılığı rapor düzenlendiği de ortaya çıktı. Sanık Serkan G., ifadesinde, B. Binbaşı'ya, "Komutanım, bu kişilerin fazla kiloları nedeniyle zaten hakları var. Rapor alabilirler" dediğini, binbaşının, "Bu çocukları doğrudan sana göndereyim, ancak onlar bu tür hakları olduğunu bilmesinler, hastaneden de bir kişi onlara yardımcı olsun" diye cevap verdiğini öne sürüyor, para ve hediye önerildiğini iddia ediyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;'Çürük' bahaneler&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Askeri Savcılık iddianamasine göre, hava değişimi için 7 ayı bulan, çoğunlukla askerliğin bitimine birkaç ay kala verilip terhis sağlanan sahte raporlarda, en çok merdivenden düşme gerekçe gösterilmiş (25 kişi). Onu, maç yaparken düşenler takip ediyor. Tamamının uydurma olduğu ileri sürülen diğer gerekçeler şöyle:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sinirlenip sol kolumu duvara vurdum, elim kırıldı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Abajuru düzeltirken dengemi kaybedip düştüm.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İzin dönüşü can kurtaranlık yaparken gözetleme kulesinden düştüm.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kaldırımda yürürken dengemi kaybedip düştüm, elim kırıldı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Eşya taşırken dolap üzerime düştü.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Eşya yüklerken kamyondan düştüm.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hasta annemi ziyaret ederken sedye koluma çarptı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kavgada dayak yedim.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Şakalaşırken düşüp elimi kırdım. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ZAMAN&#13;
06.Mayıs.2008 15:34:08
&lt;/p&gt;</description><category>ergenekon, Çete, darbe, kapatma, demokrasi, Özgürlük</category><pubDate>06 May 08 15:13:20 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/30363/%20%C4%B0%C5%9Fte%20Ergenekon%27un%20son%20marifeti%20%21</guid></item><item><title>İnternette ilginç muhtıra eylemi</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/29777/%20%C4%B0nternette%20ilgin%C3%A7%20muht%C4%B1ra%20eylemi%20</link><description>&lt;p&gt;GENÇ SİVİLLER YİNE ZEKASINI KONUŞTURDU&#13;
İnternette ilginç muhtıra eylemi &#13;
Genç Siviller 27 Nisan e-muhtırasının birinci yıl dönümünde ilginç bir eylem gerçekleştirdi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;"Bakmadan Yatma; Bir Daha Asla" sloganıyla harekete geçen Genç Siviller, muhtıranın verildiği gece 23:00'ten sabahın erken saatlerine kadar internette nöbet tuttu. Genelkurmay'ın sitesini takip eden Genç Siviller, herhangi bir muhtıra konulup konulmadığını takip etti. Muhtıranın verildiği 23:30'da da Genelkurmay'a "Bir daha asla" yazan boş bir elektronik posta gönderdiler.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Genç Siviller'in, internette yayınladığı yazıda, 27 Nisan 2007'deki Genelkurmay Başkanlığı e-muhtırasının 1.yıldönümünde, dünyanın dört bir köşesinden herkes internet başında nöbet tutmaya çağrıldı.Genelkurmay'a "Bir daha asla" yazılı elektronik posta gönderilmesi çağrısında bulunulan yazıda, isteyenlerin "Darbeye direnme taahhüdünü" de elektronik postaya ekleyebileceğini bildirildi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;'Darbesiz/muhtırasız güneşli yarınlar için herkesi pozitif enerjilerini birleştirerek bu nöbette yer almaya çağırıyoruz' denilen çağrıda YÖK bakanı Erdoğan Teziç'in "muhtırayı görünce oh diyerek yattım" sözlerine atıfta bulunarak "Şayet sabaha karşı yeni bir e-muhtıra gelmesine engel olmayı başarabilirsek, "Ohh!" deyip, çekip fişi ve telefonu yatıyoruz." denildi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Genç Sivilleri'in yayınladığı "Darbe Taahhüdü"nde, başbakan asıldığında, meclis kapatıldığında halkın hep sustuğu belirtildi. Darbe Taahhüdü'nde:"Ama artık herkes bilsin ki eski suskun halk değiliz. Artık bu gidişata el koyuyoruz.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Aşağıda imzası olan bizler, modern/postmodern/geceyarısı muhtırası biçiminde her türlü darbe girişimine, muhtıralara karşı demokrasimizi korumak için her türlü demokratik, meşru hakkımızı sonuna kadar kullanarak direneceğimizi şimdiden açıkça ilan ediyoruz." İfadelerine yer verildi. &#13;
28.Nisan.2008 18:36:17&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;yorum yaz	gönder	yazdır	oy ver&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt; 
&lt;/p&gt;</description><category>genç siviller, darbe, muhtıra, gece yarısı, e-mail, e posta</category><pubDate>28 Apr 08 16:23:37 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/29777/%20%C4%B0nternette%20ilgin%C3%A7%20muht%C4%B1ra%20eylemi%20</guid></item><item><title>TÜRKİYE HANGİ ÇIKMAZA SOKULUYOR?</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/29589/T%C3%9CRK%C4%B0YE%20HANG%C4%B0%20%C3%87IKMAZA%20SOKULUYOR%3F%20</link><description>&lt;p&gt;TÜRKİYE HANGİ ÇIKMAZA SOKULUYOR? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Türkiye garip bir çıkmazın içinde. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Demokratik yollarla iktidara gelemeyeceklerini gören kesimler, darbenin bin bir yolu kitabından faydalanmakta kararlı. Pirinci bile bunu alet etmeyi başardılar. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Pirinci bile kullandıklarına göre herkesin farklı açılardan gelecek darbelere karşı hazırlıklı olması gerekiyor. Bu işin bir yönü. İkinci yönü ise kendilerini çağa uyduramayan darbecilerin, darbelerini çağa uydurmayı başarmış olmaları. Nasıl mı? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ekonominin insan hayatında bu kadar etkili olduğu günümüzde; onun üzerinden kullanılacak silah, bu açıdan çok etkili. Darbeciler bunu çok iyi kullanmaya başladı son zamanlarda. Kafası 1940’larda kalan aydınımızın(!) teknik dinlemeye takılan konuşmasında ekonomik krizden medet umması aslında darbecilikte nasıl çağı yakaladığını gösterdi bence. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sağda solda bombaların patlaması, bomba ve silah depolarının ortaya çıkardığı manzara, Türkiye’yi karanlığa götürecek ucu bucağı kestirilemeyen karmaşık ilişkiler ağı, önemli insanlara düzenlenecek suikast krokileri… Toplumun eskisi gibi kolay korkuya kapılmasına ve geleceğe duyduğu umutları kaybetmesine yol açmadı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ama ekonomi öyle değil. Piyasalarda birkaç spekülatörün ortalığı karıştırması, yabancı yatırımcıların kafasında Türkiye’nin ile ilgili tedirginlik oluşturulması ve birkaç fonun Türkiye’den paralarını çekmesi önce panik, ardından da kriz korkusu oluşturuverir. Darbe severlere için günümüzde bunlar önemli malzeme. Bu, mevcut iktidarın gitmesini isteyen gizli darbecilerin son günlerde ortaya koyduğu bir senaryo. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Geçen yıl yaşanan kuraklığı bile bu amaçla kullanmaya başladılar. Hem de pirinç gibi öyle çokta zaruri olmayan bir gıda maddesinin üzerinden. Tamam, gıda maddelerinin fiyatı bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli ölçüde yükseldi. Bu herkesin bütçesini zorluyor ama kıtlık korkusu başka bir şey.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Toprak Mahsüller Ofisi’nin önündeki kuyrukları büyük fotolar eşliğinde manşete çektiğinizde kıtlık geliyor paniğini oluşturmanız zor değil. Herkesin gözünün içine baka baka bunu yaptılar. Bu suni panik Hükümet’in aldığı önlemlerle boşa çıktı. Bu sefer tutmamış olabilir ama bu taraftaki zayıflığı da herkes gördü. Benzerlerini önümüzdeki günlerde kullanacaklarından eminim. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Son yaşananları görünce insan şunu diyemeden de edemiyor: Keşke Hükümet, aynı dirayeti diğer darbe hamleleri karşıda da gösterebilseydi. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hem korku hem umutsuzluğun hakim olduğu bir toplumun gardının düşürmenin zor olmadığını görüyorlar. Bir boksörün sürekli rakibinin karaciğerine çalıştığı gibi darbecilerde sokaktaki insanın en büyük korkusu olan cebine vuruşlar yapması bu yüzden. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;1994 ve 2001 krizleriyle neleri kaybettiğini bilen bir toplumu ekonomiyle korkutmak bu nedenle daha kolaydır. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Aslında darbeciler, irtica, AB üyeliği ile bağımsızlığın kaybedileceği, hak ve hürriyetlerin Türkiye’yi böleceği masallarını kimsenin yemediğini biraz geç gördü. Ne yaparlarsa yapsınlar toplumu inandıramadıklarını zor da olsa kabullendiler. Hırçınlıkları hakaret yağdırmaları da bu yüzdendi. Anlı şanlı köşe yazarları, kendi insanı için “bidon kafalı”, göbeğini kaşıyan adam” dîyecek kadar kendini kaybetmesinin altında işte bu inandıramama psikolojisi yatıyor. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hiçbir senaryo tutmayınca ekonomi silahını kullanmaya karar verdiler. Hükümet’i toplumun gözünde güvenilir kılmasında ekonomideki başarısını herkes kabul ediyor. Toplumun gözünden düşürmek içinde neden ekonomi kullanılmasın? Ve bunu acımasızca kullanıyorlar. Herkes görüyor. Son dönemde menfaatleri mevcut Hükümet’le çakışan iş dünyasından da büyük destek görüyorlar. Yoksa o iş adamlarının sahibi olduğu gazeteler pirinç kuyruklarını korku salarak çarşaf çarşaf yayınlar mıydı? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gördüğünüz gibi darbeciler, toplum başına geçirecek çorabın farklı birçok versiyonunu örüyor. Pirinç, Perinçek, Ergenekon, Küçük, , Abdüllatif Şener-Hisarcıklıoğlu-TÜSİAD-Doğan, Demirel, Yargıtay, AYM, Medya, İrtica, ÜAK… Siz bunları çoğaltın. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Onlar bunu yaparken başta Hükümet olmak üzere, sorumluluk sahibi herkesin üzerine düşen görevi yapması gerekiyor. Ekonomide biraz daha ciddiyet... &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;25.Nisan.2008 14:14:26
&lt;/p&gt;</description><category>türkiye, Ülke, vatan, darbe, derin devlet, chp, mhp, kitlik, karaborsa, Çete, korku, baskı, mahalle</category><pubDate>26 Apr 08 10:42:54 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/29589/T%C3%9CRK%C4%B0YE%20HANG%C4%B0%20%C3%87IKMAZA%20SOKULUYOR%3F%20</guid></item><item><title>ÖCALAN'DAN ŞOK İDDİALAR</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/29587/%20%C3%96CALAN%27DAN%20%C5%9EOK%20%C4%B0DD%C4%B0ALAR</link><description>&lt;p&gt;ÖCALAN'DAN ŞOK İDDİALAR&#13;
4/26/2008 &#13;
	Terör örgütü lideri Öcalan avukatları ile geçen hafta gerçekleştirdiği görüşmelerde tartışma çıkaracak iddialarda bulundu.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Terör örgütü lideri Abdullah Öcalan avukatları ile geçen hafta gerçekleştirdiği görüşmenin tutanakları Firatnews haber ajansında yayınlandı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Emniyet İstihbarat Teşkilatı'nın eski Başkanı Bülent Orakoğlu'nun yıllardır dile getirdiği Asker-PKK teması ilk kez bu açıklamalarla teyit aldı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Öcalan görüşme tutanaklarında ilginç iddialara yer verdi. Öcalan'ın iddiaları şöyle:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;"93'ten günümüze barış çabalarını sürdürdüğüm biliniyor. '90'ların başında Turgut Özal'ı çok ciddiye almamıştım, bir kandırmaca olabileceğini düşünüyordum. Ancak sonradan Turgut Özal'ın ciddi yaklaştığını ve önemli bir devlet adamı olduğunu anladım. Daha sonra Erbakan'la mektuplaşmalarımız oldu. Özal'da yaptığım hataya düşmemek için Erbakan'ı ciddiye aldım. Mektuplaşmalarda çözüm talepleri konusunda üzerime düşeni yapacağımı belirttim. Turgut Özal'a yeterince tanımadığım şansı aynı hataya düşmemek için bu sefer Erbakan'a fazlasıyla tanıdım. Ancak bu süreçte 28 Şubat darbesiyle kesildi. Yine '99-2000 yılları arasında askeri kanattan Kıvrıkoğlu-Aytaç Yalman ekibi benimle görüşmeler gerçekleştirdiler. Hatta askerin hassasiyetini de dikkate alacağımı belirtmiştim. Ancak başaramadılar. Bu sürecin de önü kesilmiş oldu."&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İLİŞKİLERİ 4 YIL AYTAÇ PAŞA SÜRDÜRDÜ&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Abdullah Öcalan, 16 Şubat 1999 tarihinde Kenya'da yakalanarak Türkiye'ye getirildi. Öcalan, yakalanmadan önce Suriye'de bulunuyordu. 1999 yılında dönemin 2.Ordu Komutanlığını sürdüren, ardından da Jandarma Genel Komutanlığı'na atanan Aytaç Yalman, 1998 yılında Suriye ile yaşanan kriz sonrası 20 Ekim 1998'de imzalanan Adana mutabakatı gereği, Türkiye Cumhuriyeti adına Türkiye-Suriye güvenlik ilişkilerini 4 yıl süre ile sürdürmüştü.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ORAKOĞLU: TEMASI YAKALADIK DEVRİLDİK&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Emniyet İstihbarat Dairesinin 28 Şubat dönemindeki Başkanı Bülent Orakoğlu, bazı üst düzey paşalarla PKK'nın temasını tespit ettiklerini bunun kanıtlarının Emniyet İstihbarat Dairesi'nde olduğunu söylüyordu. Orakoğlu, bu teması daha da ileri boyutlara götürmeye başladıklarını ancak 28 Şubat ortamında devrildiğini belirtiyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;"Darbeyi engelleyen Polis" olarak bilinen Orakoğlu, Batı Çalışma Grubu'nu ortaya çıkarmış, darbe hazırlıklarını deşifre etmişti. Bunun sonucunda bir hukuk skandalı çerçevesinde görevinden alınmış ve Mamak Askeri Cezaevine atılmıştı. Ancak Orakoğlu tarihe geçen savunmasıyla beraat etmişti. Orakoğlu o dönemi "Deşifre" isimli kitabında anlatmıştı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Aktifhaber
&lt;/p&gt;</description><category>Öcalan, Şok iddia, Özal, erbakan, darbe, derin devlet, bçg, pkk, emniyet istihbarat, vatan, bülent orakoğlu</category><pubDate>26 Apr 08 10:21:45 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/29587/%20%C3%96CALAN%27DAN%20%C5%9EOK%20%C4%B0DD%C4%B0ALAR</guid></item><item><title>Özkök'e yüz kızartacak iki hatırlatma !</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/28488/%C3%96zk%C3%B6k%27e%20y%C3%BCz%20k%C4%B1zartacak%20iki%20hat%C4%B1rlatma%20%21</link><description>&lt;p&gt;HATIRLIYORSUNUZ DEĞİL Mİ?&#13;
Özkök'e yüz kızartacak iki hatırlatma !&#13;
Yasemin Çongar,bir cinayet ve iki darbe planından yola çıkarak bazı kimi yazarlara bakın nasıl mesaj gönderdi?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Taraf Gazetesi yazarı Yasemin Çongar,Türkiye'nin yakın dönemde yaşadığı olaylardan yola çıkarak bazı yazarlara hatırlatmada bulundu.İşte Çongar'ın yazısının ilgili bölümleri...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hatırlıyorsunuz değil mi?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hrant Dink’in katledilmesinden hemen sonraydı.Ogün Samast,Yasin Hayal,Erhan Tuncel adlarını henüz yeni öğrenirken biz,birileri de bu adamları nasıl bilmemiz,gerektiğini buyuruyordu köşelerinden.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;“Varoş psikopatları” demeliydik bu canilere; her birinin “yalnız kurt” olduğuna inanmalıydık. Haşa cinayetin arkasında derin güçler aramamalıydık… &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Tıpkı Danıştay saldırganı Alparslan Arslan gibi ,Ogün Samast’ında “iklim gereği adam vurası gelen bir yalnız adam”olduğunu yazmalıydıkkafamızın bir yerine.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hatta “keşke bunlar organize işler olsaydı,o zaman işimiz ne kolaydı” diye yüksek sesle hayıflanmalıydık.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bize düşen,onların yazdıklarını dikkatle okuyup yürekten inanmalıydık.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Cinayeti yalnız bir kurdun işlemediğini biliyoruz artık.Dink Cinayetinin uzun bir zaman,ayrıntılı bir biçimde planlandığını biliyoruz.Bu plandan devletin haberdar olduğunu da. Haberdar devlet görevlilerinin cinayeti durdurmak için kılını kıpırdatmadığını da.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Peki, burada dürüst bir fikri takip gerekmiyor mu?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Cinayet sonrası”varoş psikopatları “edebiyatını yapanlar kasıtlı bir yanıltma çabası değil de samimi bir yanılgı içindeyseler eğer,şimdi Hrant Dink davasının gerektiği gibi genişleyerek görülmesini en başta onların istemesi gerekmez mi?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Netleşen hatayı kabullenmeleri çok mu zor?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Hatırlıyorsunuz değil mi?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Nokta dergisinin darbe günlüklerini yayımlamasından hemen sonraydı.2004’te dönemin dört kuvvet komutanının iki ayrı askeri darbe planladıklarını daha yeni öğrenirken biz, medyadaki başka birileri de bu planları günlüğüne not eden eski Deniz Kuvvetleri komutanı emekli Oramiral Özden Örnek’in “bu günlükler benim değil” demesinden başka bir şeyle ilgilenmiyordu.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Nokta’nın yayınını karalamaktı onların işi.Bize düşen başkalarının yazıp onların ısrarla yazmadıklarına haşa inanmaktı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Alper Görmüş geçen Cuma beraat etti.Mahkeme,Özden Örnek’in Görmüş hakkındaki “neşren hakaret” ve “iftira” suçlamasında suçun unsurlarının oluşmadığına karar verdi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Peki,Görmüş’ün Nokta’sını darbe planlarını açığa çıkaran yayını nedeniyle tukaka edenlerin,bu yayını ciddiye alan gazetecileri “sivil andıç”yazmakla suçlayanların bugünkü tepkisi ne?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;“Bahar geldi, ben gidiyorum” demek. Samimi yanılgılarla kasıtlı yanıltmalar arasındaki farkı ortaya koyacak dürüstlükte bir fikri takip yapıyorlar mı? Netleşen hatalarını kabulleniyorlar mı?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Peki ,şimdi aynı taktiği Ergenekon soruşturmasında kullanmalarına,çete haberlerine karartma uygulayıp ısrarla yanıl(t)malarına şaşırıyor muyuz?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;YASEMİN ÇONGAR /TARAF
&lt;/p&gt;</description><category>demokrasi, Çete, ergenekon, darbe</category><pubDate>15 Apr 08 18:58:51 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/28488/%C3%96zk%C3%B6k%27e%20y%C3%BCz%20k%C4%B1zartacak%20iki%20hat%C4%B1rlatma%20%21</guid></item><item><title>Akrep, nokta nokta; ruhumuzu sokarken..</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/28466/Akrep%2C%20nokta%20nokta%3B%20ruhumuzu%20sokarken..</link><description>&lt;p&gt;Akrep, nokta nokta; ruhumuzu sokarken.. &#13;
4/15/2008 &#13;
	Selahaddin Çakırgil&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Radikal’den İ. Berkan Ergenekon Dosyası üzerine yazdığı 6-7 yazıyı noktalarken, ‘AKP’nin kapatılması halinde, bunun tahribatı, ‘geçmişte yaşanan bütün ama bütün darbelerden çok farklı bir darbe olacaktır, çünkü (...), hukuk özgürleşmenin değil özgürlüklerin daraltılmasının bir aracı haline gelmiş olacaktır.’ &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;(...) ‘...Elbette 27 Mayıs da, 12 Mart da, 12 Eylül de, 28 Şubat da Türk demokrasisine zarar verdi. Ama bu kez oluşacak zararı geçmiş darbelerle kıyaslamak mümkün olmayacaktır. (...) bu sefer, ülkemizin çok büyük bir bedel ödemesi gerekebilir. (…) Genelkurmay'ın 'Eğer Anayasa Mahkemesi bu seçimi iptal etmezse, darbe yaparım' diye de okunabilecek olan (27 Nisan) bildirisi, Türkiye'de bütün hesapları bozacak olaylar zincirini başlattı. Bir kere hükümet kuyruğu dik tuttu, ertesi gün sert sayılabilecek bir açıklama yaptı. Ama bununla da yetinmedi ve hem erken genel seçimin (...) önünü açan düzenlemelere girişti. Bir anda seçim ortamına girilince Ergenekon'un hesapları yattı; çünkü onlar seçimin Kasım 2007'de, normal zamanında olacağını düşünüyor, eylem planlarını buna göre oluşturuyorlardı.’ diyor..&#13;
Berkan, Star’da dün yayınlanan röportajda da, ‘Yasemin Çongar, (AK Parti hakkında dâva açılması konusunda) Yargıtay Başkanı’nın Genelkurmay’a davet edildiğini; Anayasa Mahkemesi üyelerinin de 367 için darbeyle tehdit edildiklerini yazdı. Yargıtay yalanladı fakat.. Anayasa Mahkemesi’nden açıklama gelmedi. İddiayı biz de biliyor, doğrulatamadığımız için yazmıyorduk. Çongar iddianın iddiası şeklinde yazdı.’ diyordu..&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Bir tv. proğramında ise, Hasan Celâl Güzel, AK Parti’nin kapatılması halinde, ortaya çıkması muhtemel bir ‘felaket senaryosu’ndan, ‘Ülkede iç savaş çıkacağından, Ermenistan’ın Türkiye’den toprak talebinde bulunacağından, bir Kürd Devletinin kurulacağı ve bunun Türkiye’nin de parçalanmasıyla neticelenebileceğinden, Kıbrıs’da Türkiye’nin aleyhine gelişmeler olacağı’ndan, vs. söz ediyordu..&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
Bunlar uzak bir ihtimal mi?&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;AHMAKLIKTAN DA ÖTEYE, HIYANET! Geçen haftasonu, Diyarbakırspor, Altay kulübü ile maç yapmak üzere, İzmir’de sahaya çıkar çıkmaz, seyirciler ‘PKK dışarı!’ diye tempo tutmuş.. Gerçekte, bu tablo, ahmaklığın ötesinde, hattâ bir ‘vatan hainliği’ eylemidir!&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
Hakeme veya birilerine küfür edilince veya bir şeyler atılınca, maçı ibtal edebilen hakemler, böylesine bir yanlışa nasıl seyirci kalıyorlar? Bu haince tempoyu tutturanlar, öğrenmeliler ki, bu sözleriyle bütün bir Diyarbakır ve hattâ bütün Güneydoğu halkını dışlıyorlar, kendilerinden uzaklaştırıyorlar.. Düşmanlığın da ötesinde şeytanlığın tohumlarını saçıyorlar..&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;BAŞSAVCI, BİR DE KENDİSİNİ HESABA ÇEKSE!.. Ülkede, böylesine vahîm gelişmeler olurken, ben Yargıtay Başsavcısı’nı düşünüyorum; ‘Kendisini hiç mi, sorgulamaz?’ diye.. ‘Ben bu halkın, bu ülkenin insanıyım. Bu halkın ve bu ülkenin değerleri, 70-80 yıllık değildir, asırları geride bırakan ve uğrunda ne çetin mücadeleler verilerek, bugüne gelmiş bir değerler sistemidir. Ben, nasıl oldu da, bu halkın günlük hayatının en tabiî ve aslî görüntülerini, düşman ve korku kaynağı gibi gösterdim?’ diye kendisini bir nefs muhasebesine çekmeyi bilmez mi? O büyük gönül sermayesinden habersiz midir? Elini vicdanına koymayı bilmez mi?’&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
Kendisini, ‘Ben ülkenin ve halkın günlük hayatını alt-üs eden ve geleceğini de mechullere doğru yönelten bu iddianâmeyi, kendi vehimlerimle, çevremdekilerin pohpohlamalarıyla veya tehdidleriyle, ‘Dâva açmazsa görür gününü savcı..’ diyen İ. Selçuk gibi kemalist/marksist darbecilerin etkisiyle mi açtım?’ diye veya ‘28 Şubat günlerinin süngüucu brifingleriyle öğretilen ve geliştirilen hukuk anlayışıyla mı açtım?’ diye hesaba çekmez mi, sahi..&#13;
Ben onun yerinde olsam, iddianâmeyi geri çeker ve istifa ederim..&#13;
Çünkü, bir iddianâmeyle allak-bullak ettiği ülkeyi, çok karanlık bir geleceğe sürüklüyor ve bundan sonra neler getireceğini de kendisi de dâhil, kimse bilmiyor.. Bu vesileyle, Yassıada’da Yüksek Adâlet Divanı adıyla kurulan uyduruk Mahkeme’nin Başsavcısı Altay Ömer Egesel ve o mahkemenin başkanı olan Sâlim Başol’ların bugün ülkenin kaderindeki ve halkımızın kalbindeki yerini unutmamalıdır.&#13;
Başsavcı’nın bu ülkeye ve bu millete bir iyilik yapmak imkânı hâlâ da var.. Sırf, güç gösterisi yapmak ise, bir iddianame ile her şeyi alt-üst edebiliyorsan; şimdi de onu geri çek de, hatadan geri dönmenin büyüklüğünü de göster..&#13;
Biliyorum, komik bir istek, ama, onun kararının korkunç ihtimalleri yerine bu gibi fantezilerden meded ummak bile, rahatlattırıcı..&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;KEŞKE HERKES, E. ÖZKÖK GİBİ OLSA.. Hürriyet Gen. Yy. Md. E. Özkök, ‘memleketi gerçek sahiblerine bırakarak gidiyorum..’ diye, birkaç ay sürecek bir tatile çıktığını duyurdu..&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
Kim o gerçek sahibler? Halk mı, halkın seçtikleri mi? Yoksa, aylardır haklarındaki çeşitli iddialar ortalığı kaplayan Ergenekoncular mı, Sarıkız paşaları mı, hortumcular/ çeteler mi?&#13;
Gelişmeleri, oynanan büyük oyunun ortaya çıkarması muhtemel fırtınaların etkisinden uzakta temaşa etmenin ve gemisini, sosyal dalgaların, tufanların uzağından, ‘uzaktan kumanda’yla yönetmenin daha fantastik olacağını mı düşünüyor, bilinmez, ama, her halûkarda, birtakım ipuçları salıyor zihinlere....&#13;
‘Ben gidiyorum. Bu pazar kaçıyorum. /Her şeyden kaçıyorum. /Türban sıkıntısından firar ediyorum. / Onun temsil ettiği her şeyi terk ediyorum. /Üstelik bunu biraz da inadına yapıyorum. /İki aydır hayatın bütün keyiflerini bana dar eden her şeyi, herkesi kendi haline bırakıp bahar mevsimimi açıyorum. /(…) Ekim ayına kadar bana eyvallah../ Arkadaşlar ben tatil havasına girdim ve bu bahar ölürüm kimse beni tutamaz. / İçi bu kabız siyasetten, bu türban vesaire marazasından kararmış kim varsa bana takılsın../ (...) Memleketi hımhımlara, ağır başlı abilere, demokratlara, Ergenekonculara, ona buna bırakıp arkamıza bakmadan çekip gidiyoruz..(...) /Gaipten bir ses, "Bırak o gam álemini, ait olduğun topraklara, keyif ülkesine kesin dönüş yap" diye bas bas bağırıyor. (...) /O ne derse o... /Gel diyor gidiyorum, kal diyor kalıyorum./ Memleket meselesi desen, silinip gitmiş, ne dimağımda ne de defterimde tek satırı kalmamış. (...)/ Diyorum ya, bugün giderim, beni kimse tutamaz./ Bahar geldi, ben başımı alıp gidiyorum./ Memleketi gerçek sahiplerine bırakıyorum.’&#13;
Evet, bir şifre uzmanı gibi, konuşuyor, E. Özkök.. ‘Memleketin gerçek sahibleri’ kim ve sözünü ettiği ve kesin dönüş yapacağını belirttiği ‘aid olduğu topraklar, keyif ülkesi’ neresi? Bir koku mu aldı, yoksa.. Eski marksistlerden niceleri de, 12 Mart’tan sonraki tecrübeleriyle, 12 Eylûl 1980 öncesinde Paris’lere atmışlardı, kapağı..&#13;
Bize gelince.. Biz buradayız.. Size güle güle, E. Özkök, hiç gelmeseniz de olur..
&lt;/p&gt;</description><category>darbe, Çete, vatan hainliği, demokrasi, 12 eylül 12 mart</category><pubDate>15 Apr 08 18:53:48 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/28466/Akrep%2C%20nokta%20nokta%3B%20ruhumuzu%20sokarken..</guid></item><item><title>Bu ifadeler 'çok konuşulacak'</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/28333/Bu%20ifadeler%20%27%C3%A7ok%20konu%C5%9Fulacak%27</link><description>&lt;p&gt;ÜMİT SAYIN'IN DUYGUSALLIĞI&#13;
Bu ifadeler 'çok konuşulacak'&#13;
Ümit Sayın, polise verdiği ifadeden anlaşılıyor ki çok "duygusal" bir insan.. Ilıcak, "Ergenekoncu doçentin polis sorgusundaki ifadelerini yazdı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ümit Sayın'ın duygusallığı&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Atatürkçü Düşünce Derneği üyesi; Cerrahpaşa Adli Tıp Enstitüsü'nde görevli, bir ara İstanbul Üniversitesi Rektörü Mesut Parlak'a taciz eden mesajlar gönderdiği için sorgulanan Doç. Dr. Ümit Sayın, polise verdiği ifadeden anlaşılıyor ki çok "duygusal" bir insan! &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Soruldu: Yaman Örs ile konuşmanızda ona, "Darbe yapılmazsa bir yıl içinde Türkiye yok, parçalanacak. Niye askerler el koymuyor" demişsiniz.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ümit Sayın: O anki ruh halimden böyle konuştum.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Soruldu: Kemal Alemdaroğlu ile konuşmanızda, Alemdaroğlu'nun "Bu iş demokratik devrimle biter" demesi üzerine, siz de "Başka yolu yok" cevabını vermişsiniz. Alemdaroğlu'nun "Üst taraftan olmaz, alt taraftan olacak" cümlesi üzerine, siz de "35 ay çok önemli şeylere gebe, bakalım ne olacak, telefonda söyleyemediğim şeyler var" diye konuşmuşsunuz.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ümit Sayın: Bunlar psikoterapik deşarj cümleleri.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Soruldu: Turgay isimli şahısla yaptığınız konuşmada "Dün paşalara mesaj çektim, 17'nci Türk devleti tasfiye ediliyor. Darbe için yüz tane neden var" dediğiniz tespit edilmiştir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ümit Sayın: Darbe sözünü o andaki duygusallıkla söyledim.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Soruldu: Kemal Alemdaroğlu ile yaptığınız konuşmada Yaşar Büyükanıt hakkında "Anıtı bırakın, kümbet bile olamadı, minyatür oldu, Dolmabahçe'de önüne dosya mı koydular" dediğiniz tespit edilmiştir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ümit Sayın: Sözlerim, umutsuzluğum ve duygusallığımdan kaynaklanıyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Soruldu: Göksun Soner ile yaptığınız konuşmada "35'inci maddeye dayanarak, daha önce yaptığın gibi binsene tepelerine. Cumhuriyetin yıkılmasının ana parametreleri tamamlandı; daha ne bekliyor bu adamlar" dediğiniz tespit edilmiştir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ümit Sayın: Tamamen duygusallığımdan sarf ettiğim sözlerdi.&#13;
Soruldu: Yaman Örs isimli şahısa "Mart ayında gelme, darbe olacak" dediğiniz tespit edilmiştir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ümit Sayın: Şaka amaçlı söyledim.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Soruldu: Nuray Parlar'la yaptığınız görüşmede, "35'inci madde kullanılmalı, 60 darbesi gibi alttan bir darbe olabilir" dediğiniz tespit edilmiştir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ümit Sayın: Umutsuzluğum ve duygusallığım sonucu söylenmiş sözlerdi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Soruldu: Kemal Alemdaroğlu ile yaptığınız konuşmada, "TSK acz içinde; 60'larda da böyleydi" dediğiniz tespit edilmiştir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ümit Sayın: Umutsuzluğum ve duygusallığım sonucu bu sözler sarf edilmiştir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ümit Sayın, umutsuzluğun verdiği duygusallık içindeyken, Orhan Tunç isimli şahıstan şu iyi haberi alıyor: "Yargıtay Başkanı, Genelkurmay'da Harekât Başkanı ile görüştü. TSK artık muhtıra vermeden darbe yapacak. Danıştay, Sayıştay, Yargıtay aracılığı ile mesaj verecekler. Demokrasiyi yıkmak üzere, demokrasinin yöntemlerini kullanan herkes yok edilecek. Bu demokrasinin gereği."&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; * * &#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ya, işte böyle bizim hikâyemiz. (Aydınlar her şeyi bilir; halk keriz) Kemal Alemdaroğulları, Ümit Sayınlar, Doğu Perinçekler, Veli Küçükler, Muzaffer Tekinler, kol kola, darbeyle yatıp darbeyle kalkıyor.&#13;
Ama anlaşılıyor ki, komuta kademesi, Yaşar Büyükanıt ve ekibi bunlara yüz vermiyor. Zaten onların "1 numarası" başka. Nitekim, Ümit Sayın telefonda, "Gazetecilerden duydum, 1 numaraya operasyon yapılacakmış. Yani bir operasyon daha varmış; onda inşallah bizi toparlamazlar" diyor.&#13;
Aksine operasyon onu vurdu; gözaltına alındı. Oysa, "1 numara" dışarıda.&#13;
Sahi kim bu "1 numara"?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;NAZLI ILICAK - SABAH&#13;
14.Nisan.2008 11:01:35
&lt;/p&gt;</description><category>Ümit sayın, darbe, ergenekon, nazli ilicak</category><pubDate>14 Apr 08 14:07:41 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/28333/Bu%20ifadeler%20%27%C3%A7ok%20konu%C5%9Fulacak%27</guid></item></channel></rss>
