<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!--RSS generated by Flaimo.com RSS Builder [2009-12-25 03:34:15]-->
<rss version="2.0"><channel><docs>http://felekmest.mylivepage.com</docs><link>http://felekmest.mylivepage.com</link><description>haydar :: MyLivePage</description><title>haydar</title><image><title>haydar</title><url>http://avatar014.mylivepage.com/chunk14/319926/11.gif</url><link>http://felekmest.mylivepage.com</link><description>haydar :: MyLivePage</description></image><category>Communications</category><ttl>60</ttl><item><title>AK PARTİ VE MHP TABANI NASIL ETKİLENİR?</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/768/1231/AK%20PART%C4%B0%20VE%20MHP%20TABANI%20NASIL%20ETK%C4%B0LEN%C4%B0R%3F</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://www.samanyoluhaber.com/images/yazar/blok/30080.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
AK PARTİ VE MHP TABANI NASIL ETKİLENİR?&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bazen "2+2=5"yaptığı gibi, bazen "2+2=3" edebiliyor. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Seçim takvimi yaklaştıkça, tıpkı 22 Temmuz seçimleri öncesi olduğu gibi "solda ittifak" arayışları hız kazandı. "Taşıyıcı annelik" gibi siyasetteki bu yapay oluşumların, matematiksel doğrulara göre şekillenmediğini hepimiz çok iyi biliyoruz. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bazen "2+2=5"yaptığı gibi, bazen "2+2=3" edebiliyor. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Örnek vermek gerekirse; 1991 yılında Necmettin Erbakan, Alpaslan Türkeş ve Aykut Edibali'nin üçlü ittifakı sinerji oluşturmuştu. Ne var ki, 1995'de aynı yolu deneyen ANAP ve BBP'nin partideki hesabı sandığa uymadı. En azından ANAP açısından... &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Görüyoruz ki, 29 Mart öncesi pilot bölge olarak Ankara seçildi. Murat Karayalçın'ın adaylığı karşısında CHP, SHP ve DSP bir araya geldi. Muhtemelen CHP, Eskişehir'de güçlü olan DSP'nin adayını destekleyecek. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Her ne kadar 2004 seçim sonuçlarına baktığımızda Melih Gökçek'i favori olarak görsek de Karayalçın'la birlikte sol ittifakın seçimlere ayrı heyecan katacağı bir gerçektir. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
5 yıl önce 899 bin 412 oy alarak (yüzde 55.35) seçimi kazanan Gökçek'in karşısında SHP'li Karayalçın 341 bin 149 oyda (yüzde 20.99) kalmıştı. CHP'nin adayı Yılmaz Ateş ise 206 bin 603 oy (yüzde 12.71) oy almıştı. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Karayalçın ve Ateş'in oylarını hiç dağıtmadan toplarsak, 547 bin 752 oluyor. Yine de Gökçek ile aralarında 351 bin 600 oyluk fark kalıyor. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bu farkın kapatılabilmesi için sol ittifaka ek olarak, Gökçek'in oy kaybetmesi, diğer sağ partilerin şaha kalkması, sol oyların firesiz bütünleşmesi gibi birden fazla faktöre ihtiyaç vardır. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Mümkün müdür? Bir seçimden diğerine kısa vadeli kitlesel oy kaymalarına cevaz vermeyen sosyolojik kuramlara göre mümkün değildir. Ancak Türkiye'nin kendine özgü sosyolojik şartları tüm bilimsel kuramları ters yüz edebilecek özellikler göstermektedir. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Sol ittifak sağı kamçılar &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bir başka gerçek ise şudur: Bu tür yapay siyasi bloklar, partiler arasında olmasa bile tabanda karşı blokları oluşturur. Yani, sol ittifak, sağ ittifakı kamçılar. Siyaset iki kutuplu hale dönüşür. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Anayasa, Siyasi Partiler ve Seçim Yasalarının demokratik hak ve özgürlükler çerçevesinde düzenlenmediği, lider sultasının hüküm sürdüğü, parti teşkilatlarının mafya tipi kurumsallaştığı bu coğrafyada iki kutuplu siyaset, demokratik rejimi mevcut durumundan daha geriye götürür. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Uzlaşma kültürünü baltalar. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bundan en çok zararı da Devlet Bahçeli, Zeki Sezer, Numan Kurtulmuş, Muhsin Yazıcıoğlu gibi tırnaklarıyla siyaset duvarına tutunmaya çalışan liderler ve bu ara partilerin başkan adayları görür. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Sol siyaset ise kötürüm olur. Bugün yüzde 20'lere sıkışmış, lider ve vizyon sorunu yaşayan genel solun, yapay ittifaklarla sandıktan aldığı payı arttırma çabası fanteziden öte anlam taşımaz. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ankara Modeli &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Melih Gökçek'in Ankara'daki başarısının gerisinde yatan sebeplerden biri, sağ ittifakı tabanda gerçekleştirmiş olmasıdır. Bunu seçim sonuçlarında çok açık görürsünüz. Mesela 2004'de MHP'li adayın Gökçek karşısında aldığı oy (yüzde 3.99) sadece 64 bin 767'dir. DYP'li aday 33 bin 351 (yüzde 2.01), SP'li aday 11 bin 194 (yüzde 0.69), BBP'li aday 8 bin 372 (0.52), ANAP'lı aday 5 bin 936 (yüzde 0.37) oy alabildi. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
O nedenle Ankara'da yerel siyaset, Gökçek ve CHP'nin çıkaracağı aday arasına sıkışıp kalmıştır. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Gökçek'in Ankara'da başarıyla uyguladığı bu politika, Türkiye geneline yayılmaya çalışılan "sol ittifak" girişimiyle tahrik edilirse, AK Parti ve MHP arasında zımni mutabakatları zorunlu kılabilir. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Sözgelimi Mersin'de MHP lehine desteğin önü açılabilir. 2004'deki Büyükşehir belediye başkanlığı seçiminde CHP yüzde 34.06 (78 bin 792), SHP yüzde 22.54 (52 bin 138), AK Parti yüzde 19.96 (46 bin 174), MHP yüzde 18.58 (42 bin 980) oy aldı. 22 Temmuz seçim sonuçlarına göre, Mersin genelinde ise MHP birinci parti konumundadır. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Malum, SHP oylarının neredeyse tamamı DTP'ye aittir. 29 Mart'ta CHP'ye kanalize olma ihtimali sıfıra yakındır. MHP'ye küçük bir omuz verilebilirse burada rahatlıkla seçimi kazanabilir. MHP ise kazanma ihtimalinin bulunmadığı birçok bölgede AK Parti lehine jestler yapabilir. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Parti liderleri veya yöneticileri bu varsayımlara şiddetle karşı çıkacaklardır. Ancak "solda ittifak" rüzgarı, liderleri ve yöneticileri aşan "karşı ittifak" çabalarına zemin oluşturur, "Ankara Modeli" tüm Türkiye'ye yayılırsa kimse için sürpriz olmasın. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Kararı millet versin &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Böyle bir tablo, hiçbir siyasi partinin gerçek gücünü ortaya koymayacaktır. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Eğer bölünmüşlüklerin "yapay" olduğunu düşünüyorsanız, o zaman seçimden seçime hatırlamak yerine aynı çatı altında bütünleşmek daha doğru bir yol değil midir? &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Kişisel ikballerine gem vuramayanların seçime doğru aynı aile albümünde pişmiş kelle gibi sırıtarak poz vermeleri ve seçim sonrası birbirlerine veryansın etmeleri halkı aldatmak değil de nedir? &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Süleyman Demirel'in Türk siyasetine armağanı (!) olan, Deniz Baykal'ın da siyasi ömrünün sonunda can havliyle sarıldığı ödünç oylarla siyaset yapma tekniğinin artık çöpe atılma zamanı gelmedi mi? &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bırakın su kendi mecrasında aksın. Unutmayın, vatandaşın kendini en özgür hissettiği alan, sandık başıdır. Orada gerekeni yapar. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Siz millete güvenirseniz, o da size güvenir. Siz bir adım yaklaşırsanız, o size iki adım gelir. Hele güvenini suistimal ederseniz tokatı yersiniz. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Unutmayasınız...&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
15.Aralık.2008 08:34:13
&lt;/p&gt;</description><category>seçim, yerel seçimler, solda ittifak, sağda ittifak, akp, mhp, chp, dsp, dtp, siyaset</category><pubDate>15 Dec 08 17:33:14 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/768/1231/AK%20PART%C4%B0%20VE%20MHP%20TABANI%20NASIL%20ETK%C4%B0LEN%C4%B0R%3F</guid></item><item><title>Kılıçdaroğlu fena çuvalladı !</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1378/53463/K%C4%B1l%C4%B1%C3%A7daro%C4%9Flu%20fena%20%C3%A7uvallad%C4%B1%20%21</link><description>&lt;p&gt;Kılıçdaroğlu fena çuvalladı !&#13;
Kılıçdaroğlu, Melih Gökçek hakkında ağır bir yolsuzluk iddiasında bulundu ama çok büyük bir hata yaptı ve Gökçek'in eline fena düştü.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Gökçek'le ilgili ağır bir iddiada bulundu ve hemen Gökçek’i düelloya çağırdı. “Bu konularda sayın Gökçek’le tartışabiliriz. Hiçbir sorunum yok” dedi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ANKARALILAR’IN SAYAÇ PROBLEMİ&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Uğur Dündar’ın Arena programına katılan Kılıçdaroğlu Ankaralılar’ın en büyük tartışma konusu olan “doğalgaz sayaçları”nın üzerine gideceklerini söyledi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ANKARA’DA 168 EURO, İSTANBUL’DA 23 EURO&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kılıçdaroğlu’na göre bu sayaçların alımında büyük dümenler dönüyor. Aynı firma aynı sayaçları Ankara'ya 168 Euro'ya verirken, İstanbul'a 23 Euro'ya veriyor. Yani iki şehir arasında 1 dogalgaz sayacında 145 Euro’luk fark var.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;12,5 MİLYON EUROLUK YOLSUZLUK&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kılıçdaroğlu, 1994-2003 yılları arasında 835 bin sayaç alındığını söyledikten sonra akıl almaz bir yolsuzluk rakamı ortaya koydu: “Rakama vurduğunuz zaman 1994-2003 arası, 12.525 milyon Euro'luk bir fark çıkıyor. Elimizi vicdanımıza koyalım. Aradaki fark 12,5 milyon Euro. Bu para nereye gitti? Nasıl olur da 12,5 milyon Euro'luk bir yolsuzluk olayı İçişleri Bakanı tarafından görülmez.”&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;GÖKÇEK’İN RAHATLIĞININ SEBEBİ&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu konunun kimse tarafından teftiş edilmediğini söyleyen Kılıçdaroğlu iddialı bir açıklama yaptı: “ Ankara Büyükşehir Belediyesi de İstanbul Büyükşehir Belediyesi de hükümetin kontrolü altındadır” dedi ve “Zaten Sayın Melih Gökçek ile Sayın Kadir Topbaş'ın bu kadar rahat davranmalarının sebebi de bu” diye konuştu.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;GÖKÇEK’E DÜELLO ÇAĞRISI&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;CHP’li siyasetçi tüm bunları Gökçek’e soracaklarını söyledi. Son olarak Kılıçdaroğlu aynı Dengir Mir Mehmet Fırat’la yaptğı gibi Gökçek’i düelloya çağırdı. “Bu konularda Sayın Melih Gökçek ile tartışabiliriz. Hiç bir sorunum yok” dedi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;KILIÇDAROĞLU'NUN BÜYÜK HATASI&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kılıçdaroğlu'nun bu iddasında önemli bir çelişki var. Çünkü Ankara ve İstanbul'daki doğalgaz sayaçları arasında "gözle görülebilir" bir fark var.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ankara'daki sayaçlar "kart okumalı"... Yani Ankara'da önce doğalgaz satış bürolarına gidip elinizdeki karta doğalgaz yükleyip daha sonra bu kartı doğalgaz sayacına takıyorsunuz. Sayaç tamamen dijital. Karttaki doğalgaz kontörlerini tıpkı cep telefonu gibi düşüyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ancak, İstanbul'daki sayaçlarda Ankara'daki gibi ön ödemeli, kartlı sistem yok. Bu nedenle de dijital değil ve analog sistem. İçinde su sayacı gibi bir düzenek var. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AKTİF HABER
&lt;/p&gt;</description><category>kılıçdaroğlu fena çuvalladı, kemal kılıçdaroğlu, siyaset, akp, chp, parti, yolsuzluk, yerel seçim, melih gökçek</category><pubDate>02 Dec 08 18:03:33 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1378/53463/K%C4%B1l%C4%B1%C3%A7daro%C4%9Flu%20fena%20%C3%A7uvallad%C4%B1%20%21</guid></item><item><title>FLAŞ: Ergenekon davasında FLAŞ Gelişme!</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/47418/FLA%C5%9E%3A%20Ergenekon%20davas%C4%B1nda%20FLA%C5%9E%20Geli%C5%9Fme%21</link><description>&lt;p&gt;FLAŞ: Ergenekon davasında FLAŞ Gelişme!İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde bugün görülmesine başlanan &lt;i&gt;Ergenekon&lt;/i&gt; davasının duruşması, 23 Ekim Perşembe gününe ertelendi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
 &lt;img src="http://www.habervaktim.com/resim/resim38487_2.jpg" border="0" alt="" /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesindeki adliyede gerçekleştirilen duruşmada mahkeme heyeti, sanıklar ve avukatlarının, üye hakim ve mahkemenin tamamının reddedilmesiyle ilgili taleplerinin incelenmesini, diğer taleplerin de bu inceleme tamamlandıktan sonra değerlendirilmesini kararlaştırarak, duruşmanın 23 Ekim Perşembe gününe ertelenmesine karar ver&#13;
 ajanslar
&lt;/p&gt;</description><category>ergenekon davası, Çete, darbe, demokrasi, hak, dava, darbeci askerler, derin devlet, siyaset, chp, avukat</category><pubDate>20 Oct 08 17:08:07 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/47418/FLA%C5%9E%3A%20Ergenekon%20davas%C4%B1nda%20FLA%C5%9E%20Geli%C5%9Fme%21</guid></item><item><title>TARİHİ DÜELLODA BAKIN NELER YAŞANDI</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1378/46192/TAR%C4%B0H%C4%B0%20D%C3%9CELLODA%20BAKIN%20NELER%20YA%C5%9EANDI</link><description>&lt;p&gt;TARİHİ DÜELLODA BAKIN NELER YAŞANDI&#13;
Milyonların önünde kozlarını paylaştılar&#13;
CHP Grup Başkanvekili Kılıçdaroğlu ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fırat arasında merakla beklenen düello gerçekleşti.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Günlerdir merakla beklenen ve herkesi ekrana kilitleyen AK Partili Fırat ve CHP'li Kılıçdaroğlu'nun Uğur Dündar yönetimindeki düellosu, tarafların tokalaşmasıyla son buldu&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;16:05 - CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu: "Fırat sanıyorum Anayasa Mahkemesi'nin kararını kastetti. Bu harcamalar yapıldı. Örneğin uçak biletleri alınırken seyahat sırasında CHP genel merkezi denilmediği için onu mahkeme gider olarak kabul etmiyor. Siz bu şekilde suçlama getirirseniz bu ahlaki değildir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;16:02 - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat: "Ben hiçbir şey söylemeyeceğim. Anadolu'da yaygın bir fıkra var. Adamın biri hanımıyla oturuyor. Bu sırada hanımı ekmek yapmak için hamur yoğuruyor. Bu sırada özür dileyerek söylüyorum. Hanım gaz kaçırıyor. Adam dönüyor. Hanım ne yaptın ayıp olmuyor mu, oldu mu şimdi? diyor. Hanımı da "O zaman sen de geçen sene baltanın sapını kırmıştın sen onun hesabını ver." diyor. Herşey açık ortada. Hayali ihracatı biraz önce bitirdik, yine oraya döndük. Çok basit bir özür. Belgesiz sakın konuşmayın. Sizinle ilgili bir sürü belge geldi. Ben hiç birini açıklamadım. Çünkü araştırırım ispatlarsam suçlama yöneltirim. İstifa gerekiyorsa önce kendi partisini soyanların istifa etmesi gerekir"&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;15:55 - CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu: "Siyasette ahlakı egemen kılmak için bu toplantıyı yapıyoruz. Şoför şüpheli bir isim dedi Fırat. Düzgün çalışan bir firma şüpheli bir adam niye çalıştırır? Ben size yeşil hattan geçen firmaları söyledim.Bunlar hiç aranmıyor güvenildikleri için. MENAS'In kırmızı hatta alınmasına isteyen ben değilim. Fırat, ticarette 'çift fatura' olayını söylüyorsa bu felaket, sistem bitmiş demektir. Fırat ben ortağı olsam bile ne olur dedi. Bu doğru olmazdı."&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;15:49 - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat: "Ben bu şirketin ortağıydım. Notere gitme sebebi şu; Bana bu uyuşturucu olayı soruldu. Ben de şirketi aradım ve ayrılış dilekçemi notere tastik ettirilerek Vatan gazetesinin Ankara bürosuna gönderdim. O tarih o yüzdendir. Ben ayrılmamış olayım velev ki. MENAS bu işi mi yapıyor? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hayır... MENAS'taki ortağım da bir avukat. Seçime girerken işi ortağa bırakmak istedim. Ortağımda yıl sonunda bırak dedi. Ben de o zaman yıl sonundan itibaren yokum dedi. Baktım ki bu arkadaşlarım benden dolayı iftiraya uğruyor onun üzerine ortağım ile konuştum. Ben bunu satacağım dedim. Senin başın benden dolayı beladan kurtulmaz dedim. Sonra ortağıma devrettim.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Eroin yakalandı mı yakalanmadı mı? Ben baron değilim. Bir kuruş haram lokmayı boğazıma sokmadım. Benim ailemden de gelir. Bu şüpheli bir şoför.Daha öncede takip ediliyor. İfade veriyor. İfadesin de "Ben Irak'a yük götürmüştüm. Urfa civarında birileri bu yükü yükleyeceğini söylediler. Bana da Hollanda'da 15 bin dolar para vereceklerdi. Beni kimseye söyleme diye tehdit ettiler."&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;MENAS şirketinden herhangi bir kişi ifade verilmek üzere bile çağrılmamıştır. Eroinlerde 4 kişinin parmak izi varmış.Alınan parmak izleri de tutmuyor. Şoför her cümlesinde beni ve MENAS'ı aklıyor. Aksini ispat etmediğiniz sürece bu bir iftiradır."&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;15:45 - FLAŞ! UYUŞTURUCU İDDİASININ DENGİR MİR MEHMET FIRAT İLE ALAKASI OLMADIĞI ORTAYA ÇIKTI.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;15:42 - CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu: "2. iddiam şuydu. Fırat'ın ortağı olduğu MENAS'ın ürünlerini taşıyan TIR'da 89 kg. eroin yakalandı mı yakalanmadı mı? Bunu sordum. Bu olay kesin. Ben bunu gazete de okudum. Fırat'ın açıklamalarını dinledim. Bir süre sonra elime belge geçti. Gümrükler Genel Müdürlüğü'ne yazılmış bir belge. Belgenin altındaki ifade de 'bizim ürünlerimiz sınırdan geçerken aramayın. Artık beraat ettik bizi engelleyici iş yapmayın' diyor. Bunu istemekte yasal engel yok.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yazının altında Fırat'ın ismi var. Ben iktidar partisinin genel başkan yardımcısı isem, MENAS yönetim kurulunda değil isem benim adımı kim bu yazıya koyabilir? Bunun ahlaki bir yönü var mıdır? Bunu alan memur diyecek ki; "İktidardaki partinin önemli adamı bu.Dikkatli olalım'. Bu yazıda MENAS olsaydı tereddüt yoktur. Fırat burada siyase nufüsunu kullanmıştır. Bunun kullanıldığı yerde akla soru işaretleri gelir. Fırat, ben 1 Eylül 2007'de ayrıldım şirketten diyor. Ayrıldığınızdan niçin 8 ay sonra notere gittiniz? Notere gitmek o kadar zor mu? Niye uyuşturucu olayı kamuoyuna yansıdıktan sonra notere götürüyor sunuz? Fırat, diyor ki şoför itiraf etti hapiste. Siz bugüne kadar uyuşturucu baronlarının yakalandığını duydunuz mu?Van'da bir uyuşturucu baronunun silahlı adamları ile karakol bastığını biliyor musunuz? TIR şoförü sorumluymuş. Şoföre suçu üstüne al deniyor zaten. Bunlar TBMM uyuşturucu komisyonunun raporunda var.&#13;
Belgede niçin Fırat'ın ismi var. Bu bürokrasi adına ciddi bir baskıdır. Ben Fırat uyuşturucu kaçırdı demedim.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sayın Fırat, 'ispatlamasına gerek yok. Şüphe uyandıracak belgeler ortaya koyarsa milletvekilliğinden istifa edeceğim dedi. Fırat uyuşturucu haberinin kendisine sorulmasından sonra notere gidiyor."&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;15:33 - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat: "Bana bir şey söylesin. Biraz önce Başbakanın imzası ile yalanlayacaktı ya, kimdi o? Bayram Çolak adında bir arkadaştı. Bayram Çolak'ın bu raporu düzenlediğini bilmiyor ise, bu dosya üzerine konuşmadığına yemin ederse ben inanırım. Bayram Çolak'ın MENAS hakkında düzenlediği raporu bilmiyor mu? Herhalde Mersin Belediyesi başka evrak bulamamış, kendilerine bunları göndermiş. O konularla ilgili ayrıca konuşalım.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;15:28 - CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu: "MENAS şirketi ile ilgili 3 rapor var. Birisinin tarihi 24 Ekim 2000, 16 Haziran 2004, 06 Aralık 2006... Benim size söylediğim rapor 24 Ekim 2000 tarihli rapordur. Bu rapor gizleniyor. Hayali ihracat burada.Bu rapor hayali ihracat yaptı diyor. Bu konuda Danıştay'ın kesin kararı var. Ben Ukranya'ya yapılan ihracat ile ilgili bir şey söylemedim. Ben eski hesap uzmanıyım.Uzun yıllar hayali ihracat raporları düzenledim. 3. raporu ben bilmiyorum onu da incelerim. Mahkeme kararına itirazımız yok. Ben yargının kesinleştirdiği raporu söylüyorum.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;15:20 - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat: "Ben çok üzgünüm. Şimdi bu raporda bahsedilen mal nereye gidiyordu? Danıştay kararını gösterdi demi? Bana yöneltilen suç ayrı şimdi söylenen şeyler birbirinden ayrı. Bir de zaman aşamı meselesi çıktı. Çok ayıp çok... Karar da Fırat'ın suç tarihi itibari ile yönetimde olmaması diyor. Burada zaman aşımından bu davanın düştüğüne dair tek bir ibare var mı? Lütfen insanlarımızı aldatmayın.Özür borcunuz varsa söyler, kalkar gidersin. Lütfen sahte belge göstermeyin. Burada bir zaman aşımı yok. Bu konuda takdiri sizlere bırakıyorum. Sakın bana evrak sallanmasın. Evrakların fotokopisi yapılır. Sizin söylediğimiz hayali ihracat olayı Ukranya ile ilgiliydi. Başka bir dosya varsa onu da söyleyin ben tartışmaya hazırım"&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;15:15 - CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu: "Birimizi elmadan birimiz armuttan bahsediyoruz. Ben Fırat'ın açıkladığı rapordan sözetmedim. Ondan aklanmış zaten. Onda söyleyecek bir sözüm yok. Savcılık takipsizlik kararı verdi ama gerekçe ne? Dosya zaman aşımına uğradığı için takipsizlik kararı veriyor. İki bürokrat zaman aşımına uğratırsa o bürokratlardan hesap sormaz mısınız? Sorulmuyor. Ne yapılıyor? O kişiler terfi ettiriliyor. Ben hazine kontrolü Orhan Tur'un yazdığı rapordur. O raporda bütün hayali ihracatı göreceksiniz. Ben hayali ihracatı söylerken raporu düzenleyen arkadaşın o dönemde yapılan ihracat dolayısıyla Fırat'ın yönetim kurulu üyesi olduğunu söylüyor. Ben söylemiyorum. Hayali ihracatın yapıldığı dönemde bu şirketin yönetim kurulu üyesi. Bir hayali ihracat davası iki konuda yürür. Bir ceza biri para davasıdır. Çok açık net yapılmayan ihracat var. Daha ne desin mahkeme"&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;15:04 - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat: "Bu elemanın CHP ile bir organik bağı olduğu ortaya çıktı. Kılıçdaroğlu belgeleri eksik okuyor. Tam okusa gerçek ortaya çıkacak. Yargı bizim suçsuz olduğumuz yönünde karar veriyor. Türk yargısına güvenmiyorlar mı? Ben o arkadaş hakkında şikayetçi oldum. Bilseydim CHP ile organik bağı var Kılıçdaroğlu'nun hatrına şikayetçi de olmazdım. Kovuşturmaya yer olmadığına yönelik kararı veriyorum şimdi size. Ben milletvekili olduğum andan itibaren yönetim kurulundan çekildim. Ben o tarihte yönetim kurulu üyesiysem suçlamayı kabul edeceğim. Sadece şirketin ortağıydım. Bu iddialar hukuken geçersizdir. Kılıçdaroğlu, bu dosyayı incelediğinde bir özür bekliyorum."&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;14:56 - CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu: "Evet bu kişi 2002'de CHP'den aday olmuş. Fırat hayali ihracat yok dedi. MENAS, Mersi'nde ihracat yapıyor. İhracat yaptığı için MB'den teşvik alıyor. Bir olay oluyor. İhracat yapıldı fakat ihracattan sonra beklenen dövizler Türkiye'ye gelmiyor. Olayı Hazine Müsteşarlığı'ndan bir arkadaş soruşturuyor. Rapor sonucunda diyor ki; "İhracat yapılmış gibi gösteriliyor ama dışarıdan döviz gelmiyor. Dövizi iç piyasadan toplayıp Mersin Serbest Bölgede bir hesaba yatırıyorlar ve dışarıdan döviz gelmiş gibi gösteriyorlar. Bunun sonucunda da teşvik alıyorlar.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu iş MENAS yönetim kurulu başkanını soruluyor. O da diyor ki; "Biz Merkez Bankası'nı mahkemeye verdik. Haksız işlem ile karşı karşıyayız." diyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sonuçta dava açılıyor Mersin İdari Mahkemesi'nde. Dava sonucunda şu karar çıkıyor; "Gerçekte ihracat yapılmadan teşviklerin haksız elde edildiğine karar veriliyor. "Firma buna itiraz ediyor. Danıştay Mersin'deki mahkemenin kararını uygun buluyor ve temyiz nedenlerini kabul etmiyor. Bu hayali ihracatın döneminin yapıldığı dönemde Fırat o zaman yönetim kurulu başkanvekili. Yani daha milletvekili değil.Bunu nereden biliyorum? Müfettiş soruyor. Cevapta Fırat'ın yönetim kurulunda olduğu belirtiliyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;14:55 - ŞOK GELİŞME: DENGİR MİR MEHMET FIRAT HAKKINDA İNCELEME YAPAN BÜROKRAT, CHP ADAY ADAYI ÇIKTI.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;14:48 - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat: "Ben hiçbir zaman Kılıçdaroğlu'na muhbir demedim müfteri dedim. Kılıçdaroğlu çok öncesinden iddiada bulundu. Benim ortağı olduğum şirketin hayali ihracak ve eroin kaçakcılığı yaptığını iddia etti. Ben siyasetçi olmamın ötesinde T.C. vatandaşıyım. Ben şunu soruyorum; Bu tahkikatı yürüten kişi CHP'den 2002 ve 2007 yılında Diyarbakır aday adayımıydı. Eğer aday ise organik bağ vardır CHP ile. Benim hakkımda iddia haksız olduğu kanısı ile ben şikayet hakkımı kullandım bundan sonra da kullanırım. Belgelerin hepsini okumuyorum Kılıçdaroğlu... Tahkikat sonucunda benim söylediklerimden ikincisi uygun bulunuyor ve mahkemeye gönderiliyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu kişi, eşi, çocuğu ve kardeşleri ile Ankara'da mahkeye başvuruyor. Diyorlar ki; 'Fırat konuşmalarında bizim şahsiyetimizi zedelemiştir' deyip tazminat davası açıyorlar. Mahkeme bu dava da red kararı veriyor.Benim ortağım olduğu şirketimin hayali ihracat yaptığını kanıtlasın istifa mektubumu sunacağım"&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;14:41 - CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu: "Yaşamım boyunca kimseye iftira atmadım.İftira benim kitabımda yoktur. Belgeler ile konuşurum.Şaban Dişli olayında yine iftira atıyor dediler. Deniz Feneri olayında iftira atıyor dediler.Olay dalga dalga büyüyor. Gürhan ile Karaman arasındaki vekaletnameyi ortaya koydum. Söylediğim her şeyin belgesi vardır.iftira atmadım.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Şimdi bir belge gösteriyorum. Bu bir gümrük kontrolü hakkında ihbar dilekçesi. Dilekçenin altında Fırat'ın ismi yazılı. Bu dilekçede bir kişinin serveti hakkında ihbar yapılıyor. Fırat sıradan bir politikacı değildir. Bu dilekçeyi yazarken çok düşünmüştür. Bu dilekçeyi Ukranya hükümetinin T.C. Gümrük İdaresine yazı yazıyor. MENAS dış ticaretin görderdiği faturaların sahte olabileceğini söylüyor. İnceleyin diyor. Fırat bu olaydan sonra inceleme yapan gümrük kontrolünü şikayet ediyor. Başbakan da incelensin diyor. Olay inceleniyor. Sonuçta bu arkadaş temiz çıkıyor. Bunu da Başbakan Erdoğan onaylıyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bir politikacının bir müfettişe yönelik olarak sizin mal varlığınızda artış var dedikten sonra Başbakanlık Teftiş Kurulu'ndan iki müfettişin ortaya çıkardıkları sonuç bu ihbar dilekçenin fiyasko olduğudur.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Fırat bu arkadaşımızı görevini kötüye kullanmaktan dolayı mahkemeye verdi. Arkadaş mahkemede de beraat ediyor. Kim müfteridir kim değildir şimdi? Benim söylediklerimin hepsi doğru çıktı. Fırat geçen konuşurken bir sanatçının açtığı Baykal ile ilgili dava duruyor dedi.Oysa bu dava çoktan sonuçlandı dedik düzeltildi. Bir politikacının her söylediği arkadan düzelticekse o zaman siyasette sorun olur." &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;14:40 - Uğur Dündar: İddia ile ilgili olarak Kılıçdaroğlu'na söz veriyorum. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;14:38 - CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu: Öncelikle size ve sayın Fırat'a teşekkür ediyorum. Bu bir düello değil. Burda sokaktaki yurttaşın rahat soramadığını soracaca bir program olacak. Siyasette yalanın uzun olmayacağını arayacağız. Tüyü bitmemiş yetimin hakkının nasıl yendiğini öğreneceğiz. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;14:36 - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat: Birileri şunu bekleyebilir. Çok sert olacak. Biraz önce düellodan bahsediliyordu. Biz belgelerle ve belli bir adap çerçevesinde konuşacağız. Bazıları hayal kırıklığına uğrayacak.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;14:34 - Uğur Dündar açılış konuşmasını yapıyor: "Yüce Meclisin çatışı altında ilk kez gerçekleştirdiğimiz açık oturumun amacı iddiaların netleşmesi. Kamuoyunun bilgilendirilmesi ve soru işaretlerinin kaldırılması için açık oturumu yapıyoruz.Ben iki siyasetçinin kırıcı olmayan bir üslup kullanacaklarına inanıyorum.Her ikisinin şahsıma gösterdiği güvene teşekkür ediyorum. Tartışmanın demokrasimize yararlar getirmesini diliyorum." &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;14:33 - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fırat salona geldi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;14:31 - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ile CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki tartışmayı yönetecek gazeteci Uğur Dündar, salonun darlığı sebebi ile salon dışına davet etti. Milletvekillerinin bu davete rağbet etmedikleri görüldü. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;14:30 - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat Toptan'ın odasından ayrıldı, toplantı salonuna geliyor &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;14:28 - CHP Grup Başkanvekili Kılıçdaroğlu salona geldi. &#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;CHP Grup Başkanvekili Kılıçdaroğlu ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fırat arasında gerçekleşecek büyük düelloya dakikalar kala son açıklamalar geldi. CHP'li Kılıçdaroğlu 'Sürprizlerim var' derken, AK Parti'li Fırat, 'Kafa karıştırmak istiyor, kesinlikle vazgeçmeyeceğim' dedi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
TARTIŞMAYI, 20 TELEVİZYON CANLI YAYINLAYACAK&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ile CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun, gazeteci Uğur Dündar yönetiminde TBMM'de yapacakları tartışmanın hazırlıkları tamamlandı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Fırat ile Kılıçdaroğlu'nun yapacağı tartışma, saat 14.30'da, Meclis Basın Toplantı Salonunda gerçekleştirilecek. Programı, basın mensupları takip edebilecek.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Tartışmayı canlı olarak izleyicilerine aktarmak isteyen televizyon kuruluşları, canlı yayın araçlarını sabahın erken saatlerinden itibaren Meclis bahçesinde konuşlandırmaya başladı. TBMM İletişim Daire Başkanlığına 20'ye yakın televizyon kuruluşu canlı yayın için başvuruda bulundu.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Tartışmanın yapıldığı salonda da hazırlıklar son aşamaya geldi. Bazı televizyon kuruluşları, tartışmanın yapılacağının kesinleşmesinden sonra hazırlıklarına dün başlarken, bazıları da salondaki yerlerini bu sabah erken saatlerden itibaren aldı. Salona, 50'ye yakın kamera yerleştirildi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;TBMM Başkanı Köksal Toptan da tartışma öncesinde saat 14.00'de Fırat ile Kılıçdaroğlu'nu birlikte kabul edecek.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;TARTIŞMANIN YAPILACAĞI SALON TIKLIM TIKLIM DOLDU&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ile CHP Grup Başkanvekil Kemal Kılıçdaroğlu'nun TBMM'de canlı yayına çıkacağı salon tıklım tıklım doldu. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İki siyasetçi arasındaki tartışmanın yapılacağı TBMM basın toplantı salonu, tarihi günlerinden birini yaşıyor. Salon daha önce de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün adaylığıyla ilgi bilgi verdiği basın toplantısı ile 367 sağlanamadığını için adaylıktan çekildiği basın toplantılarına da ev sahipliği yapmıştı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;KILIÇDAROĞLU: SÜRPRİZLERİM OLACAK&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Düelloya yaklaşık 2 saat kala CHP'li Kılıçdaroğlu'ndan bir açıklama geldi. Kılıçdaroğlu, Meclis Başkanı Köksal Toptan ile bugün yapacakları görüşmeden sonra dahi AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ile canlı yayında yapacağı tartışmadan vazgeçmeyeceğini söyledi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) gazetecilerin sorularına cevap veren Kılıçdaroğlu, heyecanlı olup olmadığını sorulması üzerine, "Heyecan yok. Niye heyecan olsun ki! Bir tartışma olacak, hep beraber göreceğiz" diye konuştu. "Bugünkü tartışmada yeni bir sürpriz belge açıklayacak mısınız" sorusuna da Kılıçdaroğlu, "Her yolsuzluk olayının bir belgesi, bir sürprizi vardır. Bugünkü tartışmada da yeni sürprizler göreceksiniz. Hep birlikte kamuoyuyla paylaşacağız" diye konuştu.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kılıçdaroğlu, Meclis Başkanı Köksal Toptan ile bugün saat 14:00'te yapacakları toplantıdan sonra Dengir Fırat ile tartışmaktan vazgeçmesinin söz konusu olmadığını özellikle vurguladı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;FIRAT: KILIÇDAROĞLU KAFA KARIŞTIRMAK İSTİYOR&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ise, 'Bugün iki konuyu tartışacağız, Kılıçdaroğlu sürpriz diyerek insanların kafasını karıştırmak istiyor. Kesinlikle vazgeçmeyeceğim. Bugün sadece iki konuyu tartışacağız. Kılıçdaroğlu'nun sürprizleri için yeni bir toplantı yapabiliriz. İnsanların kafasını karıştırmak istiyor' dedi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;BAYKAL: TARTIŞMANIN İPTALİ MÜMKÜN DEĞİL&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu ile AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat'ın canlı yayında yapacağı tartışmanın bu saatten sonra iptal edilemeyeceğini söyledi. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;TBMM Başkanı Köksal Toptan ile görüşen Deniz Baykal, çıkışta gazetecilere bir açıklama yaptı. Köksal Toptan'ın görüşmede Kılıçdaroğlu'na üslup konusunda bir uyarıda bulunmadığını dile getiren Baykal, Kılıçdaroğlu'nun bugüne kadar hep nazik bir üslupla, belgelere dayalı olarak konuştuğunu, bu üslubun Toptan tarafından da bilindiğini kaydetti. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Canlı yayındaki tartışmayı TBMM'deki makamında televizyondan izleyeceğini ifade eden Baykal, çıkışta Kılıçdaroğlu'nu tebrik etmek istediğini söyledi. TBMM Başkanı Toptan'ın RTÜK Başkanı Zahit Akman'a üstü örtülü istifa çağrısı yaptığını dile getiren Baykal, Zahit Akman'ın vakit geçirmeden istifa etmesi gerektiğini savundu.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;SAMANYOLUHABER.COM
&lt;/p&gt;</description><category>mir dengir firat kemal kiliçdaroğlu düellosu, tarihi düello, chp, akp, meydan, uğur dündar</category><pubDate>25 Sep 08 17:04:45 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1378/46192/TAR%C4%B0H%C4%B0%20D%C3%9CELLODA%20BAKIN%20NELER%20YA%C5%9EANDI</guid></item><item><title>Flaş - CHP için düğmeye basıldı !</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1378/46179/Fla%C5%9F%20-%20CHP%20i%C3%A7in%20d%C3%BC%C4%9Fmeye%20bas%C4%B1ld%C4%B1%20%21</link><description>&lt;p&gt;VAKİT'E GÖRE BAŞSAVCININ KAFASI ÇOK KARIŞIK. İŞTE DÜN YAŞANAN İLGİNÇ OLAYLAR&#13;
Flaş - CHP için düğmeye basıldı !&#13;
Vakit'in Alman Vakfı'ndan para aldığını belgelediği CHP hakkında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından inceleme başlatıldı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/1/8/1/4/118142.jpg" border="0" alt="" /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, Vakit`ten eldeki belge ve küpürleri istedi&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;CHP`nin Alman Ebert Vakfı`ndan 2005`te 85 bin Euro yardım aldığını ortaya koyan haberimiz gündemdeki yerini korumaya devam ederken, dün konuyla ilgili ilginç bir gelişme yaşandı. `Alman Ebert Vakfı`ndan yardım aldığı ortaya çıkan CHP hakkında dava açacak mısınız?` şeklindeki sorumuz, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya`nın kafasını karıştırdı. Başsavcı konuyla ilgili sorularımızı önce cevapsız bıraktı, ardından ise gazetemizi arattırarak `inceleme başlatıldığı` bilgisini ulaştırdı ve bizden yardım istedi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/vakit_manset_dava.jpg" border="0" alt="" /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
ANAYASA ÇOK AÇIK&#13;
Anayasa`nın 69. maddesinin 10. fıkrası yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan ve Türk uyruklu olmayan gerçek ve tüzel kişilerden maddi yardım alan siyasi partilerin temelli kapatılacağını öngörüyor. Dünkü sayımızda `Anayasa`nın bu maddesini` hatırlatarak, `Savcı Bey ne diyecek?` sorusunu gündeme getirmiş, hukukçuların `Dava açmazsa suç işler` tespitine dikkat çekmiştik.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ÖNCE: `TOPLANTIDA`&#13;
Dün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya`ya yönelttiğimiz `Alman Ebert Vakfı`ndan yardım aldığı ortaya çıkan CHP hakkında dava açacak mısınız?` şeklindeki sorumuza akşam saatlerine kadar bir cevap alamadık. Dün sabah, telefonla ulaşmaya çalıştığımız Yalçınkaya`nın `toplantıda` olduğu bildirildi. Sekreteri Safiye Hanım, Yalçınkaya`nın toplantıda olduğunu, kendisiyle görüşmemizin mümkün olmadığını söyledi. Bunun üzerine hafta içi herhangi bir gün için randevu talebinde bulunduk. Sekreterlikten bu kez de `yoğun oldukları için randevu talebimize de olumlu cevap verilemeyeceği` aktarıldı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;SONRA: `MAKAMINA HİÇ GELMEDİ`&#13;
Bu olumsuz tavır üzerine Ankara Haber Müdürümüz Fatih Akkaya, saat 11.30 sularında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı`na giderek, Yalçınkaya ile görüşmek istedi. Arkadaşımızın, Başsavcı Yalçınkaya`nın Sekreteri`nin yanına çıkması bile engellendi. Vakit ekibinin ısrarı üzerine Sekreteri Safiye Hanım`la telefonla görüşüldü. Safiye Hanım`ın, önceki telefon görüşmesinde verdiği bilgilerle çelişen bilgiler vermesi dikkat çekti. Sekreter Safiye Hanım, önceki görüşmemizde Yalçınkaya`nın toplantıda olduğunu söylemişti. Bu kez ise, saat 11.30`u geçmişti ve Yalçınkaya`nın makamına hiç gelmediğini söylüyordu. Bu çelişki konusunda `toplantının kurum dışında olduğunu` ifade etti. Yalçınkaya`nın makamına ne zaman geleceğini sorduk. Bilmediğini, ancak bu hafta hiç gelmeyebileceğini söyledi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;BELGELERİ BIRAKMAK İSTEDİK, `GEREK YOK` DEDİLER&#13;
Sekreteri Safiye Hanım`a telefonda, CHP`nin Alman vakfından yardım aldığını ortaya koyan belgenin gazetemizde Cumartesi günü yayınlandığını, Pazar ve bugünkü (Pazartesi) sayılarımızda da hukukçuların `dava açılmazsa suç işlenmiş olur` yönündeki tespitlerinin yer aldığını hatırlattık ve Başsavcı Yalçınkaya`nın konudan haberdar olup olmadığını da sorduk. Safiye Hanım, Yalçınkaya`nın gazeteleri takip ettiğini, görmüş olabileceğini söyledi. Biz de gözünden kaçmış(!) olabileceği ihtimalinden yola çıkarak, sözkonusu gazete kupürlerini ve yardım belgesinin bir kopyasını Başsavcı Yalçınkaya`ya iletmeleri üzere `Giriş`e bırakabileceğimizi ifade ettik. Safiye Hanım, buna gerek olmadığını belirterek yine `Sayın Başsavcı gazeteleri her gün okur, görmüştür` ifadesini kullandı. Sekreteri Safiye Hanım`a, `Başsavcı Yalçınkaya, CHP`nin Alman vakfından yardım aldığının ortaya çıkmasından haberdarsa, görevi gereği herhangi bir girişimde bulundu mu?` diye de sorduk. Safiye Hanım, bu konuda bir bilgisinin olmadığını, Başsavcılığa ilişkin bilgilerin internet sitelerinden duyurulduğunu, ancak şu an sitede bu konuda bir bilgi bulunmadığını hatırlattı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;CHP HAKKINDA İNCELEME BAŞLATILDI&#13;
Akşam 17.00 sularında ise ilginç bir gelişme yaşandı. O saate kadar görüşme girişimlerimize olumlu cevap alamadığımız Başsavcı Yalçınkaya`nın konu hakkında inceleme başlatma kararı aldığı bildirildi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;BELGE VE KUPÜRLERİ İSTEDİLER&#13;
Gazetemiz Ankara Haber Müdürü Fatih Akkaya`yı arayan Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet Mahir Kara, `Sayın Başsavcımızın talimatıyla konu hakkında inceleme başlatılacaktır` bilgisini verdi ve gazetemiz kupürleri ile sözkonusu belgeyi istedi. Akkaya da, `Sabah Başsavcılığa geldiğimizde bunu teklif ettik ama kabul görmedi` hatırlatmasında bulundu. Sözkonusu dokümanları bugün Başsavcı Yalçınkaya`ya ulaştıracağız. Yargıtay Başsavcısı Yalçınkaya`nın CHP hakkında başlatılan inceleme kapsamında, Alman Ebert Vakfı`ndan 85 bin Euro alındığına dair belge karşısında nasıl bir tavır sergileyeceği merakla bekleniyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;VAKİT
&lt;/p&gt;</description><category>chp, akp, chp alman vakıfları, para yardımı, parti kapatma, chp kapatılacak, deniz baykal, kemal kılıçdaroğlu</category><pubDate>23 Sep 08 12:44:00 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1378/46179/Fla%C5%9F%20-%20CHP%20i%C3%A7in%20d%C3%BC%C4%9Fmeye%20bas%C4%B1ld%C4%B1%20%21</guid></item><item><title>KILIÇDAROĞLU ÖNCE SÖZ VERDİ SONRADAN VAZGEÇTİ</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1378/46173/KILI%C3%87DARO%C4%9ELU%20%C3%96NCE%20S%C3%96Z%20VERD%C4%B0%20SONRADAN%20VAZGE%C3%87T%C4%B0</link><description>&lt;p&gt;KILIÇDAROĞLU ÖNCE SÖZ VERDİ SONRADAN VAZGEÇTİ&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/1/8/0/7/118079.jpg" border="0" alt="" /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Kılıçdaroğlu son anda vazgeçti!&#13;
Haftalardır basın toplantılarıyla iktidara ağır suçlamalarda bulunan CHP Grup Başkan Vekili Kılıçdaroğlu, söz verdiği halde canlı yayına çıkmaktan vazgeçti.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Habertürk'teki Söz Sende Programı'nın sunucusu Balçiçek Pamir'in AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat'la 'televizyonda hesaplaşma' davetini kabul eden Kılıçdaroğlu, son anda programa katılmaktan vazgeçti. Bunun üzerine Fırat, programa tek başına katıldı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;CHP'li Kemal Kılıçdaroğlu ile AK Partili Dengir Mir Mehmet Fırat arasında yaşanan tartışma ilginç bir boyuta taşındı. Habertürk'ten Balçiçek Pamir, Kemal Kılıçdaroğlu'na "canlı yayına çıkar mısınız" teklifi götürdü. Kılıçdaroğlu da buna "elbette" cevabını verdi. Ardından aynı teklif AK Partili Mir Mehmet Fırat'a götürüldü. Fırat'tan da olumlu cevap alınınca Habertürk, büyük buluşmanın tanıtım bandını ekrandan döndürmeye başladı. Ancak program saati geldiğinde izleyicileri bir sürpriz bekliyordu. Fırat, söz verdiği gibi programa gelirken Kılıçdaroğlu'un olmadığı gözlendi. Balçiçek Pamir, İnternethaber'e olayın perde arkasını şöyle anlattı: "Sn. Kemal Kılıçdaroğlu ile bugünkü Söz Sende programına katılması için sözleştik. Sn. Dengir Mir Mehmet Fırat ile de görüşüp onayını aldım. Tanıtımlarımız sabah saatlerinden itibaren yayınlanmıştır. Ancak Sn. Kemal Kılıçdaroğlu nedense programa gelmekten vazgeçmiştir. Açıklama olarak şahsıma "gelirsem bir tek size geleceğim ama iki/ üç gün içinde. Önce sorularımı Dengir Bey cevaplasın." demiştir. Sayın Fırat, canlı yayında her soruyu cevaplayacağını belirtmesine rağmen Kılıçdaroğlu programa gelmeyeceğini açıklamıştır. Ben de kendisine 'eğer gelmezseniz korktu kaçtı konumuna düşersiniz, bu CHP'ye yakışmaz. Ortaya bir iddia atıp çekilmek olmaz, gelin canlı yayında ne iddianız varsa arkasında durun' dedim. Kılıçdaroğlu biraz düşeneceğini söyleyerek benden bir saat izin istedi. O saatten sonra da ulaşılmaz oldu. Yayına katılmama hakkı kendisine aittir elbette. Ama Dengir bey ile bir araya gelme isteğini benim canlı yayınımda geçtiğimiz cuma günü kendisi dile getirmiştir. Olay bundan ibaretti."
&lt;/p&gt;</description><category>chp, kemal kılıçdaroğlu, mir dengir fırat, dengir mir mehmet fırat, akp, ak parti, balçiçek pamir</category><pubDate>22 Sep 08 16:42:28 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1378/46173/KILI%C3%87DARO%C4%9ELU%20%C3%96NCE%20S%C3%96Z%20VERD%C4%B0%20SONRADAN%20VAZGE%C3%87T%C4%B0</guid></item><item><title>Alman vakfından CHP'ye para yardımı!</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1378/46171/Alman%20vakf%C4%B1ndan%20CHP%27ye%20para%20yard%C4%B1m%C4%B1%21</link><description>&lt;p&gt;Alman vakfından CHP'ye para yardımı!CHP'nin Alman istihbaratı ve partileri tarafından desteklenen Friedrich Ebert Vakfı'ndan 2005'te 85.000 Avro para yardımı aldığı ortaya çıktı&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İŞTE O BELGE&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;CHP'nin Alman vakıflarından para aldığı iddiasına 2003'te takipsizlik kararı veren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bakalım buna ne diyecek. CHP'nin, Alman İstihbaratı ve partileri tarafından desteklenen ve daha önce “Türkiye'nin ulusal birliğini ortadan kaldırmak için faaliyet yürüttüğü” iddialarıyla gündeme gelen Friedrich Ebert Vakfı'ndan 2005'te para yardımı aldığı ortaya çıktı. Alman Dışişleri Bakanlığı'ndan Ebert'e, Ebert'ten de CHP'ye 85 bin Avro yardım yapılmış.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İLİŞKİLERİ GENİŞLETMEK İÇİN&#13;
İşte, Alman Dışişleri Bakanlığı'nın “Alman Devleti Vakfı” olarak bilinen Friedrich Ebert Vakfı'na gönderdiği 03.12.2005 tarihli yazı. Resmi yazıda, “Türk Sosyal Demokrasi Partisi” olarak söz edilen CHP ile ilişkileri genişletmek amacıyla bu partiye finansal yardım yapılacağı, vakıfa CHP'ye aktarılmak üzere 85.000 Avro ödeme yapılacağı bildiriliyor. Ödemenin Bank Für Sozialwirtschaft üzerinden gerçekleştirileceği kaydediliyor. Yazının Türkçe'si şöyle: “İlişkileri genişletmek ve projelerini desteklemek için Türk sosyal demokrasi partisi CHP'ye finansal yardım yapacaktır. Türk sosyal demokrat partisi olan CHP, Sosyalist Erternasyonal üyesidir. Bu vesileyle de bu projenin tarafımız tarafından teşvik edilmesi iyi bir işbirliğinin ortaklararası desteklenmesidir. Bu konu için 85 bin Avru'luk bir yardım öngörülmüştür. Bu projenin sonuçlanmasıyla ilgili 2006'nın Haziran ayına kadar yazılı şekilde projenin neticelenme sonucunu bize yazılı olarak bildirin. Ödememiz banka üzerinden yapılacaktır.”&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;BUNA NE DİYECEKSİNİZ?&#13;
2003'te CHP ile LDP'nin Alman vakıflarından yardım aldığı iddialarıyla gelen ihbarlar üzerine dönemin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Nuri Ok tarafından bu partiler hakkında soruşturma başlatılmış, soruşturmada iddialar yeterli görülmeyerek, söz konusu partiler hakkında temelli kapatma davası açılmasına gerek olmadığına karar verilmişti.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;KAPATILMASINI GEREKTİRİR&#13;
Anayasa'nın 69. maddesinin 10. fıkrası yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan ve Türk uyruklu olmayan gerçek ve tüzel kişilerden maddi yardım alan siyasi partilerin temelli kapatılacağını öngörüyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;DSP'LİLER BİLE ŞU GÖRÜŞTE:EBERT, TÜRKİYE'Yİ PARÇALAMAK İSTİYOR&#13;
2001'de iktidardaki DSP'nin İstanbul Milletvekili Erol Al, İçişleri ve Dışişleri Bakanlıkları ile Vakıflardan Sorumlu Devlet Bakanlığı'na verdiği soru önergelerinde, aralarında Ebert'in de bulunduğu Türkiye'deki Alman vakıfları hakkında şok iddialarda bulunmuştu. DSP'li Al, şöyle diyordu: “Alman İstihbaratı ve siyasal partileri tarafından desteklenen Konrad Adenauer Vakfı, Friedrich Ebert Vakfı, Heinrich Böll Vakfı ve Friedrich Naumann Vakfı'nın Türkiye'nin ulusal birliğini ortadan kaldırmak, yeraltı zenginliklerini değerlendirmesini önleyerek ekonomik olarak çökertmek, sivil itaatsizlik çağrıları ile kitlelerde kamu düzeni, devlet otoritesi, aleyhine başkaldırı refleksinin oluşturulması gibi düşmanca etkinliklere önayak olduklarına dönük ciddi iddialar bulunmaktadır.”&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;HABLEMİTOĞLU'NUN DA HEDEFİNDEYDİ&#13;
Suikast sonucu öldürülen gazeteci-yazar Dr. Necip Hablemitoğlu'nun yazdığı “Alman Vakıfları ve Bergama Dosyası” adlı kitapta da aralarında Ebert'in de bulunduğu Türkiye'deki Alman vakıfları hakkında ağır suçlamalar yer alıyordu. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;CHP'YE ÇALIŞAN AİLE: KAPATMA SUÇU&#13;
Yıllarca Avrupa'da CHP için çalışmış bir ailenin mensubu olan Araştırmacı Yazar Talip Doğan Karlıbel, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nı göreve çağırarak, “Bu para ilişkisi CHP'nin kapatılmasını gerektirir” dedi. Karlıbel, DSP İstanbul eski Milletvekili Zafer Güler de dayısının oğlu. CHP'nin Avrupa Kolu olarak faaliyet yürüten Halkçı Devrimci Federasyonu'nun (HDF) 1982'ye kadar Güney Almanya Başkanlığı'nı yapan ve 1980'de HDF kontenjanından CHP'den milletvekili adayı olan Salim Orhan Karlıbel'in oğlu Talip Doğan Karlıbel, “Yargıtay önceki yıllarda ‘deliller yetersiz' diyerek bu ilişkinin üstünü örtmüştü. CHP'nin Alman vakıfları ile olan bu ilginç ilişkisinin üzeri daha fazla örtülemez. Kanunsuz ilişki çok açık ortada. Vakit'in ortaya koyduğu bu belge üzerine, CHP hakkında hemen inceleme başlatılmalı ve kapatma davası açılmalıdır. Bu, Anayasa gereğidir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcımızı göreve çağırıyorum” dedi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;CHP'NİN ATATÜRKÇÜLÜĞÜ SAHTE&#13;
Karlıbel şöyle devam etti: “CHP ve Baykal Oligarşisi nasıl oluyor da bir Alman vakfı ile hem de böyle bir vakıfla proje çalışması adı altında işbirliği yapıyor. Bu, CHP'nin gerçek yüzünü göstermektedir. Ergenekon'un avukatlığını yapan Deniz Baykal bu çalışmalara dahil edilerek, bazı projelerde bu anti Türkiye çalışmalarını desteklemişlerdir. İşin en ilginç tarafı ise Atatürkçülük ve laiklik savunması yapan CHP ile Oligartları, 2001 yılında Atatürk'e ve Kemalizm'e hakaretler içeren açıklamalar yapan Friedrich Ebert Vakfı'yla ne amaçlı işbirliği yapmaktadır. Evet. Bu bir gerçek. 15 Eylül 2001 tarihinde Almanya'nın Lingen kasabasında düzenlenen sempozyumda Friedrich Ebert Vakfı'nın Türkiye Temsilcisi, Atatürk ve Türk Devleti'ne, Türk ulusuna hakaretler yağdırmıştır.”&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
SABİH KANADOĞLU, DIŞ YARDIM ALAN PARTİ  KAPATILIR DEMİŞTİ&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kenan Ersözlü - ANKARA&#13;
habervaktim
&lt;/p&gt;</description><category>chp, alman vakfı, alman yardımı, alman, istihbaratının, yardım, ettiği, parti, yolsuz parti chp, yolsuzluk ve chp, deniz baykal, sahtekarlık</category><pubDate>20 Sep 08 06:10:04 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1378/46171/Alman%20vakf%C4%B1ndan%20CHP%27ye%20para%20yard%C4%B1m%C4%B1%21</guid></item><item><title>AK Parti'den CHP'ye yanıt</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/46164/AK%20Parti%27den%20CHP%27ye%20yan%C4%B1t</link><description>&lt;p&gt;&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/1/7/1/8/117182.jpg" border="0" alt="" /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
AK Parti Grup Başkanvekili Nihat Ergün, 'Türkiye'de kayıt dışı geliri ve kayıt dışı harcaması olmayan belki de tek siyasi parti AK Parti'dir&lt;i&gt; dedi.&#13;&lt;/i&gt;
AK Parti Grup Başkanvekili Nihat Ergün, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın Almanya'daki Deniz Feneri Derneğinin AK Parti'nin finansmanına kaynak aktardığı yönündeki iddiasına ilişkin olarak, &lt;i&gt;Türkiye'de kayıt dışı geliri ve kayıt dışı harcaması olmayan belki de tek siyasi parti AK Parti'dir&lt;/i&gt; dedi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ergün, TBMM'de gazetecilerle yaptığı sohbet toplantısında, Baykal'ın, Almanya'da devam eden Deniz Feneri Derneği davasıyla ilgili açıklamalarına cevap verdi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Baykal'ın &lt;i&gt;Yeni bir şey söylemediğini, eski iddialarını süsleyerek politikasını devam ettirme yoluna gittiğini&lt;/i&gt; ifade eden Ergün, &lt;i&gt;Karalamayı, iftirayı politika haline getirdiğini son açıklamasıyla da görmüş olduk&lt;/i&gt; dedi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hiçbir insanın suç işleme imtiyazı olmadığını vurgulayan Ergün, şöyle konuştu:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;i&gt;Ne Türkiye'de ne dünyada hiçbir insanın suç işleme imtiyazı yoktur. Hele hele suç işleyenler insanların hamiyet duygularını, yardımseverlik duygularını suistimal ederek bir suç işlemişlerse ibreti alem için herkesin aldığı cezadan belki fazla almalıdırlar. Bugüne kadar olaya hep bu gözle baktık. Almanya'daki olayda belli ki sona gelen davada buna benzer olaydır. Şüpheliler gerçekten suç işlemişlerse hak ettikleri cezayı alacaklardır.&lt;/i&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Nihat Ergün, yapılan yardımları amaçları dışında kullanmak için Türkiye'deki bazı insanların Almanya'daki bazı kişilerle işbirliğine girmiş olmaları halinde bunun İçişleri Bakanlığı araştırmaları ve savcıların yapacağı soruşturmalarla ortaya çıkarılabileceğine işaret etti.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Almanya'daki davayla ilgili Hükümetin Alman yetkililere baskı yaptığı ve Başbakanlığa para transferi edildiği şeklindeki iddiaların Alman makamlarınca açıklığa kavuşturulduğunu belirten Ergün, şöyle devam etti:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;i&gt;Eğer Türkiye'de insanlar aynı çerçevede suç işlemişlerse onların da suç işleme imtiyazı yoktur. Hak ettikleri cezayı almalıdırlar. Konuya başından beri yaklaşımımız budur. Ancak Sayın Baykal, bu vesileyle açıkça konuyu çok farklı yere çekmekte, suçun şahsiliği prensibini unutmakta... Eğer bir suç varsa bu suçu başkalarına bulaştırarak siyasi çıkar elde etmeye çalışmaktadır. İşte bizim kabul edemediğimiz şey budur.&#13;&lt;/i&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Baykal'ın bugün üzerinde durduğu yalan ve iftira 'Almanya'daki bazı yanlış yapan insanlar, kaynakları Türkiye'de AK Parti siyasetinin finansmanı için kullanıldığı&lt;i&gt; iddiasıdır. AK Parti siyasetinin nasıl finanse edildiği herkes tarafından bilinmektedir. Türkiye'de kayıt dışı geliri ve kayıt dışı harcaması olmayan belki de tek siyasi parti AK Parti'dir. Bütün kaynakları, gelirleri ve harcamaları kayıt altındadır. Ne başkalarının kaynaklarına ihtiyaç hissetmektedir ne de kaynaklarını başka siyaset için kullandırmaktadır. Bunu, partimize yönelik büyük bir iftira sayıyoruz. Elbette, bu iftirayı yapanlar, bunun altında kalacaklardır. Bunun hangi amaçlarla yapıldığını açıkçası önümüzdeki günlerde görmüş olacağız.&lt;/i&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>chp, akp, siyaset, mahalle baskısı, nihat ergün</category><pubDate>16 Sep 08 19:54:04 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/46164/AK%20Parti%27den%20CHP%27ye%20yan%C4%B1t</guid></item><item><title>Başbakan Erdoğan'dan muhalefet çıkışı</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1378/46155/Ba%C5%9Fbakan%20Erdo%C4%9Fan%27dan%20muhalefet%20%C3%A7%C4%B1k%C4%B1%C5%9F%C4%B1</link><description>&lt;p&gt;ERDOĞAN: &lt;i&gt;KENDİ ÜLKESİNE ZARAR VERME PAHASINA YAPILAN MUHALEFETİ KABUL EDEMEYİZ&lt;/i&gt;&#13;
Başbakan Erdoğan'dan muhalefet çıkışı&#13;
Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin uluslararası alanda ulaştığı yeni konumu kavrayamayanların muhalefet adına yaptıklarının Türkiye'ye zarar verdiğini söyledi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Erdoğan, kendi ülkesine ve kurumlarına zarar verme pahasına yapılan muhalefeti kabul etmelerinin mümkün olmadığını kaydetti. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sedef Gemi Tersanesi'nde yapımı tamamlanan ve Türkiye'de inşa edilen en büyük konteyner gemisi olma özelliğini taşıyan İbrahim Dede gemisi düzenlenen törenle suya indirildi. Törene Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yanı sıra Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve tersane yetkilileri katıldı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Törende konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, son 5 yılda gemi sanayi sektörünün gösterdiği büyümeden bahsetti. Dünyada gemi ile yük taşımacılığının her geçen gün daha çok tercih edildiğini belirten Erdoğan, bunun sürekli gemi ihtiyacını artırdığını ve mevcut yaş ortalaması yüksek olan gemilerin de gençleştirilme ihtiyacının sektörde büyük canlılık oluşturduğunu ifade etti. Türkiye'nin bu süreçten fayda sağlayan ülkelerin başında geldiğini belirten Erdoğan, "Dünyada son 3 yılda yeni gemi siparişlerinde yüzde 100'lük artış yaşanırken ülkemizde yüzde 400'lük büyümeyi gerçekleştiğini görüyoruz. 1998 -2002 yıları arasında 142 gemi yaparak teslim eden sektör, 2003 ten bu tarafa 368 gemi inşa etmiştir. Böylece yeni gemi siparişlerinde Türkiye, Çin, Güney Kore, Japonya ve Vietnam'ın arkasından 5. sıraya yerleşti." şeklinde konuştu. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gemi siparişlerinde büyük artışın tersane sayısını da hızla çoğalttığını belirten Erdoğan, 2002 yılında 37 olan tersane sayısının 84'e yükseldiğini anlatarak, 64 yeni tersanenin de inşasına devam ettiğini aktardı. Büyümenin bir başka etkisinin de istihdamda yaşandığını belirten Erdoğan, 2002 yılı itibariyle 5 bin kişinin çalıştığı sektörde şu anda 35 bin işçinin çalıştığını aktardı. Bu hızlı büyümenin istenmeyen iş kazalarını da beraberinde getirdiğini belirten Erdoğan, Denizcilik Müsteşarlığı, Çalışma ve Soysal Güvenlik Bakanlığı ve sektör temsilcilerinin kazaları ortadan kaldırmak için çalışmalarına devam ettiğini aktardı. Erdoğan, şöyle devam etti: "Atalarımızın güzel bir sözü var; 'Benim abdestimden şüphem yok ki namazından şüphem olsun.' Yaptığım işi inanarak yapıyorsam doğru yapıyorsam yola emin adımlarla devam edeceğiz. Bu sektör büyüyor mu, buna ihtiyacı var mı bu ülkenin, bu kadar işsiz insan var mı, var. 5 binden 35 bine çıkıyor. Bir taraftan 'işsizlik işsizlik' diyeceksin öbür taraftan iş temin edildiğinde de niçin bu yanlışlar. Eksikler hatalar vardır ama bunları beraber düzeltmenin gayreti içinde olmalıyız. Hemen kelle istemenin gayreti içine girmek yanlış bir şey. Bunları söyledik ya şimdi medya beni topa tutar. Son zamanlarda benle araları çok iyi, burdan da top tutarlar. 'Başbakan tersanecileri savundu' diye. Hayır ben sektörü savunuyorum ve bu sektörün faydasına inanıyorum." &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Üretimde olduğu kadar denetim ve düzenlemede bir çok adımın da el birliği ile atılacağını belirten Erdoğan, "Üretimde olduğu kadar denetimde de uzmanlaşmaya önem veriyoruz. Önümüzdeki yıllarda hem iş güvenliğinin ileri bir düzeye ulaştığı hem de üretimin teşvik edildiği bir ortamın oluşturulmasını ben de, büyüklerimizle odamızla temenni ediyoruz. Ulaştırma Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı aynı şekilde el ele vereceğiz, bu işin eğitim altyapısını çok daha ileri noktalara götüreceğiz." şeklinde konuştu. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türkiye'nin sadece gemi inşasında değil bir çok alanda gelişimini sürdürdüğünü vurgulayan Erdoğan, dünyada pek çok küresel çalkantı olmasına rağmen, dünyadaki önemli küresel oyuncuların Türkiye'deki faaliyetlerini sürdürdüğünü aktardı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türkiye'yi yalnızlığa mahkum edecek tavır ve ifadelerden kaçınılması gerektiğinin altını çizen Erdoğan, şunları söyledi: "Türkiye'yi uluslararası alanda ulaştığı yeni konumu kavrayamayanlar muhalefet adına yaptıkları işlerde aslında ülkemize zarar vermekteler. Kendi ülkesinin kurumlarına kendi vatandaşlarına zarar verme pahasına bir muhalefet anlayışını kabul etmiyoruz. Kafaları 1940-1960'larda kalanları Türkiye görüyor. Değerlendirme kafası yarım yüzyıl geride değil, ileride olan, bu derinlikte vizyon ortaya koyan sivil toplum önderlerinin ön plana çıkması gerekiyor. Bunu başarmamız şart." &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Konuşmaların ardından Erdoğan ve beraberindekiler yapımı tamamlanan İbrahim Dede gemisini suya indirdi. Törenin ardından bir süre tersanede incelemelerde bulunan Erdoğan, daha sonra işçilerle iftar yaptı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;CİHAN&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
14.Eylül.2008 20:50:20
&lt;/p&gt;</description><category>muhalefet, akp, recep tayyip erdoğan, chp, mhp, deniz baykal, siyaset</category><pubDate>14 Sep 08 19:55:53 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1378/46155/Ba%C5%9Fbakan%20Erdo%C4%9Fan%27dan%20muhalefet%20%C3%A7%C4%B1k%C4%B1%C5%9F%C4%B1</guid></item><item><title>Keçiören’de “dayak” tartışması ve CHP’nin misyonu!.</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/1378/1131/Ke%C3%A7i%C3%B6ren%E2%80%99de%20%E2%80%9Cdayak%E2%80%9D%20tart%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1%20ve%20CHP%E2%80%99nin%20misyonu%21.</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;Keçiören’de “dayak” tartışması ve CHP’nin misyonu!..&lt;br /&gt;&#13;
 &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;SERDAR ARSEVEN&lt;br /&gt;&#13;
Bu partiye uzak değilim...&lt;br /&gt;&#13;
Birçok Arseven’in CHP’ye aşırı muhabbeti vardır...&lt;br /&gt;&#13;
Ben de; bu Arseven’leri “CHP’den kopartma” çabamda başarılı olamadığımdan; “hiç olmazsa CHP’yi biraz düzelteyim” diye uğraşıyorum yıllardır!..&lt;br /&gt;&#13;
Beyhude gayret;&lt;br /&gt;&#13;
“Genetik bilimi”nin ilgi alanına giren bir mevzu mudur, nedir... Ne yapsan “yola” gelmiyorlar!..&lt;br /&gt;&#13;
•&lt;br /&gt;&#13;
Yazılarımızı, haberlerimizi takip edenler “mensuplarının müthiş yolsuzluklarını” gözler önüne sermek suretiyle, bu partiye ne büyük yardımlarda bulunduğumuzu çok iyi bilirler...&lt;br /&gt;&#13;
Son olarak da; “önder Sav” vakasında üzerimize düşeni yapmıştık, malûm!..&lt;br /&gt;&#13;
•&lt;br /&gt;&#13;
Neyse, eski yaraları deşmeyelim de... Bugünkü meseleye gelelim...&lt;br /&gt;&#13;
Dikkatinizi çekti mi bilmem; CHP, resmen “mezhep çatışması” çıkartmaya çalışıyor!.. Hem de, Ankara’nın en hassas ilçelerinden Keçiören’de!..&lt;br /&gt;&#13;
Bir CHP yöneticisi, almış yanına Keçiören’de alkollü içki satışı yapan bir adamı... Akla ziyan iddialarda bulunuyor...&lt;br /&gt;&#13;
Keçiören Belediyesi zabıtaları, adamı iki sebepten dolayı dövmüşler, CHP’nin iddiasına göre...&lt;br /&gt;&#13;
Bu iki sebepten biri; “İçki satıyor olması”ymış!..&lt;br /&gt;&#13;
İkincisi ise...&lt;br /&gt;&#13;
Amma tehlikeli; “Alevi olduğu için” darp edilmiş!..&lt;br /&gt;&#13;
CHP’nin yanında da, her zamanki gibi “kartel”, pardon “alkol” medyası!..&lt;br /&gt;&#13;
Haberin, daha doğrusu “iftira”nın bütün unsurları tamam: Keçiören Belediyesi AK Partili...&lt;br /&gt;&#13;
Başında da “A Takımı” ile ünlü Turgut Altınok var...&lt;br /&gt;&#13;
“Dayak yediğini” iddia eden de içki satıcısı bir Alevi!..&lt;br /&gt;&#13;
Ohhh, ne malzeme!..&lt;br /&gt;&#13;
Altınok, içkiden hoşlanmaz...&lt;br /&gt;&#13;
Da...&lt;br /&gt;&#13;
İçki satanları dövdürür mü?..&lt;br /&gt;&#13;
“Alkol medyası”na göre yapar!..&lt;br /&gt;&#13;
Ya da...&lt;br /&gt;&#13;
En azından; böyle bir “dayak” olayı vuku bulmuşsa, failleri himaye eder!..&lt;br /&gt;&#13;
Demek oluyor ki; Keçiören’de ne kadar “içki satıcısı” varsa “Altınok dayağı”ndan geçmiş!..&lt;br /&gt;&#13;
Ayyaşlara hizmet sunanların alayı zabıtalarca ya da A Takımı mensuplarınca marizlenmiş!..&lt;br /&gt;&#13;
CHP ile “Alkol medyası” da bunun saçma sapan bir iddia olacağını akıl etmiş olmalı ki...&lt;br /&gt;&#13;
“Alkol satma”nın yanına “Adamın Aleviliğini” eklemiş!..&lt;br /&gt;&#13;
Hem alkol satıcısı hem de Alevi!..&lt;br /&gt;&#13;
Niçin dayak yemesin ki?!..&lt;br /&gt;&#13;
•&lt;br /&gt;&#13;
Aynen böyle!..&lt;br /&gt;&#13;
CHP yönetimi, adamın bu “iki sebepten dolayı” darp edildiği iddiasında...&lt;br /&gt;&#13;
“Hükümet bizi dinletip dinci gazeteye servis yapıyor” iddiası kadar değilse de... Komik bir suçlama!..&lt;br /&gt;&#13;
Neden mi?..&lt;br /&gt;&#13;
Basit:&lt;br /&gt;&#13;
-Keçiören’de sürüyle içki satıcısı var ve bugüne kadar hiçbirinin burnu kanamış değil, bu bir...&lt;br /&gt;&#13;
-Altınok’un dünya kadar Alevi dostu var, daha birkaç gün önce Hacı Bektaş-ı Veli’yi anma gecesi gerçekleştirdi, semah izledi, bu iki...&lt;br /&gt;&#13;
-Keçiören’deki belli başlı Alevi grupları, mahalli seçimlerde Turgut Altınok’u desteklemişti, üç...&lt;br /&gt;&#13;
•&lt;br /&gt;&#13;
Böyle başladık ya; bir, iki, üç, saymaya...&lt;br /&gt;&#13;
Devamını getirelim bari:&lt;br /&gt;&#13;
-Altınok’un, bugüne kadar CHP tekelinde olan Hacı Bektaş-ı Veli’yi anma etkinlikleri düzenlemesi, CHP’yi fena halde rahatsız etmişti ve ilçe yöneticileri bu rahatsızlığı açıkça dile getirmişti, dört.&lt;br /&gt;&#13;
-Keçiören zabıtasından Alevi olduğu ve içki sattığı için dayak yediği iddia edilen zatın babası bir dönem CHP ilçe yönetiminde yer almıştı, beş!..&lt;br /&gt;&#13;
Altı adet okları vardı değil mi?..&lt;br /&gt;&#13;
Tamamlayalım o zaman;&lt;br /&gt;&#13;
-CHP yine zırvalıyor, altı!..&lt;br /&gt;&#13;
DAYAK YEDİ Mİ, YEMEDİ Mİ?&lt;br /&gt;&#13;
Şimdi diyeceksiniz ki; “Sebebi ne olursa olsun, adam zabıtadan dayak yedi mi yemedi mi?”&lt;br /&gt;&#13;
Hemen cevap vereyim: Yedi!..&lt;br /&gt;&#13;
Efendim; zabıtalar oralarda devriye durumlarındayken... Dükkanın önündeki kaldırımda içki içen bir grup, gecenin bir vaktinde taşkınlık yapıyor...&lt;br /&gt;&#13;
Bunu gören zabıta da, içki satışı yapan mezkur dükkan sahibine “kapatma saatinin geldiğini” hatırlatınca... Ayyaşlar saldırıya geçiyor!..&lt;br /&gt;&#13;
Lakin; zabıtalar sert çıkınca, ayyaşlar kaçıyor...&lt;br /&gt;&#13;
Dükkan sahibi de, müşterilerinin kaçırtılmış olmasının öfkesiyle, acayip laflar ediyor..&lt;br /&gt;&#13;
Bunlardan biri de; “Allah’ınız gelse kapatamazsınız!” şeklinde!..&lt;br /&gt;&#13;
Evet, mevzu anlaşıldı sanırım..&lt;br /&gt;&#13;
Zabıtalar, ayyaşlar ve dükkan sahibi...&lt;br /&gt;&#13;
Ve sonrasında da... CHP, tabiî!..&lt;br /&gt;&#13;
ABD-CHP EL ELE!..&lt;br /&gt;&#13;
Sözde Ulusalcı CHP’nin yöneticilerinin ABD ile işbirliği üzerinde de durmak lazım...&lt;br /&gt;&#13;
Bizim CHP’liler (Ters ters bakmayın, lafın gelişi ‘bizim’ dedim) ABD Büyükelçiliği’nin dikkatini “İşte desteklediğiniz AKP, Ankara’nın göbeğinde içki satan bir Aleviye dayak atıyorlar!.. Bizi dinlemiyorlar, bari siz el koyun!” kışkırtmalarıyla çekince...&lt;br /&gt;&#13;
Büyükelçilik harekete geçmiş!..&lt;br /&gt;&#13;
Başkatipleri Jeff Colins bu iş için görevlendirilmiş...&lt;br /&gt;&#13;
Amerikalı diplomat, CHP yöneticileriyle görüşüp konu hakkında ayrıntılı bilgi toplamış!..&lt;br /&gt;&#13;
Bu bilgiler ışığında bir rapor hazırlayacakmış!..&lt;br /&gt;&#13;
Ve... Bu raporu da, hem ABD hem de AB yetkililerine sunacakmış!..&lt;br /&gt;&#13;
Şu Amerikalılara bak; bizim Emniyet’e, Yargı’ya filan zerre itibar etmiyorlar!..&lt;br /&gt;&#13;
ABD Büyükelçiliği, kendilerine müracaat eden CHP’lilere; “Şikayeti olan yargıya başvursun, oradan şikâyetin haklı olduğu yönünde bir karar çıkarsa, ona göre hareket ederiz” karşılığını verebilirdi.&lt;br /&gt;&#13;
Bunu yapmayıp “soruşturma”ya başlamaları...&lt;br /&gt;&#13;
Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile O’nun kurumlarını zerre takmadıklarını...&lt;br /&gt;&#13;
Bunun yerine...&lt;br /&gt;&#13;
CHP denilen parti ile işbirliğini tercih ettiklerini göstermekte!..&lt;br /&gt;&#13;
Soruyla bitireyim mi: Yok mu, Coni-CHP işbirliğine karşı çıkacak bir Ulusalcı CHP’li?!..&lt;br /&gt;&#13;
Ergenekoncu da olur, ona bile razıyım!..
&lt;/p&gt;</description><category>Çete, chp, ergenekon, keçiören, dayak olayı, abd, içki, alkol, siyaset, mahalle baskısı</category><pubDate>27 Aug 08 18:59:49 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/1378/1131/Ke%C3%A7i%C3%B6ren%E2%80%99de%20%E2%80%9Cdayak%E2%80%9D%20tart%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1%20ve%20CHP%E2%80%99nin%20misyonu%21.</guid></item><item><title>CHP Milli takımın iptali için anayasa mahkemesine başvurmuş!!!‏</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/1378/877/%20CHP%20Milli%20tak%C4%B1m%C4%B1n%20iptali%20i%C3%A7in%20anayasa%20mahkemesine%20ba%C5%9Fvurmu%C5%9F%21%21%21%E2%80%8F%20</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;CHP Milli takımın iptali için ana yasa mahkemesine başvurmuş!!!‏ &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
CHP Milli takımın iptali için ana yasa mahkemesine başvurmuş!!! 'CHP, Anayasa Mahkemesi'ne giderek Türkiye-Çek maçın iptalini talep etmeye karar verdi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
CHP, maçın normal şartlarda kaybedilmesi gerektiğini, ancak muhtemelen doğa üstü güçlerin devreye sokularak maçın kazanıldığı intibasının edinildiğini iddia ediyor.&lt;br /&gt;&#13;
CHP'nin başvurusunda Ertuğrul Sağlam'ın eşinden sonra Emre Aşık ve Servet Çetin'in annelerinin de başörtülü olması ve dahası bundan çekinmeden bir reklam filminde oynamaları etkili oldu. Bazı futbolcuların sahaya girerken dudaklarının oynamasından dua etmiş olabileceklerini de dikkate alan CHP yetkilileri, parmakları ve gözleri ile gökyüzünü işaret eden bazı futbolcuların da varlığını iddianameye koymak için bazı gazetelerden, youtube ve googleden resimler toplamaya başladı. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
CHP, bu galibiyetin aslında yok hükmünde sayılmasını çünkü sanal olduğunu, tıpkı % 47 oyu kimin verdiğinin belli olmaması gibi, bu maçın da nasıl kazanıldığının tek gerçeklik olan pozitivist bilim çerçevesinde açıklanamadığını iddialarına ekleyecek. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
CHP'nin düşünce okumabilimci yetkilileri, &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
bütün bunların AKP'nin ülkenin şeriat devletine dönüştürülmesi konusundaki düşünceleri ve çabalarının gerçekleşmesinin bir aşaması olarak kullanılabileceğine, bunun da açıkça Anayasa'mızın 2. maddesinde sayılan laiklik ilkesine aykırı olduğuna dikkat çektiler. CHP, konunun doğrudan laiklik ile ilişkilendirilemeyeceği konusundaki iddiaları ise Anayasa Mahkemesi kararlarını örnek göstererek reddetti. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ülkede başıboş bir sevinç fırtınasının ve özgüven artışının laikliğin altının oyulması planlarına zemin hazırlayacağı konusunda endişeleri olan CHP, devlet kontrolü dışındaki gelişmelerin de kontrol altına alınması gerekliliğini, bu bağlamda uluslararası spor organizasyonlarına katılımın da yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı. CHP'nin UEFA için de kapatma davası açılıp açılamayacağı konusunu incelediği, hem iptal davası hem de UEFA için kapatma davası açılması konusunda Parti Genel Sekreteri Önder Sav'a tam yetki ve sadece 'no' yazılı bir cep telefonu verildiği de açıklandı Anayasa ve yargıtay partileriyle görüşmelerin devam ettiği ve destek arandığı yönünde haberlerde yer aldı'.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
ALINTI: &lt;a href="http://www.akdenizforum.com/tartisiyoruz/87679-chp..."&gt;http://www.akdenizforum.com/tartisiyoruz/87679-chp...&lt;/a&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>chp, anayasa mahkemesi, milli maç, maç iptali, türkiye-çek cumhuriyeti milli maçı</category><pubDate>23 Jun 08 13:53:17 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/1378/877/%20CHP%20Milli%20tak%C4%B1m%C4%B1n%20iptali%20i%C3%A7in%20anayasa%20mahkemesine%20ba%C5%9Fvurmu%C5%9F%21%21%21%E2%80%8F%20</guid></item><item><title>Deniz Baykal'ın İçinde Allah adı geçmeyen Başsağlığı İlanı</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/760/%20Deniz%20Baykal%27%C4%B1n%20%C4%B0%C3%A7inde%20Allah%20ad%C4%B1%20ge%C3%A7meyen%20Ba%C5%9Fsa%C4%9Fl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20%C4%B0lan%C4%B1</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/baykal_taziye_ilan.jpg" border="0" alt="" /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>chp, allah diyememek, allah düşmanlığı, taziye, deniz baykal, cumhuriyet halk partisi</category><pubDate>06 Jun 08 15:41:00 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/760/%20Deniz%20Baykal%27%C4%B1n%20%C4%B0%C3%A7inde%20Allah%20ad%C4%B1%20ge%C3%A7meyen%20Ba%C5%9Fsa%C4%9Fl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20%C4%B0lan%C4%B1</guid></item><item><title>02sav2.jpg</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/image/1674/10840/02sav2.jpg</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;a href="http://felekmest.mylivepage.com/image/1674/10840/02sav2.jpg"&gt;&lt;img alt="02sav2.jpg" title="02sav2.jpg" border=0 src="http://thumbnail014.mylivepage.com/chunk14/319926/1674/small_02sav2.jpg.jpg"&gt;&lt;br/&gt;02sav2.jpg&lt;/a&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;span class="format_byte"&gt;32,08 KByte&lt;/span&gt; 200x482&lt;br/&gt;&lt;br&gt;</description><category>Önder sav, chp, cumhuriyet halk partisi, siyasi muhalefet, dinleme, iftira, Çok komik karikatürler</category><pubDate>03 Jun 08 16:30:08 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/image/1674/10840/02sav2.jpg</guid></item><item><title>02sav1.jpg</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/image/1674/10839/02sav1.jpg</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;a href="http://felekmest.mylivepage.com/image/1674/10839/02sav1.jpg"&gt;&lt;img alt="02sav1.jpg" title="02sav1.jpg" border=0 src="http://thumbnail014.mylivepage.com/chunk14/319926/1674/small_02sav1.jpg.jpg"&gt;&lt;br/&gt;02sav1.jpg&lt;/a&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;span class="format_byte"&gt;35,12 KByte&lt;/span&gt; 300x435&lt;br/&gt;&lt;br&gt;</description><category>Önder sav, chp, cumhuriyet halk partisi, siyasi muhalefet, dinleme, iftira, Çok komik karikatürler</category><pubDate>03 Jun 08 16:30:07 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/image/1674/10839/02sav1.jpg</guid></item><item><title>Yenilen Pehlivan Güreşe Doymazmış</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/31520/%20Yenilen%20Pehlivan%20G%C3%BCre%C5%9Fe%20Doymazm%C4%B1%C5%9F</link><description>&lt;p&gt; MUHALEFET 'SEÇİM' DİYOR&#13;
CHP ve MHP düğmeye bastı !&#13;
Muhalefet seçim havasına girdi. İşte CHP ve MHP'den gelen açıklamalar...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;CHP lideri Baykal Tuzla’dan verdiği yerel seçim startında ilginç bir imada bulundu. "Sadece belediye seçimleri değil, yanına başka seçimler de karışır mı belli değil..."&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ERKEN 'SEÇİM STARTI'&#13;
Tuzla’daki Şifa ve Mimar Sinan mahallelerinde bulunan seçim irtibat bürolarının açılışına katılan Baykal, Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt’ün polis tarafından takip edildiği yönündeki iddialara değindi. Ardından yerel seçim startını Tuzla’da verdiklerini belirten Baykal, Mart 2009’daki yerel seçimlerle birlikte genel seçimlerin de yapılabileceği imasında bulunarak, “Yerel seçimler derken, bir bakarsınız çok kapsamlı değişiklikler ortaya çıkabilir. Belediye seçimleri Mart 2009’da ama daha da erkene gelebilir. Sadece belediye seçimleri değil, yanına başka seçimler de karışır mı belli değil. Bunu belirleyecek unsur öyle anlaşılıyor ki, Anayasa Mahkemesi’nin kararı olacak” dedi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;"SANDIK BAŞINDA HESAPLAŞMAYI BEKLİYORUZ"&#13;
Öte yandan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İzmir İl Başkanlığı'nın genişletilmiş il dîvan toplantısına, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AK Parti) kapatılma davası damgasını vurdu. Atatürk Stadı altındaki Faal Futbol Hakemleri Salonu'nda yapılan toplantıya MHP Genel Sekreteri Cihan Paçacı, İzmir milletvekilleri Oktay Vural, Şenol Bal ve Erdal Sipahi ile İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu katıldı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AK Parti'nin kapatılmasına parti olarak karşı olduklarını belirten Genel Sekreter Paçacı, "Terör ve şiddete bulaşmış veya ilişkisi içinde olanlar hariç, parti kapatılmasından yana değiliz. Biz AK Parti'yle sandık başında hesaplaşmayı bekliyoruz. Bir siyasi partiyi iktidara halk getirir, tasfiyeyi de yine halkın yapması gerekir. Bunun yeri de seçim sandığı olmalıdır. İnşâallah bundan sonraki süreçte Anayasa'da yapılacak bir değişiklikle parti kapatılmasının önü geniş bir konsensusla kesilir." dedi. Hiç kimsesinin yargının vereceği karardan endişe etmemesi gerektiğini de söyleyen Paçacı, "Bugüne kadar bağımsızlığını koruyan yargı, bundan sonra da korumaya devam edecektir. Yargının vereceği karara da herkes saygılı olacaktır." şeklinde konuştu.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Daha sonra kürsüye gelen MHP Grup Başkan Vekili Vural ise AK Parti'nin kendini mazlum gösterdiğini, bunun karşılığında MHP'nin tuzak kurduğunu öne sürdüklerini söyledi. Bu durumu halka anlatacaklarını ve halkın vereceği karara saygılı olduklarını ifade eden Vural, "Bu çelik çomak oyunu değil. Bu milletin kimlik değerleri, devletimizin değerleri çocuk oyuncağı değil. MHP, bu değerler için siyaset yapıyor. Ne demek tuzak kurmak? Senin için başörtüsü oyun olabilir ama benim için değerlerimizden birisidir." dedi.
&lt;/p&gt;</description><category>mhp, chp, erken seçim, başörtüsü, halk, tuzak</category><pubDate>18 May 08 07:15:30 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/31520/%20Yenilen%20Pehlivan%20G%C3%BCre%C5%9Fe%20Doymazm%C4%B1%C5%9F</guid></item><item><title>RESİMLİ ANSİKLOPEDİK ENGİN ARDIÇ SÖZLÜĞÜ</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/768/595/RES%C4%B0ML%C4%B0%20ANS%C4%B0KLOPED%C4%B0K%20ENG%C4%B0N%20ARDI%C3%87%20S%C3%96ZL%C3%9C%C4%9E%C3%9C</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;RESİMLİ ANSİKLOPEDİK ENGİN ARDIÇ SÖZLÜĞÜ&lt;br /&gt;&#13;
Bu sözlükte isminiz varsa çok kötü!&lt;br /&gt;&#13;
Bir dönemin hızlı televizyon programcısı Engin Ardıç, kendine has ‘mizah’ anlayışıyla köşe yazarlığına yeni anlamlar yüklüyor. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Onun köşesine kim konu olursa bu anlayıştan nasibini alıyor. Bunun kanıtı ise yazılarından derlenen ‘Resimli Ansiklopedik Engin Ardıç Sözlüğü’.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Onları, bir de Engin Ardıç Sözlüğü’nden okuyun&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Kısa bir süre önce Akşam gazetesinden ayrılıp Sabah’a geçen Engin Ardıç, Babıâli’nin en sivri dilli yazarlarından biri. Kendine has benzetmeleri, meslektaşlarına karşı kullandığı iğneleyici üslup, ülke meseleleri için sunduğu pratik çözümler ve tabii ki tarihi olayları yorumlayış tarzı… İşte bu özelliklerin hepsi bir araya gelince Engin Ardıç, en eğlenceli okunan köşe yazarları arasına girmeyi başarıyor. O, kendisini şöyle tarif ediyor: “Şabalak milletiyle uğraşmaktan yorgun düşmüş bir garip.”, “50 yılda beş binden fazla kitap okumuş ve dokuz tane de kendisi yazmış yüz karası bir Türk.”, “Karta kaçmış bir emekli televizyon yıldızı.” Evet, bu tanımlamalar aslında Engin Ardıç’ın nasıl bir mizah ustası olduğunu anlatmaya yetiyor da artıyor bile. Birbirinden ilginç bu benzetme ve diyalogları bir kitap haline getiren Taşkın Su’nun ‘Resimli Ansiklopedik Engin Ardıç Sözlüğü’, Güzel Dünya Yayınları’ndan çıktı. Ardıç’ın köşe yazıları ile kitaplarından derlenen çalışmada, hepimizin tanıdığı, bildiği ünlü kişiler hakkında Ardıç’ça yorumlar bulunuyor. İsmet İnönü’den Yılmaz Erdoğan’a, Ertuğrul Özkök’ten İlhan Selçuk’a, YÖK’ten CHP’ye hepsi de Engin Ardıç’ın kıvrak zekasından nasibini almış…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ahmet Hakan Coşkun&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Yaşamayı keşfetmiş modern Müslüman (Çapaçul, Akşam, 16.01.2006)&lt;br /&gt;&#13;
Seçimde çok çok büyük bir ihtimalle AKP’ye oy vermiş ancak AKP’li olmayan yazar (…) Bilgili, kalemi kıvrak Müslüman yazar. (Add new comment, Akşam, 14.02.2006)&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Babıâli&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Puşt tarlası. (Haklısın Mustafa, Star, 19.09.2002)&lt;br /&gt;&#13;
Çok eğlenceli bir kasaba panayırı. (Ben kötü bir gazeteci ve yazarım abi, Star, 08.01.2004)&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bekir Coşkun&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Sonradan Ankaralı olmuş bir Urfalı. (Yürü be Bekir, Akşam, 25.03.2007)&lt;br /&gt;&#13;
Cem Yılmaz&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Osmanlı usulü one-man show’un günümüzdeki ustası. (…) Çok sevdiğim bir hergele, pek takdir ettiğim süzme bir fırlama, olağanüstü yetenekli bir sanatçı (Yanlış yoldasın oğlum Cem!, Star, 29.11.2003)&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
CHP&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Sol gösteren sağ. (…) Ne idüğü belirsiz goygoycu sol-sağ kırması. (Liberalleri kim destekliyor?, Star, 21.09.2002)&lt;br /&gt;&#13;
Nurettin Sözen gibi başarısız politika emeklilerine bakım evi, Zülfü Livaneli gibi siyasi hacıyatmazla kırmızı pasaport dağıtım merkezi (Niçin ciddiye alınmıyor?, Star, 17.10.2003)&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Cumhuriyet Gazetesi&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Sosyalist gibi görünmesine rağmen, sosyalist değil, ‘asker ve sivil aydınların diktası altında devletçi ekonomi uygulanmasını’ savunan, ‘Baasçı’ bir gazete. (Okurlar uyanılar, Akşam, 30.04.2005)&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ertuğrul Özkök&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Sharon Stone’u otuz santimetre uzaktan gören ve ona teğet geçen adam (Ayıp, Akşam, 13.12.2005)&lt;br /&gt;&#13;
Amiral gemisinin çarkçısı. (Kafam karıştı, 06.10.2007)&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Hakkı Devrim&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Aydın Doğan medya imparatorluğunun umum lisan zaptiye nazırı (Teyzem oğlanı ‘yuttu’!, Star, 16.07.2002)&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İlhan Selçuk&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ölmüş olduğunun farkına varamayan bir ‘zombi’. (Yaşıyor muydu?, Star, 20.07..2002)&lt;br /&gt;&#13;
Solcu geçinen bürokrat yazar. (Mazbut, Akşam, 27.06.2007)&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İsmet İnönü&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Anlı şahlı diktatörümüz Milli Şef. (İnönü demokrasiye falan geçmedi ki! Akşam, 05.12.2006)&lt;br /&gt;&#13;
Çok partili sisteme geçen ama demokrasiye geçemeyen Milli Şef (Düşmanlarla sohbet, Akşam, 19.12.2007)&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Özdemir İnce&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bürokrasinin gönüllü ideoloğu. (Aha bir tabuyu daha yaktım, Akşam, 04.04.2007)&lt;br /&gt;&#13;
Şair ve denemecedir, Fransız ve Yunan edebiyatından çeviriler de yapar. Solcu bilinir. Bilinirdi, çünkü geçer akça o olduğu için birçokları gibi o da kendini öyle yutturdu. (Özdemir baklayı ağzından çıkardı, Akşam, 17.04.2007)&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Savaş Ay&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Şaklabanlığı bir yana bırakıp gazeteci olduğunu hatırladığı zaman attığını on ikiden vuran kardeşimiz. (Vur iğneyi ‘sahip’!, Star, 15.03.2003)&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Serdar Turgut&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Dangalaklarla boğuşa boğuşa beyin kanaması geçirmiş malul gazi bir yazar. (Ona değdi, buna değmedi, Akşam, 12.12.2004)&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Süleyman Demirel&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Gitmeyip ‘kendini askerlere götürmeyi’ başarmış (…) mazlum demokrasi kahramanı büyük devlet adamı… (Bırakacaklarını hiç sanmıyorum, Star, 07.11.2002)&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Tarık Akan&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Türk sinemasının en kötü oyuncularından biri olup Altın Portakal ödüllerini çuvalla toplayan ve önce piyasa filminde oynadıktan sonra ‘hidayete ermiş’ solcu. (Antalya’nın iç yüzü, Star, 07.10.2003)&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Yılmaz Erdoğan&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bilgili ve yetenekli bir aktör olduğu halde, Türkiye’de geçerli akça bu olduğu için hayatını ilkokul müsameresi yaparak kazanmak zorunda kalan bir sanatçı (Geç oldu ama güç de oldu, Akşam, 23.12.2004)&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
YÖK&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
12 Eylül yönetiminin, üniversiteler üzerinde baskı kurmak amacıyla ‘müesseseleştirdiği’ bir konsey. (Evet Erdoğan Abi, Akşam, 23.05.2005)&lt;br /&gt;&#13;
Üniversitelerüstü süper denetim mekanizması. (Yüksek lise, Akşam, 03.12.2006)&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Zafer Mutlu&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bizi (Akşam) ‘küçük gazete’ diye küçümseyen ama kendi gazetesi (Vatan) bizden az satan bir şaşkın. (Çıkarma yanarsın!, Akşam, 07.12.2006)&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Zeyno Baran&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Türkiye uzmanı olduğu söylenen ama Türkiye’de hiç tanınmayan bir Türk Hanım. (Darbe votkada erir mi?, Akşam, 09.12.2006)&lt;br /&gt;&#13;
26.Nisan.2008 13:15:09&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>engin ardıç, türk medyasi, sözlük, aksam, sabah, tarik akan, ahmet hakan coşkun, cem yilmaz, babıâli, bekir coşkun, chp, cumhuriyet gazetesi, ertuğrul özkök, hakkı devrim, ilhan selçuk, ismet inönü, Özdemir ince, savaş ay, süleyman demirel, yılmaz erdoğan, yok, zafer mutlu, zeyno baran</category><pubDate>26 Apr 08 10:50:12 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/768/595/RES%C4%B0ML%C4%B0%20ANS%C4%B0KLOPED%C4%B0K%20ENG%C4%B0N%20ARDI%C3%87%20S%C3%96ZL%C3%9C%C4%9E%C3%9C</guid></item><item><title>TÜRKİYE HANGİ ÇIKMAZA SOKULUYOR?</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/29589/T%C3%9CRK%C4%B0YE%20HANG%C4%B0%20%C3%87IKMAZA%20SOKULUYOR%3F%20</link><description>&lt;p&gt;TÜRKİYE HANGİ ÇIKMAZA SOKULUYOR? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Türkiye garip bir çıkmazın içinde. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Demokratik yollarla iktidara gelemeyeceklerini gören kesimler, darbenin bin bir yolu kitabından faydalanmakta kararlı. Pirinci bile bunu alet etmeyi başardılar. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Pirinci bile kullandıklarına göre herkesin farklı açılardan gelecek darbelere karşı hazırlıklı olması gerekiyor. Bu işin bir yönü. İkinci yönü ise kendilerini çağa uyduramayan darbecilerin, darbelerini çağa uydurmayı başarmış olmaları. Nasıl mı? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ekonominin insan hayatında bu kadar etkili olduğu günümüzde; onun üzerinden kullanılacak silah, bu açıdan çok etkili. Darbeciler bunu çok iyi kullanmaya başladı son zamanlarda. Kafası 1940’larda kalan aydınımızın(!) teknik dinlemeye takılan konuşmasında ekonomik krizden medet umması aslında darbecilikte nasıl çağı yakaladığını gösterdi bence. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sağda solda bombaların patlaması, bomba ve silah depolarının ortaya çıkardığı manzara, Türkiye’yi karanlığa götürecek ucu bucağı kestirilemeyen karmaşık ilişkiler ağı, önemli insanlara düzenlenecek suikast krokileri… Toplumun eskisi gibi kolay korkuya kapılmasına ve geleceğe duyduğu umutları kaybetmesine yol açmadı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ama ekonomi öyle değil. Piyasalarda birkaç spekülatörün ortalığı karıştırması, yabancı yatırımcıların kafasında Türkiye’nin ile ilgili tedirginlik oluşturulması ve birkaç fonun Türkiye’den paralarını çekmesi önce panik, ardından da kriz korkusu oluşturuverir. Darbe severlere için günümüzde bunlar önemli malzeme. Bu, mevcut iktidarın gitmesini isteyen gizli darbecilerin son günlerde ortaya koyduğu bir senaryo. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Geçen yıl yaşanan kuraklığı bile bu amaçla kullanmaya başladılar. Hem de pirinç gibi öyle çokta zaruri olmayan bir gıda maddesinin üzerinden. Tamam, gıda maddelerinin fiyatı bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli ölçüde yükseldi. Bu herkesin bütçesini zorluyor ama kıtlık korkusu başka bir şey.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Toprak Mahsüller Ofisi’nin önündeki kuyrukları büyük fotolar eşliğinde manşete çektiğinizde kıtlık geliyor paniğini oluşturmanız zor değil. Herkesin gözünün içine baka baka bunu yaptılar. Bu suni panik Hükümet’in aldığı önlemlerle boşa çıktı. Bu sefer tutmamış olabilir ama bu taraftaki zayıflığı da herkes gördü. Benzerlerini önümüzdeki günlerde kullanacaklarından eminim. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Son yaşananları görünce insan şunu diyemeden de edemiyor: Keşke Hükümet, aynı dirayeti diğer darbe hamleleri karşıda da gösterebilseydi. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hem korku hem umutsuzluğun hakim olduğu bir toplumun gardının düşürmenin zor olmadığını görüyorlar. Bir boksörün sürekli rakibinin karaciğerine çalıştığı gibi darbecilerde sokaktaki insanın en büyük korkusu olan cebine vuruşlar yapması bu yüzden. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;1994 ve 2001 krizleriyle neleri kaybettiğini bilen bir toplumu ekonomiyle korkutmak bu nedenle daha kolaydır. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Aslında darbeciler, irtica, AB üyeliği ile bağımsızlığın kaybedileceği, hak ve hürriyetlerin Türkiye’yi böleceği masallarını kimsenin yemediğini biraz geç gördü. Ne yaparlarsa yapsınlar toplumu inandıramadıklarını zor da olsa kabullendiler. Hırçınlıkları hakaret yağdırmaları da bu yüzdendi. Anlı şanlı köşe yazarları, kendi insanı için “bidon kafalı”, göbeğini kaşıyan adam” dîyecek kadar kendini kaybetmesinin altında işte bu inandıramama psikolojisi yatıyor. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hiçbir senaryo tutmayınca ekonomi silahını kullanmaya karar verdiler. Hükümet’i toplumun gözünde güvenilir kılmasında ekonomideki başarısını herkes kabul ediyor. Toplumun gözünden düşürmek içinde neden ekonomi kullanılmasın? Ve bunu acımasızca kullanıyorlar. Herkes görüyor. Son dönemde menfaatleri mevcut Hükümet’le çakışan iş dünyasından da büyük destek görüyorlar. Yoksa o iş adamlarının sahibi olduğu gazeteler pirinç kuyruklarını korku salarak çarşaf çarşaf yayınlar mıydı? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gördüğünüz gibi darbeciler, toplum başına geçirecek çorabın farklı birçok versiyonunu örüyor. Pirinç, Perinçek, Ergenekon, Küçük, , Abdüllatif Şener-Hisarcıklıoğlu-TÜSİAD-Doğan, Demirel, Yargıtay, AYM, Medya, İrtica, ÜAK… Siz bunları çoğaltın. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Onlar bunu yaparken başta Hükümet olmak üzere, sorumluluk sahibi herkesin üzerine düşen görevi yapması gerekiyor. Ekonomide biraz daha ciddiyet... &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;25.Nisan.2008 14:14:26
&lt;/p&gt;</description><category>türkiye, Ülke, vatan, darbe, derin devlet, chp, mhp, kitlik, karaborsa, Çete, korku, baskı, mahalle</category><pubDate>26 Apr 08 10:42:54 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/29589/T%C3%9CRK%C4%B0YE%20HANG%C4%B0%20%C3%87IKMAZA%20SOKULUYOR%3F%20</guid></item><item><title>İtiraz edilirse Türkiye imha edilecek!</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/29361/%C4%B0tiraz%20edilirse%20T%C3%BCrkiye%20imha%20edilecek%21</link><description>&lt;p&gt;EGEMENLİK ELİTLERİNMİŞ !&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İtiraz edilirse Türkiye imha edilecek!&#13;
İlk kez Birand'ın köşesinde yer alan üstü kapalı tehditi bugün Fehmi Koru köşesine taşıdı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;“Egemenlik elitlerindir, itiraz edilirse Türkiye'yi imha ederiz”&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bugün 23 Nisan; hayli zamandır çocuklara dönük yüzünü coşkuyla kutladığımız milli egemenlik bayramı... Avrupa Birliği üyesi olmak isteyen, 84 yıl önce rejimini 'cumhuriyet' olarak belirlemiş, 50 küsur yıldır demokrasi peşinde koşan Türkiye'nin 2008 tablosuna bayramın anlamı yönünden bakmakta yarar var.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Seçimden hemen önce (9 Temmuz 2007 tarihinde) Doğan Medya Grubu'na ait gazetelerden birinde (Milliyet), geçmişte Merkez Bankası başkanlığı da yapmış bir yazarın (Yaman Törüner) “Türkiye'yi kim yönetecek?” başlıklı bir yazısı yayımlandı. Yazar kısa süre sonra yapılacak genel seçimde sandıktan hangi sonuç çıkarsa çıksın ülkeyi hep aynı kadronun yöneteceğini vurguluyordu.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İşte yazının başlangıç paragrafı: “Ülkeleri yönetenlere bakınız. Bütün dünyada ülkeler elit bir sınıf tarafından yönetilir. Bu sınıf, bürokratlar, medya sahipleri ve çalışanları, yargı organları üyeleri, üniversite mensupları, sanatkârlar ve bunları finanse edenler ile ülkenin zenginleri tarafından oluşturulur. Gelişmekte olan ülkelerde, bu sınıfa 'Silâhlı Kuvvetler'i de eklemek gerekir. Zaten, anayasalar da bu esasa göre hazırlanmıştır.”&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;22 Temmuz'da sandıktan çıkan sonuç 'elit sınıfların yönetimini' imkânsız kıldı. Millet egemenliği kendi adına kullanma hakkını bir siyasi partiye emanet etti. 'Bütün dünyada' durumu bir tarafa bırakalım, ama Türkiye'yi, o yazıda tek tek belirtildiği türden kişi ve kurumlar (bürokratlar, medya sahipleri ve çalışanları, yargı organları üyeleri, üniversite mensupları, sanatkârlar ve bunları finanse edenler ile ülkenin zenginleri) yönetmiyor bugün.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ülkeyi onlar yönetmiyor, tamam ama yaşayarak gördüğümüz üzere, yazarın 'elit bir sınıf' dedikleri de halkın seçtiklerinin yönetmesine de izin vermiyor. “Zaten bu esasa göre hazırlandığı” yazıda ifade edilen anayasa kullanılarak, halkın tercih hakkı kısıtlanmak isteniyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;'Milli egemenlik bayramı' adını taşıyan bu önemli günde içinde bulunduğumuz durumu iyi değerlendirmek gerekiyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Seçim öncesinde çıkan göz açıcı o yazıya benzer bir başka tespiti de yine Doğan Medya Grubu'na ait bir gazetede (Posta), farklı bir yazarın (Mehmet Ali Birand) kaleminden okuduk. Seçime kadar 'demokrat' çizgi izlediğini bildiğimiz yazar, şimdilerde farklı havalardan çalıyor. Açık sözlü yazısını da, sanıyorum, iki arada bir derede durumuna borçluyuz.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İçinden geçtiğimiz süreci soğuk savaşın en zirve noktasındaki 'dehşet dengesi' doktrini (MAD) ile mukayese ediyor yazar. İki taraf da füzelerini birbirine çevirmiş, ilk hamleyi bekliyor. Taraflardan biri hamle yaptığında diğeri de hemen düğmeye basacak ve iki tarafın elindeki füzelerle dünya yok olabilecekti. Türkiye'de şimdiki durum bundan farklı değilmiş.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Okuyalım: “AKP, türban adımını atarak Ulusalcıları tahrik etti. Yani ilk eşik aşılmış oldu. Şimdi Ulusalcılar tüm nükleer silâhlarını AKP'ye yöneltmiş durumda. / AKP türban konusunda geri adım atmadığı veya örneğin, bazı bakanlarını değiştirerek, kamuoyundaki bilinen kuşku ve kaygıları gidermek için bir iyiniyet gösterisinde bulunmadığı, başka bir deyişle, atacağı adımlar konusunda kesin kararlı, geri dönme niyetinde olmadığını gösterirse, Ulusalcılar nükleer füzelerini ateşleyecekler. / (..) AKP tutum değiştirmezse, Türkiye'yi imha stratejisi devreye sokulacak ve düğmeye basılacak.”&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yazıda 'Ulusalcılar' denilmesine bakmayın, kast edilen, 'elit sınıflar'... Önceki yazıda kimlerden, hangi kurumlardan oluştuğu açık açık yazılmış olan 'elit sınıflar', “Ülkeyi hep onlar yönetsin” diye hazırlanmış olan anayasayla, Soğuk Savaş döneminin 'MAD' savaş doktrinini, yalnızca sekiz ay önce sandıktan çıkarak ülkeyi beş yıl daha yönetmeye hak kazanmış parti ve liderleri üzerinde uyguluyorlar.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Halkın oyuyla iktidara gelmiş kadrolar bu 'gerçeği' anlamazsa, 'elit sınıflar', “Türkiye'yi imha stratejisini” devreye sokacaklarmış... “Türkiye kendini imhaya hazırlanıyor” başlıklı yazısında yazar öyle diyor...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Biz de her 23 Nisan'ı 'milli egemenlik bayramı' olarak kutluyoruz! &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Milli egemenlik ha!&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;FEHMİ KORU/YENİ ŞAFAK
&lt;/p&gt;</description><category>ulusalcılık, yurtseverlik, marksizm, demokrasi, milli egemenlik, m ali birand, mad, akp, chp, ulus, başörtüsü, fehmi koru, yeni şafak, 23 nisan</category><pubDate>23 Apr 08 11:33:42 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/29361/%C4%B0tiraz%20edilirse%20T%C3%BCrkiye%20imha%20edilecek%21</guid></item><item><title>CHP Dosyası haber çıktığı gün gönderilmiş</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/29335/%20CHP%20Dosyas%C4%B1%20haber%20%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20g%C3%BCn%20g%C3%B6nderilmi%C5%9F</link><description>&lt;p&gt;CHP DOSYASI BİR AYDIR BAŞSAVCILIKTA BEKLETİLİYORMUŞ&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dosya haber çıktığı gün gönderilmiş&#13;
Yargıtay, CHP'nin bir TV kanalına yasadışı yollardan aktardığı 3 milyon YTL ile ilgili belgeleri doğrulayarak Anayasa Mahkemesi'ne gönderdi. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Başsavcılıkta bir aydır bekleyen dosyanın medyada haberlerinin çıktığı gün mahkemeye gönderilmesi dikkat çekti.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın CHP'nin Kanaltürk'e yasadışı yollardan aktardığı 3 milyon YTL ile ilgili dosyayı suç duyurusunda bulunmadan Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'na göndermesi hukukçular arasında yeni bir tartışma başlattı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kapatılan Refah Partisi (RP) hakkındaki 'kayıp trilyon davası'nın başsavcılığın talebi üzerine açıldığına dikkat çeken hukukçular, siyasî partiler arasında çifte standart uygulanmasının tarafsızlık ilkesi ile bağdaşmadığını vurguluyor. Bu arada Yargıtay tarafından önceki gün internet sitesinden yapılan açıklama da yeni soru işaretlerinin doğmasına yol açtı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Maliye, CHP'nin Kanaltürk'e aktardığı paralarla ilgili dosyayı 20 Mart 2008'de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi. 1 aydır başsavcılıkta bekleyen dosyanın haberin basında yer aldığı pazartesi günü saat 16.00 sularında teslim edildiği öğrenildi. Belgelerle ilgili süreç, dosya Anayasa Mahkemesi Kararlar Müdürlüğü'nden geçtikten sonra başlayacak.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Mustafa Kamalak, Başsavcı'nın dosyayı haberlerden sonra mahkemeye göndermesini basının gücü olarak yorumluyor. Kamalak, "Eski Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş, DSP'ye beş kez ihtar verilmesi için Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. Dava açmadı. Kendisi de emekli olduktan sonra DSP'den milletvekili adayı olmuştu. Başsavcı, CHP'ye sempatik yaklaşım içerisinde bulunmuş olabilir." şeklinde konuşuyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt; &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;RP'ye farklı, CHP'ye farklı uygulama&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yüksek Mahkeme'ye belgeleri gönderen Yargıtay Başsavcısı'nın CHP hakkında suç duyurusunda bulunmaması ise tartışma konusu. RP'ye açılan 'kayıp trilyon' davasında süreç farklı işlemişti. RP kapatıldıktan sonra Maliye Bakanlığı'nın raporu üzerine dönemin Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunmuştu. Savaş'ın suç duyurusu üzerine RP Genel Başkanı Necmettin Erbakan başta olmak üzere parti yöneticileri hakkında 'kayıp trilyon' davası açılmıştı. Bu davada Anayasa Mahkemesi süreci işletilmemişti. Prof. Dr. Mustafa Kamalak, "Anayasa Mahkemesi kararına ihtiyaç duyulmadan dava açıldı. RP davasındaki uygulama doğruysa CHP konusunda da aynı mekanizma işletilmeli." diye konuştu. Eski Yargıtay Savcısı Ahmet Gündel ise CHP'nin aktardığı parayla ilgili olayın bir ceza soruşturması konusu olduğuna dikkat çekti. Savcılıkların Anayasa Mahkemesi ya da başka bir kurumun kararını beklemesine gerek olmadığına işaret eden Gündel, "Ceza hukukunda suç tespiti yapılırsa soruşturma süreci için herhangi bir izin süreci bulunmuyor. Dokunulmazlık engeli ortaya çıkarsa o süreçte bunun değerlendirilmesi gerekir. Erbakan olayında da böyle oldu. Siyasi partinin merkezi, hesapların tutulduğu yer yani suç yeri Ankara olduğu için buradaki başsavcılık görevli." dedi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;CHP'nin Kanaltürk'e aktardığı paralarla ilgili Anayasa Mahkemesi'nde izlenecek süreç de belli oldu. Mahkeme, CHP'nin incelenmeyen 2004, 2005, 2006 ve 2007 yıllarına ait hesaplarını mercek altına aldı. Raportörler, Kanaltürk'e aktarılan parayla ilgili CHP'nin faturalarını tek tek kontrol edecek. Kanaltürk'e havale edilen ancak belgelendirilmeyen ya da havale edilen tutar kadar sahte belge düzenlendiyse bunlar rapora yansıtılacak. Gönderilen paraların faturası gösterilemezse CHP için sıkıntılı günler başlayacak. Raporun Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'a sunulmasının ardından belirlenecek bir toplantı gününde üyeler, faturalandırılmayan 3 milyon YTL'nin hibe ya da bağış olup olmadığını inceleyecek. Hazine'ye irat (alacak) kayıt edilip edilmemesine karar verilecek. Havale edilen parayla ilgili başka faturalar düzenlendiyse sahtecilik suçu söz konusu olacak. Anayasa Mahkemesi gerekirse ceza davası açılması için savcılıklara suç duyurusunda bulunacak. Ceza davası açılırsa, CHP lideri Baykal ve parti yöneticilerinin dokunulmazlığının kaldırılması için Meclis'e fezleke gönderilmesi gerekecek.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt; &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ceza davası süreci de başlayabilir: &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anayasa Mahkemesi, dosyayı CHP'nin 2004-2005 muhasebe kayıtlarıyla birlikte incelenmek üzere raportöre teslim etti. Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, CHP ile Kanaltürk arasındaki yasadışı ilişkiyi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na da bildirdi. Başsavcılığın, siyaset yasağıyla sonuçlanabilecek bir ceza davası açması söz konusu. Konuyla ilgili detaylı belgelerin yer aldığı dosya 20 Mart 2008 itibarıyla da siyasi partilere kapatma davası açan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın önünde. Yalçınkaya, dosyayı Anayasa Mahkemesi'ne ilettiğini açıkladı. RP'yle ilgili 'kayıp trilyon' davasında ise Yargıtay Başsavcılığı devreye girerek dava sürecini başlatmıştı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt; &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;3 trilyonluk havalenin faturası yok: &#13;
CHP'nin Kanaltürk'e aktardığı 4 trilyonun tam 2 trilyon 922 milyar 109 milyon 86 liralık kısmının faturası yok. Bu para, Kanaltürk'ün hesaplarında başka kişi veya kurumlardan alınmış gibi gösterilmiş. Kayıtlara göre, Alınan Avanslar Hesabı'nda yer alan borç halen devam ediyor. Belgelendirilen 1 trilyon 180 milyarın fatura tarihi ise 31 Mayıs 2005. '020199' No'lu faturadaki hizmetler şöyle sıralanmış: "Atatürk'ün kurduğu partinin öyküsü belgeseli. Araştırma, planlama koordinasyon. Röportaj, bilgi, belge."&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Maliye Bakanı Kemal Unakıtan: Tespitler, ilgili makamlara gönderildi&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, CHP'nin Kanaltürk'e aktardığı parayla ilgili hukuki sürecin sürdüğünü söyledi. Endonezya Parlamentosu Vergi Komitesi'ni kabul eden Unakıtan, gazetecilerin CHP'yle ilgili sorularına muhatap oldu. Unakıtan, CHP'nin Kanaltürk Televizyonu'na aktardığı 4,1 milyon YTL'nin 3 milyon YTL'lik kısmına ait faturanın olmadığının hatırlatılması üzerine, "Gelirler Dairesi Başkanlığı başvuruyu gerçekleştirdi. Tespitlere yer verilen raporunda inceleme neticeleri var. Partiyle ilgili konu Anayasa Mahkemesi'ne ulaştı." diye konuştu. Bakan, "Bir usulsüzlük var mı?" şeklindeki soruya ise şu karşılığı verdi: "Herhalde. Tespite dair bir rapor var ki ilgili mercilere gönderildi."&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ZAMAN&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>chp, komünizm, sosyalizm, faşizm, dinsizlik, devrimcilik, ismet inönü, atatürk, cumhuriyet, anayasa mahkemesi, kapatma, yolsuzluk, kanaltürk, tuncay özkan</category><pubDate>23 Apr 08 06:44:26 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/29335/%20CHP%20Dosyas%C4%B1%20haber%20%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20g%C3%BCn%20g%C3%B6nderilmi%C5%9F</guid></item><item><title>ERGENEKON SOLCULARI...</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/28882/ERGENEKON%20SOLCULARI...</link><description>&lt;p&gt;ERGENEKON SOLCULARI...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bir yerde karşı devrim tehlikesi varsa, alınacak tedbirler de belliymiş.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Geç kaldım, ‘Türk lirasından Atatürk resimlerinin çıkartılması’ şeklinde özetlenebilecek İnönü tasarrufuyla ilgili bir çift söz söyleyebilirdim ama, gerek kalmadı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ben bugün, yaptıkları işi Atatürk’le meşrulaştırmaya çalışan, ama beri yandan İnönücülerle kol kola darbe kovalayan bir kısım ‘Ergenekon solcusu’ndan (daha doğrusu, onların ‘Atatürk’ algısından) söz etmek istiyorum.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ki, bunlara göre, millet iradesinin galebe çalması (yani siyasal meşruiyetçilik) ‘karşı devrim’ anlamına geliyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bir yerde karşı devrim tehlikesi varsa, alınacak tedbirler de belliymiş.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Nasıl tedbir?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Parti kapattırmak...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Olmuyorsa, toplumsal kargaşa çıkarmak... Olmuyorsa, ekonomik krizi tetiklemek... Olmuyorsa, suikast tertiplemek... Olmuyorsa, gazete bombalamak... Olmuyorsa, darbeye zemin hazırlamak...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Tabii, asıl tedbir, Türkiye’nin ‘bir an önce devrim sürecine sokulması’ymış...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu devrim, sarı sosyalistlerin, kızıl milliyetçilerin, Ergenekon solcularının ve kendilerine ‘kurtarıcı’ rolü verilmiş etkili güçlerin önderliğinde gerçekleşecek.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Böylece AB’ye ve emperyalist Amerika’ya karşı ‘devrimci sosyalist milliyetçi karma cumhuriyet’ yeniden ihya edilecek. Atatürk de böyle yapmış. Eh, onlar da Atatürk’ün izinden gittiklerine göre...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Büsbütün haksız sayılmazlar aslında; Atatürk ‘Türkiye Komünist Fırkası’nı bizzat kendisi kurdurtmuş, Kılıç Ali ve Mahmut Esat Bozkurt gibi sonradan faşist tutumlarıyla ünlenecek Türk büyüklerini partiye üye kaydettirmişti ama, bu kadarla kalmıştı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Muradı hiçbir zaman ‘sosyalizm’ değildi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Turancılık da değildi...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bakmayın, bir dönem Lenin’le yakınlaşıp batıya karşı bir tür ‘benzerler ittifakına’ gidebilecekleri mesajını vermesine... Asıl amacı kuzey komşumuz kanalıyla Anadolu’yu etkilemeye başlayan (dönemin moda ifadesiyle) ‘komünizma belasını’ defetmek, dolayısıyla Sultan Galiyef’le Mustafa Suphi’nin defterlerinin dürülmesini sağlamaktı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Çünkü, Mustafa Suphi’nin, ‘Türk-İslam’ unsurlarını tek bayrak altında toplama fikri, Kafkasya’dan sonra Anadolu’da da taraftar bulmaya başlamıştı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Galiyef’le Suphi’nin ‘haledilmesi’ Ankara’ya nefes aldıracaktı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Öyle de oldu.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Mustafa Kemal sosyalist değildi. Sadece çok akıllı bir adamdı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Millî Şef aydınları, yağcılık olsun diye, daha da ileri gidip, korporatist ruhlarına uygun bir de ‘Kemalizm’ icat ettiler sonradan. Maksat, ‘Atatürk’ isminin arkasına sığınıp ‘Kuva-yı Milliye’ ve ‘Müdafaa-i Hukuk’ ruhunu öldürmek, ‘Millî Şef İnönü’yü ebedileştirecek ‘dönüşümü’ gerçekleştirmekti...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İki kere iki dört:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türkiye gerçek bir demokrasi olacaksa, rahmetli Attila İlhan’ın da belirttiği gibi, ‘Mustafa Kemal’e totaliterce yaklaşmayı bırakmalı, demokratça yaklaşmayı öğrenmeli’dir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Çünkü, ‘bizzat’ o demiştir ki: ‘Medeniyet yolunda muvaffakiyet yenileşmeye bağlıdır; içtimaî hayatta, iktisadî hayatta, ilim ve fen sahasında muvaffak olmak için tek gelişme ve yükselme yolu budur. Hayat ve maişete hakim olan hükümlerin zamanla değişmesi, gelişmesi ve yenileşmesi zaruridir.’&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gel de sen bunu, ‘devrimci sosyalist cumhuriyeti ihya’ heyecanıyla değişime ve yeniliklere karşı çıkıp el altından darbe kovalayan Ergenekon solcularına anlat.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anlatamazsın ki! &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
19.Nisan.2008 08:19:54
&lt;/p&gt;</description><category>chp, komünizm, sosyalizm, faşizm, dinsizlik, devrimcilik, ismet inönü, atatürk, cumhuriyet, sovyetler birliği</category><pubDate>19 Apr 08 08:13:52 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/28882/ERGENEKON%20SOLCULARI...</guid></item><item><title>Kılıçdaroğlu'ndan açıklama var</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/28487/K%C4%B1l%C4%B1%C3%A7daro%C4%9Flu%27ndan%20a%C3%A7%C4%B1klama%20var</link><description>&lt;p&gt;KEMAL KILIÇDAROĞLU İDDİALARI REDDETTİ &#13;
Kılıçdaroğlu'ndan açıklama var&#13;
28 Şubat sürecinde o dönemin SSK Genel Müdürü olan ve şimdi CHP grup başkanvekilli olan Kemal Kılıçdaroğlu'nun da fişlendiği haberine açıklama geldi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bugün Gazetesinde yer alan “Kılıçdaroğlu’na BÇG Fişlemesi” başlıklı haberle ilgili CHP grup başkanvekilli Kemal Kılıçdaroğlu yazılı açıklama yaptı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Haberin yalan bilgilere dayandırılarak yapıldığını savunan Kılıçdaroğlu haberdeki iddiaları cevapladı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İşte Kılçdaroğlu'nun haberde geçen iddialara cevabı : &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;1. Soyadı Değişikliği:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Soyadı değişikliği ben çocukken rahmetli babam tarafından gerçekleştirilmiştir. Her çocuk soyadını da doğal olarak babasından alır...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;2. Kadrolaşma iddiaları:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;SSK tarihinde ilk kez ÖSYM aracılığı ile sınav, hiçbir zorunluluk olmamasına karşın, herkese eşit hak vermek amacıyla benim dönemimde oldu. Sigorta müfettişleri Kurum tarihinde ilk kez bu yöntemle alındı... Hemşireler için sınav zorunluluğu olmamasına karşın, sınav yapıldı... Pratisyen hekimlerin atanmasında dahi zorunluluk olmamasına karşın sınav yapılmıştır. Kadrolaşma amacı olsa, niçin sınav yapalım, niçin ÖSYM’yi tercih edelim. Ayrıca 1-4. derecede olanları Genel Müdür atamaz. Atama yetkisi yönetim kurulunundur... &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;3. 25 trilyonluk ihale...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;O dönemde Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Olağanüstü Hal Valiliği vardı. Bu bölgelerde yapılacak ihalelere katılacak firmalar Olağanüstü Hal Valiliğinin denetiminden geçtikten sonra ihalelere girebilirlerdi. Öte yandan, SSK’nın yaptığı ihalelerle ilgili olarak, TBMM KİT Komisyonu, milletvekillerinden oluşan özel bir komisyon kurarak ihaleleri incelemiş ve herhangi bir usulsüzlük ya da yolsuzluk tespit etmemiş ve bunu verdiği raporla belgelemiştir. Kaldı ki dürüstlüğünden endişe duymadığın Sayın Zekai Özcan da o dönem benimle birlikte SSK Yönetim Kurulunda görev yapmıştır. Tüm ihalelerde Sayın Özcan’ın da denetiminden geçmiştir. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;4. Kürt Enstitüsü ziyareti... &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Burslu olarak hiçbir zaman Paris’e gönderilmedim. Maliye Bakanlığında Hesap Uzmanı olarak görev yaptığım yıllarda kamu görevlisi olarak Fransa’ya gönderildim, ancak Paris’e değil Poitiers’ye gittim. Poitiers Üniversitesine devam ettim. İddia edildiği gibi, yaşamım boyunca, Kürt Enstitüsüne hiçbir zaman gitmedim. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;5. Hakimlerle briç...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yargının ve mensuplarının kararlarını yaşamım boyunca hep saygıyla karşıladım. Bugüne kadar hiçbir yargı mensubuyla briç oynayacak ya da yargıçların briç oynadığı bir ortamda bulunmadım... &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;6. Kurumun bankadaki paralarını gizlemek...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Böylesine saçma bir iddiaya ancak gülünür. Kurumun bankalardaki parasını nereye gizlemişiz. Bunun akıl ve mantıkla bir izahı olabilir mi? Kaldı ki Kurumun tüm hesapları sürekli Kurumda olan Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu tarafından ve ayrıca TBMM Kit Komisyonu tarafından denetlenirken...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;7. Emlak Bankasına taşınmazların devri...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu iddiayı ortaya atanlar gerçekten de tam bir iftiracı... SSK taşınmazlarını Emlak Bankasına devri bir yasa gereği yapılmıştır. Ayrıca devir işlemini üç bakanın (Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Maliye ve Hazineden sorumlu Devlet bakanı) ortak protokolü ile gerçekleşti... &#13;
Herhalde SSK Genel Müdürlerinin görevi yasaları uygulamamak değildir... &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;8. Doğu ve Güneydoğu’ya yapılan atamalar...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;O yıllarda Olağanüstü Hal Valiliğinin, bölgede kalması sakıncalı olduğu bildirilen kişilerin yerleri zorunlu olarak değiştirilirdi... Atamalar bu doğrultuda yapılırdı. Kaldı ki o yıllarda SSK’da 65 bin kişi çalışıyordu. Genel Müdürlerin görevi yasadışı olaylara karışanlar hakkında gereğini yapmaktır. Bu gerek de benim Genel Müdür olduğum dönemde yapılmıştır...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;9. Hayal mahsulü iddialar...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;SSK Genel Müdürlüğü görevine havadan gelmedim. Uzun yıllar Hesap Uzmanlığı, Gelirler Genel Müdürlüğünde daire Başkanı ve Genel Müdür Yardımcılığı yaptım. Devlete 30 yıla yakın hizmet verdim. Mal varlığımı görmek isteyenler benim internet siteme girerek (www.kemalkilicdaroglu.com) görebilirler. Dürüstlüğü temel ilke edindim. Hesabını veremediğim hiçbir olayım yoktur. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Kemal KILIÇDAROĞLU&#13;
CHP İstanbul Milletvekili
&lt;/p&gt;</description><category>chp, kemal kılıçdaroğlu</category><pubDate>15 Apr 08 18:56:38 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/28487/K%C4%B1l%C4%B1%C3%A7daro%C4%9Flu%27ndan%20a%C3%A7%C4%B1klama%20var</guid></item><item><title>Baykal'ın Sağ Koluna BÇG Ne Demiş Bakalım !</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/28464/Baykal%27%C4%B1n%20Sa%C4%9F%20Koluna%20B%C3%87G%20Ne%20Demi%C5%9F%20Bakal%C4%B1m%20%21</link><description>&lt;p&gt;Baykal'ın Sağ Koluna Fişleme!&#13;
4/15/2008 &#13;
	Şimdi Baykal'ın sağ kolu olan CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Batı Çalışma Grubu tarafından feci biçimde fişlenmiş. İşte şok suçlamalar içeren o fiş dosyası...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
28 Şubat sürecinin “dindar avcısı” Batı Çalışma Grubu'nun, SSK'nın başında olduğu dönemde, CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nu da adım adım izlediği ortaya çıktı. Kılıçdaroğlu, “Kürtçü - bölücü” diye fişlenmiş. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;28 Şubat döneminde irticai faaliyetleri izlemek üzere oluşturulan Batı Çalışma Grubu'nun (BÇG) sadece dindarları değil çeşitli etnik grupları ve sol görüşlü bürokratları da fişlediği ortaya çıktı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kurulduğu 28 Şubat 1997 tarihinden itibaren öğretmenlerden müsteşarlara, memurlardan özel sektör yöneticilerine kadar her alanda 'irtica'ya bulaştığı iddia edilen kişileri takip eden BÇG'nin dönemin SSK Genel Müdürü Kemal Kılıçdaroğlu'nu da yakın mercek altına aldığı ortaya çıktı. BÇG arşivinde yer alan yüzlerce sayfalık belgelerde Kemal Kılıçdaroğlu'nun çalıştığı dönemde kurumda Kürtçü, mezhepçi ve bölücü faaliyetlerde bulunduğu iddia ediliyor. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ÇARPICI BELGELER&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dönemin SSK Genel Müdürü Kemal Kılıçdaroğlu'nun dosyasında nüfus verilerinden eğitim amaçlı olarak gönderildiği Paris'teki faaliyetlerine kadar çarpıcı bilgilere yer verildiği ortaya çıktı. MİT raporuna atfen düşülen notta Kılıçdaroğlu'nun burslu olarak gönderildiği dönemde Paris Kürt Enstitüsü'nün müdavimlerinden olduğu iddia ediliyor. Kılıçdaroğlu'nun gerçek soyadının Karabulut olduğunu ve 1966 yılında değiştirdiğine dikkat çekilirken, Dersim isyanına katılan Kureyşan aşiretine mensup olduğu iddia ediliyor. Ayrıca annesinin isminin Yamoş olmasına dikkat çekiliyor. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;BÖLÜCÜ KADROLAŞMA&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kılıçdaroğlu'nun başkanlığı döneminde 10 bine yakın kişinin işe alındığına dikkat çekilirken, söz konusu şahısların tamamına yakınının 'Alevi - Kürt' olduğunun altı çiziliyor. Ayrıca 100'den fazla PKK ve TKLP terör örgütü mensubunun da kritik noktalara yerleştirildiği belgeleriyle ortaya konurken, "Haklarında kamu hizmetinden ömür boyu men kararı olan çok sayıda örgüt mensubu kritik noktalarda işe alınmıştır. SSK Ankara Başhekimi yapılan Dr. G.A'nın kuruma aldığı ambulans telsizleri kırsalda ölü ele geçirilen PKK militanlarının üzerinde çıkmıştır. İstihbarat kurumlarının uyarılarına rağmen çok sayıda örgüt mensubu Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki kurumlara yönetici olarak atanmıştır" uyarısı yapılıyor. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yine BÇG fişlerine göre; Kılıçdaroğlu başkanlığı döneminde özellikle bölgesel kadrolaşmaya gitmiş. Batı illerinde ve özellikle büyükşehirlerde yüzde 50'ye varan personel açığı varken Tunceli, Sivas, Elazığ ve Amasya gibi bölgelerde yüzde 80'den fazla personel istihdam edilerek bölgecilik mezhepçilik yapılmış. Söz konusu belgelere göre yüze yakın akrabasını kurumda işe almış. BÇG belgelerinde işe alınan bütün akrabalarının tek tek nüfus örneklerine yer verilmiş. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;MAHKEMELERE MARKAJ &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;'GİZLİ' ibareli BÇG notlarında Kemal Kılıçdaroğlu'na atfedilen iddialardan en dikkat çekici olanı ise yüksek yargı ile olan ilişkileri. Kemal Kılıçdaroğlu'nun özellikle Danıştay 5. dairesi ve bölge idare mahkemesi ile yakın ilişki içinde olduğuna dikkat çeken fişlerde 'idare mahkemesinden ve 5. daireden çok sayıda kararı lehine çıkartmıştır. Mahkeme üyelerinden bazıları ile aynı apartmanda oturmakta ve briç oynamaktadır" bilgisine yer verilmiş.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;BATI ÇALIŞMA GRUBU'NUN RAPORUNDAKi DiĞER iDDiALAR&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kılıçdaroğlu döneminde işe alınan bazı görevliler olaylı 1.5.1997 tarihli Kadıköy 1 Mayıs'ında olay çıkarmış, polise saldırmış ve halen polisin takibinde olan kişiler. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kurumun yaptığı ihalelerde kendisine yakın Alevi - Kürt müteahhitlere 25 trilyonluk ihale kazandırmıştır. İhale alan firmalar ve yapılan usulsüzlükler belgeleriyle dosyaya eklenmiş. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kurumun bankalardaki parasını gizleyerek, kurumun bina ve arsalarını Emlak Bank'a devrederek ve Libya'daki müteahhitlere yanlış prim oranı uygulayarak devleti trilyonlarca lira zarara uğratmıştır. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kılıçdaroğlu , PKK'ya 1992 yılında 25 milyon TL ve 9 milyon TL olmak üzere iki defa para yardımı yaparken yakalanan, örgütle doğrudan irtibatları delillendirilmiş Dr, M.I., mahkeme kararıyla görevden alınmasına rağmen önce Van, ardından da Kars devlet hastanesine başhekim olarak atamıştır. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Örgüte yakınlığı ile bilinen doktorları ve idarecileri Doğu ve Güneydoğu'ya atayarak kadrolaşma hareketi yapmıştır. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Raporun sonuç bölümünde ise; "Sonuç olarak, uğruna binlerce şehit verdiğimiz ülkemizin bölünmez bütünlüğünü hedef alan ve irticai faaliyetlere benzer yakın tehlike arzeden Kürtçülük, mezhepçilik ve bölücülük faaliyetlerini alenen sürdüren Kemal Kılıçdaroğlu'nun faaliyetleri için tedbir alınmalıdır" deniliyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;BÇG'NiN FiKiR BABASI ORGENERAL ÇEVİK BiR&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Tarihe 28 Şubat kararları olarak geçen 28 Şubat 1997 Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında alınan 18 maddelik kararlardan birisi. Toplantıda alınan kararların uygulanıp uygulanmadığının denetlenmesi için MGK bünyesinde oluşturulan Batı Çalışma Grubu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Güven Erkaya'ya bağlı olarak çalıştı. Fikir babası ise, dönemin güçlü ismi Org. Çevik Bir'di. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Çevik Bir emekli olduktan sonra "amaç irtica hakkında bilgi bankası oluşturmak" şeklinde grubun felsefesini özetledi. Valiler, devlet memurları, işadamları, gazeteciler, üniversite öğretim üyeleri irtica ile mücadele adına fişlenmiştir. Bazı öğretim üyelerinin ünvanları alınmış, bazılarının görev yerleri değişmişti. Kurulduğu dönem içinde hiçbir yasal dayanağı olmayan bu grup eski başbakanlardan Mesut Yılmaz döneminde yasallaştırılmış, daha sonra ise başbakanlık takip kuruluna dönüştürülmüştür.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Haber: Adem Yavuz Aslan/Bugün
&lt;/p&gt;</description><category>baykal, chp, kemal kılıçdaroğlu, bçg</category><pubDate>15 Apr 08 18:46:50 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/28464/Baykal%27%C4%B1n%20Sa%C4%9F%20Koluna%20B%C3%87G%20Ne%20Demi%C5%9F%20Bakal%C4%B1m%20%21</guid></item><item><title>Son anketin gizli şifreleri</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/28328/Son%20anketin%20gizli%20%C5%9Fifreleri</link><description>&lt;p&gt;4/14/2008  &#13;
 Şamil Tayyar,Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Kuruluşu Metropoll’ün yaptığı son anketin şifrelerini yazdı. &#13;
Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Kuruluşu Metropoll’ün ‘AK Parti’nin kapatılma davası ve yansımaları’ başlıklı kamuoyu yoklaması, hafta sonu gazetelere yansıdı. Çarpıcı sonuçlardan biri, AK Parti’nin 22 Temmuz’da yüzde 46.6 olan oylarının yüzde 50.2’ye çıkmasıydı. Nedeni, kapatma davası...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Siyaset alanına müdahale arttıkça AK Parti’nin ibresi, tıpkı 27 Nisan bildirisi, 367 ve Çankaya tartışmaları gölgesinde gerçekleştirilen 22 Temmuz seçimlerinde olduğu gibi yukarıya döndü. Her ay gündemdeki konularla ilgili anket yapan Metropoll’ün eski çalışmalarına baktığımızda, bu tabloyu daha net görürüz.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AK Parti ve diğer partilerin oy seyri, aynı zamanda yakın siyasi tarihimizin ibret verici kırılma anlarını ortaya koymaktadır.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Neden indi, neden çıktı?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Metropoll’e göre; 22 Temmuz seçimlerinden sonra AK Parti’nin tavan yaptığı dönem aralık ayıdır. Oylar, yüzde 51.9’a çıkıyor. AK Parti, şu ana kadar bu oy oranına ulaşamadı. Nedenleri konusunda söylenecek söz çok ama yeni cumhurbaşkanının seçilmesi, cumhurbaşkanın halk tarafından seçilmesini öngören anayasa değişikliğinin gerçekleştirilmesi, sivil anayasa çalışmalarının hızlandırılması gibi bir çok pozitif tavrı sıralayabiliriz.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Aynı kuruluşun ocak ayı anketi, AK Parti’nin yeni yılda inişe geçtiğini gösteriyor. Bir anda AK Parti’nin oyları yüzde 43.9’a geriliyor. İktidar partisindeki rota kayması, yüksek öğretimdeki türban yasağının kaldırılması sonrası tırmandırılan krizin iyi yönetilememesi, sosyal kesimlerle diyalogun zayıflaması, sivil anayasanın rafa kaldırılması ve piyasalardaki durgunluğun giderilmesine ilişkin somut adımlar atılmaması AK Parti’yi yavaş yavaş aşağıya doğru çekiyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Araştırmayı yürüten Prof. Dr. Özer Sencar ise tespitlerimize büyük ölçüde katılmakla birlikte, özellikle türban krizinin AK Parti’ye büyük darbe vurduğunu düşünüyor. Sencar, AK Parti’nin bu süreci iyi yönetemediği kanaatinde.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yargıtay Başsavcılığı’nın AK Parti hakkındaki kapatma davası her şeyi alt üst ediyor. AK Parti’nin oyları bir anda yüzde 50.2’ye fırlıyor. Sencar, AK Parti oylarındaki bu hızlı tırmanışı, tümüyle kapatma davasına bağlıyor. Yani, vatandaşın hukuki değil siyasi olarak gördüğü bu kapatma davasının yol açtığı öfke seli, AK Parti’ye oy olarak geri dönüyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Erdoğan da kazandı&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AK Parti oylarındaki zikzaklı durum, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan için de geçerli. 22 Temmuz seçimlerinden hemen sonra Metropoll’ün ağustos ayında yaptığı ankete göre; Erdoğan, yaşayan Türk siyaset ve devlet adamları içinde yüzde 37.3’le zirvede yer alıyordu. Bu beğeni oranının, Eylül 2007’de yüzde 30’a, Aralık 2007’de yüzde 33.8’e gerilediğini, bu ayki son ankette ise yüzde 37.3’e çıktığını görüyoruz.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu oran gösteriyor ki, Erdoğan, seçimlerden hemen sonraki popüleritesini, partisi gibi kapatma davasından sonra yeniden yakaladı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AK Parti’nin oy tabanını ve Erdoğan’ın siyasi popüleritesini büyük ölçüde etkileyen bu gelişmeler, muhalefet partilerini nasıl etkiliyor? Mesela; CHP ve MHP, Deniz Baykal ve Devlet Bahçeli?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Baykal vaziyeti idare ediyor&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Metropoll’ün aynı anket sonuçlarına göre; CHP’nin oyları Aralık 2007’de yüzde 10’a gerilerken, Ocak 2008’de yüzde 10.4’e, Nisan 2008’de yüzde 12.4’e yükseliyor. 22 Temmuz’da DSP ittifakıyla birlikte yüzde 20.9 oy alan CHP için parlak bir tablo çizmek mümkün değil ama son 6 ayda kısmi olarak toparlandığı söylenebilir. Eğer buna toparlanma denebilirse...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yaşayan siyaset ve devlet adamları sıralamasında Erdoğan ve Gül’den sonra yer alan Baykal’ın beğeni oylarında, çok düşük de olsa sınırlı ölçüde istikrarlı artış var. Ağustos 2007’de yüzde 2.2 olan beğeni oranı, Eylül 2007’de yüzde 2.6, Aralık 2007’de yüzde 3.8, Nisan 2007’de yüzde 4.1’e çıktı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kişisel kanaatim o ki, CHP, AK Parti üzerinden gerilimi tırmandırdıkça ve tartışmayı laiklik ekseninde yürüttükçe dışarıdaki sol oyları çok az da olsa kendine doğru çekebiliyor. Yani, tabanda kemikleşmeyi sağlıyor. Baykal’ın popüleritesi sınırlı ölçüde artıyor. Ama her şeye rağmen bu katılım, CHP’yi iktidar, Baykal’ı da başbakan alternatifi haline getirecek büyüklükte yaşanmıyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bahçeli arada kaldı&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;MHP’nin durumu daha vahim. Arada kalmış bir parti hüviyetinde gözüküyor. Çankaya seçimi ve türban düzenlemesine pozitif katkı sunan MHP’nin milliyetçi / muhafazakar tabanda estirdiği sempati rüzgarının, kapatma davası sonrası CHP ile aynı paralelde politika izlemesiyle dağılmaya başladığını söyleyebiliriz.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu siyasi kırılmalar, kamuoyunda MHP ve Bahçeli’ye ilişkin algılamada farklılıklara yol açıyor. Kamuoyundaki yaygın algılamaya göre, izlediği politikalar onu bazen AK Parti, bazen CHP’ye yakınlaştırıyor. Bu durum haliyle MHP oylarında sert iniş ve çıkışların da tetikleyicisi oluyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;22 Temmuz’da yüzde 14.3 oy alan MHP’nin, Aralık 2007’de yüzde 10.5, Ocak 2008’de 6.4, Nisan 2008’de 7.2’ye gerilediği gözüküyor. Başka bir ifadeyle, MHP, ne İsa’ya ne Musa’ya yaranabildi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bahçeli’nin liderler sıralamasındaki oy dağılımı bu durumu daha açıkça gösteriyor. Ağustos 2007’de Bahçeli’nin yüzde 3.8 olan beğeni oranı, Eylül 2007’de yüzde 2.5’e gerilerken, Aralık 2007’de yüzde 4.8’e çıkarak tavan yaptı. Bu oran, Nisan 2008’de ise yüzde 3.3’e geriledi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Halka hesap veremedi&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu rakamlar, bir kez daha gösteriyor ki, siyaset alanı dış müdahalelere açık hale getirildikçe mecrasından çıkan siyasette dengeler bir türlü yerli yerine oturmuyor. Yapay dengeler oluşuyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türk siyaseti için daha kötüsü, AK Parti’ye hatalarıyla yüzleşme ve sandıkta halkla hesaplaşma imkanı verilmedi. Her seçim, neredeyse öfke dalgasında sörfe dönüştü, dönüşüyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bırakın herkesi kendi haline. Hiçbir partiye sonsuz vadeli kredi açmayan bu millet, sandıkta kuyumcu titizliliğiyle gerekli balans ayarını yapacaktır. Ama işine müdahale ederseniz hukukunu korumasını da bilir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İşte anketin gizli şifresi budur. Tabi anlayana... &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ŞAMİL TAYYAR/STAR&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>son anket, akp, mhp, chp, dsp, erdoğan, baykal, bahçeli</category><pubDate>14 Apr 08 13:29:11 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/28328/Son%20anketin%20gizli%20%C5%9Fifreleri</guid></item><item><title>SİVİLAY ABLA'DAN ÇARPICI YORUM</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/768/546/S%C4%B0V%C4%B0LAY%20ABLA%27DAN%20%C3%87ARPICI%20YORUM</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;  &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Kazananların ve kaybedenlerin analizi&lt;br /&gt;&#13;
Sivilay Abla, Taraf Gazetesi'ndeki köşesinde kazananların ve kaybedenlerin analizini yaptı...&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Devlet serası hep 21 derece olacak&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Sevgili çocuklarım, bu hafta kendi kendime konuştum. Kendim sordum kendim cevapladım. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Soru: 27 Nisan e-muhtırasını kim verdi?&lt;br /&gt;&#13;
Cevap:&lt;br /&gt;&#13;
Devletten düzenli maaş alanlar,&lt;br /&gt;&#13;
Devletin verdiği lojmanda yaşayanlar,&lt;br /&gt;&#13;
Devletin verdiği arabayla işine gidenler, aynı arabayla evlerine dönenler,&lt;br /&gt;&#13;
Devletin lokallerinde vakit geçirenler,&lt;br /&gt;&#13;
Devletin hastanelerinde tedavi olanlar,&lt;br /&gt;&#13;
Devletin tatil köylerinde tatil yapanlar,&lt;br /&gt;&#13;
Devletin yoğun güvenlik önlemi altında yaşayanlar,&lt;br /&gt;&#13;
Devletin vereceği emekli maaşıyla hayatı garantide olanlar.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Soru: 367 kararını kim kabul etti?&lt;br /&gt;&#13;
Cevap:&lt;br /&gt;&#13;
Devletten düzenli maaş alanlar,&lt;br /&gt;&#13;
Devletin verdiği lojmanda yaşayanlar,&lt;br /&gt;&#13;
Devletin verdiği arabayla işine gidenler, aynı arabayla evlerine dönenler,&lt;br /&gt;&#13;
Devletin lokallerinde vakit geçirenler,&lt;br /&gt;&#13;
Devletin hastanelerinde tedavi olanlar,&lt;br /&gt;&#13;
Devletin tatil köylerinde tatil yapanlar,&lt;br /&gt;&#13;
Devletin yoğun güvenlik önlemi altında yaşayanlar,&lt;br /&gt;&#13;
Devletin vereceği emekli maaşıyla hayatı garantide olanlar.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Soru: AKP’ye kim kapatma davası açtı?&lt;br /&gt;&#13;
Cevap:&lt;br /&gt;&#13;
Devletten düzenli maaş alanlar,&lt;br /&gt;&#13;
Devletin verdiği lojmanda yaşayanlar,&lt;br /&gt;&#13;
Devletin verdiği arabayla işine gidenler, aynı arabayla evlerine dönenler,&lt;br /&gt;&#13;
Devletin lokallerinde vakit geçirenler,&lt;br /&gt;&#13;
Devletin hastanelerinde tedavi olanlar,&lt;br /&gt;&#13;
Devletin tatil köylerinde tatil yapanlar,&lt;br /&gt;&#13;
Devletin yoğun güvenlik önlemi altında yaşayanlar,&lt;br /&gt;&#13;
Devletin vereceği emekli maaşıyla hayatı garantide olanlar.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Soru: Kapatma davasını kim kabul etti?&lt;br /&gt;&#13;
Cevap:&lt;br /&gt;&#13;
Devletten düzenli maaş alanlar,&lt;br /&gt;&#13;
Devletin verdiği lojmanda yaşayanlar,&lt;br /&gt;&#13;
Devletin verdiği arabayla işine gidenler, aynı arabayla evlerine dönenler,&lt;br /&gt;&#13;
Devletin lokallerinde vakit geçirenler,&lt;br /&gt;&#13;
Devletin hastanelerinde tedavi olanlar,&lt;br /&gt;&#13;
Devletin tatil köylerinde tatil yapanlar,&lt;br /&gt;&#13;
Devletin yoğun güvenlik önlemi altında yaşayanlar,&lt;br /&gt;&#13;
Devletin vereceği emekli maaşıyla hayatı garantide olanlar.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Soru: Bu yapılanlarla; hukuk linç edildi, halkın iradesiyle dalga geçildi, dolar yükseldi, borsa düştü, yabancı sermaye kaçtı, AB yolu kapanmayla yüz yüze geldi, dünyada itibarımız sıfırlandı, demokratikleşme paketleri aksadı, Kürt sorununa çözüm bir başka bahara kaldı. Peki, bu durumdan kim etkilendi?&lt;br /&gt;&#13;
Cevap:&lt;br /&gt;&#13;
Ekonomi kötüye gidince işsiz kalma korkusu yaşayanlar,&lt;br /&gt;&#13;
Dükkânı siftahsız kapatınca beş parası kalmayanlar,&lt;br /&gt;&#13;
Ev kirasını ödeyemeyince kapı önüne konulacağını bilenler,&lt;br /&gt;&#13;
Çocuğunun okul taksitini dolarla ödeyenler,&lt;br /&gt;&#13;
Maaşının yarısını vergi olarak verenler,&lt;br /&gt;&#13;
Birikimleriyle iş kurmaya hazırlananlar,&lt;br /&gt;&#13;
En temel özgürlüklere sahip olmak için gün sayanlar,&lt;br /&gt;&#13;
Terör tehdidi altında yaşayanlar,&lt;br /&gt;&#13;
Verdiği oyla seçtiklerinin mahkeme kararıyla indirilmesi karşısında kendini küçük düşürülmüş hissedenler, &lt;br /&gt;&#13;
Zenginler, fakirler, Müslümanlar, sosyalistler, solcular, liberaller,&lt;br /&gt;&#13;
AKP’liler, MHP’liler, DTP’liler hatta CHP’liler,&lt;br /&gt;&#13;
Kadınlar, erkekler, çocuklar, gençler, emekliler,&lt;br /&gt;&#13;
Köylüler, şehirliler, sanatçılar, zanaatkârlar,&lt;br /&gt;&#13;
Çobanlar, Aysun Kayacılar,&lt;br /&gt;&#13;
Yani bizler!&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Unutmayalım!&lt;br /&gt;&#13;
Kar bizim kafamıza yağacak, kuraklık bizi vuracak, ayrık otları bizi saracak. &lt;br /&gt;&#13;
Devlet serası hep 21 derece olacak. Devlet serası hep sulanacak. Devlet serası hep aydınlatılacak. Devlet serası hep güvende olacak.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
TARAF&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>sivilay abla, taraf, darbe, Çete, akp, chp, siyaset, Çözüm</category><pubDate>10 Apr 08 13:51:34 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/768/546/S%C4%B0V%C4%B0LAY%20ABLA%27DAN%20%C3%87ARPICI%20YORUM</guid></item><item><title>İDDİANAMENİN KABUL EDİLMESİNE İLK TEPKİLERİ AK PARTİ'Yİ SUÇLAMAK OLDU CHP VE MHP'NİN</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/26713/%20%20%20%20%20%20%C4%B0DD%C4%B0ANAMEN%C4%B0N%20KABUL%20ED%C4%B0LMES%C4%B0NE%20%C4%B0LK%20TEPK%C4%B0LER%C4%B0%20AK%20PART%C4%B0%27Y%C4%B0%20SU%C3%87LAMAK%20OLDU%20CHP%20VE%20MHP%27N%C4%B0N</link><description>&lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;CHP ile MHP'den ortak tavır&lt;br /&gt;Anayasa Mahkemesi'nin AK Parti'nin kapatılması i&amp;ccedil;in iddianemeyi kabul etmesinin ardından CHP ve MHP'nin ilk tepkisi ne oldu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte, &amp;Ouml;ymen ve Şandır'ın kararla ilgili s&amp;ouml;zleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Anayasa Mahkemesinin, AK Parti'nin kapatılması istemiyle a&amp;ccedil;ılan davada, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca sunulan iddianamenin kabul edilmesine ilişkin, &lt;i&gt;Gelinen nokta hi&amp;ccedil;bir şekilde g&amp;uuml;zel olmamıştır. &amp;Uuml;lkenin getirildiği noktanın sorumlusu, AKP'dir&lt;/i&gt; dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TBMM'de gazetecilerin konuya ilişkin sorularını yanıtlayan Şandır, parti olarak kendi aralarında bir değerlendirme yaptıktan sonra a&amp;ccedil;ıklama yapılacağını s&amp;ouml;yledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şandır, &lt;i&gt;Gelinen nokta hi&amp;ccedil;bir şekilde g&amp;uuml;zel olmamıştır. Bunun su&amp;ccedil;lusu AKP'dir. &amp;Uuml;lkenin getirildiği noktanın sorumlusu, AKP'dir. Ama Anayasa Mahkemesinin s&amp;uuml;reci, sorgulanmamalıdır. Herkes de buna saygı g&amp;ouml;stermek zorundadır. MHP olarak yarın Genel Başkanımız grup toplantısında gereken değerlendirmeyi yapacaktır&lt;/i&gt; diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CHP'Lİ &amp;Ouml;YMEN&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/9/6/6/1/96611.jpg" alt="" width="270" height="200" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Onur &amp;Ouml;ymen ise, CNN T&amp;uuml;rk'e yaptığı kısa a&amp;ccedil;ıklamada, &amp;quot;Demokrasi gereği kararı saygıyla karşılayıp Y&amp;uuml;ce Mahkeme'nin kararını beklemeliyiz&amp;quot; dedi.&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>chp, mhp, parti kapatma</category><pubDate>31 Mar 08 13:16:23 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/26713/%20%20%20%20%20%20%C4%B0DD%C4%B0ANAMEN%C4%B0N%20KABUL%20ED%C4%B0LMES%C4%B0NE%20%C4%B0LK%20TEPK%C4%B0LER%C4%B0%20AK%20PART%C4%B0%27Y%C4%B0%20SU%C3%87LAMAK%20OLDU%20CHP%20VE%20MHP%27N%C4%B0N</guid></item></channel></rss>
