<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!--RSS generated by Flaimo.com RSS Builder [2009-12-25 04:09:48]-->
<rss version="2.0"><channel><docs>http://felekmest.mylivepage.com</docs><link>http://felekmest.mylivepage.com</link><description>haydar :: MyLivePage</description><title>haydar</title><image><title>haydar</title><url>http://avatar014.mylivepage.com/chunk14/319926/11.gif</url><link>http://felekmest.mylivepage.com</link><description>haydar :: MyLivePage</description></image><category>Communications</category><ttl>60</ttl><item><title>YILIN KAYBEDENİ! İSTİFA ET!!</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/1378/1008/YILIN%20KAYBEDEN%C4%B0%21%20%C4%B0ST%C4%B0FA%20ET%21%21%20</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;YILIN KAYBEDENİ! İSTİFA ET!! &lt;br /&gt;&#13;
    &lt;br /&gt;&#13;
 Anayasa Mahkemesi verdiği kararla İDDİANAME'ni yeterli bulmadı! Sana Google Savcısı dediler! Adaletin onuruyla oynadın! Kaybettin! İstifa Et! &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Yılın kaybedeni Yargıtay Başsavcısı! &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Anayasa Mahkemesi'nin AK Parti hakkkında açılan kapatma davasını 6'ya 5 oyla reddetti. Kapatma için en az 7'ye 4 oy çoğunluğu gerektiği için AK Parti kapatılmadı. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;i&gt;DERRHAL İSTİFA ET' SESLERİNİ DUYAR GİBİYİZ &lt;br /&gt;&#13;&lt;/i&gt;
&lt;br /&gt;&#13;
Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya hazırladığı iddianamede AK Parti'nin 'laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğu için' kapatılmasını istemişti.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ancak Anayasa Mahkemesi'nin verdiği karar Başsavcı Yalçınkaya'nın iddianamesinin yeterli bulunmadığı şeklinde yorumlanıyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Yalçınkaya'nın bu karardan sonra çeşitli çevrelerce istifaya davet edilebileceği şimdiden tahmin ediliyor. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
 &lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>başsavcı, istifa, akp, kapatma, anayasa mahkemesi</category><pubDate>31 Jul 08 06:13:22 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/1378/1008/YILIN%20KAYBEDEN%C4%B0%21%20%C4%B0ST%C4%B0FA%20ET%21%21%20</guid></item><item><title>CHP Milli takımın iptali için anayasa mahkemesine başvurmuş!!!‏</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/1378/877/%20CHP%20Milli%20tak%C4%B1m%C4%B1n%20iptali%20i%C3%A7in%20anayasa%20mahkemesine%20ba%C5%9Fvurmu%C5%9F%21%21%21%E2%80%8F%20</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;CHP Milli takımın iptali için ana yasa mahkemesine başvurmuş!!!‏ &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
CHP Milli takımın iptali için ana yasa mahkemesine başvurmuş!!! 'CHP, Anayasa Mahkemesi'ne giderek Türkiye-Çek maçın iptalini talep etmeye karar verdi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
CHP, maçın normal şartlarda kaybedilmesi gerektiğini, ancak muhtemelen doğa üstü güçlerin devreye sokularak maçın kazanıldığı intibasının edinildiğini iddia ediyor.&lt;br /&gt;&#13;
CHP'nin başvurusunda Ertuğrul Sağlam'ın eşinden sonra Emre Aşık ve Servet Çetin'in annelerinin de başörtülü olması ve dahası bundan çekinmeden bir reklam filminde oynamaları etkili oldu. Bazı futbolcuların sahaya girerken dudaklarının oynamasından dua etmiş olabileceklerini de dikkate alan CHP yetkilileri, parmakları ve gözleri ile gökyüzünü işaret eden bazı futbolcuların da varlığını iddianameye koymak için bazı gazetelerden, youtube ve googleden resimler toplamaya başladı. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
CHP, bu galibiyetin aslında yok hükmünde sayılmasını çünkü sanal olduğunu, tıpkı % 47 oyu kimin verdiğinin belli olmaması gibi, bu maçın da nasıl kazanıldığının tek gerçeklik olan pozitivist bilim çerçevesinde açıklanamadığını iddialarına ekleyecek. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
CHP'nin düşünce okumabilimci yetkilileri, &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
bütün bunların AKP'nin ülkenin şeriat devletine dönüştürülmesi konusundaki düşünceleri ve çabalarının gerçekleşmesinin bir aşaması olarak kullanılabileceğine, bunun da açıkça Anayasa'mızın 2. maddesinde sayılan laiklik ilkesine aykırı olduğuna dikkat çektiler. CHP, konunun doğrudan laiklik ile ilişkilendirilemeyeceği konusundaki iddiaları ise Anayasa Mahkemesi kararlarını örnek göstererek reddetti. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ülkede başıboş bir sevinç fırtınasının ve özgüven artışının laikliğin altının oyulması planlarına zemin hazırlayacağı konusunda endişeleri olan CHP, devlet kontrolü dışındaki gelişmelerin de kontrol altına alınması gerekliliğini, bu bağlamda uluslararası spor organizasyonlarına katılımın da yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı. CHP'nin UEFA için de kapatma davası açılıp açılamayacağı konusunu incelediği, hem iptal davası hem de UEFA için kapatma davası açılması konusunda Parti Genel Sekreteri Önder Sav'a tam yetki ve sadece 'no' yazılı bir cep telefonu verildiği de açıklandı Anayasa ve yargıtay partileriyle görüşmelerin devam ettiği ve destek arandığı yönünde haberlerde yer aldı'.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
ALINTI: &lt;a href="http://www.akdenizforum.com/tartisiyoruz/87679-chp..."&gt;http://www.akdenizforum.com/tartisiyoruz/87679-chp...&lt;/a&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>chp, anayasa mahkemesi, milli maç, maç iptali, türkiye-çek cumhuriyeti milli maçı</category><pubDate>23 Jun 08 13:53:17 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/1378/877/%20CHP%20Milli%20tak%C4%B1m%C4%B1n%20iptali%20i%C3%A7in%20anayasa%20mahkemesine%20ba%C5%9Fvurmu%C5%9F%21%21%21%E2%80%8F%20</guid></item><item><title>Türkiye'de Yaşananlar Bir Pentagon Darbesidir</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/768/811/T%C3%BCrkiye%27de%20Ya%C5%9Fananlar%20Bir%20Pentagon%20Darbesidir%20%20</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;Türkiye'de Yaşananlar Bir Pentagon Darbesidir  &lt;br /&gt;&#13;
  &lt;br /&gt;&#13;
  &lt;br /&gt;&#13;
Yeni Şafak Dış Politika Yazarı İbrahim Karagül, Türkiye'de yaşanan siyasal gelişme ve krizlerin arkasında ABD'nin bulunduğunu....  &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
17/06/2008 &lt;br /&gt;&#13;
 &lt;br /&gt;&#13;
 &lt;br /&gt;&#13;
 &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Yeni Şafak Dış Politika Yazarı İbrahim Karagül, Türkiye'de yaşanan siyasal gelişme ve krizlerin arkasında ABD'nin bulunduğunu belirterek, büyük bir senaryonun olduğunu ve Türkiye'de çok şeylerin değişeceğini yazdı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İbrahim Karagül'ün Ankara'da Pentagon darbesi! başlıklı yazısı&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Cümleler ne kadar tanıdık! İsimler, yöntemler, kullanılan araçlar ne kadar da aynı.. Bölgemizde her büyük operasyondan önce Türkiye'de derin bir iç dizayn çalışması yapılır. Bu yapılırken çoğunlukla aynı kurumlar, aynı kişiler kullanılır, aynı yöntemler tekrar denenir. Yıllardır bilmemize rağmen, defalarca tecrübe etmemize rağmen inanırız, etkileniriz, gaza geliriz, oyuna geliriz ve bu ülkeyi, kendi ülkemizi kendi ellerimizle mahvetmekten çekinmeyiz. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
ABD'nin İran gündemiyle Türkiye'deki iç siyasi kriz birbirine ne kadar bağımlı, fark etmiyor muyuz? İran'a saldırı kampanyasını yürütenlerle Türkiye'de sert ya da yumuşak askeri müdahaleyi provoke edenler aynı güçler. Türkiye ve İran için birbirine paralel, birbirini tamamlayan bir strateji izliyorlar. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Türkiye'de çokça tanınan RAND Corporation, ABD Savunma Bakanlığı'na (Pentagon) bir rapor hazırlamış: “Türkiye'de Siyasal İslam'ın yükselişi…” Doğrudan Türkiye'nin bugünkü iç siyasi krizini içeren, geleceğine ilişkin öngörülerde bulunan 135 sayfalık bir rapor. Türkiye için on yıl içinde gerçekleşebilecek dört senaryo çiziyor: AK Parti'nin AB eğilimli bir yol izlemesi, sinsi İslamlaşma, partinin yargı tarafından kapatılması veya askeri darbe… &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
“Darbe” öncelikle yumuşak enstrümanlarla yapılacak, bütün kartlar tüketildiğinde ise doğrudan müdahaleye sıra gelecek. Şu anki krizin laik-İslamcı çatışması olmaktan ziyade merkez ile çevre arasındaki iktidar mücadelesi olduğunu vurgulayan raporda, yine de bütün iddialar “İslam tehdidi” üzerine kurgulanmış. Aynı kuruluşun daha önce hazırladığı raporlar, yakın çevremizde yüz binlerce insanın ölümüne yol açtı. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Mesela yine RAND tarafından hazırlanan ve bu tarz araştırmalara yılda 100 milyon dolar ayıran muhafazakar Smith Richardson Vakfı'nın finanse ettiği “Sivil Demokratik İslam: Ortaklar, kaynaklar ve stratejiler” 2003 tarihli çalışmaya bakalım: &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
“Anti-emperyalist ve sosyalist düşüncelerinden dolayı laiklere güvenilmez. Fundamentalistlere ve geleneksel Müslümanlara da. Fundamentalist ve gelenekseller arasında oluşabilecek bir yakınlık kesinlikle engellenmeli. Hatta birbirleriyle savaşmaları teşvik edilmeli. ABD ve Avrupa için güven telkin edilenler sadece, kitleleri yönlendirmede Kur'an'ı sınırlandıran modernist Müslümanlardır. Bu grup desteklenmelidir. “ &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bu cümleler o rapordan… Bir iç çatışma senaryosu olarak hazırlanmış. Belli oranda da uygulandı. RAND, çalışmayı hazırlamadan önce Pentagon'a aynı konuda bir brifing vermişti. Müslümanlar kategorilere ayrılıyor derin ve uzun süreli bir iç çatışmalar zinciri öngörülüyordu. Senaryo şöyleydi: &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
1- Önce modernist ve laik Müslümanları destekle. 2- Geleneksel Müslümanları fundamentalistlere karşı destekle. 3- Fundamentalistlerle savaş. 4- Seçici bir şekilde laikleri destekle. 5- Batılı İslam tezini destekle. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Aynı kuruluş, 15 Aralık 2004'te “U.S.Strategy in the Muslim World After 9/11” başlıklı 567 sayfalık başka bir rapor hazırladı. Bir önceki çalışmayı hazırlayan isimlerin imzasıyla. ABD Hava Kuvvetleri tarafından sipariş edilen çalışma tam bir kaos senaryosuydu. Bu sefer tez Müslüman entelektüeller, akademisyenler, kanaat önderleri ve sivil toplum örgütleri üzerine kurulmuştu. İki ana tez vardı: 1- Şii-Sünni ayrımı, 2- Arap-Arap olmayan ayrımı. İslam dünyası için derin bir çözülme, ayrıştırma, fraklılaştırma ve çatıştırma öngörüyor/du. Belli oranda uygulandı, uygulanıyor. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Çalışmalar, büyük oranda Pentagon, Dışişleri ve CIA'nın ihtiyaçları için hazırlanıyor, bu kurumlar tarafından finanse ediliyor. Bu son derece normal bir şey. Ama nasıl uygulandıklarını hiç izlemiyoruz. Dikkatle izlendiğinde birçok şeyin söz konusu senaryolara göre şekillendiği fark edilecektir. Yine dikkatle izlendiğinde, sadece tartışmakla yetindiğimiz bu “proje”lerin bizlere ne ağır bedeller ödettiğini anlamaktan yoksunuz. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İran'a saldırı için ABD'yi tahrik eden İsrail adına kamuoyu oluşturan isimlere bakın. Gazetelerde ve televizyonlarda İsrail aşırı sağı adına inanılmaz iddialarla gündemde yerlerini koruyorlar. Middle East Forum adlı taşeron kuruluş üzerinden Batı'yı ve dünyayı “bir büyük tehdit”e karşı harekete geçiriyorlar. Daniel Pipes gibi hayatını İslam'la savaşa adamış, entelektüel pazarda at koşturan bir Mossad mensubu, Michael Rubin gibi yine İsrail istihbaratına çalışan bir neocon ırkçı ve daha onlarca isim, bu coğrafyayı kana bulayacak senaryoların tetikçileri olarak çalışıyor. Onlara kalsa Türkiye dahil her Müslüman ülkeyi iç savaşlara sürükleyecekler. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İran'a karşı kampanyayı yürüten güçler ve tetikçileriyle AK Parti'nin tasfiyesi için üç yıldır kampanya yürüten güçler ve tetikçilerinin aynı olması size bir şey ifade etmiyor mu? Aynı güçlerin bugünlerde “uzman müsveddeleri”ni gece gündüz çalıştırmaları sizde bir endişeye neden olmuyor mu? Üç ihtimal var ortada: &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
1- Tasfiye edilmekle tehdit edilen AK Parti'yi hem İslam'la arasına mesafe koymaya zorlamak hem de İran ihalesine razı etmek. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
2- “Siyasal İslam tırmanışta” paranoyası ile merkez iktidarı ellerinde tutanları AK Parti üze-rine saldırtıp çıkacak iç çatışmada onları yanlarına çekmek. Böylece hem iktidar değişimi hem de İran'a karşı etkin bir müttefik bulmak. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
3- “İslamcı tehdit” paranoyası yayarak, bu çevrelerin İran'la ittifak yapacağı hezeyanlarını ortaya atarak kamuoyunu İran korkusuna karşı hizaya sokmak… &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bir büyük senaryo var önümüzde ve bu Türkiye'de çok şey değiştirecek…Neden “Ankara'da Pentagon Darbesi” dediğim ortada!&lt;br /&gt;&#13;
 &lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>pentagon, abd, darbe, dış güçler, kuklalar, akp, kapatma, anayasa mahkemesi</category><pubDate>17 Jun 08 19:32:32 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/768/811/T%C3%BCrkiye%27de%20Ya%C5%9Fananlar%20Bir%20Pentagon%20Darbesidir%20%20</guid></item><item><title>Hukuk adil olursa 9 üye yargılanabilir</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/1378/799/%20%20%20%20Hukuk%20adil%20olursa%209%20%C3%BCye%20yarg%C4%B1lanabilir</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;  &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
   Hukuk adil olursa 9 üye yargılanabilir&lt;br /&gt;&#13;
Ömrünün çoğunu Anayasa hukukuyla geçirmiş Servet Hoca , Anayasa Mahkemesi’nin son kararını, Anayasa Mahkemesi’ni ve çözüm yollarını anlattı&lt;br /&gt;&#13;
         &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
           &lt;img src="http://www.habereditor.com/images/news/15639.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
 &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Anayasa ve Anayasa Mahkemesi Uzmanı Prof. Dr. Servet Armağan: Her dinî kıyafet, her dinî hareket, laiklik kavramı altına alınarak engellenemez. Mesela namaz, hac veya diğer birtakım hürriyetler, dinî muhtevalı hak ve hürriyetler, laikliğe uygunsa verilir, değilse verilmez gibi karar olamaz. Anayasa'da böyle bir madde yok. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Uzmanlık alanı; Anayasa Mahkemesi &lt;br /&gt;&#13;
Prof. Dr. Servet Armağan, Türkiye'de Anayasa Mahkemesi ve kararlarıyla ilgili ilk ve en kapsamlı çalışmayı yapan tek kişi. Bugün Anayasa Uzmanı çok sayıda akademisyenin hocası aynı zamanda. Mahkeme'nin son olarak verdiği, başörtüsü düzenlemesini iptal ettiği karar üzerine Anayasa Uzmanı Prof. Dr. Servet Armağan'ın kapısını çalıyoruz. Armağan, Anayasa Mahkemesi'nin başörtüsü kararını hukuki açıdan şaşırtıcı, ancak mahkeme üyelerinin dağılımını bildiği için de normal karşıladığını anlatıyor. Ömrünün çoğunu Anayasa hukukuyla geçirmiş Servet Hoca ile Anayasa Mahkemesi'nin son kararını, Anayasa Mahkemesi'ni ve çözüm yollarını konuştuk. &lt;br /&gt;&#13;
148. MADDE FANTEZİ OLSUN DİYE KONULMADI &lt;br /&gt;&#13;
Anayasa Mahkemesi esasa girmiştir. Anayasa'yı ihlâl etmiştir. 148. madde açıkça, bunu belirler. Bu madde, Anayasa Mahkemeleri uysun diye konmuştur. Yoksa fantezi olsun diye değil. Burada esasa girmekle büyük bir hata işledi Anayasa Mahkemesi. İdeolojik bir karar verdi. &lt;br /&gt;&#13;
ANAYASA MAHKEMESİ KAPATILMALI &lt;br /&gt;&#13;
Anayasa Mahkemesi Türkiye için artık bir lüks haline gelmiştir. Kaldırmak lazım bu Mahkeme'yi, veya bazı yetkilerini elinden almak lazım. En başta kanunları murakabe etme yetkisini kaldırmak lazım. Meclis'in çıkardığı yasaları denetlemeyi Anayasa Mahkemesi'nden almak lazım. &lt;br /&gt;&#13;
Servet Bey, kısaca sizi tanıyabilir miyiz? 1939'da doğdum. İlk ve ortaöğrenimimi Şanlıurfa'da, yükseköğrenimimi İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde yaptım. Aynı fakültenin Anayasa Hukuku kürsüsüne asistan oldum (1961). Anayasa Hukuku dalında hukuk doktoru (1966), Üniversite doçenti (1971) ve Profesörü unvanlarını aldım (1976). Federal Almanya Köln Üniversitesi'nde 6 yıl uzmanlık çalışmamı Alexander von Humboldt, DAAD ve Heinrich Hertz gibi uluslararası kuruluşlar destekledi ve düzenledi. İstanbul'daki üniversitelerde Anayasa ve İdare Hukuku dersleri ile Devrim Tarihi, Sakarya ve Isparta Üniversiteleri'nde İş Hukuku ve Genel Hukuk dersleri verdim. Diyarbakır Dicle Üniversitesi'nde Hukuk Fakültesi Dekanlığı yaptım. Şanlıurfa Harran Üniversitesi'ni kurdum ve 4 yıl rektörlüğünü yaptım. Anayasa Mahkemesi üzerine hazırladığım tez, İÜ Hukuk Fakültesi tarafından bastırıldı. Yargıtay'ın bazı kararlarına kaynak oldu. Anayasa Mahkemesi bile bu kitaba başvuruyordu. Mesela A. Necdet Sezer, Anayasa Mahkemesi üyesi iken, Ankara'da beni odasına davet etti. Odasında kitabım duruyormuş, kitabımı göstererek, “Başımız sıkıştığı zaman buna başvuruyoruz..” dedi. İddia sahibi olmak iyi değil ama, Anayasa Mahkemesi'ni en iyi bildiğimi biliyorum. Yayınlanmış 50 kitabım var. &lt;br /&gt;&#13;
Neden böyle bir uzmanlık alanı seçtiniz?.. &lt;br /&gt;&#13;
Anayasa Mahkemesi ilk defa 1961 Anayasası'yla hayatımıza girdi. Ben o zaman asistandım. Doktora verme dönemindeydim. Zor da bir konu. Anayasa Mahkemesi'nde çalışmalarımı bir müddet yaptım. Doktora tezimi yazıncaya kadar verilmiş bütün kararlar, ki yanlış hatırlamıyorsam 585 karar vardı sanıyorum, hepsini tetkik ve tesbit ettim. &lt;br /&gt;&#13;
Nedir efendim bu Mahkeme'nin amacı?.. &lt;br /&gt;&#13;
Anayasa Mahkemesi'nin esas vazifesi; temel hakları ve hukuk devletini korumak. Bu temel görevinin dışında başka bir hedefi yoktur. Siyasi bir karar veremez. Parlamentoyu frenlemek, parlamentoyu engellemek gibi bir misyonu, görevi asla yoktur. Dünyada da böyle, bizde de böyle olmalıdır. &lt;br /&gt;&#13;
Anayasa Mahkemesi çoğu devlette yok. Avrupa hukukçularının ortaya çıkardığı bir düşünce, bilhassa 20. yüzyılın sonlarından itibaren düşünülmüş, yavaş yavaş geliştirilmiş bir düşüncedir. Ana düşünce; parlamento hukuk devletini ihlâl edebilir ya da hürriyetleri çiğneyebilir. Buna engel olmak için yüksek bir mahkeme kuralım. Temel hak ve hürriyetleri korusun ve hukuk devletini ayakta tutsun. &lt;br /&gt;&#13;
- ANAYASA İHLÂLİ VAR &lt;br /&gt;&#13;
Anayasa Mahkemesi'nin başörtüsü düzenlemesini yapan yasayı iptal kararını bekliyor muydunuz? &lt;br /&gt;&#13;
Bu kararı ihtimal olarak bekliyordum, neden; çünkü Mahkeme'nin üye kompozisyonunu biliyorum. Üyelerini nispeten tanıyorum. Anayasa hukukçusu olarak ise beklemiyordum. Çünkü Anayasa 148. madde diyor ki; “Anayasa Mahkemesi, Anayasa değişikliklerini ancak şekil yönünden denetleyebilir..” &lt;br /&gt;&#13;
Üye kompozisyonu derken neyi kastediyorsunuz?.. &lt;br /&gt;&#13;
Anayasa Mahkemesi üzerine çok çalışmam oldu. Anayasa Mahkemesi kutlamalarına katıldım. Ondan dolayı bazı üyeleri tanıyorum. “Bir inatlaşma uğruna böyle bir karar verebilirler” demiştim. &lt;br /&gt;&#13;
Kararda, esasa girme dışında ne ihlâl var? &lt;br /&gt;&#13;
“Anayasa Mahkemesi kararları, gerekçesi yazılmadan açıklanamaz” deniyor. &lt;br /&gt;&#13;
Ama bu konuda da Anayasa ihlâl edilmiştir. &lt;br /&gt;&#13;
Şekil yetkisini bırakıp içeriğine girmiştir.. Bunların muhakeme edilmesi lazım. &lt;br /&gt;&#13;
Demokratik hukuk devletinde bu karar nasıl izah edilir?.. &lt;br /&gt;&#13;
Bu, izah edilemeyen bir şeydir. Bunun izah edilecek bir tarafı yoktur. &lt;br /&gt;&#13;
Burada iddia edildiği gibi laik rejimi tehdit eden bir durum da yoktur. Meclis'e de güvenmek zorundayız. Anayasa Mahkemesi esasa girmiştir. Bir hata yapmıştır. Anayasa'yı ihlâl etmiştir. 148. madde açıkça, bunu belirler. Bu madde Anayasa Mahkemeleri uysun diye konmuştur. Yoksa fantezi olsun diye değil. Burada esasa girmekle büyük bir hata işledi Anayasa Mahkemesi, kanaatim odur. Yapmamalıydı böyle. &lt;br /&gt;&#13;
- HÜKÜMETLE İNATLAŞIYORLAR &lt;br /&gt;&#13;
Sizce niye esasa girdi Anayasa Mahkemesi? &lt;br /&gt;&#13;
İdeolojik bir karar verdi. Başörtülüleri üniversiteye almaya engel olmak için, başörtülüleri okula almayı tehlike gibi kabul etti. Son senelerde başörtü konusunda bir inatlaşma yaşanıyor; maalesef. &lt;br /&gt;&#13;
İyi de, kurumların bu şekilde inatlaşma &lt;br /&gt;&#13;
lüksü var mı? &lt;br /&gt;&#13;
Hiçbir kurumun olamaz. Yasama-Yargı arasında inatlaşma, çatışma lüksü olamaz. Türkiye gelişmekte olan bir ülke. Bu esnada organların çatışması topluma olumsuz yansıyor. &lt;br /&gt;&#13;
Anayasa Mahkemesi parti kapatma davalarına bakıyor, yüce divan görevi de verilmiş. Bunlar kabul edilebilir. Kanaatimce, Anayasa Mahkemesi'nin çok personeli ve imkânı yok. Altyapı ve personel eksikliği fazla. Bu sebeple Anayasa Mahkemesi'nden kanunların denetlenmesini almak lazım. Yüce Divan görevi yapabilir. &lt;br /&gt;&#13;
- ANAYASA MAHKEMESİ KALDIRILMALI &lt;br /&gt;&#13;
Yani yetkisi kısıtlanmalı mı?.. &lt;br /&gt;&#13;
Meclis'in çıkardığı yasaları denetlemeyi, Anayasa Mahkemesi'nden almak lazım. Çünkü Anayasa Mahkemesi, bizde beklenilen performansı gösteremedi. 46 yıl olmuş kurulalı. Daha önce de makale yazdım, Anayasa Mahkemesi'nin Türkiye için artık bir lüks olduğunu delilleriyle yazdım. Bilimsel kurullardan geçti. Beğenildi. Anayasa Mahkemesi'ne artık memleketimizde ihtiyaç kalmadığını söyledim. Yorum denetimi açısından özellikle ihtiyaç kalmadı. &lt;br /&gt;&#13;
Zaten parlamento yavaş çalışıyor. Komisyon alt komisyon derken, halkı ilgilendiren bir kanun, ümitle beklenirken nihayet çıkıyor. Bu defa da bir kurum Anayasa Mahkemesi'ne dava açıyor. Derken iptal edilecek endişesi başlıyor. Kalkınmakta olan bir devlette bu uygun değil. İstikrarı olumsuz etkiliyor. &lt;br /&gt;&#13;
- BU ÜYELER YARGILANABİLİR &lt;br /&gt;&#13;
Bu son kararla Anayasa Mahkemesi, Meclis'i kilitlemiş midir?.. &lt;br /&gt;&#13;
Evet büyük ölçüde. Bundan sonra da kolay kolay parlamento huzurla Yasama görevini yerine getiremez diye endişe ediyorum. Çünkü; her ele aldığı karar, yasama faaliyetini, laikliğe aykırıdır diye dolaylı birtakım yorumlarla iptal eder endişesi olacaktır. Halbuki Yasama erki, millet adına Meclis tarafından serbestçe kullanılır. 7. maddede “Yasama yetkisi TBMM'nindir, devredilemez” der. Anayasa'ya aykırılık zannedildiği kadar öyle kolay kolay ortaya çıkmaz. Tekrar ediyorum; Anayasa Mahkemesi, Türkiye için artık bir lüks haline gelmiştir. Kaldırmak lazım bu mahkemeyi, veya bazı yetkilerini elinden almak lazım. En başta kanunları murakabe etme yetkisini kaldırmak lazım. &lt;br /&gt;&#13;
Tamamen kaldırmakla bir şey kaybeder miyiz? &lt;br /&gt;&#13;
Hiçbir şey kaybetmeyiz. Anayasa Mahkemesi, İsviçre, İngiltere, Amerika'da yok. &lt;br /&gt;&#13;
Peki Meclis kapatabilir mi bu Mahkeme'yi?.. &lt;br /&gt;&#13;
Evet, ama önce Anayasa'nın değişmesi lazım. Ama değişikliğe de dava açılabilir. &lt;br /&gt;&#13;
İyi de; Meclis çalışmasını engellemek de suç değil mi?.. &lt;br /&gt;&#13;
Yaptırımı şöyle; Anayasa'ya göre, Anayasa Mahkemesi, kendi üyelerini kendi bünyesinde muhakeme edebiliyor. Kendi üyelerini, görevleriyle ilgili suçlardan dolayı yargılayabilir. Anayasa'nın bir maddesini ihlâl etmek, Anayasa'ya aykırılık teşkil ediyor. Tabiî buna karar verecek, Anayasa Mahkemesi'nin kendisidir. &lt;br /&gt;&#13;
Peki bu ülkede bir gün yargı bağımsız olur ve hukuk adil uygulanırsa; bu üyelerin ardından gelecek tarafsız üyeler, bu üyeleri yargılayabilir mi? &lt;br /&gt;&#13;
Yargılayabilir. Görevle ilgili bir suç teşkil ettiğine karar verirse 11 kişilik heyet, olabilir.. &lt;br /&gt;&#13;
Cumhurbaşkanı, üyeleri görevden alabilir mi? &lt;br /&gt;&#13;
Hayır. &lt;br /&gt;&#13;
Bir yargı ihtilâlinden bahsedilebilir mi? &lt;br /&gt;&#13;
Yargı ihtilâli değil, ama yargıçlar iktidarından bahsedilebilir. Bu tabir bizde yerleşmemeli. Çok meşhur bir söz vardır, hukuk bir gün herkese lazım olur. &lt;br /&gt;&#13;
Ama suçu işleyen de kendileri. Ne olacak?.. &lt;br /&gt;&#13;
İşte bu şekilde bir kilitlenme var. Kendi kendilerine muhakeme etme kararı.. Diyeceksiniz hiçbir zaman almazlar... Doğru... &lt;br /&gt;&#13;
- ÇÖZÜM; YENİ ANAYASA &lt;br /&gt;&#13;
Anayasa Mahkemesi bu yasayı reddetti. &lt;br /&gt;&#13;
Aynı yasayı tekrar çıkarabilir mi Meclis?.. &lt;br /&gt;&#13;
Evet çıkarabilir. Parlamentonun yasa yapmasının sınırı yoktur. Bunun bir örneği de şudur; kamuoyunda “kıyak emeklilik” diye bilinen yasayı parlamento çıkardı. Parlamento üyelerine yüksek seviyede maaş öngören emeklilik hakkı veriyordu. Bu yasayı Anayasa Mahkemesi'ne verdiler. Anayasa Mahkemesi iptal etti. Birkaç ay sonra aynı kanun tekrar çıkarıldı. 9 defa Anayasa Mahkemesi bu şekilde iptal etti. 10. defa çıkardığında, Anayasa Mahkemesi üyelerini de bu kıyak emekliliğe dahil edince, o zaman iptal edilmedi. &lt;br /&gt;&#13;
Bundan sonra bu kriz nasıl aşılır, çözüm ne? &lt;br /&gt;&#13;
Tavsiyem; yeni bir Anayasa hazırlıkları vardı zaten. O Anayasa'yı hazırlayıp yürürlüğe koymak. Bu değişiklik, parlamentoya gelmeli. &lt;br /&gt;&#13;
ANAYASA MAHKEMESİ AMACININ TERSİNE İŞ YAPTI &lt;br /&gt;&#13;
Peki gerçekten böyle mi davranıyor Mahkeme?.. &lt;br /&gt;&#13;
Bizde tatbikatta, bu ana hedeflerden sapmalar görüyorum. Çünkü öyle kararlar veriyorlar ki; temel hak ve hürriyetleri korumak değil, aksine zedeleyen bir görüntü ortaya çıkıyor. Mesela bu son başörtüsü konusunu düzenleyen yasa hakkındaki karar bu endişeleri daha da artırdı. Meclis söz konusu olan bir değişiklikle kişilere kıyafet serbesti getirmeyi hedeflemişti. İster din ve vicdan hürriyeti, ister yaşam biçimi açısından olsun, bazı kişiler bir serbesti, yani bir hürriyet getiriyordu. Anayasa Mahkemesi bunu iptal etmekle kişilerin hürriyetini kısıtlamış oldu. &lt;br /&gt;&#13;
Basında yer alan “Laikliğe aykırılık, arkadan dolanarak içini boşaltmak ya da yok saymak, laikliği ortadan kaldırmak” gibi gerekçeler, Anayasa Mahkemesi'nin esas alacağı bir hedef değildir. Esas hedef; kişi hak ve hürriyetlerini korumaktır. Her dinî kıyafet, her dinî hareket, laiklik kavramı altına alınarak engellenemez. Mesela namaz, hac veya diğer birtakım hürriyetler, dinî muhtevalı hak ve hürriyetler, laikliğe uygunsa verilir, değilse verilmez gibi bir karar olamaz. Anayasa'da böyle bir madde yok. &lt;br /&gt;&#13;
Siz hak ve hürriyetleri, din ve vicdan hürriyetini, eğitim hakkını yok sayamazsınız. &lt;br /&gt;&#13;
Başörtüsü yasağı getirmekle, bir defa, kişilerin öğrenim hakkı elinden alınıyor. Halbuki Anayasa'da 42. maddede, “Kişiler eğitim ve öğretim hakkından yoksun bırakılamaz” deniyor. Öğrenim hakkı çok kutsal haklardandır. İkincisi; kişilerin ilmini ve sanatını elinden alıyorsunuz. Anayasa'da bu konuda da teminat var. Anayasa, 'başörtülüler ilim ve sanat öğrenemez' diye bir sınır getirmemiş. Biz de bunu egelleyemeyiz, Anayasa Mahkemesi de. Anayasa Mahkemesi'nin yetkisi, Anayasa'da zaten düzenlenmiştir. &lt;br /&gt;&#13;
Nedir Anayasa Mahkemesi'nin yetkisi? &lt;br /&gt;&#13;
Kanunların Anayasa'ya uygunluğunu denetlemek, Meclis içtüzüğü, kanun ya da kararnamelerin Anayasa'ya uygunluğunu denetlemek... Bunu da kanunlar çerçevesinde yapar. Görevi hak ve hürriyetleri kısıtlamak değil, din ve vicdan hürriyetini genişletmektir. Din ve vicdan hürriyeti de dört açıdan ele alınır. Bunlar; İnanma, ibadet, dinini öğrenme ve öğretme, bir de dinini yaşama hürriyetidir. &lt;br /&gt;&#13;
üyeler yargılanabilir &lt;br /&gt;&#13;
Anayasa'ya göre, Anayasa Mahkemesi, kendi üyelerini kendi bünyesindeki görevleriyle ilgili suçlardan dolayı yargılayabilir. Anayasa'nın bir maddesini ihlâl etmek, Anayasa'ya aykırılık teşkil ediyor. Bu üyelerin ardından gelecek üyeler, hukuk adil uygulanırsa yargılanabilir. Görevle ilgili bir suç teşkil ettiğine karar verirse 11 kişilik heyet, bu üyeleri yargılayabilir. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
vakit
&lt;/p&gt;</description><category>anayasa mahkemesi, yargılanma, kanun, hak, hukuk, adalet, demokrasi</category><pubDate>13 Jun 08 09:14:57 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/1378/799/%20%20%20%20Hukuk%20adil%20olursa%209%20%C3%BCye%20yarg%C4%B1lanabilir</guid></item><item><title>T.Ö. programı berbat etti</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/1378/798/%20%20T.%C3%96.%20program%C4%B1%20berbat%20etti</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;  BAŞKAN HAŞİM KILIÇ'A ÇİRKİN HAKARETLER&lt;br /&gt;&#13;
T.Ö. programı berbat etti&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
   &lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/0/5/0/8/105085.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Tuncay Özkan 32.Güne çıktı. Çevreye ağız dolusu hakaretlerde bulundu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Kanal D televizyonunda gecenin ilerleyen saatlerinde yayınlanan 32. Gün programında tuhaf olaylar yaşandı. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ulusalcı çizgideki kanalını satmasıyla gündeme gelen Tuncay Özkan'ın Mehmet Ali Birand'dan söz hakkı istmesiyle yapıldığı belirtilen programa çeşitli basın kuruluşlarından gazeteciler de katıldı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
HERKESE SALDIRDI&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Tuncay Özkan programda her zamanki saldırgan üslubunu devam ettirdi. Yeni Şafak yazarı Fikri Akyüz'e "yobaz" diyerek hakaret eden Özkan, Bugün yazarı Nazlı Ilıcak'a hoş olmayan hitaplarda bulundu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
32. Gün genel yayın yönetmeni Rıdvan Akar'ın 'Kanaltürk'e CHP'den aktarılan 3.5 milyon dolarlık para' hakkındaki sorularına cevap vermekte zorlanan Özkan, telefonla programa bağlanan CHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Özyürek'in sözlerini de "yanlış bir şey söyler" endişesiyle geçiştirmeye çalıştı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Program boyunca konuşmaktan çok bağıran Özkan, Red dergisi genel yayın yönetmeni Hakan Gülseven ile de kapıştı. Gülseven, Tuncay Özkan'ın ne demokrat ne de solcu olduğunu, kendisiyle aynı safta asla görünmek istemdiğini söyledi. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
AĞIR HAKARETLER&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bu arada Tuncay Özkan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ı da yasadışı İBDA-C adlı örgüte üye olmakla itham etti. Özellikle Haşim Kılıç hakkında çok ağır ifadeler kullanan Özkan'ın tavrı, stüdyoda bulunan katılımcılardan büyük tepki gördü. Özkan tepkiler üzerine iddianın kendisine değil, Aydınlık dergisine ait olduğunu söylemek zorunda kaldı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
TELEVİZYONLARDA BİR İLK&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Öte yandan programın yayını esnasında TV'lerde ilk kez rastlanan bir olay yaşandı. Tuncay Özkan'ın hakaretleri üzerine banttan yayınlanan programın içine Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın yalanlama metni girdi. Programın yüksek mahkemenin bir numaralı ismine hakaretlerle dolu olmasına rağmen yayınının durdurulmayıp, Haşim Kılıç'ın açıklamalarına yer verilmekle yetinilmesi "televizyonlarda bir ilk" olarak yorumlandı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
EN KOMİK AN&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Gecenin en komik anı ise Özkan'ın 28 Mayıs -e muhtırasını kendisinin başlattığı Cumhuriyet mitinglerine karşı verildiğini söylemesiydi. Başta programın yapım ekibi olmak üzere stüdyoda bulunan herkes bu ifade karşısında "şok" geçirdi. Katılımcıların gülme krizine girmemek için kendilerini zor tuttukları görüldü.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
RTÜK'E ŞİKAYETLER&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Programda Özkan'ın saldırgan ve saygısız üslubundan rahatsız olan çok sayıda vatnadaşın RTÜK'ün şikayet hatlarına başvuruda bulunduğu öğrenildi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
RTÜK şikayet hattı: 444 1 178
&lt;/p&gt;</description><category>tuncay özkan, 32 gün, hakaret, haşim kılıç a hakaret, anayasa mahkemesi, müslümana baski</category><pubDate>13 Jun 08 09:10:18 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/1378/798/%20%20T.%C3%96.%20program%C4%B1%20berbat%20etti</guid></item><item><title>AKP'den Sürpriz Öneri   09/06/2008 ( 16:03 )</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/1378/772/%20AKP%27den%20S%C3%BCrpriz%20%C3%96neri%20%20%2009%2F06%2F2008%20%28%2016%3A03%20%29</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;Anayasa Mahkemesi'nin üniversitelerde türban serbestisinin yürütmesini durdurmasına AK Parti'den sürpriz bir öneri geldi. TBMM Adalet Komisyonu Başkanı AKP'li Ahmet İyimaya, Anayasa Mahkemesi'nin türban konusunda verdiği kararla yetkilerini aştığını ve Anayasa'yı ihlal ettiğini belirterek radikal bir teklif sundu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İyimaya, Anayasa Mahkemesi kararlarının askıya alınması önerisinde bulundu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
CHP ise bu teklife yanıt vererek teklifi sert bir dille eleştirdi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İşte İyimaya'nın öneri taslağı:&lt;br /&gt;&#13;
Taslağa göre, TBMM, üye tam sayısının en az üçte birinin yazılı teklifi ve beşte üçünün gizli oyu ile Anayasa Mahkemesinin iptal ve itiraz davalarına ilişkin kararları ile yürürlüğü durdurma kararlarını askıya alabilecek.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Askıya almak için, Anayasa Mahkemesi kararının Anayasaya açıkça aykırı olması, dürüst yorum ilkeleri ile bağdaştırılamaması, temel normun birden fazla anlam içermesi yahut kararda kanun yada Anayasa koyucu gibi davranılmış olması hallerinden birinin gerçekleşmesi şart olacak.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Milletvekillerinin özlük hakları ile Anayasanın ikinci kısmının ikinci ve dördüncü bölümlerinde ve usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalarda yer alan temel hak ve hürriyetlerin geliştirilmesine ilişkin Anayasa Mahkemesi kararları askıya alınamayacak.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Askıya alma teklifinin, Anayasa Mahkemesi kararının yayımını izleyen 10 gün içinde TBMM'ye verilmiş olması ve en geç 3 ay içinde sonuçlandırılması gerekecek.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Askıya alma teklifinin sonuçlandırılmasına ilişkin TBMM kararları, Resmi Gazetede yayınlanacak.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Askıya alma kararı, Anayasa Mahkemesi kararını bütün hüküm ve sonuçları ile ortadan kaldıracak.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Mahkeme kararında denetlenmiş olan kanun ve kanun hükmünde kararname, hiçbir işlem gerekmeksizin, yürürlüğünü sürdürecek.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Askıya alma kararının üzerinden 5 yıl geçmedikçe, Anayasa Mahkemesi aynı kuralı yeniden denetleyemeyecek.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Anayasa Mahkemesi kararları, Resmi Gazetede yayımından itibaren 10 gün geçmedikçe yürürlüğe giremeyecek. Süresinde verilen askıya alma teklifinin 3 ay içinde sonuçlandırılmaması yahut reddi halinde Anayasa Mahkemesi kararı derhal yürürlüğe girecek.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Anayasa Mahkemesi kararları yasama ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacak.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
AK Parti'li İyimaya, konuyla ilgili yazılı açıklamasında da Anayasa Mahkemesinin anayasa değişikliklerini esastan iptal etmesi kararının, Türkiye'de var olan Anayasa Mahkemesi krizini bütün boyutları ile somut şeklide görünür kıldığını savundu. Anayasanın TBMM'ye tanıdığı, “Tali kurucu iktidar yetkisi”nin, Yüksek Mahkemenin bu kararı ile pratik olarak sona erdiğini ileri süren Ahmet İyimaya, şunları kaydetti:&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
“Krizin asli muhatabı, iktidarı ve muhalefeti ile siyaset kurumudur. Siyaset kurumunun ortak bir refleks geliştirmesi, suçlayıcı demeçlerle yetinmemesi; demokratik ve anayasal sorumluluğunun kaçınılmaz gereğidir.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Tanımlanan görev tarifleri içinde egemenlik (yasama-yargı) çatışması, kabul edilebilir ve makul bir durum olarak nitelenemez.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Aynı anayasa ve adalet vatanında yaşayan sorumlu bir kişi olarak, çözüm yolunda geliştirdiğim bir öneriyi, 'Askıya alıcı veto'yu kamuoyu ile paylaşıyorum.”&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; * *&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;br /&gt;&#13;
CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay, AK Parti Ankara Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya'nın, Anayasa Mahkemesi kararlarının askıya alınması önerisini, "İyimaya, sağ eliyle sol kulağını, başının üzerinden göstereceğine, doğrudan 'Anayasa Mahkemesi kuralları uygulanmaz, mahkeme lağvedilmiştir' diye bir teklifte bulunursa, belki sorunu çok daha kolay aşar" diye değerlendirdi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Parlamentoda gazeteciler ile sohbet toplantısında Okay, AK Parti Ankara Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya'nın, Anayasa Mahkemesinin kararlarının askıya alınması önerisine ilişkin değerlendirmede bulundu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Türkiye gündemini yeniden karıştıracak, yeni tartışmalar açacak, gerilim yaratacak bu tür önermelerle Türkiye'nin meşgul edildiğini savunan Okay, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ya bu Anayasayı içimize sindireceğiz ya sindirmeyeceğiz. Herkes bu Anayasaya sadakat yemini ettiğine göre, bu Anayasa içinde çözüm önerisinde bulunması lazım. Türkiye'de, yoğun bir şekilde böylesine ham projelerle gündem dolduruluyor ve bunlar tartışılıyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bu öneri, hukuk devletini, kuvvetler ayrılığını ortadan kaldırmaya yönelik, yargı üzerinde, yasamanın tahakkümünü oluşturacak bir öneridir. AKP'li değerli siyaset adamları, ülke gündemini böylesine altı boş, kimi tartışmalarla doldurmak istiyorlar. Türkiye'nin gerçek gündeminin konuşulmasını önlüyorlar." şeklinde konuştu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
HABERALEMİ
&lt;/p&gt;</description><category>akp, başörtüsü, kapatma, anayasa mahkemesi, yetki aşımı, demokrasi, siyasete saldiri, işgal, Ülkenin işgali</category><pubDate>09 Jun 08 14:01:42 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/1378/772/%20AKP%27den%20S%C3%BCrpriz%20%C3%96neri%20%20%2009%2F06%2F2008%20%28%2016%3A03%20%29</guid></item><item><title>TOPTAN'DAN  ANLAMSIZ (!) ÇIKIŞ</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/770/%20TOPTAN%27DAN%20%20ANLAMSIZ%20%28%21%29%20%C3%87IKI%C5%9E</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt; YENİ DÖNEMDE SENATO TARTIŞMASI&lt;br /&gt;&#13;
TOPTAN'DAN İLGİNÇ ÇIKIŞ&lt;br /&gt;&#13;
TBMM Başkanı Köksal Toptan, Anayasa Mahkemesi'nin başörtüsü düzenlemesinin iptaline ilişkin kararını değerlendirdi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İŞTE DEĞERLENDİRMENİN SATIRBAŞLARI:&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; TBMM'nin anayasa kurallarına uygun olarak çıkardığı kanun herkesi bağlayıcıdır.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; TBMM'nin yasama yetkisi mutlaktır.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; 411 milletvekilinin çıkarmış olduğu yasayı Anayasa Mahkemesi şeklen değil, yetkisini aşarak esasa girerek karar vermiştir.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; Anayasal denetim şartları yasalarla belirtilmiştir.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; Kuvvetler ayrılığında hiç bir erk bir başka erkin yetkisini alamaz, ihlal edemez.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; Anayasa Mahkemesinin inceleme yetkisi 148. maddede detaylı olarak anlatılmıştır.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; Kuvvetler ayrılığı prensibinde yasama yürütme ve yargı erkleri yetkilerini aşmamalı, birbirinin görev alanına girmemelidir.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; Bu erkler birbirine güvenmelidir.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; Yargı ancak konulan normları inceler...&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; Toptan, yeni bir anayasanın yapımı yanında çift parlamentoyu, yani Cumhuriyet Senatosu konusunun da tartışmaya açılması önerisinde bulundu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; El birliği ile demokrasiyi korumalıyız.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;br /&gt;&#13;
İŞTE MECLİS BAŞKANI TOPTAN'IN AÇIKLAMALARININ TAM METNİ&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Toptan, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, yarın Yunanistan'a gideceğini anımsatarak, Anayasa Mahkemesinin kararının gerekçesinin ne zaman yayınlanacağını bilinmediğinden bugün konuyla ilgili basın toplantısı düzenlediğini bildirdi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Toplantısına, Türkiye Cumhuriyeti'nin Anayasasında da açıkça ifade olunduğu gibi demokratik laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğunu vurgulayarak başlayan Toptan, tüm çağdaş demokrasilerde olduğu gibi Anayasanın, yasama, yürütme ve yargı erklerinin ayrılığı ilkesine dayandığını vurguladı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Her erkin görev ve yetkilerinin sınırlarının Anayasada ve ilgili yasalarda açıkça belirlendiğini kaydeden Toptan, &lt;i&gt;Milletimizin temsil makamı olan TBMM'nin, Anayasa ve içtüzük kurallarına göre çıkardığı kanun, yürürlüğe girdikten sonra herkes için bağlayıcı ve uyulması gerekli bir norm halini almaktadır. Millet adına TBMM tarafından kullanılan bu yasama yetkisi mutlak bir yetkidir. Ancak hukuk devleti olmanın bir gereği olarak yürütmenin çalışmaları 'idari', yasama organı çalışmaları da belli şartlarda 'anayasal yargı' denetimine tabidir&lt;/i&gt; diye konuştu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bu denetim yollarının şart ve şekilleri, kuralları, konuları, yolları, hem Anayasa hem de ilgili yasalarda açıkça belirtildiğini vurgulayan Toptan, &lt;i&gt;Yargı, konulan normları ancak anayasa ve hukuk devleti ilkelerine göre yorumlar ve bir sonuca varır. Bu hak da yargı için mutlaktır ve tartışılamaz. Ancak erkler, anayasadan doğan haklarını kullanırken kendilerini başka bir erk yerine koyamaz ve olmayan yetkiyi kullanamaz, başka erkin yetkisini elinden alamaz, o alana müdahale edemez. Bu amaçla norm ihdas edemez&lt;/i&gt; dedi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
-&lt;i&gt;ÇİFT KAMARALI SİSTEM...&lt;/i&gt;-&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;i&gt;Sorunlarımızı demokrasi içerisinde çözebileceğimize yürekten inanıyorum&lt;/i&gt; diyen Toptan, demokrasinin de sürekli gelişen ve değişen bir kavram olduğunu vurguladı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Toptan, şunları kaydetti:&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;i&gt;Hepimiz el birliğiyle demokrasiyi savunmalı, korumalı ve geliştirmeye çalışmalıyız. Türk toplumu demokratik düzenin erdeminin ve yararlarının bilincine varmış durumdadır. Bize düşen, siyasal ve hukuksal yapılarımızı bu anlayışa uygun duruma getirmektir. Bu çerçevede yeni bir anayasa yapımı yanında belki çift kamaralı, yani senatoyu da artık Türkiye'nin tartışmasının yararlı olabileceğini düşünmekteyim.&lt;br /&gt;&#13;&lt;/i&gt;
&lt;br /&gt;&#13;
Demokratik yönetimin dayandığı değerleri, demokratik siyasal kültürü de güçlendirmeye hep beraber çalışmalıyız. Herkes bilmelidir ki Meclisimiz; yüksek temsil gücüyle bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Anayasada belirlenen ilkeler çerçevesinde millet ve tarih önünde ettiği yeminine sadık kalarak milleti için doğruları yapmaya devam edecektir. Vatandaşlarımızın, Türkiye'nin geleceğine olan güven ve inançlarında hiçbir eksilme olmamalıdır.&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&#13;&lt;/i&gt;
&lt;br /&gt;&#13;
Köksal Toptan, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan günümüze pek çok sorunu aştığını, içinde bulunduğu sorunları da durumu da aşacağını belirterek, &lt;i&gt;Bunun için kurumlarımıza ve birbirimize olan güven duygularını kaybetmemeliyiz, birbirimizi incitecek ve etkisizleştirme amacı taşıyan davranışlardan kaçınmalıyız. Bütün bunları karşılıklı konuşmak ve değerlendirmeler yapmak üzere önümüzdeki süreçte Parlamentomuzda temsil edilen siyasi partilerin liderlerini ortak bir toplantıya çağırmayı da düşünmekteyim&lt;/i&gt; diye konuştu. &lt;br /&gt;&#13;
07.Haziran.2008 11:00:04&lt;br /&gt;&#13;
SAMANYOLUHABER&lt;br /&gt;&#13;
  Bu durumda göstermektedir ki çürük sebzeyle güzel yemek yapılmaz.&lt;br /&gt;&#13;
                felekmest
&lt;/p&gt;</description><category>köksal toptan, meclis başkanı, anayasa mahkemesi, demokrasi</category><pubDate>07 Jun 08 10:17:03 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/770/%20TOPTAN%27DAN%20%20ANLAMSIZ%20%28%21%29%20%C3%87IKI%C5%9E</guid></item><item><title>Headscarved women protest Turkish court ruling</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/764/%20Headscarved%20women%20protest%20Turkish%20court%20ruling</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt; Headscarved women protest Turkish court ruling&lt;br /&gt;&#13;
Headscarved women protested in Turkey on Friday against a court ruling to cancel a reform which would have allowed students to wear headscarf at university.&lt;br /&gt;&#13;
Friday, 06 June 2008 15:44&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Women demonstrated in the southeastern city of Diyarbakir after Friday prayers, and hundreds more in headscarves chanted slogans in Istanbul. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
"I'm crushed and feel hopeless. I really don't feel equal to anybody else in this country anymore," said Esra Altinay Ozbecetek, 29, who had to leave university when she was 19 because she was not allowed to wear her headscarf to class. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
"For 10 years I've watched people enter and graduate from university and I've just sat by and watched," she said. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Like Altinay Ozbecetek, thousands of women have not gone to university because of the ban, which has been enforced strictly since 1997, or have gone abroad to study. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
      &lt;img src="http://www.worldbulletin.net/images/other/29297.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
The AK Party passed the amendment earlier this year to allow students to wear the headscarf at university. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
The Constitutional Court, which like the armed forces is a bastion of secularism, cancelled the reform on Thursday in a ruling which analysts say has increased the chances that the AK Party will be banned in a separate case. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
          &lt;img src="http://www.worldbulletin.net/images/other/29298.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
"Damn those behind the judges' coup," shouted protesters in Istanbul, followed by cries of "Allahu akbar!" or "God is Greatest!" &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
According to recent surveys, some two thirds of Turkish women wear some form of the headscarf and about the same proportion supported lifting the ban for students. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
"It means we are not equal. Headscarved women will continue to suffer discrimination and that will (be enshrined in) the law," said Neslihan Akbulut, head of rights group Akder. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
"If there is civilian politics, if there is democracy ... they can't ignore (women who cover their heads)," she said. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
           &lt;img src="http://www.worldbulletin.net/images/news/29294.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
The headscarf debate goes to the heart of the officially secular but predominantly Muslim country's identity. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Some women defended the headscarf ban at university. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
           &lt;img src="http://www.worldbulletin.net/images/other/29296.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
"Personally, I'm afraid that the headscarf could become an established symbol of the state and that wearing headscarves in universities is just the first step, so I think the (court) decision is a well grounded one," said Fatma Aslan, a 24 year-old masters student.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
           &lt;img src="http://www.worldbulletin.net/images/other/29295.jpg" border="0" alt="" /&gt; &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>headscraft, başörtüsü, ingilizce haberler, world news, girl freedom, anayasa mahkemesi, ak party, the constitutional court</category><pubDate>06 Jun 08 16:02:59 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/764/%20Headscarved%20women%20protest%20Turkish%20court%20ruling</guid></item><item><title>Arınç  Sessizliğini Bozdu</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/762/%20%20Ar%C4%B1n%C3%A7%20%20Sessizli%C4%9Fini%20Bozdu</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt; &lt;img src="http://www.habervakti.com/resimler/gecici1/bulentarinc.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
AK Parti Manisa Milletvekili Bülenç Arınç MKYK öncesi kısa bir açıklama yaptı. Arınç, &lt;i&gt;Anayasa Mahakemesi'nin bu kararı çok vahim bir karardır&lt;/i&gt; dedi&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
AK Parti Manisa Milletvekili Bülenç Arınç MKYK öncesi kısa bir açıklama yaptı. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bülent Arınç şunları söyledi: "Anayasa Mahakemesi'nin bu kararı çok vahim bir karardır" &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
"Hiçbir hukukcu bu kararı kabul edemez. Mahkeme kararının henüz gerekçesini bilmiyoruz, anayasa kararlarına uygun bir karar değil çok vahim bir karar. Anayasa Mahkemesi bu kararını verirken kendisine verilen yetkili tamamen kötüye kullanmıştır. Mahkeme şekil yerine esastan inceleme yaptı, bu yanlıştır. Mahkeme yasama yetkisini de iptal etmiş oldu. Anayasa Mahkemesi nasıl böyle bir yanlış karar alabilir ki Meclisi yok sayabilir. Egemenlik TBMM'de değil Yüksek Mahkeme'de denilmiştir." dedi&lt;br /&gt;&#13;
habervakti
&lt;/p&gt;</description><category>bülent arınç, anayasa mahkemesi, meclis iradesi, yüksek mahkeme, sessizlik</category><pubDate>06 Jun 08 15:47:09 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/762/%20%20Ar%C4%B1n%C3%A7%20%20Sessizli%C4%9Fini%20Bozdu</guid></item><item><title>Yasak Kararına sevinenlere bir hatırlatma!</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/758/%20Yasak%20Karar%C4%B1na%20sevinenlere%20bir%20hat%C4%B1rlatma%21</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt; FİNALİ GÖRMEDEN KİMSE PAÇALARI SIVAMASIN!&lt;br /&gt;&#13;
Karara sevinenlere bir hatırlatma!&lt;br /&gt;&#13;
Üniversitelerde başörtüsü yasağını kaldıran düzenlemenin dün Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi sonrası zil takıp oynayanlara kritik uyarı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bu hadise burada bitmez; finali görmeden kimse paçaları sıvamasın!&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Anayasa Mahkemesi, başörtüsünün üniversitelerde serbest bırakılmasına ilişkin anayasa değişikliğini iptal etti ve yürürlüğünü durdurdu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Mahkemenin açıklamasında “Anayasa'nın 2, 4. ve 148. maddeleri gözetilerek” iptal yönünde karar verildiği vurgulanıyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bu ifadeler, her şeyden önce Anayasa Mahkemesi'nin yetkilerini aştığını gösteriyor!&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Anayasa'nın 148. maddesi diyor ki:&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
“Anayasa Mahkemesi kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve TBMM İçtüzüğü'nün Anayasa'ya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler. Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler.”&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Anayasa Mahkemesi Raportörü de raporunda mahkemenin “esasa giremeyeceğinin” altını çizmişti…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ne var ki, Anayasa Mahkemesi dünkü kararıyla şekil denetimiyle yetinmedi ve “esasa girerek” anayasa değişikliği düzenlemesini reddetti:&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Böyle bir “içtihat” Anayasa'ya aykırıdır!&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Mahkeme, bir yandan yetkilerini aşarken; diğer taraftan da Anayasa'nın “laik devlet ilkesi ile ilgili” 2. maddesine ve 4. maddedeki “değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez maddeler” hükmüne gönderme yaparak 10. ve 42. maddeler kapsamındaki anayasa değişikliği arasında fevkalade zorlama bir bağ kurdu!&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ezcümle, Anayasa Mahkemesi'nin üniversitelerde türbana geçit vermeyen kararı hukuka aykırıdır…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Dahası, bu kesinlikle siyasi bir karardır.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; * *&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;br /&gt;&#13;
“Mahkemenin türbana hayır” diyen kararı, sözünü ettiğim özellikler açısından 1 Mayıs 2007'deki 367 kararının tıpkıbasımıdır…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Anayasa Mahkemesi, “367 Hurafesi”ni 9-2'lik oylamayla “şart haline getirmiş”ti…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Dikkat buyurunuz, bu siyasi karar Gül'ün Çankaya'ya çıkması sürecini geciktirmiş, ancak engelleyememişti!&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ayrıca, Anayasa Mahkemesi 367 lehindeki kararından sadece iki ay sonra anayasa değişikliği paketi hakkındaki başvuruyu reddederken paketin içindeki 367'nin “aleyhine” bir karar vermişti!&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; * *&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;br /&gt;&#13;
Dünkü netice hakkında derinlemesine ve daha sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için elbette Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararını görmek gerekiyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Yine de mahkemeden yapılan kısa açıklama gerekçe hakkında kabaca bir çerçeve çizmiş bulunuyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Türban aleyhindeki karardan yola çıkarak Anayasa Mahkemesi'nin AK Parti hakkında da kapatma kararı vereceğini öngörenlerin sayısı dün itibarıyla biraz daha arttı…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bununla birlikte bir kez daha hiç kimseye “garanti kapatılacak” gibi yorumları tavsiye etmiyorum!&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Anayasa Mahkemesi üyelerinin “Kaybeden Statüko”ya nefes aldırmayı amaçlayan siyasi kararları, 367 örneğinde alasını yaşadığımız üzere sürpriz değil…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Unutmayınız, bu sürecin bir de finali var!&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bu sütunda daha önce “Eğer Türkiye'nin yeni gidişatını tersine çevirmekte ısrar ederlerse Bir Millet Uyanıyor adlı yerli film gösterime girer” demiştim. Bugün bu cümlemi daha da kuvvetli bir vurguyla hatırlatıyorum.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Son türban kararına imza atanların gücü Türkiye'yi geriye döndürmeye yetmez…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Filmin sonunu bekleyin, ne dediğimi göreceksiniz!&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
TAMER KORKMAZ/YENİ ŞAFAK&lt;br /&gt;&#13;
06.Haziran.2008 11:44:49
&lt;/p&gt;</description><category>başörtüsü kararı, anayasa mahkemesi, türban yasağı, Üniversitelerde başörtüsü yasa, haddi aşma, yetki aşımı, anayasa değişiklikleri, siyaset, yasama, yargı, hak, yetki</category><pubDate>06 Jun 08 15:33:12 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/758/%20Yasak%20Karar%C4%B1na%20sevinenlere%20bir%20hat%C4%B1rlatma%21</guid></item><item><title>ANAYASA MAHKEMESİ'NİN KARARI NE İFADE EDİYOR</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/768/748/%20ANAYASA%20MAHKEMES%C4%B0%27N%C4%B0N%20KARARI%20NE%20%C4%B0FADE%20ED%C4%B0YOR</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt; &lt;br /&gt;&#13;
   Anayasa başörtüsü düzenlemesi hakkında verdiği bu haksız ve hukuksuz kararla ne demek istiyor ?&lt;br /&gt;&#13;
 1.Bu ülkede islamın bir gereği olan başörtüsü yasaktır.&lt;br /&gt;&#13;
 2.Demokrasilerde devleti kuranların koyduğu kurallar sonrakilerce&lt;br /&gt;&#13;
halkın yüzde doksanı oranına ulaşsalar dahi bu kurallar değiştirilemez.Dolayısıyla demokrasi önce yaşamış olanların sonra yaşayanlara egemenliği demektir.&lt;br /&gt;&#13;
 3.Gerekirse tapılan putlar ( kesin yasa ilkeleri ) yenilebilir.&lt;br /&gt;&#13;
 4.Anayasa mahkemesi,  CHP 'nin bir alt kurumudur.&lt;br /&gt;&#13;
 5.Demokrasilerde halkın mutlak egemenliği vardır ,ilkesi tatlı bir&lt;br /&gt;&#13;
sözden ibarettir.Gerçekte halkın mutlak egemenliği değil, devletin&lt;br /&gt;&#13;
kurumlarını bir şekilde sızma yoluyla ele geçirmiş olanların egemenliği vardır.&lt;br /&gt;&#13;
 6.Türkiye'de müslümanların dinsel özgürlükleri yoktur.&lt;br /&gt;&#13;
 7.Laiklik ilkesi laikçilik şeklinde anlaşılmalıdır.&lt;br /&gt;&#13;
 8.Cumhuriyetçilik ilkesi devlete sızmış olanlarca sadece laikçiliğin makyaj malzemesi olarak görülmektedir.&lt;br /&gt;&#13;
 9.Yasal yoldan başörtüsüne özgürlük sağlanması idealiniz boştur.&lt;br /&gt;&#13;
Biz size bu imkanı vermeyiz.&lt;br /&gt;&#13;
 10.Sosyalistler/solcular devletin emrinde iyi hizmet etmektedirler ( kullanılmaktadırlar ).&lt;br /&gt;&#13;
 11.Müslümanlar bu ülkede esir konumundadırlar.&lt;br /&gt;&#13;
 &lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>anayasa mahkemesi, başörtüsü, Özgürlük, bağımsızlık, siyasi kararlar</category><pubDate>05 Jun 08 16:24:40 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/768/748/%20ANAYASA%20MAHKEMES%C4%B0%27N%C4%B0N%20KARARI%20NE%20%C4%B0FADE%20ED%C4%B0YOR</guid></item><item><title>ANAYASA MAHKEMESİ, CHP'NİN İSTEĞİNİ ONAYLADI</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/747/ANAYASA%20MAHKEMES%C4%B0%2C%20CHP%27N%C4%B0N%20%C4%B0STE%C4%9E%C4%B0N%C4%B0%20ONAYLADI</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;ANAYASA MAHKEMESİ, CHP'NİN İSTEĞİNİ ONAYLADI&lt;br /&gt;&#13;
İşte Mahkeme'nin başörtüsü kararı&lt;br /&gt;&#13;
Anayasa Mahkemesi'nin, üniversitelerde başörtüsünü serbest bırakan anayasa değişikliğiyle ilgili kararı açıklandı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Anayasa Mahkemesi, başörtüsünün üniversitelerde serbest bırakılmasına ilişkin anayasa değişikliğini iptal etti ve yürürlüğünü durdurdu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Anayasa Mahkemesi, CHP ve DSP milletvekillerinin başörtüsünün üniversitelerde serbest bırakılmasına ilişkin anayasa değişikliğinin &lt;i&gt;iptali veya yok hükmünde kabul edilmesi ve yürürlüğünün durdurulması&lt;/i&gt; istemiyle açtığı davanın sonucunu yazılı açıklamayla duyurdu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Açıklamada, şöyle denildi:&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;i&gt;9 Şubat 2008 günlü 5735 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair Kanun'un 1. ve 2. maddeleri, Anayasa'nın 2, 4. ve 148. maddeleri gözetilerek iptal edilmiştir. Ayrıca yürürlüğü de durdurulmuştur.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
YAPILAN DÜZENLEME&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Anayasa Mahkemesi'nin iptal ettiği değişiklikle Anayasa'nın, &lt;i&gt;Kanun önünde eşitlik&lt;/i&gt; başlıklı 10. maddesinin son fıkrasına, &lt;i&gt;... ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında&lt;/i&gt; ibaresi eklenmişti. Bu değişiklikle madde, &lt;i&gt;Devlet organları ve idari makamları, bütün işlemlerinde ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadır&lt;/i&gt; haline gelmişti.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Anayasa'nın, &lt;i&gt;Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi&lt;/i&gt; başlıklı 42. maddesine ise &lt;i&gt;Kanunda açıkça yazılı olmayan herhangi bir sebeple kimse yüksek öğrenim hakkını kullanmaktan mahrum edilemez. Bu hakkın kullanımının sınırları kanunla belirlenir&lt;/i&gt; şeklinde yeni bir fıkra eklenmişti.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
05.Haziran.2008 17:19:54
&lt;/p&gt;</description><category>kapatma davası, başörtüsü kararı, islama zulüm, anayasa mahkemesi</category><pubDate>05 Jun 08 15:04:32 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/747/ANAYASA%20MAHKEMES%C4%B0%2C%20CHP%27N%C4%B0N%20%C4%B0STE%C4%9E%C4%B0N%C4%B0%20ONAYLADI</guid></item><item><title>İster Ak Parti ile ister Ak Parti'siz</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/31565/%20%C4%B0ster%20Ak%20Parti%20ile%20ister%20Ak%20Parti%27siz</link><description>&lt;p&gt;İKTİDAR SEÇKİNLERİNİN BAŞVURMASI GEREKEN TEK YOL&#13;
İster Ak Parti ile ister Ak Parti'siz&#13;
'AK Parti kapatılsa da, kapatılmasa da korkulacak birşey yok.' Yeni Şafak gazetesi yazarı Fehmi Koru bugünkü köşesinde neye güvendiğini yazdı. İşte o yazı...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yeni duruma yeni formül&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kapatma davası politikayla yakından ilgilenen herkesi kaygılandırdı da, bazıları daha fazla kaygılı. Anayasa Mahkemesi'nin vereceği karar ne yönde olursa olsun Türkiye'nin artık eskisi gibi olmayacağını ileri sürenler var. Karar kapatma yönünde olursa tarihin tekerrür etmesi kaçınılmazmış; kapatmazsa mahkeme, bu defa da Ak Parti gemi azıya alırmış...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Daha ileri senaryolar yazanlar ve 'büyük bir hesaplaşma', hatta bir 'iç savaş' bekleyenler de var.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Beklenti sahiplerine saygı duymakla birlikte, Anayasa Mahkemesi üyelerinin sanıldığı kadar zor bir durumda olmadıklarına ve karar ne yönde tecelli ederse etsin, bundan ülkenin kazanacağına inanıyorum ben... Hesaplaşma herhalde olmaz; ancak bir iç savaş yaşanmayacağına, milletimizin sağduyusunun buna izin vermeyeceğine eminim.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ak Parti ile DTP'nin birbiri ardına kapatılmaları Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da 'temsil sorunu' ortaya çıkaracaktır; ora halkının yüzde 90'a yakını son seçimde oylarını bu iki partiye kullandılar çünkü... Esas dikkat edilmesi gereken nokta budur ve karar da esas bu yüzden önemlidir. Kendilerini siyasi yönden temsil edilmez gören insanların verecekleri tepkiden ben de kaygı duyarım.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Aslında kapatma davası açısından en önemli nokta 'temsil sorunu'... Davanın kabulü sonrasında patlayan tartışmalara bu gözle bakıldığında görülen şu: Ülkede kendilerini 'gerçek iktidar' olarak gören öyle kalmaya da kararlı bir güruh var. 'İmtiyazsız, sınıfsız' olmakla övünülen, asilzadesi bulunmayan bir ülkede hem imtiyazlı olduğuna, hem de 'iktidar olmak üzere doğduğuna' inanan insanlar bunlar...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Son iki seçimdir, doğum hakkı olarak baktıkları iktidarlarının ve o sebeple kullandıkları imtiyazlarının ayakları altından kaydığına inanıyor bu güruh. Geçmişte, 'çıplak ayaklar', 'baldırı çıplaklar', 'çarıklılar' veya 'ağzı çorba kokanlar' diye küçümseyip aşağıladıkları halk katmanlarının kendilerini sistemin dışına ittiğini görüyorlar. Bunun bir adım ilerisinin iktidarlarının yok olması olduğunun fena halde farkındalar.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Farkındalar ve bunun için ölesiye kavga veriyorlar...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Önceleri fütursuzca işlerini görüyorlardı. Seçimler usulen yapılıyor, iktidarları tehlikeye girdiğinde seçim sonuçlarıyla oynanıyordu. Bunun artık sürdürülebilir bir oyun olmadığını anladıklarında iktidarlarını dolaylı devam ettirmenin yeni yöntemlerini buldular. İktidar partilerini içeriden kendi adamlarıyla, dışarıdan da medya aracılığıyla denetim altında tutmak en geçerli yöntem olarak uzun yıllar çalıştı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;2002 seçimiyle birlikte medyanın artık yeterince etkileyici olmadığını fark ettiler; 'içeride' de istedikleri sayıda adam bulunduramadıkları ortadaydı. 2007 seçimi ise bütünüyle çaresiz bıraktı 'iktidar olmak üzere doğduğuna inanan' tipleri; fotoğrafın dışında kaldılar.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Parti kapatarak süre kazanma, iktidarlarını sürdürmeye yarayacak yeni yöntemler bulma çabasındalar.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;"Merak etmeyin, bu iş büyük bir hesaplaşmaya veya iç savaşa yol açmaz" derken, kavgalarının nafile bir çaba olduğu gerçeğinden hareket ediyorum. Ak Parti ister açık tutulsun ister kapatılsın, bugünkü sosyolojik tabloyu bütünüyle ortadan kaldıracak bir büyük altüst oluş yaşanmadan eski dönemlerin iktidar ilişkisine dönmek mümkün değildir. Büyük bir altüst oluş için ise, milletin içinden çıkmış kurumlarına milletin kendisi asla izin vermeyecektir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu durumda iktidar seçkinleri için tek bir yol kalıyor: Sandığın iradesine itaat ve Türkiye'deki iktidar formülünü yeni gerçekler ışığında revize etmek... Bugüne kadar devreye sokulmuş bütün formüllerde iktidardan uzakta tutulan halkı artık formüle eklemekten ve formülde halka yer açarken diğer iktidar unsurlarının iktidar alanında kapsadığı yerleri küçültmekten başka bir yol yok.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İster Ak Parti ile ister Ak Parti'siz, bunun gerçekleşeceğini hep birlikte göreceğiz.&#13;
  FEHMİ KORU . yenişafak&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;18.Mayıs.2008 11:14:37
&lt;/p&gt;</description><category>akp, ak parti, demokrasi, seçkinciler, elitistler, Çözüm, iktidar kavgası, anayasa mahkemesi</category><pubDate>18 May 08 13:41:54 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/31565/%20%C4%B0ster%20Ak%20Parti%20ile%20ister%20Ak%20Parti%27siz</guid></item><item><title>AKP SAVUNMA METNİ.doc</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/file/1727/4979/AKP%20SAVUNMA%20METN%C4%B0.doc</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;a href="http://felekmest.mylivepage.com/file/1727/4979/AKP%20SAVUNMA%20METN%C4%B0.doc"&gt;AKP SAVUNMA METNİ.doc&lt;/a&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;p&gt; AKP SAVUNMA METNİ
&lt;/p&gt;</description><category>akp savunma metni, akp, kapatma, savunma, anayasa mahkemesi</category><pubDate>07 May 08 16:20:50 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/file/1727/4979/AKP%20SAVUNMA%20METN%C4%B0.doc</guid></item><item><title>Er Ryan'ı Kurtarmak filminin en etkili sahnesi</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/30305/%20Er%20Ryan%27%C4%B1%20Kurtarmak%20filminin%20en%20etkili%20sahnesi</link><description>&lt;p&gt; Er Ryan'ı Kurtarmak filminin en etkili sahnesi&#13;
5/5/2008    &#13;
	Gülay Göktürk&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Geçenlerde bir okurum kapatma davasıyla ilgili bir mektup yazmış, Ak Parti'ye "Aman gerginlik çıkarma, savunma hakkını kullan, başka bir şey de yapma" diye telkinde bulunanlarla ilgili bir benzetme yapmış. Tüyler ürpertici bir benzetme: "Er Ryan'ı Kurtarmak filminin beni en çok etkileyen sahnesi nedir, biliyor musunuz" diyor; sonra o sahneyi hatırlatıyor okurum; "Hani bombalanmış bir binada Amerikalı bir askerin bir Alman askerini öldürüş sahnesi vardır; bıçağı Alman'ın karnına gömülmüşken neredeyse şefkatli bir ses tonuyla şuna benzer şeyler söyler kulağına:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;"Hadi direnmeyi bırak, kendini serbest bırak, göreceksin daha kolay olacak; zaten bu boktan hayatta yaşanmaya değer ne var ki..." Şu anda Ak Partililer dahil, siyasetin içinde olan herkesin ortak tahmini Anayasa Mahkemesi'nin kararının kapatma yönünde olacağı. Bu durumdayken Ak Parti'ye yalnızca hukuki savunmayla sınırlı bir mücadele tarzı önerenler filmdeki Amerikalı askere çok benziyor gerçekten de. "Direnmeyi bırak, göreceksin daha kolay olacak; zaten bu boktan sistemde siyaset yapmanın ne anlamı var ki..."&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dikkat ediyorum, kapatmanın sonuçları daha çok, hatta sadece Ak Parti ya da Erdoğan açısından konuşuluyor. Parti kapatılırsa, yenisi nasıl, ne zaman kurulur; yeni parti 2009 Mart'ındaki yerel seçimlere yetişebilir mi; savunma için ek süre istenirse yeni parti için kalan zaman yeter mi, yetmez mi... Erdoğan'ın yasaklılığı delmesinin yolları yöntemleri nelerdir? Başbakanı bağımsız milletvekili sıfatıyla tekrar parlamentoya sokmanın en iyi yolu hangisidir; Parlamento'daki sandalye sayısının yüzde 5'ini boşaltmak mı daha kolaydır; yoksa bir seçim bölgesinin milletvekillerinin tamamen boşaltılması mı? Bugün sadece Ak Parti camiasında değil, bütün siyaset çevrelerinde dönüp dolaşan konular bunlar...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Eğer mesele sadece, Ak Parti'lilerin ya da Erdoğan'ın geleceği olsaydı, açıkçası benim de içimden "Boşverin Allahaşkına, bu kaçıncı yasaklanışınız; bu kaçıncı kuşatma, kaçıncı barikat; size de yazık; gidin evinize ayaklarınızı uzatıp oturun biraz; torunlarınızla oynayın, ya da danışmanlık yapın; eğer hareketi çok seviyorsanız şehir şehir ülke ülke dolaşın" demek gelirdi. Ama yaşanan olay bu mudur?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Şimdiye kadar defalarca yaşanan yok yere parti kapatma olaylarına yeni bir halka daha eklenmesi midir yalnızca yaşadığımız şey? Yoksa, bundan çok daha öte; Türkiye'de son 7-8 yıldır yaşanan transformasyonu durdurma ve geri döndürme hamlesi midir? Demokrasinin derinleşmesi yolunda atılan adımların geri püskürtülmesi ve yeni bir otoriterleşme sürecinin başlangıcı mıdır?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Besbelli ki, karşımızda basit bir parti kapatma davası yok; karşımızda hepimize umut veren bir dönemi kapatma davası var. Ak Parti'nin kapatılması teşebbüsü, son yıllarda güç kaybeden bürokratik iktidarın kaybettiği gücü geri almak için giriştiği en pervasız hamledir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hamlenin görünen hedefi Ak Parti'yi ya yok etmek ya da yok etme tehdidiyle ehlileştirmek, teslim almaktır. Ama eğer başarırlarsa yok edilen ya da teslim alınan sadece Ak Parti değil, son yılların bütün kazanımları olacaktır. Kendilerini Cumhuriyetin yegane ve ebedi sahibi gören kesimler bu operasyonla, Türkiye'de dokunulmaz devlet politikalarını değiştirmeye kimsenin gücünün yetmeyeceğini dosta düşmana göstermek istiyorlar. Bu, bütün topluma karşı bir meydan okumadır. Öyleyle cevabı da toplumun bütün demokratik güçleri tarafından topyekun bir şekilde verilmelidir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Evet, hükümetin ve Ak Parti'nin bu meydan okuma karşısında bocaladığı, zaman zaman sindiği, bazen kaş yapayım derken göz çıkardığı, kendi içindeki uzlaşma eğilimlerinin arttığı, köklü bir demokrasi geleneğine sahip olamamaktan gelen vahim hatalar yaptığı doğrudur. Bütün bu zaafları ortaya döküp Ak Parti'yi eleştirmek ve hatta asıl sorumlu göstermek de kolaydır.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Zor olan ise, rejimin karşı karşıya olduğu tehlikeyi göğüsleme görevinin tek başına Ak Parti'nin taşıyamayacağı kadar ağır olduğunu görmek ve bu tarihi saldırının püskürtülmesinde sorumluluk almaktır.
&lt;/p&gt;</description><category>er ryanı kurtarmak, demokrasi, hak, hukuk, kapatma, direnis, parlamento, anayasa mahkemesi, zalimler, sorumluluk</category><pubDate>05 May 08 16:08:46 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/30305/%20Er%20Ryan%27%C4%B1%20Kurtarmak%20filminin%20en%20etkili%20sahnesi</guid></item><item><title>İşte AK Parti'nin ön savunması</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/30092/%C4%B0%C5%9Fte%20AK%20Parti%27nin%20%C3%B6n%20savunmas%C4%B1</link><description>&lt;p&gt; AK Parti'nin, kapatma davasına karşı Anayasa Mahkemesi'ne verdiği ön savunmayı 'laiklik' temeline dayandırdığı öğrenildi. Savunmada AK Parti'nin laikliği zedeleyen bir parti değil, tam tersine güçlendiren ve laikliğin güvencesi olan bir parti olduğu vurgulanarak, Başbakan Erdoğan'ın zaman zaman laiklikle ilgili yaptığı açıklamalara yer verildiği kaydedildi. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;GAZETE KUPÜRLERİNE KARŞI TEKZİP METNİ &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AK Parti, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın hakkında açtığı kapatma davasına karşı Anayasa Mahkemesi'ne kapsamlı bir ön savunma verdi. Alınan bilgiye göre, 'Laikliğin güvencesiyiz' vurgusunun yapıldığı savunma, iddianamedeki gazete haberlerine ait tekzipler ve mahkeme kararlarını da kapsıyor. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yasada yer almasına rağmen iddianamede adı geçen 71 kişiden hiçbirini uyarmadığı iddiasının yer aldığı öne sürülen savunmada, "Uyarılmadan kapatma davası açılması hukuki değil" görüşünün dile getirildiği bildirildi. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Haklarında siyasi yasak istenen kişilerin beyanlarının ifade özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilen savunmada, bu ifadelerin hiçbirinin suç niteliği taşımadığı bildirildi. Savunma dosyasında, 71 kişi hakkında iddianamede yer alan suçlamalar nedeniyle haklarında verilmiş bir mahkeme kararı olmadığının da dile getirildi öğrenildi. İddiaya göre AK Parti, 'Beraatla sonuçlanmış mahkeme kararlarına bile iddianameden yer &#13;
verilmiş. Milletvekillerinin teklife imza atmış olması dava konusu yapılamaz' diyerek Başsavcının iddialarını çürütmeye çalıştı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;"VENEDİK KRİTERLERİ ÜSTÜNDÜR" &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anayasanın 90. maddesinde 2004 yılında yapılan değişiklikle getirilen 'Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır' hükmünün savunmanın ana eksenini oluşturduğu bildirildi. AK Parti'nin, Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile birlikte siyasi partilerin kapatılmasıyla ilgili olarak Venedik Kriterleri'ni de benimsediğini, Venedik Kriterleri'nde ancak şiddet ve teröre bulaşmış ya da şiddet ve terörü doğrudan veya dolaylı olarak destekleyen partilerin kapatılmasının öngörüldüğü vurgulandı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Savunmada Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin, "Herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, kanaat özgürlüğü ile kamu otoritelerinin müdahalesi ve ülke sınırları söz konusu olmaksızın haber veya fikir almak ve vermek özgürlüğünü de içerir. Bu madde, devletlerin radyo, televizyon ve sinema işletmelerini bir izin rejimine bağlı tutmalarına engel değildir. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kullanılması görev ve sorumluluk yükleyen bu özgürlükler, demokratik bir toplumda, zorunlu tedbirler niteliğinde olarak, ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu emniyetinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması veya yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması için yasayla öngörülen bazı biçim koşullarına, sınırlamalara ve yaptırımlara bağlanabilir" hükmünü düzenleyen 10. maddesi ile "Herkes asayişi bozmayan toplantılar yapmak, demek kurmak, ayrıca çıkarlarını korumak için başkalarıyla birlikte sendikalar kurmak ve sendikalara katılmak haklarına sahiptir. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu hakların kullanılması, demokratik bir toplumda, zorunlu tedbirler niteliğinde olarak, ulusal güvenliğin, kamu emniyetinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amaçlarıyla ve ancak yasayla sınırlanabilir. Bu madde, bu hakların kullanılmasında silahlı kuvvetler, kolluk mensupları veya devletin idare mekanizmasında görevli olanlar hakkında meşru sınırlamalar konmasına engel değildir" düzenlemesini içeren 11. maddesi de hatırlatıldı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;"LAİKLİĞİN GÜVENCESİYİZ" &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Savunmada AK Parti'nin laikliği zedeleyen bir parti değil tam tersine güçlendiren ve güvencesi olan bir parti olduğu vurgulandı. Bu bağlamda Başbakan Erdoğan'ın zaman zaman laiklikle ilgili yaptığı açıklamalara yer verildi. İddiaya göre, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal başta olmak üzere eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e kadar bütün siyasetçilerin türban sorununun çözümüne yönelik açıklamalarına yer verildi. İmam-hatip liseleriyle ilgili olarak ise AK Parti hükümeti döneminde imam-hatip lisesi açılmadığı, en çok Süleyman Demirel döneminde açıldığına vurgusunun yapıldığı kaydedildi. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İddianamedeki ana suçlama konusu olan anayasanın 10 ve 42. madde değişikliklerinin ise türban için değil, özgürlükleri genişletmek amacıyla yapıldığı ifade edildi. Türbanla ilgili anayasa değişikliği konusunda Yüksek Mahkeme'nin henüz karar vermediği de hatırlatıldı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;"GÜL DE EVREN GİBİ YARGILANAMAZ" &#13;
İddiaya göre, AK Parti'nin savunma dosyasında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün yargılanamayacağı belirtilerek, Kenan Evren örneği verildi ve savunma dosyasına, 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in yargılanamayacağına ilişkin Yargıtay hükmü de eklendi. Savunmada, "Yüksek Mahkeme üyelerini Cumhurbaşkanı atıyor. Kendi atadığı mahkeme heyetine karşı savunma yapamaz" ifadesinin yer aldığı öğrenildi. Yürütmenin işlemlerinden partinin sorumlu tutulamayacağına da dikkat çekilen savunma metninde, eski Meclis Başkanı Bülent Arınç'a atfedilen iddialar konusunda da 'Meclis Başkanlığı dönemine ait suçlamalar AK Parti'yi bağlamaz" ifadelerinin yer aldığı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 1994 ve 1995 yıllarındaki açıklamalarının iddianamede yer almasının da zaman aşımı bakımından eleştirildiği iddia edildi. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İHA
&lt;/p&gt;</description><category>ak parti nin ön savunması, kapatma, anayasa mahkemesi, haksızlık, zulüm, zorbalık, akp, adalet ve kalkınma partisi</category><pubDate>01 May 08 05:50:05 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/30092/%C4%B0%C5%9Fte%20AK%20Parti%27nin%20%C3%B6n%20savunmas%C4%B1</guid></item><item><title>CHP Dosyası haber çıktığı gün gönderilmiş</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/29335/%20CHP%20Dosyas%C4%B1%20haber%20%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20g%C3%BCn%20g%C3%B6nderilmi%C5%9F</link><description>&lt;p&gt;CHP DOSYASI BİR AYDIR BAŞSAVCILIKTA BEKLETİLİYORMUŞ&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dosya haber çıktığı gün gönderilmiş&#13;
Yargıtay, CHP'nin bir TV kanalına yasadışı yollardan aktardığı 3 milyon YTL ile ilgili belgeleri doğrulayarak Anayasa Mahkemesi'ne gönderdi. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Başsavcılıkta bir aydır bekleyen dosyanın medyada haberlerinin çıktığı gün mahkemeye gönderilmesi dikkat çekti.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın CHP'nin Kanaltürk'e yasadışı yollardan aktardığı 3 milyon YTL ile ilgili dosyayı suç duyurusunda bulunmadan Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'na göndermesi hukukçular arasında yeni bir tartışma başlattı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kapatılan Refah Partisi (RP) hakkındaki 'kayıp trilyon davası'nın başsavcılığın talebi üzerine açıldığına dikkat çeken hukukçular, siyasî partiler arasında çifte standart uygulanmasının tarafsızlık ilkesi ile bağdaşmadığını vurguluyor. Bu arada Yargıtay tarafından önceki gün internet sitesinden yapılan açıklama da yeni soru işaretlerinin doğmasına yol açtı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Maliye, CHP'nin Kanaltürk'e aktardığı paralarla ilgili dosyayı 20 Mart 2008'de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi. 1 aydır başsavcılıkta bekleyen dosyanın haberin basında yer aldığı pazartesi günü saat 16.00 sularında teslim edildiği öğrenildi. Belgelerle ilgili süreç, dosya Anayasa Mahkemesi Kararlar Müdürlüğü'nden geçtikten sonra başlayacak.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Mustafa Kamalak, Başsavcı'nın dosyayı haberlerden sonra mahkemeye göndermesini basının gücü olarak yorumluyor. Kamalak, "Eski Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş, DSP'ye beş kez ihtar verilmesi için Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. Dava açmadı. Kendisi de emekli olduktan sonra DSP'den milletvekili adayı olmuştu. Başsavcı, CHP'ye sempatik yaklaşım içerisinde bulunmuş olabilir." şeklinde konuşuyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt; &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;RP'ye farklı, CHP'ye farklı uygulama&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yüksek Mahkeme'ye belgeleri gönderen Yargıtay Başsavcısı'nın CHP hakkında suç duyurusunda bulunmaması ise tartışma konusu. RP'ye açılan 'kayıp trilyon' davasında süreç farklı işlemişti. RP kapatıldıktan sonra Maliye Bakanlığı'nın raporu üzerine dönemin Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunmuştu. Savaş'ın suç duyurusu üzerine RP Genel Başkanı Necmettin Erbakan başta olmak üzere parti yöneticileri hakkında 'kayıp trilyon' davası açılmıştı. Bu davada Anayasa Mahkemesi süreci işletilmemişti. Prof. Dr. Mustafa Kamalak, "Anayasa Mahkemesi kararına ihtiyaç duyulmadan dava açıldı. RP davasındaki uygulama doğruysa CHP konusunda da aynı mekanizma işletilmeli." diye konuştu. Eski Yargıtay Savcısı Ahmet Gündel ise CHP'nin aktardığı parayla ilgili olayın bir ceza soruşturması konusu olduğuna dikkat çekti. Savcılıkların Anayasa Mahkemesi ya da başka bir kurumun kararını beklemesine gerek olmadığına işaret eden Gündel, "Ceza hukukunda suç tespiti yapılırsa soruşturma süreci için herhangi bir izin süreci bulunmuyor. Dokunulmazlık engeli ortaya çıkarsa o süreçte bunun değerlendirilmesi gerekir. Erbakan olayında da böyle oldu. Siyasi partinin merkezi, hesapların tutulduğu yer yani suç yeri Ankara olduğu için buradaki başsavcılık görevli." dedi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;CHP'nin Kanaltürk'e aktardığı paralarla ilgili Anayasa Mahkemesi'nde izlenecek süreç de belli oldu. Mahkeme, CHP'nin incelenmeyen 2004, 2005, 2006 ve 2007 yıllarına ait hesaplarını mercek altına aldı. Raportörler, Kanaltürk'e aktarılan parayla ilgili CHP'nin faturalarını tek tek kontrol edecek. Kanaltürk'e havale edilen ancak belgelendirilmeyen ya da havale edilen tutar kadar sahte belge düzenlendiyse bunlar rapora yansıtılacak. Gönderilen paraların faturası gösterilemezse CHP için sıkıntılı günler başlayacak. Raporun Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'a sunulmasının ardından belirlenecek bir toplantı gününde üyeler, faturalandırılmayan 3 milyon YTL'nin hibe ya da bağış olup olmadığını inceleyecek. Hazine'ye irat (alacak) kayıt edilip edilmemesine karar verilecek. Havale edilen parayla ilgili başka faturalar düzenlendiyse sahtecilik suçu söz konusu olacak. Anayasa Mahkemesi gerekirse ceza davası açılması için savcılıklara suç duyurusunda bulunacak. Ceza davası açılırsa, CHP lideri Baykal ve parti yöneticilerinin dokunulmazlığının kaldırılması için Meclis'e fezleke gönderilmesi gerekecek.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt; &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ceza davası süreci de başlayabilir: &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anayasa Mahkemesi, dosyayı CHP'nin 2004-2005 muhasebe kayıtlarıyla birlikte incelenmek üzere raportöre teslim etti. Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, CHP ile Kanaltürk arasındaki yasadışı ilişkiyi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na da bildirdi. Başsavcılığın, siyaset yasağıyla sonuçlanabilecek bir ceza davası açması söz konusu. Konuyla ilgili detaylı belgelerin yer aldığı dosya 20 Mart 2008 itibarıyla da siyasi partilere kapatma davası açan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın önünde. Yalçınkaya, dosyayı Anayasa Mahkemesi'ne ilettiğini açıkladı. RP'yle ilgili 'kayıp trilyon' davasında ise Yargıtay Başsavcılığı devreye girerek dava sürecini başlatmıştı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt; &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;3 trilyonluk havalenin faturası yok: &#13;
CHP'nin Kanaltürk'e aktardığı 4 trilyonun tam 2 trilyon 922 milyar 109 milyon 86 liralık kısmının faturası yok. Bu para, Kanaltürk'ün hesaplarında başka kişi veya kurumlardan alınmış gibi gösterilmiş. Kayıtlara göre, Alınan Avanslar Hesabı'nda yer alan borç halen devam ediyor. Belgelendirilen 1 trilyon 180 milyarın fatura tarihi ise 31 Mayıs 2005. '020199' No'lu faturadaki hizmetler şöyle sıralanmış: "Atatürk'ün kurduğu partinin öyküsü belgeseli. Araştırma, planlama koordinasyon. Röportaj, bilgi, belge."&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Maliye Bakanı Kemal Unakıtan: Tespitler, ilgili makamlara gönderildi&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, CHP'nin Kanaltürk'e aktardığı parayla ilgili hukuki sürecin sürdüğünü söyledi. Endonezya Parlamentosu Vergi Komitesi'ni kabul eden Unakıtan, gazetecilerin CHP'yle ilgili sorularına muhatap oldu. Unakıtan, CHP'nin Kanaltürk Televizyonu'na aktardığı 4,1 milyon YTL'nin 3 milyon YTL'lik kısmına ait faturanın olmadığının hatırlatılması üzerine, "Gelirler Dairesi Başkanlığı başvuruyu gerçekleştirdi. Tespitlere yer verilen raporunda inceleme neticeleri var. Partiyle ilgili konu Anayasa Mahkemesi'ne ulaştı." diye konuştu. Bakan, "Bir usulsüzlük var mı?" şeklindeki soruya ise şu karşılığı verdi: "Herhalde. Tespite dair bir rapor var ki ilgili mercilere gönderildi."&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ZAMAN&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>chp, komünizm, sosyalizm, faşizm, dinsizlik, devrimcilik, ismet inönü, atatürk, cumhuriyet, anayasa mahkemesi, kapatma, yolsuzluk, kanaltürk, tuncay özkan</category><pubDate>23 Apr 08 06:44:26 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/29335/%20CHP%20Dosyas%C4%B1%20haber%20%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20g%C3%BCn%20g%C3%B6nderilmi%C5%9F</guid></item><item><title>İŞTE AKP'nin SAVUNMA METNİ</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/29333/%C4%B0%C5%9ETE%20AKP%27nin%20SAVUNMA%20METN%C4%B0</link><description>&lt;p&gt;İŞTE AKP'nin SAVUNMA METNİ&#13;
4/23/2008  50% 75% 100% 125% 150% 175% 200% &#13;
 Cemil Çiçek, partisinin dünkü grup toplantısında kapatılma davasında Anayasa Mahkemesi’ne vereceği savunma metnini zarfından çıkarıp okumaya başladı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AKP'nin merak edilen SAVUNMA METNİ&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;"Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’na" diyerek başlayan yazının konu bölümünde "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 14.3.2008 günkü iddianamesine karşı cevaplarımız" yer alıyor. Yazının başlığı ise "Genel olarak iddianamenin yaklaşım yanlışlıkları" olurken, birinci sayfasında şu değerlendirmeler bulunuyor: &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ÖZENSİZ &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;"İddianame baştan sona okunduğunda ilk göze çarpan husus çok özensiz ve düzensiz bir şekilde kaleme alınmış olmasıdır. Gerçekten yüzde 70’i Cumhuriyet Gazetesi esas alınarak, kalan bölümleri de yine değişik gazete küpürlerine dayanılarak hazırlanmıştır. Yapılan tekzipler, açılan davalar, mahkeme kararları hiç dikkate alınmadan, televizyon programlarında yapılan tartışmaların CD’lerine doğrudan bakma zahmetine katlanmadan günlük bir gazetede çoğu kez çarpıtılarak verilmiş haberlerin ve köşe yazarlarının kasıtlı yazılarını "makaslama" ve "cımbızlama" yöntemleriyle delil hanesine koyup, "klasörleri dolduran deliller" görüntüsünü vererek iddianame kaleme alınmıştır." &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AKP’nin savunma metnini, partinin önemli isimlerinden ve hukukçu kimlikleriyle öne çıkan Cemil Çiçek, Bülent Arınç, Burhan Kuzu, Ahmet İyimaya, Dengir Mir Mehmet Fırat ve Sadullah Ergin hazırladı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;HABERVAKTİ
&lt;/p&gt;</description><category>akp, açıklama, kapatma, a planı, b planı, recep tayyip erdoğan, cemil çiçek, mir dengir fırat, anayasa mahkemesi</category><pubDate>23 Apr 08 06:23:36 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/29333/%C4%B0%C5%9ETE%20AKP%27nin%20SAVUNMA%20METN%C4%B0</guid></item><item><title>AK Parti'nin kapatmaya karşı planı</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/29166/AK%20Parti%27nin%20kapatmaya%20kar%C5%9F%C4%B1%20plan%C4%B1</link><description>&lt;p&gt;AK Parti'nin kapatmaya karşı planı&#13;
4/21/2008  50% 75% 100% 125% 150% 175% 200% &#13;
 AK Parti, partiye açılan kapatma davasına karşı savunma stratejisi belirledi. Bir bilgi havuzu oluşturuldu. Başbakan'la doğrudan irtibatlı Sekiz kişilik A takımı kuruldu.  &#13;
Sabah gazetesi yazarı Yavuz Donat'ın AK Parti'nin savunma planı ile ilgili aktardıkları...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AK Parti 'havuz' oluşturdu &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Parti kapatma davası ile ilgili "süreç" işliyor. Süreç "çok yönlü." "Çok boyutlu." &#13;
Olayın "Anayasa değişikliği ile kapatma davasını düşürme" boyutu da var. "Lobiler... Bildiriler... Kamuoyu oluşturma" boyutları da.&#13;
Ama bu arada partide de "dava ile ilgili" çok ciddi bir çalışma sürüyor.&#13;
Bu çalışma da "çok yönlü, çok boyutlu." &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Partide bir "havuz" oluşturuldu. &#13;
"Hukuki görüşler, Anayasa Mahkemesi' ndeki savunmayı destekleyecek belge ve bilgiler" bu havuzda toplanıyor. &#13;
"Havuz dolunca" ne olacak? &#13;
"Her şey" avukata verilecek.&#13;
Partiyi, Anayasa Mahkemesi'nde savunacak kişiye. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Savunmayı "parti dışından biri" de yapabilir. "Partiden biri" de.&#13;
Şu anda "ağırlıklı görüş" partiden biri olması yönünde. "Kim olmalı" &#13;
konusunda ağırlıklı görüş ise "Cemil Çiçek." Bu konu "tepede" görüşülecek ama... "Son kararı" Recep Tayyip Erdoğan verecek. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;A Takımı &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İktidar partisinde bir "takım" oluşturuldu. Buna "A takımı" da diyebiliriz. Takımı "Başbakan belirledi." &#13;
Ve takım "doğrudan Başbakan'la irtibatlı." &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Takım "8 kişiden" oluşuyor. &#13;
6'sı "hakkında 5 yıl siyaset yasağı" istenenlerden: &#13;
Bülent Arınç, Zafer Üskül, Burhan Kuzu, Sadullah Ergin, Bekir Bozdağ, Dengir Mir Mehmet Fırat. &#13;
2'si ise "yasak dışındaki" isimlerden: Cemil Çiçek ile Ahmet İyimaya. &#13;
Takımdaki 8 kişinin hepsi de "statü" sahibi.&#13;
Biri bakan: Cemil Çiçek. &#13;
Biri Genel Başkan Yardımcısı: Dengir Mir Mehmet Fırat. &#13;
2'si Grup Başkanvekili: Bekir Bozdağ ile Sadullah Ergin. &#13;
3'ü komisyon başkanı: Burhan Kuzu, Zafer Üskül, Ahmet İyimaya. &#13;
Ve 1'i de "ağabey" statüsünde: Bülent Arınç. &#13;
Kapatma davası konusunda AK Parti'de "savunma çalışması" yapan bu "en üst kurulun" 8 üyesinden 4'ü "Ankara Hukuk" tan mezun: Bülent Arınç, Dengir Mir Mehmet Fırat, Ahmet İyimaya, Sadullah Ergin. &#13;
(Ahmet İyimaya, birincilikle mezun) &#13;
2'si İstanbul Hukuk'tan. &#13;
Bunlardan "biri" bakan: &#13;
Cemil Çiçek. &#13;
Diğeri Anayasa profesörü: &#13;
Burhan Kuzu. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bireysel durum analizi &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kapatma davası konusunda sadece "A takımı" çalışmıyor. &#13;
Başka "çalışmalar" da var. &#13;
Örneğin: Hakkında "5 yıl siyaset yasağı" istenenler, kendi durumları ile ilgili çalışma yapıyorlar. Bunlar: &#13;
"Bireysel durum analizleri." &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;71 kişilik "siyaset yasağı" listesinde "hukukçular" az değil.&#13;
Örneğin İstanbul Milletvekili "Güldal Akşit. Örneğin eski milletvekili, avukat, Mehmet Elkatmış. &#13;
Onların "bireysel durum analizleri" daha kapsamlı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Parti ile ilgili "genel savunma" ile, 71 kişinin "tek tek savunmaları" havuzda toplanacak. Ancak...&#13;
Havuza "başka kaynaklardan da" belge, bilgi, savunma notu akacak.&#13;
Örneğin: &#13;
Havuz "havuz bütün AK Parti milletvekillerinin katkısına açık." &#13;
"Adını burada yazmayacağımız" bazı bilim adamları var.&#13;
Değişik üniversitelerin hocaları. "Havuza" onlar da katkı sağlayacak.&#13;
Partili olsun veya olmasın, "bazı hukukçular" da. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Havuz "zengin bir havuz." &#13;
Böylesine "dolu" bir havuzda biriken "malzeme" hangi sürede değerlendirilir? &#13;
Soruyu "daha net" soralım: &#13;
- AK Parti, Anayasa Mahkemesi'nden "ek süre" ister mi, istemez mi? &#13;
"Tepede" yapılan görüşmeden ortaya çıkan sonuç: &#13;
"A takımının çoğunluğu" ek süre istenmesinden yana... Cemil Çiçek ise "tam aksi görüşte." "Bu iş uzamasın" tezini savunuyor. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Tabii bütün bu çalışmalar hep "kapalı devre." "Kapalı kapıların ardında." Ve "tam gün." &#13;
Başbakan Erdoğan için "günde 3 vardiya çalışıyor" denilse yeridir. &#13;
Sabah&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt; &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>akp, açıklama, kapatma, a planı, b planı, recep tayyip erdoğan, cemil çiçek, mir dengir fırat, anayasa mahkemesi</category><pubDate>21 Apr 08 19:36:34 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/29166/AK%20Parti%27nin%20kapatmaya%20kar%C5%9F%C4%B1%20plan%C4%B1</guid></item></channel></rss>
