<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!--RSS generated by Flaimo.com RSS Builder [2009-12-25 04:25:05]-->
<rss version="2.0"><channel><docs>http://felekmest.mylivepage.com</docs><link>http://felekmest.mylivepage.com</link><description>haydar :: MyLivePage</description><title>haydar</title><image><title>haydar</title><url>http://avatar014.mylivepage.com/chunk14/319926/11.gif</url><link>http://felekmest.mylivepage.com</link><description>haydar :: MyLivePage</description></image><category>Communications</category><ttl>60</ttl><item><title>tehlikenin farkındayız.flv</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/file/1135/5659/tehlikenin%20fark%C4%B1nday%C4%B1z.flv</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;a href="http://felekmest.mylivepage.com/file/1135/5659/tehlikenin%20fark%C4%B1nday%C4%B1z.flv"&gt;tehlikenin farkındayız.flv&lt;/a&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;p&gt;Tehlikenin farkındayız.
&lt;/p&gt;</description><category>tehlikenin farkındayız, irtica, demokrasi, Özgürlük, tehlike, cumhuriyet</category><pubDate>30 Aug 08 20:22:20 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/file/1135/5659/tehlikenin%20fark%C4%B1nday%C4%B1z.flv</guid></item><item><title>POLİS NEDEN HEDEFTE?</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/1378/1116/POL%C4%B0S%20NEDEN%20HEDEFTE%3F</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;POLİS NEDEN HEDEFTE?&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
CAFER TAYYAR KALA&lt;br /&gt;&#13;
İsterseniz baş döndürücü olaylara bir göz atalım...&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Şayet bugün hala demokrasi treni raydan çıkmamışsa, akşam olunca evimizin yolunu tutabiliyor ve geceleri rahat uyuyabiliyorsak inanın bunda Türk polis teşkilatının katkısı çok büyük. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Çok fazla uzağa gitmeye gerek yok, yakın tarihin son 1,5-2 yılında yaşanan olaylar silsilesine göz atıldığında her şey daha iyi ortaya çıkıyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Darbe hülyalarıyla yatıp kalkan Ergenekonculara polis müsaade etmedi. Cesur savcılarla ve kelle koltukta mücadele veren Türk polisi el ele demokrasiye sahip çıktı. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İsterseniz baş döndürücü olaylara bir göz atalım...&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Sauna ve Atabeyler çetesi Ergenekon’un önemli iki koluydu; polis tarafından çökertildi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Çete, Danıştay saldırısıyla AK Parti hükümetini devirip kaotik bir ortam hedefliyordu. Nihayetinde darbe amaçlanıyordu; ama başaramadılar devreye yine polis girdi. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ümraniye’de bir gecekondu da bombalar ele geçirildi. Ergenekon çetesinin çökertilmesinde bu cephaneliğin bulunması kilometre taşı görevi gördü. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Polisin ardı ardına gelen bu başarılı operasyonları birilerini fena halde rahatsız etmişti. Polis bir anda hedef tahtasına kondu ve emniyet teşkilatına ve sivil vatandaşa karşı ardı ardına saldırılar gerçekleşmeye başladı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İstanbul İstinye'deki Amerikan Başkonsolosluğu'na silahlı saldırıda bulunuldu. Saldırıda 3 polisimiz şehit oldu. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ergenekon iddianamesinin hazırlandığı dönemde Hakkari Emniyet Müdürlüğü binasına roketatarlı bir saldırı gerçekleşti. Saldırı gece gerçekleştiği için ölen ya da yaralanan olmadı. Ama bu saldırı polisi durduramadı, başarılı operasyonlar hız kesmeksizin devam etti. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Hainler kan kaybettikçe azgınlaştı ve Güngören’de masum vatandaşları hedef aldı.. Bu alçak saldırıda 17 vatandaşımız hayatını kaybetti..&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ardından Hatay Emniyet Genel Müdürlüğü’ne bağlı Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’ne girmek isteyen canlı bomba vurularak öldürüldü.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Mersin’de uzun süredir takip edilen terörist otoyolda sıkıştırılınca yanındaki bombalarla intihar etti; tam 9 polisimiz yaralandı. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Polisi hedef alan saldırılar bununla da bitmedi. İzmir’de polis servisinin geçiş güzergahında uzaktan kumandalı bir bombalı araç patlatıldı.. Saldırıda polis, asker ve sivil vatandaşında bulunduğu 16 kişi yaralandı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Son olarak İstanbul Karacaahmet Mezarlığı’nda bir termosun içinde tahrip gücü yüksek bomba ele geçirildi. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Görüldüğü gibi hain eller saldırılarıyla zaman zaman sivil vatandaşı hedef aldı zaman zaman ise polisi.. Bu saldırıların Ergenekon operasyonuyla birlikte artması ise dikkat çekiyor. Birileri ısrarla kaotik ortamın oluşmasını istiyor. Bunun içinde terör örgütlerini taşeron olarak kullanıyor. Son dönemlerdeki eylemlerde PKK ön plana çıksa da emniyet kaynakları bu saldırıların PKK’yı aştığını belirtiyor. Yani taşeron olarak kullanılan terör örgütü ciddi anlamda birilerinin desteği ve yönlendirmesiyle bu eylemleri gerçekleştiriyor. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Yukarıdaki olaylara bakıldığında ve yan yana konduğunda hepsinin birbiriyle bağlantılı olduğu ve bir sistem dahilinde gerçekleştirildiği anlaşılıyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Yasadışı oluşumdan medet umanların planları tek tek deşifre oluyor, kendi çıkarları uğruna vatandaşın refahını hiçe sayanların hülyaları polis engeline takılıyor. Onun içindir ilk fırsatta polise saldırıyor polisi yıpratmaya çalışıyorlar. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ama ne yaparlarsa yapsınlar gelişerek değişen emniyet teşkilatı demokrasinin teminatı olmaya devam edecek.. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
24.Ağustos.2008 15:49:49&lt;br /&gt;&#13;
samanyoluhaber&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
	  &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
   &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>polis, saldırı, polise saldiri, ihanet odaklari, pkk, taşeron, demokrasi, Özgürlük, Çete, bombalamalar</category><pubDate>25 Aug 08 06:35:50 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/1378/1116/POL%C4%B0S%20NEDEN%20HEDEFTE%3F</guid></item><item><title>Polisten Aygün'e Atatürk cevabı</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/913/Polisten%20Ayg%C3%BCn%27e%20Atat%C3%BCrk%20cevab%C4%B1</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;ATATÜRK'Ü SEVDİĞİNİ SÖYLÜYORSUN AMA...&lt;br /&gt;&#13;
Polisten Aygün'e Atatürk cevabı&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/0/7/4/6/107464.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ergenekon'dan gözaltına alınan Sinan Aygün, "Atatürk'ü sevdiği için gözaltına alınıyorum" demişti. Otoya bindirilen Aygün'e polisin cevabı ise hayli ilginçti.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ergenekon soruşturması çerçevesinde Ankara'da gözaltına alınan ATO Başkanı Sinan Aygün'ün gözaltına alınması sırasında polis ile Aygün arasında ilginç bir diyalog yaşandı. Evinden çıkışta basın mensuplarına "Atatürk'ü sevdiğim için gözaltına alınıyorum" sözleriyle eleştirisini dile getiren Aygün'e, evindeki kasasından çıkan 3 milyon Euro'yu hatırlatan bir polis "Sayın başkan Atatürk'ü sevdiğini söylüyorsun ama, kasandaki paraların üzerinde Atatürk yok" diyerek takı
&lt;/p&gt;</description><category>sinan aygün, darbe, darbeci, derin devlet, atatürk, sahte atatürkçüler, demokrasi düşmanları, Özgürlük, operasyon</category><pubDate>02 Jul 08 17:00:29 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/913/Polisten%20Ayg%C3%BCn%27e%20Atat%C3%BCrk%20cevab%C4%B1</guid></item><item><title>İMZALAR TAMAMLANDI; SARIKIZ VE AYIŞIĞI MECLİS'E GELİYOR</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/905/%C4%B0MZALAR%20TAMAMLANDI%3B%20SARIKIZ%20VE%20AYI%C5%9EI%C4%9EI%20MECL%C4%B0S%27E%20GEL%C4%B0YOR</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;İMZALAR TAMAMLANDI; SARIKIZ VE AYIŞIĞI MECLİS'E GELİYOR&lt;br /&gt;&#13;
MECLİS TARİHİNDE BİR İLK&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/0/7/2/4/107242.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
'Sarıkız ve Ayışığı' isimli girişimlerin araştırılması için önerge hazırlayan ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras, yeterli imzaya ulaştı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Meclis, tarihinde ilk kez darbe girişimlerini araştırmaya hazırlanıyor. Önerge, gelecek hafta Meclis Başkanlığı'na sunulacak.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Demokratik yapıyı kesintiye uğratmayı amaçlayan darbe girişimleri, yasadışı olmasına rağmen farklı dönemlerde Türkiye gündemine oturuyor. Bunun son örneği Nokta Dergisi'nin eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek'in günlüklerine dayanarak ortaya çıkardığı 'Sarıkız' ve 'Ayışığı'. Soruşturma izni verilmediği için mahkemede ele alınamayan teşebbüsler, Parlamento gündemine geliyor. Konuyla ilgili araştırma önergesi hazırlayan ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras, uzun çabaların ardından yeterli imzaya ulaştı. Önergeyi gelecek hafta Meclis Başkanlığı'na sunacak. Meclis'teki bütün partilerden destek isteyen Uras'a sadece DTP'li 20 milletvekili ve Bağımsız Hamit Geylani (Hakkari) 'evet' dedi. AK Parti, CHP, MHP ve DSP yöneticilerinin 'konjonktür' gerekçesiyle imza vermediğini anlatan Uras, bu duruma tepkili: "Ben isterdim ki, milletvekillerinin tamamı önergeye katılsın, Meclis ortak duruş sergilesin. Ayışığı ve Sarıkız'ın araştırılmasını savunmak Parlamento'nun kendi hakkını savunmasıdır. Halı altına süpüremeyiz. Aksi durum vekillerin bindiği dalı kesmesidir. Faydacı davranamayız, ilkeli olmalıyız."&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Uras'ın, 'Sarıkız' ve Ayışığı'nı Meclis'e taşıması kamuoyundan destek gördü. ÖDP liderine tam destek veren sivil toplum kuruluşları, darbe planlarının ayrıntılarıyla ortaya çıkarılmasını istedi. Hukukçular da, halkın iradesini yok sayan girişimleri ortaya çıkarma görevinin Meclis'e ait olduğunu vurguladı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
ÖDP lideri Ufuk Uras, "Ben isterdim ki, 549 milletvekilimizin tamamı imza versin. Meclis, ortak duruş sergilesin. Ayışığı ve Sarıkız'ın araştırılmasını savunmak Parlamento'nun kendi hakkını, hukukunu savunmasıdır. Bunları halı altına süpüremeyiz. Aksi durum milletvekillerinin bindiği dalı kesmesidir." ifadelerini kullandı. Daha önce görüştüğü AKP, CHP, MHP ve DSP yöneticilerinin muhtemelen 'konjonktür' gerekçesiyle imza vermediklerini hatırlatan Uras, şöyle devam etti: "Şu anda faydacı davranamayız. İlkeli olmalıyız. Yunanistan'da, İspanya'da bu işi yapan adamlar 20 yıldır hapiste yatıyor." ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras, Nokta Dergisi'nin eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Özden Örnek'in günlüklerine dayanarak ortaya çıkardığı Sarıkız ve Ayışığı kodlu darbe girişimlerinin araştırılması için bir süredir çaba gösteriyor. Uras, nihayet amacına ulaştı. AK Parti, CHP, MHP ve DSP yöneticileriyle görüşerek araştırma önergesine destek isteyen Uras, başarılı olamamıştı. Uras'a destek 22 Temmuz seçimlerinde listesinden aday olduğu DTP'den geldi. DTP'li 20 milletvekili ve Hakkari Bağımsız Milletvekili Hamit Geylani, Uras'ın araştırma önergesine imza sözü verdi. İmzaların hafta sonuna kadar tamamlanması bekleniyor. Uras, araştırma önergesini Meclis Başkanlığı'na gelecek hafta sunacağını açıkladı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
'Meclis'e getirmeyin, demokrasi bildirisi yayımlayalım'&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Meclis formülü, 'post-modern darbe' olarak nitelendirilen 28 Şubat sürecinde de gündeme geldi. DYP lideri Tansu Çiller, içinde 'yaptırım' kelimesinin geçtiği 28 Şubat kararlarını Meclis'e taşımak istedi ve Başbakan Necmettin Erbakan'a 'kararları imzalama' teklifinde bulundu. Erbakan, imzayı attı ancak Meclis teklifini gündemine aldı. Bunun üzerine TBMM Başkanı Mustafa Kalemli, sert bir çıkış yaptı: "Muhtıra, Meclis ile muhatap edilmemeli." Hükümet, Meclis'te kararların değil son günlerdeki gelişmelerin görüşüleceğini savundu. Ancak Erbakan, Meclis Başkanı Kalemli ile yaptığı görüşmeden sonra MGK kararlarının muhatabının Meclis değil, Bakanlar Kurulu olduğunu söyledi. Gazeteci-yazar Yavuz Gökmen'in 'Sarışın Güzel Kadın' adlı kitabına göre, bu olayın iç yüzü şöyleydi: "Her şeyden anında haberdar olan Genelkurmay, bu kararı öğrendi. Yapılacak tek şey, diplomatik yolla buna engel olmaktı. Karadayı, Erbakan ve Demirel'e, 'Bu kararların Meclis'e gelmesi, ordu ile milleti karşı karşıya getirir. Eğer bu kararlar Meclis'e gelmezse bir açıklama yaparak 28 Şubat kararlarındaki 'yaptırım' kelimesinin bu anlama gelmediğini ve ordunun demokrasiye bağlılığını açıklarız.' dedi. Erbakan, bu öneriyi kabul etti ve kararları Meclis'e getirmekten vazgeçti."&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
SİVİL TOPLUMDAN TAM DESTEK&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Gültekin Avcı (Eski Cumhuriyet Savcısı)&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Meclis'in araştırması, adlî soruşturmanın önünü açar&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Meclis bünyesinde araştırma komisyonlarının oluşturulması Susurluk ve Uğur Mumcu olayında olduğu gibi hayati önem arz ediyor. Cumhuriyet savcıları, birtakım çevrelerin adlî mekanizmaya takınacağı tavırdan dolayı darbe girişimlerinin üzerine gidemiyor. Ama Ayışığı ve Sarıkız darbe planları ortada. TCK'ya göre, ciddi bir suç işlenmiş. Darbe, vatana ihanetle eşdeğer bir suç. Ciddiyetle soruşturulması gerekir. Meclis'in böyle bir komisyon kurması, cumhuriyet savcılarına şümullü bir destek verilmesi açısından çok isabetli olacaktır. Siyaset bunu sahiplenmezse adlî mekanizma niye sahiplensin ki? Zira adlî mekanizma böyle bir işe girdiğinde savcıların başına neler geldiğini Şemdinli olayında gördük.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Sinan Kılıçkaya (Hukukçular Bir. Vakfı Bşk.)&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Hukuku çiğneyen kim olursa olsun üstüne gitmeliyiz&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
ÖDP lideri Uras'ın yaptığı cesurca ve yerinde bir girişim. Bugüne kadar siyasîler ve Parlamento, gerek TSK'yı yıpratmamak adına gerekse geçmişte yaşanan olumsuz darbe tecrübeleri sebebiyle çekingen durmayı tercih etti. Hukuk devleti ilkesi gereği hukuku çiğneyen kim olursa olsun konunun üzerine gidilmeli. Hukuka aykırı durumun tespiti halinde gerekli yasal soruşturma açılarak yargılama yapılmalı. Konunun araştırılarak yargıya gönderilmesi halinde Türkiye'nin demokratikleşmesi ve hukukun üstünlüğü anlamında önemli bir adım atılmış olacaktır.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ümit Kardaş (Emekli Askerî Hakim)&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bütün partiler destek vermeli&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Meclis'in bu darbe girişimine el koyması gerekiyor. Gerçek bir demokrasiye geçilmesi, vesayet rejimine son verilmesi isteniyorsa bu işin sahibi Parlamento. CHP, MHP, AK Parti hep birlikte sorumluları ortaya çıkaracak şekilde soruşturma açmalı. Çünkü rejime karşı suç işlendi. Ufuk Uras'ın girişimi çok doğru, çok önemli buluyorum. Parlamento'nun buna sahip çıkması gerekiyor. Ama maalesef Şemdinli'de çıkmadı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Latif Selvi (Konya STK Platformu Başkanı)&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Kimse milletten üstün değil&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Darbeler hiçbir sorunu çözmedi. Türkiye'yi hep geri götürdü. Kimse kendini millet iradesinin üzerinde göremez. Siyasetin yoluna devam edebilmesi için darbe girişimlerinin önlenmesi gerekir. Meclis, darbe girişimleriyle ilgili gerekeni yapmalıdır. Türk milleti adına görev yapanlar, yetkilerini millete baskı amacıyla kullanamaz.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Halil Doğan (Demokrat Hukukçular Drn. Bşk.)&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Siyasîler artık 'dur' demeli&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Kim yaparsa yapsın darbe girişimleri soruşturulmalı ve sorumluları cezalandırılmalı. 1960'tan bu yana darbecilere ses çıkartılmadı. Darbeye ses çıkarmak bir yana, medya ve yargı tarafından ve hatta bazı siyasetçilerce desteklenmesi, demokrasi ve hukukun yerleşmesine engel oldu. İktidarıyla muhalefetiyle tüm siyasetçilerin artık buna 'dur' demesi gerekiyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Yusuf Başer (Eski Yozgat Barosu Başkanı)&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Mumışığı, ayışığı ne varsa ortaya çıkarılmalı&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bir hukukçu olarak darbelere karşı çıkmayı görev bilirim. Darbeler ve darbe girişimleri gibi gizli kapaklı yapılan her şey gün yüzüne çıkarılmalı. Mumışığı, ayışığı ne varsa ortaya çıkarılmalıdır. Hukuk devletinde darbelerden ve gizli oluşumlardan söz edilemez. Kimin ne mücadelesi varsa hukukî zeminde sürdürmeli. Ufuk Uras'ın bu girişimini sonuna kadar destekliyorum.Zaman&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
01.Temmuz.2008 02:13:15
&lt;/p&gt;</description><category>darbe, darbeye hayir, demokrasi, Özgürlük, hak, hukuk, cesaret, hürriyet, sarıkız, ayışığı</category><pubDate>01 Jul 08 05:35:12 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/905/%C4%B0MZALAR%20TAMAMLANDI%3B%20SARIKIZ%20VE%20AYI%C5%9EI%C4%9EI%20MECL%C4%B0S%27E%20GEL%C4%B0YOR</guid></item><item><title>ARTIK DARBELERE GEÇİT YOK</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/898/%20%20ARTIK%20DARBELERE%20GE%C3%87%C4%B0T%20YOK</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;MALATYA'DA ONBİNLER 'DARBEYE HAYIR' DEDİ&lt;br /&gt;&#13;
ARTIK DARBELERE GEÇİT YOK&lt;br /&gt;&#13;
Ortak Akıl Hareketi'nin ilk mitinginde, Malatya'da Kernek meydanında toplanan onbinler "Darbeye Hayır" diyerek, daha demokratik bir Türkiye istedi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/0/6/9/9/106992.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Mitingin düzenlendiği Kernek Meydanı 24 ilden gelen katılımcıları almazken, vatandaşlar Fuzuli, Kanal boyu, Cengiz Topel caddelerine doğru uzanmak zorunda kaldı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
 &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Vatandaşların ellerindeki Türk bayrakları ile "Ortak akılla çıktık yola demokrasi yolunda vermeyeceğiz mola. Egemenlik ne yargının ne de darbelerindir egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" şeklindeki pankartlar ile "Dur de dur de darbelere dur de, Hemen şimdi kesintisiz adalet, Darbeye hayır" şeklindeki sloganlar dikkat çekti.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
"Kayıt Yok Şart Yok Egemenlik Milletindir" mitinginde konuşan Memur Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, milletçe sarsıntılı bir süreçten geçildiğini, millete ait makamlardan millete yakıcı bakışlar atıldığını söyledi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Miting alanında toplanan onbinlere konuşan Gündoğdu, milletin geleceğine yine milletin karar vereceğini belirterek, laikliğin Fransa'daki tanımıyla Türkiye'de uygulanmasını istediklerini ifade etti. "Laiklik, inananları dövmenin sopası olmamalı" diyen Gündoğdu, "Kim iktidar olursa olsun ülkeyi biz yönetiriz diyenler var. Millet olarak bu yapıya dur diyoruz. Oluşturulmaya çalışılan demokrasi krizine ve darbeli yönetime müsaade etmeyeceğiz" şeklinde konuştu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Daha sonra kürsüye gelen Hak İş Genel Başkanı Salim Uslu, Türkiye'nin ihtiyacının olmadığı tek şeyin gerilim olduğunu kaydetti. Türkiye için barış ve dayanışma içerisinde olunması gerektiğini vurgulayan Uslu, "Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde Türkiye bıçak sırtında bir dönem yaşadı. Bu günlerde demokrasinin tehdit, milli egemenliğinin tahkir edildiği için buradayız. Bugün tanıdık ve bildik senaryolar yeniden sahneleniyor. Yönetmeden hükmetmek isteyenler var. Anayasanın sınırları zorlanarak nöbetleşe bildiriler yayınlanıyor. Gazeteciler, siyasiler ve halk hizaya sokulmak isteniyor. Bu girişimlerin parlamentonun meşruiyetini tartışmaya yönelik olduğunu hayretle izliyorum. Hukukun üstünlüğü ve demokratik teamüller yerine ülke, yargıçlar rejimi haline getirilmeye çalışılıyor ve rejim demokratik olmaktan çıkarılmak isteniyor. Bu süreç demokratik diyemeyeceğimiz kapalı bir sisteme doğru ilerliyor. Bu çağda bu miting alanında bizim hala demokrasi ve özgürlükleri arıyor olmamıydık" diye konuştu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Sosyolog Nurhayat Kızılkan da mitinge katılanları sivil itaatsizliğe çağırdı. Kazılkan, bu sözcüğün manasını ise şu ifadelerle anlattı: "Annem bana 'kızım Türkiye'yi sen mi kurtaracaksın ne işin var orada' dediği için kalktım ve geldim. Annemi dinledim, ona saygısızlık yapmadım ama ben kendi kararımı kendim verdim. İşte sivil itaatsizlik bu."&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Genç Siviller adına konuşan Yıldıray Oğul ise bugüne kadar yapılan darbelerde milletin hep sessiz kaldığını dile getirerek, bu yapılan miting ve diğer faaliyetlerin bundan sonra sessiz kalınmayacağının bir göstergesi olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Eğitim Birsen Şube Başkanı ve Malatya Komitesi Başkanı Şahin Kayaduman ile Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı adına avukat Necati Ceylan da birer konuşma yaparak, ülkenin artık darbe istemediğini ve demokrasiden ödün verilemeyeceğini dile getirdiler.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ortak Akıl Hareketi, önce yeni anayasa ve demokrasi platformunun oluşturulması ile başladı. Bu oluşumun içerisinde yüzlerce sivil toplum örgütü, yüzlerce akademisyen, yazar ve gazateci bulunuyordu. Platform, Türkiye'nin daha katılımcı, sivil ve özgürlükçü bir anayasaya sahip olması için ülke yönetiminde oluşturulmaya çalışılan "Egemenlikte meşruiyet krizini" aşma yolunda ortak akıl hareketi kampanyasını uygulamaya koydu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ortak Akıl Hareketinin amacı ise; "Ülkemizde yaşanan demokrasi ve özgürlük mücadelesine aktif katılım sağlamak, temel hak ve özgürlüklerin alanını genişletmek, millet iradesini her tür vesayet ve ipotekten arındırmak, toplumdaki her tür inanç, yaşam tarzı ve eğilimleri eşit olarak hukuk güvencesine alacak yeni bir anayasa talebini diri ve canlı tutmak."&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Hareket dünya veya siyasi görüşü ne olursa olsun demokrasiden yana herkesi birlikte hareket etmeye çağırıyor. Hareket darbe dönemlerinde ülkenin kaybettiğine vurgu yaparak, 70 milyonun kazandığı saygın bir ülke olma isteğini dile getiriyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İlki Malatya'da gerçekleştirilecek mitingler Türkiye'nin 7 farklı bölgesinde gerçekleştirilecek. Malatya mitingine Adıyaman, K.Maraş, Elazığ, Diyarbakır, Sivas, Ş.Urfa, Bingöl, Gaziantep, Batman, Yozgat, Nevşehir, Niğde, Adana, Mardin, Kayseri, Erzincan, Osmaniye, Erzurum, Hatay, Mersin, Tokat, Siirt ve Ağrı illerinden katılım oldu. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
28.Haziran.2008 19:22:38
&lt;/p&gt;</description><category>darbeye karşi çik, darbe, Özgürlük, ortak akıl, hürriyet, gerçek demokrasi, özürsüz demokrasi, ortak akıl hareketi, oratk akıl, sivil toplum, özgür tolum</category><pubDate>28 Jun 08 17:03:45 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/898/%20%20ARTIK%20DARBELERE%20GE%C3%87%C4%B0T%20YOK</guid></item><item><title>DARBEYE HAYIR FOTOĞRAFLARI.jpg</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/image/1674/10990/DARBEYE%20HAYIR%20FOTO%C4%9ERAFLARI.jpg</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;a href="http://felekmest.mylivepage.com/image/1674/10990/DARBEYE%20HAYIR%20FOTO%C4%9ERAFLARI.jpg"&gt;&lt;img alt="DARBEYE HAYIR FOTOĞRAFLARI.jpg" title="DARBEYE HAYIR FOTOĞRAFLARI.jpg" border=0 src="http://thumbnail014.mylivepage.com/chunk14/319926/1674/small_DARBEYE%20HAYIR%20FOTO%C4%9ERAFLARI.jpg.jpg"&gt;&lt;br/&gt;DARBEYE HAYIR FOTOĞRAFLARI.jpg&lt;/a&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;span class="format_byte"&gt;18,02 KByte&lt;/span&gt; 270x200&lt;br/&gt;&lt;p&gt;&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/0/6/1/5/106159.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_1.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_2.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_3.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_4.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_5.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_6.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_7.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_8.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_9.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_10.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_11.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_12.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_13.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_14.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_15.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_16.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
SAMANYOLUHABER.COM DAN ALINMIŞTIR
&lt;/p&gt;</description><category>darbeye hayir, siyasi fotoğraflar, darbeye karşi çik, Özgürlük, hürriyet, haber fotoğraflari</category><pubDate>22 Jun 08 14:21:13 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/image/1674/10990/DARBEYE%20HAYIR%20FOTO%C4%9ERAFLARI.jpg</guid></item><item><title>DARBEYE KARŞI YÜRÜYÜŞ</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/872/DARBEYE%20KAR%C5%9EI%20Y%C3%9CR%C3%9CY%C3%9C%C5%9E</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;DARBEYE KARŞI YÜRÜYÜŞÜ KİM NASIL GÖRDÜ?&lt;br /&gt;&#13;
TÜRKİYE TARİHİ'NDE BİR İLK&lt;br /&gt;&#13;
Farklı kesimlerden oluşan binlerce insan dün İstanbul'da bir araya gelip Tünel'den Taksim'e yürüyerek özgürlük çağrısında bulundu. &lt;br /&gt;&#13;
  İŞTE MUHTEŞEM EYLEMİM DİRENİŞİN GÖRÜNTÜLERİ&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/0/6/1/5/106159.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_1.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_2.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_3.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_4.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_5.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_6.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_7.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_8.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_9.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_10.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_11.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_12.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_13.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_14.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_15.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/darbeye_hayir_16.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Fotoğraflar: Şebnem Köken - Mehtap TV&lt;br /&gt;&#13;
Darbeye Karşı 70 Milyon Adım' sloganıyla yola çıkan insanlar demokrasi talebiyle yürüdü. Adalet Ağaoğlu, Lale Mansur, Nazlı Ilıcak, Yücel Sayman gibi isimlerin de katıldığı yürüyüş büyük bir coşkuyla geçti. 'Hukukun Darbesi Olmaz-Darbenin Hukuku Olmaz' pankartı taşıyan binlerce kişi tek yürek halinde yürüdü. 70 yaşındaki insanların, çocuğunu alan ailelerin katıldığı yürüyüş olaysız bitti.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
GAZETELER NASIL GÖRDÜ?&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Sabah 24. sayfadan 'Demokrasi Çağrısı' başlığı ile verdiği heberin spotunda 'Beyoğlu'nda toplanan biçok sivil toplum kuruluşu üyesi 3 bin kişi demokrasi çağrısı yaptı. 'Darbeye karşı omuz omuza' sloganlarının atıldığı yürüyüşe çok sayıda sanatçı ve akademisyen de destek verdi.'&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Yenişafak 1. sayfadan 'Faşizme karşı omuz omuza' başlığı ile verdiği haberin spotunda 'Darbeye karşı 70 milyon Adım' eylemine katılan onbinlerce demokrat 'Darbelerin her biçimine sessiz kalmayacağız' sözü verdi."&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bugün 1. sayfadan 'Darbeye sivil muhtıra' başlığı ile verdiği haberin spotunda ' Türkiye'de bir ilk yaşandı. Binlerce vatandaş bembeyaz kıyafetlerle darbeye karşı yürüdü. İstanbul'dan başlayan demokrasi, adalet ve özgürlük hareketi bir çok ilde tekrarlanacak' şeklinde verdi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Vakit manşetten 'Ne postal ne cübbe sivil irade' başlığıyla veridiği haberin spotunda: 'Aralarında genç siviller, TGTV, Küresel Bak, Mazlum-Der ve DSİP'in de bulunduğu onlarca sivil toplum kuruluşu, dün Taksim Tünel'de bir araya gelerek darbelere karşı ses çıkardı. Darbeye karşı tek yürek olan binlerce kişi Tünel'den Taksim Meydanı'na kadar yürüdü. Çok sayıda akademisyen, yazar ve vatandaşın da destek verdiği eylemde milli iradeye yapıyan demokrasi dışı müdahaleler protesto edildi.' şeklinde verdi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Milliyet haberi 27. sayfadan 'Taksim'de darbeye hayır yürüyüşü' başlığıyla verdiği haberde kısa bir metin kullandı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Vatan haberi 16. sayfadan 'Taksim'de 3 bin kişi darbeye karşı yürüdü' başlığıyla küçük bir şekilde verdi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Hürriyet, Radikal, Tercüman, Akşam ve Cumhuriyet Gazeteleri ise sayfalarında 'Darbeye Karşı 70 Milyon Adım Yürüyüş'ü haberlerine yer vermedi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
22.Haziran.2008 16:49:54&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
 SAMANYOLUHABER.COM&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>darbeye hayir, darbe, darbe karşitlari, darbeye ses çikar, Özgürlük, hürriyet, haklar, hukuk</category><pubDate>22 Jun 08 14:12:35 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/872/DARBEYE%20KAR%C5%9EI%20Y%C3%9CR%C3%9CY%C3%9C%C5%9E</guid></item><item><title>ANAYASA MAHKEMESİ'NİN KARARI NE İFADE EDİYOR</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/768/748/%20ANAYASA%20MAHKEMES%C4%B0%27N%C4%B0N%20KARARI%20NE%20%C4%B0FADE%20ED%C4%B0YOR</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt; &lt;br /&gt;&#13;
   Anayasa başörtüsü düzenlemesi hakkında verdiği bu haksız ve hukuksuz kararla ne demek istiyor ?&lt;br /&gt;&#13;
 1.Bu ülkede islamın bir gereği olan başörtüsü yasaktır.&lt;br /&gt;&#13;
 2.Demokrasilerde devleti kuranların koyduğu kurallar sonrakilerce&lt;br /&gt;&#13;
halkın yüzde doksanı oranına ulaşsalar dahi bu kurallar değiştirilemez.Dolayısıyla demokrasi önce yaşamış olanların sonra yaşayanlara egemenliği demektir.&lt;br /&gt;&#13;
 3.Gerekirse tapılan putlar ( kesin yasa ilkeleri ) yenilebilir.&lt;br /&gt;&#13;
 4.Anayasa mahkemesi,  CHP 'nin bir alt kurumudur.&lt;br /&gt;&#13;
 5.Demokrasilerde halkın mutlak egemenliği vardır ,ilkesi tatlı bir&lt;br /&gt;&#13;
sözden ibarettir.Gerçekte halkın mutlak egemenliği değil, devletin&lt;br /&gt;&#13;
kurumlarını bir şekilde sızma yoluyla ele geçirmiş olanların egemenliği vardır.&lt;br /&gt;&#13;
 6.Türkiye'de müslümanların dinsel özgürlükleri yoktur.&lt;br /&gt;&#13;
 7.Laiklik ilkesi laikçilik şeklinde anlaşılmalıdır.&lt;br /&gt;&#13;
 8.Cumhuriyetçilik ilkesi devlete sızmış olanlarca sadece laikçiliğin makyaj malzemesi olarak görülmektedir.&lt;br /&gt;&#13;
 9.Yasal yoldan başörtüsüne özgürlük sağlanması idealiniz boştur.&lt;br /&gt;&#13;
Biz size bu imkanı vermeyiz.&lt;br /&gt;&#13;
 10.Sosyalistler/solcular devletin emrinde iyi hizmet etmektedirler ( kullanılmaktadırlar ).&lt;br /&gt;&#13;
 11.Müslümanlar bu ülkede esir konumundadırlar.&lt;br /&gt;&#13;
 &lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>anayasa mahkemesi, başörtüsü, Özgürlük, bağımsızlık, siyasi kararlar</category><pubDate>05 Jun 08 16:24:40 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/768/748/%20ANAYASA%20MAHKEMES%C4%B0%27N%C4%B0N%20KARARI%20NE%20%C4%B0FADE%20ED%C4%B0YOR</guid></item><item><title>Yargıtay bildirisine 'Kezban' yorumu</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/768/692/%20%20Yarg%C4%B1tay%20bildirisine%20%27Kezban%27%20yorumu</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;Yargıtay bildirisine 'Kezban' yorumu&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/0/3/2/1/103211.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bir zamanlar vicdanlı olabilmiş insanların bu gün yaptıklarına bakıp hemen kızmamalı, anlamaya çalışmalı. Kim bilir neler yaşıyorlar!...&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bulanık havanın dostları gözden kaçırılmamalı. O âlemde yaşananlar Tek Türkiye dizisinin Kezban tipinde saklı. Çünkü Kezban her yerde Kezban’dır. Sırtına yüklendiği yalan dolan argümanlarla gelip, hakikatin, doğrunun yamacına geçince çarpılır.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Yargıtay muhtırası, hükümet muhtırası derken, Danıştay’ın da gerilime dâhil olduğu bir zamanda nereden çıktı bu dost muhabbeti demeyin. Dost uyarısı yapanlar artmaya başladı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Allah dostun eksikliğini göstermesin. Dost gibisi var mı?&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Dost kılığına bürünerek gelenleri de sezme basireti versin. Beyaz taşları pirinç zannedip, dişleri kırma gafletinden esirgesin…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bulanık havanın dostları tamı tamına beyaz taş örneğine uyuyor. Geçmişi bilinmezse nereye gitmek istediğini kestirmek zor olur. Hele bir de “Ben ne dediğine değil, ne demek istediğine bakarım. Satırların arasında gizli manaları takip ederim. Yüz hatlarını, bakışların arkasını görerek hareket ederim.” ciddiyetinde bu tür konulara kendini kaptırmışlar varsa…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bir de bunların türlü türlü renge bürünmüş, girdiği her ortamın davulunu çalmış olanları vardır. Onların “dost uyarısı” kabilinden üstüne basa basa söylediği şeylerin maksadı hemen anlaşılır. Şahsı itibariyle güven vermekten uzak olduğu için, akıllara ilk anda “sırtında kimin davulunu taşıyor?” sorusu gelir. Tokmağı iki kere indirdiği zaman, sorunun cevabı da kendiliğinden çıkar ortaya. Fazla uğraşmaya gerek kalmaz.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Belli zamanlarda ihtiyaç duyulur bu tiplere ve işte o zaman meydanı doldururlar. İhtiyaç kalmayınca da kimse dönüp yüzlerine bakmaz bunların.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Yani STV’nin Tek Türkiye dizisindeki muhtar ile kızı Kezban’ın hikâyesini oynarlar.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Muhtarın aklı ve hilesi büyük, Kezban’ınsa çenesi düşük dili büyüktür. Birilerine mesaj ulaştırmak isteyen ya da oralarda neler olup bittiğini merak edenler hemen Kezban’ı çağırır yanına; işi bitince de azarlayıp uzaklaştırır.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Kezban için çağrıldığı zamanlar önemlidir; azarları saymaz. Lafı yetiştirmenin zevki yeter ona, gerisine bakmaz. Fitne çıkmış, ortalığı fesat kaplamış, insanlar birbirine girmiş, ne ehemmiyeti var! Hatta bir de şaşırıp “Allah Allah!.. Ne oldu ki?” diyerek sütten çıkmış ak kaşık rolü oynayabilir Kezban’lar…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bu da bir insan tipi işte…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ve havayı bulandıranlar Kezban’ları bir düdükle toplayıverirler. Sonra kulaklarına bir laf üfleyip, salarlar ortalığa…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Durmak, düşünmek, değerlendirip ona göre hareket etmek Kezban’ın hayatında hiç denemediği bir şey olduğu için başlar kendisine üfleneni ballandıra ballandıra anlatmaya…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İkiyi dört yapar, dördü on altı…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Kalağına üflenen bir cümle ile öyle şişer öyle şişer ki bir iğne ile gümleyeceğini hesap edemez hale gelir.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ağzı kulaklarında, şımarıklığın her türlüsü çizgi çizgi suratında belirirken bir de akıl oyunları yapmaya kalkar Kezban:&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
“Bak bilirsiniz ki, ben sizi severim. Başınıza bir şey gelmesin istemem.” diyerek son numarasını da gösterir.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bir zamanlar Ebu Süfyan, ne kadar Kezban tipinde adam varsa salmış hepsini Medine’ye… Zaman Hendek Savaşı öncesini gösteriyormuş. Medine’ye ulaşan, gözlerini parlatıp, yanakları al al olmuş vaziyette ağzından tükürükler saçarak veriyormuş dehşet haberini:&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Mekke öyle bir ordu kurdu ki, sormayın. Bütün kabileleri topladı. Her taraftan üzerinize gelecekler. Kaçın! Kendinizi kurtarın!...&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İşin ilginç tarafı, bu dehşet saçan adamların beklediği bir türlü olmamış. Aksine müminlerde, imanın tezahürleri ortaya çıkıyor ve olgunluk içinde şöyle diyorlarmış:&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
“Bize Allah yeter. O ne güzel vekildir.”&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Aynı durum Uhud Savaşı sonrasında da çıkmış ortaya. Savaşın nihayetinde elde ettikleri başarının müminlerde nasıl bir çöküntüye sebebiyet verdiğini öğrenmek isteyen Mekke çağırmış Kezban’larını ve salmış Medine istikametine…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Kırıta kırıta Medine’ye gelince bir de ne görsünler, sanki o şehitler bu evlerden çıkmamış. O acıyı bu insanlar yaşamamış. Herkes işinde, gücünde…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Belki de bu fotoğraf Mekke’nin hevesini kursağında bıraktı. Küçük Bedir’e gelemediler.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Küçük Bedir’in esprisi şu:&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
“Bedir’de siz yendiniz, Uhud’da biz… Bedir’de bir kere daha buluşalım. Son raund orası olsun.” denilmişti.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Hz. Peygamber ashabını alıp, Bedir’e gittiğinde Mekkelilerden eser yoktu!&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İşte böyle…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Kezban’ların nasıl geldiği değil, nasıl döndüğü daha önemli olur bazen…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Çünkü Kezban her yerde Kezban’dır.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Sırtına yüklendiği yalan, dolan, saptırma türünden argümanlarla gelip, hakikatin, doğrunun yamacına geçince çarpılırlar.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Yeter ki müminler mümin olsun. İmanına zulüm karıştırmasın. İhlasının ayarını korumayı başarsın…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;br /&gt;&#13;
Bulanık havanın cilveleri sadece Kezban vakalarıyla sınırlı kalmaz. Vicdanının sesini dinleyen, yeri geldiğinde güzellikleri alkışlamayı insanlığın gereği bilenlere de bire bir ilgi başlar bu zamanlarda…&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Şerif Mardin Hoca’nın meşhur “mahalle baskısı” bu ilginin sonuçlarından birisiydi mesela ve o zaman kendimce bir değerlendirme yapmıştım. Mardin Hoca ilimin sınırlarını biraz zorlayarak maruz kaldığı aforozdan kurtulmak istemişti bana göre. Süreç ona da hatırlatılmıştı muhtemelen ve Hocanın ince anlayışına havale edilmişti. O da bir parça mümaşaat gösterince konu Kezban’ların marifetine havale edilmiş ve bir anda ortalık “mahalle baskısından” geçilmez hâle gelmişti.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Hocaya yapılan ne baskısıydı ki “patates baskısı mı?” Aşiret mi, klan mı, site baskısı mı?...&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Sadece Mardin Hoca değil, medya ve üniversite camialarından olup, linç dönemlerinde objektif davranmak üzere bir kere olsun linç edilmek istenenlerin görüşüne başvuranlar da baskıyla karşı karşıya olmalı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Olmalı diyorum çünkü sonuç ortada ama sebebi tahmin etme durumunda kalıyorum. Kendileriyle konuşma imkânı bulamadım.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Kendi hâllerine kalınca vicdanlarının sesini dinleyen bu insanlar son günlerde tam tersine işler yapmaya başladı. Havayı bulandırmak isteyenlerin bir kesimin üzerine boca edip, maksatlarına ulaşabilmek için ürettiği ne kadar iftira varsa hepsini tek tek sayarak bir nevi “pişmanlık bildirisi” yayınlıyorlar.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Özellikle Aydın Doğan Bey’i -muhtemelen yapmak istemediği bir işe yönlendirebilmek için- presleyen yazılar kaleme alıyor, olayları çarpıtıyorlar.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bazı meslektaşlar bu durumu “Doğan grubunun Yeniçağ’laşması” olarak adlandırdılar. Bence bu isimlendirme yanlış. Ben olsam gazete olarak “Cumhuriyet’leşmesi” derdim. Çünkü bu süreç Hasan Cemal Bey’in yazdığı Cumhuriyet kitabının akabinde yaşanan tartışmalar ve mektuplaşmalarla başlayarak bu güne geldi. Nereye varmak istediği de belli. Muhtemelen Aydın Doğan Bey bu tür militanca tavır ve davranışları hazmedemiyor ve direniyor. Kendi grubu içinden, bir zamanlar objektif tavırlar ortaya koymuş kişilere yazdırılan yazılarla direnci kırılmaya çalışılıyor. “Bak bir zamanlar onları destekleyenler bile fark etti, neler yazıyorlar” diyerekten yapılıyor bunlar.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
O yüzden diyorum ki, dikkat lazımdır. Bir zamanlar vicdanlı olabilmiş insanların bu gün yaptıklarına bakıp hemen kızmamalı, anlamaya çalışmalı. Kim bilir neler yaşıyorlar!...&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
HAMDİ YILMAZER - AKSİYON
&lt;/p&gt;</description><category>siyaset, bulanık hava, kurt, kezban, ebu sufyan, yargitay, demokrasi, Özgürlük, baskı</category><pubDate>28 May 08 11:18:33 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/768/692/%20%20Yarg%C4%B1tay%20bildirisine%20%27Kezban%27%20yorumu</guid></item><item><title>YA İSTİKLAL YA DA AHMAKÇA BİR ESARET</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/32219/YA%20%C4%B0ST%C4%B0KLAL%20YA%20DA%20AHMAK%C3%87A%20B%C4%B0R%20ESARET</link><description>&lt;p&gt;ya istiklal ya da ..&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu gariban mazlum millet ya kendi yakasını bu mütegallibenin elinden kurtaracak ya da ebediyyen bu devlet kurumlarına sızmış güruhun elinde esir kalcaktır.Hem milletimize uyanıklık noktasında hem de hükümetimize bunların iyi niyetine güvenmemek noktasında önemli görevler düşmektedir.&#13;
  Hükümet adına yapılan bu açıklama halkın yüreğini soğutmuştur.Ancak sadece sözle yapılan yeterli de değildir.Yapılacak yasal düzenlemelerle bu kısım insanların fazla gelen elbiseleri kısaltılmalı .Kendilerine uygun bir elbise üzerlerinde bırakılmalıdır.Ta ki millete iradesi noktasında yer kalsın.Millet nefes  alabilsin.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt; FELEKMEST
&lt;/p&gt;</description><category>mahalle baskısı, bildiri, millet, egemenlik, Özgürlük, esi</category><pubDate>21 May 08 19:36:33 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/32219/YA%20%C4%B0ST%C4%B0KLAL%20YA%20DA%20AHMAK%C3%87A%20B%C4%B0R%20ESARET</guid></item><item><title>HÜKÜMET'TEN KARŞI BİLDİRİ</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/32218/%20H%C3%9CK%C3%9CMET%27TEN%20KAR%C5%9EI%20B%C4%B0LD%C4%B0R%C4%B0</link><description>&lt;p&gt;YARGITAY'IN AÇIKLAMASINA HÜKÜMET'TEN SERT CEVAP&#13;
HÜKÜMET'TEN KARŞI BİLDİRİ&#13;
Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Yargıtay'ın açıklamasına karşılık hükümetin görüşünü yansıtan sert bir cevap verdi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Yargıtay Başkanlar Kurulunun, bir siyasi organ olmadığını ve siyasi tartışmaların tarafı olamayacağını belirterek, &lt;i&gt;Kendini siyasi muhalefetin yerine koyamaz, bir muhalefet partisi gibi davranamaz. Yasama ve yürütme organlarının faaliyetlerini, anayasa veya yasa yapma süreçlerini tartışmak, yargının işi değildir&lt;/i&gt; dedi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ve AK Parti Grup Başkanvekili Sadullah Ergin ile birlikte TBMM'de basın toplantısı düzenleyen Çiçek, Yargıtay Başkanlar Kurulu bildirisine yanıt verdi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;i&gt;Yargıtay Başkanlar Kurulunun bugün yayınladığı bildiri, demokrasimiz ve hukuk sistemimiz adına çok büyük bir talihsizlik olmuştur&lt;/i&gt; diyen Çiçek, her şeyden önce Yargıtay Başkanlar Kurulunun, bildiri yayınlamak gibi bir görev ve yetkiye kesinlikle sahip olmadığını kaydetti.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;i&gt;Demokratik hukuk sistemimizde, kaynağını anayasadan ya da yasalardan almayan hiçbir yetki millet adına kullanılamaz. Ne Anayasamız ne de yasalarımız Yargıtay Başkanlar Kuruluna böyle bir görev ve yetki vermemiştir. Bu itibarla, yayınlanan bildirinin yalnızca demokratik meşruiyeti değil, hukuki meşruiyeti de yoktur. Bu, siyasi bir bildiridir ve hiçbir şekilde kabul edilemez.&#13;&lt;/i&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dikkat çekici bir başka husus da Yargıtay Başkanlar Kurulunun, milletimiz adına ve bütün bir yargı erkini temsilen konuşma hakkını kendinde görmesidir. Anayasamıza göre yargı, millet adına karar vermektedir. Ancak bu durum, millet adına konuşma yetkisine sahip olduğu anlamına gelmez; doğrudan milletimizden aldığı temsil yetkisiyle görev yapan yasama ve yürütme organlarını hedef alma hakkı vermez. Bildirinin içeriği bir çok açıdan sorunludur.&lt;i&gt;&#13;&lt;/i&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;MAHKEMEYİ ETKİLEMEYE DÖNÜK, HUKUK DIŞI TAVIR&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Çiçek, Yargıtay Başkanlar Kurulunun, Anayasa Mahkemesinde görülmekte olan parti kapatma davası bağlamında &lt;i&gt;iddianameyi kutsayan ve eleştirilmez kabul eden bir yaklaşımla iddianameden yana davaya taraf olduğunu&lt;/i&gt; söyledi.&#13;
Anayasa'nın 10. ve 42. maddelerindeki değişiklikle ilgili davanın Anayasa Mahkemesinde karara bağlanma arifesinde yayınlanan bu bildirinin, açıkça mahkemeyi etkilemeye yönelik, hukuk dışı bir tavır olduğunu ifade eden Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;i&gt;Kamuoyundaki tartışmaları yargı bağımsızlığına müdahale sayan Yargıtay Başkanlar Kurulu, bu bildiriyle yüksek mahkemede görülmekte olan davalara taraf yapılmış, Anayasanın 138. maddesi bizzat kendileri tarafından açıkça ihlal edilmiştir.&#13;&lt;/i&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ne yazık ki bildiriyle Yargıtay Başkanlar Kurulu, kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı olarak yasama ve yürütme organlarının yetkilerine de müdahale etmek istemiştir. Kendilerini her türlü eleştiri ve değerlendirmeden muaf tutarken, başka bir mahkemede görülmekte olan davaları etkileyici beyanlardan kaçınılmamış, yasama ve yürütme organlarına her türlü haksız eleştiri reva görülmüştür.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Haftalardır, devam etmekte olan bir dava süreci, bazı emekli Yargıtay başsavcılarının aleyhte görüşleriyle gazete sayfalarında, televizyon ekranlarında tartışılırken, hatta yüksek mahkemenin istenilen kararın verilmemesi halinde çatışma çıkacağı tehditlerine muhatap olduğu sırada sessiz kalan Yargıtay Başkanlar Kurulu, davalı tarafın kamuoyuna mal edilmiş bir iddianame ve hakkındaki suçlamalara yine kamuoyu önünde verdiği cevapları, bildiriye konu yapmıştır. Bu çelişkilerin izahı kabil değildir.&lt;i&gt;&#13;&lt;/i&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-&lt;i&gt;SİYASİ TARTIŞMALARIN TARAFI OLAMAZ&lt;/i&gt;-&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yasama ve yürütme faaliyetlerine katılmanın, bu çerçevede tartışmalarda yer almak, eleştiri ve öneriler getirmek, demokratik hukuk sisteminde siyasi bir iş olduğunu belirten Çiçek, &lt;i&gt;Yargıtay Başkanlar Kurulu, bir siyasi organ değildir, siyasi tartışmaların tarafı olamaz, kendini siyasi muhalefetin yerine koyamaz, bir muhalefet partisi gibi davranamaz. Yasama ve yürütme organlarının faaliyetlerini, Anayasa veya yasa yapma süreçlerini tartışmak, yargının işi değildir&lt;/i&gt; dedi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Siyasi muhalefetin, siyasi partilere bırakılması gereğine işaret eden Çiçek, sözlerini şöyle tamamladı:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;i&gt;Unutulmamalıdır ki bu tür bildiriler, yargıyı kaçınılmaz olarak siyasi tartışmaların konusu ve tarafı haline getirmektedir. Yargıyı, bu tartışmaların dışında ve tarafsız tutmak öncelikle yine yargı mensuplarının görevidir. Yargı mensupları, görevlerini yaparken kendi ideolojik ve siyasi görüşlerinden de bağımsız ve tarafsız olmalıdır. Aksi takdirde, yargıyı siyasallaştıran bu tür bildirilerden en fazla zararı yine yargı kurumunun göreceği, vatandaşlarımızın adalet duygusunu ve yargıya güvenini sarsacağı bilinmelidir.&lt;/i&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Basın toplantısında, hazırlanan metni okuyan Çiçek, gazetecilerin soru sorma isteğini kabul etmedi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ajanslar
&lt;/p&gt;</description><category>akp, karşı bildiri, yargıtay başkanlar kurulu, cemil çiçek, adalet, Özgürlük, eşitlik</category><pubDate>21 May 08 19:35:26 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/32218/%20H%C3%9CK%C3%9CMET%27TEN%20KAR%C5%9EI%20B%C4%B0LD%C4%B0R%C4%B0</guid></item><item><title>Başörtüsü nefreti cinnete dönüşüyor!</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/30808/%20Ba%C5%9F%C3%B6rt%C3%BCs%C3%BC%20nefreti%20cinnete%20d%C3%B6n%C3%BC%C5%9F%C3%BCyor%21</link><description>&lt;p&gt;             Başörtüsü nefreti cinnete dönüşüyor!&#13;
5/11/2008 &lt;img src="http://www.habervakti.com/resimler/basortusu/canakkalede.jpg" border="0" alt="" /&gt;  &#13;
	Çanakkale 18 Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Rektörü Ali Akdemir, 'aralarında 3 tane başörtülü var' diye şehitliği gezmek için gelen 13 avukat ile ailelerinin geceyi pansiyonda geçirmelerine izin verilmedi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Aralarında çocukların da bulunduğu 31 kişilik heyet, 24 saatlik yolculuğun ardından gece yarısı rektörün gözü önünde pansiyona alınmayarak yorgun bir şekilde ortada bırakıldı. Avukatlar şaşkın bir şekilde 3 saat otobüste bekledikten sonra gece yarısı saat 01'de Güzelyalı'daki pansiyonun önünden ayrılmak zorunda kaldı. 18 Mart Üniversitesi Rektörlüğü'nün kar amaçlı olarak işlettiği Çanakkale'ye 10 kilometre uzaklıktaki pansiyonlara yaz boyunca bikinili insanlar yaz boyunca sınırsız bir şekilde girip çıkarken, önceden rezervasyon yaptıran avukatların geceyi geçirmelerine izin verilmemesi tepkiyle karşılandı. Yaşadıkların insanlık ayıbı olarak yorumlayan Sakaryalı avukatlar geceyi Çanakkale'ye dönerek başka bir pansiyonda geçirdi ve sabah saatlerinde kentten ayrıldı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sakarya'da görev yapan 13 avukat, yanlarına eş ve çocuklarını da alarak 31 kişilik kafile halinde Çanakkale Şehitliği'ni gezmek üzere yola çıktı. Cuma sabahı Çanakkale'ye ulaşan ekip, karşıya geçerek akşama kadar şehitlikleri gezdi. Gece saat 23.00 sıralarında da dinlenmek için önceden rezervasyon yaptırdıkları pansiyona geldi. "Bu kadarı da olmaz" dedirten olay da bu sırada yaşandı. Otobüse giren güvenlik görevlisi, avukat eşlerinden 3'ünün başının örtülü olduğunu, bu yüzden pansiyonlara giremeyeceklerini söyledi. Olaya tepki gösteren avukatlar, o sırada tesislerde bulunan ÇOMÜ Rektörü Ali Akdemir ile görüştü. Avukatların verdiği bilgiye göre rektör, uygulamanın doğru olduğunu söyleyerek avukatlara yardımcı olmadı. Muhabirimizin olay yerine gelmesi üzerine avukatlardan biri ile tekrar görüşen rektör, olayın gazete ve televizyonlara yansımaması şartıyla avukatları pansiyona alabileceğini söyledi. Avukat grubu, bu gelişme üzerine daha da sinirlenerek gece saat 01.00 sıralarında pansiyon girişinden ayrıldı. Tanıdıkları vasıtasıyla Çanakkale'de ayarladıkları başka bir pansiyonda geceyi geçiren heyet, sabahleyin Sakarya'ya hareket etti.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Çanakkale'ye şehitleri ziyaret için geldiklerini söyleyen Sakarya Barosu avukatı Zafer Kazan, karşılaştıkları durumun büyük bir insanlık ayıbı olduğunu vurguladı. Kazan, "Bizler yola çıktığımız saatten itibaren 24 saattir ayaktayız. İçimizde çocuklar var. Öğrenciler için bu tür bir uygulama var. Ancak bizler buraya her hangi bir etkinliğe katılmak için değil, uyumak için geldik. İnsani bir ihtiyaç için uyumak için geldik. Bu bir insanlık ayıbı. Biz hangi kanuna karşı çıkıyoruz ki bu duruma maruz kalıyoruz. Bu bir insanlık suçudur. Şoförümüz uykusuz, oteller dolu olduğu için buraya geldik biz." diye konuştu.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Zorunlu olarak tesislerin dışında bekletildiklerini söyleyen avukat Bilal Işık ise araçta bulunan çocukların otların içine tuvaletlerini yaptıklarını, haklarını arayacaklarını ifade etti. Işık olayı şöyle anlattı: "Şehitlikleri gezmek için 13 avukat arkadaşımızla birlikte Çanakkale'ye geldik. Çanakkale'deki otellerin dolu olması nedeniyle arkadaşlarımız üniversitenin sosyal tesislerinin içinde bulunan pansiyonları ayarlamışlar. Biz de gezi sonrası gece yarısı buraya konaklamak için geldik. Fakat tesislerin girişindeki güvenlik görevlisi 26 avukat arkadaşımızdan 3 tanesinin eşinin başı kapalı olduğu için içeriye alamayacağını söyledi. Bizler de bu durum karşısında bir hukukçu olarak nasıl davranmamız gerekiyorsa öyle davrandık. Bulunduğumuz yerin üniversitenin derslikleri ile bir alakası yok. Biz tesis içinde dahi gezmeden hemen odalarımıza çekilip yatacaktık." &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Zaman
&lt;/p&gt;</description><category>başörtüsüne baskı, islama hakaret, Özgürlük, serbesti, laiklik, Çanakkale, Şehitlik, demokrasi</category><pubDate>12 May 08 18:34:14 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/30808/%20Ba%C5%9F%C3%B6rt%C3%BCs%C3%BC%20nefreti%20cinnete%20d%C3%B6n%C3%BC%C5%9F%C3%BCyor%21</guid></item><item><title>İşte Ergenekon'un son marifeti !</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/30363/%20%C4%B0%C5%9Fte%20Ergenekon%27un%20son%20marifeti%20%21</link><description>&lt;p&gt;  HER TAŞIN ALTINDAN ÇIKIYOR&#13;
İşte Ergenekon'un son marifeti !&#13;
Ergenekon terör örgütünün bir ahtapot gibi Türkiye'yi sarıp sarmaladığı her geçen gün daha iyi anlaşıyor.Ergenekon örgütünün son marifeti! bakın ne?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;GATA'daki sahte çürük raporu operasyonundan Ergenekon çıktı &#13;
Gülhane Askeri Tıp Fakültesi'nde (GATA) para karşılığı düzenlenen sahte çürük raporlarıyla bazı kişilerin 'askerlikten kurtulmalarına' olanak sağladıkları gerekçesiyle başçavuştan albaya tam 138 sanık hakkında 2 ila 982 yıl arasında hapis istemiyde dava açıldı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İddianamede, çetenin rüşvet paralarını doktorlar ve personelle paylaştığı, verilen raporlarda 'Avize takarken düştüm'den, 'Kavgada elim kırıldı'ya kadar birçok bahanenin yer aldığı belirtiliyor. Davanın sanıklarından Salih Zeki Balaban'ın Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Derneği'nin üyesi ve Ergenekon soruşturmasının ilk ayağı Girdap Operasyonu'nun tutuklu sanığı olduğu belirlendi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hürriyet gazetesinin haberine göre GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi'nde son yılların en büyük sahte çürük raporu operasyonuyla ilgili, aralarında 4 albay, 5 yarbay, 2 binbaşı, 1 yüzbaşı, 5 teğmen ve 5 başçavuşun bulunduğu 5'i tutuklu 138 sanık hakkında dava açıldı. Kara Kuvvetleri Komutanı 1. Ordu Komutanlığı Askeri Savcısı Erhan Ermişoğlu'nun hazırladığı iddianamede, 2004-2005-2006 yıllarında rüşvet alıp vermek, zincirleme askerlikten kurtulmak için hile yapmak, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, örgüt adına suç işlemek ve görevi ihmalle suçlanan sanıklar için, 2 ile 982 yıl arasında hapis isteniyor. Ayrıca alınan rüşvetlerle, sahte rapor düzenleten er ve erbaşların TSK'dan aldığı hava değişimi paralarının tahsili ve 1 albay, 1 yarbay, 2 binbaşı, 1 yüzbaşı ve 5 başçavuşun ordudan çıkarılması isteniyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Askeri Savcı Erhan Ermişoğlu'nun, GATA'da görevli 138 sanık hakkında hazırladığı iddianame 279 sayfa tutuyor. Savcı, sanıkların belirli bir hiyerarşik yapı içinde, süreklilik arz eder şekilde ve dayanışma halinde, birlikte hareket ettiklerini, bu çerçevede makam ve memuriyetlerini kötüye kullanarak askerlik hizmetinden kurtulmak isteyenler için maddi menfaat karşılığında sahte rapor düzenleyip temin ettiklerini iddia ediyor. Çürükçü sanıklar arasında Ergenekon'un ilk ayağı 'Girdap operasyonunun' tutuklu sanığı, VKGB üyesi Salih Zeki Balaban da var. Balaban, bir emekli albayın oğluna sahte rapor almakla suçlanıyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Banka hesapları üzerinden izlenen para trafiğine de yer verilen iddianamede, GATA'da görevli Uğur T. ile Hakan D.'nin, askerlikten kurtulmak isteyen er ve erbaşla rütbeli personel arasında menfaat karşılığı ilişki kurduğu, sahte rapor işlemlerini doktor imzalarını taklit ederek, başkalarına ait röntgenleri kullanarak gerçekleştirdiği öne sürülüyor. İddianamede, şu suçlamalar yer alıyor: "Hastaların pek çoğunu görmedikleri, hastaların sadece bilgisayar üzerinden servise girişlerinin yapıldığı, doktorlarca muayene edilmediği, röntgen çektirilmediği, rapor suretlerinin iş yoğunluğundan da istifade ile büyük çoğunlukla doktorlara imzalatılarak, bazen de doktorlar yerine imza atılarak düzenlendiği, sahte raporların askerlik şubesi ve birlik komutanlarına gönderilerek, adı geçen kişilerin askerlik hizmetlerinden kısmen de olsa uzak kalmalarına imkán sağlandığı..." İddianamade, erbaş ve erlerin hava değişimi raporu almak için başvurdukları sanıklardan Bçvş. Esen Ç.'nin şu sözleri de yer alıyor: "2000'i doktor alıyor, 2000'i personele veriyorum, 1500 de bize kalıyor, bu paralar paylaşılırken merkez komutanlığına da gidiyor."&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İddianamede fazla kiloları nedeniyle askerlikten muaf tutulma hakları bulunan bazı kişilere de para karşılığı rapor düzenlendiği de ortaya çıktı. Sanık Serkan G., ifadesinde, B. Binbaşı'ya, "Komutanım, bu kişilerin fazla kiloları nedeniyle zaten hakları var. Rapor alabilirler" dediğini, binbaşının, "Bu çocukları doğrudan sana göndereyim, ancak onlar bu tür hakları olduğunu bilmesinler, hastaneden de bir kişi onlara yardımcı olsun" diye cevap verdiğini öne sürüyor, para ve hediye önerildiğini iddia ediyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;'Çürük' bahaneler&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Askeri Savcılık iddianamasine göre, hava değişimi için 7 ayı bulan, çoğunlukla askerliğin bitimine birkaç ay kala verilip terhis sağlanan sahte raporlarda, en çok merdivenden düşme gerekçe gösterilmiş (25 kişi). Onu, maç yaparken düşenler takip ediyor. Tamamının uydurma olduğu ileri sürülen diğer gerekçeler şöyle:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sinirlenip sol kolumu duvara vurdum, elim kırıldı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Abajuru düzeltirken dengemi kaybedip düştüm.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İzin dönüşü can kurtaranlık yaparken gözetleme kulesinden düştüm.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kaldırımda yürürken dengemi kaybedip düştüm, elim kırıldı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Eşya taşırken dolap üzerime düştü.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Eşya yüklerken kamyondan düştüm.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hasta annemi ziyaret ederken sedye koluma çarptı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kavgada dayak yedim.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Şakalaşırken düşüp elimi kırdım. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ZAMAN&#13;
06.Mayıs.2008 15:34:08
&lt;/p&gt;</description><category>ergenekon, Çete, darbe, kapatma, demokrasi, Özgürlük</category><pubDate>06 May 08 15:13:20 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/30363/%20%C4%B0%C5%9Fte%20Ergenekon%27un%20son%20marifeti%20%21</guid></item><item><title>Yeni Şafak'a silahlı saldırı!</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/30303/Yeni%20%C5%9Eafak%27a%20silahl%C4%B1%20sald%C4%B1r%C4%B1%21</link><description>&lt;p&gt;Yeni Şafak'a silahlı saldırı!&#13;
5/5/2008   &#13;
	Yeni Şafak gazetesinin Bayrampaşa'daki merkez binasına dün akşam saat 23.50 sıralarında kimliği belirsiz kişi veya kişilerce silahlı saldırı düzenlendi. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gazetenin gece baskısı için hazırlandığı sırada binanın karayoluna bakan tarafından 5 el ateş edildiği öğrenildi. İsabet eden kurşunlar nedeniyle binanın camları kırıldı. Yazıişlerinde çalışan sekiz personel yere yatarak kurtulurken, polis güvenlik kameralarını ve yola bakan MOBESE kayıtlarını incelemeye aldı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;habervakti
&lt;/p&gt;</description><category>baskı, yeni şafak, hür basın, Özgürlük, basın hürriyeti, müslüman, demokrasi</category><pubDate>05 May 08 15:54:03 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/30303/Yeni%20%C5%9Eafak%27a%20silahl%C4%B1%20sald%C4%B1r%C4%B1%21</guid></item><item><title>Gerçeğin eninde sonunda ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır!</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/28334/Ger%C3%A7e%C4%9Fin%20eninde%20sonunda%20ortaya%20%C3%A7%C4%B1kmak%20gibi%20bir%20huyu%20vard%C4%B1r%21</link><description>&lt;p&gt;GÖZLERİNİ KAPAYAN SADECE KENDİSİNE GECE YAPAR…&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gerçeğin eninde sonunda ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır!&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;"Gözleri tamamen kapalı" takımının inanmak istemediği kimi gerçeklerin gün ışığına çıkmaya başladığını gösteren güncel gelişmelere zum yapmakta fayda var…&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; * *&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;"Barzani'den bağımsız Kürdistan hayaline son: İlk kez Kürdistan demedi"&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu başlık geçen hafta Hürriyet'in sürmanşetinde yer aldı…&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gazetenin haberinde, Barzani'nin Irak'ın Sesi Radyosu'na yaptığı, Ankara'da son derece anlamlı bulunan bir konuşmaya dikkat çekiliyordu…&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Barzani, şöyle diyordu: "Kürdistan Parlamentosu Iraklı kardeşleriyle kendi isteğiyle birlik çerçevesinde yaşamaya karar verdi. Kürtler bu açıdan da yeni Irak'ta esaslı bir rol üstleniyor. Kürt, Arap, Fars, Türk uluslarının şiddetten uzak bir şekilde bölgedeki sorunlara çözüm bulmalarını temenni ediyorum..."&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hürriyet'in öne çıkardığı konuşma, Kuzey Irak'taki Kürt yönetiminin lideri Barzani'nin bölgede "Bağımsız Kürt Devleti" kurulması yönündeki hayallerinden "mecburi dönüş" yaptığını gösteren ilk açıklama mıdır?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hayır…&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ya? Barzani, Erbil'de 11 Aralık'ta ('07) üniversite rektörlerinin katıldığı bir toplantıda "Kürt devleti kurmamız sözkonusu değil" diye konuşmuştu…&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu sözleri "üç hafta süreyle ortalıktan kaybolduktan sonra" K.Irak'a dönüşünde sarf etmişti:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Barzani'nin o üç hafta boyunca (Kasım sonu, Aralık başı) Türkiye'de bulunduğunu daha önce yazmıştım…&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu gizli ziyareti yok sayarak bölgede son dönemde olup bitenler hakkında isabetli değerlendirmeler yapabilmek mümkün değil…&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Barzani, ABD'nin Irak'taki yenilgisinin kesinleşmesi ve sınırlı da olsa gizlice Irak'tan çekilmeye başlamasından sonraki süreçte Kuzey Irak'ın geleceği hakkında akılcı ve gerçekçi bir kulvara adım atmış bulunuyor…&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bölgede artık belirleyici rolü Ankara'nın oynadığının farkına vardı; Barzani…&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gizlice gerçekleştirdiği Türkiye ziyareti "Ankara ile birlikte hareket etmesi" gerektiğini Kürt lidere bütünüyle göstermiş oldu…&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; * *&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Geçen hafta içinde kimi gazetelerde çıkan haberler "ABD'nin Irak'tan çekilmeye mola verebileceği"nden söz ediyordu!&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;2007 Şubat sonundan itibaren ABD'nin Irak'tan gizlice çekilmeye başladığını değişik vesilelerle ısrarla yazmış ve söylemiştim…&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Amerikan yönetimi, Irak'ta büyük güvenlik sorunu yaşadığı için (tugaylar halinde) gizlice çekiliyordu…&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;O vakitler ABD'nin Irak'tan çekilmeye başladığı gerçeğine dudak bükenler, inanmayanlar şu son haberlere ne diyecekler acaba?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Taraf'ta yer alan habere göre, Irak'taki ABD'li komutan David Petraeus temmuzda Irak'tan asker çekme sürecine ara verilmesini önermiş…&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ABD daha önce çekilmeye başlamış olmalı ki, şimdi-lerde ara verip vermemeyi tartışıyor!&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;(N'ayır! ABD çekiliyor olamaz: İçimizdeki Amerikan muhiplerine haber vermeden nasıl çekilebilirler?)&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hafta sonundaki bir başka haberde ise Bush'un Petraeus'un çekilmeye mola verme önerisini kabul ettiği öne sürülüyordu:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Demokratlar, Bush'u Irak konusundaki önemli kararları başkanlık seçiminden sonraya ertelemekle suçlamışlar.&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; * *&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Amerikan yönetimine yakınlığıyla bilinen düşünce kuruluşu Rand Corporation'ın son raporunda "Ankara'nın Washington için gittikçe 'daha zor bir müttefik' haline geldiğinden" söz ediliyor…&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Raporda, "ABD'nin İran'a yönelik olası bir saldırısında Türkiye'nin İncirlik'i kullandırmayabileceği" tespiti yapılıyor ve "Ankara'nın, Washington'ın aksine İran'ın nükleer enerji programını bir tehdit olarak görmediği ve muhtemel bir ABD saldırısına karşı olduğu" vurgulanıyor!&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;CIA Türkiye Masası'nın eski şefi Graham Fuller ise Aktüel'e verdiği röportajda, Türkiye-ABD ilişkilerinin yeni çizgisi hakkında Rand Corporation'ın raporundan çok daha ileri gidiyor: "Washington artık Türkiye'yi müttefik görmemeli. Öngörülebilir ve sadık Amerikan müttefiki Türkiye tarihe karışmıştır!"&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Medyamızdaki kimi "iliştirilmiş"ler daima Amerikan kaynaklarının ne dediklerine kulak verirler, ya: Şu son bölüm onlar içindi!&#13;
14.Nisan.2008 07:32:45
&lt;/p&gt;</description><category>gerçek, abd, barzani, Özgürlük</category><pubDate>14 Apr 08 14:10:01 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/28334/Ger%C3%A7e%C4%9Fin%20eninde%20sonunda%20ortaya%20%C3%A7%C4%B1kmak%20gibi%20bir%20huyu%20vard%C4%B1r%21</guid></item><item><title>Ali Nesin'den Asil Duruş</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/28110/%20Ali%20Nesin%27den%20Asil%20Duru%C5%9F</link><description>&lt;table border="0" width="100%"&gt;&lt;tr&gt;&lt;td colspan="2"&gt;&lt;strong&gt;Bug&amp;uuml;n olsa yine imza atarım&lt;/strong&gt; 4/12/2008 &lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;img src="http://www.habervakti.com/resimler/sahis/alinesin.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td&gt;&lt;strong&gt;'T&amp;uuml;rban serbest olsun' bildirisine imza atınca bazı kesimlerin tepkisini &amp;ccedil;eken Ali Nesin, karşılaştığı muameleye rağmen 'Bug&amp;uuml;n olsa yine imza atardım.' diyor.&lt;/strong&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td colspan="2"&gt;&lt;span&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'T&amp;uuml;rban serbest olsun' bildirisine imza atınca bazı kesimlerin kendisini, d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nceleriyle vakıf arasında se&amp;ccedil;im yapmaya zorladığını belirten Ali Nesin, karşılaştığı muameleye rağmen 'Bug&amp;uuml;n olsa aynı şeyi yapar, bildiriye yine imza atardım.' diyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aziz Nesin'in b&amp;uuml;y&amp;uuml;k oğlu Prof. Dr. Ali Nesin, 't&amp;uuml;rban serbest olsun' bildirisine imza atınca mahalle baskısına uğrayarak akıl almaz muamelelere maruz kaldı. &amp;Ouml;zg&amp;uuml;rl&amp;uuml;k&amp;ccedil;&amp;uuml; d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nd&amp;uuml;ğ&amp;uuml; i&amp;ccedil;in başında bulunduğu Aziz Nesin Vakfı'na yapılan yardımlar kesildi ve 46 &amp;ccedil;ocuk mağdur oldu. Yaşadığı b&amp;uuml;t&amp;uuml;n olumsuzluklara rağmen &amp;quot;Bug&amp;uuml;n olsa aynı şeyi yaparak bildiriye yine imza atarım.&amp;quot; diyen Ali Nesin, pişman olmadığını s&amp;ouml;yl&amp;uuml;yor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı kesimlerin kendisini, d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nceleriyle vakıf arasında se&amp;ccedil;im yapmaya zorladığını belirten Nesin, hi&amp;ccedil;bir şeyin &amp;ouml;zg&amp;uuml;rl&amp;uuml;klerden yana tavır almasını engelleyemeyeceğinin altını &amp;ccedil;iziyor. Mahalle baskısı haberlerinden sonra bir&amp;ccedil;ok kişinin arayarak moral verdiği Nesin'e en b&amp;uuml;y&amp;uuml;k destek sanat&amp;ccedil;ı dostlarından gelmiş. Zuhal Olcay, Lale Mansur ve m&amp;uuml;zisyen Şanar Yurdatapan, vakfa madd&amp;icirc; ve manev&amp;icirc; destek olmuş. Olayı duyduğunda b&amp;uuml;y&amp;uuml;k &amp;uuml;z&amp;uuml;nt&amp;uuml; yaşadığını dile getiren Lale Mansur, &amp;quot;&amp;Uuml;niversitede baş&amp;ouml;rt&amp;uuml;s&amp;uuml; yasağı demokrasinin en b&amp;uuml;y&amp;uuml;k sorunu. Neden bu konuda &amp;ouml;zg&amp;uuml;rl&amp;uuml;klerden yana tavır alan bir aydın bu şekilde cezalandırılıyor?&amp;quot; diye soruyor. Ali Nesin'e zor g&amp;uuml;nler yaşatan bildiride, &amp;quot;&amp;Uuml;niversitelerin d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nce, ifade, din ve inan&amp;ccedil; ile eğitim ve &amp;ouml;ğretim gibi en temel insan hakları karşısında yasak&amp;ccedil;ı değil, &amp;ouml;zg&amp;uuml;rl&amp;uuml;k&amp;ccedil;&amp;uuml; bir tavır alması gereken kurumlar olduğunu d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;yoruz.&amp;quot; ifadesi yer alıyordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Ali Nesin, t&amp;uuml;rbanın serbest bırakılması i&amp;ccedil;in akademisyenlerin hazırladığı bildiriye imza atınca Nesin Vakfı'na yapılan yardımlar bı&amp;ccedil;ak gibi kesildi. Son &amp;ccedil;are olarak yakın dostlarına mektup yazarak &amp;ccedil;ocuklar i&amp;ccedil;in yardım isteyen Ali Nesin, cevap olarak ağır hakarete uğradı. Hatta bazı kişiler hakaret etmekle kalmayıp yaptıkları yardımları da geri istedi. Haber sonrası yine k&amp;uuml;f&amp;uuml;r ve hakaretlere maruz kaldığını vurgulayan Ali Nesin, her şeye rağmen &amp;ouml;zg&amp;uuml;rl&amp;uuml;k&amp;ccedil;&amp;uuml; tavrından dolayı pişman olmadığını vurguluyor. &amp;quot;Bunlara m&amp;acirc;l olacağını bilseydiniz bildiriye imza atar mıydınız?&amp;quot; sorusuna ise Ali Nesin ş&amp;ouml;yle cevap veriyor: &amp;quot;Maalesef ben de kendime bu soruyu soruyorum. Ama her defasında yine aynı şeyi yaparım cevabını veriyorum. &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; benim d&amp;uuml;ş&amp;uuml;ncelerimle vakıf arasında bir tercih yapmam isteniyor. Adeta bir babayı, kendi oğlunun &amp;ouml;l&amp;uuml;m&amp;uuml;yle başkasının oğlunun &amp;ouml;l&amp;uuml;m&amp;uuml; arasında se&amp;ccedil;im yapmaya zorluyorlar. Bunu &amp;ccedil;ok sa&amp;ccedil;ma ve yanlış buluyorum.&amp;quot; &lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/table&gt;</description><category>ali nesin, asil duruş, türban, serbesti, Özgürlük</category><pubDate>12 Apr 08 15:07:50 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/28110/%20Ali%20Nesin%27den%20Asil%20Duru%C5%9F</guid></item><item><title>Darbe Hazırlığı yapıyorlardı!!</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/25562/%20%20Darbe%20Haz%C4%B1rl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20yap%C4%B1yorlard%C4%B1%21%21%20</link><description>&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;table border="0" width="100%"&gt;&lt;tr&gt;&lt;td colspan="2"&gt;3/21/2008&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;img src="http://www.habervakti.com/resimler/1/uclu.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td&gt;&lt;strong&gt;Olağan&amp;uuml;st&amp;uuml; bir şekilde T&amp;uuml;rkiye'nin g&amp;uuml;ndemine d&amp;uuml;şen tutuklama olaylarının perde arkasında darbe hazırlığı olduğu iddia edildi!&lt;/strong&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td colspan="2"&gt;&lt;span&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;br /&gt;Tutklanan zanlıların ordu i&amp;ccedil;inde bir grupla darbe hazırlığında bulundukları ve bunun i&amp;ccedil;in &amp;uuml;lkenin siyasi atmosferini boğacak faaliyetlere hız verdirdikleri AKP'nin kapatılması s&amp;uuml;recinin de bununla bağlantılı olduğu iddia edildi!&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/table&gt;&lt;table border="0" width="100"&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&amp;nbsp;&lt;/td&gt;&lt;td&gt;48&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/table&gt;</description><category>darbe, Özgürlük</category><pubDate>21 Mar 08 17:29:20 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/25562/%20%20Darbe%20Haz%C4%B1rl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20yap%C4%B1yorlard%C4%B1%21%21%20</guid></item><item><title>Utanç duyuyorum</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1020/25560/%20%20Utan%C3%A7%20duyuyorum</link><description>&lt;p&gt;Utan&amp;ccedil; duyuyorum&lt;br /&gt;3/20/2008 &lt;br /&gt;	YARGITAY Onursal &amp;Uuml;yesi Mehmet Kaşık&amp;ccedil;ı, son d&amp;ouml;nemde hukuk adına yaşanan gelişmelerin ve yargının tepesindeki bazı kişilerin eylem ve s&amp;ouml;ylemlerine &amp;lsquo;hukukun perişanlığı&amp;rsquo; diye isyan etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YARGITAY Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yal&amp;ccedil;ınkaya&amp;rsquo;nın AK Parti&amp;rsquo;nin kapatılması i&amp;ccedil;in hazırladığı iddianamede Cumhurnbaşaknı Abdullah G&amp;uuml;l i&amp;ccedil;in de siyaset yasağı istemesi, Şemdinli Davası ile ilgili iddianameyi hazırlayan ve daha sonra meslekten men edilen Van eski Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya olayını tekrar g&amp;uuml;ndeme taşıdı. İddianamede Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar B&amp;uuml;y&amp;uuml;kanıt&amp;rsquo;ın da adını ge&amp;ccedil;iren Sarıkaya Hakimler ve Savcılar Y&amp;uuml;ksek Kurulu tarafından meslekten atılmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DAVA REDDEDİLEBİLİR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DİCLE &amp;Uuml;niversitesi &amp;Ouml;ğretim &amp;uuml;yesi Prof. Dr. Fazıl H&amp;uuml;sn&amp;uuml; Erdem, Başsavcı Yal&amp;ccedil;ınkaya&amp;rsquo;nın AK Parti&amp;rsquo;yi kapatmak amacıyla hazırladığı iddianamede usul hatası yaptığını belirterek, iddianamenin Anayasa Mahkemesi&amp;rsquo;nin yapacağı &amp;ouml;n incelemede reddedileceğine inandığını s&amp;ouml;yledi. Erdem &amp;lsquo;&amp;Ouml;zellikle Cumhurbaşkanı&amp;rsquo;na ilişkin iddianamede yer alan değerlendirmeden hareketle bunun bir usuli hata olduğunu ve Anayasa Mahkemesi tarafından iddianamenin iade edilebileceği ve reddedileceği s&amp;ouml;ylenebilir&amp;rsquo; diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HERKESE AYNI DAVRANILMALI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HUKUKİ analizi zayıf, delilleri hukuki olmaktan uzak bir iddianameyle karşı karşıya olunduğunu belirten Prof. Dr. Erdem &amp;lsquo;Bu olay Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya&amp;rsquo;nın iddianamesine y&amp;ouml;nelik s&amp;ouml;ylenenlerin &amp;ouml;tesine ge&amp;ccedil;en bir iddianamedir. Ferhat Sarıkaya&amp;rsquo;nın iddianamesi aleyhine başlatılan o hukuki s&amp;uuml;recin başlatılmasından yana değilim, ancak orada da işin i&amp;ccedil;ine siyaset girmişti. Adı &amp;uuml;zerinde iddianame, bir iddiayı &amp;ouml;ne s&amp;uuml;r&amp;uuml;yor. Ama Sarıkaya&amp;rsquo;ya b&amp;ouml;yle bir şey yapılmış ve bu savunuluyorsa benzeri Yargıtay Başsavcısı i&amp;ccedil;in de yapılabilir. Ama karşı &amp;ccedil;ıkılması gerekiyorsa, herkes i&amp;ccedil;in karşı &amp;ccedil;ıkılması gerekiyor&amp;rsquo; diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1930 zihniyetinin eylemi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PROF. Dr. Baskın Oran ise 1930 zihniyetine sahip olanların bir eyleminin s&amp;ouml;z konusu olduğunu ifade ederek, &amp;lsquo;Artık askeri darbe yapılamıyor, b&amp;ouml;yle şeyler yapılıyor. &amp;lsquo;O zihniyetin elinde her t&amp;uuml;rl&amp;uuml; imkan var 12 Eyl&amp;uuml;l&amp;rsquo;&amp;uuml;n kanunlarıyla. Bunun i&amp;ccedil;in &amp;ouml;nce 12 Eyl&amp;uuml;l yasalarını temizlemek lazım&amp;rsquo; dedi. Oran, &amp;lsquo;Bir şahıs bir şeyi s&amp;ouml;ylediği zaman dava a&amp;ccedil;ılmıyor, aynı şahıs parti başkanı olduğu zaman dava a&amp;ccedil;abiliyorsan bu olacak iş değildir. Başbakan bunları s&amp;ouml;ylediği zaman kendisine şahsi dava a&amp;ccedil;ıldı mı? Ne kadar zamandır s&amp;ouml;ylenmiş şeyleri toplamışlar iddianameye, hepsi gazete haberi, hepsi gazetede &amp;ccedil;ıkmış, duyulmuş. Ama kanunlar buna uygun. Bir memleket 2008 yılında 12 Eyl&amp;uuml;l y&amp;ouml;netiminin kanunlarıyla idare edilir mi&amp;rsquo; diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YARGITAY ONURSAL &amp;Uuml;YESİNİN İSYANI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YARGITAY Onursal &amp;Uuml;yesi Mehmet Kaşık&amp;ccedil;ı, son d&amp;ouml;nemde hukuk adına yaşanan gelişmelerin ve yargının tepesindeki bazı kişilerin eylem ve s&amp;ouml;ylemlerine &amp;lsquo;hukukun perişanlığı&amp;rsquo; diye isyan etti. Başta Danıştay Başsavcısı Tansel &amp;Ccedil;&amp;ouml;laşan&amp;rsquo;ın a&amp;ccedil;ıklamaları ve Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yal&amp;ccedil;ınkaya&amp;rsquo;nın hazırladığı AK Parti&amp;rsquo;nin kapatılmasını isteyen iddianameyi eleştiren Kaşık&amp;ccedil;ı &amp;lsquo;İ&amp;ccedil;inizden biri olarak t&amp;uuml;m bunlardan utanıyorum&amp;rsquo; dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BAĞIMSIZ MI OLUYORLAR?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YARGITAY 8.Hukuk Dairesi &amp;uuml;yesi iken emekli olan Mehmet Kaşık&amp;ccedil;ı yaptığı a&amp;ccedil;ıklamada, yargı sisteminde belli yerlere gelenlerin kendilerini hi&amp;ccedil;bir şeyle bağlı hissetmediklerini belirterek &amp;lsquo;Belli yerlere gelen kişiler kendilerini hi&amp;ccedil;bir şeyle bağlı hissetmez duruma mı geliyorlar acaba? Mesela hukuk ilmi, hukukun menşei, hukukun var oluş sebebi, hukuk mantığı ve hukuk felsefesi ile yorum metotları artık bu kişileri bağlamaz mı oluyor&amp;rsquo; diye sordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;UMURUNUZDA DEĞİL Mİ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KAŞIK&amp;Ccedil;I şu g&amp;ouml;r&amp;uuml;şlere yer verdi: Attıkları adımın, hukuku ne hale getirdiklerini bilmiyorlar mı? Yoksa umurlarında mı değil? Bu hareketlerinin kendilerini ne duruma d&amp;uuml;ş&amp;uuml;rd&amp;uuml;ğ&amp;uuml;n&amp;uuml; d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nm&amp;uuml;yorlar mı? Tarihin haklarında neler yazacağını d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nm&amp;uuml;yorlar mı? 60 darbesine ihtilal diyen ka&amp;ccedil; kişi kaldı? O hareketin bu y&amp;uuml;ce millete ve devlete ka&amp;ccedil;a mal olduğu hi&amp;ccedil; mi umurlarında değil?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BU BENİ UTANDIRIYOR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HUKUK fak&amp;uuml;ltelerinde en iyi devlet y&amp;ouml;netiminin demokrasi olduğu, devlet mekanizmasının onu oluşturan halkın &amp;lsquo;ortak şuuru&amp;rsquo; olduğu şeklinde dersler verildiğini hatırlatan Kaşık&amp;ccedil;ı &amp;lsquo;Halkın sizin nazarınızda bir değeri olması gerekmez mi? Onun g&amp;ouml;r&amp;uuml;şlerine değer vermek hi&amp;ccedil; mi i&amp;ccedil;inizden gelmiyor. Bu soruların hi&amp;ccedil;birine olumlu yanıt verebileceğinizi d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nemiyorum. Ve bu beni -i&amp;ccedil;inizden gelen biri olarak- utandırıyor&amp;rsquo; diye sitem etti.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Alıntıdır.&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>hukuk, siyaset, Özgürlük</category><pubDate>20 Mar 08 19:39:18 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1020/25560/%20%20Utan%C3%A7%20duyuyorum</guid></item><item><title>Artık bu halkı daha fazla rencide etmeyin</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/25559/%20%20Art%C4%B1k%20bu%20halk%C4%B1%20daha%20fazla%20rencide%20etmeyin</link><description>&lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;3/16/2008 &lt;br /&gt;	Ufuk COŞKUN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer T&amp;uuml;rkiye&amp;rsquo;de yaşıyorsanız inan&amp;ccedil;larınızı, duygularınızı, d&amp;uuml;ş&amp;uuml;ncelerinizi, ama&amp;ccedil;larınızı, kimliğinizi velhasıl yaşam alanızı kontrol altına almak amacını g&amp;uuml;den baskıcı bir mekanizmanın varlığıyla karşı karşıya olduğunuzu bilmeniz gerekecektir. Yılardır binlercesini yaşadığımız benzer &amp;ouml;rnekler ışığında artık bu kanaatimizi rahatlıkla dile getirebiliyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;T&amp;uuml;rkiye&amp;rsquo;de yaşamak, inanmak, bir kimlik sahibi olmak, sendika, parti, dernek kurmak ger&amp;ccedil;ekten zor bir iş. Hele halkın oyunu alarak iktidar olmak neredeyse imk&amp;acirc;nsız gibi&amp;hellip; &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; her daim, katı, baskıcı, yasaklayıcı bir mekanizmanın varlığıyla karşı karşıyasınız&amp;hellip;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllardır bizlere yani halka; basit, sıradan insan yığınları muamelesi yapılmaktadır. Ne se&amp;ccedil;tiğimiz belli ne se&amp;ccedil;mediğimiz&amp;hellip; Demokrasinin gereği bilin&amp;ccedil;li bir vatandaş olarak kullandığımız oylar nedense yok sayılıyor&amp;hellip; H&amp;acirc;lbuki bizler sandığa sadece oy pusulasını değil aynı zamanda insanlığımızı, inancımızı, değerlerimizi, onurumuzu ve vicdanımızı da atıyoruz. Bu bakımdan oyumuzun yok sayılması demek aynı zamanda irademizin onurumuzun ve insanlığımızın da yok sayılması demektir. &amp;Ouml;yleyse bizler neyiz? Ya da bu halkın yarısının oylarını hi&amp;ccedil;e sayanlar kimler? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden bu halkın gururu, saygınlığı ve iradesi ayaklar altına alınmak isteniyor? İnsanca yaşama idealimiz neden yasalarla baltalanmak istenir bu &amp;uuml;lkede? Bunlar insanın duygularının, d&amp;uuml;ş&amp;uuml;ncelerinin, inan&amp;ccedil;larının, değerlerinin ve hayallerinin tahribata uğratılması girişimi değil midir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizlerin &amp;ouml;ylesine sıradan kalabalıklar yığını olmadığımızın artık bilinmesi gerekmektedir. Bizlerin hukukun &amp;uuml;st&amp;uuml;n tutulduğu, &amp;ouml;zg&amp;uuml;r, demokratik ve adil bir &amp;uuml;lkede yaşamak gibi soylu d&amp;uuml;ş&amp;uuml;ncelerimizin olduğunu artık bilmelidirler. 70 yıldır halka karşı, insan oluşa karşı aynı antidemokratik tavırlar&amp;hellip; Peki, bu nereye kadar gidecek b&amp;ouml;yle&amp;hellip; Bu toprak par&amp;ccedil;asında yaşayanlar &amp;ldquo;insan olarak&amp;rdquo; bir değer ifade ettiklerini ne zaman idrak edecekler&amp;hellip;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu &amp;uuml;lkede halkın oylarıyla iktidar olan herhangi bir siyasi partiye y&amp;ouml;nelik verilen muhtıraları, Tansel &amp;Ccedil;&amp;ouml;laşan gibi darbe &amp;ouml;v&amp;uuml;c&amp;uuml;leri, d&amp;ouml;rt yanımız d&amp;uuml;şmanlarla &amp;ccedil;evrili, bizi satıyorlar diye haykırarak akıl almaz işler yapanları, İstiklal Marşı&amp;rsquo;nda ge&amp;ccedil;en halkın inan&amp;ccedil; değerlerini ifade eden kavramlardan rahatsız olanları, Laiklik adı altında halkın oylarını, iradesini ve vicdanlarını yok sayanları,halkın saygınlığının,&amp;ouml;zg&amp;uuml;rl&amp;uuml;ğ&amp;uuml;n&amp;uuml;n ve varlığının kesintiye uğratılmasına d&amp;ouml;n&amp;uuml;k &amp;ccedil;abalar ve d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nceler olarak değerlendirmek gerekiyor&amp;hellip;Bu halkın d&amp;uuml;nya kamuoyu &amp;ouml;n&amp;uuml;nde bu kadar rencide edilmesi ger&amp;ccedil;ekten &amp;ccedil;ok &amp;uuml;z&amp;uuml;c&amp;uuml; bir durum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bu &amp;uuml;lkede ne şeraitin geleceğine nede laikliğin elden gideceğine inanıyorlar.İnanmadıkları tek şey halkın kendisi...Sorun AK Partinin ortadan kaldırılması sorunu değildir.Sorun bu halkın aşağılanması ve tercihlerinin yok sayılması sorunudur.Ama sonu&amp;ccedil; ne olursa olsun gelecek i&amp;ccedil;in umutlarımız var..&amp;Ouml;zg&amp;uuml;rl&amp;uuml;k adına,birlik beraberlik ve kardeşlik adına,hukuk adına, iyi bir yaşam adına umutlarımız elbette var..&amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; sorumluluğumuzu biliyoruz.&amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; bizler erdem,ahlak ve vicdan sahibi insanlarız.Bu sorumlulukla yolumuza devam etmeyi s&amp;uuml;rd&amp;uuml;receğiz.Ne kadar engellemeye &amp;ccedil;alışsalar da ne kadar operasyonlara tabi tutsalar da asla &amp;ouml;zg&amp;uuml;rleşme yolundan vazge&amp;ccedil;meyeceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;ldquo;Hi&amp;ccedil; kimse hem sorumluluk hem de umutsuzluk hissine aynı anda kapılamaz&amp;rdquo; der Saint Exupery&amp;hellip;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;UFUK COŞKUN&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>Özgürlük, siyaset, demokrasi, parti, partiler, halk</category><pubDate>19 Mar 08 20:50:18 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/25559/%20%20Art%C4%B1k%20bu%20halk%C4%B1%20daha%20fazla%20rencide%20etmeyin</guid></item><item><title>Baykal'dan MHP'ye tehdit!!</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/25558/%20%20Baykal%27dan%20MHP%27ye%20tehdit%21%21</link><description>&lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;3/19/2008 &lt;br /&gt;	Baykal'dan MHP'ye g&amp;ouml;zdağı &amp;quot;Davayı d&amp;uuml;ş&amp;uuml;r&amp;uuml;rseniz...&amp;quot;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, MHP Genel Başkanı Devlet Bah&amp;ccedil;eli&amp;rsquo;nin g&amp;uuml;ndeme getirdiği parti kapatmaları zorlaştıracak Anayasal d&amp;uuml;zenleme yapılmasına karşı &amp;ccedil;ıktı ve bir d&amp;uuml;zenleme yapılması durumunda konuyu Anayasa Mahkemesi&amp;rsquo;ne taşıyacaklarını s&amp;ouml;yledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dava s&amp;uuml;reci işlerken yasa ve Anayasa değişiklikleri ile davayı d&amp;uuml;ş&amp;uuml;rme ve etkisizleştirme girişimlerine karşı olduklarının altını &amp;ccedil;izen Baykal, &amp;ldquo;Bu girişimleri engellemek i&amp;ccedil;in demokratik b&amp;uuml;t&amp;uuml;n m&amp;uuml;cadele y&amp;ouml;ntemlerini kullanacağız. Gerekirse Anayasa Mahkemesi&amp;rsquo;ne gideceğiz&amp;rdquo; dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CHP Merkez Y&amp;ouml;netim Kurulu (MYK) Genel Başkan Deniz Baykal&amp;rsquo;ın başkanlığında Parti genel merkezinde yapıldı. Edinilen bilgilere g&amp;ouml;re toplantıda kurultay &amp;ccedil;alışmaları ve g&amp;uuml;ncel gelişmeler değerlendirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CHP Genel Başkanı Deniz Baykal toplantıda, AKP hakkında a&amp;ccedil;ılan kapatma davasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Partilerin kapatılmasından &amp;uuml;z&amp;uuml;nt&amp;uuml; duyduklarını ifade eden Baykal, &amp;ldquo;Ge&amp;ccedil;mişte bizim de partimiz kapatılmıştı. Pek &amp;ccedil;ok arkadaşımızla birlikte bize de siyaset yasağı gelmişti&amp;rdquo; dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;T&amp;uuml;rkiye&amp;rsquo;deki temel sorunun Anayasa&amp;rsquo;da &amp;ouml;ng&amp;ouml;r&amp;uuml;len laiklik d&amp;uuml;zenlemesi ile bazı parti ve siyaset&amp;ccedil;ilerin davranışlarının &amp;ccedil;elişmesi olduğunu ifade eden Baykal, şunları s&amp;ouml;yledi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;ldquo;Bizi diğer &amp;uuml;lkelerden ayıran Anayasal laiklik d&amp;uuml;zenlemesidir. Bu d&amp;uuml;zenlemeye partiler, siyaset&amp;ccedil;iler sahip &amp;ccedil;ıkmayınca hukuk devreye girmek zorunda kalıyor. Ge&amp;ccedil;mişte de b&amp;ouml;yle olmuştu, bug&amp;uuml;n de yaşadığımız olayın temelinde Anayasal laiklik ilkesini ortadan kaldırma girişimleri yatıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-BAŞSAVCI YETKİSİNİ KULLANIYOR-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumhuriyet Başsavcısı yasaların kendisine verdiği g&amp;ouml;revi yaparak bir iddianame hazırlayınca m&amp;uuml;thiş bir yıldırma ve yıpratma kampanyası başlatıldı. Bu son derece haksız bir kampanyadır. Savcı pek &amp;ccedil;ok hukuk&amp;ccedil;unun da belirttiği gibi hukuka uygun dengeli bir iddianame hazırlamıştır. Bu yıldırma kampanyalarına karşı Başsavcı&amp;rsquo;nın vakur duruşu ve Yargıtay Başkanlığı&amp;rsquo;nın a&amp;ccedil;ıklaması memnuniyet verici olmuştur.&amp;rdquo;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-ANAYASA MAHKEMESİ&amp;rsquo;NE GİDERİZ-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deniz Baykal, MHP Genel Başkanı Devlet Bah&amp;ccedil;eli&amp;rsquo;nin g&amp;uuml;ndeme getirdiği parti kapatmaları zorlaştıracak Anayasal d&amp;uuml;zenleme yapılması &amp;ouml;nerisine de sert &amp;ccedil;ıktı. Baykal yaptığı değerlendirmede, &amp;ldquo;yıldırma&amp;rdquo; kampanyalarından bir sonu&amp;ccedil; alamayanların bu kez bir Anayasal d&amp;uuml;zenleme yaparak davayı d&amp;uuml;ş&amp;uuml;rme arayışına girdiklerini s&amp;ouml;yledi. Baykal şunları ifade etti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;ldquo;CHP olarak biz dava s&amp;uuml;reci işlerken yasa ve Anayasa değişiklikleri ile davayı d&amp;uuml;ş&amp;uuml;rme, etkisizleştirme girişimlerine kesinlikle karşıyız. Bu girişimleri engellemek i&amp;ccedil;in demokratik b&amp;uuml;t&amp;uuml;n m&amp;uuml;cadele y&amp;ouml;ntemlerini kullanacağız. &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; bu d&amp;uuml;zenleme usul dışı olur, hukuk dışı olur ve hukukun &amp;ouml;z&amp;uuml;n&amp;uuml; zedeler. O nedenle g&amp;uuml;&amp;ccedil; kullanarak yargının işleyişini durdurmak T&amp;uuml;rkiye&amp;rsquo;ye b&amp;uuml;y&amp;uuml;k zarar verir. Gerekirse Anayasa Mahkemesi&amp;rsquo;ne başvururuz.&amp;rdquo;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-YARGI&amp;Ccedil;LARI YIPRATMA KAMPANYALARINDAN UZAK DURULMALI-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deniz Baykal, iktidar başta olmak &amp;uuml;zere herkese d&amp;uuml;şen g&amp;ouml;revin &amp;ldquo;yargı&amp;ccedil;ların, s&amp;uuml;kunetle &amp;ccedil;alışacakları ortamı&amp;rdquo; sağlamak olduğunu belirterek, &amp;ldquo;Yargı&amp;ccedil;ları yıpratma kampanyalarından uzak durulmalı. Karşı karşıya olduğumuz s&amp;uuml;re&amp;ccedil; bir hukuki s&amp;uuml;re&amp;ccedil;tir. Bu s&amp;uuml;reci kullanarak siyaset yapmak hukukla ve demokrasi ile bağdaşmaz. G&amp;uuml;&amp;ccedil; kullanılarak bir yere varmak m&amp;uuml;mk&amp;uuml;n değildir. A&amp;ccedil;ılan davanın sonucunu hepimizin s&amp;uuml;kunetle izlemesi ve saygıyla karşılaması gerekir&amp;rdquo; diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-KURULTAY NİSAN SONU-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CHP MYK&amp;rsquo;da 32&amp;rsquo;nci Olağan B&amp;uuml;y&amp;uuml;k Kurultay &amp;ccedil;alışmaları de ele alındı. MYK, 21 Mart Cuma g&amp;uuml;n&amp;uuml; toplanacak olan Parti Meclisi&amp;rsquo;ne kurultayın, 26 27 Nisan 2008 tarihlerinde Ankara Atat&amp;uuml;rk Kapalı Spor Salonunda yapılması i&amp;ccedil;in &amp;ouml;neri g&amp;ouml;t&amp;uuml;rme kararı aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki g&amp;uuml;n s&amp;uuml;recek olan kurultayda ilk g&amp;uuml;n g&amp;uuml;ndemdeki konular g&amp;ouml;r&amp;uuml;ş&amp;uuml;lecek ve genel başkanlık se&amp;ccedil;imleri ger&amp;ccedil;ekleştirilecek. İkinci g&amp;uuml;n ise ve 80 kişilik Parti Meclisi ve 15 kişilik Y&amp;uuml;ksek Disiplin Kurulu se&amp;ccedil;imi yapılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurultaya bin 2 61 delegenin, bin 213&amp;rsquo;&amp;uuml; katılacak. Gaziantep Uşak, Eskişehir ve &amp;Ccedil;anakkale zamanında kongrelerini yapamadığı i&amp;ccedil;in kurultaya delege g&amp;ouml;nderemeyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YARGITAY EMNİYET&amp;rsquo;TEN G&amp;Uuml;VENLİĞİN ARTIRILMASINI İSTEDİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yal&amp;ccedil;ınkaya&amp;rsquo;nın AKP hakkında kapatma talebiyle Anayasa Mahkemesi&amp;rsquo;ne dava a&amp;ccedil;ması kamuoyu g&amp;uuml;ndemine bomba gibi d&amp;uuml;şt&amp;uuml;. Kapatma davası sonrası kimliği belirsiz pek &amp;ccedil;ok kişinin Yargıtay&amp;rsquo;a internet, telefon ve mektup yoluyla &amp;ccedil;ok sayıda tehdit mesajı yollaması ek g&amp;uuml;venlik &amp;ouml;nlemleri alınmasını g&amp;uuml;ndeme getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yargıtay Genel Sekreterliği de, bu kapsamda Ankara Emniyet Genel M&amp;uuml;d&amp;uuml;rl&amp;uuml;ğ&amp;uuml;&amp;rsquo;ne ve Emniyet Genel M&amp;uuml;d&amp;uuml;rl&amp;uuml;ğ&amp;uuml;&amp;rsquo;ne bir yazı yazarak g&amp;uuml;venlik &amp;ouml;nlemlerinin artırılmasını talep etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yargıtay Genel Sekreteri Ahmet Ceylani Tuğrul, ANKA&amp;rsquo;ya yaptığı a&amp;ccedil;ıklamada ek g&amp;uuml;venlik &amp;ouml;nlemi talebinde bulunduklarını doğrulayarak, &amp;ldquo;Her t&amp;uuml;rl&amp;uuml; riski d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nerek her t&amp;uuml;rl&amp;uuml; emniyet tedbirini almak i&amp;ccedil;in talepte bulunduk. İlgili yerlere ilave g&amp;uuml;venlik talebinde bulunarak g&amp;uuml;venlik zafiyetinin oluşmasını engellemeye &amp;ccedil;alışacağız&amp;rdquo; dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tuğrul, kapatma davası sonrası kendilerine g&amp;ouml;nderilen &amp;ccedil;ok sayıda tehdit i&amp;ccedil;erikli e-mailleri de ilgili yerlere ileterek gerekli &amp;ouml;nlemlerin alınmasını talep ettiklerini s&amp;ouml;yledi.&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>demokrasi, Özgürlük, siyaset</category><pubDate>19 Mar 08 20:47:46 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/1074/25558/%20%20Baykal%27dan%20MHP%27ye%20tehdit%21%21</guid></item><item><title>http://www.benidekapatin.com/</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/link/1231/734/http%3A%2F%2Fwww.benidekapatin.com%2F</link><description>&lt;hr/&gt;URL: &lt;a href="http://www.benidekapatin.com/"&gt;http://www.benidekapatin.com/&lt;/a&gt; &lt;br/&gt; &lt;br/&gt;Description: &lt;br/&gt;&lt;p&gt;tıklayın kapatmaya karşı tepkinizi ortaya koyun,
&lt;/p&gt;</description><category>kapatma, siyaset, Özgürlük</category><pubDate>19 Mar 08 19:41:16 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/link/1231/734/http%3A%2F%2Fwww.benidekapatin.com%2F</guid></item><item><title>Bu 2. kapatma DAVASI!!</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/472/%20%20%20Bu%202.%20kapatma%20DAVASI%21%21</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt; &lt;br /&gt;&#13;
3/14/2008  &lt;br /&gt;&#13;
 AKP için bir kapatma davası da, Sabih Kanadoğlu tarafından açılmıştı!!! &lt;br /&gt;&#13;
Yargıtay eski Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, 2002 seçimlerinden önce AK Parti hakkında bir kapatma davası açmıştı. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Anayasa Mahkemesi, Recep Tayyip Erdoğan'ın AKP genel başkanı olması üzerine üyelikten ayrılması için ihtar vermişti. Ancak Erdoğan altı aylık süre içerisinde genel başkanlıktan ayrılmayıp yalnızca üyelikten ayrılmıştı. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bunun üzerine 22 Ekim 2002 tarihinde Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Recep Tayyip Erdoğan’ın genel başkanlığa devam edemeyeceği gerekçesiyle o dönemin yasaları çerçevesinde AKP'nin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi’nde dava açmış ayrıca, Erdoğan'ın genel başkanlığına tedbir kararı konulmasını istemişti. Kanadoğlu, AKP hakkındaki kapatma davasını, Anayasa Mahkemesi'nin ihtar kararını yasaya uygun ve ihtarda belirtildiği biçimde eksiksiz biçimde yerine getirmediği gerekçesiyle Siyasi Partiler Yasası'nın 104. maddesinin 2. fıkrası uyarınca açmıştı. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Anayasa Mahkemesi davayı 22 Ocak 2003'te gündeme almış ve Erdoğan'ın genel başkanlık görev ve yetkilerini kullanamayacağına karar vermişti. Anayasa Mahkemesi de Erdoğan'ın genel başkanlık yetkilerinin tedbiren önlenmesi istemi konusunda ise &lt;i&gt;karar verilmesine yer olmadığına&lt;/i&gt; hükmetmişti.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Yüksek Mahkeme, Erdoğan'ın &lt;i&gt;kurucu üyelikten ayrılmış olmakla genel başkanlığının da sona erdiğini&lt;/i&gt; kararına gerekçe göstermişti. Bu süreçte, 3 Kasım seçimleri yapıldı, genel başkanı olmayan AKP iktidar oldu. AKP'nin iktidardaki ilk icraatlarından biri de Recep Tayyip Erdoğan'ın seçilmesine engel oluşturan anayasadaki "ideolojik ve anarşik suçlar" ibaresini "terör eylemi" şeklinde değiştirmek oldu. Böylece Erdoğan'a milletvekilliği yolu da açıldı. &lt;br /&gt;&#13;
 &lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>siyaset, Özgürlük, parti</category><pubDate>14 Mar 08 20:38:41 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/472/%20%20%20Bu%202.%20kapatma%20DAVASI%21%21</guid></item><item><title>Kamalak: AKP'yi kapatmak, milleti kapatmaktır</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/471/%20%20Kamalak%3A%20AKP%27yi%20kapatmak%2C%20milleti%20kapatmakt%C4%B1r</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
3/14/2008  &lt;br /&gt;&#13;
 RP ve FP'yi savunan Mustafa Kamalak: AKP'yi kapatmak, milleti kapatmaktır &lt;br /&gt;&#13;
Refah Partisi ve Fazilet Partisi’nin kapatılması davalarında savunma kanadında bulunan Anayasa Profesörü ve eski milletvekili Mustafa Kamalak, AKP’ye açılan kapatma davasını “milleti kapatmaya çalışmak” olarak nitelendirdi. Kamalak, “Türkiye’deki hukuk benim bildiğim şekilde işlemiyor. Yoksa ne Fazilet Partisi kapatılırdı ne de Refah Partisi kapatılırdı” dedi. &lt;br /&gt;&#13;
Mustafa Kamalak, ANKA'ya yaptığı açıklamada, söz konusu kapatma davasını “milleti kapatmak” olarak değerlendirdi. Refah Partisi ve Fazilet Partisi’ni kapatma davalarında savunma yapan Kamalak, “Demokraside meşruiyetin tek kaynağı milli iradedir. Bu kapatma davası milli iradeye kilit vurmak demektir” dedi. AKP’ye açılan davanın sonuçlarını kimsenin kestiremeyeceğini ifade eden Kamalak şöyle konuştu: &lt;br /&gt;&#13;
“Türkiye’de hukuk çok belirsiz bir kavram. Neyin hukuka uygun, neyin hukuk dışı olduğunu baştan kestirmek mümkün değil. Bizim bildiğimiz anlamda somut olarak Türkiye’de hukuk konuşmuyor. Eğer hukuk uygulanmış olsaydı ne Refah Partisi kapatılırdı ne de Fazilet Partisi kapatılırdı. Öbür taraftan benim anladığım yaklaşım doğru olsaydı Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde 367 şartı aranamazdı. Demek ki ben yanlış anlıyorum. O münasebetle anayasa Mahkemesi karar verecek&lt;br /&gt;&#13;
 &lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>siyaset, Özgürlük</category><pubDate>14 Mar 08 20:36:37 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/979/471/%20%20Kamalak%3A%20AKP%27yi%20kapatmak%2C%20milleti%20kapatmakt%C4%B1r</guid></item><item><title>''HEDEF AKP DEĞİL! MİLLETTİR''</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/25056/%20%20%27%27HEDEF%20AKP%20DE%C4%9E%C4%B0L%21%20M%C4%B0LLETT%C4%B0R%27%27</link><description>&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;table border="0" width="100%"&gt;&lt;tr&gt;&lt;td colspan="2"&gt;&lt;strong&gt;&lt;i&gt;HEDEF AKP DEĞİL! MİLLETTİR&lt;/i&gt;&lt;/strong&gt; 3/14/2008 50% 75% 100% 125% 150% 175% 200%&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;img src="http://www.habervakti.com/resimler/SIYASILER/dengir_mir_mehmetfirat.JPG" border="0" alt="" /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td&gt;&lt;strong&gt;Dengir Mir Mehmet Fırat: Anayasa Mahkemesi'ne a&amp;ccedil;ılan kapatma davasının hedefinin AKP değil, T&amp;uuml;rk demokrasi ve millet iradesi olduğunu s&amp;ouml;yledi.&lt;/strong&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td colspan="2"&gt;&lt;span&gt;&lt;p align="left"&gt;AKP'den ilk a&amp;ccedil;ıklama: Davanın hedefi AKP değil, T&amp;uuml;rk demokrasi ve millet iradesi &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca Anayasa Mahkemesi'ne a&amp;ccedil;ılan kapatma davasının hedefinin AKP değil, T&amp;uuml;rk demokrasi ve millet iradesi olduğunu s&amp;ouml;yledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın a&amp;ccedil;tığı kapatma kararının ardından AK genel merkezinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, başkanlığında yapılan değerlendirme sonucunda, sert bir a&amp;ccedil;ıklama yapıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;A&amp;ccedil;ıklamayı, bir yanında K&amp;uuml;lt&amp;uuml;r ve Turizm Bakanı Ertuğrul G&amp;uuml;nay diğer yanında Sadullah Ergin olduğu halde AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat okudu. &lt;br /&gt;AKP Genel Başkan Yardımcısı Fırat'ın okuduğu a&amp;ccedil;ıklama aynen ş&amp;ouml;yle : &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-HEDEF T&amp;Uuml;RK DEMOKRASİSİ- &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;quot;T&amp;uuml;rk demokrasisi bug&amp;uuml;n eriştiği olgunluk d&amp;uuml;zeyi, derinlik ve saygınlığına asla yakışmayan b&amp;uuml;y&amp;uuml;k bir ayıpla karşı karşıya bırakılmıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının Anayasa mahkemesine yaptığı kapatma başvurusunun hedefi AK Parti değil T&amp;uuml;rk demokrasisi ve millet iradesidir. Bu girişimle demokrasimiz ne yazık ki bir kez daha tartışmalı hale getirilmiştir. Anayasamıza g&amp;ouml;re millet adına yetki kullanan yargı kurumu bizzat millet iradesinin karşısına &amp;ccedil;ıkarılmak istenmektedir. T&amp;uuml;rkiye'ye demokrasimizin b&amp;uuml;t&amp;uuml;n kazanımlarına milletimizin iradesine ve y&amp;uuml;ksek menfaatlerine, huzur ve istikrarımıza d&amp;uuml;nyadaki itibarımıza yapılacak en b&amp;uuml;y&amp;uuml;k haksızlık budur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- TEMSİL YETKİSİNE SAHİP &amp;Ccedil;IKACAĞIZ - &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şunu a&amp;ccedil;ık&amp;ccedil;a belirtmek isterim ki T&amp;uuml;rkiye'yi d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nmek sadece AK Parti'nin g&amp;ouml;revi değildir. B&amp;uuml;t&amp;uuml;n kişi ve kurumlar &amp;uuml;lke ve millet menfaatleri konusunda sorumluluk duygusuyla hareket etmek zorundadır. T&amp;uuml;rkiye'nin demokratik g&amp;ouml;r&amp;uuml;n&amp;uuml;m&amp;uuml;, ekonomik dengelerini g&amp;uuml;ven ve istikrar ortamını bozanlar bunun tarih ve millet &amp;ouml;n&amp;uuml;nde vebalini de taşıyacaklarını bilmelidir. &lt;br /&gt;Taşıdığımız iktidar sorumluluğumuzun da gereği olarak aklı selimi muhafaza etmek, huzur ve istikrarımı korumakla ve milletimizi sağduyu ve s&amp;uuml;kunete davet etmek, yine bize d&amp;uuml;şmektedir milletimize tam bir kararlılıkla sesleniyoruz; m&amp;uuml;sterih olunuz, biz Ak Parti olarak 22 Temmuz'da verdiğiniz temsil yetkisine sonuna kadar sahip &amp;ccedil;ıkacağız. Milletimizin uzun yıllar boyuca ağır bedeller &amp;ouml;deyerek elde ettiği demokratik ve ekonomik kazanımların b ir kalemde silinip gitmesine hi&amp;ccedil;bir suretle izin vermeceğiz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-3. SINIF HUKUK ANLAYIŞI - &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu başvuru Avrupa Birliği ile katılım m&amp;uuml;zakerelerine baymamış Atat&amp;uuml;rk'&amp;uuml;n işaret ettiği &amp;ccedil;ağdaşlaşma hedeflerine her g&amp;uuml;n daha fazla yakınlaşan &amp;uuml;lkemize ve aziz milletimize 3. sınıf bir hukuk anlayışı ve demokrasiyi reva g&amp;ouml;rmektedir &lt;br /&gt;Bir kısım yargı makamları hukuku iktidar m&amp;uuml;cadelesinin aracı haline getirmemelidir. Aksi takdirde bu t&amp;uuml;r heveslerden en b&amp;uuml;y&amp;uuml;k zararı, korkarız ki yine bir g&amp;uuml;n herkesin ihtiya&amp;ccedil; duyacağı yargı kurumu ve hukukun &amp;uuml;st&amp;uuml;nl&amp;uuml;ğ&amp;uuml; ilkesi g&amp;ouml;recektir. Unutulmamalıdır ki demokrasilerde temsil yetkisinin kaynağı millettir; demokrasi ve hukuk karşı karşıya getirilemez, getirilmemelidir. T&amp;uuml;rkiye bu &amp;ccedil;ağda b&amp;ouml;yle bir tartışmanın i&amp;ccedil;ine &amp;ccedil;ekilmeye layık değildir; bu g&amp;ouml;r&amp;uuml;nt&amp;uuml;y&amp;uuml; asla hak etmemektedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-HERŞEY T&amp;Uuml;RKİYE İ&amp;Ccedil;İN - &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İ&amp;ccedil;eride ve dışarıda hayati meselelerle uğraştığımız b&amp;ouml;yle hassas bir d&amp;ouml;nemde, siyaseti zaafa uğratmanın, siyasi istikrarı bozmanın milletimize neler kaybettireceğini herkes iyi hesap etmelidir. &lt;br /&gt;T&amp;uuml;rkiye'nin her ilinden, her b&amp;ouml;lgesinden ve her sosyal kesiminden b&amp;uuml;y&amp;uuml;k destek bulan, milletimizin birlik ve b&amp;uuml;t&amp;uuml;nl&amp;uuml;ğ&amp;uuml;n&amp;uuml; temsil eden siyasetiyle Ak Parti T&amp;uuml;rkiye'nin partisidir. Biz &amp;uuml;lkemize ve milletimize hizmet yolunda her zorluğu g&amp;ouml;ğ&amp;uuml;slemeye devam edeceğiz. &lt;br /&gt;Ak Parti siyaset kurumu ve demokrasiyi zaafa uğratmaya d&amp;ouml;n&amp;uuml;k hi&amp;ccedil;bir teşebb&amp;uuml;s karşısında teredd&amp;uuml;de kapılmayacak, milli irade adına siyasetle demokrasi m&amp;uuml;cadelesini aynı kararlılıkla s&amp;uuml;rd&amp;uuml;recektir. Biz T&amp;uuml;rkiye i&amp;ccedil;in varız, her şey T&amp;uuml;rkiye i&amp;ccedil;in.&amp;quot; &lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/table&gt;</description><category>siyaset, parti, Özgürlük</category><pubDate>14 Mar 08 20:33:14 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/blog/98/25056/%20%20%27%27HEDEF%20AKP%20DE%C4%9E%C4%B0L%21%20M%C4%B0LLETT%C4%B0R%27%27</guid></item><item><title>DEMİRELLER, KIVRIKOĞLULAR VE ÇÖLAŞANLAR...</title><link>http://felekmest.mylivepage.com/forum/768/470/%20%20DEM%C4%B0RELLER%2C%20KIVRIKO%C4%9ELULAR%20VE%20%C3%87%C3%96LA%C5%9EANLAR...%20%20</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bu üç isim, bu hafta farklı olaylarla ama özde demokrasiye inançsızlığın örnekleri olarak aynı anda gündeme geldiler.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Sayın Demirel'den başlayalım. Bir dergiye verdiği röportajda, "Türban göründüğü kadar masum değildir, işte özgürlüktür denecek cinsten bir şey değildir. Şeriat devleti arayan İslamî cereyanların kullandığı araçlardan biridir. Bu meselenin yeniden gündeme gelmesi Türkiye için talihsizliktir." diyor. Ben de diyorum ki; Türkiye için en büyük talihsizlik politikacı Demirel'dir. Türkiye'de muhafazakâr seçmenin iradesine el konulması, yön verilmesi için ısmarlama bir politikacı düşünülseydi, acaba Demirel kadar başarılı olabilir miydi? 1970'li yıllarda kendisi aynen, "bir elinde Kur'an, göğsünde iman, geliyor Süleyman" diye takdim edilmişti. Dindar insanlar her ziyaretine gittiğinde hemen Kur'an'ı açar, onlara ayetler okurdu. İmam hatip açmakla övünür, herkesten dindar görünürdü. Şimdi ise milletin yüzde 80 destek verdiği konuda provokatif konuşmalar yapıyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Emekli Genelkurmay Başkanı Sayın Hüseyin Kıvrıkoğlu'na gelince. Diyor ki: "Ben 2 yıl süreyle Hilmi Özkök'ü komutan olarak izledim. Bu izlemelerim sonucunda Genelkurmay Başkanlığı'na irtica ile mücadeleyi daha iyi yapacak birisinin gelmesini istedim."&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Kendisinden sonra Genelkurmay başkanı olan emekli Org. Hilmi Özkök ise, bu sözler kendisine hatırlatıldığında; "Ben polemiğe girmek istemiyorum. Türk Silahlı Kuvvetleri'ni incitmek istemem. Kendi görüşüdür" diyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bir defa meslek açısından iki farklı karakter ile karşı karşıyayız. Emekli olduğu halde hâlâ yüz yüze geldiği bir insanı karalamaya devam edenle, ömrünü verdiği kurumu hâlâ gözü gibi koruyan iki komutan var karşımızda.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Sivil iradeyi hiçe sayan, dönemin Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ı rahat ettirmediğini övünerek anlatan Sayın Kıvrıkoğlu, acaba dönemiyle ilgili şu iki sorunun cevabını da verebilir mi?&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
28 Şubat sürecinde siz "irtica" ile uğraşırken, birileri tam 21 bankayı soyup soğana çevirdi. İrtica ile iyi mücadele ettiğini söyleyen kimi emekli komutanlar da bu bankaların bazılarına yönetim kurulu üyesi oldular. Bu konu sizi rahatsız ediyor mu?&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bugün yürütülen Ergenekon terör örgütü operasyonu ile bazı ordu mensuplarının da bu işin içine katıldıkları iddiaları var. Sizin, görevde iken bu tür bir yapılanmadan haberiniz var mıydı?&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Son olarak Danıştay Başsavcısı Sayın Tansel Çölaşan'ın dediklerini hatırlayalım. Menderes ve arkadaşlarının idamını savunan Çölaşan, "Bunlar idam edildiğinde toplumsal bir coşku vardı. 27 Mayıs'ı burada ihtilal olarak görmek hata olur. 27 Mayıs aslında bir devrimdir." diyor. Soralım şimdi:&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bu sözleriniz yüksek yargı mensubu bir insana yakışıyor mu? Kin tutanlar adalet dağıtabilir mi?&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bu ifadeleriniz, hâlâ belli bir ideolojinin esiri olmakla ilgili midir? Siz neyin özlemi içindesiniz?&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bir soru da yargı mensuplarına: Böyle bir hukuk cinayeti karşısında hâlâ eleştiri yapmadınız, kınamada bulunmadınız. Yadırgadığınızı da mı söylemeyeceksiniz?&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Son söz: Demokrasi, onu kullanmak isteyenlerden ve demokrasi terbiyesi bulunmayanlardan kurtulmadıkça asla gerçekleşemez...
&lt;/p&gt;</description><category>Özgürlük, irtica, hortumlama, demokrasi, adalet, ideoloji</category><pubDate>14 Mar 08 17:29:46 GMT</pubDate><guid>http://felekmest.mylivepage.com/forum/768/470/%20%20DEM%C4%B0RELLER%2C%20KIVRIKO%C4%9ELULAR%20VE%20%C3%87%C3%96LA%C5%9EANLAR...%20%20</guid></item></channel></rss>
